Arada olmak, çık aklımdannnn 😂😂😂

pixel skylines
Xuebing Du
Jules of Nature
DEAR READER
macklin celebrini has autism
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
h
ojovivo
cherry valley forever

titsay

blake kathryn
Game of Thrones Daily
dirt enthusiast

Love Begins
No title available

oozey mess
taylor price

祝日 / Permanent Vacation
Alisa U Zemlji Chuda
wallacepolsom
seen from Brazil
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from Argentina
seen from Indonesia

seen from Australia

seen from United States

seen from France

seen from Malaysia
seen from Poland

seen from Spain
seen from Netherlands
seen from United States
seen from United States

seen from France
seen from United States
seen from United States

seen from South Africa

seen from Netherlands

seen from Italy
@veli1adem1
Arada olmak, çık aklımdannnn 😂😂😂
Siki olanı sikmeyi seviyorum….
‘’Göt Hastası Sapık Komşum Beni götten sikti’’
Merhaba benim adım Arife. 55 yaşında, hafif kilolu, fazlada güzel olmayan, kendi halinde, evli bir kadınım. Ama çok da temizim kişisel temizliğime çok özen gösteririm o yüzden bana süslü Arife derlerdi. Yıllardır kocamla sevişiriz, 4 çocuğum ve bir torunum vardı, şimdide 2. torunum oldu. Beni siken komşum Mert ise 29 yaşında. O da evli. Onunda karısı fazla güzel değil ve 2 çocuğu var. Mert yıllardır beni arzular dururmuş, bense onu oğlum gibi severdim. Nereden bileyim, azgın köpeğin beni sikmek istediğini? Evet, bunlara rağmen kocamı aldatıyorum. Bunları yaşarken onlardan utanıyorum, ama zevk bu, bırakamıyorum. Mert'in karısı bir iki haftalığına köylerine gitmiş, bu da evde yalınız kalmış. Ben karısının köye gittiğini bilmiyordum, pazar günü öğleye doğru kapılarını çaldım. Biraz bekledikten sonra kapıyı Mert açtı, üzerinde sadece kilotu vardı. Şaşırmıştım, onu ilk kez bu şekilde görüyordum. “Buyur Arife ablam…” dedi. “Bizimkiler denize gittiler, benim de evde canım sıkıldı, karınla oturmaya geldim.” dedim. “Tabi buyur geç içeri, karım banyoda, ben de üstümü giyeyim geliyorum, sen geç içeri…” dedi ve yatak odasına gitti. Oturma odasına geçtim ki, ne göreyim? Salonda Video açık, müthiş bir Sikiş filmi oynuyordu.
Şok olmuştum. Öylece kala kaldım, ses de çıkaramamıştım. Koltuğa oturup filime dalmışım. Başımı çevirdiğimde Mert'in geldiğini gördüm. Üstünü giyip gelecekken, kilodunuda çıkarmış sapık herif, çırıl çıplak karşımda duruyor! Bana bakarak kalkmış sikini sıvazlıyordu. “Ne yapıyorsun? Karın gelir şimdi!” dedim. “Merak etme Arife ablam, karım köye gitti, ben sana yalan söyledim, evde sadece ikimiz varız!” dedi. Ben yarağından gözümü alamıyordum, kol gibi kalın ve rahat bir karış vardı. Yarağını sıvazlayarak, “Arife ablam ben seni çok beğeniyorum, seni istiyorum, senin kölen olmak istiyorum, bana hayır deme ne olur, seviş benimle!” diye yalvarmaya başladı. “Azdınmı oğlum sen? Amsızlık başına vurdu herhalde? Benim neremi beğeniyorsun? Anan yaşındayım!” dedim. O da, “Ben senin götüne hastayım Arife ablam, götünü saatlerce yalamak, sikmek istiyorum!” dedi. Bu arada gözüm oynayan filime kaydı, baktım erkek kadını domaltmış götten sikiyoru, iyice yumuşamıştım, benimde canım yarak ister duruma gelmişti. 55 yaşında pek de güzel olmayan bir kadın olarak, genç biri tarafından arzulanmak hoşuma gitmişti. Yarağına baktım, halen dimdik duruyordu, ama ben ne yapacağımı bilmiyordum, hayatım boyunca götten sikilmedim. Sadece alta yatardım, kocam üstüme çıkar, amımdan iki dakika siker, sonrada boşalırdı. Ben sikişmeyi sadece böyle yaşamış biriyidim. Mert yavaşca yanıma geldi, ellerini memelerime attı ve sıkmaya başladı. (Ben yazın südyen takmam). Üzerimdekileri çıkartıp beni ayağa kaldırdı, yumuldu memelerime ve başladı yalamaya… Sonra kilotumu çıkarıp beni kanepeye domalttı. Kalçalarımı iki yana açıp, göt deliğime dilini değdirdi ve “Ohhh, götünün deliği harika Arife ablam!” diyerek yalamaya başladı. ve tahmin ettmiştim temiz olduğunu o yüzden hep hayallerimdesin beyaz tenin ve pembe göt deliğin harika Arife ablam diyerek göt deliğimi yalıyordu.
Ben böyle şeyleri hiç yaşamamıştım, çok zevkliyidi, kendimden geçmiştim. Sonra beni doğrultup, “Bak Arife ablam, ben sikişirken küfürlü konuşmayı severim, sakın üzerine alınma, sende bana istediğin şekilde küfür edebilirsin, insana çok zevk verir!” dedi ve beni yatak odalarına adeta sürükleyerek götürdü. İçeri girerken, “Geç bakalım oruspu, senin o koca götünü sikeyim de kendine gel, aşağılık kaltak!” dedi.
Ben iyice utanmıştım ve ne diyeceğimi şaşırmıştım, hatta korkmaya bile başlamıştım, bu çocuk beni burada öldürürdü. “Önümde diz çök orospu ve yala yarağımı!” dedi. “Hiç yalamadım, bilmem ki…” dedim. “Kes lan kaltak! Sen tam bir kancıksın, seni geneleve götürüp erkeklere satmalı, iyi fahişe olursun, amına koduğumun zillisi, hadi yala yarağımı orospu!” dedi. Acemi acemi yalamaya başlamıştım, tuhaf bir tadı vardı, ama zevk de alıyordum. Hele mert nasıl inliyordu, bu yaşımda genç bir erkeği böyle inletmek çok hoşuma gitmişti… Beni koltuk altımdan tutarak kaldırdı ve dudaklarıma yapıştı. “Neden sessizsin Arife ablam, konuşsana! Bana küfür et, ben bundan hoşlanıyorum!” dedi ve beni yatağa sırtüstü itti. Sonra üzerime çıkıp dudaklarımdan öpmeye başladı.
Kulak mememi, boynumu boğazımı öperken, kolumu kaldırdı ve koltuk altımı yalamaya başladı. İşte o anda bastım çığlığı, çok zevk alıyordum, müthiş bir şeydi, ölecektim zevkten. “Yeter lan şerefsiz piç, öldürdün beni! Sikeceksen sik artık!” dedim. “Hah işte böyle!” diyerek öbür koltuk altımı yalamaya başladı. O anda boşalmıştım, amımdan suların aktığını hissetmiştim, müthiş bir duyguyudu. “Yeter artık oruspu çocuğu, dayanamıyorum artık sik beni!” dedim. Göbek deliğimi yalayarak amıma inmişti. Vıcık vıcık olmuş amımı hiç çekinmeden yalamaya başladı, çok güzeldi. Sonra beni ters çevirdi, kalçalarımı iki yana ayırıp ortaya çıkan göt deliğime üfürmeye başladı. Götüme dilini sokup yalamaya başladığında ben ikinci boşalmayı yaşıyordum. Yatak ıslanmıştı benim am suyumla. “Senin bu koca götünü sikeceğim şimdi orospu Arife!” dedi. Ben de, “Hiç siktirmedim götümü, yapamam acır, hele senin yarağın çok büyük, alamam!” dedim. “Sen merak etme kaltak, ben göt deliğini yumuşatır hiç acıtmam, ben bu işin ustasıyım ve göt hastasıyım. Sana götten sahip olan ilk erkek ben olacağım!” dedi. Ve başladı götümün deliğini yalamaya.
Parmağını teker teker soktu çıkarttı, devamlı tükürüp duruyordu göt deliğime. “Sen böyle kal, kımıldama, ben hemen geliyorum!” dedi ve koşarak odadan çıktı. Geri geldiğinde elindeki şeyi görünce, “Ne yapacaksın onunla?” dedim. “Oruspu Arifem sana dünyanın en güzel zevkini tattıracağım, merak etme sen!” dedi. Bir kasenin içine dondurma koymuş gelmişti. “Ne yapacağız, dondurma mı yiyeceğiz?” dedim. “Sus da domal önümde, bak sana neler yapıyorum amına koyduğumun oruspusu!” dedi.
Domaldım ve beklemeye başladım. Kalçalarımı ayırıp dudaklarını göt deliğimde hissetmemle bağırmam bir oldu. Dudakları ve dili buz gibi olmuştu dondurmadan. Beni dondurma yiyerek yalamaya başladı. Ateş gibi amıma ve götüme buz gibi dilini soktukça iyice kuduruyordum. “Sikeceksen sik artık azgın köpek, götümü amımı, neremi istiyorsan sik, şerefsiz piç, oruspu çocuğu!” diye bağırıyordum. “Evet Arifem, bana aynen böyle küfür et!” diyerek yalamayı durdurdu ve dondurma kasesine daldırdığı sikini tam göt deliğimin üstüne koydu ve sokmaya başladı.
Kocaman yarağın hepsi birseferde girmişti götüme, taşşaklarını amcığımda hissetmiştim, amıma çarpıyordu. Ben bu sefer can havliyle küfürler ediyordum, “Mahvettin götümü! Orospu çocuğu! Piç kurusu! Anası sikişmiş azgın köpek!” diyordum. O ise daha bir keyifle beni götümden sikiyordu. Götüme soktukça, “Ohhhh Arife ablam, çok tatlı götün var!” diyordu. Götümü bu şekilde epey bir süre siktikten sonra ben de alışmıştım ve zevk almaya başlamıştım, “Sik Arife ablanın götünü aslanım, aygırım, azgın köpeğim…” diye iyice azdırıyordum Merti. En sonunda, “Geliyorum orospu!” diyerek götümün içine boşaldı ve üzerime yığılıp kaldı. Öylece 10 dakika yattı üzerimde, siki içimde küçüldü çıktı. Ben elimle göt deliğimi kapatıp hemen banyoya koştum… Yıkandım, tam çıkacakken Mert banyoya girdi, “Beni de yıkarmısın Arife ablam?” dedi. “Tabi, gel buraya azgın ayım benim!” dedim. Önüme oturdu, başladım bunu yıkamaya. İyice her tarafını yıkadım, taşşaklarını sikini yıkadım duruladım, ben de durulandım. “Arife abla gel buraya, arkanı dön, ellerini kaldır tut şu askılıktan!” dedi. Ayakta ellerimi kaldırıp askıdan tuttum. Mert bacaklarımı ayırdı, “Kımıldamadan bekle böyle!” dedi. Bir koşu mutfağa gitti, boş bir bira şişesi alıp geldi. Şişeyi yıkayıp, şişenin ağzını sabunladı ve arkadan amıma sokmaya başladı. Şişeyi yarısına kadar sokup sokup çıkarıyordu. Sonra aynanın önünde duran karısının deodorantını aldı amıma soktu soktu çıkardı. Bu çocuk tam bir sapık çıkmıştı. Daha sonra elini yumruk yapıp, bileğine kadar soktu amıma. Beni o halde birkez daha boşaltmıştı. Beni bir defa daha götümden siktikten sonra, eliyle amımın dudaklarını ayırdı ve sikinin başını dayayarak amımın içine işemeye başladı. Sonra beni ohalde bırakıp salona gitti. Ben de kendime gelip duşumu aldıktan sonra yanına gittim. Baktım Çekyata uzanmış yatıyordu, “Ne oldu azgın köpek yoruldun mu?” dedim. Bana ters ters baktı ve “Evet yoruldum, beni perişan ettin orospu!” dedi. Ben de, “Asıl sen beni perişan ettin, göt hastası pezevenk!” dedim. Ben artık eve gitmeliyidim, bizmkiler neredeyse gelmek üzerelerdi. Üzerimi giyindim. Beni kapıya kadar geçirdi. Kapının ağzında beni son bir kez öptü ve “Devamı daha güzel olacak! Birdaha benim yanıma gelirken sakın altına kilot giyme!” dedi. “Tamam giymem!” dedim ve evime gittim. İşte benim yaşadığım ve beni mutlu eden hikayem bu. Halen fırsat buldukça sikişiyoruz Mertle. Ama hiç amımdan sikmiyor, hep götümü sikiyor. “Bana ne amcıktan, ben göt hastasıym, sadece göt sikerim!” diyor, başka birşey demiyor sapık herif!
‘’Halıcı canımı yakmadan götümü sikti’’
Merhaba ismim Hamide. Evliyim, 28 yaşındayım, 4 yaşında bir kız çocuğum var. Ev hanımıyım, boyum 170 ve 65 kiloyum. Sizlere yaşadığım anal sex hikayesini anlatmak üzere bilgisayarın başına bu saatte geçiyorum. Bazen, bazı anlarda öylesine azgınlaşıyorum ki ister istemez bilgisayar başına geçmek ve genelde götten sikiş hikayeleri okumak istiyorum ama kocam benim kadar azgın değildir.
Eşim Ahmet memur, çok iyi birisi ve mutlu bir evliliğimiz var. Arkadaşlarım güzel bir bayan olduğumu söylerler, bu söylemleri ankesörlü telefondan arama yapan sapıklarım da söylüyor.
Sapıklarım özellikle kalçalarımı beğendiklerini, bir kere götümü sikmek için can attıklarını söylüyorlar. Bu sapıklardan biride aynı mahallede oturduğumuz bir erkek idi. Evli ve çocukluydu, o adam bana “hayallerimi süslüyorsun, karımı sikerken bile seni düşünüyorum, o daracık göt deliğini yalamak sikmek için can atıyorum” demişti ama ben onu sesinden tanımıştım, tanıdığımı söyleyince özür dileyip telefonu hemen kapatmıştı. Ama mahallede dolaşırken hala benim kalçalarımı süzdüğünü hissediyordum.
Neyse biz porno hikayemize dönelim. Bir cumartesi günü Sabah kahvaltısı yaparken eşim sıcak çaydanlığı halının üzerine koyunca halı yanmıştı. Ben Ahmet’e kızınca oda “kızma hayatım bugün gider yenisini alırız” dedi. Neyse kahvaltı bitti, öğleye doğru çarşıya indik, halıcıları geziyorduk.
En son bir dükkana girdik, hemen yanımıza bir adam yaklaştı, adam çok yakışıklı ve sportmen biriydi. Ben adama bakakalmıştım ve sex arzum artıyordu. Baygın baygın bakarak “hoş geldiniz, buyurun” demesiyle kendime geldim. Ahmet halı alacağımızı söyleyerek yardım istedi, adam ise halıları göstermeye başladı. Ben halıları bırakıp adamla ilgilenmeye başlamıştım. Çok düzgün ve akıcı konuşuyordu adam.
Uzun boylu, şakakları kırlaşmış yakışıklı bir adamdı. Ben kocamın yanında adamdan çok etkilenmiştim. Bir süre kocam halıları incelerken bende adamı izledim ama sonrasında kocam fiyatları pahalı buldu. Biraz daha dolaştıktan sonra eve dönmüştük.
Evde eşime pazartesi günü ben halıya bakmak için tekrar çarşıya çıkacağımı söyledim, eşimde kabul etti ve beğendiğim halı olursa almam için kredi kartını bana bıraktı. Sanki o hafta sonu geçmedi. Pazartesi olunca eşim işe gider gitmez üzerimi değiştirdim, üzerime omuzlarımı gösteren acık bir penye ile altıma siyah dar pantolonumu gidim.
Altıma kilot giymedim böylece pantolon kalçalarımın arasına kaçmış ve götüm resmen dışarıda gibiydi. Kızımı komşuya bırakıp o halıcıya gittim. Halıcı dükkanda oturmuş müşteri bekliyordu, bir yandan da çay içiyordu.
Beni görünce hemen tanıdı ve bana “bu sefer size güzel bir halı satacağım, buna inanıyorum” dedi. Bende “hayırlısı bakalım” dedim. Bana da bir çay ısmarladı, çay içerken sohbet ettik. İsminin Sedat olduğunu, evli olduğunu, iki oğlunun olduğunu bile öğrendim.
Dükkanda ikimizden başka kimse yoktu, ben halılara bakarak dükkanın içerisinde sikiş için yanıp tutuşur bir halde gezmeye başladım. O da yanımda idi ve göstediğim halının fiyatını söylüyor bende pahalı buluyordum ve kendisine “yaaaa çok pahalı amaaaa” diyerek kırıtıyordum. Kalçalarımla ilgilenmesi için sık sık önünde eğiliyordum.
Bana “istersen alt katımızda da halılar var oradan beğenebilirsiniz” dedi. Alt kata indik, halları ortaya kat kat sermişlerdi. Ben eğilerek halıların uçlarından kaldırmaya başladım o ise hemen arkamdaydı.
Kısa bir süre sonra kalçamda bir sertlik hissettim. Arkama döndüm yüzü kızardı “özür dilerim istemeyerek oldu” dedi, bende gülümseyerek “önemli değil” dedim. Tekrar eğildim bu sefer ben kalçamı geri iterek Sedat’ın kucağına sürttürdüm. Düzelmeden arkaya baktım ve gülümsedim, Sedat artık anlamıştı.
Belimden kavradı ve bana sürttürmeye başladı. Siki sertleşmiş adeta götümü zorluyordu, bir müddet elbiselerle beni sikmeye çalıştı adeta. Bende biri görecek diyerek ayrıldım yukarı çıktım, oda peşimden geldi. Bana “seni istiyorum hemde delicesine” dedi, bende “kısmetse olur” dedim ona açık kapı bırakmıştım. Benden “Hazır olduğumuz zaman telefonlaşalım” diyerek numaramı aldı, onu arzuladığım için itiraz etmeden numaramı verdim.
Bana “bekle” dedi bir yere kadar gitti, 10 dakika sonra geldi. Bana bir küçük poşet verdi ve “kabul edersen bunları giyde gel” dedi. Baktım el kadar pembe külot ve sutyen vardı onları aldım. Beğendiğim halıyı da akşam eve getireceğini söyleyerek adresimi de almıştı. Aradan birkaç gün geçti, Perşembe sabahı eşim işe gittikten sonra telefon geldi, biraz sohbetten sonra saat 10:00 gibi müsait olup olmadığımı sordu, bende “müsaitim” dedim. Müsait olduğumu öğrenince “O zaman hediyemi giy, 09:30 gibi burada ol” dedi.
Dediği gibi buluştuk, oradan bir ticari taksi ile bir siteye girdik, evin abisinin olduğunu ve Avrupa da olduklarını eve kendisine baktığını söyledi. Eve geldiğimizde ev çok güzeldi, gelirken elinde bulunan poşeti masaya koydu ve bana döndü.
Bir anda öpüşmeye başlamıştık, bu sırada da soyunuyorduk. Çırılçıplak kaldığımızda yarağını gördüm ve çok şaşırdım. Kocamın kinden büyüktü, Şaşkınlığımı görmüş olacak ki bana “Kocanın kimi büyük benim kimi” diye sordu, bende “seninki” dedim. Bunu duyduğu için gerçekten çok mutlu olmuştu, sikini göstererek “seni bu kocaman yarağımla delice sikeceğim” dedi. Sedatın ağzı da bozulmuştu bana “seni sikeceğim, sen benim fahişemsin, boynuzlu kocanın sikemediği amcığını dağıtacağım” gibi laflar ediyordu Bana “hadi bakalım bu koca yarrağı ağzına al” dedi, bende yarağını yalmaya başladım.
Sedat “boşalt beni aşkım yüzüne fışkırtmak istiyorum” diye inliyordu. Boşalacağını anladığı zaman sikini ağzımdan çıkardı ve bütün menilerini yüzüme akıttı. Daha sonra yemek masasının üzerine battaniye serdi, beni yemek masasına yatırdı, bacaklarımı yana açtım. Bu sikiş için tıraş ettiğim amcığıma yalamaya başladı. Amcığımın ve götümün yalanması çok hoşuma gitmişti. Özellikle göt deliğime yoğunlaşmıştı, götümü eliyle sikmeye çalışıyordu ve bana da “kocan hiç götünü yaladımı” diye soruyordu.
Daha önce kocamla götten sikiş deneyimimiz olmadığından böyle bir durum yaşamamıştım o yüzden “hayır” dedim. Sonra “peki siktimi hiç” diye sordu, bende “hayır kocamla götten sikişmedik hiç” diye cevap verdim. Azarlar gibi kızarak “vay Gavat vay, bu göt sikilip Hamide mutlu edilmez mi” diyerek kocama küfür ediyordu.
Bacaklarımı omuzuna alarak amcığıma yarrağını sokmaya başladı, çok zekliydi, ilk defa kocamdan başka bir erkek beni sikiyor, hemde kocamın yarrağından büyük yarrakla sikiyordu. Yarrağını amıma köklediği zaman sanki yarrak ciğerlerime saplanıyordu ama muhteşem bir zevk alıyordum. Yarrağı amımdan çıkardı ve “sana bir sürprizim daha var” dedi.
Hamidem canını yakmadan götünden sikeceğim seni diyerek Beni masaya domalttı ve göt deliğimi yalamaya başladı. Göt deliğimi içine çeke çeke yalıyordu, bu arada bana iltifat ediyordu. Sık sık “Hamide kalçaların harika, göt deliğin muhteşem” diyordu. Bir süre sonra “Hamide tatlım, senin götünü sikmek istiyorum, seni bağırtacağım, götün yarak görsün” dedi.
Yere indim halını üzerine domaldım, arkama geçti ve göt deliğime bolca tükürüp yarrağının kafasını dayadı. Birazdan başıma gelecekleri tahmin ediyordum, yarrağın kafasını götüme zorla soktu ve götümde ilerlemeye başladı. Ben çırpınmaya başladım, yere olduğum gibi uzanmıştım ama Sedat hala götümü sikmeye beni resmen bağırtmaya devam ediyordu.
Sedatta tam olarak üzerime uzanmış göt deliğime pompa yapmaya devam ederken bir süre sonra böğürerek göt deliğime boşaldı. Yarrağı götümden çıkarınca sanki bir kazık götümden çıkmıştı. Biraz acı, biraz zevk içerisinde “bitti mi yoksa götten sikmeye devam edecek misin?” diye sordum, o da bana “evet bitti ama göt sikişi bitti daha kocanın sikemediği amcığını sikeceğim, görmediğin pozisyonlarada sikeceğim” dedi.
Biraz dinlendikten temizlendikten sonra beni masaya domalttı, sağ ayağımı sandalyenin üzerine koydu, amım kabak gibi açılmıştı. arkama diz çöküp koklayarak yalamaya başladı harika yalayıp beni azdırdı amımdan sular akıyordu. Sonra kalkıp O muhteşem yarrağıyla amcığımla oynamaya başladı bende daha fazla dayanamayıp sok erkeğim dedim oda ok gibi saplamaya başladı.
Beni sikerken de “Hamidem sen ikinci karım ol, seni yarrağa doyurayım” diyordu. Bense nazlı ve işveli bir ses tonuyla “kocam vaar” deyince “gerekirse kocanı da sikerim” dedi. Sedat artık beni her pozisyonda sikmeye başladı, duvara yasladı ve bacaklarımı beline doladı.
Odanın ortasında ayakta sikti. Yere uzandı. Beni üzerine çağırarak kocaman kalçalarından sıkıca tutup sikinin üstüne oturttu. Bir pozsiyondan çıkartıp başka pozisyona sokuyor, çeşit çeşit pozisyonlarda sikiyordu beni.
En son geleceğini anlayınca “Hamide açıktın mı” diye sordu, bende “hayır yarağa doydum” dedim. Sonra yarrağını çıkartıp “dur birazda miden doysun” dedi ve ayağa kalktık. Ben diz çöktüm tekrar saksafon çekmeye başladım. Kafamdan sıkıca tuttu ve adeta ağzımı sikmeye başladı. Boşalacağını söylediğinde yarağını ağzımdan çıkarmak istedim ama o kadar baskıyla itekliyordu ki içime, bir türlü çıkartamadım. Biraz dirensem de sonunda ağzıma boşaldı. Tadı ekşi gelmişti o an için. Biraz biraz ağzımdakileri dışarıya tükürsemde büyük bir kısmını yuttum.
Tüm bunları yaşadıktan sonra yinede pişman olmamıştım, ben kocamın böyle sikiştiğini rüyamda bile görmezdim ama Suat amcığımı ve göt deliğimi parçalarcasına sikmişti. Sedat ise giyinirken “Hamide artık senin kocan sayılırım, ben senin emrindeyim artık ne zaman istersen seni sikebilirim” diye beni tekrar tavlamaya çalışıyordu. O günden sonra ayda bir kere dükkana gidip alt katta Sedat’ın yarrağını yalıyorum Sedatta amımı götümü okşayarak yalıyor.
Karısını Sikmeyenin karısını sikerler....
İsmim Zeliha, 29 yaşında, 1,68 boyunda ve 60 kiloda, kapalı bir bayanım. Kapalı derken, kocamın zoruyla kapandım. Bir kızım var 10 yaşında. Sezeryanla olduğu için başka çocuk istemedim. Kocam zorlasa da, ben hep karşı çıktım, bir daha çocuk yapmadım.Kocam fabrikada vardiyalı bir işte çalışır. Kazancı fazla olmadığı için maddi durumumuz da pek iyi değil, ama geçinip gidiyoruz işte.
Kocamla maalesef monoton bir hayatımız var. Kendisi 1,70 boyunda ve 95 kiloya yakın. Kendine hiç bakmaz. Ne giyinmesini bilir, ne de kadın ruhundan anlar. Ama sorsanız yatakta ondan iyisi yok. Yatakta ise 5 dakika bile sürmez ilişkimiz, sonra da,“Bu kadar uzun kimse yapamaz, benim kıymetimi bil!” diye övünür.İnanın 11 senelik evliliğimde bir kez olsun seksten zevk almadım. Ne doğru dürüst öpüşmesini bilir, nede başka yerlerimi öper sever.
Bir kez başka kadınlardan duyduğum için ben ona oral yapmaya niyetlendim, bana söylemediği laf, etmediği hakaret kalmadı.“Öyle şeyleri orospular yapar, yarın bir gün benim de sana yapmamı beklersin!” falan filan…Bir gün bizim oturduğumuz mahallede bir müstakil ev satıldı. Alan kişiler Türk olduğu için çok sevindim. İnşallah iyi insanlar olur da en azından komşuluk yaparız diye ümit ettim. İsimlerini sonradan öğrendiğime göre, Jale ve Hakan isminde evli bir çift imiş alanlar. Durumları çok iyiye benziyordu, adamın makam arabası gibi koskocaman bir arabası, hanımında da son model bir Jip vardı.
Taşınırlarken ben kocama,“Bir hayırlı olsun ve hoşgeldin diyelim, çay, kurabiye, börek falan yapıp yanlarına gidelim. Malum adamlar sabahtan beri taşınmayla uğraşıyorlar!” dedim.Kocam başta mırın kırın etse de razı oldu ve gittik. Jale hanım ve kocası Hakan çok ama çok iyi insanlara benziyorlardı, öyle havalı falan hiç değiller, aksine çok mütevazi idiler. Bize karşı da çok iyi davrandılar ve teşekkür ettiler.İki gün sonra Jale hanım elinde benim bıraktığım tepsi ve çantayla kapımı çaldı.
