TAMEL
BODE
www.beau-gar.tumblr.com

seen from Türkiye
seen from China

seen from Malaysia
seen from United Kingdom

seen from Switzerland

seen from United States
seen from China

seen from Switzerland

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Singapore
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from China
seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
TAMEL
BODE
www.beau-gar.tumblr.com
Yaşamla Ölüm Arasındaki Şehir Katmandu
Katmandu’yu bir defa gördükten sonra hiçbir algınız artık eskisi gibi olmaz. Katmandu’nun ruhani ve mistik atmosferi, en maneviyat tembeli ruhları bile hizaya sokar. Bazen oradayken anlaşılmaz da döndükten çok zaman sonra, beklemediğiniz bir anda oraların enerjisi çıkar gelir, kendini hatırlatır. Çünkü önce gördüklerinizi sindirmeniz gerekir. Yaşamla ölümün arasında bir yerde olan Katmandu’yu hissetmek için gözlerinizi sokakların tozuna, çamuruna, insanların sefaletine kapatıp, sesleri ve renkleri gönül gözünüzle görmeniz gerek. Everest’in görkemi altında, tapınakların, rengarenk dua bayraklarının gökyüzüne karıştığı, mantraların ve dua çanaklarının titreşimlerinin göğe yükseldiği, hayvanlar, insanlar ve tüm evren için iyi dilekler ile dua tekerleklerinin çevrildiği, azla yetinen insanların rengarenk giyindiği ve bembeyaz gülümsediği Nepal’e yapılan seyahat yaşam boyu unutulmayacak bir deneyim. Tapınaklar, geleneksel kıyafetli insanlar, pazarlar, tozlu sokaklar, satıcılar, turistler, Budist rahipler, maymunlar, köpekler, herkes ve her şey Swayambhunath Tapınağı’ndan, Buda’nın tüm şehri izlediğine inanılan gözlerinin altında uyum ve sakinlik içinde yaşıyor. Babasının doğumunda ‘Siddarta’ adını verdiği Buda’nın topraklarında kızgınlık ve öfke gibi duygulara yer yok. Hayat şartları ne olursa olsun gülümsemek var. Yaşamla ölümün ayrılmaz bir bütün olduğunu her an hissettiren Katmandu’da bunu en somut bir biçimde hatırlatan Pashupatinath Tapınağı’ndaki ölü yakma törenlerinden etkilenmemek imkansız. Bagmati Nehri kenarında yer alan ve Hint Tanrısı Şiva’ya ithafen yapılmış olan tapınağa ise sadece Hindular girebiliyor. Ölülerin ritüel olarak önce ayaklarının nehirde ıslatıldığı ve ardından taş platforma yerleştirildikleri nehir boyunca, yan yana dizilmiş insanların arasına katılarak törene tanıklık edebiliyorsunuz. Katmandu’da en fazla ölü yakma töreni yapılan bu Hindu tapınağı, algılarınızı ve ölüm anlayışınızı ters düz ediyor. Orada bulunduğunuz anlarda, oradan ayrıldığınızda ve çok sonraki anlarda dahi aklınız ve ruhunuz gördüklerinizi sindirmeye çalışırken, ölüleri başında ağlamayan insanların bu kavramlarla ne kadar barışık olduklarına bir defa daha hayret ediyorsunuz. Dünyanın her yerinden Nepal’in ruhuna yaklaşmaya ve Everest’in görkemini görmeye gelenlerin yanı sıra Nepalliler’in de sosyalleştiği meydan Durbar Meydanı, günün her saati kalabalık. Tamel’den yarım saatlik bir yürüme ile Durbar Meydanı’na varınca, meydanı çevreleyen Budist stupa’lara, tapınakların dış yüzeyini süsleyen heykelciklere hayran kalmamak mümkün değil. Orijinal ve geleneksel halini yüzyıllardır korumuş olan Nepal, bunu en çok Durbar Meydanı’nda hissettiriyor. Bir süre sonra film setinde ya da rüyadaymış gibi sürreal gelmeye başlayan meydanın enerjisini hissetmeden oradan ayrılmamak gerek. Gidilen yer neresi olursa olsun, dönüş saati yaklaşırken insan, o şehirde gözüne takılan son görüntülere telaşla hafızasında yer bulma çabasına giriyor. Sabahın erken saatlerinde, tembel kış güneşinin altında uyanmaya başlayan şehirde birbirlerinin bitlerini ayıklayan maymunları, otobüslere dolup işine giden insanları, dükkanlarını açanları, pazara satacağı sebzeleri sepetleriyle taşıyan kadınları, beni havaalanına götüren aracın camlarının arkasından izlediğim Nepal, nefes kesen, etkileyici dağların arasında adeta başka bir evrende ve zamanda hissettiren haliyle daima aklımda.
http://www.brandlifemag.com/yasamla-olum-arasindaki-sehir-katmandu/