seen from Singapore
seen from Netherlands

seen from China
seen from Denmark
seen from United States

seen from United States
seen from Saudi Arabia

seen from Malaysia
seen from France
seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from France
seen from China

seen from United States
seen from China

seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from United States
Çatlaklarıma kum doldur. Deniz ve izmarit kokulu, kırık deniz kabuklarına karışmış kumlar. Martılar, sahil kedileri, bahriyeliler, bahriler. Kaplumbağaların bebeklerini terk ettikleri sahillerde terk et beni ve insanlığımızı, kaplumbağaları bahane edip ufuk çizgisine kaç yüzerek. Üstündeki kumaşların yükü ıslandıkça deniz seni dibine çeksin, sen kaplumbağa değilsin, derin denizlerde yüzemezsin.
Peki sen kimsin? Kim bu seslendiğim ve hakaret ettiğim kişi? Annem mi, ya da beni sevmemiş bir sevgili mi ? Hayır. Sadece tirat çekmek istedim. Ama tiratlar kalabalıkta olurmuş, bu bir monolog, ben tek başımayım, karanlık odamdayım ve kaplumbağalar çok uzakta. Kum dolmuş çatlaklarım da yok ben kırılmış bir porselen değilim. Nemlendirmeye erindiğim çatlak ellerim ve sivilceli bir çenem var. Ama kırık bir vazo olsaydım çatlaklarıma kum dolsun istemezdim. Kum akar gider çatlaklarım kalır. Ama sen (sayın okuyucu) çatlaklarıma kum doldur ve yavru kaplumbağaları ezdiğimiz kaldırımlarda beni terk et. Şimdi ağustos ayındayız, anne kaplumbağaların turistlerle işgal edilmiş kumsallara yumurtlaması için harika bir zaman. Aptal bir turistin (belki de benim) kuluçka olduğunu bilmediği kumlarda kumdan kale yapıp doğmamış kaplumbağaları öldürmesi için de harika bir zaman. Kaplumbağalar gelir, kaplumbağalar gider, deniz çekilir, ay dolunaya döner, biz de bize ait olmayanları işgal ederiz. Benciliz, katiliz ama deniz, güneş ve kum.
Ey sen insan. Çatlaklarıma kum doldur, su doldur. Kum, kum değildir. İçinde yaş vardır, taş vardır, aş vardır, yas vardır. Çatlaklarıma kum doldur sonra terk ettiğin sulara bırak. Bırak boğulayım, batayım derinlere. Okyanusta bi taş olayım, balıklar çatlaklarıma yuva yapsınlar. Milyonlarca gündür işgal ettiğimce işgal edileyim.
Ama benim çatlaklarım yok, sen de diye de bir şey yok. Ben sadece tirat vermeyi seviyorum lekeli duvarlarıma. Ağzımı açmadan, sesimi çıkarmadan, kimseye bakmadan verdiğim bir tirat, gecenin üçünde, odamın içinde sessizce. Sen diyorum, sessizce, çatlaklarıma kum doldur.
Şimdi söyleyin bana: Bu çiçek ağzımın içindeyken, sâkin, sessiz köşemde otura bilir miyim? Söylüyorum bunu karıma, soruyorum? “Nedir benden istediğin? Öpeyim mi yani seni?” “Evet öp beni” diyor. Geçen gün ne yaptı biliyor musunuz? Dudaklarını bir toplu iğne ile delik deşik etti, kanattı, sonra başımı iki eli arasına alarak beni ağzımdan öptü. Benimle beraber ölmek istiyormuş! Salak!
Luigi Pirandello, Ağzı Çiçekli Adam Tiradı
albümdeki şanışerin şarkısını da çok beğendim.
Çeşitli Sanatçılar - Tirat Albümü Şarkı Sözleri, Albümde 8 adet Şarkı bulunmakta, Çeşitli Sanatçılar En Popüler Şarkıları, Bütün Albümleri ve Şarkıları sadece sarkisozum.net'de. Çeşitli Sanatçılar Tirat Dinle Çeşitli Sanatçılar'ın Oluşturduğu, ve şarkılarını seslendirdiği Tirat İsimle Derleme Albüm Çalışması, 22 Nisan 2022 tarihin'de yayınlandı.
18:59
Aniden akla gelen güzel dizinin en güzel tiratlarından:
"Allah var!"
Things I Remember About Today: 1/27/20
Trixie wearing last night's pigtails to daycare the next day isn't the best look, but it did make it a little quicker to get ready in the morning.
A ribbon cutting ceremony should be short and sweet and focus more on the actual cutting and less on the talking.
The best way to close an email is with "Beer Regards."
Rewatching your Trixie's foray into Instagram filters over and over cheeres me up every single time.
Being greeted by my love and little one as I rode in from work was really nice.
Having a teacher wife that has the patience of a saint really is a godsend.
Pretending to throw your Trixie's beebo aka bellybutton out the window makes her angry!