Lütfen Allah'ım;
Üfleyince dağılıveren karahindibalar gibi uçup gitsin yüreğimizde taşlaşmış sıkıntılar...
#iwtv#interview with the vampire#amc tvl#sam reid#jacob anderson





seen from Germany
seen from United States

seen from Kazakhstan
seen from United Kingdom
seen from Maldives

seen from Switzerland
seen from Venezuela

seen from Italy

seen from United Kingdom

seen from France

seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
Lütfen Allah'ım;
Üfleyince dağılıveren karahindibalar gibi uçup gitsin yüreğimizde taşlaşmış sıkıntılar...
Sizin için kılını kıpırdatmayan bir insanın adını unutmanız dileğiyle….🍀🧘♀️
Temennim o ki; fetret dönemimin on birinci yılındayımdır İnşallah.
Biliyorum ki hepimizin sıkıntıları, üzüntüleri var. İnsanoğlu hastalıktan, ölüm acısından, parasızlıktan, aşk acısından, ayrılıktan, onurunun kırılmasından, yaşlılıktan, kısacası binbir sebepten dolayı acı çekiyor. Ama hayat sadece bunlardan ibaret değil. Dertlerin yanında sevinçler, hastalıkların yanı başında mucizeler, gözyaşlarının arkasından kahkahalar bekliyor bizi. Yaşıyor olmak, yeni yıllara ulaşmak bile başlı başına bir mutluluk kaynağı olmalı. Hayat, dertleri büyütmek için çok kısa. Bir türküde deniliyor ki: “Bu dünya bir penceredir / Her gelen baktı geçti”. Biz de bakıp geçiyoruz işte. İnsan bunu hatırladığı zaman, dertleri gözünde küçülüyor. Bize düşen ömür dilimini mümkün olduğu kadar mutlu geçirmek ve başkalarını da bu mutluluğa ortak kılmaktan daha güzel hiçbir şey yok. Yeni yılda umutlarımızın yeşereceği, beklentilerimizin gerçekleşeceği bir sürece girebilmemiz dileğiyle mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir yeni yıl diliyorum. Yeni yıl hepimize kutlu olsun.
Öyle sev ki
Öyle sev ki beni söyle bana her istediğini. Acıktın mı mesela masa donatayım sana anında. Öpmek mi istiyorsun, istediğin yanak dudağında istemediğin dudak uzaklarında. Sarılmak mı istiyorsun, göğüs kafesim ve ben bu aşk mücadelesinde emir ve görüşlerinize hazırız komutanım! Uyumak mı istiyorsun birlikte, ah keşke...
Öyle sev ki beni söyle bana her istediğini. Sevmek mi istiyorsun kalbim avuçlarında atsın. Gülmek mi istiyorsun; ben aslında Cem Yılmaz’ım. Ağlamak mı istiyorsun; Hem Cemalin hem Süreyan olayım. Sevilmek mi istiyorsun; işte tam burada karşındayım...
Öyle sev ki beni söyle bana her istediğini. Yumruklarla saldırmak mı niyetin, karşında işte yüzüm; parmaklarıma vurma ben onlarla para kazanıyorum. Sevmediğini söylemek mi niyetin; işte sapı, al bıçağı, sapla kalbime. Acıtmaksa niyetin; bakma suratıma, ayrıl benden bir mesajla. Kavuşmaksa isteğin; sat gel bildiğin ne varsa...
Öyle sev ki beni kapanayım ayaklarına. Giy tacını, otur tahtıma. Kılıçtan geçir aklımdan geçen tüm kadın isimlerini. Kulun olur, kölen olur, bakmam bir daha Tanrının yarattığı başka bir kula...
Enes ibn Malik'ten rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur;
"Sizden hiç kimse, maruz kaldığı bir zarar sebebiyle, ölümü temenni etmesin. Mutlaka onu yapmak mecburiyeti hissederse, bari şöyle söylesin:
'Rabbim! Hakkımda hayat hayırlı ise yaşat. Ölüm hayırlı ise canımı al.'
Buhari, Merda, 19, Daavât 30; Müslim, Zikir 10, 13; Ebû Dâvûd, Cenâiz 9; Nesâî, Cenâiz 1; İbni Mâce Zühd 31; Tirmizi, Kıyame 20
Ellerin ellerimde, gözlerin gözlerimde olsun. Geriye kalan herşey yalan...
Kadın taksiye binmiş ve hava alanına gitmek istediğini söylemişti. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önlerine çıktı.
Şoförü çarpmamak için sert şekilde frene bastı. Taksi kaydı, ama diğer arabaya çarpmaktan kıl payı farkla kurtuldu. Siyah arabanın sürücüsü camdan başını çıkarıp bağırmaya ve küfretmeye başladı.
Taksi şoförü ise gayet sakin ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı.
Kadın bütün bu olanları şokunu yaşarken, taksi şoförünün tavrına daha da şaşırmıştı.
Sordu:
"Neden böyle davrandınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastanelik edecekti."
Taksi şoförü gülümsemeye devam ederek:
"Çöp Kamyonu Kanunu" dedi.
Kadın:
"Çöp Kamyonu Kanunu?" diye sordu, anlamamıştı.
Şoför açıkladı:
"Pek çok insan, çöp kamyonu gibidir.
Her tarafta içleri çöp dolu olarak dolaşıyorlar; kızgınlığı, öfkeyi ve hayal kırıklığını biriktiriyorlar. Ancak doldukça çöpleri bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar. Bu bazen ben, bazen de siz olabilirsiniz. Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın."
Başarılı insanlar, çöp kamyonlarının günlerini mahvetmesine ve ellerine geçirmesine izin vermezler.
Hayat sabahları pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, dolayısıyla "size iyi davranan insanları sevin, iyi davranmayanlar için iyi temennilerde bulunun."
Hayat, "%10 " onunla ne yaptığınız, "%90 "onu nasıl alıp karşıladığınızdır...