
seen from Malaysia
seen from China

seen from Australia
seen from United States
seen from Saudi Arabia

seen from United States
seen from Canada

seen from United States
seen from New Zealand
seen from United States
seen from Belgium
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from China

seen from South Korea
seen from United States
seen from Chile

seen from United States
Sinemasever film seyretmekten zevk alır, belli janrları sever, belli oyuncuları sever. Sinemayı sever ama kendini zorlamayı sevmez. Keyif almak için film izler. Kendini zorlayacak filmler yerine keyif alacağını bildiği filmlere gitmeyi tercih eder. Sinefil ise sinemayı her şekilde keşfetmeye kendini adamıştır. Sinefil de ilk önce bir sinemaseverdir ama sinemaseverin ötesine geçmeye çalışır. Kendini olabildiğince her türlü janra, her türlü dünya sineması örneğine açık tutar.
"Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü. Çünkü, o ölüm uykularında Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. Bu düşüncedir felaketleri yaşanır yapan. Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine Sevgisinin kepaze edilmesine Kanunların bu kadar yavaş Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine Kötülere kul olmasına iyi insanın Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken? Kim ister bütün bunlara katlanmak." Beş Kardeş Yönetmen: Onur Ünlü Yapım yılı: 2015 IMDB puanı: 9.0 Türü: Komedi, Dram #beşkardeş #onurünlü #serkankeskin #nadirsaribacak #cinephile #dizi #cinema #nihalyalçın #melisasözen #ayşengruda #sanat #williamshakespeare #shakespeare #klasik #sinema #sinemakeyfi #sinefil #dizi #hamlet
Masumiyet (1997)
En yakın arkadaşını öldüren ve onunla kaçan ablasını dilsiz bırakan Yusuf (Güven Kıraç), 10 sene hapis yattıktan sonra dışarı çıkar. Amacı İstanbul'a gidip arkadaşı Orhan'ın babasının işlettiği kahvede çalışmaktır. Daha önce ablasını ziyarete İzmir'e gider. Orada kaldığı otelde şarkıcılık ve fahişelik yapan Uğur (Derya Alabora), onun koruması ve aşığı Bekir (Haluk Bilginer) ve Uğur’un sağır ve dilsiz kızı Çilem (Melis Tuna) ile tanışır. Uğur hayatını hapishanede yatmakta olan sevgilisi Zagor’a adamıştır. 20 yıldır onun peşindedir. Bekir ise Uğur'a aşıktır. Bir gün kıskançlık krizine giren Bekir kendini öldürür ve Yusuf Bekir’in yerini alır. Ancak o da Uğur'a aşık olmuştur. Bir gün Uğur ortadan kaybolur. Yusuf, Çilem’i alarak onu bulmak için yollara düşer. En sonunda İstanbul'a gittiklerinde ise arkadaşı Orhan'ın öldüğünü öğrenecektir.
Evet Çocuklaaaar... Fight Club!
Fight Club... bir filmden çok daha fazlası. İçinde bulunduğumuz kirli düzeni, tüketim kültürünü, hırs ve üstünlük duygusunu, güzellik idealini ve iş dünyasını karanlık bir mizahla yoğurup ortaya harika bir iş çıkaran Chuck Palahniuk ve David Fincher. Bu yazıda sizlere kitap ve film arasındaki farklılıklardan bahsedeceğim.
Öncelikle kitabın biz okuyuculara aktarılma biçimini kısaca irdeleyelim. Chuck Palahniuk reyiz kızmasın ama bence kitapta konudan konuya atlanan bir anlatım söz konusu. Örneğin, bir bölümde Tyler'dan bahsedilirken, daha bir cümle geçmeden Marla'ya, oradan patronuna geçiş yapılıyor. Anlatıcının uyku problemi, gerçeği ve rüyayı karıştırma olasılığı, psikolojik olarak çökmesi gibi sebeplerden dolayı bu anlatım tarzının kitabın doğasına uygun olduğuna karar verdim. Zaten bana göre bu tarz anlatımdaki amaç; okuyucunun kafasını karıştırmak, Tyler ve anlatıcının bağlantısını olabildiğince saklamak, okuyucunun farketmesini geciktirmek diye düşünüyorum. Kitaptan edebi anlamda da bir şey beklemeyin. Zaten edebiyat olsun diye yapılmış bir eser değil bu. Yazarın amacı başından beri belli. Kendi içindeki isyanı anlatıcıdan Tyler'a, oradan da bize aktarmaya çalışmış.
Neyse, gelelim kitapla film arasındaki farklılıklara: - Kitapta ana karakterimizin bir ismi yok, sadece anlatıcı olarak geçiyor. Filmde ise ana karakterin ismi “Jack”. - Kitapta anlatıcı Tyler Durden’la uyumak üzereyken bir sahilde tanışıyor. Filmde ise Tyler ve anlatıcı bir uçakta tanışıyor ve aynı çantaya sahip olduklarını farkediyorlar. - Kitapta anlatıcı apartmanı havaya uçtuktan sonra Tyler’a lobiden telefon ediyor. Filmde ise Jack önce Marla’yı arıyor ama o henüz cevap vermeden telefonu kapatıyor. Daha sonra ona cevap vermeyen Tyler’ı arıyor ama Tyler ona geri dönüyor. - Kitapta anlatıcı doğrudan bir bara gidip, Tyler’a bir süre onda kalmasının mümkün olup olmadığını soruyor. Filmde ise Jack bu soruyu