seen from China
seen from Germany

seen from United States

seen from Singapore

seen from Germany
seen from United States

seen from Estonia

seen from United Kingdom
seen from Germany

seen from Germany
seen from Australia
seen from China
seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from China

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Canada
seen from United States
Birileri için ne anlam ifade ettiğimi bilmek isterdim…
Şimdi gidiyorsun
Git
Oysa senden tek bir damla istemiştim
Sana kocaman bir deniz sunmak için
Şimdi gidiyorsun
Git
Ne zaman başladı bu hikaye
Anımsamak zor
Gençtim
Hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım
Komazdı öyle üç-beş nöbetleri
Geceler içimi acıtmazdı böyle
Bir insan bu kadar eksilebilir mi
Hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı
Bu şehrin biryerlerinde
Düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona
Gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin
O adam bendim unuttun mu
Bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu
Seni unutamadı
İşin kolayına kaçmadım
Uğruna ölmedim yani
Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep
Sen bunu da bilmedin
Ben bir bakışına bin anlam yükledim
Sen aşka kestirmeden gittin
Bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma
Şimdi gidiyorsun
Git
Bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden
Bütün ışıklarımı söndürüyorsun
Bu cehennem cinayetlerini işliyorsun
Sonra bunlara intihar süsü veriyorsun
Yazıklar olsun yazıklar olsun
Susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor
Hani sen sevdiğini
Yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin
Düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin
Uzun lafın kısası yoktur
Anlatacağım çok şey var
Hoyrat bir rüzgar gibi geldin
Aklımı hayatımı dağıttın
Şimdi gidiyorsun
Git
Daha ayrılığa bile çarpmadan
Aşk bize döndü
Bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri
Artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil
Ama sana dokunmak da yasak bana
Göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır
Sen var ya sen
Allah kahretsin
Yani şimdi
Gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı
Yani şimdi başkaları mı sevecek seni
Ben saçlarını okşadığım zaman
Ellerin öksüz kalırdı
Şimdi gidiyorsun git
Kahraman Tazeoğlu
Kimse zarar görmez ama sen ziyan olursun .
1510
Galaksinin en parlak yıldızlarını gözlerinde taşıyan sevgilim,
Ne oldu da bir anda söndü o yıldızlar, kim ne yaptı sana?
İzin ver seni tekrar sen yapmama, izin ver yıldızlarını sana geri vermeme.
Ne olursun mahrum bırakma beni gözlerinden,
Ne olursun kapatma gözlerini bana.
Zaten bize tanımadığımız İNSAN ne zarar verebilir ki ? Her Zaman ( istisna tabiki var ) bize zararı iyi bildiğimiz ( bize en yakın olan ) kişiler tarafından verilir ...
(bir hiçliğin yok oluşu) Saniyeler geçiyordu. Dakikalar geçiyordu. Saatler, günler, haftalar, aylar, yıllar geçiyordu. Geçtikçe ben yaş alıyordum. Her saniye biraz daha yaşlanıyordum. Yaşım git gide ilerliyordu ve ben o ana kadar farketmemiştim.. bu kadar yaşlandığımı, yaş aldığımı farketmemiştim, edememiştim. Şöyle bir bakıyorum da ben bu yaşıma kadar, bu kadar yaş alana kadar ne yapmıştım. Düşündüm düşündüm. Düşündükçe daha da yaşlandım, yaş aldım. Ama aklıma hiç bir şey gelmedi. Çünkü ben bu hayatta hiç bir şey yapmamıştım. Bu hayata hiç bir katkım olmamıştı, olamayacaktı. Bu hayatta kocaman bir hiçtim. Hiçten öte bir hiç. Hiçlik ile var olmuştum. Hiçliğime anlam katayım diye bunca yıldır yaşamıştım. Ama şu an ölüm döşeğindeyken farkediyorum ki. Ben bu gün yarın ölsem. Hiç bir faydam yoktu, ne de hiç bir zararım. Çünkü ben yoktum. Varlığım sadece resmiyette gözüken bir şeydi. O da birkaç güne yokluk olacaktı. Hiçlik yokluğa dönüşecekti. Ben şuan bir hiçtim... Yarın ise yoktum. Ben neden var olmuştum. Tek kelimeyle bu dünyaya gelmiş koca bir hiçlik israfıydım.. ve bir gün tam anlamıyla hiçliği dahi var olmamış bir yokluk olacaktım...