Güzel bir çiçek almış ve çantayı da çikolata ile doldurmuştu. Jale hanıma,“Neden zahmet ettin, ne gerek vardı…” diyerek içeri buyur ettim ve akşama kadar oturduk, sohbet ettik, çay kahve içtik.O günden sonra çok samimi olduk. Kocam, Hakan'ı beğenmese de ziyaretlerine kocamla beraber gidip gelmeye başladık. Kocam sanırım Hakan'ı kıskanıyordu. Hakan 1,80 boylarında ve çok atletik bir vücuda sahipti. Genelde çok dar gömlek veya tişört giyerdi. Adamdın vücudunda yağ denen bir şey yoktu neredeyse.
Hakan'ın birkaç tane Süpermarketi varmış ve yanında nereden baksan 35-40 kişi çalışıyormuş. Bir akşam yine onlara oturmaya gitmiştik. Sohbet esnasında konu işten güçten açılınca, Jale bana,“Sen neden çalışmıyorsun Zeliha, eve katkın olur ve en azından evde boş oturmasın!” dedi. Kocam hemen atladı,“Gerek yok, ben çalışıyorum! Hem kapalı olduğu için ona iş vermezler!” dedi. Jale de kocama,“Eğer isterse bizim markette kasada çalışabilir. Hem ben de sürekli marketteyim, beraber gider geliriz, gözün arkada olmaz!” dedi.
Akşam evimize dönünce kocamı yalvar yakar ikna etmeye çalıştım. Sonuçta ayda 1.400 Euro maaş alacağım için ikna oldu. Dünyalar benim olmuştu.Birkaç gün sonra işe başladım. Kızım okula gittiği için sabah 8'den 16'ya kadar çalışıyordum. İşi çok çabuk öğrendim, kasa işi çok kolaydı ve iki aya kalmadan neredeyse her şeyi biliyor ve her işe yardım ediyordum. Jale ile de çok yakın arkadaş olmuştuk.Bir gün sabah yine Jale'nin arabası ile işe giderken, konu evlilikten, mutluluktan açıldı ve sonunda sekse geldi. Jale bana,“Seks hayatınız nasıl gidiyor Şekerim?” diye sorunca ben,“Ehh işte, öyle böyle idare ediyoruz!” diyerek geçiştirdim.
Ama o anlatırken ağzım açık kaldı. Kocası ile yaptıklarını anlatırken hem gözünün içi gülüyor, hemde ara sıra kasığını tutup,“Sorma, benimki akşamdan sevişmeye bir başladı mı, sabah saat üçe dörde kadar yapar. Aramızda kalsın, Hakan'ınki oldukça büyük, bazen karnıma ağrılar girer, bazen de yürümek bile zor gelir, resmen yürüyüşüm değişir. Üstelik beni yalayarak bir iki kez orgazm etmeden asla girmez bana!” dediğinde bende film koptu.“Yalar mı? Nasıl yalar?” diye sorduğumda, Jale başladı gülmeye ve"Nasıl yalayacak canım, amımı götümü, her tarafımı yalar!
Hele bazen 69 oluruz, bu en sevdiği pozisyon, işte o zaman yarım saate yakın o beni, ben de onunkini yalarım!“ demez mi.O gün iş yerinde çalışırken aklım başımda değildi, sürekli Jale'nin anlattıklarını düşündüm durdum.Pazartesi sabah birlikte işe gitmek için yine Jale'nin arabasının yanına indim. Jale evden çıktığında yürüyüşü değişmişti, resmen bacakları ayrık ayrık ve zorla yürüyordu. Bana gülümseyip,“Günaydın!” dedi. Arabaya otururken altına küçük bir yastık koyunca,“Hayırdır ne oldu, hasta mısın, istersen sen gelme ben otobüsle giderim!” dedim.“Yok canım birazdan geçer popomun sızlaması, dün gece Hakan yine coştu ve son olarak arkadan yaptı, oranın da hastası, girince çıkmak bilmiyor!” dedi ve güldü.“Arkadan derken?” diye sorunca,“Ahh Zeliha, sen de bu yaşına gelmişsin, genç kız gibi soru soruyorsun.
Arkamdan yaptı, yani götümden sikti, şimdi anladın mı?” dedi. Ben şaşkınlıkla,“Gerçekten mi?” diye sorunca,“Niye inanmıyorsun kız, kocan seni hiç arkadan yapıyor mu?” dedi. Ben de nasıl oldu bilmem ama,“Bırak arkadan yapmayı, önden bile doğru dürüst yapmaz!” dedim.“İlahi Zeliha, tam bir alemsin valla!” dedi ve gülüştük, devam ettik yolumuza.O günden beri ailecek her bir araya geldiğimizde gözüm hep Hakan'ın önüne kayıyordu. Pantolonun önü öyle şişkin duruyordu ki…
Karısıyla nasıl seviştiklerini gözümde canlandırmaya çalışırken buluyordum kendimi, içim bir tuhaf oluyordu. Ama Hakan'ın da ara sıra bana baktığını yakalamıştım bu arada. Utanıp başka yere baksam da, genelde mutfağa gidip gelirken götüme baktığını hissediyordum.Günlerim artık daha bir değişik geçiyordu. Kocamı aldatmak asla aklımdan geçmiyordu. Günah olduğunu da biliyordum. Ama yine de kaçamak bakışlarla Hakan'ın önüne bakmaktan kendimi bir türlü alamıyordum. Ve yalnız kaldığımda onunla seviştiğim hayaller kuruyordum.
Yaz tatili vakti geldi. Ben markette işe başlamadan çok önce kocam çalıştığı Fabrikadan üç haftalığına izin almıştı, birlikte Türkiye'ye gidecektik. Ama şimdi benim durum değişmişti. Markette herkes eski çalışanlar olduğu için millet izinini ayarlamış, ama bana izin yoktu. Ben de gideyim desem markette duracak insan kalmayacaktı. Samimiyetimizi kullanıp özel bir muamele de istemedim. Hakan abi de,“Zeliha, söz, seneye yaz tatilinde sana bir ay izin vereceğim. Bize çok yardımcı oldun bu sene, ben de unutmam bu iyiliğini!” dedi ve teşekkür etti. Ben artık kocama,“Siz bensiz gidin memlekete!” demek zorunda kaldım. “Nasıl olsa Jale var, arkadaş olur bana, zaten koca gün markette çalışıyor olacağım.”Evde boş oturmayıp çalışmama ve eve para getirdiğim için hoşnut olan kocam hemen razı oldu.
Kocamla kızımı taksiye bindirdik ve havaalanına gittiler. Akşam Türkiye'den aradı kocam ve"Bizi merak etme, sen kendine dikkat et, biz babamlarla iyiyiz burda!“ dedi.İlk kez yalnız kalıyordum koca evde… Bekar bir kadın gibi… Ne koca, ne çocuk…Yatakta soyunup sereserpe yattım, yine Hakan'la ilgili ayıp hayaller kurdum, kendimi okşayarak uyudum. Ertesi sabah işe giderken Jale,“Kızımla iki hafta okulu ile tatile gidiyoruz. Velilerden iki kadın da gitmesi lazımmış, ben de bu sene tatile gidemiyorum diye kabul ettim! Zeliha bak buralar sana emanet.
Hakan yemek ve çamaşır işinden anlamaz, ben sana bir anahtar vereyim, bizim eve de bakar ol, ama lütfen kızma ve sana bir maaş da ikramiye verelim, yoksa Hakan kabul etmez!” dedi. Ben,“Seve seve yaparım canım, ikramiyeye ne gerek var!” desem de, Jale ısrar edince ekstra maaşı kabul ettim.Bir gün sonra Jale'yi kızı ile hava alanına Hakan abi götürdü. Hakan abi genelde akşamları eve saat yedi sekiz arası gelirmiş, ben de o gün işten çıktım, doğru Hakan abilere geçtim.
Evi toparladım, bir güzel de yemek yaptım. Masayı itinayla, peçetesine, soğuk suyuna, birasına, vazosundaki çiçeğe kadar hazırladım ve çıktım.İkinci gün yine mesaiden sonra onların eve gittim, yemek yaptım, masayı hazırladım, tam çıkmak üzereyken Hakan abi erkenden geldi.“Zeliha dünkü yemek harika idi, ellerine sağlık, ben alışkın değilim öyle güzel yemeklere, Jale pek anlamaz, bak beni şişmanlatacaksın onlar gelene kadar!” diye takıldı.“Afiyet olsun!” deyip çıkacakken,“Zeliha nereye? Otur, beraber yiyelim, sen de yalnızsın ben de, bir tencere yemeği kim yiyecek?” diye ısrar edince, birlikte yemeyi kabul ettim.Yemek yerken Hakan abiyi Jale aradı, yarım saat konuştular.
Yemekten sonra Hakan abi,“Zeliha oldu olacak bir de çay demle de içelim!” deyince, kıramadım çayı da demledim. Tam çaylarımızı salona götürmüştüm, sohbete dalmıştık ki kocam aradı. Hakan abiye sessiz olmasını işaret edip, telefonu açtım. Kocam,“Nerdesin?” diye sorunca,“Evdeyim, nerede olacağım bu saatte!” diyerek tersledim adamı…
Kısa bir konuşmadan, günümün raporunu verdikten sonra kapattı telefonu. Hakan abi manalı bir bakışla gülümseyerek,“Niye bende olduğunu söylemedin Zeliha?” dedi. Yüzüm kızardı biraz, utanarak omuzumu silktim,“Neme lazım, yanlış anlar, bana kızar, olay çıkarır! Ona laf anlatmaya çalışmaktansa bilmemesi daha iyi benim için…” dedim.“Zeliha bozulma ama senin kocan biraz yabani! Birbirinizden ayrısınız ve seninle bir dakika bile konuşmadı ve ilk sorduğu şey de ‘Nerdesin?’ oldu!” dedi.“Aman Hakan abi, benim bütün hayatım bu…
Böyle gelmiş, böyle gider. Maalesef değişmez. Söylediklerinde çok haklısın kocam odunun teki!” dedim. Çaylarımızı içerken Hakan abi,“Zelihacım, müsaadenle ben üzerime rahat bir şey giyeyim. Oturur sohbet ederiz, nasıl olsa artık arayan soran olmaz!” dedi.Üzerine bir tişört ve spor pantolonu ile geldi içeriye. Ama eşofman tarzında giydiği şey çok ince olduğu için önündeki şişkinlik çok net görünüyordu. Sohbete başladık, çay kahve derken saat on olmuştu. Onunla konuşmaya, gülüşmeye doyamıyordum ama sonunda gitmek için müsaade istedim.
Hakan abi,“Zeliha yarın pazar güzelim, iş yok. Gidip ne yapacaksın? Benimle otur. Hem uykun gelince geç, misafir odasında yat. Korkacak bir şey yok, yabancı mıyız allasen?” deyince ben gaza geldim,“Yoo niye korkayım? Senden korkacak halim yok ya… Ama yine de doğru olmaz gecenin bu saatinde, ben gideyim!” dedim yarım ağızla…Aslında pek de gitmek istemiyordum doğrusu… Dediği gibi, eve gidip tek başıma ne yapacaktım ki… Burada oturup hayran olduğum erkekle dipdibe konuşup sohbet etmek, arada onun kabarmış önünü izlemek hoşuma gidiyordu. Odun kocamla sessiz sedasız geçen monoton akşamlardan sonra iyi gelmişti bana bu…
Hakan abi,“Bak sen de ben de yalnız oturmaktansa sohbet ederiz biraz daha!” diye ısrar edince kıramadım. Ben gitmekten vazgeçince, Hakan abi kilere indi ve bir şişe beyaz şarapla yukarı geldi tekrar…"Zeliha hiç şarap içtin mi?“ dedi yüzüme ilgiyle bakarak soruyordu. Yüzüm kızardı, utandım.“Hayır içmedim, hem alkol almak günah, içemem.” dedim.“İlahi Zeliha, şarap alkol değil ki, üzüm suyu. Gel felekten bir gün çalalım, aramızda kalır, kimseye söylemeyiz, söz!”“Bilmem ki…” dedim yarım ağızla… “Hiç içmedim. Hem günah…”“Jale bunu çok sever, her akşam beraber bir iki kadeh alırız.
Ama eğer sen yok ben içemem, bana ağır gelir diyorsan, içme!” dedi. O sırada yine gaza geldim,“Jale içiyorsa bana niye ağır gelsin ki, tamam içelim!” dedim. Kalktı slow bir müzik açtı ve iki bardak getirdi. İkimize de yarımşar kadeh doldurdu (Şarap öyle içilirmiş sonra öğrendim) ve sohbete koyulduk yine…Üçüncü kadehten sonra başımın döndüğünü hissettim, vücudumun her yerini ateş basıyordu sanki. Hakan abi de,“Bak yanakların kızardı, istersen fazla içme!” dedi. Ben de gülerek,“Haklısın, her tarafımı ateş bastı, nasıl üzüm suyuysa bu şarap!” dedim. O sırada Hakan abi,“Dur ateşine bir bakayım! Korkmaya başladım, gerçekten yüzün kıpkırmızı oldu.” diyerek karşı koltuktan kalktı, yanıma oturdu.
Elinin dışı ile yanaklarıma temas edip,“Valla haklısın, yanakların ateş gibi yanıyor resmen!” dedi ve güldü. Sonra da, “Biliyor musun, yanakların kızarınca daha tatlı oldun!” deyince utandım, yüzümü çevirdim. Hakan abi,“Utanacak bir şey yok Zeliha, gerçekten güzel oldun, zaten güzel bir kadınsın, ama böyle daha güzel oldun! Ama istersen eşarbını ve üzerindeki ceketini çıkar, yoksa havale geçireceksin!” deyip gülümsedi.Onun ilgisi ve başımın dönmesiyle bir cesaret geldi bana, her şeyi boş verdim. Eşarbı çıkardım, saçlarımı serbest bıraktım.
Saçlarım nerdeyse kalçalarıma kadar uzundur. Sonra ceketi de çıkardım. Altımda sıfır kollu ve daracık tişört olduğunu unutmuşum. Göğüslerim oldukça büyük ama dik olduğu için, Hakan abi gözleri faltaşı gibi açılmış durumda, hayranlıkla göğüslerime bakıyordu.“Offf Zeliha, çok güzelsin inan… Böyle bir güzelliği neden saklıyorsun?” dedi. Ben yine utanıp,“Aman, sanki güzel olsam ne olacak, kıymetini bilen olmadıktan sonra!” dedim. O sırada Hakan abi saçlarımı kafamdan aşağı ta kalçalarıma kadar okşayıp,“Bu güzelliğin kıymetini bilmeyeni vurmak lazım, nasıl bir erkek senin ahmak kocan?” dedi.
Eli kalçamın üzerinde kaldı. Kalçamı okşamaya başlayınca,“Hakan abi yapma lütfen…” diyerek döndüm. O sırada yanağımdan öyle sıcak öptü ki, bir tuhaf oldum. Bir yandan hoşuma gitmişti, bir yandan da,“Abi yapma lütfen…” demeye devam ediyordum. Boynumu, boğazımı öpmeye, kulak mememi emmeye başladı. Sonra kulağıma,“Şarap da aramızda kalacak, bu yaptıklarımız da…
Ben artık dayanamıyorum, lütfen kırma beni Zeliha!” dedi. Bedenim titriyordu resmen. Ağzım, “Yapma!” dese de, içimden devam etmesini umuyordum. Yavaşça arkamdan tişörtümü çıkarttı ve hemen sütyenimi de açtı, önüme geçti. Ben,“Abi yapma…” dedikçe göğüslerimi ve meme uçlarımı emiyordu. Bacak aram resmen ıslanmıştı. Ne oluyordu bana böyle? İçimdeki yangına, arzularıma karşı koyamıyordum…
Salondaki koltukları çok genişti, yatak gibiydi nerdeyse. Beni yatırdı ve eteğimle külotumu çıkarttı. “Yapma abi…” desem de, bacak arama yumulmuştu bile. O aşamadan sonra bende film koptu. Amımı öyle bir yalıyordu ki, dilini içine sokarak, am dudaklarımı tek tek emerek, klitorisimi dudaklarının arasında sıkıştırıp sündürerek…
Sonunda bana birden bir titreme geldi, ölüyorum sandım ve amımdan resmen sular akmaya başladı. Orgazm dedikleri bu olsa gerek. İnanın yarım saate yakın yaladı amımı ve o yarım saatte belki üç kez orgazm oldum. Bulutlarda uçuyordum resmen. Onbir yıllık evliydim, ama bu duyguyu daha önce hiç yaşamamıştım.Sonunda doğruldu, beni kucağına aldı ve ikinci kata çıktık. Ben kucağında, bir yandan dudaklarımı emiyor, bir yandan merdiven çıkıyordu. Bu nasıl güçlü bir adam böyle diye düşünürken yatak odasına geldik.Koskoca bir yatakları vardı, yatırdı beni. Ve önümde soyunmaya başladı.
Baksırını çıkarınca nerdeyse dilimi yutuyordum. Aman Tanrım, o nasıl bir yaraktı öyle, uzunluğu nerdeyse bileğim kadar ve başı kalın mı kalın. Jale demek ki, “Hakan'ınki oldukça büyük!” derken abartmamıştı. Hakan yarağını ağız hizama getirip,“Şimdi de senin hünerlerini görelim bakalım!” diye dudaklarımın arasına doğru dayadı. Sıra bende idi. Beni böyle dili ve ağzı ile üç kez orgazma ulaştıran adama mümkün mü yok demek?Çekingen bir tavırla, titreyen ellerimle tuttuğum yarağını yalamaya başladım.
Ama kafası bile ağzıma sığmıyordu, zorlanıyordum iyice. Acemice ve korkuyla karışık merak içinde, elimden geldiği kadar yaladım… On dakika geçmeden, Hakan,“Şimdilik yeter bu kadar! Şimdi de amının hünerlerine bir bakalım!” deyip yarağını ağzımdan çekti. Yatağa yanıma sırtüstü uzanıp,“İlk seferinde gel sen üzerime canım!” dedi.Kocam beni sikerken hep altına alırdı. Yine acemi hareketlerle üzerine çıktım. İçime almama izin vermedi önce…
Belimden tutup bastırarak am dudaklarımla Hakan'ın göbeğine yapışmış yarağı üstünde ileri geri gitmemi sağladı. Tüm bu sürtünmeler sırasında klitorisimden aldığım zevk delirtti beni, am sularımla resmen yıkadım yarağını…En sonunda onun yönlendirmesiyle yarağı başından tutup ıslak amımın ağzına yerleştirdim. Amım o kadar ıslak olmasına rağmen sırf o kocaman başını içime alana kadar öldüm nerdeyse.
Ama Hakan hiç alttan hareket etmiyor,“Aşkım sen kendin ayarla, yavaş yavaş. Hepsi girince biraz acır belki, ama sonra alışırsın!” diyordu.Ona söylemesi kolay, o yarak sonuçta bana giriyordu. Amım yırtılıyor sandım, ama sonunda yarısını almıştım ve artık durmak niyetim de yoktu. Biraz daha, biraz daha derken sonunda taşaklarına kadar oturdum.Yarağını sanki midemde hissediyordum. Yarağı komple içimde iken hiç kımıldamadan, on dakikaya yakın sadece öpüştük, yiyiştik. Sonunda dayanamadım ve hafiften kalkıp oturmaya başladım…
Tanrım bu ne güzel bir şeydi böyle, amımın duvarlarında kalın yarağının damarlarını hissediyordum. Amım yarağına alıştıkça alıştı ve benim hareketlerim de daha bir serileşti. Gittikçe hızlanan bir tempoyla kalkıp oturuyordum artık. Kocamdan alışık olduğum için bitecek korkusu ile, bir ara çok hızlanmışım. Hakan,“Aşkım acele etme, daha sabaha kadar vaktimiz var, sabaha kadar o senin, elinden alan yok, tadını çıkar!” demesi ile yavaşladım.Bir onbeş yirmi dakika sonra Hakan beni üzerinden indirip altına aldı, bacaklarımı omzuna attı.
Yarağını amıma tek seferde köküne kadar sokunca tekrar yırtılıyorum sandım. O esnada öyle bir bağırmışım ki, nerdeyse tüm mahalleyi ayağa kaldıracaktım. Hakan,“Aşkım sakin ol, adam öldürüyorum sanacaklar!” diye güldü.“Gülme aşkım, o yarak sana girse ölürsün valla!” dedim.Ufak ufak hızlanarak pompalamaya başladı. Artık orgazmlarımı saymaktan vazgeçmiştim. Ama bende tam yine bir titreme başladığında Hakan iyice hızlandı.
Ben yeniden orgazm olurken Hakan da boşaldı.Onbir yıllık evliliğimde kocamla hiçbir zaman aynı anda boşalmamıştım. İçime Hakan'ın dölleri bahçe hortumundan akar gibi akıyordu. Birbirimize kenetlendik ve içimden çıkmadan beni üstüne aldı.İyice yorulmuş ve mayışmıştım. Hakan altımda ve yarağı içimde, bir saate yakın uyumuşum. Hakan'ın alttan amıma pompalamasıyla uyandım.
Dudaklarına dudaklarımı verip öpüştükten sonra,“Sen nasıl bir insansın böyle, halen mi sikiyorsun beni?” demem gülüp,“Evet canım, doyamıyorum sana!” dedi ve beni üstünden indirdi. Beni dört ayak pozisyonuna alıp arkama geçti. Yine sikecek diye beklerken, başladı hem amımı hem götümün deliğini yalamaya. Böyle bir zevk yok dünyada, perişan oldum.Sonunda götümün deliğine okkalı bir tükürük bırakıp, o koca yarağını götüme dayadı.
Niyetini anlamıştım, götten sikecekti beni. Telaşla,“Hakan yapma kurban olayım, oraya girmez, ölürüm valla, hem ordan daha hiç yapmadım!” desem de, Hakan'ı durdurmak imkansızdı.Ama ne kadar denediyse de girmedi. Komodinden kreme benzer bir şey aldı ve bu sefer hem yarağını, hem götümün deliğini kremledi.“Aşkım kasma kendini, ben bu götü sikmezsem uyuyamam, kasarsan acır, serbest bırak kendini!” dedi.En sonunda yarağının kafasını götüme öyle bir geçirdi ki, dudağımı ısırdım, gözümden yaş geldi.
Hakan,“Bak aşkım kafasını aldın işte, gerisi kolay!” dese de ben ölüyordum acıdan…Yarağının kafası götümde hareketsiz beklerken bir yandan da amımı okşamaktan alamıyordu kendini. Amımı okşadıkça ben gevşedim ve sonunda milim milim de olsa, o koca yarağı götüme tam olarak aldım.
Yavaş yavaş acı geçti ve o koca yarak götüme girip çıktıkça resmen zevk almaya başladım.Tabii arkama girip çıkarken, amımı da sürekli okşamaya devam etti. Yarım saate yakın götümü sikti ve en sonunda içime boşaldı. Yarağını götümden çıkarmadan yan yatırdı beni, 66 pozisyonunda arkamdan bana sarıldı ve uykuya daldık…
Sabah bir uyandım ki, o koca yarağı halen götümde. Yavaşça kendimi çekip yataktan kalktım. Duşa gidecektim, ama yürümekte zorlanıyordum. Jale'nin yürüyüşünün bazen neden öyle değiştiğini şimdi çok iyi anlıyordum.Duşumu yaptım. Kahvaltıyı hazırladım ve Hakan'ı uyandırdım. Yüzünde bir gülümsemeyle beni öptü ve"Aşkım harikaydın dün gece! Artık bizimkiler gelene kadar buradasın, hiçbir yere göndermem seni!“ dedi…O günden beri artık sikişmeden duramıyoruz. Fırsat buldukça, arabada, depoda, bazen de otelde beni sikmeden bırakmıyor.Seni çok seviyorum koca yaraklım ve o yaraksız yaşamak istemiyorum!
Öfkeyle kalkan sert siker
