♋️🔫 This crackship duo came to me in a nightmare dream
still img under the cut :P

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Finland
seen from Brazil
seen from Singapore

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Argentina
seen from Canada

seen from Brazil
seen from Qatar

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye
seen from Venezuela
seen from Guatemala
seen from United States
seen from China
seen from Sweden
♋️🔫 This crackship duo came to me in a nightmare dream
still img under the cut :P
İbn-i Hacer (rahimehullah) şöyle demiştir:
“Şaban ayı girdiğinde müslümanlar mushaflara sarılır (kendilerini Kur’an okumaya adarlardı) ve zekatlarını verirlerdi.”
Fethu’l Bârî, 13/310–311
Kim iyi bir çığır açarsa, bununla amel edenlerin ecri kadar ecri bu çığırı açan alır. Kötü bir çığır açan da, bununla amel edenlerin günahı kadar günahı yüklenir.
| Hadisi Şerif - Müslim, İlim, 15, Zekât, 69, Nesâî, Zekât, 64, Tirmizî, İlim,15
Allah Teâla'nın birtakım kulları vardır ki onlara kulların faydasına olan işlerde harcamaları için nimetler tahsis etmiştir. Kim bu faydaları kullardan esirgerse, azîz ve celîl olan Allah bu nimetleri ondan alır başkasına verir."
İhya, İmam Gazali, Kadau l Havaic
Senin söylediklerini denedim
Hazreti Peygamber Efendimiz (sav), bir gün ashabına zekatın faydalarından bahsediyor: -Zekat malınızı manevi bir kale ile muhafaza altına alır, buyuruyordu. Yoldan geçmekte olan bir nasrani, bu sözleri duydu ve denemeye karar verdi; eve gitti nesi varsa zekatını ve sadakasını ayırdı; fakir fukaraya taksim etti. Bu sıralarda onun bir ortağı ticaret maksadıyla sefere çıkmıştı. Hristiyan: - Eğer diyordu, Muhammed'in dediği doğru çıkarsa onun hak peygamber olduğuna karar verir ve dinini kabul ederim, yok eğer bu kadar mal; taksim ettiğim halde bir faidesi olmazsa, kılıcımı alır onunla harbederim diyordu. Hristiyan, verdiği sadakanın neticesini beklerken ortağından bir mektup aldı. Mektupta: - Maalesef yolumuzu eşkıyalar kesti ve kervanda ne varsa her şeyi aldılar, deniyordu. Hristiyan beyninden vurulmuşa döndü. Kılıcı aldığı gibi Hazreti Muhammed'i öldürmek üzere yola çıktı. Pür hiddet yoluna devam ederken ikinci bir mektup daha geldi ortağından. Orda ise şöyle yazıyordu: - Daha evvel size yazdığım mektup tamamen ters çıktı. Bizim devenin biri sakatlanmış ve ben kervandan bir kaç yüz metre geri kalmıştım. önümdeki kervanın tamamen yağma edildiğini görünce mutlaka beni de yakalarlar diye sana birinci mektubu yazmıştım. Fakat ne hikmetse beni görmeden çekip gittiler ve bizim malımız eşkıyalardan böylece kurtuldu. Müteessir olmayınız sağ salim yolumuza devam ediyoruz Adam ortağından bu haberi alınca, doğru Resulullah'ın huzuruna varıp: - Ya Resulullah! Bana İslamiyeti tarif et. Senin söylediklerini denedim ve faidesini gözlerimle gördüm. Artık Müslüman olmak istiyorum, der ve şehadet getirip Müslüman olur.
"Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin" (Bakara 2/43.)
Bu ikisinin bir arada zikredilmesinin nedeni, namazın Allah Teâlâ'nın hakkı olması, zekâtın ise kulların (fakirlerin) hakkı olmasındandır. Kişiye vacip olan, her ikisinde de Allah Teâlâ'nın emrine itaat etmektir. Esasen bütün ibadetlerin mercii bu ikisidir. Namaz bedeni, zekât ise mali bir ibadettir. Bütün ibadetler bu ikisine taksim olunur.
İşte bu sebeple denilmiştir ki: İçinde iki emri ihtiva eden üç ayet nazil olmuştur; biri yapılmadığı müddetçe Allah Teâlâ diğerini kabul etmez.
Birincisi: "Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin" (Bakara 2/43.)
O halde herkim namazını kıldığı halde zekâtını vermezse, onun namazı kabul olmaz.
İkincisi: "Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin!" (Nisa 4/59.)
Buna göre, bir kimse Allah Teâlâ'nın emirlerine uymasına rağmen Resûlullah'ın emirlerine uymasa, Allah'a itaat etmiş sayılmaz.
Üçüncüsü: "Bana, anana ve babana şükret»" (Lokmân 31/14.)
O halde bir kimse Allah'a şükretmesine rağmen anne babasına teşekkür etmese, onlara kötü davransa, Allah'a şükretmiş olmaz.
(Durretü'n Nâsihîn)
Zekâtını vereceksin, zekât da bir ibadet!
"Parayla ibadet olur mu?.." Olur tabii. O parayı vermek öyle zor ki!.. İnsan parayı cebinden çıkartıp da hayır sahibinin avucuna verinceye kadar kaç tane şeytan önüne geriliyor. "Verme, aman dur, fakir kalırsın ölürsün açlıktan!.." "Yalancı, çekil oradan! Allah bana kırk vermiş. Kırkta birini veriyorum. Otuzdokuz tanesi yanımda! Ne korkutuyorsun beni?!.." Korkutuyor, "Verme!" diyor.