Her şey karışık. Basit ve sade gibi görünebilir bazı şeyler ama aslında karışık. Hayatlarımız, hayallerimiz, hedeflerimiz, fikirlerimiz. İnsanlar bir hayli kayıp; şuan ne hissettiklerini tam olarak bilmiyor. Eğer gülüyorsa; tam olarak gülmüyor, eğer ağlıyorsa tam olarak ağlamıyor, içten ve dibine kadar indiğimizde insanlar ne hissettiğini anlayamıyorlar. Boş veriyorlar. Neden mi? Çünkü boş vermek her zaman önümüzdeki seçenek. Uğraşmak bir hayli çaba ister; bakılmak, bulunmak ve derine inilmeyi gerek duyar. Hayat boş veren insanları sürekli cezalandırır; ne istediğini bilen insanları ödüllendirir. Büyük resme bakıldığında hayat daha derindir, detaylıdır. Tıpkı adreslerdeki yönler gibi; her detayına ulaşmamız gerekir olayların. Bazı şeyleri gerektiğinden daha fazla anlamamız gerek; bunu ancak büyük resme baktığımızda yapabiliriz. Sadece, bir düşün.
Gecenin yansıyan ay ışığı sanki,
Herkes aynı resmin içinde,
Kanadığımızda aynı kırmızı,
Susadığımızda arzumuz aynı saflık,
Gün batımının en güzel yansıması gibi,
Herkes aynı resmin içinde,
Rengarenk ama uyum içinde,
Neydi bizi ayıran, yeniden?
Her şey aynı, gelişimiz ve gidişimiz,
Gör nasıl da insanlar ağlıyor,
O dudakları kuru bırakan olaylar,
Bazen sadece acı bu dünya,
Böyle olmamızı sağlayan bir yapı var,
Bizi ayıran farklılıklar mı, gerçekten?
Büyük resme bakıldığında,
Büyük resme baktığında...