Karımın benim neredeyse yarım kadar olan vücudunu altımda eze eze sikiyordum. Nefessiz kaldığını biliyordum, çünkü defalarca söyledi bunu. Her sikişmemiz sonrasında. İnlemeleri uzadıkça uzadı, çırpına çırpına boşalacaktı birazdan. İnce uzun gövdesi, orta boy göğüsleri ve dar kalçaları ile Balkan göçmenliğinin hakkını veriyordu. O kadar huzur dolu ve sakin bir kadındı ki, benim gibi sinir küpü bir adamı bile sakinleştirmişti. Görücü usülü evlenmiştik. Bana iki çocuk verdi, ama vücudu halen aynı incelikte. İş için bir haftadır saçma sapan yerlerde idim. Bunun azgınlığı ile ikinci postaya başlarken karım önce isteksizdi, ama şimdi altımda çığlıklar ile boşalıyordu, dudaklarımı ısıra ısıra. Sert sikişmeme alışması zaman aldı, ama şimdi dudaklarım dişleri arasında uzuyor, tırnakları sırtıma batıyordu. Daha sert sikmemi istermiş gibi beni kendine çekiyordu. Yarağımı saran amcığındaki dalgalanmalar tüm vücudunu saracaktı birazdan. Tam istediğim kadındı, evine bağlı, temiz, sözümden çıkmayan. Genç yaşta babalarını kaybetmiş bir ailenin kızıydı. İkinci postaya başlamak istediğimde, “Yarın yapsak?” dedi. Aslında vereceğim cevabı biliyordu. “Bir sonraki seyahatimde Rus siker gelirim, yat şuraya çabuk!” dedim. Arada orospuları sikmiyor değilim, ama tekstil ve ihracat işinde iseniz müşterilerin doğal ikramı zaten. Bu lüks ev, iki araba ve huzurlu yaşam belki de karımın hayal ettiğinden de fazlasıydı ve bir dediğimi iki etmedi şimdiye kadar. Boşalmak için götüne sokmaya niyetlendiğimde, “Çok gürültü yaptık, Menekşe duyacak!” dedi. 10 yıl önce evlendiğimizde karım 20 yaşında idi ve dar götüne kalın yarağımı sokmama önceleri izin vermemişti. Ama sonra bir hafta eve uğramayınca, döndüğüm gün ağlaya ağlaya almıştı götüne. Şimdi de kolaylıkla aldığını söyleyemem kalın yarağımı. Evet, ben seyahatteyken, kızkardeşi Menekşe, dört aylık bebeği ve sümsük kocası ile bize gelmişti. Söylenerek, karımın ağzı ile işini halletmesine izin verdim. Kafasını yatağın kenarından sarkıtarak ağzına dayadım. Karımın küçük ağzı kalın yarağımı emerken en derine girebildiğim bu pozisyonu seviyorum. Aynı anda portakal iriliğindeki memeleri de ellerimin içindeyken boşaldım karımın boğazına… Karım 10 dakika sonra duştan çıktığında, yine zarif, zayıf ve cinsellikten kilometrelerce uzak bir kadınmış gibi yanıma kıvrıldı. Çoğu Türk kadınından uzun gövdesi, benim 1.90'lık boyumun ve 95 kiloluk gövdemin yanında kayboluyordu yine de. Elinde yine telefon, ailesi ile bitmez tükenmez yazışmalarına başladı. Karıma, “Ne oldu yine? Yat zıbar artık!” dedim. Karım, “Menekşe, (Sesiniz bize kadar geldi!) yazmış!” dedi. Ben de, “Onlar da sikişsinler, bizden izin mi bekliyor onun için de?” dedim. Karımın daha öncesinden anlattığına göre, Bacanak Menekşe'nin göğüsleri sütlü diye doğumdan beri yanaşmıyormuş. Baldızın da sevişirken canı yanmış bir keresinde. Karımla da doğumdan sonra acı ve kuruluk nedeniyle biraz zorluk yaşamıştık, ama kayganlaştırıcı ve arka delik ile sorunumuzu aşmıştık. Karımı haftada 2-3 kere sikmezsem dayanamam. Arada zorlanırsa ağzı kurtarıcısı olur. Sabah kahvaltıda dertleri ortaya çıktı. Şu kızı bu herife vermeyin dediğim sümsük bacanak yine cimrilik derdinde. Düzgün gözüken bir ailenin, eli yüzü düzgün oğlu. Bizimkiler de ona kandı. Ama hayat boyu ana baba parası yemiş, parası olmasına rağmen tüm hayatını beleşe getirmek için karakterini sıfırlamış bir salak olduğunu ilk gördüğümde anlamıştım. Bebeğe kıyafet lazımmış, Tekstilciyim ya, benden beleşe almaya gelmişler. Ulan harcadığınız benzin parası beleşe alacağınız kıyafetlerden daha fazla. Sonradan öğrendim ki, benzin parasını bile anasından almış öküz Bacanak. Kazandığı tüm para ile salak salak ev alan, fakat götüne don almaya, dışarıda iki lahmacun yemeye korkan bir cimri. Baldızım Menekşe dersen ondan da salak. Hem de ablasının tersine, iri yarı, balık etli, alık suratlı bir karı. Karı koca tam da benzemişler birbirlerine, beleş su var desen 100 kilometre yol giderler. Neyse, o gün bebek kıyafetlerini alınca siktir olup gittiler. Olan karıma oldu. Bağırıp çağırdım, “Buraya cibiliyetsizce geleceklerine, para gönder gelmesinler, gözüm görmesin karaktersizi!” diye. Ne mümkün! Birkaç hafta sonra yine bizdeler, “Eve havuz yaptırmışsın, görmeye geldik…” diye çıkıp gelmişler. Karakterli olsalar gelsinler, ama dertleri beleşe tatil yapmak benim evimde. Karım telefonda geldiklerini söylediğinde, sırf suratlarını görmemek için, “Gece iş yemeği var!” diye geç geldim eve. Sarhoşum da hayvan gibi. Geldiğimde çoktan yatmışlar. Ertesi gün öğlene doğru kalktım. Havuz başındalar. İndim yanlarına. İçmeme kızan karım surat yaptı önceleri. Biraz tartışma ile susturdum. Havuzbaşında çocuk ağlaması çekilmez durumda. Hıyar Bacanak da maç seyretmeye gidecekmiş, bana, “Beraber gidelim!” dedi. “İşim var!” diye siktiri çektim. En sevmediğim şey bir lavuk ile oturup maç seyretmek. Bacanak maça gidince ben de çıktım evden, bir saat gezip geldim tekrar eve… Karım ve baldızım halen havuzbaşında idiler. Onlara görünmeden doğruca odamıza çıktım. Pencere kenarına Laptopumu alıp oturdum. Havuzbaşından bebek ağlaması geliyor yine. Pencereden baktım, ikisi de mayolu. Menekşe'nin bir bacağı karımın iki bacağı kalınlığında nerdeyse. Menekşe sudan çıktı, bebeği alıp emzirmek için göğsünün birini çıkardı. Aman Tanrım, sütten daha da irileşmiş memesi kocaman. Baldız daha 25 yaşında ve en az 100'lük memeleri bebeğin kafasından büyük ve sert duruyor. Vücudu dersen, tam yağlı beyaz peynir gibi, bembeyaz. Sert, parlak. Soyundum, şortumu giyip indim havuzbaşına. Sesimi duyunca toparlandılar, Menekşe hemen gömleğini giydi sırtına. Onlarla ilgilenmeden havuza atladım. Biraz yüzüp çıktım, yanlarına oturdum. Karım, “Menekşe bir şey soracakmış sana… Ben yemeği hazırlayım!” diyerek kalktı. Belli ki yine sinirlerim tepeme çıkacaktı. Giderken de kulağıma yanaşıp, “Her şeyin meydanda, düzgün otur!” dedi. Dar şortta kalın sikim yana kaymış, pencereden gördüklerinin şişkinliğini taşıyor halen. Demin ben sudan çıkarken Menekşe ona kıkırdamıştı demek. Menekşe 10 yıldır benimle korkarak konuştuğundan, yine yüzüme bakmadan korkarak başladı lafa. Yeni bir ev bulmuşlar temelden, 50.000 Liraları eksikmiş, bankalar faiz istiyormuş. Aa ne ilginç ama, enişte faiz istemez di mi? Ziyaret sebepleri havuzu görmeye gelmek değil de, benim parama faizsiz bir iki sene konmakmış yani. Sinirlenmiştim, “Ulan dördüncü eviniz! Almayın paranız yoksa, ihtiyacınız da yok zaten!” dedim. Ağzına bir tane çakasım var baldızın da, bunları eve sokan karımın da. Bebek de ağlamaya başlayınca sinirlerim iyice tepeme çıktı, “Emzir şu sıpanı!” dedim. Baldız, “Sonra hallederim!” deyince, “Emzir, ağlamasın boşuna, yukarıdan gördüm zaten nasıl emzirdiğini!” dedim. Ohh, rengini değiştirecek az bir laf sokma bile rahatlatmıştı beni… O gece tabii karım ile güzel bir kavga ettik. Ama karım ne yapsın, bir yanda ben, bir yanda bacısı, iki arada bir derede kalıyor bu gibi durumlarda. Evlendiğimde sinirimi bilen anamın, “Bu kıza bir fiske vurursan seni evlatlıktan kovarım!” lafı aklımda. O gece karımla kavga üstüne sevişmedik de. Karımın gönlünü almak için, “İyi, yarın öğlene doğru depoya gelsinler, vereyim amına koyum!” dedim… Saat 11:00'de ben bir müşterinin yanındaydım. Bacanak aradı, “Geldik, depodayız! Anamı otogardan alacağım, oradan alışverişe gideceğiz, o yüzden erken geldik!” dedi. Annesine TV aldıracakmış, akşam geri döneceklermiş… Borç veren benim, dert eden benim, para gelmedi bankadan. Bacanağa, “Para bir iki saate gelir, ben de müşteriden çıkınca depoya gelirim!” dedim. Sümsük Bacanak beyimiz bir daha köprü trafiği çekmek istemiyormuş, “Menekşe beklesin o zaman!” dedi. Lan sizin doğru düzgün bir iş beceremeniz de mi bana dert olacak. Ben de, “İyi tamam, Menekşe'yi şöförle gönderirim!” deyip kapadım suratına. Depodaki ofisime geldiğimde Menekşe içerde bekliyordu. Karşımda oturan Menekşe'nin alık alık soruları ile iş yapmaya çalışıyorum. Şerefsiz bir müşteri 150.000 Lira borcu ile telefonlarıma çıkmıyor. Sekreter not bıraktı, baldız ben gelene kadar depodan bir iki çocuk kıyafeti atmış çantasına. Karaktersiz baldız, toplasan 40-50 Liralık mal için beni de rezil ediyor çalışanıma. Sinirden ağzını burnunu kırasım var karının. Bir yandan da Fransa’da fuar seyahati yaklaşıyor, karımla davetliyiz, onu halletmeye çalışıyorum. Sinirden telefonu kıracağım şimdi. Baldız, “Ben de görmedim Fransa'yı!” deyince, “Gidin görün!” dedim. “Çok masraf! Bize de davetiye çıkmaz mı enişte?” deyince ise sinirlerim iyice zıpladı. Piyango sanki amına koyum. “Kızım, her şeyi beleşe getirerek yaşanmaz. Hele paranız varken bunu yapmak cibiliyetsizlik!” dedim bağırarak. “Ay hemen kızıyorsun enişte, üç kuruşluk bir şey sordum!” deyince, “Üç kuruş ise dilenmeyin amına koyum!” diye bağırdım. “Ne çabuk sinirlendin enişte! Ablam da söyler sinirli olduğunu!” dedi. Aa, evet, nedense beleşçi cimrilere sinirleniyorum. Gerizekalı baldızın karımdan da para tırtıkladığını biliyorum, ama ses etmiyorum. “Bankadan para gelince çekin gidin evinize, ablanı da koydurmayın kapı önüne!” diye bağırdım, sonuna birkaç küfür ekleyerek. Ağlamaya başladı hanımefendi ve “Ben kocama dedim zaten, beni yalnız bırakma diye… Ama ben para istersem sen daha fazla da verirmişsin….” deyince nevrim döndü iyice. “Ulan ne çirkinmişsiniz lan, kocan seni konsomasyona mı bıraktı?” diye bağırdım. Baldızın suratı değişti, yalancı ağlaması durdu, “Öyle deme enişte, sana güveni tam, ama bir iki bin fazla istersem, hayır demezsin anlamında söyledi…” dedi. “Kızım, bana güveni niye tam bilmiyorum, ama ikiniz de mi salaksınız? Karısını bırakıp borç isteyen adamın karısına ne yaparlar bu devirde? Parayı duyunca sizin beyniniz de mi duruyor lan? Sakın başkasına da yapmayın bu aptallıkları!” dedim. Baldız, “Öyle mi düşünülür enişte?” dedi tekrar zırlaya zırlaya. “Ne düşünülecek ki, salak karı! Depoya karı mı gönderilir? Sizin beleş hayatınızı yaşamak için orospuların yemedikleri yarak kalmıyor lan!” diye bağırdım. Bağırışlarım kesin duyulmuştur koridorunun diğer ucundan. O sırada kapı çaldı, muhasebeci kız panik bir surat ile girdi içeri. Bankadan gelen parayı getirmişti. Kız baldızıma bakıp, “İyi misiniz?” diye sorunca, ona da bağırdım, korkudan kaçtı. Bankadan 70.000 TL gelmişti, 20.000 TL de seyahat için istemiştim. Baldıza, “Kaç isteyecektiniz benden yeni planınızda?” diye sordum. Baldız tekrar ağlamaya başlayınca, “Ağlama lan namuslu orospu! Ha sikilmişsin, ha sikilmemişsin, yaptığın düpedüz orospuluk işte! Söyle ne kadar istiyorsun?” dedim. Baldız sümüğünü çekerek, “55.000 iyi olur…” deyince, “Bu kadar lafa ben olsam beş kuruş almadan çıkar giderdim, ne berbat bir aileymişsiniz lan!” diye tekrar bağırdım. Yanına oturup onluk desteleri baldızın çantasına atarken, “Ne diyeceksin sümsük kocana? Biraz güldüm, enişte lütfen dedim, bir beş daha mı kaptım diyeceksin? Sonra da enişte bey amma da salak diye güleceksiniz değil mi?“ Baldız cevap vermeyince, “Yüzüme bak lan orospu!” diye kollarını sıktım, “Aylardır seni sikmeyen kocan seni benim altıma yatman için mi gönderdi?” dedim. Baldız, “Hayır enişte, deme öyle!” diye hıçkırdı. Sikilmeye göndermediğinden ben de emindim, sadece ağır salak ve paragöz idi ikisi de. Baldız, “Bırak kolumu, gideyim!” dedi. Kontrolden çıkmıştım artık, kollarını halen sıktığımı fark ettim. “Ne zaman ödeyeceksiniz bu parayı?” diye salladım vücudunu. Baldız, “Bilmiyorum enişte!” deyince, “Ulan siz adam sikmeye mi geldiniz buraya? Dolandırıcı mısınız? Borç isteyen adam gibi söyler, altı ay, bir sene diye! İki gülücüğe, ablanın hatırına beni mi çarpacaksınız?” dedim. “Amma da uzattın enişte, bok gibi para kazanıyorsun, birazını bize verince batacak mısın sanki?” deyince film koptu bende, “Ulan ben kırkıma gelmişken halen ebem sikilip Eminönü piyasasının itleri arasında köpek gibi çalışmam sizin için mi lan?” diye sağlam bir tokat geçirdim suratına. Baldız tokadın şokuyla yana doğru dönerek ağlamaya devam etti. Aklımda bir iki tokat daha atmaktan başka düşünce yoktu. Tokat için bir daha havaya kaldırdığım elim titriyordu. Baldız yana doğru kıvrılınca eteği koca götüne yapışmış, sıcak havadan ve hafif terlemesiyle altındaki külodun izini iyice ortaya çıkmıştı. Suratına bir tane daha yapıştırmak istiyordum aslında, ama baldız suratını kapamış ağladığından, kıçına yapıştırdım tokadı. Baldız tıkadın şiddetinden ileri doğru sarsıldı ama şeklini bozmadan durdu. Sinirden aklımı kaybetmiş gibiydim, ki bir iki sene önce karıma laf atan bir lavuğu da nasıl dövdüğümü pek hatırlamam. Tekrar yapıştırdım baldızın kıçına okkalı bir tokat. Baldız, “Enişte yapma!” diye aynı pozisyonda ağlarken bir yandan da içi para dolu çantayı tutuyordu. “Senin de, seni böyle yapan kocanın da, kaynananın da hakettiği bu lan!” deyip, kıçına bir tokat, ardından bir tokat daha atıp yanına oturdum. Belinden kavrayıp vücudunu kaldırdım, kalın bacaklarını kucağıma doğru çektim. Şimdi annesinden poposuna şaplak yiyecek bir çocuk gibi kucağımda idi. Bir tokat daha yapıştırdım kıçına. Baldız, “Enişte lütfen, bırak gideyim!” diye çırpındı. “Sus lan orospu!” diyerek bir tane daha yapıştırdım kıçına. Her tokatta baldız can acısıyla bağırıyor, kaçmaya çalışıyordu. Koca götünden çıkan tokat sesi hırsımı artırıyordu. Kıçına yapışmış eteğini yukarı çektim. Pembe renkli ince külodu ve değirmen taşı misali beyaz kıçı çıktı ortaya. İkitane de çıplak kalçasına yapıştırınca tokadı zaten tokattan pembeleşmeye başlayan kıçının bir yanı kıpkırmızı oldu. Baldız bir eli ile eteği geri iteklemeye çalıştı. Külodu kıçında toplanmış, tombul amının yarıkizi top gibi ortaya çıkmıştı. Çırpınarak kucağımdan kaçmaya çalışıyordu, ama kalın gövdesi bile benim uzun güçlü kollarımdan kurtulmaya yetersizdi. Sol kolum ile belini sıkıca sarıp, dizimi biraz yükseltince baldızın kafası koltuğa gömüldü, dizimin hizasındaki kıçı yükseldi. Seri halde sert sert tokatlamaya başladım kıçını, o da hıçkıra hıçkıra ağlamaya… Sikim pantolonumu patlatacak duruma gelmiş ve baldızın yumuşak göbeğine baskı yapıyordu. Kıçında beyaz bir yer kalmayana kadar tokatladım. Bazen sikerken karımın küçük götünü de tokatlardım ama böyle sert değil. Zaten o göt bir tokatımdan küçük baldızımınki gibi vurunca titreyen koca bir göt değil. Beyaz kalın bacaklarının bitiminde şimdi parmaklarımın izi çıkmış ve kızarmış bir göt duruyordu. Tokatlardan ve çırpınmalardan baldız ter içinde kalmıştı. Terden götüne yapışmış külodundan tombul amının çizgisi artık daha çok belli oluyordu. Tombul bir am ve tokattan kızarmış kocaman bir göte bakıyordum. Belini sardığım elimle külodun bir ucundan, diğer elimle de öbür ucundan asılınca kolaylıkla yırtıldı külodu. Baldız, “Enişte etme kurban olayım!” diyerek tekrar kaçmayı denedi. İkitokat daha yapıştırdım götüne, “Sus lan orospu!” diye bağırdım tekrar. Elimi tombul götünün yanakları arasına attım. Hafif terlemiş, ama kuru bir amcık geldi elime. Baldız halen çırpınıyordu altımda. Ensesini sıkıp kanepenin minderine gömdüm yüzünü, çırpınması azaldı. Kendime gelip bıraktığımda boğulacakmış gibi nefes nefese ağlamaya başladı. “Çırpınma amına koduğumun orospusu!” diye tekrar bağırdım. Kapalı bacak arasına tükürüklediğim parmağımı attım. Cildi kaygandı ablasınınki gibi, kocaman fakat biçimli götü göçmenliğin hakkını veriyordu. Etli amına dokundu parmağım, dışı halen kuru idi. Bacaklarını kasmasına rağmen elimi araya sokmayı başardım. Bacaklarını kastığından parmaklarım acımıştı, yine de bir parmağım içine kaydı bile. “Enişte etme!” dedi tekrar. “Darmışsın orospu, ne zamandır yarak yemiyorsun?” dedim. Cevap vermedi, sadece ağlamaya devam etti. Amına parmağımla birkaç gir çıktan sonra parmağımın ucunda o tanıdık ıslaklığı hissettim. Şimdi parmağım daha rahat girip çıkıyordu amına. Baldızım ise, “Enişte dur lütfen!” diye ağlamaya ve çırpınmaya devam ediyordu. Tombul amcığını avuç içi ile ezdikçe refleks olarak kalçası yukarı kalkıyordu. Tokattan kızarmış dev kalçalarının kıpkırmızı arasına tamamen girmişti kalın elim. Amcığını görmek istiyordum baldızın. Kucağımda çevirdim ve hızlıca altından çıkarak dizlerinin biraz üzerine ata biner gibi oturdum. Baldız doğrulmaya çalıştı, ama tokadı gösterince vazgeçti. Amcığı şimdi hemen elimin altında ve gözlerimin önünde idi. Ağlamaktan ve tokattan kızarmıştı suratı, karşımda elleri ile yüzünü kapatmış hıçkırıyordu hafif hafif. Pantolonumun fermuarını ve düğmesini açınca yarağım rahatladı biraz… Ablasının amı ile hiç ilgisi olmayan, hafif bir göbeğin altında şişkin bir tepecik, etli, geniş amcığı vardı. Bir iki haftalık kıllar ile çevrili. Koyu pembe dudakları arasında sanki yıllardır sikilmiş gibi hafif dışa taşmış bir amcık. Ama kusursuz kelebek gibiydi amcığı, saatlerce yalanırdı. Avucumun içini dolduracak kadar büyüktü. Önce çevresini okşayıp, bu sefer iki parmağımı saldım içine. Karımın amcığı gibi avuç içimde kaybolmayan, avcumun içini dolduran bir amcık. Baldız irkildi. Islaklığı ile yarıya kadar rahatlıkla soktum parmaklarımı. Bir elimle de gömleğinin düğmelerini açtım. Gömleğin altında dar bir atlet. Sikecem şu giyim tarzını, memeleri belli olmasın diye kat kat giymiş. “Çıkar üstündekileri!” diye bağırdım. Tepki vermedi. Atleti iki elimle çekiştirdiğimde elleri ile engel oldu. Ama o iki dev memeye ulaşmadan işim bitmezdi. Kalktım üstünden. Baldız doğrulmaya kalkışınca, “Yat oraya, yoksa yarak manyağı yaparım seni!” dedim. Yarak korkusu ile pozisyonunu bozmadan durdu, bir eli ile çıplak bacakarasını kapamaya çalıştı. Masamın çekmecesinde aradığım makası bulup tekrar aynı pozisyonda üstüne oturdum. Pantolonsuzdum şimdi. Baldız bu sefer gözleri kapalı ve kafası yana çevriliydi. Yine benden beleşe aldıkları atletlerdendi bu da. “ Lan dona bile mi para vermiyorsunuz” Sinirim tekrar yükseldi. Makasın soğukluğu tenine değince baldız hemen gözlerini açtı. “Kıpırdama, batırmayayım bir yerine!” dedim. Korkudan büyümüş gözleri ile atletini boydan boya kesmemi izledi. Kesip ikiye ayırmam bitmesine rağmen gözleri hafifçe aşağıda idi. Önü açık Boxerimden yarağımın başı çoktandır çıkmıştı, iyice şişmiş mor başı ona bakıyordu… Baldızın sütyeni önden Çıt-çıt'lı emzirme sütyeni. Çıt-çıt'ı da açınca dev beyaz göğüsleri iki yana yayıldı. Elleri ile kapamaya çalıştı. Boğazını sıkıp yüzüne yaklaştım, “Sikerim o ağzını da, yana koy ellerini!” dedim. Üzerinden doğrulduğumda baldızın elleri yanda, benim bir elim ise amının çevresinde idi. Göğüsleri 100'lük değilmiş, 110'luk imiş. Yakından dev beyaz bir top gibiydi her bir göğsü. Göğüs uçları cildinden beklenmeyecek şekilde koyu kahve. Cildi ise pırıl pırıl doğal olarak kremli gibi. Am dudaklarını hızlıca aralayıp bir parmağımı sonuna kadar soktum. Gerildi bir anda bacakları. Parmağımla ileri geri yaparken içini eziyordum amcığının. Diğer elimi memesine attım. Aman Tanrım, sert, içi silikon dolu gibiydi sanki. Göğüsuçlarını sıkınca, “Yapma enişte, dur!” dedi tekrar. Belli ki hassas bir yerini yakalamıştım. Avuç içimi tükürükleyip göğüsuçlarında daireler çizmeye başladım. Göğüsuçları da kısa sürede avuç içime batmaya başladı. Göğüsuçları gerçekten dut gibi uzadı. Amının içindeki parmağımı çıkarttım, am dudaklarını aralayıp bızırını buldum. Ablasınınki bir nokta gibi iken, bu tombul karınınki ufak bir bilye gibi ortada idi. Bızırını iki parmağımın arasında okşadım. Baldızın ağlaması durmuş, gözleri kapalı, kafası yana çevrili, zorla nefes alıyordu. Üzerine eğilerek bir memesini dillemeye başladım. Elim ile hem bızırına bastırıyor, hem de içinde parmağımı acımasızca ileri geri gezdiriyordum. Baldız teslim olmuştu nihayet, veya yarak manyağı yaparım tehdidi işe yaramıştı. Bu saçma pozisyonda dakikalarca sürdürdüm karıyı parmaklamayı. Amının suları avuç içime doluyordu. Islak avcum amına çarparken çıkan sesler eşliğinde sol memesinin ucunu dillemeye devam ettim. Baldız alt dudağını ısırıyordu. Bir süredir bacakları iki yana açılmış, vücudu hareketsizdi. Elim rahat çalışıyor amında, üzerine abandığımdan Boxerimden taşan sikim ise bacağına batıyordu. “Enişte dur!” diye bağırdı. Ama bu dur sesini parmağımı saran amcığı ve titreyen göbeği dinlemedi. İçindeki parmak sayısını iki yapıp amcığının içini ezmeye başladım, bir elimle de meme ucunu… Baldız iki eli ile yüzünü kapayıp, hıçkıra hıçkıra boşaldı, altımda ses çıkarmamaya özen göstererek. Kalçalarının hafif hafif yükselmesini, tombul amdudaklarının açılıp kapanmasını seyrettim. İçinden çıkardığım parmaklarım birbirine yapışmıştı am sularından. Daha güzeli ise, sıktığım memesinin ucundan damlayan süt damlaları idi… Üzerinden kalktım, masanın üzerinde duran sürahideki suyu kafama diktim. Baldız ise yan dönmüş, eteği ile kıçını örtmüş öylece duruyordu. Bacaklarından tutup kendime doğru çevirdiğimde şaşkınlıkla çırpındı. Bacaklarını katlayarak kanepeye bastırdım iyice ve arasında yerimi aldım. “Enişte hani bir şey yapmayacaktın?” dedi. “Öyle bir şey demedim!” diye bağırdım. katladığım kalın bacakları memelerine kadar yapışmış, top olmuştu vücudu. “Yapma enişte, yakma ikimizi de!” diye tekrar ağlamaya başladı. Yarağım kazık gibi olmuş, onu mu dinleyeceğim. Am sularından parlamış kabarık bir amcık gören taşlaşmış bir yarağım var. Yarağım zaten kalın, ama bu durumda bana bile mor başlı bir canavar gibi gözüktü. Beynimde kan yok'un tanımı buydu. tamamen ortaya saçılmış etli amcığının karımınkinin neredeyse iki üç katı olan dudakları açılmış, yanakları kan dolmuş, ortadaydı. Tombul amcığının dudakları arasına yarağımın başını değdirdiğimde, “Enişte lütfen kıyma bana!” dedi. Sanki Türk filmi tecavüz sahnesi. Boğazını sıkarak kanepeye yapıştırdım. “Öyle bir sikeceğim ki seni, bir daha kimseden para dilenmeyeceksin orospu! Aç ulan gözlerini!” diye suratına yaklaşıp bağırdım. Öpeceğimi zannetti herhalde dudağını kaçırdı. Boynundan kavrayıp kafasını kaldırdım. İki kat olmuştu. Bacakları göğüslerine yapışmış. İçine girecek yarağa yakından bakıyordu. “Bak bakalım, nasıl girecek amcığına koca yarağım!” dedim. “Enişte dur!” dedi tekrar. Yarağımın başını sokmuştum bile ıslak sıcak amına. “Amcığın kavradı bak hemen, ne zamandır yarak yemedin lan?” dedim. Ağlayan gözleri ile içine giren yarağıma baktı, ama cevap vermedi. Havaya kaldırdığım tokatı görünce, “Bu sene yapmadık enişte!” dedi. Ulan Temmuz bitiyor. Hamilelik filan derken, yani yedi sekiz aydır yiyeceği ilk yarak. Biraz daha itekledim. (Enişte dur!) yerine, “Yavaş, acıyor!” dedi şimdi. Acır. Ben bile rahat değilim. Islaklığa rağmen gerildi am dudakları. Kaçışı olmadığını anlamıştı. Gözlerini yine kapamış, bana ve yarağıma bakmıyordu. O kadar parmaklamaya ve boşalmaya rağmen yine de dardı amcığının içi. “Niye yavaş orospu? Kocanın yarağı daha mı küçük?” dedim. Cevap vermedi. Ben de kökledim. Evet kökledim. Dibinde bir yerlere çarpınca bağırdı. Tombul dudakları sanki sikim ile birlikte içeri doğru toplandı. “Yapma dur enişte, çok acıyor!” dedi. Durmadım. Kendimi kaybettim. Başına kadar çıkardım, köküne kadar saplayarak siktim bir süre. Her saplayışımda acı ile bağırdı, suratının şekli değişti. İyice açtığım bacak arasında yarağımı köküne kadar sapladığımda etli kasıklarına yapıştım. Kalın bacaklarına parmaklarımı geçirdim. Bir süre sonra baldızın itirazları durdu ve kafası yana kıvrıldı. Şimdi altımda koca beyaz bir et parçası halinde tepkisiz idi. Bir iki dakikaya sakinledim ben de. İçinde kalarak tekrar yan çevirip üstüne yattım. Deminki top olmuş halinden rahattı. Bacakları hafif açık, kıpırtısız altımda iken, sert dev memelerine kafamı gömdüm. Hareketsiz, ölü gibiydi altımda. Kalçalarımı oynatarak hafif bir tempo ile sikiyordum. Amcığı ne kadar dar idi, karnındaki Sezaryen izi doğumun doğal olmadığını gösteriyordu. Dışını gören geniş bir amcık bekler oysa. Sıra ile uçlarını dilledim memelerinin. Baldız tepkisiz idi, ama göğüs uçları doğal tepkisini verdi. Uzadılar, dikleştiler. Sikişim sakinleştikçe ben de sakinleştim. Amına yarağımı sapladıkça doğal ıslaklıktan çıkan sesler geliyordu. Ne güzel sarıyordu yarağımı. Bir sinir krizi anında karımın salak bacısını sikiyordum. Daha iğrenci, tecavüz ediyordum. Göğsünden boynuna çıktım, sakince yaladım. Yine göğüslerine indim. Boşalmamak için bir süre hareketsiz durdum içinde. Kulağına eğildim, “Sikim büyük mü geldi?” dedim. Cevaplamadı. Alt dudağını ısırmış, ses çıkarmamaya çalışıyordu. Yediği tokatlar, yediği parmaklar, kalın yarağım ile çektirdiğim acı ve tecavüz şokuna rağmen, amı ıslak ve göğüsleri dikleşmişti. Dakikalardır sikiliyordu. Karmaşık bir durumdaydı ve inlememek için direniyordu. “Fransa'ya birlikte gidelim mi, ister misin?” dedim. Bir yandan memesini okşuyor, bir yandan kalçamı çevirerek yarağımı amının içinde gezdiriyordum. Tecavüz pişmanlığı içindeydim, ama yine de asıl istediğim bu genç dolgun vücudu biraz daha eze eze sikmek, her yerini morartmaktı. Yine cevap yok. Tempomu artırdım ve iki elimle kavradığım memesini dillemeye başladım. Meme uçları zayıf yeriydi. Hafifçe inleyip sustu yine. Devam ettim dillemeye. Çok kısa süre içinde dilimin ucuna taze ılık süt tadı geldi. Yarağımı tekrar dibine kadar yerleşip kalçalarımı oynatarak gezdirdim içinde. Boynuna çıktım, “Cevap vermedin?” dedim. “Evet!” dedi nefesi aniden boşalarak. “Hangisine evet, sikimin büyüklüğüne mi, Fransa'ya mı?” dedim. “İkisine de! İkisine de!” dedi. Nihayet bir tepki alabilmiştim. Bir bacağını kanepenin kenarına atarak hızlandım içinde ve az evvel süt gelen memelerine tekrar yapıştım. Bir memenin ucunu sıkarken diğerini emiyordum. “Kocanın yarağı bu kadar yok mu?” dedim. “Yok!” dedi. Daha da hızlandım, “Sevdi mi amcığın bu yarağı?” dedim. Cevap vermedi. Başına kadar yarağımı çıkardım darbeli sokmaya başladım. Tekrar sordum. “Evet!” diye bağırdı. Baldız artık tutmuyordu kendini, inlemesi kesik kesik bir ıhlama. Ucundan süt damlayan memelerini okşadım, emdim çocuk gibi. Ağzımın içi süt ile dolmuş, dudaklarımın kenarlardan sızıyordu memelerine. “Enişte, çok büyük, büyük!” diye inliyordu. Elimi kalçalarına indirip az önce tokatladığım sert dolgun götünü avuçladım, yapıştık birbirimize, tekrar memelerine saldırdım. kalçaları kocaman, ama genç ve sert idi. Hep iki yana sarkık duran elleri ile başımı kavrayıp memesine bastırdı iyice. Bir bacağını bana doladı. O da katılmıştı artık bu sikişe. Kafam kadar memelerinin içine nefessiz gömülmüş kedi gibi dilleyerek süt içiyordum. “Enişte bittim ben!” diye inledi. Köylü lan bu karı, bittim ne demek. Belime sardığı bacağı titriyordu. Amının diplerinde de aynı titreme. Memelerinden ayrılamıyordum. Dilimi iyice bastırdım, aynı anda da yarağımı. Taşaklarımın sırıl sıklam olduğunu hissediyordum. Amının girişi kalın sikimi sıkıyordu, dayanılacak gibi değildi. “Yeter enişte!” demesi üzerine bir iki git-gel yapabildim sadece. Titreyen ve yarağımı kavrayan amcık işini görmüştü. Sanki birileri taşaklarımı sıktı, içimden fışkıran döller bitmek bilmedi… Ben durunca, “İçimi yaktı!” dedi. Ağzımda meme bir süre kaldım. Sikim inmedi. Çıkarmadan devam edebilir miyim diye düşündüm. Çalan telefonu için omzumdan itekledi. İçinden çıktım. Baldız, “Kocam! Ne diyecem ben şimdi?” deyince, “Eniştem yeni geldi dersin!” deyip, dik duran yarağımı gösterdim. Güldü ilk defa. Gömleğini ve sütyenini alıp elinde telefonla tuvalete doğruyürüdü. Ben de yerdeki kıyafetlerimi alıp giyindim. Depodan bir atlet bir külot getirip tuvaletin kapısına bıraktım. Kanepenin bir minderi döl ve am sularından renk değiştirmişti. Silip ters çevirdim. Şöförü çağırdım. Baldız giyinmiş ve makyajını yenilemiş halde çıktı. Konuşmadık hiç. Para dolu çantayı aldı gitti…