sormaktan bir hayli çekiniyor ve Tyler sonunda onunla kalmak istiyorsa söylemesinin yeterli olduğunu belirtiyor. - Kitaptaki diyaloglardaki Tyler ve filmdeki Tyler’ı kıyaslarsak filmdeki Tyler açık ara daha karizmatik. Fincher bu küçük oynamayı yaparken seyircinin Tyler’ı sevmesini istediğini ama ortalıklarda yokken de onu özlememesini temenni ettiğini söylüyor zaten. - Filmde Tyler kimseyi öldürmüyor. Oysa kitapta belediye başkanının temsilcisini öldürüyor ve hatta filmde kimseyi öldürmek gibi bir niyeti de yok. Romandaki Tyler, insanların kurban edilmesini istiyor. Ayrıca kitapta anlatıcının patronunu dinamitle öldürdüğünü de es geçmemeli. - Kitapta anlatıcı Tyler’ın ilk kez boynuna yumruk atıyor. Filmde ise Jack Tyler’ın kulağına vuruyor. - Kitapta Tyler Marla’nın intihar girişimi telefonunu cevaplar ve anlatıcı bunu sonradan öğrenirken, filmde Jack telefonu açıp sonra hiç olaylara dahil olmadan telefonu açık bırakıyor. Tyler sonradan gelip onu dinliyor. - Filmde tıbbi atık konteynırlarında buldukları yağlarla sabun yapılırken, kitapta sabun yapımında Marla’nın annesinin liposuctionla aldırıp yolladığı yağlar kullanılıyor. - Marla hakkında film bize çok fazla ipucu vermiyor. Kendisinin daha önceden neler yaptığına dair en ufak bir fikrimiz bile yok. Kitapta ise Marla’nın geçmişine dair birkaç şey öğreniyoruz. - Jack’in Marla’nın göğsüne kanser kontrolü yaptığı sahnenin kitap versiyonu anlatıcının Marla’ya kendisi hakkında küçük düşürücü bir hikayeyi anlatmasını da içeriyor. Filmde ise bu sahne çok daha yüzeysel. - Anlatıcı, kitapta grup toplantısındayken; Marla “onun kanseri yok” diye bağırıyor, ama bu sahne filmde yer almıyor. - Kitapta Tyler ve anlatıcı Project Mayhem’i beraber başlatıyor. Filmde Jack hem projeyi başlatmıyor, hem de aslında ne denli ileri gidildiğini çok sonradan farkediyor. - Kitapta anlatıcı Marla’ya ufak bir karakter değişimi sıkıntısı yaşadığından bahsediyor. Filmde ise Marla’ya bundan bahsetmektense tehlikeden uzaklaşması için onu bir otobüse bindirmeyi tercih ediyor. - Kitabın ve filmin sonu farklı. Filmin sonunda Jack kendi ağzına kurşunu Tyler’ın önünde bir binada sıkıyor ve Marla sonradan geliyor. Kitapta ise bir dayanışma grubunun ve Marla’nın önünde kendi ağzına silah dayayıp ateş ediyor. - Kitapta planlanan eylem en uzun binayı yerle bir etmek ve Tyler da bu esnada binada ölüp şehit düşmeyi planlıyor. Bir şekilde plan iptal oluyor ve bina patlamıyor. Filmde ise plan, tek bir bina değil bütün kredi kartı binalarını patlatmak ve Tyler bunu izlemeyi yeğliyor. - Jack kendini vurup Tyler’dan kurtularak Marla’yla bir hayat kurmayı başarabileceği bir yola giriyor. Kitapta ise onu Tyler’dan kurtaran şey Marla’ya değer vermesi oluyor. - Filmde hikayeye Marla ve anlatıcının el ele tutuşup da binaların patlamasıyla veda ediyorduk. Kitapta ise anlatıcı kendisinin cennet sandığı, bizim ise bir akıl hastanesi olduğunu anladığımız bir yerde uyanıyor. Öylesine Fight Club bağımlısıyım ki, elimde tişört, sabun, bardak altlığı, kitap, anahtarlık ve duvar saatinden oluşan bir koleksiyonu mevcut filmin. Anahtarlığı kaybettiğim ve saati de kırdığım için kalanlarla yetiniyorum :)
Sitemize "15. Uluslararası Sinefil Topluluğu Ödülleri kazananları belli oldu" konusu eklenmiştir. Detaylar için ziyaret ediniz. http://acayipbisey.com/2018/02/05/15-uluslararasi-sinefil-toplulugu-odulleri-kazananlari-belli-oldu/
"Zaman ve mekânı aşabilen tek şey sevgidir." Interstellar Yönetmen: Christopher Nolan Oyuncular: Matthew McConaughey, Anne Hathaway Yapım yılı: 2014 IMDB puanı: 8.6 Türü: Bilim-Kurgu, Dram Türkçe adı: Yıldızlararası #interstellar #christophernolan #matthewmcconaughey #annehathaway #jessicachastain #caseyaffleck #scifi #bilimkurgu #movie #movies #movietime #movienight #yıldızlararası #sinema #sinefil #sinemakeyfi #bestmovie #bestscene #bestmovies #geceveben
"Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye, zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın, nüksederken raksına mahallenin maşallahı, eyvallahı, güzelleş be oğlum şimdilik ölümüne kadar hayattasın. şimdilik, ölümüne kadar hayattasın" Ağır Roman Yönetmen: Mustafa Altıoklar Oyuncular: Okan Bayülgen, Müjde Ar Yapım yılı: 1997 IMDB puanı: 7.7 Türü: Dram #ağırroman #okanbayülgen #müjdear #mustafaaltıoklar #cult #cinema #cinephile #cultmovie #cultclassic #movie #movies #movietime #movienight #greatmovie #lovethismovie #favoritemovie #sinema #sinefil #sinemakeyfi #dram #drama