A prophecy for Zamazingo:
beware the yellow iris, beware the full blue moon, wait to hear the mountain’s song and it shall be your boon
Never lie by riversides, your quest will be for naught, keep an eye on fiery skies, seek the dam that time forgot
seen from Netherlands
seen from United Arab Emirates
seen from South Africa
seen from United States
seen from United States
seen from South Korea

seen from China
seen from United States
seen from China

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from China
seen from Germany
seen from South Korea

seen from Ukraine

seen from Australia

seen from Morocco
seen from United States

seen from Singapore
seen from Sweden
A prophecy for Zamazingo:
beware the yellow iris, beware the full blue moon, wait to hear the mountain’s song and it shall be your boon
Never lie by riversides, your quest will be for naught, keep an eye on fiery skies, seek the dam that time forgot
Amazing "zamazingo"!
Zamazingo kelimesinin sözümona kökenine dair öyle ipe sapa gelmez şeyler okudum ki bu yazıyı yazmak zorunda kaldım. Zamazingo, gerçi enteresan bir sözcük; içinde "şaşırtıcı" bir biçimde İngilizce "amazing" kelimesi geçiyor. Sonra, kelimenin tınısı da hoş; sanki Speedy Gonzales birine "Hola Gringo!" diye sesleniyor. Gelgelelim elde bu denli eksantrik bir malzemenin olması, etimoloji konusunda kimseye ölçüsüzce atıp tutma hakkını vermiyor. "Zımbırtı" ve "metres" gibi, iki apayrı anlamı olan, bu kim bilir hangi diyardan sürgün sözcüğün kökeni bence çok açık; ayrıca hiç de öyle hayal gücünü harekete geçiren, iç gıcıklayan bir konu değil.
1958, Cumhuriyet Gazetesi
Nişanyan, sözcüğün kökeninin belirsiz olduğunu söyledikten sonra şu notu düşüyor: "1958 yazında aniden popülerlik kazanmış bir sözcüktür. Tespit edilen en eski Türkçe kaynak: “İşlevi veya adı belirsiz nesne” anlamında "bilmem hangi zamazingo makinesi" [Cumhuriyet (gazete), 1958]".
1929, New Jersey Zinc Company
Çinko (zinc), dünya endüstrisinde en çok kullanılan dördüncü metal. New Jersey Zinc Company, 1929 yılında, 1926-29 arasında geliştirerek zamak adını verdiği bir çinko alaşımının patentini alıyor. Zamak, alaşımda yer alan elementlerin Almanca baş harflerinden elde edilmiş bir isim: Çinko (Zink), alüminyum (Aluminium), Magnezyum (Magnesium), bakır (Kupfer). Alaşıma bakır katılmazsa, kısaltmanın sonundaki K harfi elendiği için ona zamak yerine zama deniyor. Mesela İtalyancadan örneklersek, "zamak zinco" veya "zama zinco" tabirlerine rastlıyoruz. Son derece sağlam, kopmaya, esnemeye, kırılmaya dayanıklı bir alaşım olan zamak, otomotiv başta olmak üzere, ev eşyaları endüstrisi, hırdavat, büro ekipmanları, ziraat ve madencilikte kullanılan cihazlar, elektronik aletler, mutfak ve banyo armatürleri, endüstriyel kilit ve bağlantı elemanları gibi pek çok alanda kullanılıyor.
Yani basitçe "zama zinco" mu?
Evet amcişko, basitçe "zama(k) zinco"! Ama sen şimdi ardı sıra gözlerini septik septik kısarak "Peki 'metres' anlamını nasıl kazanmış?" sorusunu yapıştırmadan durabilir misin hiç? Duramazsın tabii! O yüzden seni o konudaki teorimden de mahrum etmeyeceğim: Bence "zama zinco"nun zamanla bu ikinci anlamı da kazanması handiyse beklenir, doğal bir gelişme; ayrıca "zama zinco" önerimi de destekliyor. Nasıl mı? Ben sana sorayım o halde: "Eldeki bir tane, yapışkan bir vaziyette iki, üç, dört olunca ne olur? "Alaşım" olmaz mı hacım? Ya alaşım ya karışım olur, değil mi? Hem de öyle bir karışım olur ki durumu başkasına izahta zorlanır, yekten söyleyemez, onun yerine yarım ağızla sırıtıp "Ya işte o da 'zamazingo'" dersin. Öyle değil mi hacım?
Kaynaklar: Nişanyan Sözlük ["zamazingo" maddesi] Treccani Ansiklopedisi ["zama" maddesi] Vikipedi ["zamak" maddesi] Resim: Gencraft AI
BU #ZAMAZİNGO 'nun adı nedir ? nerede buluruz?
ZAMAZINGO
iDrink
iPod ahanda bu kadar hayatımıza girdi. Her yerde karşıma çıkıyor gizmodo
Can sıkan bekleyişler
Beklemek ne kadar can sıkar bilir misiniz? Sanıyorum ki bilirsiniz.
Hayatın değişik zamanlarında, değişik anlarda bir çok kez bekleyiş haline geçen bizler, önceki çağlarda olduğu kadar olmasa da bekleyişlere devam ediyoruz.
Haberleşme zamazingolarının artması ve hızlanması da beklediğimiz her bir saniyeyi bize diken ediyor, oturduğumuz yerde oturtmuyor.
"Gülün dikeni" demek isterdim ancak her bekleyiş mutlu sonuçlanmadığı için bu metafordan kaçınmak doğru bir seçim olur.
Benim durumumda ise, olay ya gülün dikeni olacak, ya da idam sehpasına giden yol olacak. Zaman ne gösterir bilemiyor insan.
Ama umutlu olmak yetmiyor, tedirginlik artıyor.
Bekleyin.
Yakında...
yarın öğlen buluşalım
olur
buluşak mı?
olur bugün mü