iyi akşamlar nabatsiniz kimseyokya off 5060arasi olgun
Denizde seks
Bir hafta sonu eşimle denize gitmeye karar verdik yanıma çadırımıda aldım gittiğimiz plajda kumsala kurdum sabahdan sakin gibiydi kahvaltımızı yapıl gitmiştik bunaltıcı sıcaktan gider gitmez denize daldım beraber yüzdük daha sonra çıkıp biraz güneşlenmeye dinlenmeye geçtik şenzlong kiraladık eşim muhteşem ve cüretkar küçücük bikini ve mayosuyla gelmişti dolgun göğüsleri ve kalçaları da çok güzel bi şekilde iştahlandırıyordu neyse güneş kremini önce o bana aürdü sonra da ben ona her yerini özenle okşayarak ovalayarak sürüyordum ve tabii bu sırada erkeklerde karımı süzmeye başlamışlardı bile oda farkındaydı bu durumun hoşuna da gidiyordu yüzü gülüyor şımarıyordu.
Şemsiyemizi ayarladık ve uzandık birek soğuk içicek aldık hem yudumlayıp serinlemeye çalışıyorduk hemde etrafı seyrediyorduk eşim gözlüklerini takmış sinsi sinsi onu yemeye çalışan gözleri seyrediyordu plajda çalan müziğinde eşliğinde uzandığı yerden de hafif oynamaya çalışıyordu biraz mayışmıştım gözlerim dalıcaklı idi eşim ben bunaldım biraz daha serinlicem diye kalktı bende uzanmaya devam ettim eşimin kalkıp denize gittiğini gören onu tek gören etrafına doluşmaya başladı yanından geçiyor yanlışlıkla oluyormuş gibi üzerine gidiyor etrafında dolanıyorlardı kimisiyle bakışıyordu kaçamak bakışlarla baş döndürmeyede devam ediyordu laf attıklarını konuşmaya çalıştıklarını görebiliyordum bizimki çok umursamadan kısa cevaplarla gülüyor geçiyordu bende ister istemez azıyordum karımın o muhteşem göğüslerini kalçalarını gerçekten çok fena süzüyolardı dipleri düşüyordu benim alet kalkmıştı gizlemeye uğraşıyordum biraz sonra eşimde yorulmuş dinlenmeye çıkmıştı peşinden hayranlarıda çıktı konuşmaya düşürmeye fırsat kolluyorlardı ama eşim geldi yanıma uzandı uyanık olduğumu anladı aletimden yanıma geldi öpücükler kondurdu uzanıp yanıma elimi tutmuştu hem ilgi hemde benim azıp delirmem hoşuna gidiyordu üstelik buna sessiz kalışımda onuda delirtiyordu bu sefer ben biraz sonra kalktım denize girdim ve uzaktan izliyordum eşimi benim gittiğimi görenler yanaşmaya uzaktan laf atıp sohbet etmeye çakmak sigara gbi bahanelerle yaklaşmaya çalışıyorlardı bir tanesi hoşuna girmiş olmalı ki kalkıp bi gözden kayboldu 5 dakika kadar sonra geri geldi bende çıkıp yanına gittim daha fazla güneşde kalıp yanmayayım diye çadıra geçtim peşimden eşimde geldi birden dudaklarıma yapıştı zaten azgındım bende karşılık verdim delice öpüşüyorduk bi dakika durup çadırın fermuarını kapattım ve öpüşmeye devam ettik.
Nere kaybolduğunu sordum az önce yanına gelen adam hoşuna gitmiş onunla bi sigara içmeye gitmiş arabaların oraya orada çocuk göğüslerini seyretmiş ve birden dudaklarına yapışmış öpüşmüşlwr biraz arabaya geçelşm deyincede bırakıp geri gelmiş bunu duyunca dahada yükseldim çıkardım aleti verdim ağzına offf bir emiyo bir emiyo nasıl azmış delirttin beni kendimden geçtim daha sonra ben onu emmeye başladım kalçalarını amının dudaklarını sömürmeye parmaklamaya başladım çok inliyordu çok hoyrattım ama azmıştım göğüslerini ağzıma aldım uçlarını hafifçe ısırıyor emiyordum dayanamayıp kucağıma çıktı aletimin üstüne oturdu zıplamaya başladı deli gibi zevk alıyorduk etraftakilere aldırış edemiyorduk çünkü uçlardaydık sonra onu altıma aldım ve gözlerini kaptıp o çocuğu hayal etmesini istedim amına soktum yarramı yavaş yavaş gidiyordum vücudunuda emerek severek eşim kendinden geçmişti gözleri kapalı hayal ediyordu evet harika istediğim bu diyerek inliyordu 20 25 dakika böyle sikiştik bir ara amından çıktım biraz amını ve göt deliğini emdim onu kendinden geçirdim tekrar amından girip seksimize devam ettik o titreyek boşaldı harika titriyordu en son amından çıktım ve göğüslerine haykırarak boşaldım bende birbirimize sarılıp kaldık biraz öpüştük birbirimizi sevdikten sonra duşa gittik sonrada güneşlenmemize devam ettik.
Sert Sexten hoşlanan azgın orospu ruhlu aklı başında kendini bilen güven gizlilik ve hijyene önem veren EVLİ DUL OLGUN kadın arkadaş veya Evli Çift varsa bir mesaj kadar yakınım arayıp çağrı atabilirler yada WhatsApp 05437453624 özele açık skype metincetin3169
Tamirci hesabı aliyo evde
bu hikaye, en sevdiğim hikayelerin başında gelir. Teknede karım ve bana grup girdiler
Karımın patronunun teknesinde geçen 9 gün boyunca yaşananları sizlerle paylaşmak istiyorum. Evet size anlatacağım o kadar çok şey var ki inanın nereden başlasam bilemiyorum. Karım o akşam işten eve çok heyecanlı ve mutlu gelmişti. Sebebini sorduğumda Sedat beyin teknesiyle bir haftalık geziye bizi davet ettiğini söyledi. Bizden başka Sedat beyin kardeşi Vedat ve onun nişanlısı Eda hanımın da olacağını bu pandemi süresince yaşadığımız bütün sıkıntıların ardından harika bir tatil olacağını hepimize iyi geleceğini söyledi sevinçle. Akşam yemeğini yedikten sonra karım ertesi gün çıkacağımız mavi tur için hazırlıklara başladı. Bikinilerini, pareolarını, şeffaf plaj elbiselerini, yazlık mini eteklerini tek tek çıkardı valizine dizmeye koyuldu. Bense karımın heyecanlı halinden gayet memnundum ama Sedat beyin karımı benim yanımda ilk kez sikme olasılığı da içimde garip bir telaşa neden olmuştu. Patron karımı yaklaşık bir buçuk senedir sikiyordu bundan benim haberim vardı.
Zaten fantezilerimiz böyle başlamıştı. Karımla sevişirken Sedat beyi de aramıza aldığımızı hayal ederken günün birinde karımın bunu gerçekleştireceğini hayal etmemiştim.
Evet patronu karımı sikiyordu karım da yaşadıklarını en ince ayrıntısına kadar gelip bana anlatıyordu. Sevişmelerimiz böylelikle daha ateşli oluyordu. Ben de boynuzlanmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyordum. Ama şimdiye kadar ben ne kadar çok istesem de benim yanımda sikmemişti karımı. Karım Sedat beyin benim bildiğimi bilmesini istemiyordu. İlişkilerindeki ve evliliğimizdeki büyünün ve ahengin bozulacağından korkuyordu. Ama artık kaçınılmaz olan ve beklenen an geliyordu. Çünkü bu tekne gezisinde Sedat beyin karımı sikmemesi imkansız gibi bir şeydi. Hele karımın o varla yok arası minik bikinileriyle teknede dolaştığını gözümün önüne getirdiğimde Sedat bey gibi azgın bir adam karımı mutlaka sikecekti. Bunun benden gizli nasıl olacağını ise kestiremiyordum. İçten içe karımın ilk defa patronunun sikini benim yanımda yiyeceğini düşünerek heyecanlanıyor taş gibi kalkan pipime hakim olmaya çalışıyordum.
Neyse beklenen an geldi karımla teknenin bulunduğu marinaya doğru yola çıktık. Karım her zamanki gibi adeta “Sikin Beni” diye bağıran mini yazlık elbiselerinden birini giymişti. Nasıl olsa bikini giyeceğim diye içine de ne sütyen ne külot giymişti. O incecik yazlık elbisenin içinde çırılçıplak olduğu o kadar belliydi ki. Yolda giderken karıma Sedat beyin onu teknede sikmek istediğinde benim haberim olmadan nasıl olacağını, yoksa patronun bundan sonra artık kendisini benim yanımda mı sikeceğini merak ettiğimi söyledim. Karım da bu konuda hala kararsız olduğunu ama her şeyi akışına bırakmak istediğini söyledi. Ben de eğer ortam olursa onlara katılmamın harika olacağını, hayallerimin gerçek olacağını söyledim. Bunları söylerken bile pipim anında taş gibi olmuştu. Karım da bunu anladı hemen elini şortumdan içeri daldırıp benim ufaklığı dışarı çıkardı. “ “Demek benim boynuzlu kocacım artık karısının sikilişini izlemek istiyor. Benim anlatmam ona yetmiyor” diyerek pipimi ağzına alıp emmeye başladı. Araç sürerken karımın saksosuna fazla dayanamayıp ağzına boşaldım.
Marinaya vardığımızda Sedat beyin teknesini bulmamız zor olmadı. Gerçekten görkemli bir tekneydi. Sedat bey bizi teknenin pasarellasının başında karşıladı. Karımın elini tutarak tekneye binmesine yardımcı oldu. Karım son basamağı atlayarak tekneye binince Sedat beyle adeta vücutları birbirine kavuşmuş gibi çarpıştılar. Bir anlık bu temas bile beni heyecanlandırmaya yetti. Karımın mini yazlık elbisesi biraz yukarı sıyrıldı ve külotsuz kalçalarının alt kısmı gözler önüne seriliverdi. Sıcak bir selamlaşmanın ardından karımla zaten tanıştıkları için Sedat bey beni teknedeki kardeşi Vedat bey ve nişanlısı Eda hanımla tanışırdı. Vedat bey de abisi Sedat gibi oldukça fit ve yakışıklıydı. Nişanlısı Eda hanım da bikinisinin içinde muhteşem görünüyordu. Karımla beraber seksilikte girecekleri ve teknedeki erkekleri etkileme konusunda bir rekabete girecekleri şimdiden belli oluyordu. Kamaramıza yerleşirken teknemiz de demir alıyordu. Karım bir çırpıda mini elbisesini çıkardı. Hemen yine varla yok arası beyaz ipli bikinisini giydi. Bikininin üstü orta boydaki göğüslerinin ön kısmını ancak kapatıyordu.
Bikininin alt kısmı ise karımın sadece amını kaplıyor ipi ise kalçalarının arasında kayboluyordu. Arkadan bakınca çırılçıplak gibiydi karım. Şeffaf pareosunu da beline bağlayınca seksiliği bir kat daha artmıştı. Ben de deniz şortumu giydim birlikte güverteye çıktık.
Teknede bizden başka Uğur kaptan ve bir de yardımcısı İbrahim isimli bir genç vardı. Sedat bey elinde içkisi kaptanla sohbet ediyor, Vedat beyle nişanlısı Eda hanım da ön tarafta minderlere uzanmışlar güneşleniyordu. Patron bizi görünce sohbeti bırakıp yanımıza geldi karımın elini tutup yukarı kaldırdı karımı kendi etrafında döndürdü ve;
-İşte prensesimiz ve sevgili eşi de bizlere katıldı. Harika görünüyorsunuz Kübra hanım dedi.
Karım bu iltifata teşekkür ederken Sedat bey kaptanla birlikte karımı baştan süzdüler. İkisinin de ağzının suları aktı desem yeridir. Sedat bey bana da viski doldurdu birlikte içmeye başladık.
Karım güneşin tadını çıkarmak istediğini söyleyerek Vedat beyle Eda hanımın yanına doğru yöneldi.
Pareosunu çıkarıp Eda’nın yanındaki mindere yüzüstü uzandı. Ben ise Sedat bey ve kaptanla birlikte kaldım. Bulunduğumuz yerdeki ön camdan ön tarafta güneşlenen karım ve Eda’nın kalçaları gözlerimizin önündeydi. Karımın kalçalarından bikinisinin ipinin kapatamadığı göt deliğinden ve amından Sedat bey ve kaptan büyülenmiş gibi gözlerini ayıramıyorlardı. Benim de yanlarında olduğumu unutmuş gibi karımın güzelliklerini dikizlerken olduğum yerden Sedat beyin sikinin şortundan belli olacak şekilde kalktığını görebiliyordum. Onları rahat bırakıp ben de ön tarafa geçip karımın yanındaki mindere uzandım. Yüzüstü uzanan karım ben yanına gelince bana güneş kremini uzattı. Bikinisinin üstünü çözmemi sırtını komple kremlememi istedi. Dediğini yapıp karımın bikinisinin üstünü çözdüm sırtını güzelce kremledim. Bu arada Sedat beyle kaptan sohbetlerine devam ediyorlar ama yine de benim her hareketimi çaktırmadan izliyorlardı. Karımın kalçalarını da kremlemeye başladım. Adeta karımın tüm güzelliklerini bu iki erkeğe kendi elimle teşhir ettim. Sonrasında ben de karımın yanına uzanıp kendimi güneşin kollarına bıraktım.
Güneşin ve viskinin etkisiyle uyuyakalmışım. Uyandığımda karım yanımda yoktu. Vedat beyle Eda da yoktu. Güvertede yalnız kalmıştım. Karımın bikinisinin üstü minderde gözüme çarptı. Teknemiz demirlemişti. Denizden gülüşmeler gelince kenardan baktığımda herkesin suda olduğunu gördüm. Karım üstü olmadan denize girmişti. Bir süre onları seyrettim. Sedat bey dibe dalıyor karımın kalçalarını mıncıklıyor, karım da çığlık ve işveli kahkahalar atıyordu. Karımla oynaşıyorlardı. Vedat bey de nişanlısıyla sarmaş dolaş öpüşüyorlardı. Ben onları izlerken kaptan bana bir bardak viski uzatarak yanıma geldi. Eda’nın Vedat beyle yiyişmelerini karımın da patronuyla oynaşmalarını birlikte izlemeye başladık. Kaptan benim çok şanslı biri olduğumu, karımın çok seksi ve güzel bir kadın olduğunu, hiç bir erkeğin bu güzellik karşısında kayıtsız kalamayacağını, ona sahip olmak isteyeceğini, Sedat beyin karıma olan bu ilgisine de şaşırmamak gerektiği, işimin çok zor olduğunu, karıma sahip çıkmam gerektiğini, böyle bir kadını kimsenin rahat bırakmayacağını filan söyledi. Başımla onu onayladım.
Acaba kaptan Sedat beyin karımı yaklaşık bir buçuk senedir siktiğini biliyor muydu? Bu sorunun cevabını düşünürken denizdeki dörtlü tekneden çıkmak için merdivene yönelmişlerdi. Karım önde Sedat bey arkasında merdivene doğru yüzerken üstsüz olan karım bikinisinin ipi kalçalarının arasında kaybolduğu için sanki çırılçıplak yüzüyor gibiydi. Karım merdivenin ilk basamağına tırmanırken zorlanınca Sedat bey fırsatı kaçırmadı ve karımın götünü avuçlayarak merdivene çıkmasına sözde yardım etti. Karım bu Sedat beyin bu hareketine kıkırdayarak cevap verdi. Her basamakta karımın götü Sedat beyin burnunun dibinde bu şekilde tekneye çıktılar. Eda hanım da merdivene geldiğinde onun da üstsüz olduğunu farkettim. Sürekli karıma bakmaktan ona dikkat etmemiştim. Onun vücudu da harika görünüyordu. Göğüsleri karımınkilerden biraz daha iriceydi. Ama onun kadar diri gözükmüyorlardı. Tekneye çıkınca karım bana bir öpücük verdi ve;
- Demek benim uykucu kocam uyanmış
dedikten sonra bir bira alıp güneşlendiği yere yöneldi bu kez sırt üstü mindere uzandı.
Sedat bey de hemen yanındaki mindere uzandı. Diğer su kuşları Vedat beyle Eda hanım da onları takip ettiler. Karım dizlerini kırmış bacaklarını aralamış şekilde sırtüstü uzanırken kaptan köşkünde duran bana kaptanımıza mükemmel bir manzara sunuyordu. Amını ancak kapatan beyaz bikinisi ıslanınca şeffaflaşmış amını gözlerimizin önüne sermiş, bacaklarının arasından gözüken çıplak göğüsleriyle bir heykel gibi önümüzde uzanıyordu. Karım güneş kremini eline alınca hemen onun olduğu tarafa doğru hareketlendim ama Sedat bey benden önce davranmış kremi karımın elinden alarak karımın göbeğine ve göğüslerine doğru dökmeye başlamıştı. Olduğum yerde dona kalarak Sedat beyin karımı kremlemesini seyretmeye başladım. Önce boynundan ve omuzlarından başlayarak göğüslerine doğru geldi. Karımın orta büyüklükteki göğüslerini yavaş yavaş masaj yapar gibi iri elleriyle avuçlamaya başladı. Karımın göğüslerinden çok tahrik olurdu. Karımı bir buçuk senedir siktiğini bildiğim Sedat bey o muhteşem göğüslere ilk kez dokunmadığını biliyordum
ama benim gözlerim önünde ilk defa olduğu için heyecandan ağzım kurumuştu. Viskimden bir yudum aldım. Yan tarafta da benzer bir durum vardı. Vedat bey de yüzüstü uzanan Eda’ya krem sürüyordu. Ama ben tamamen karımın durumuna odaklanmıştım. Karımın göğüslerini güzelce kremledikten sonra Sedat beyin elleri göbeğine oradan da kasıklarına ve bacaklarına doğru ilerledi. Kalçalarının yan taraflarını bacaklarını kremi sürerken bacaklarının arasını ve amını bikinisinin üstünden kremlemeyi sürdürdü. Arada elini bikinin içine sokarak karımın tüysüz pırıl pırıl amını avuçluyordu. Karımın yüzünü göremiyordum ama çok zevk aldığı belli oluyordu. Sedat bu karımın amını her avuçladığında kalçalarını hafifçe kaldırmasından belli oluyordu. Bu anları kaptanla birlikte soluk almadan izliyordum.
Bir kaç dakika sonra karıma uygulanan bu seksi kremleme seansı sona erdi. Sedat bey de sırtüstü karımın yanına uzandı birlikte güneşlenmeye başladılar. Şortundan sikinin ne kadar sertleştiği belli oluyordu. Benim de pipim taş gibi olmuş elimi sürsem boşalacak gibiydim.
Kaptan da benimle aynı durumdaydı. Sedat beyin karımı kremleme sahnesinin bir saniyesini bile kaçırmamış, sürekli şortundan kalktığı belli olan sikini ellemiş durmuştu. Sedat bey karımı kremlemeyi bitirince kaptan bana dönüp;
- “Patron kremleme bahanesiyle senin hatunu fena yoğurdu. Her yerini elledi mıncıkladı senin karı da tam yolluymuş hiç sesini çıkarmadı aksine iyice kıvama geldi.”
Bu sözlere çok bozuldum ama belli etmemeye çalıştım. Bozulduğumu anlayan kaptan bu kez gönlümü almaya çalışarak;
- “Kızma hemen dostum sohbet ediyoruz şurada. Ayrıca kızmana da gerek yok bence çünkü karını kendi elinle bu geziye getirmişsin. Sedat bey gibi sikici bir adamın yanında üstsüz ve neredeyse çırılçıplak olmasına izin vermişsin. Adam karını kremleme bahanesiyle memelerini amını götünü ellerken gıkını çıkartmamışsın şimdi benim söylediklerime mi kızıyorsun? Yapma böyle hadi çek bir yudum daha.” Diyerek kadehini benim kadehime vurdu.
Bu sözlere verecek hiç bir cevabım yoktu. Kaptan sonuna kadar haklıydı. Karımı kendi elimle getirmiştim bu geziye. Üstelik bir buçuk senedir karımı kendi karısı gibi her türlü siken bir adamın teknesine. Bütün bunların hatta daha fazlasının yaşanacağını bilerek ve bunu isteyerek yapmıştım bunu. Üstelik bu beni fena şekilde heyecanlandırmıştı. Başka ne bekliyordum ki?
Karım ve diğerleri ön tarafta güneşlenirken ben de kaptanı dümenin başında ön camın önünde üstsüz bir şekilde uzanan karımı ve Eda’yı dikizleyip şortunun üstünden sikiyle oynar halde bırakıp içkimi alıp arka taraftaki gölgedeki kanepeye uzandım. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum müzik sesiyle irkildim. Kaptan güneşlenenleri hareketlendirmek için oyun havası açmıştı. Çok geçmeden teknenin ön tarafındaki dörtlü karım ve Eda önde erkekler de hemen arkalarında müzik eşliğinde arka tarafa geldiler. İki kadın da güneş kremi sayesinde pırıl pırıl parlayan heykel gibi vücutları çıplak göğüsleri seksi bikini altlarıyla oyun havasına ayak uydurmaya başladılar.
Karımın kıçının arasında kaybolmuş ipli bikini altı ile kalçalarını kıvırtarak oynaması Sedat beyin de ona dokunarak sürtünerek dans etmeye başlaması pipimi anında kazık gibi yapmıştı. Eda da götünü Vedat’ın önüne yaslamış adeta ayakta sikişiyor gibi görünüyorlardı. Sedat bey de karıma iyice sokulmuş ellemeler dokunmalar sürtünmeler eşliğinde dansın keyfini çıkarıyordu. Karım birden Sedat beyin bu sıkı markajından kurtulup büyük yemek masasının üstüne çıktı. Eda’dan daha seksi ve güzel olduğunu herkese kanıtlamaya çalışıyor gibiydi. Masanın üstüne oryantale dönen müzik eşliğinde kırk yıllık dansözlere taş çıkartırcasına figürlerini sergilemeye başladı. Diğerleri de hemen masanın etrafına toplanıp karıma alkışlarıyla eşlik etmeye başladılar. Kaptan da masanın bir kenarına oturmuş alttan karımın dansını ve ve bikinisinin altının kapatamadığı güzellikleri seyrediyordu. Manzara gerçekten müthişti. Karım oynadıkça harika göğüsleri kalçaları sallanıyor bütün erkekleri kendinden geçiriyordu. Kaptanın yardımcısının da bir köşeden bu manzarayı seyrettiğini gördüm. Biraz sonra Eda da masanın üstüne çıktı.
