İyi ki doğdun.
GEZİ RUHU
Yine/yeniden aynı sokaklara mücadeleye..
#31MayıstaMeydandayız #GeziyiHatırlat #iyikidoğdunGezi

Product Placement
Mike Driver
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
taylor price
$LAYYYTER

oozey mess
noise dept.
tumblr dot com
occasionally subtle
todays bird

No title available

⁂
No title available
cherry valley forever
KIROKAZE

@theartofmadeline

#extradirty
I'd rather be in outer space 🛸

❣ Chile in a Photography ❣
almost home
seen from Italy

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Argentina

seen from Russia
seen from Germany

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from T1

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
@tezcanalev
İyi ki doğdun.
GEZİ RUHU
Yine/yeniden aynı sokaklara mücadeleye..
#31MayıstaMeydandayız #GeziyiHatırlat #iyikidoğdunGezi
Adamın cüzdanına aşık böyle tipler de yok değil hani 😂☺️ #karikatür
"Ve sen, kaburgamın altından yaratıldıysan: Göğsüme batışına da amenna... Başım, gözüm üstüne sevdiğim."
Bir zamanlar herkesin hırsız olduğu bir ülke vardı. Geceleri herkes bir fener ve levye ile silahlanıp komşularının evine girerdi. Tan ağarırken çuvalını doldurmuş geri döndüğünde kendi evinin de soyulmuş olduğunu görürdü.
Böylece herkes uyum içinde yaşardı, kimsenin durumu çok kötü değildi. Biri birini, o öbürünü soyar, böylece son insana kadar gelinir, sonuncu da o birinciyi soyardı. Bu ülkede ister sat, ister al sahtekarlık demekti. Hükümet insanlardan çalmak için kurulmuş bir suç örgütüydü, insanlar da bütün zamanlarını hükümeti aldatarak geçirirlerdi. Yaşam hiçbir sorun çıkmadan sürüyordu; orada yaşayanlar ne zengindiler ne de yoksul. Sonra bir gün - nasıl olduğunu kimse bilmiyor - dürüst bir adam çıkageldi. Geceleri çuvalını alıp hırsızlık etmek için dışarıya çıkmak yerine evde oturuyor, piposunu tüttürüp roman okuyordu. Hırsızlar oraya gelip de ışık görünce geriye dönüyorlardı. Ama bu böyle gitmedi. Dürüst adama böyle rahat bir hayat yaşamakla havanın ona göre hoş olabileceğini, ama kimseyi çalışmaktan alıkoymaya hakkı olmadığını söylediler. Evde oturduğu her gece bir aile aç kalıyordu. Dürüst adam verecek yanıt bulamadı. O da tuttu tan yeri ağarana kadar geceyi dışarıda geçirmeye başladı, ama hırsızlık etmeye eli varmadı. Dürüsttü işte o kadar Köprüye kadar yürüyor, altından suyun akışını izliyordu. Sonra evine geliyor evini soyulmuş buluyordu. Bir hafta geçmeden dürüst adamın beş parası kalmadı, yiyeceği tükendi ; ev soyulup soğana çevrilmişti. Ama kendinden başka kimseyi suçlayamazdı. Sorun dürüstlüğüydü; düzeni alt üst etmişti. Karşılığında kimseyi soymadan kendini soymalarına izin vermişti. Böylece her sabah birisi geri döndüğünde evini soyulmamış buluyordu - dürüst adamın bir gece önce soyması gereken ev- Çok geçmeden evler, evleri soyulmayanlar kendilerinin öbürlerinden daha zengin olduklarını gördüler elbette, onun için çalmak istemediler, öte yandan dürüst adamın evini soymaya gelenler elleri boş döndüler, yoksullaştılar. Zenginleşenler köprünün üzerinde dürüst adama katılmaya, onunla birlikte akan suyu seyretmeye başladılar. Bu karışıklığı daha da arttırdı. Zenginleşenlerin de, yoksullaşanların da sayısı arttı. Bu kez zenginler geceleri köprünün üzerinde geçirirlerse yoksullaşacaklarını gördüler. “Neden yoksullara biraz para verip bizim için çalmalarını sağlamıyoruz ” diye düşündüler. Sözleşmeler imzalandı. Maaşlar yüzdeler belirlendi. Her iki tarafta pek çok sahtekarlıklar yaptılar elbette; insanlar hala hırsızdılar. Ama sonuçta zenginler daha zengin, yoksullar daha yoksul oldular. Zenginlerin bir kısmı öylesine zenginleştiler ki, artık çalmaları ya da kendileri için çaldırmaları gerekmiyordu. Ama çalmayı bırakırlarsa çok geçmeden yoksullaşacaklardı; yoksullar bunu sağlardı. Onun için yoksulların en yoksullarına mallarını öbür yoksullardan korumak için para verdiler. Böylece polis kuvvetleri kuruldu, hapishaneler açıldı. Dürüst adamın oraya gelişinden birkaç yıl sonra kimse çalmaktan, soyulmaktan söz etmez oldu, artık yalnızca ne kadar zengin ya da yoksul olduklarını konuşuyorlardı. Gene de bir miktar hırsız kalmıştı. Bir de dürüst olan o bir tek adam vardı, o da zaten çok geçmeden açlıktan öldü. İtalo Calvino
Dilek Doğan‘ın katledilişinin görüntüleri. Gencecik bir kız evine giren polisler tarafından, ailesinin gözleri önünde tek bir kurşunla katlediliyor.
"Oy kızımı vurdular"
Çok şükürler olsun cemalin gördüm Azizim sultanım sen safa geldin
Pir Sultan Abdal, Azizim Sultanım Sen Safa Geldin Fotoğraf: Tunca Öğreten, 30.09.2015 (59 gün sonra cenazesinin gelmesine izin verilen Aziz Güler'in annesi Elif Güler.)
Evladının ölüsüne kavuşmak için sevinen bir ana gördünüz mü?Bugünleri de gösteren ülkenin adıdır işte Türkiye.
Arsızlıkla damgalanan boş kinayelere gülen bendim, kendi varlığımın sesi olayım istedim yazık ki “kadın”dım.
(via cherrywinetaste)
"Başını omuzuma yasla, gövdemde taşıyayım seni, gövdem gövdene can olsun!"
🚬
12 Eylül'ün ruhu Cizre'de
"Nereye gidersem siyah bir gül düşüyor, yurdum; ne kadar benzedin giderek büyüyen bir yaraya."