Yıllanmışlığın güzelliği dört şeyde kendini gösterir; yakmak için bekletilmiş odun, içmek için yıllanmış şarap, güvenmek için eski dostlar, okumak için de eski yazarlar en iyisidir.
seen from South Korea
seen from Bulgaria

seen from India

seen from Malaysia
seen from China

seen from United States

seen from United States
seen from India

seen from Malaysia

seen from Portugal

seen from Türkiye
seen from China
seen from Türkiye
seen from Germany
seen from China
seen from Montenegro
seen from China
seen from Malaysia

seen from Italy
seen from India
Yıllanmışlığın güzelliği dört şeyde kendini gösterir; yakmak için bekletilmiş odun, içmek için yıllanmış şarap, güvenmek için eski dostlar, okumak için de eski yazarlar en iyisidir.
VİKTOR LEVİ
viktor levi gelibolu''lu sardalyacı bir ailenin oğlu. sardalya almak için gittiği bozcaada'da üzüm toptancılığına başlıyor ve daha sonra şarapçılığa başlar. istanbul'a sardalya getirdiği yerlerden alacaklarını toplarken şarap talebi ile karşılaşır. şöyle ki istanbul’a sardalya getiriyor,üzüm işi de yapıyor aynı zamanda, bu yerlere uğradığında insanlar sürekli soruyor üzümlerin var da şarap yok mu diye, bu şarap talepleri gelince ve artınca şarap toptancılığına girer ve moda’da bugünkü yerinde şarap üretim tesisi açar.
şarap toptancılığına başlaması böyle olmuştur. peki mekanını nasıl açıyor? 1900lü yılların başında istanbulda 4 tane sağlam kaliteli şarap evi var. pano şarap evi, diamandi şarap evi, izmirli şarap evi ve sofaki şarap evi.
1910lu yılların başlarında viktor levi bunlardan şarap alıp satıyor. ama bunlar levi'ye diyorlar ki bu şarapları en çok biz satıyoruz bize istediğimiz gibi para vereceksin. viktor levi bir yahudi. bakıyor ki bunlar işin kurnazlığında, gidiyor kendi şarap mahzenini açıyor. şarap üretmeye başlıyor. yıl 1914aradan zaman geçiyor, şaraba rağbet çok oluyor. levi şaşırıyor buna. kendisinin de haberi yok meğerse şarabı çok kaliteli yapıyormuş satışlar artıyor tabi. sadece mahzen ve üretim olarak değil işi toptancılıktan mekancılığa çeviriyor ve mekan açıyor. açtığı mekanı 1967 yılında ölünceye kadar işletiyor. levi ölünce kuzeni yasef levi 1985 yılına kadar şaraphaneyi iletiyor. sonra nedeni belli değil yasef dükkanı kapatıp amerikaya gidiyor. şaraphane kapanıyor.15 yıl kapalı kalıyor. hatta 10 yıl kapalı kalıyor. sonra kahvehane olarak işletilmeye başlanıyor. 2000 yılına gelindiğinde pano şarap evinin sahibi olan fevzi büyükerol ve ortağı talip sönmez o kahvehaneyi satın alıyor. ve restore etmeye başlıyorlar. en eski haline uygun tümüyle aslına göre restore edip bir yıl sonra viktor levi şarap evi olarak açıyorlar beyoğlundaki viktor levinin şaraphane tesisini.o günden sonra açık ve gayet rağbet görüyor. bir tane beyoğlunda bir tane de kadıköyde şubesi var. mutlaka uğrayın.