Şimdi hepimiz bu iki seksi kadının dansını taş gibi olmuş siklerimizle seyrediyorduk. Aklıma karımın şeffaf pareosuyla bu dansın çok daha seksi ve çekici olacağı geldi. Hemen ön tarafa güneşlendikleri tarafa gidip minderin kenarında duran beyaz şeffaf pareoyu aldım. Geri geldiğimde Vedat beyin Eda’nın bikini altının yan tarafındaki ipine dolar sıkıştırdığını gördüm. Karım bunu görünce kıskanmış gibi yaparak Sedat beye doğru kıçını daha fazla sallamaya başladı. Sedat bey de bu fırsatı kaçırmadı tabi. O ana kadar şehvetle karımı seyreden kaptana işaret etti. Kaptan tekne dümeninin olduğu yerdeki dolaptan Sedat beyin çantasını getirdi. Sedat bey çantasından bir miktar dolar çıkardı. Masanın üstünde dansözlere taş çıkartırcasına oynayan karıma yöneldi. Masanın üstündeyken karımın çıplak kalçaları Sedat beyin tam başının hizasına geliyordu. Elindeki para demetinden bir tane dolar çıkardı avucunun içine alıp karımın bikinisinin amını örten kısmına doğru yan taraftan elini soktu. Elindeki parayı karımın direk amına yapıştırarak karımın amını avuçladı. Bu arada karım kalçalarını daha bir şehvetli kıvırmaya başlamıştı.
Sedat beyin karımın amını avuçlayarak para takması Vedat beyi de gaza getirmiş o da Eda’ya para takarken aynı şeyi yapıp amını avuçladı. Ben elimde karımın pareosu taş gibi olmuş pipimle bu şehvetli anları seyrediyordum. Telefonumu denize düşürmüş ve bu olağanüstü anları kayıt altına alamıyor olmamın üzüntüsünü yaşıyordum. Sedat bey karımın minicik bikini altına adeta kalçalarını yoğurarak bir kaç dolar daha sıkıştırdı. Benim yanımda bunların yaşandığına inanamıyordum. Ben yokmuşum gibi davranmaları beni daha da çıldırtıyor şehvet kıskançlık karmaşık duygular içerisindeydim. O sırada Sedat bey bana baktı elimdeki pareoyu gördü. Geldi elimden şeffaf beyaz pareoyu aldı. “Bunu giydirelim tam dansöz gibi olsun Kübra hanım diyerek karıma yöneldi. Karım da onu pareoyla görmek istediğimiz anlamış Sedat beyin onu kalçalarına sarması için dansını durdurmuştu. Sedat bey ellerini karımın kalçalarına doğru uzattı. Pareoyu beline doğru dolayacakken birden bikinisine yöneldi. Yan taraftaki bağcıkları bir anda çözdü. Amını bile zor kapatan ipli bikinisini çıkarıp masanın üstündeki karımı çırılçıplak bıraktı.
Minicik bikiniyi de daha önce karımı her yerini elleyerek içine sıkıştırdığı dolarla birlikte bana doğru fırlattı. Bu sahneyi izleyen kaptanla Vedat bey de alkışlamaya başladılar.
Sonra “Böyle daha çok yakışır” diyerek masanın üstünde çırılçıplak kalan karımın kalçalarına beyaz şeffaf pareoyu bağladı. O sırada Vedat bey Eda’yı kucaklayıp masadan indirdi. Müzik devam ederken karım bu şekilde dansına devam etti. Masanın etrafındaki herkes karıma alkışları ile eşlik ettiler. Bir taraftan içkiler su gibi akıyor ben de sessizce karımın üstündeki tek giysisiyle amını götünü sergileyerek izleyenlere bu sofrada meze oluşunu izliyordum. Sonra yere saçılan karıma takılmış olan paraları topladım, bikiniyi elime alıp kanepeye oturdum ve izlemeye devam ettim. Pipim taş gibi olmuş neredeyse boşalmak üzereydim. Karım beyaz şeffaf pareosu dışında çırılçıplak olarak bir süre daha seksi dansına devam etti. Sonra “Off çok yoruldum” diyerek masadan inmeye yeltendi. Bu fırsatı da kaçırmayan Sedat bey tıpkı Vedat beyin Eda’yı kucakladığı gibi karımı kucaklayıp masadan indirdi. Bir süre öyle sarmaş dolaş kaldılar.
Sonra karım bir içki alıp bana doğru geldi.
“Nasıldım ama kocacım diyerek?” dudağıma bir öpücük kondurdu, cevap vermemi bile beklemeden kucağıma uzandı. İçkisini yudumlamaya başladı. Karımın ayakucuna da Sedat bey oturdu. Karşımızdaki kanepeye de Vedat beyle Eda yerleşti. Hep birlikte sohbete etmeye başladık. Sedat bey;
- Kübra hanım bu kadar güzel dans ettiğinizi bilseydim sizi her gün ofiste bu müziklerle karşılardım. Vallahi bizi mest ettiniz. Teşekkür ederim. dedi.
Karım da kıkırdayarak patronun bu iltifatlarına teşekkür etti. Patron bunları söylerken gözlerini kanepede kucağıma uzanmış bacaklar hafif aralık duran karımın bacak arasından alamıyordu. Karım az önceki dans performansı yüzünden hal nefes nefese çıplak göğüsleri inip kalkıyor ter içindeki vücudu seksiliğine başka bir boyut katıyordu. Sedat bey az önce karıma yaptığı onca şeyi sanki ben görmemişim ya da yapan kendisi değilmiş gibi arada beni sohbete katarak konuşuyor, fıkralar anlatıyor hepimizi güldürüyor sohbetimiz bu şekilde devam ediyordu.
Sıcak iyiden iyiye kendini hissettirirken karım kucağımdan kalktı “Hadi denize girelim” diyerek tek giysisi olan pareosunu çıkardı. Çırılçıplak bir şekilde götünü sallaya sallaya merdivene doğru gitti balıklama denize atladı. Bizler de onu takip ettik. İçki dans şehvet sıcak derken hepimizi hararet basmıştı. Serin su herkese iyi gelmişti. Sedat beyin karımı tacizleri ellemeleri su şakaları denizde benim yanımda da devam etti. Onlar ben yokmuşum gibi davrandıkça ben daha fazla tahrik oluyor serin suya rağmen pipim taş gibi olmuş zonkluyordu. Epey yüzüp eğlendikten sonra yine karım önde Sedat bey arkasında Eda ile Vedat bey ve en sonda ben denizden çıktık. Yavaş yavaş akşam oluyordu. Havlularımızla kurulandıktan sonra hepimiz kamaralarımızın yolunu tuttuk. Karım çırılçıplak bir şekilde önümde, bense elimde pareosu ve minik bikini altı şortumun cebinde Sedat beyin karıma taktığı 400 dolar kamaramıza girdik. Bugün yaşananlar sanki hayal gibiydi ve bunları sevgili karımla hiç yalnız başımıza kalamadığımız için konuşamamıştık. Ayrıca bugün o kadar çok tahrik olmuştum ki karımı hemen sikmek için sabırsızlanıyordum.
Odaya girdiğimizde hemen karıma saldırdım. Artık dayanamayacak duruma gelmiştim. Karım hemen başımı amına dayadı. Büyük bir iştahla sulanmış deniz tuzuyla karışmış tadıyla amını yalamaya başladım. Sonra 69 olduk. Karım saatlerdir taş gibi zonklayan pipimi bir anda ağzının içine alıp emmeye başladı. O saate kadar yaşananlar yüzünden o kadar çok dolmuştum gibi bir anda karımın ağzına boşalmaya başladım. Karım içimden fışkıranların hepsini yutarak pipimi yalamaya emmeye devam etse de pipimin sertliği çok sürmedi. İyice yumuşayıp küçülünce karım sinirle pipimi ağzından çıkardı. Bu kadar çabuk boşalmama çok kızarak;
- Madem daha sikmeye bile başlamadan hemencecik boşalıyorsun karının da Sedat’ın koca yarağını yemesi an meselesi. Hemen boşalt beni çabuk!!
Diyerek kafamı amına bastırdı. Karımın amını deliler gibi yalamaya onu boşaltmaya çalışmaya başladım. Bir kaç dakika geçmeden karım “Off olmuyor olmuyor işte. Gerçek bir yarak olmadan olmuyor çekil şurdan”diyerek saçımdan tutup beni amından uzaklaştırdı.
Yatakta ayağıyla beni üstünden itekleyen karım ayağa kalktı yerdeki şeffaf beyaz pareosunu beline sardı. Bana dönüp;
- Ben şimdi Sedat’ın kamarasına gidiyorum sen burada kal ve kalkmayan pipinle oynamaya devam et! Bunu hakettin!
Dedikten sonra beni o şekilde bırakıp şeffaf pareosundan çıplak götünü sallaya sallaya çıktı. Sedat beyin kamarası hemen yan tarafımızdaydı. İki kamarayı ayıran sadece ince ahşap bir duvardan ibaretti. Karımın Sedat beyin kamarasının kapısını tıklattığını duydum. Çok geçmedi kapı açıldı ve saniyeler içinde kapandı. Odamızdan pareosu dışında çırılçıplak çıkan karım artık Sedat beyin kamarasındaydı. Acaba Sedat beyin durumu nasıldı? Duşa girmiş miydi? O da karım gibi çırılçıplak mıydı? Bunları düşünürken konuşmalarını anlamaya çalışıyordum. Hepsini tam anlayamasam da karımın “Erkan uyudu kaldı” dediğini net bir şekilde anlamıştım. Ayağa kalktım ince ahşap duvara iyice yaklaşıp kulak kabarttım ama konuşmaları sanki bıçak gibi kesildi. Ama hemen ardından Sedat beyin “Ohhh harikasın” dediğini duydum.
Karımın sesini duyamıyor sadece Sedat beyin inlemesini ve “Ohhh” seslerini duyabiliyordum. Herhalde karım Sedat beyin birazdan kendisini sikecek olan yarağını ağzına almış marifetlerini sergiliyordu. Çok geçmeden nihayet karımın;
- Ohhh evet yala amımı ohhh harika!!!
Dediğini duydum. Ardından ikisinin karşılıklı inlemelerini duyuyordum. Sanırım 69 pozisyonundaydılar. Gözüm önünde karımın Sedat beyin yarağını, onun da karımın amını ve göt deliğini yaladığını canlandı. Az önce karımın ağzına boşalmış karımın ağzını kullanarak o kadar uğraşmasına rağmen bir türlü kalkmayan pipim bir anda canlandı. Karımın Sedat beyin kamarasına giderken bana kızarak dediği gibi pipimle oynamaya başladım.
Karımı Sedat beyle sevişirken ilk defa dinlemiyordum. Bir kaç defa karımla telefonda konuştuktan sonra karım telefonu ya bilerek ya da o anın heyecanıyla açık bırakmış, ben de karımın sikilmesini telefondan canlı olarak dinlemiştim. Üstelik telefondaki sesler şu an kamaradan gelen seslere nazaran daha net anlaşılıyordu.
Yan taraftan gelen seslere şimdi yatağın sesi de eklenmişti. Yatağın başlığı üstündeki sevişen iki bedenin hareketlerinden dolayı arada benim bulunduğum kamaranın ince duvarına çarpıyordu. Sonra sesler ritmik bir hal aldığında karımın o an Sedat bey tarafından sikilmeye başladığını anladım. Karımın sakso çekerken az duyulan inlemeleri artmış hafiften çığlık atmaya doğru gidiyordu. Ayrıca iki bedenin birbirlerine çarptıklarını bana anlatan “ŞAK ŞAK” sesleri bu sikiş korosuna katılmıştı. Sedat bey benim nerdeyse bir metre uzağımda karımı sikiyordu ve ben bu anları ne yazık ki göremiyordum. Sanırım Sedat bey karımın üstündeydi karımı altında inim inim inletiyordu. Her darbede karım artık çığlık atıyor ağzından anlamsız boğuk sözler dökülüyordu. Karımın burnumun dibinde sikilmesinden duyduğum haz, hiç bir zaman karımı böyle çığlık attıracak şekilde sikemeyecek olmamın kıskançlığının önüne geçmiş taş gibi olmuş pipimi sıvazlamaya başlamıştım. Sedat beyin karıma;
- Off orospu bütün gün kudurttun beni! Sana denizde söylemiştim seni çok kötü sikeceğim diye! Şimdi cezanı çek bakalım!
dediğini duyduğum anda boşalmaya başladım.
Karım yan tarafta vahşice sikiliyor bense seslerini dinleyerek boşalıyordum. Yan odadan gelen yatak sesi, Sedat beyin karımın amına her soktuğunda gelen “şak” sesi, karımın artık iyice boğuklaşan çığlıkları, sikicisinin inlemesi karıma “Ohh harikasın orospu” sözleri eşliğinde kendimi tatmin etmekten azıcık utansam da o hala pipimle oynamaya devam ediyordum. Biraz sonra Sedat beyin karıma vuruşları sertleşmeye ve hızlanmaya başlamıştı. Sedat beyin de boşalmaya yaklaştığını anladım. Sesler iyice hızlandı ve Sedat bey karımın boğuk çığlıklarına eşlik edercesine adeta böğürmeye başladı. Muhtemelen karımın amına boşalıyordu.
İnce ahşap duvarın hemen dibindeki ben avucuma boşalırken karımın patronu karımın amına boşalıyordu. Sesler yavaş yavaş kesildi. Ölümcül bir sessizlik etrafı kaplamıştı. Aklıma karımın sikildiğinin teknedeki diğerleri tarafından duyulmuş olabileceği ihtimali geldi. Sedat beyin karımı siktiğini anlamış olabilirler miydi? Kaptanın alaycı sözleri aklıma geldi. Sesleri duydularsa ki duymamaları imkansızdı belki benim karımı siktiğimi sanmışlardır diye kendimi rahatlatmaya çalıştım.
Biraz sonra yandaki kamaranın kapısının açıldığını duydum. Kendimi hemen yatağa atıp uyuyormuş gibi yapmaya başladım. Kısık gözle kapıyı gözetliyordum. Az önce yan tarafta vahşice sikilmiş olan benim okşamaya kıyamadığım sevgili karım giderken kalçalarına sardığı şeffaf pareosunu eline almış çırılçıplak bir şekilde bizim kamaranın kapısını açıp içeri girdi. Elindekini bana doğru fırlattı. “Sen daha uyu bakalım. Yan tarafta elin herifi senin karını evire çevire siksin sen burada uyu” diyerek üstüme geldi. Uyanmış gibi yapsamda karım uyamadığımı anlamıştı. Üstüme çıktı dizlerinin üzerinde amını başımın hizasına getirdi. Karımın sikilmekten kızarmış amının dudaklarının arasından karımın zevk sularıyla karışmış Sedat beyin dölleri sızıyordu. “Bak sana hediye getirdim kocacım. Tam ağzına layık” diyerek amını ağzımın üstüne getirip ağzıma oturdu. Ağzımı açıp hemen karımın az önce güzelce sikilip döllenmiş amını emmeye yalamaya başladım. Ağzıma akan hafif tuzlu bu garip çeşninin tadı ağzımı kapladı. Sedat beyin karımın üstüne sinen erkek kokusu karımın bedeninden tüm kamaraya yayılmıştı.
Karımsa amını ağzıma iyice bastırıyor inliyordu
Ben de karımın zevk sularının ve Sedat beyin döllerinin kekremsi tadını daha fazla almaya çalışarak daha bir iştahla yalıyordum karımın amını. O anda karımın bacakları titremeye kasılmaya başladı. Az önce Sedat bey tarafından vahşice sikilerek boşalmasına rağmen şu an ben yalarken boşalıyordu. Kasılmaları devam etti. Başımı bacaklarının arasında sıkıştırdı. Derin derin inledi sonra birden yüzümden kalkıp kendini yanıma yatağa baygın gibi bıraktı karım. Sedat bey gibi sikerek boşaltamasam da karımı ağzımla boşaltmış olmanın gururunu yaşadım bir an. Biraz önceki vahşi sevişmenin etkilerini görmek için çırılçıplak yanımda yatan karımın vücudunu incelemeye başladım. Dudakları, boynu kızarmıştı. Ayrıca göğüslerinin de sertçe emildiği sıkıldığı belli oluyordu. Az önce benim yalamamdan dolayı sırılsıklam parlayan amının dudakları kızarmış hırpalanmış gibi duruyordu. Amından hala sızmaya devam eden sıvılar karımın tüm ısrarlarıma rağmen bana bir kere bile siktirmediği ama Sedat beyin siktiğini bildiğim göt deliğine doğru süzülüyordu. Sağ göğsünün hemen altında ve karnında birkaç tane kapkara kıl dikkatimi çekti.
Karımın ısrarıyla yaptırdığım lazer seansları yüzünden tamamen kılsız bir koca olduğum için bana ait olmayan bu kıllar Sedat beyin karımın vücudunun gerçek sahibi olduğunun kanıtı gibiydi. Biraz sonra karımın solukları biraz düzelince yataktan kalktı elimi tutup beni de kaldırdı. Birlikte kamaramızda biraz küçükçe olan duşa kabine girdik. Sıcak suyu hiç açmadan bedenlerimizi duştan akan soğuk suyun ayıltıcı canlandırıcı etkisine bıraktık. Az önce yan kamarada sikilen karımı sanki bütün kirlenmişliğini yoketmek istercesine güzelce köpük köpük yıkadım. Sonra karım da beni köpüklemeye başladı. Banyo lifini soğuk suyun da etkisiyle iyice küçülmüş ölü gibi duran pipimde taşaklarımda göt deliğimde kalçalarımda gezdiriyor. Sanki beni yeniden ateşlemeye çalışıyor gibi davranıyordu.
Beni duşa kabinin camına doğru döndürdü. Banyo lifiyle sırtımı ve kalçalarımı iyice köpükledi. Diğer eli de pipimi ve taşaklarımı okşuyordu. Sonra birden okşamalarından bir sonuç alamayacağını düşünmüş olmalı ki iyice parmağını birden iyice köpüklediği götüme sokmaya başladı. İşte o anda içimi sanki bir ateş basmıştı.
Karım beni parmaklarıyla adeta sikmeye başlamıştı. Parmakları içimde bir yerlere dokundukça duyduğum gaz doruklara ulaşıyor çok tahrik olmama rağmen biraz önce iki kere boşaldığım için pipim kalkmıyor ama zevk sularım ucundan akıp duştan akan suya karışıyordu. Göğsümü duşa kabinin camına iyice yaslayıp dar alanın müsade ettiği kadar karımın önünde domaldım. Karım diğer elini de pipime dolamış onu kaldırmaya çalışıyordu. Karım parmaklarını gerçekten mükemmel kullanıyordu. Sanki biri arkama geçmiş beni beceriyor gibiydi. Pipim yavaş yavaş kalkmaya ve ben de aldığım zevkten inlemeye başlayınca karım;
- İşte senin anladığın dil bu ibne kocacım! Sikinin kalkması için ya seni orospu gibi domaltıp götüne girmek lazım ya da karını gözünün önünde sikmeleri lazım! Başka türlü olmuyor!
Bu sözler beni daha da ateşlemiş pipim taş gibi olmuştu ki karım parmaklarını içimden çıkarıp daracık kabinde bu kez o domaldı. Hiç vakit kaybetmeden az önce Sedat beyin vahşice sikip içine boşaldığı karımın amına girip sikmeye başladım.
Yaklaşık on beş yirmi dakika boyunca karımı duştan akan soğuk suyun altında arada kucağıma da alarak siktim. Kucağıma alıp sırtını duvara yasladığımda ikimiz aynı anda boşaldık. Duştan çıkıp kendimizi tekrar yatağa atıp bir süre dinlendik. Saat akşam 7 ye geliyordu. Demek ki iki saat içinde ben üç kez boşalmıştım. Karımın Sedat bey sikerken kaç kez boşaldığını bilemiyordum ama kamaramıza geri geldiğinden beri o da iki kez boşalmıştı. Teknedeki ilk günümüz için oldukça hızlı bir başlangıç olmuştu.
Ben bu hesapları yaparken karım kalktı saçlarını kuruladı ve akşam yemeği için hazırlanmak için bavulumuzu açtı. İncecik beyaz askısız straplez mini elbisesini çıkardı. Elbisenin üstü dar etek tarafına doğru bollaşıyordu. Ama önemli olan etek o kadar kısaydı ki karım elbiseyi giydiğinde eteği götünün hemen altında bitiyordu. Biraz eğilince kalçaları tüm güzelliği ile gözler önüne seriliyordu. Üst tarafı ise bir başkal tahrik unsuruydu. Göğüsleri üst kısmı dar elbiseden fışkıracakmış gibi duruyor, göğüslerinin uçları ise fındık gibi olmuş sanki kumaşı delmeye çalışıyor gibiydiler.
Ben elbisenin kısalığı konusunda çok cüretkar olduğunu söylemeye yeltendiğim anda karım beni susturdu ve;
- Yahu bütün gün yukarda çırılçıplak dolaştım denize girdim. Herkes her yerimi zaten gördü. Hatta görmekle kalmadı Sedat bey sana duyura duyura sikti bile. Şimdi bu neyin kıskançlığı oluyor acaba? Bu gayet güzel oldu bunu giyiyorum ve itiraz istemiyorum tamam mı kocacım?
Haklıydı rüya gibiydi ama hepsi yaşanmıştı. Ben de şimdi kalkmış bu elbise kısa çok açık diye itiraz ediyordum. Karımı duşta bir posta sikebilmiştim ya tekrar sahiplenme egom ortaya çıkmıştı herhalde. “Peki sen bilirsin karıcığım” diyerek durumu kabullendim. Ben de şort ve tişört giyerek güvertenin yolunu tuttuk. Karımı ilk gören kaptan oldu güverteye çıkan merdivenlerde karımın elini tutarak ona yardımcı oldu. Basamakları çıkarken karımın arkasından baktığımda her yerini son derece net bir şekilde görmüştüm. Acaba diğerleri tüm akşam ve gece boyunca neler göreceklerdi? Bunu çok merak ediyordum.
Güverteye çıktığımızda yanan mangalın ve pişen balıkların kokusu bize ne kadar acıkmış olduğumuzu hatırlattı. Sedat bey ve kaptan dışında bir de yardımcı İbrahim vardı. Vedat bey ile Eda ortalarda gözükmüyordu. Yemek masası şahane görünüyordu. Sedat bey hemen karımın elini tutup öptü “Hoşgeldiniz çifte kumrular” dedi. Eşim kıkırdayarak “Hoşbulduk” dedi. Sedat bey eşimin elini tutmaya devam ederek başının üzerine kaldırıp eşimi kendi etrafında biraz hızlıca döndürdü. Karımın zaten hemen götünün altında biten eteği bu dönüşün etkisiyle havalanıverdi. Külotsuz kalçaları bir anda tekrar gözler önündeydi. Kaptan ve yardımcısı bu anları hafızalarına kaydetmek için gözlerini bir an bile ayırmamışlardı. Sedat bey “ Her zamanki gibi muhteşem gözüküyorsunuz Kübra hanım” dedi. O da sanki karımın tüm vücudunu en ince ayrıntısına kadar ezbere bilmiyormuş hatta daha bir kaç saat önce karımı delirmiş gibi sikip amına boşalan kendisi değilmiş gibi karımın kalçalarından gözünü ayırmamıştı. Sedat bey centilmence bir hareketle yemek masasından sandalyeyi çekti karımın oturması için arkasına yanaştırdı.
Karım yine teşekkür ederek oturdu. Ben de tam karımın yanındaki sandalyeye yönelmiştim ki Sedat bey karımın o sandalyeye de kendisi oturuverdi. Karımın yanına benim yerime oturmasına biraz bozulsam da belli etmedim. Bunlar olurken Vedat bey ve Eda da gelmiş onlar da hemen masaya yanaştıkları için karıma yakın oturma pozisyonumu kaybetmiş masanın diğer tarafında karıma tarafta en baş köşeye ben oturmak zorunda kalmıştım. Sedat bey bu durumu “Tüh bak çifte kumrular ayrı düştüler. Ama zaten saatlerdir kamarada birliktelerdi. Hem azıcık birbirlerini özlemiş olurlar” diyerek espriye vurdu. Bu arada Eda’nın da oldukça seksi giyindiği kimsenin gözünden kaçmamıştı. Sadece kot şort ve büstiyer ile seks abidesi gibi duruyordu. Altındaki neredeyse külot kadar kot şortu güzel kalçalarını ortaya çıkarmış, karıma nazaran biraz daha irice olan göğüslerini de bir büstiyer ile kapatmasına rağmen onun da fındık gibi irileşmiş uçları büstiyerini delmek istiyor izlenimi veriyordu. Yemek faslı böylelikle başladı. Mangalda pişen balık eşliğinde şarap ve rakı Sedat beyin sulu esprileri fıkralarıyla su gibi aktı.
Kafalar iyice güzelleşti. Samimiyet gittikçe arttı. Sedat bey ile karım yan yana oldukları için her espride kahkahalar eşliğinde el şakaları gırla gidiyordu. Vedat bey ile Eda’nın da samimiyeti onlardan daha az değildi. Masanın diğer tarafında yalnız kalmış, sanki bu iki çiftin arasında kalmış bir yabancı gibi hissediyordum. O sırada ateşli ateşli bir şeyler anlatan Sedat beyin eli masadaki boşalmış olan şarap şişesine çarptı. Devrilen şarap şişesi bir tur döndükten sonra ucu karıma doğru dönünce Sedat bey diyerek elini şişeye uzattı ve sevinçle haykırdı;
- Aklıma harika bir fikir geldi! Şişe çevirmece oynayacağız! Doğruluk mu? Cesaret mi? Ne diyorsunuz gençler?
Masadakiler en başta karım olmak üzere Sedat beyin bu teklifini alkışlayarak “Harika!” “Mükemmel bir fikir” diyerek onun gibi sevinçle kabul ettiler. Mecburen ben de kabul etmiş oldum. Kaptan yardımcısı İbo ile birlikte masayı hemen toparladılar. Şarap şişesi biraz büyük gibi durunca Sedat bey boş olan bir soda şişesini eline aldı. “Fikir benden çıktığı için şişeyi de ilk ben çevireceğim” diyerek şişeyi çevirdi.
Şişe biraz döndükten sonra yavaşladı ve Eda’yı göstererek durdu. Hepimiz alkışlarken Sedat bey sorusunu Eda’ya yöneltti;
- Doğruluk mu? Cesaret mi?
Eda biraz düşünüp “Cesaret” diye cevap verdi.
Oyun kuralları gereği cesaret dediğinizde cesurca bir şey yapmanız gerekiyordu. Sedat beyin ona ne yaptıracağı hepimiz için merak konusuydu. Sedat bey bizi fazla bekletmedi. Ama istediği şey başta karım olmak üzere hepimizi şoke etmişti.
- Hemen kalk ve Kübra hanıma ateşli bir Fransız öpücüğü ver bakalım.
Karım bunu duyunca çok şaşırdı. Gay ilişkileri çekici ya da normal karşılayan karım nedense lezbiyen ilişkilerden hoşlanmıyordu. Film izlerken bile bu tür sahneler geldiğinde mide bulandırıcı buluyordu. Ben karımın Sedat beyin bu talebine tepki göstereceğini düşünürken o oturduğu yerden ayağa kalkarak tıpkı onun gibi hiç itiraz etmeden şaşırmadan kalkıp kendisine doğru yönelen Eda’ya doğru döndü. İki seksi kadın birbirilerine sokuldular. Dudakları birbirlerine yaklaştı sonra birden dudakları kenetlendi. Öpüşmeye başladılar.
Eda dilini kullanarak sanki bir erkek gibi karımı öpmeye başladı. Aslında öpmüyor sanki karımı yiyor gibi görünüyordu. Elleri de boş durmuyor karıma sarılmış onu okşuyordu. Karım ona karşılık vermeye başlamıştı. O da Eda’yı okşuyor elleri külot gibi kot şortunun üzerinden kalçalarını okşuyordu. Sonra Eda da aynı şekilde karıma karşılık vermeye başladığında bu öpüşme sahnesi masadakiler için gerçek bir görsel şölene dönüşmeye başladı.
Eda karımın arkasını bize doğru döndürerek götünün hemen altında biten minicik bol eteğini kaldırdı. Karımın götünü okşamaya avuçlamaya hatta ayırıp karımın deliğini bize göstermeye çalışır gibi aralamaya başladı. Sonra elinin bir tanesini dudaklarını karımınkilerden ayırıp sanki bir sik yalıyormuş gibi kendi ağzına sokup güzelce yaladı ve hiç vakit kaybetmeden ıslak parmağını karımın bize sergilediği çıplak kalçalarına götürdü. Bir taraftan karımı iştahla öpmeye devam ederken ıslattığı parmağını karımın göt deliğine bir anda sokuverdi. Karım “Ay!” diye bir çığlık atsa da dudakları Eda’nın dudakları tarafından hapsedildiği için boğuk bir inilti şeklinde duyuldu.
Masada oturan biz üç erkek, kenarda duran kaptan ve yardımcısı bu iki kadının yiyişmesini heyacanla izliyorduk. Benim dışımdaki diğer 4 erkeğin de izlerken sikleriyle oynadıklarını gördüm. Benim pipim de taş gibi olmuş karımı ilk defa bu şekilde izliyordum. Karım kendini aniden Eda’nın ellerinden kurtardı. “Sanırım bu kadar yeterli” diyerek Sedat beyin yanındaki yerine geri döndü. Eda da yerine oturduğunda Sedat bey “Harikaydınız hanımlar” diyerek alkışlamaya başladı. Hepimiz kaptan ve yardımcısı da dahil onun alkışlarına katıldık. Şişeyi çevirme sırası şimdi karımdaydı. Şişe bu kez bana döndüğünde ben de nedendir bilmem “Cesaret” demiştim. Karım hemen;
- O zaman sen de Eda’ya ateşli bir öpücük ver bakalım!
Karımın böyle bir şey isteyeceğini rüyamda görsem inanmazdım. Ama içten içe mutlu olmadım desem yalan olurdu. Sevincimi yüzüme yansıtmamaya çalıştım. Karım neden böyle bir şey istemişti? Eda’nın kendisini bir erkek gibi öpmesinin rövanşını mı istiyordu? Vedat bey nişanlısını öpmeme izin verecek miydi? Peki Eda ne diyecekti? Saniyeler içinde aklımdan bunlar geçiyordu.
Vedat bey karımın bu isteği karşısında homurdanmaya başlamıştı ki Eda tüm seksiliğiyle ayağa kalktı bana doğru geldi. Ben de hemen ayağa kalkıp ona yaklaştım. Başını ellerimin arasına alıp dudaklarına yapıştım. Ağzından içtiği şarabın tadını alabiliyordum. Dudaklarının tadı çileğe benziyordu. O da bana karşılık veriyor ellerini vücudumda gezdiriyordu. Tıpkı karıma yaptığı gibi şortumun üstünden kalçalarımı ellemeye sıkmaya başladığında ben de aynısını ona yapmaya başladım. Külot gibi kıçının arasına girmiş el kadar minicik kot şortunun üzerinden Eda’nın kalçalarını okşamaya sıkmaya başladım. O anda Vedat bey “Tamam bu kadar yeterli!” diyerek sinirlenmiş bir şekilde masadan kalkıp Eda’yı kolundan tutup çekerek bizi ayırdı. Tekrar masaya oturduk. Karım Vedat beyin bu hareketine tepki göstererek
“Ama oyun bozanlık yapıyorsunuz. Öyle değil mi Sedat bey?” dedi. Sedat bey de karımı onaylayarak oynamak istemiyorlarsa masadan kalkabileceklerini söyledi. Vedat bey bu tepkiye biraz bozulsa da Eda’nın devam etme ısrarı üzerine kıskandığı kendini tutamadığını oynamaya devam edeceklerini söyledi.
Benden de böyle davrandığı için özür diledi.
Sedat bey hepimize dönerek;
- Şunun şurasında biraz eğleniyoruz. Bu akşam ne olursa olsun burada kalacağından herkes emin olsun. Gereksiz tepkiler gösterecek kimse varsa lütfen şimdi oyundan çıksın. Eğer oynamayı kabul ettiyseniz oyun esnasında hiç bir tatsızlık istemiyorum anlaşıldı mı? Bir de şöyle bir değişiklik yapalım. Doğruluk mu cesaret mi diye sormayı kaldıralım. Şişenin ucu kime dönerse dönsün çeviren kişinin istediğini yerine getirsin. İster soru sorsun ister bir şey yapmasını istesin. Tamam mı?
Sedat beyin otoriter sesi karşısında kardeşi Vedat bey dahil kimse itiraz etmeye cesaret edemedi. Hepimiz onu onayladık. Oyunu oynamaya devam edecektik ama oyunun gittikçe sertleşeceği karşılıklı rövanşa dönüşeceği kesindi. Şişeyi çevirme sırası az önce nişanlısını şehvetle öpüp ayakta yiyiştiğim Vedat beye gelmişti. Şişenin bana ya da karıma dönmemesi için içimden dua ediyordum. Çünkü nişanlısını öpmemin intikamını alacağından emindim.
Bu oyun hepimizin sınırlarını zorlayacaktı bu çok belli oluyordu. Ben ve karım için herhangi bir sınır zaten kalmamıştı. Teknedeki ilk günümüzde karım her yerini hepimize teşhir etmiş, Sedat bey tarafından kremleme ve oynarken para takma bahanesiyle gözümün önünde amı götü her yeri ellenmiş, çırılçıplak denize girmiş, akşamüstü de Sedat bey tarafından hemen yan kamaramızda bana duyura duyura vahşice sikilmişti. Bizim açımızdan kaybedecek bir şey yoktu. Ya da ben öyle sanıyordum. Şişenin karıma ya da bana dönmemesi için içimden dua etsem de garip bir şekilde bize neler yaptırabileceklerini merak ediyor, içimdeki şehvet duygusunun önüne geçemiyordum. Ben bunları düşünürken Vedat bey şişeyi çevirdi. Şişe döndü döndü ve Sedat beyi göstererek durdu. Vedat bey bu anı bekliyormuş gibi hemen atıldı ve “Şimdi de sen Erkan’ın karısını öp bakalım” diyerek Sedat beyden karıma ateşli bir Fransız öpücüğü vermesini istedi. Karımla Sedat bey bir an tepkimi ölçmek için bana baktılar. Ne diyebilirdim ki? Daha az önce hepimiz söz vermiştik. Hiç itiraz edemedim. Aksine başımla bu isteği onayladım.
Karımla Sedat bey ayağa kalktılar. Az önce karımı bir erkek gibi öpen Eda’nın yerini şimdi gerçek bir erkek almıştı. Sedat bey iri yarı oldukça fit sportmen bir adamdı. Hepimiz üzerindeki otoritesinin önemli bir kısmı da sanırım bu yüzdendi. Karım Sedat beyin yanında küçücük kalıyordu. Bu iri yarı adam benim küçücük karımı bir kaç saat önce yan kamaramızda vahşice sikmişti. Şimdi ilk defa benim gözümün önünde yiyişeceklerdi. Karımla ilişkileri bir buçuk senedir sürse de ben gözlerimle buna hiç şahit olmamıştım. Az önce Eda ile öpüşürken taş gibi olan pipim yaşanan ufak gerginlik esnasında sönmüştü. Ama şimdi tekrar canlanmış taş gibi olmuş zonkluyordu. Heyecandan kalbim neredeyse duracaktı.
Karımla Sedat bey ayakta öpüşmeye başladılar. Sedat bey de tıpkı Eda gibi karımı öpmüyor resmen yiyordu. Elleri de boş durmuyor karımın eteğinin altından çıplak kalçalarını okşuyordu. Bir eli amında geziniyor bir eli ile götünü okşuyor bunu da bize izlettirmek için özel çaba gösteriyordu. Amında gezen elinin parmaklarını karımın sırılsıklam olmuş amından içeri sokunca karım “Ohhh” diye inledi.
İlk defa gözümün önünde karım bir başka adamla öpüşüyor adam onun amını parmaklıyor karımla ayakta sevişiyordu. Neredeyse şortuma boşalmak üzereydim. Rakımdan yudumlamak istediğimde kadehimin boş olduğunu farkettim. Kaptan hemen masaya yanaşıp rakımı tazelerken kulağıma doğru eğilip Sedat beyin karımı ayakta götürdüğünü fısıldadı. Gerçekten Sedat bey bizleri unutmuş gibi parmaklarıyla resmen siktiği karımı neredeyse oracıkta gerçekten sikmeye başlayacaktı. Bu arada parmakları karımı iyice kendinden geçirmeye başlamış inlemeleri demirlediğimiz koyda yankılanır olmuştu. O esnada Vedat bey ile Eda’nın da oturdukları yerde sarmaş dolaş olup öpüşmeye başladılar. Eda elini Vedat beyin şortundan içeri sokmuştu. Aynı manzara ayakta yiyişen karımla Sedat beyde de vardı. Karımın elleri de Sedat beyin şortunun içindeydi. Vedat bey “Ben daha fazla dayanamıyorum” diyerek Eda’yı kaldırdı. Koluna girdiği gibi içeri kamaraya doğru gittiler. Kaptanla birlikte Eda’nın orospu gibi kalçalarını sallayarak sikilmeye gidişine baktık. Onlar kalkınca da tekrar karımla Sedat beye odaklandık.
Sedat bey bir eli amında gidip gelirken karımın dudaklarını bırakmış karımın askıları olmayan elbisesinden göğsünün birini çıkarmış ağzına almış deli gibi öpüyor emiyordu. Karımın göğüslerinden ne kadar tahrik olduğunu bildiğim için yavaş yavaş boşalmaya yaklaştığını anlayabiliyordum. Bu ateşli öpüşme yerini sevişmeye bırakmıştı. Artık taş gibi olan pipime hakim olamıyordum. Elimi pipime atar atmaz şortuma boşalmaya başladım. Her zaman azıcık gelen sıvılarım bu kez önümü batırmıştı. Yerimden kalktım karımla Sedat beyi ayakta sevişir halde kaptanla İbo’yu da onları izleyip sikleriyle oynarken bırakıp hemen kamaramıza koştum. Şortumu aceleyle çıkarıp duşa girip belden aşağımı yıkayıp diğer şortumu giyecektim. Yukarıda olan hiç bir şeyi kaçırmak istemiyordum. Aceleyle duşa girdim sıvılarımla batmış pipimi kasıklarımı ve götümü de güzelce yıkadım. Ardından şortumu değiştirip güverteye koştum. Güverteye geri geldiğimde şok geçirdim. Kamarada o kadar oyalanmamış olmama rağmen manzaraya inanamadım. Güvertede karımdan, Sedat beyden ve kaptanla yardımcısı İbo’dan eser yoktu.
Taş çatlasa 10 dakikadır yoktum ve bir anda herkes sanki bunu bekliyorlarmış gibi ortadan kaybolmuştu. Telaşla güvertede arandım. Ön tarafta da kimsecikler yoktu. Tam içeri girerken koridorun sonunda kaptanı sondaki kamaraya girdiğini gördüm. Hemen koşup tam kapıyı kapatırken ona yetiştim. Kapıyı kapatmaması için elimi kapıya uzattım. Nefes nefese herkesin nereye kaybolduğunu sordum. Kaptan bir eliyle benim ağzımı kapattı diğer elini dudaklarına götürüp “Sus” işareti yaptı. Fısıldayarak sessiz olursam bana yerlerini göstereceğini söyledi. Tamam anlamında başımı salladım. Kaptan beni içeri aldı.
Burası kaptanla İbo’nun kaldığı kamaraydı. Tıpkı bizim kamaramız gibi onun kamarası da Sedat beyin kamarasına komşuydu. Sedat bey en büyük kamarada kalıyor, kaptanın ve bizim karımla kaldığımız kamaranın ortasında yer alıyordu. Kaptanın kamarası ile Sedat beyin kamarasını bizimki gibi ince bir duvar yerine boydan boya bir cam bölme ayırıyordu. Cam bölmenin hemen önünde geniş bir yatak, onun yanında da tek kişilik küçük bir yatak yer alıyordu. Cam bölmeden görünen manzarayı ise hayatım boyunca unutmam imkansızdı.
Karşımdaki manzaranın gerçekliğine bir an için inanmak zor geldi. Zira karım yüzü bize doğru dönük, elbisesi belinde toplanmış, göğüsleri ve götü açıkta kalmış bir şekilde Sedat beyin önünde domalmış, Sedat bey de önünde domalmış haldeki karımı sert bir şekilde sikiyordu. Ama asıl ilginç olan şey ise Vedat bey ve Eda da yatağın üstündeydiler. Sırt üstü yatan Vedat beyin benimkine oranla hayli büyük gözüken siki karım ve Eda’nın dudakları arasındaki. Eda ve karım Vedat beyin sikini yalamak için yarışıyor gibiydiler. Koca sik bir Eda’nın bir karımın ağzında kayboluyordu. Karım Sedat beyin sikini içine alırken kardeşi Vedat beyin sikini de yemek için adeta Eda’yla kapışıyordu. Kalbim heyecandan duracak gibiydi. Gözlerimi camdan ayırmayarak geniş yatağa oturdum. Sanki dev bir ekrandan karımın başrol oyuncusu olduğu bir porno film izliyorduk. O an yan yatakta oturan İbo’nun sikini dışarı çıkardığını karşısında çılgınlar gibi sevişenleri izleyerek sikini sıvaladığını gördüm. Siki oldukça kara, biraz uzunca tıpkı bir zenci yarağına benziyordu. İbo’nun sikine biraz uzunca baktığımı gören kaptanın “Biraz da buna bak canım” dediğini duydum.
Başımı çevirdiğimde kaptanın sikiyle burun buruna geldim. Olanlara inanamıyordum karım tam karşımda gözlerimin önünde biri arkasında bir ağzında olmak üzere iki adam tarafından sikiliyor, ben de iki tane kalkmış kocaman yarakla karşılarındaki odada oturmuş televizyonda porno film izler gibi onları seyrediyordum. Burnumun dibinde neredeyse dudaklarıma değmek üzere olan kaptanın sikini görünce bir an üniversite yıllarım aklıma geldi. Eskişehir’de okurken ev arkadaşım Erdal’ı hatırladım. Biseksüelliğimi ilk o zaman keşfetmiştim. Ya da Erdal tarafından bu hislerim ortaya çıkarılmıştı. Ev arkadaşlığımızın ilk yılında evde porno izlerken 31 çeken Erdal da onun sikine uzunca baktığımı görmüş ve Pandora’nın kutusu ilk o zaman açılmıştı. Erdal bana o gün hayatımın ilklerini yaşatmıştı. İlk defa bir erkeğin sikini ağzıma almış onu boşaltmış, ilk defa bir erkeğe kendimi teslim etmiş bir anlamda bekaretimi vermiştim. Sonraki 4 yıl boyunca Erdal’la yapmadığımız şey kalmamıştı. Erdal beni evde kadın gibi giydiriyor bana karısı ya da sevgilisi gibi davranıyor, gece de koynuna alıp sabaha kadar beni kadın gibi inletiyordu.
Ben üniversite yıllarımı Erdal’ın kadınlığını yapmakla geçirirken ne tesadüftür ki o zaman varlığından bile habersiz olduğum sevgili karım da tıpkı benim gibi üniversitedeki ev arkadaşı Sinan’la aynı şeyleri yaşıyormuş. Bunca yıl sonra şimdi karım tam karşımda iki adam tarafından beceriliyor ben de camın diğer tarafında başka iki adam tarafından becerilmek üzereydim. Birden camın diğer tarafında neredeyse tecavüze uğruyormuş gibi sikilen karımla göz göze geldik. O an paniğe kapıldım ayakta koca sikini yüzüme dayamış kaptana baktım. Kaptan paniğimi anlamış olacak ki sikini sıvazlamaya devam ederek merak etmememi, camın diğer tarafının ayna olduğunu, o taraftan bizi göremeyeceklerini söyledi. İçim o an biraz rahatlamıştı. Bunu gören kaptan sikini dudaklarıma doğru yaklaştırdı. Dudaklarım kendiliğinden aralandı kaptanın koca sikinin başı yavaşça ağzımın içine doğru kaydı. Dilimin üstünden kayarak boğazıma kadar dayandı, sonra geri çekildi, sonra tekrar girdi ve kaptan yavaş ve nazikçe karısı karşı odada iki adam tarafından çığlık çığlığa sikilen bu pasif kocanın ağzını sikmeye başladı.
Sanki hayal aleminde gibiydim. Alkolün de etkisiyle içinde bulunduğum durumun gerçekliğine inanmakta zorluk çekiyordum. Hem camdaki karımın başrol oynadığı canlı pornoyu izliyor hem de benimle aynı şeyi izleyen bir adamın sikini yalıyordum. Sonra İbo da yerinden kalkıp zenci yarağını andıran sikini bana doğru uzattı. Onunkini de elime alıp sıvazlamaya başladım. Kaptanın sikini ağzımdan çıkarıp İbo’nun sikini yalamaya başladım. İki elimdeki bu iki koca yarağı memnun etmek için daha önce Erdal’la kazandığım tüm hünerlerimi sergilemeye başladım. İştahla bu iki sike saldırdığımı gören kaptan;
- Ohhh ilk geldiğinde senin de karın gibi bir orospu olduğunu anlamıştım. Yala şimdi sikimi seni tüysüz karı kılıklı ibne! Bak Sedat bey karını nasıl sikiyor görüyor musun? Gerçek bir erkek nasıl olurmuş izle de gör! Orospu karın yarağın tadını aldı artık sen ona yetemezsin! Ben sana demiştim bu karıya sahip çıkmak senin gibi pasif bir koca için çok zor diye! Böyle karıları hep böyle elin adamları siker bu böyledir anladın mı ibne?
Bir taraftan sikini artık daha sert bir şekilde ağzıma kökleyen kaptanın bu sözlerine başımı anladığımı belirtecek şekilde sallayarak cevap verdim. Kaptan cevabımı yeterli bulmamış olacak ki sikini ağzımdan çıkarıp yanağıma sert bir tokat attı ve tekrar sordu;
- Duyamadım seni ibne!
- Anladım....
- Neyi anladın amına koyduğumun ibnesi?
- Benim gib karı kılıklı ibnelerin karılarını her zaman başka adamlar siker....
Kaptan bu cevabımı beğendi koca sikini tekrar ağzıma soktu ağzımı sikmeye devam etti.
Bu arada karşı tarafta Sedat bey ayakları bize doğru gelir şekilde yatağa sırtüstü yatmış karım da üstüne çıkmış onun o haşmetli yarağını amında kaybediyordu. Vedat bey de nişanlısı Eda’yı başı karımla Sedat beye dönük şekilde domaltmış ayakta sikmeye devam ediyor Eda’nın elleri de yarağın üstünde zıplayan karımın götünü okşuyor arka deliğine parmağını sokmaya çalışıyordu.
O ana kadar pek sesi çıkmayan kaptanla birlikte sırayla bana sikini yalatan İbo;
- Ohhh Uğur abi bizim patronlar sekreterleri fena sikiyorlar dağıtıyorlar valla.
İbo’nun bu son söyledikleri o ana kadar hiç düşünmemiş olduğum bir şeyi aklıma getirdi. O an ağzımda olan ibo’nun sikini ağzımdan çıkarıp kaptana sordum;
- Sekreterler mi? Eda Vedat beyin nişanlısı değil miydi?
- Ne nişanlısı yavrum? Nişanlısı olsa abisinin yanında sikişir mi? Herkesi kendin gibi godoş mu sandın? Eda orospusu da Vedat beyin sekreteri. Senin karın gibi o da evli. Onun da senin gibi pasif yavşak bir kocası var. Hatta senden bile beterdir eminim. Baksana sen yine karınla birlikte geldin. O ibne evde kalıp karısını tek başına gönderdi bu tatile. Daha doğrusu sikilmeye hahaha! Belki de böylesi daha iyi oluyordur. Göz görmeyince gönül katlanıyordur. Ne dersin hahahaha!
Bir şey dememi beklemeden sikini tekrar ağzıma soktu. Bu iki koca yarağa sakso çekmekten artık dudaklarım yavaş yavaş uyuşmaya başlamıştı. Uğur kaptanın dediğini düşündüm. Ona hak verdim. En azından Eda’nın kocası benim durumumda değildi. Karısı gözünün önünde sikilirken iki koca sike muamele çekmek zorunda kalmamıştı.
Aklımdan bunlar geçerken bir yandan da karımla Eda’nın sikilişlerini adeta dev ekrandan canlı olarak izleyen Uğur kaptanla yardımcısı İbo’ya hünerlerimi sergiliyordum. Sırayla ağzımdaki yerlerini alıyorlar, başımı tutup sertçe ağzımı sikmeye devam ediyorlardı. Ben de zor da olsa karşı kamaradan cama yansıyanları kaçırmamaya çalışıyordum. Bu iki erkek tarafından ucuz bir fahişe gibi kullanılırken resmen içimde alevlenen pasifliğimin esiri olmuştum. Patronun teknesinde karımla ikimiz birer fahişeye dönüştürülmüştük. Terlemeye başlamıştım. Bunu gören kaptan tişörtümü çıkardı. İbo da oturduğum yatakta beni geriye doğru itti. Dengem bozulunca bacaklarım havaya kalktı. Hemen kalçama uzanarak yeni değiştirdiğim şortumu çekip çıkardı. Bir andan bu iki koca yaraklı erkeğin karşısında çırılçıplak kalmıştım. Karımın ısrarı sonucu yaptırdığım lazer seansları yüzünden kız gibi parlak ve tüysüz vücuduma bir an şaşkınlıkla baktılar. Sonra beni ellemeye başladılar. İçimde alevlenen ve beni esir alan pasifliğim yüzünden ufalmış, kabuğuna çekilip minicik pipimi, beni yan döndürerek kalçalarımı incelediler.
Sırtüstü yatakta iki erkek tarafından elleniyor okşanıyor adeta keşfediliyordum. Kaptan pipimi ucundan tuttu ve sıkarak;
- Bu küçük şeyi saymazsak karı gibisin amına koyayım. İşte bu yüzden karını şu an onlar sikiyor! Orospu karından bile güzel götün var amına koyduğumun karı kılıklı ibnesi!
O an aklına bişey gelmiş gibi “Hemen geliyorum bekle” diyerek yarım indirdiği şortunu çekip beni İbo’yla baş başa bırakıp hızla kamaradan çıktı. Nereye gittiğini az sonra öğrenecektim. Kaptan çıkınca yatağa dizlerinin üstünde çıkarak zenci sikine benzeyen koca sikini tekrar ağzıma uzattı. Bir taraftan kalçalarımı okşamaya devam ediyordu. Karşı odadan inlemeyle karışık bir “Ayyy” diye bir ses geldi. İbo; “ Bu seninkinin sesi manzaraya bak amına koyayım ohhh!” deyince ağzımdakini çıkarmadan başımı kaldırıp cama baktım. Sedat bey sırtüstü yatıyor, karım üstünde onu amına konuk ederken bir yandan Eda’yla öpüşüyor, Vedat bey de götü cama doğru dönük olan karımın arka kapısını zorluyordu. Koca sikinin karımın götüne girişini çok net bir şekilde görmüştüm.
Karımın çığlık atma sebebi buydu. Karımı hemen karşımda iki azman erkek tost yapıyorlar ben de ağzımda koca bir yarakla bir yatakta çırılçıplak bunu izliyordum. Kamaramızın kapısı tekrar açıldığında kaptanı elinde karımın pareosu ve bikini üstüyle birlikte gördüm. Yatağa geldi beni ayağa kaldırdı arkamı döndürdü karımın minik bikini üstünü bana giydirdi. Sonra karımın şeffaf pareosunu kalçalarıma tıpkı Sedat beyin güvertede yaptığı gibi dolayıp yan taraftan bağladı. Bir adım geri çekildi kendi etrafımda dönmemi istedi. Dediğini işveli bir kız gibi yaptım. Kaptan;
- İşte şimdi karın gibi bir orospuya dönüştün. Şimdi tam bir karı oldun götünü siktiğimin ibnesi!
Bunu söyledikten sonra yanıma geldi elimden tuttu yatağa çıkartıp kenara doğru beni domalttı. Biraz önce şortumu değiştirirken güzelce yıkadığım götümü yalamaya başladı. Bir eliyle korku ve heyecandan minicik pipimi ve taşaklarımı okşuyordu. Nihayet beni sikeceklerdi. Kaptan hem dili hem de parmaklarıyla götümü sikişe hazırlarken İbo’nun tekrar sikini tekrar ağzımda buldum.
Karımın pareosu ve bikini üstüyle yatağın üstünde domalmış İbo’ya sakso çekerken kaptanın götümü yalamayı bırakıp bir an önce beni sikmeye başlamasını bekliyordum. Kaptan daha fazla beni bekletmedi. Parmaklarıyla alıştırdığı götüme bu kez koca yarağını sokmaya başlamıştı. Başı içime girdiğinde birden sonuna kadar kökledi. Canım yanmış ağzımda İbo’nun siki tıpkı az önce karımın attığı gibi bir çığlık atmıştım. Kaptan kalçalarımı tokatlayarak içimde gidip gelmeye başladı. Bir taraftan da “Bağırma orospu sesimiz onlara gidecek! Sonra sikildiğini herkes öğrenecek ibne!” Diyerek beni susturdu. İnanılmaz anlar yaşıyordum. Karım karşı kamarada iki azman erkek tarafından iki deliğinden birden sikiliyor ben de camın bu tarafında aynı şekilde iki erkek tarafından kıyasıya beceriliyordum. İçimdeki kadın uyanmış, kendimi eşimden farklı görmüyor yataktaki bu iki azgın erkeği memnun etmek için tüm orospuluğumu sergiliyordum. Kaptanın siki içimde bir yerlere dokundukça, beynim uyuşmaya, korkunç bir zevk almaya, küçülmüş pipimden sıvılarım fışkırmaya, ağzımda İbo’nun sikiyle inleyerek boşalmaya başladım.
Sikilirken pipime elimi bile sürmeden boşaldığımı gören kaptan “Vay orospu nasıl boşaldın öyle? diyerek arkamda gittikçe hızını artırdı. Biri ağzımda biri götümde iki koca yarak arasında gidip geliyordum. Çok geçmeden İbo da ağzımda kasılmaya başladı. “Ohhh boşalıyorummm kızzzz! diyerek boşalmaya başladı. İlk damlalar yoğun bir şekilde ağzıma oradan da boğazıma doğru akarken siki birden ağzımdan çıktı. Yüzüme doğru fışkırmaya devam etti. Yüzüm gözüm her yerim İbo’nun bir zencininkine benzeyen sikinden fışkıranlarla kaplandı. Aynı anda Uğur kaptan da arkamda iyice hızlanıp böğürerek boşalmaya başladı. Kasıklarını kalçalarıma daha sert vurarak köklerken yine beynim karıncalanmaya başladı. Aldığım zevkin etkisiyle bir kaç dakika önce boşalmış olmama rağmen elimi bile sürmeden pipimden boşalmaya başladım. Deliğim kasıldıkça arkamdaki siki kavrıyor sanki onu sağıyor gibi tüm sıvılarını emmeye çalışıyor gibiydim. Neredeyse üçümüz aynı anda boşalmıştık. Kaptan içimden çıktığında sanki büyük bir boşluk olmuş gibi hissettim. Deliğim hala kasılıyordu. Yatağa yüzüstü yığılıp kaldım.
Camda ise karımın başrol oynadığı canlı porno film devam ediyordu. Kendimi zevkin kollarına bıraktığım anlarda tost halinde sikilirken izlediğimiz karım şu an tıpkı benim olduğum pozisyondaki gibi yatak üstünde domalmış Eda ile üst üste durumda bu kez arkasındaki Vedat beye kendini veriyor, ağzında da Sedat beyin koca sikiyle iki adam arasında gidip geliyordu. Vedat bey sikini karımın amından çıkarıp karımın hemen altında hazır Eda’nın amına sokuyor biraz gidip geldikten sonra tekrar karımın amına sokarak sikmeye devam ediyordu. Bu sahne uzun sürmedi. Erkekler git gide hızlandılar. Önce karımın ağzını siken Sedat bey boşalmaya başladı. Sikini karımın ağzından çıkarıp Eda ile karımın yüzlerine boşalmaya başladı. İki kadının yüzüne fışkırma esnasında karımla Eda öpüşmeye başladılar. Sedat bey sikini ikisinin dudakları arasına sokarak bir kaç defa daha kasıldı. İki kadının yüzlerindeki menilerle öpüşmeye devam etmesi çok kışkırtıcıydı. Bu arada Vedat bey de böğürerek önünde domalan karımın amına boşalmaya başladı. Vedat bey de karımın derinliklerine döllerini yolladıktan sonra sikini karımın amından çıkardı.
Vedat bey Eda’nın amına da bir kaç kez girip çıktıktan sonra az önce Sedat beyin boşaldıktan sonra yaptığı gibi kendini yatağa bıraktı. Dört vücut sarmaş dolaş yatakta az önceki bol aksiyonlu sevişmenin verdiği yorgunlukla yatıyordu. Bu gerçekliğine inanmanın zor olduğu sahneler beni karımın pareosu ve bikini üstüyle az önce beni deli gibi sikerek kadınlaştırmış koca sikli iki erkekle birlikte gözlerimizin önünde yaşanıyordu.
O an bir an önce kamaramıza gidip normal hale gelmem gerektiğini düşünerek yataktan fırladım. Nedendir bilmem o an karımın beni bu halde görmesini istemedim. Kaptanla İbo’nun soran gözlerle bana bakışları arasında şortumu ve tişörtümü yerden aldım. Kaptan kolumdan tuttu;
- Nereye gidiyorsun yavrum böyle aceleyle? Daha yeni başlamıştık oysa sabaha kadar yolu var yavrum benim. Daha tam tadını alamadık bunun!
Diyerek az önce siktiği götümü avuçladı. Ben de benim de canımın çok istediğini ama karımın bunu bilmesini istemediğimi bunun için hemen kamaraya gidip normal hale gelmek istediğimi kaptana söyledim.
Kaptan;
- Merak etme karın olacak orospu da kesin bu gece sabaha kadar o yatakta sikilecek bundan eminim. İstersen bekle de gör.
Ben;
- Yok bence uyuyup uyumadığımı öğrenmek için kesin beni kontrole gelir. Lütfen bırak gideyim. Eğer gelir ve beni uyurken görüp tekrar onların yanına dönerse ben de sizin geri geleceğim söz veriyorum. dedim.
Kaptan;
- Ama bak söz verdin tamam mı? Sonradan caymak yok ona göre! Yoksa gelir seni sizin kamaranızda sikerim!
Kaptanın bu tehditine “Tamam söz geleceğim”
diyerek kıçımda karımın pareosu ve bikini üstüyle kamaramıza kaçtım. İçimden kaptanın sıvıları bacaklarıma doğru akıyordu. Hemen soyunup çıkardıklarımı eskiden olduğu yere karımın valizinin üstüne bırakıp duşa girdim. Kendimi aceleyle temizleyip çıktım. Şortumu giyip yatağa uzandım. İki dakika geçmeden kamaramızın kapısı açıldı az önce camda sikildiğini izlediğim karım beyaz elbisesiyle yanıma geldi.
Ben sanki uyumuş kalmışım da sanki o gelince uyanmışım gibi yapıp gerinerek yatakta doğruldum. Karım;
- Uykucu kocam benim. Oyunun ortasında beni bırakıp neden kaçtın bakalım? Sedat beyle öpüşmem seni rahatsız etti değil mi? Ben sana söylemiştim benim sana anlatmam ya da sadece dinlemen başka, gözlerinle beni başka erkeğin kollarında görmen başka. Öpüşmeme bile izlemeye dayanamadın. Bir de sevişsek ne yapardın bilmiyorum!
Ne diyeceğimi bilemedim. Az önce kaptanın kamarasında onu iki erkeğin siktiğini sonuna kadar izlediğimi, izlerken de benim de onun kıyafetleriyle iki erkek tarafından kıyasıya sikilerek kadın gibi inletildiğimi karıma söyleyemedim. Bunun yerine karıma haklı olduğunu dayanmamın bu kadar zor olacağını bilemediğimi, ayrıca alkolden başım döndüğü için azıcık uzanmak istediğimi ama uyuya kaldığımı söyleyerek ondan özür diledim. Karım da bana ben odaya gidince zaten oyunu sonlandırdıklarını, sohbet etmeye devam ettiklerini, hiç bir şey kaçırmadığımı merak etmemi söyledi.
Sonra da kendisinin hiç uykusunun olmadığını, müsade edersem güverteye çıkıp sohbete devam etmek istediğini, yoksa çok ayıp olacağını söyledi ve “Sen uyumaya devam et kocacığım. Beni merak etme. Biz sanırım yukarda sohbet ederek sabahı getireceğiz. Sen de uyanırsan tekrar yanımıza gelirsin” diyerek kıçında giydiği beyaz elbisesiyle kamaramızdan çıktı. Beni kandırdığını sanarak Sedat beyin kamarasına sikilmeye gidiyordu.
O çıkarken ben de çok uykumun olduğunu, rakının beni çarptığını, ayılmamın zor olduğunu, sabaha kadar kalkamayacağımı, keyfine bakmasını, diğerlerinden benim adıma özür dilemesini istediğimi söyledim. Karı koca birbirimize nasıl bu kadar rahat yalan söylediğimize hayret ettim. Karım odadan çıkar çıkmaz yataktan fırladım. Karımın valizinden beyaz önü şeffaf tangasını, neredeyse bir karış ekoseli liseli gibi gösteren mini eteğini ve az önce çıkardığım bikini üstünü giyerek genç bir kız gibi kırıtarak tıpkı karım gibi sikilmek için kaptanın kamarasının yolunu tuttum. İşte dostlar karımla patronunun teknesinde geçirdiğimiz 9 günün neredeyse her günü işte böyle geçti.
MİNİBÜSTEKİ AZGIN DULU EVİNDE SİKTİM
Merhabalar ben Can. Antalya’da minibüsçüyüm. Minibüste dul bir bayanla tanıştım, daha sonra gürüşmek üzere telefon numarasını aldım. Gideceği durağa gelince minibüsten indi, inerken kendisini yarın arayacağımı söyledim, “Okey!” dedi. Ertesi gün aradım, buluşma yerini ayarladık. Gittiğimde beni bekliyordu. “Merhaba.” dedim ve tokalaşıp masaya oturdum. Heyecanım hafifleyince ben de bir neskafe söyledim. Biraz eften püften konuştuk. O’da, ben de heyecanlıydık, bunu hissediyordum. Konuşmayı uzun tutmak istemediğini söyledi ve kendisini nasıl bulduğumu sordu. “Güzelsiniz ve fiziğiniz düzgün.” dedim. “Teşekkür ederim.” dedi. Bu sefer ben O’na sordum, “Peki ya siz beni nasıl buluyorsunuz?” dedim. O’da, “Benim için uygun birisin.” dedi ve hemen uzatmadan asıl konuya girdi, “Bana gidelim, benim ev müsait!” dedi ve gittik.
Evine girer girmez, kapıyı kapatım, sırtını kapıya dayayıp dudaklarından uzunca öptüm, nefesini kesinceye kadar. “Acele etmeyelim, gece bizim!” dedi. Hiç tanımadığım dul bir kadınla beraber bir gece geçirecektim, çok güzel bir duyguydu. Önceden herşeyi ayarlamış, her yeri kapatmıştı. Doğru mutfağa geçip oturduk. Önceden yemekte hazırlamış, masayı donattı ve yemeğe başladık. Yemeği bitirdik ve üzerine tatlıda almış, afiyetle yedik. Hava soğuktu, oturma odasına geçtik, küçük bir odaydı, içeriside gayet sıcaktı. Sobanın başına oturdum, gelip önüme oturdu. Aynı bir çocuk gibi kucağıma sokulup sırtını yasladı. Bir süre sessiz kaldı, sonra birden başını çevirip dudaklarıma yapıştı. Dudakları etli ve dolgundu…
Ben de onun müthiş öpüşüne karşılık verdim ve öperek onu yavaşça yere doğru uzattım, dudaklarımı kesmeden. Elini boynuma attı. Ben de bir elimi başının altına koyup, diğer elimle de vücudundan tutup iyice öpüyordum. Öpüşmeyi gayet iyi beceriyor, dilini iyi kullanıyordu ve resmen nefesimi kesiyordu. Ben de ondan aşağı kalmayıp delice öpüyordum. Uzunca öpüştükten sonra birden dudaklarını çekip, “Ohhh, nefesim kesildi, özlemişim öpüşmeyi.” dedi. Dudağına bir buse kondurdum. Bu esnada tam sorma zamanıydı, “Sexte sınırın var mı?” dedim. “Şimdiye kadar olanlarda vardı, ama bu gece herşeyi sınırsız yaşamak istiyorum, kadınlığımı yaşamak istiyorum!” dedi. O an delirmiştim, onu amından, götünden sikecektim vede ağzına alacaktı, ohhh çok güzeldi. Hele götünü düşündükçe, hiç sikilmemiş bir yerden sikmek çok hoş bir duyguydu. “Herşey sınırsız olacak, gerekli önlemi aldım, korunuyorum!” dedi…
O uzanık durumda idi, yanına uzanıp, ayağımın birisini ayak aralarına sokup biraz üzerine doğru vücudumu verdim ve dudaklarına tekrar yumuldum. Muhteşemdi! Odanın içerisi yeterince sıcaktı ve benide bir hararet basmıştı. Öperken ellerimle kazağının altından elimi soktum ve tenine dokundum, ohh sıcacıktı. Dahada dudaklarına bastırıyordum. Dudaklarımı çekmeden elimle memesinin birisini elime aldım, yaşına göre iyiydi, dik sayılacak derecede. Ve O’da benim kazağımın içine elini soktu ve benim tenime dokunuyordu. Dudağından dudağımı çekip kazağını çıkartmak istedim, ama o doğrulmak istedi. Doğruldu, daha rahat çıkarttım. O’da benim kazağımı çıkarttı. Beni öptü ve kulağıma doğru eğilip, “Bir an evvel sik beni!” dedi…
O an tamamen delirmiştim. Hemen onun pantolonunu çıkartmaya başladım, O’da benim pantolonu çıkarttı. Ben onun sütyenini de çıkarmıştım, külotlarımızla kaldık. Külotlarımızı çıkartmadan dudaklarından bir daha öpmeye başladım, öperek tekrar yere uzattım ve tenimi üzerine verdim. Sikim tam amının üzerine geliyordu. Dudaklarını öpüyordum, öperek göğüslerine indim. Dilimle ucuna dokunup ağzımın içine alıyordum ve bir güzel emiyordum onları, elimle de sıkıyordum. Daha aşağılara kayıp göbeğini, sonra bacaklarını öptüm ve amının üzerine doğru gelip kenarlarından öptüm. Amı avucumu dolduracak kadar şişkindi, ohh muhteşemdi. Külotunu çekip ayaklarından çıkarttım, sonra kendi külotumu da çıkarttım…
Bu sefer bir hamle ile o benim üzerime doğru çıktı ve aynı şekilde o beni öpüyordu. Ağzını sikime getirdiği anda durdu, ben de elimle başını tutup, “Senindir, öp onu!” dedim. Daha önce hiç yapmadığı belli oluyordu, başından öptü, kenarlarını öptü ve sonra başını ağzına aldı. O anda sikim kaskatı olmuştu. Biraz daha ağzının içine aldı ve emiyordu, içim gitmeye başlamıştı. Başından tutup ben biraz daha bastırdım. Bir süre emdikten sonra, ben hemen boşalmak istemediğim için sikimi çıkarttım ağzından ve onun uzanmasını sağladım. Teni gayet güzel ve düzgündü, bu sefer ben amına doğru kayıp öpmeye başladım. Kenarından öptüm ve dilimi amının içine soktum, soktuğum anda hafifçe kalçasını oynattı. Amını iyice yalamaya ve emmeye başladım, kalça hareketleri hızlanmıştı. Onu bu şekilde boşaltmak istemiyordum, dilimi çekip üzerine uzandım…
Dudağından öptüm ve “Sikimi istiyor musun içinde?” dedim. “Lütfen çabuk ol, içimi doldur!” dedi. Ohhh, o uzanık durumda iken amının önüne yerleşip, sikimin başını iyice şişmiş amının dudakları arasına yerleştirdim ve öylece durdum. Sonra yavaşça ittim, bir kısmı girince, “Ohhhh!” diye hafifçe inledi. Sikimin başını içinde tutup iyice üzerine uzandım, tenimi tenine yapıştırdım. Sikimi halen tam sokmamıştım. Biraz daha ilerleyip sikimi hızlıca soktum amının içine! Sıcacıktı amı. “Ohhhhh!” deyivermişiz aynı anda. Kalçaları az biraz genişti, tamamen girmemişti, fazla sikişmediği için zorlanmıştım. Bir hamle daha yapıp tamamını içine soktum ve kasıklarımı kasıklarına yapıştırdım…
O anda beni bir sarışı vardı, “Oh, erkeğim sok, sok, amımı yırt, kadınını doyur!” dedi. Konuşmaları beni dahada delirtmişti ve kalçalarını da oynatmaya başlamıştı. İşte buydu, işini biliyor ve altımda deliriyordu, “Sik beni, sik! Hepsini sok erkeğim!” diyordu. Ben de iyice bastırınca büyük bir çığlık attı. Bana iyice sarılmış durumda iken gidip geliyordum. Bir süre sıcak amının içinde gidip gelmeye devam ettim. Artık iyice zevk almaya başlamıştı, ellerini yana bırakıp, halıyı tırmalıyordu. Ve bir süre sonra ilk orgazmını yaşadı. Ben ise halen sikmeye devam ediyordum. Bir süre bekledim içinde ve tekrar gidip gelmeye başladım. Bu sefer ben delice gidip geliyor artık boşalma anıma yaklaşıyordum ki, O’da tekrar hızlandırmıştı hareketlerini, belli ki ikinci orgazmını yaşayacaktı…
Biraz daha dayanıp gidip geliyordum. Tamamdı artık, boşalıyordu, hissediyordum! Aynı anda sertçe soktum amına, beni kendine çekti ve boşalma anında tırnaklarını sırtma geçirdi, ayaklarını kenetledi. Ohhh, buydu işte! Sıcacık amının içine akıyordum, hemde süper bir şekilde doldurdum içini. En zevk aldığım andı bu, bir kadının içine boşalmak, hele aynı anda olunca zevkine diyecek yotu. “Erkeğim!” deyip halen hızlı nefes alıp veriyordu. Döllerimi iyice içine akıtmıştım, onun döllerine karışmıştı. Sikimin tamamını köküne kadar amına dayamıştım, onun amı da sikimi iyice sarıyordu. İyice akıncaya kadar içinde bekledim ve üzerinde uzandım. O’da altta bitmiş bir durumda idi. “Ohhh, erkeğim, mükemmeldi, sabaha kadar sik beni erkeğim!” diyordu. Bu sözleri sikimde kalan son damlaları da içine akıtmama sebep olmuştu…
Ter içinde kalmıştık. Durmak istemiyordum, bakalım ne kadar performans gösterecekti. Amının içinden çıktım ve küçülen sikimi ağzına soktum, ohhh, muhteşemdi. Sikim büyümeye başlamıştı ağzının içinde, küçük halinden yararlanıp tamamını ağzının içine soktum ve büyüyünce nefessiz kalıp çıkardı, tekrar ağzına sokup ıslatıp iyice emip yaladı. Sikimi ağzından çıkartıp ayağa kalktım, o ise sikimin önünde diz çöktü, tekrar sikimi ağzına aldı. Elimle başını bastırdım, artık sikim kaskatı olmuştu ki, başından iyice çekip çok hızlı şekilde ağzında gidip gelmeye başladım. Yeni boşalmış olmama rağmen yeniden boşalmak üzereydim, nerdeyse 15 dakikadır yalayıp emiyordu sikimi. Artık başını çekip bırakmadım ve ağzının içine boşaldım! Oohhh, ohhh! Gerile gerile, sarsıla sarsıla boşalmıştım ağzının içine. Ve ağzının kenarından döllerim akıyordu, çok hoşuna gitmişti. Akanları bile eliyle ağzına katıyordu. Ayakta duracak halim kalmamıştı sikimi son damlasına kadar emdi…
Sonra ben yere sobaya yakın bir yere uzandım, O’da yanıma, beni sarmalayıp uzandı. Kulağına, “Harikaydın!” dedim. O ise, “Çok güzelmiş tadı, çok hoşuma gitti!” dedi. Bir süre uzandıktan sonra banyoya gittik ve ağzını bir güzel yıkadı ve hafif bir duş aldı ve çıktı. Ben de bir duş alıp çıktım. Odada değildi, mutfağın ışığı yanıyordu. Çay demliyormuş ve önceden de kek hazırlamış, bakım iyiydi yani. Ocağın başında iken arkasından sarılıp sikimi kalçalarına bastırdım. Kulağına, “Birazdan arkanı da doldurucam!” dedim ve ensesinden öptüm. Gülümsedi. Üzerimde bir şey yoktu, üşüdüm biraz, içeri geçtim. Benden 20 dakika sonra O’da geldi, kek ve çayı getirmişti. “Canım ye, ye ki beni iyi sikesin!” dedi. Ohh, bu sözleri delirtiyordu beni…
Çayımızı içip, kekleri yedik. Onu tekrar öpmeye başladım, “Kadınım, ben uzanıcam, üzerime otur, amını ağzıma ver, sende sikimi yala!” dedim ve uzandım. O’da üzerime uzanıp sikimi ağzına aldı, ben de amına dilimi soktum. Ohh, bir süre böyle devam ettik, ikimizde hararetlenmiştik. Bir hareketle onu üzerimden indirip, dudağından öpmeye başladım, delice karşılık veriyordu. “Götünden sikmek istiyorum, sen de istiyormusun?” dedim. “Evet!” dedi. “O zaman krem bulurmusun?” dedim. “Hayır, kremsiz sikmeni istiyorum!” dedi. Anlaşılan zorlanmayı ve acı çekmeyi seviyordu. “Peki!” dedim ve önümde domalttım onu. Arkadan sarılıp ensesinden öptüm, “Kadınım hazırmısın? Götünü delicem şimdi!” dedim. “Hazırım!” dedi. “Peki, acısa da çekmem!” dedim. “Tamam, acısada aldırma bana, sen sok!” dedi. Ohh, muhteşemdi, erkeğine zevk vermeyi biliyordu. Sikim bu lafların üzerine kaskatı olmuştu zaten…
Arkasına geçtim. Önce sikimin başını amına soktum ve tamamını gömdüm amının içine, biraz ıslanmalıydı. “Ohhhhh…” dediği anda çektim sikimi amından. Belinden bastırınca, başını yere koydu ve elleri ile kalçalarını iki yana açtı, benim için kolaylık olmuştu. Evet, manzara muhteşemdi. Özlediğim bir andı bu, nihayet kadını götünden sikecektim. Tükürük ile sikimin başını ıslattım, sonra biraz tükürük de götüne sürdüm. Sikimi iyice götüne yaklaştırıp, başını götünün ağzına koydum ve başını ittirdim. Zorlanıyordum. Belinden tuttum bir yüklendim, sikim “Flop” diye kaydı ve iyice şişmiş amına (arkadan muhteşemdi) girdi. “Ohhh!” deyip çıkarttım ve tekrar götüne sokmayı denedim. Bu sefer bir elimle kalçasından tutup, diğer elimle sikimi götüne dayadım ve ittirdim. Evet, sokmayı başarıyordum ki, kendini öne doğru çekmişti…
Kalçasından kendime doğru çektiğim bir anda sikimi bir ittirdim, ‘Fırt!’ diye götüne girmişti. O anda durdum, çünkü acı içerisinde kıvranıyordu. Eliyle kalça yanaklarından çektiği için daha bir kolay girmişti ve çok güzel düzgün götü vardı. Artık gerisini sokmak kolaydı. Sikim götünün içindeyken sırtına sarıldım ve omuzlarından tutup yavaşça ittirmeye başladım. Zorlanıyordum. Fazla ilerlemiyordu ve acı çekiyordu. İyice eğildim ve “Hızlı sokucam, sıkma kendini!” dedim. Tamam gibisine başını salladı. O esnada hızlıca bir yüklendim, nerdeyse tamamı girmişti. Ama kısık bir sesle ciyak ciyak bağırıyor, acı çekiyordu. Son bir hamle daha yapıp omzundan çektim, nihayet sikimin tamamını sokmuştum götüne!
Bir müddet sarılıp kaldım öylece. Başı iyice yere gömülmüş, kalçası dimdikti. Sonra ellerinin üzerine (dört ayak) doğruldu ve ben de arkasında hafifçe oynamaya başladım. Götüne yavaş yavaş gidip geliyordum. Giderek hızlandım. Artık O’da ritim tutmuştu ve kalçasını vurduğum anda bana itiyordu. Muhteşemdi daracık götünü sikmek! Ve 20 dakika kadar götüne gidip geldim. Elimi amına attım, sırıl sıklamdı. Yavaş yavaş titrer bir hal almıştı. Öylece durup yan taraftaki yastığı altına koydum. Uzandı ve o anda kendini bıraktı. Sikim çıkmıştı, mos mor olmuş ve kaskatıydı. Götünün deliğine dayayıp bir defa daha yüklendim, “Ihhhh!” dedi, ama tamamını yine sokmuştum. İşte buydu!
Götüne gidip gelmeye devam ettim bir süre daha. Altımda titriyordu, boşalıyordu. Bunu hissettiğim anda ben de götüne iyice dayadım. Ben de bitmiştim, döllerimi götünün derinliklerine akıtıverdim, üzerine uzandım. Halen altımda kıvranıyor, titremesi devam ediyordu, çok uzun bir boşalma yaşıyordu. Benimki de az sayılmazdı. Delice içini doldurdum. Ohhh muhteşemdi. Yine üzerine uzandım, içinden çıkmadım, beş on dakika, bekledim. Sonra çıktım içinden ve yanına uzandım. “Muhteşemdi, çok hoşuma gitti, bir daha sik!” dedi. “Peki, sikerim!” dedim. Ve ilerleyen saatlerde, döllerimi hiç boşa akıtmadım, 2 defa daha amından siktim, delice doldurdum içini. Bir defa daha götünden siktim. Ve bir defa da amını yalayarak boşalttım onu. Bir süre birbirimize sarılıp uyuya kalmışız…
Sabahın erken saati uyandık. Sabahleyinde bir posta daha amından siktim, yine doldurmuştum içini. Ben bu gücü nerden buluyordum bilmiyorum, ama o da gayet mükemmeldi, bıkmadan sikişmişti. Gece boyunca hem ağzına, hem amına ve hem götüne boşalmıştım, gayet azgındı, deliceydi. Sonra ben duş aldım, güzel bir kahvaltı yaptık. Daha sonra kapıda bir süre öpüştük ve oradan ayrıldım…
Kocam beceremeyince başkaları becerdi
Selam. Ben mehtap. Bu hikayemi evli olan kadınlara, bu büyük tadı kaçırmamaları ve hayatlarında alabilecekleri en büyük mutluluğa ulaşabilmeleri için yazıyorum. Mutlu bir evliliği olan bir çiftiz. İzmirdeoturuyoruz ve 3 yaşında bir kızımız var. Ben bir şirkette üst düzey yöneticiyim, eşim de bir reklam firmasında iyi bir mevkidedir. Evliliğimizin ilk 5 yılı boyunca çok güzel bir ilişkimiz vardı ve… seks hayatımızda da gayet iyi bir birlikteliğimiz olduğunu düşünüyordum. Bunu düşünmemdeki sebeb, işlerimizin yoğun olmasına rağmen haftada bir gün sevişmemiz, seks yapmamız ve bunun bana yetmesi ve her sevişmemizde, seks yapmamızda orgazm olabilmem, eşimi sevmemdi. Geçen yıl bir toplantı için İstanbula gitmem gerekiyordu.
İstanbula gittiğimde toplantı gayet iyi geçti, ama oldukça da yorgundum. Otele gittim ve bir duş aldıktan sonra yatakta biraz uzandım. Birkaç saat uyumuşum, uyandığımda saatin 22 olduğunu fark ettim. Oldukça da acıkmıştım, bu saatte ne yiyebilirim diye düşündüm, üzerime yaz olduğu için ince bir bluz ve mini etek geçirdim, makyajımı yaptıktan sonra aşağıya otelin lobisine indim ve resepsiyona neler yiyebileceğimi sordum. O anda saat 23 olmuştu ve resepsiyondaki görevli otelin barında içecek ve yiyecek bir şeyler bulabileceğimi söyledi. Otelin barına doğru giderken o kapıdan girdiğimde hayatımda çok yeni ve güzel bir şeylerin başlayacağını nereden bilebilirdim. Bara gittim oturdum ve barmen bir sandviç hazırlayabileceğini söyledi. Barda 6-7 çift ve 5-6 yalnız erkek ve ben vardım. Sandviçim geldi, yedim ve bir kadeh şarap içtikten sonra tam kalkacaktım ki, yalnız erkeklerden biri gözüme ilişti. Çok yakışıklı bir erkekti ve 35 -36 yaşlarındaydı, gözlerimi ondan alamıyordum. Bir kadeh daha şarap içtim, sonra bir kadeh daha istedim.
O sırada beklemediğim bir şey oldu, o yakışıklı genç bana doğru yaklaştı ve bana yanıma oturup oturamayacağını sordu. Çok heyecanlanmıştım, “Tabii buyurun!” dedim. Tanıştık, oturdu. Adı Hakandı. Biraz konuştuk. Gerçekten çok yakışıklıydı, kumraldı, saçları oldukça kısa kesilmişti ve ona çok yakışıyordu. Birden sıcak bir ortam oluştu, çok iyi espriler yapıyor, beni güldürüyordu. Saat bu arada gece 1 olmuştu ve bar iyice hareketlenmişti. Romantik bir şarkı çalıyordu ve çiftler dans ediyorlardı. Hakan, “Dans edelim mi?” dediğinde, hemen, “Olur! Böylesine yakışlıklı bir erkekle dans edilmez mi hiç?” dedim. Ve bunu ona nasıl söylediğime ben de şaşırdım, biraz yüzümün kızardığını hissettim. Dans etmeye başladık ve ona dokununca bacakaramda bir sıcaklık hissetim. Sanki birden bütün kan amıma hareket etmişti. Bir süre sonra daha yakından dans etmeye başladık.
Bu arada konuşuyorduk da. Aklıma birden eşim ve kızım geldi, doğru bir şey yapıyor muydum, ama ondan çok hoşlanmıştım, suçluluk duygusu hissediyor ama kendimi alamıyordum. Bu arada Hakan beni iyice kendine doğru çekmişti, vücutlarımız birbirine iyice değiyordu. İnce bluzumun altında sert ve sıcak bir şeyin bana değdiğini hissediyordum, Hakanın penisi kalkmıştı ve bu sıcaklık kanımı hareketlendirmişti. Ben daha da sarıldım. Yarım saat kadar dans ettikten sonra tekrar oturduğumuzda, Hakanın, “Daha fazla vakit kaybetmeyelim istersen!” dediğinde ne demek istediğini anlamıştım. Ama bunu yapabileceğimi hiç düşünememiştim. Eşimi düşünüyordum. Eşim beni bir keresinde aldatmıştı, ama ne de olsa o erkekti. Kızıma karşı sorumluluklarım, Hakan güvenilir bir erkek mi, hastalık kapar mıyım soruları ard arda geliyordu. Üstelik daha önce hiç bir erkeğe bu gözle bakmamıştım. Benim için tek bir erkek vardı, o da eşimdi. Elime eşimden başka erkek eli değmemişti diyebilirim. Eşimi çok seviyordum, ona aşıktım ve hiç aklımda böyle bir fikir bile yoktu. Nedense buna benim de hakkım vardı diye düşündüm, ama yine de cesaret edemiyordum, hiç tanımadığım bir erkekle nasıl birlikte olabilirdim, daha sonra beni ve ailemi rahatsız eder miydi, beni başkalarına anlatır mıydı acaba. Büyük bir ikilemin içindeydim, ne diyeceğimi bilemiyordum, denemeli miydim bilmiyordum. Siz olsaydınız ne yapardınız acaba? Ama içimde öyle bir his vardı ki, canım seks istiyordu, yabancı bir erkekle bunu konuşuyor olmak da bana ayrı bir heyecan veriyordu. Hakan çok iyi niyetle, “Boş ver, teklifimi unut, özür dilerim, bir an seni çok istedim, cesaretim için affet!” dedi.
Bir anda cesaretimi toplayıp dudaklarını öptüm. Ve o tad hala içimi kıpırdatır, harikaydı, bütün vücudum ateşler içindeydi sanki. Hemen, “Nereye gideceğiz?” dedim. “İster senin odana çıkalım, istersen benim evime gidelim, çok hoş bir evim var, nasıl rahat edersen. İstersen bize gidelim sadece uyuyalım, her şey sana bağlı!” dedi. Beraber çıktık ve otelin park yerindeki Lüx bir Jeepin kapısını açtığında, kendi kendime ne yaptığımı sorguluyordum, sarhoş değildim ve çok heyecanlıydım, ağzımın kuruduğunu hissetim. İstanbulu pek bilmiyordum, ama Sarıyere doğru giderken konuşuyorduk. Eşimden ve kızımdan bahsettim. Hakan bekarmış. Evi müstakil bir evdi ve çok güzeldi. Ne iş yaptığını sorduğumda iş adamı olduğunu söyledi. Evin içi de çok güzeldi ve zevkle döşenmişti. Salonda oturduk, karnımın acıktığını söyledim ve beni mutfağa davet etti, dolapta bir şeyler olabileceğini, bakmamı söyledi. Dolabı açtığımda çok sevdiğim o çikolatalı pastayı gördüm ve bir parça alarak salona geçtik. “Televizyon seyredelim mi?” dedim, hala çok tedirgindim. Ve bana hiç sarkıntılık etmeden konuşuyorduk. Televizyonu açtı, kumandayı bana verdi. Onun bu sakin hali beni rahatlatmıştı, huzursuz değildim artık ve TV’nin kanallarını zaplamaya başladım, paralı yayınların birinin Erotik kanalı çıktı birden karşıma. Bir kadın ve iki erkek sevişiyorlardı, paralı yayınlarda bu kadar açık porno gösterdiğini bilmiyordum. Kadın erkeklerden birinin penisini ağzına almıştı, diğeri de kadını sikiyordu. Çok heyecanlandım, ama Hakana da bakamıyordum. Hakan, “Seyretmek istersen porno CD’ler de var, bak istersen.” dedi ve televizyonun yanındaki kütüphaneyi gösterdi. Ayağa kalktım ama bacaklarım resmen titriyordu. Kütüphanenin yanına gittiğimde en az 100 tane porno CD den oluşan porno kolleksiyonu vardı. Üzerlerinde resimler de vardı. Hepsine tek tek baktım ve Hakana, “Ne çok CD’in var!” dedim, güldü. Üzerinde Big Dicks (Büyük Yarraklar) yazan CD’yi Hakana uzattım, seçtiğim CD’yi görünce gülüştük. Hakan CD’yi Playere taktı ve “Ben bir duş almak istiyorum, olur mu? Sen seyret!” dedi, ben de başımı salladım. Hakan gitti ve ben seyretmeye başladım. Daha önce pek porno film seyretmemiştim, eşimle 1 veya 2 kez seyretmiştik, evliliğimizin ilk yıllarında. Eşimle seyrettiğimiz filmdeki erkeklerin penisleri öyle büyüktü ki, kocamınki onların yanında küçücük kalıyordu. Eşimle Penis boyları hakkında biraz yorum yapmış ve sonra da eşimin Penisini ölçmüştük, eşiminki 16 cm idi. Ama Hakanın CD’sindekiler, eşimle seyrettiğim filmdekilerden çok dah büyük ve kalındı. Yaklaşık 20 dakika sonra Hakan banyodan geldi, üzerinde bornoz vardı ve yeni yıkanmış hali çok hoştu. “Nasıl gidiyor?” dedi. Ben de filmdeki Penislerin ne kadar büyük olduğunu söyleyerek, “Baksana, bunlar gerçek değil herhalde?” dedim. Güldü. “Neden gülüyorsun?” dediğimde, “Benimki onlardan daha büyük ki!” dedi. İnanmadım, “Yalan söylüyorsun!” dedim. Yanıma geldi, “İnanamıyorsan bornozun altına bak!” dedi. Ben de, “Yalan, kesin yalan!” dedim. Bu arada, hem izlediğim filmden, hem de Hakanla bunları konuşmaktanamımın suyu akmaya başlamış ve oldukça ıslanmıştı, külodum bile sırılsıklamdı. Hakanın Penisi bornozun altında ve burnumun önünde duruyordu. Ben oturuyordum, Hakan ayakta duruyordu. Hakanın gözlerine bakarak bornozunu aralamak için ellerimi uzattım. Bornozunu açtığımda gözlerim aşağıya kaydırdım ve kocamdan başka ilk defa bir erkeğin Penisi ile karşı karşıyaydım. Okadar heyecanlanmıştım ki onu çıplak görünce, amımın ısındığını hissediyordum. Üstelik dediği gibi, Penisi inik haliyle bile öyle büyük ve kalındı ki, inik hali kocamın penisinin kalkmış halinden çok daha büyüktü.
Çok şaşırmıştım ve öylece bir kaç saniye dona kalmıştım. Gözlerimi ondan alamıyordum, çok büyük ve kalın olmasının yanında çok da güzel bir penisti. Bir penisin bu kadar güzel olabileceğini hiç düşünmemiştim. Tam ona dokunacaktım ki, Hakan beni kollarımdan tutarak kaldırdı ve bornozunu çıkardı. Tamamen çıplaktı ve vücudu çok güzeldi. Dudaklarımdan öpmeye başladı, ben de kollarımı boynuna dolayıp sarıldım. Kocamdan başka bir erkeğe çırılçıplakken ilk defa sarılıyordum, çok güzel bir histi. Sonra o beni öperken poposunu elledim, öyle güzel ve değişik bir duyguydu ki anlatamam. İki elimle poposunu sıkıca sıktım ve bana doğru çektim onu. Sonra heyecanla Penisine baktım, ki ben ona yarrak diyeceğim, yarrağı gittikçe büyüyor ve devleşiyordu adeta. Bir elimle yarrağını tuttum ve bir elimle poposunu tutuyordum. Hakan elleriyle eteğimi kaldırarak popomu ellemeye başladı. Hakanın yarrağını öpmek istedim, normalde Penisi ağzıma almayı çok sevmezdim, kocamın penisini de mümkün olduğunca öpmezdim, yani benim midemi bulandırırdı genelde, kocam istediği halde ben öpmezdim. Ama Hakanın yarrağını öpmek için içimde dayanılmaz bir istek duyuyordum. Zorlukla dudaklarımı Hakanıın dudaklarından ayırdım ve önüne eğildim. O harika yarrak karşımda duruyordu, iki elimle onu ellerime aldım, büyüklüğünü nasıl tarif etsem, bir büyük salam kadardı. Elimde dünyanın en güzel yarrağı vardı. Hakanın yarrağının başından öpmeye başladım, tadı çok güzeldi, kocamın Penisini öperken hiç böyle hissetmemiştim. Demek ki yarrakların tadı da farklı olabiliyormuş, bu sefer hiç midem bulanmıyordu, dudaklarımı yarrağından uzaklaştıramıyordum, her milimetrekaresini öpmek, yalamak istiyordum. Hakan beni kaldırdı ve bluzumü çıkardı. Göğüslerim büyük sayılmazdı ve hafif sarkıktır diyebilirim, ama heyecandan göğüs uçlarım dimdik olmuştu. Hakan dudaklarını meme uçlarıma değdirdiğinde adeta zevkten çıldırdım. Hakan biraz sonra eteğimi de çıkardığında sadece külodum kalmıştı üzerimde. Kocamdan başka bir erkeğin karşısında sadece küldumlaydım. Aslında başka bir erkeğin karşısında soyunamıyacağımı, vücudumdan utanacağımı düşünüyordum. Kendimi pek güzel bulmuyordum, ama Hakandan hiç utanmadım, onun karşısında çıplak olmak hissi, onun benim göğüslerime, küloduma bakıyor olması hissi ve benim onu çırılçıplak görüyor olmam kadar harika bir şey olamazdı. Hakan külodumun üstünden popomu, amımı okşuyordu, “Külodun ne kadar ıslanmış!” dedi. Ben de, “Bu yarrağın karşısında ıslanmasın da ne yapsın, harika bir yarrağın var, kocamın Penisinin iki katından bile büyük, kocamınkini öpmeyi pek sevmezdim ama senin yarrağını ağzıma almak istiyorum, yatar mısın?” dedim. Hakan beni tutarak yatak odasına çıkardı. Yatağı oldukça büyüktü ve çarşaflar tertemizdi. Yatağa yattı, yarrağı dimdik bir abide gibi duruyordu.
Hemen yarrağını öpmeye başladım. Harika kokuyordu, derin bir nefes aldım, kokusunu içime çektim. Hakan popomdan tutarak beni çevirdi ve amımı külodumun üzerinden öpmeye başladı. Harika öpüyordu. Gerçi kocamın da amımı öpmesinden hep hoşlanmışımdır. Ama evli bir kadın olarak, başka bir erkeğin dudaklarının, dilinin amının dudaklarında gezmesinin çok daha başka güzel hisler uyandırdığını fark ettim. Külodumu çıkarıp amımı yalamaya devam ederken, ben de hayatımda gördüğüm ve o anda elimde tuttuğum en güzel yarrağı öpüyor, yalıyor, kokluyor, içime sindire sindire emiyordum. Bu arada taşaklarını da yalamayı ihmal etmiyordum, onları yalamak ayrı bir zevkti. Amım yalanırken, başka bir erkeğin o güzel yarrağını yalamak ne harika bir şey, anlatamam. Burada bir şey çok önemli, kocamı seviyordum ve onunla iyi seks yapardık, ama başka bir erkeğin kollarında olmak, başka bir erkeğin yarrağının yanında olmak, ona dokunmak öpmek, onu hissetmek öyle bir şey ki anlatamam, normalde ben böyle şeyleri hiç tasvip etmezdim ve eşini aldatan kadınlara çok kızardım. Herhalde en az yarım saat ben onun yarrağını, o da benim amını yaladı, doyamıyordum ona. Ama artık onu içime sokmak istiyordum, ancak acaba içime girer miydi, o kadar büyüktü ki, asla içime girmez bu dedim kendi kendime. Sonra Hakana dönüp, “Bu benim amıma girmez, çok büyük!” dedim. Hakan, “Merak etme, kadınların Vajinası genişleyebilir, bir de çok heyecanlanınca daha da büyüyebilir!” dedi. Beni sırtüstü yatağa yatırdı ve üzerime doğru geldi, çok korkuyordum, çünkü acıdan çok korkarım. Hakan yarrağının başını sırılsıklam olmuş amımın dudaklarına sürtmeye başladı. Ben, “Hadi ama, sik beni!” diye yalvarıyordum artık. Yarağını amıma sokarken acıyla bağırdım, çok büyüktü ve girmiyordu. Hakan, “Acıyorsa girmeyeyim!” dedi. Ben, “Hayır, deli misin? Sik beni! Onu içimde istiyorum!” diye bağırıyordum. Bir kaç kez yarrağının başını sokup çıkardıktan sonra amım genişlemeye başladı ve artık hemen hemen yarısını sokuyordu. Ve ben çok mutluydum, çünkü dünyanın en harika şeyi beni sikiyordu. Ama onun hepsini içime almak istiyordum, Hakanıın poposundan tutarak kendime çekiyor, onu daha çok hissetmek istiyordum. Artık iyice çıldırmıştım, “Beni daha hızlı sik erkeğim, benim sikicim ol!” gibi birçok şey söyledim. Yaklaşık 30-40 dakika beni hiç durmadan her pozisyonda sikti. Bu kadar uzun sikebilmesi de harika bir şeydi. Amım acıyor, ama çok büyük de zevk alıyordum, artık üst üste orgazm oluyordum. O beni sikerken en az 5 kez boşaldım.
Herhalde filmlerde gördüğümüz o mükemmel sikişme sahnelerinden çok daha güzel bir şeydi ve sanki bulutlar üzerinde uçuyordum. 5 yıl boyunca kocamın beni çok iyi becerdiğini düşünmüştüm, ama şimdi fikrim tamamen değişmişti. Kocamdan aldığım zevk bunun yanında hemen hemen hiçbir şey değil gibiydi. Böyle bir şeyi yaşayacağımı hayal bile dahi edememiştim, hiç de düşünmemiştim. Bence bu genelde Türk kadınının aptallığı gibi geliyor. Erkekler aldatabilir, biz aldatamayız, erkekler kadınlara bakabilir, her kadını sikmek ister gibi bakar, benim kocam gibi, biz kadınlar bakamayız, biz hiç bir erkeğe bu beni ne güzel siker diye bakamayız, ben de böyleydim, hiç böyle bir şey düşünemezdim.
Ancak şu bir gerçek ki, sokakta gördüğümüz erkeklerin bir kısmı hem yakışıklı ve hem de güzel penisleri, yarrakları vardır ve bizi aslında şimdi sikildiğimizden çok daha güzel sikebilirler, bunları hiç düşünmeyiz. Kocam seviştikten sonra genelde, “Zevk aldın mı? Orgazm oldun mu?” diye sorardı, “Penisim küçük mü?” diye sorardı. Ve ben de, “Deli misin, ben çok memnunum!” derdim, gerçekten de öyle sanırdım. Ama Hakanın mükemmel yarrağı ve onun mükemmel sikişi ve aldatmanın harika hissi benim fikirlerimi değiştirdi. Bunun üzerinde çok düşündüm ve yaşadıklarımı yazmaya karar verdim. Bana çılgın diyebilirsiniz. Eskiden ben de çoğu kadınlar gibi düşünüyordum. Oysa şimdi evliliğimiz de halen güzelce devam ediyor. Artık İstanbula gitmeyi çok seviyorum ve artık çevremdeki erkeklere bakarken onların yarraklarını düşünüyorum, hayal ediyorum. Artık eşimle daha çok porno film seyrediyoruz. Eşime özellikle, “Büyük yarraklı erkeklerin filmlerinden getir!” diyebildim ve eşim de bana, “Tabi ki tatlım, yeter ki sen iste!” diyerek dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Bu olay bizi birbirimize daha çok bağlasa da, ben kadınlığımın tadını doyasıya çıkarmaya devam ediyorum açıkçası.
Kocam ve Arkadaşıyla Tatil
30 yaşında, orta boylu, hafif balık eti, uzun sarı saçları olan bir kadınım. Kocamla aynı yaştayız ve çok iyi anlaşırız. Hiç kıskançlık huyu yoktur. Giyimime, gezmelerime, hiçbir şeyime karışmaz. Karışmadığı gibi giyimim nedeniyle erkeklerin bana yiyecek gibi bakmalarına da aldırmaz, aksine hoşuna gider.
Tek istediği şey, onun seks yönünden bir hayli fazla olan isteklerini tatmin etmem. Eh, ben de aynı kocam gibiyim zaten, sorunumuz yok şükür… Her gece sevişmeden bırakmaz, hatta bazen çok azdığında, tatillerde ikiye üçe kadar çıkar.
Tatil deyince… Her yaz tatile gideriz. İznimizi alır, bir ay boyunca çılgınlar gibi eğlenir, dinlenir, tatilimizi yaparız. Geçen yaz da öyle yapacaktık. Sabırsızlıkla bekliyordum o günleri… Daha doğrusu kocamla yaşayacağım zevk dolu Akdeniz gecelerini, eğlenceyi…
Ama son gün, yeni taşınan ve samimi olmaya başladığımız Kamil ve eşi Neşe de bize katılmak istediler. Kocamla yalnız kalmak istediğim halde onları kıramadık. Bizim arabayla, birlikte gitmeye karar verdik. Fakat Neşe’nin işyerinden izin sorunu çıktı. Üç gün sonra çıkabilecekti izine, kocasının mahrum kalmaması için bizimle gitmesi konusunda ısrar etti. Kamil de istemeye istemeye razı oldu.
Son gece hazırlıklarımızı bitirip yattık. Kocamla sevişirken benim yüzüm asıktı. Kocam neden olduğunu sordu, söyledim.
- Ne güzel, ikimiz gidecektik tatile kocacım… Kamilleri de taktın yanımıza, istediğimiz gibi rahat hareket edemeyeceğim. Giysilerime, hareketlerime dikkat etmek zorunda kalacağım.” Kocam içimde gidip geliyordu bu sırada, “Canımızın istediğinde böyle rahat rahat sikişemicez, istediğim gibi tatil olmayacak, ona canım sıkılıyor”
- “Aman aşkım, buna mı sıkılmış benim güzel karım? Sen canın ne isterse yap. Ne istersen giy… Hatta giyme, üstsüz dolaş. Yanında ben varım. Kimse sana karışamaz.” diyerek neşe içinde gidip gelmeye devam etti. Benim de içim rahatladı, böyle anlayışlı bir kocaya sahip olduğuma sevinerek kocamla seviştim.
Ertesi gün kocam valizleri aşağıya indirdi. Kamil de kendi eşyalarını getirmiş, kocamla beraber eşyaları yerleştiriyorlardı. Ben de kapı pencereleri kapatıp elimde çantamla aşağıya indim. Tatile gittiğimiz için biraz daha da abartmıştım o gün…
Derin dekolte bir askılı bady. Altımda dolgun beyaz baldırlarımı meydanda bırakan keten spor bir mini etek. İçimde memelerimi sıktığından ve zaten ihtiyacım olmadığından sütyen giymeyi sevmiyordum, sadece beyaz bir tanga külot… Sabah serinliğinde uçları kabarmış, badinin ince kumaşından üzüm tanesi gibi görünüyor. Ayaklarıma tam tatil işi, güzel birer sandalet geçirmiştim. Kocamın yalamayı çok sevdiği ayak parmaklarım kırmızı ojeleriyle meydandaydı.
Kocamın en sevdiği şekilde giyinmiştim yani… Nitekim beni o şekilde görünce gözleri parladı. O da tatil havasına girmiş, tişört, şort, sandalet giymişti. Beni görür görmez şortun önünü düzeltmeye başladı. Tabi böyle açık saçık giyinirken Kamil’i unutmuş, hiç hesaba katmamıştım, o da aynı kocam gibi hayran hayran bana bakıyordu.
Umursamadım. Hoşuma da gitti. Sabah sabah iki erkeği azdırmayı başarmıştım. Bagaja çantaları koymak için eğilince eteğimin hafif sıyrılmasına da aldırmadım o yüzden… Kamil arkada durup beklerken kocam yardıma geldi, bagaja beraber yerleştirdik. Kulağıma eğildi kocam,
- “Aşkım, harikasın, beni bitiriyorsun. Ama eğildiğinde eteğin altından beyaz külodun görünüyor, kalçalarının arasına girmiş, amın yumruk gibi, farkında mısın?” diyerek fısıldadı. Omuzumu silktim. Ona geceki sözünü hatırlattım.
- “Yanımda sen varsın kocacım. İstediğim gibi giyindim ben de… Tatile gidiyoruz, cenazeye değil…”
- “Ah, sen yok musun? Benim seksi karım… Hem beni mahvediyorsun, hem etraftaki erkekleri… Hastayım ulan sana…” diyerek güldü kocam, bagajı kapattı.
Arabaya binip yola çıktık. Erkekler öne geçmiş, ben de arkaya oturmuştum. Güle oynaya, sohbet ederek yolculuğumuza başladık. Erkeklerin sohbetine katılabilmek ve yolu görebilmek için arka koltuğu ortalayarak oturmuştum. İster istemez bacaklarım ayrık vaziyetteydi.
Kocam bir iki kırmızı ışıkta arkaya dönüp benimle konuşurken gözleriyle bacak aramı işaret etti, bana ne der gibi omzumu silktim. Aptal şey, biliyordum elbette mini eteğimin baldırlarımı, ağı am dudaklarımın arasına kısmış beyaz külodumu ortada bıraktığını… Ne yapayım, sen söyledin istediğim gibi davranmamı… Ben de böyle istiyorum işte… Rahat, pervasız, teşhirci biraz…
Kamil de bir şeyler söylemek için döndüğünde aynı manzarayla karşılaştı tabi… Her dönüşünde gözü ister istemez aşağıya, merkeze kayıyor, kıpkırmızı olup konuşmasına devam edemeden önüne dönüyordu. Bense aldırış bile etmedim. Ne yapayım Kamilim, gelmeyi sen istedin. Senin yüzünden kapanacak değilim ben…
Mola verdik yolda bir ağaçlık altında… Arabanın kapılarını açtık, evde hazırladığım sandviçleri, içecekleri çıkarıp yemeye başladık. Ben yine arka koltukta oturmuştum, ayaklarım dışarıda, karşımda taşa oturmuş erkeklerle konuşa konuşa sandviçimi yiyordum.
Uzun bacaklarımı kapatmaya çalışsam da, karşımda yerde oturan erkeklerin görüş menzilindeydi külodum… Kocam direkt bakıyordu, Kamil ise çekine çekine, kaçamak kaçamak… Farkında değilmiş gibi yaptım, yemeğimi yedim. Erkeklerin bakışları beni de tahrik etmeye başlamıştı. Kasıklarımın yandığını hissediyordum ki, gecikmemek için pikniğimizi bitirip kalktık, tekrar yola koyulduk.
Kalacağımız tesislere vardığımızda öğleden sonra dört gibi olmuştu saat. Bungalovlarda kalacaktık. Biz kendimizinkine, Kamil de hemen yanımızdaki karısıyla kalacakları bungalova eşyaları yerleştirdik. Denize kendimizi atmayı kararlaştırmıştık.
Kocam mayosunu giyip Kamil’in yanına gitti. Ben de valizimi açıp sarı bir bikini seçtim kendime… İncecik bir kumaşı vardı. Şeffaf gibi duruyordu. Biraz küçüktü bedenime göre, fazla bir yerimi kapatmıyordu ama rengi hoşuma gittiğinden almıştım. Yüksek topuklu plaj terliklerimi ve havlumu alıp dışarıya çıktığımda iki erkek de gözleriyle tepeden tırnağa süzdüler beni…
Eh, oldukça cesur bir bikiniydi giydiğim. Yürürken doksanlık memelerim sallanıyor, mıknatıs gibi erkeklerin bakışlarını üstüme topluyordu. Deniz kenarına gittim arkamdan gelen iki erkekle… Kalçalarımı iki yana sallamaya, çalkalamaya özen gösteriyordum tabii…
Havluları boş bulduğumuz bir şezlonga bırakıp hemen denize atladık. Bir güzel yüzüp yol yorgunluğunu, sıcağın etkisini üstümüzden attık serin sularda… Kocamla Kamil çıktılar, ben doymamıştım, bir süre daha kaldım suyun içinde… Sonra ben de çıktım. Mayolarıyla kuma uzanmış yatan erkeklerin yanına giderken gözleri fal taşı gibi açılmış bana bakıyordu ikisi de…
Kızgın kumlarda parmak uçlarımın üstünde yürümeye çalışırken tüm vücudum geriliyordu. Araya giren bikini altımı parmağımla tutup düzelttim. Kalçalarımı sallayarak giderken, deniz suyuyla ıslanan ince kumaşlı bikinim kapatması gereken tüm noktaları meydana çıkarıyordu.
Havluyla saçlarımı ve ıslak bedenimi kuruladım. Havluyu tekrar serip bana bıraktıkları şezlonga uzandığımda kabarmış meme uçlarım bikini üstünü delecek gibiydi. Bikini altımın kenarlarının fiyonklarını tekrar bağladım, çözülmek üzerelerdi.
Avuç kadar kumaşı vardı zaten ve ıslak kumaş, önümde çizgi halinde bıraktığım kasık tüylerimle güneşi görünce kabaran am dudaklarımı meydana çıkarmıştı. Hele bir de sırtımı arkaya verip dizlerimi kırarak kendimi güneşe teslim ettiğimde asıl darbeyi yedi karşımdakiler…
Güneş gözlüğümü takmış, kocamla Kamil’i izliyordum. İkisi de benden gözlerini ayıramıyordu. Hele Kamil kıvranıp duruyordu kumların üzerinde… Dayanamayıp kalktı, kendini denize attı. Biraz sonra yanımıza geri dönerken önündeki kabarıklık fark edilmeyecek gibi değildi. Gözlüğü çıkarıp bana bakan kocama kaşgöz ettim, gösterdim. Anladı, güldü,
- “Ne yapsın, çocuk bekar…” dedi. Sonra da ilave etti. “Sen de öyle yatıyorsun ki… Bari düzgün yat da daha fazla kudurtma adamı, yazıktır”
Ben de inadına inadına akşam olana kadar döne döne her tarafımı sergiledim. Sonunda akşam üzeri toparlandık, bungalovlara gidip duşumuzu aldık, akşam için hazırlandık. Külotsuz beyaz bir tayt geçirdim altıma… Üzerimde ince askılı, uzunca bir tişört vardı ama kollarımı kaldırdığımda külotsuz amım yumruk gibi çıkıyor, eğildiğimde sütyensiz memelerim uçlarına kadar görünüyordu.
Üçümüz birlikte, güle oynaya, kolkola diskonun yolunu tuttuk. Gece yarılarına kadar içtik, eğlendik, coştuk, dans ettik. Eğlencenin dibine vurduk. Sıra yatmaya geldi, Kamil gözü arkasında, bütün gece olduğu gibi bana baka baka kendi bungalovuna gitti, biz de kocamla odalarımıza çekildik.
Biz odamıza geçer geçmez kocam tam anlamıyla üzerime saldırdı ve deli gibi sevişmeye başladık. Pencere açıktı ve bungalov tek katlı olduğu için içerisi görünebilirdi. Soyunmak için kocamdan ayrılıp çaktırmadan pencereyi araladım, perdeyi yarım kapattım. Sonra da çırılçıplak soyunup kendimi yatağa, beni bekleyen kocamın yanına attım.
Azgın kocam hemen bacaklarımı aralayıp kasıklarıma daldı. Diliyle amımı karıştırmaya başladığında benim parmaklarım kocamın saçlarında kendime çekerken, gözlerim pencerede sabitlenmişti.
Fazla beklemedim. On dakika kadar sonra pencerenin arkasında kendini gizlemeye çalışarak içeriye bakan karaltıyı fark ettim. Seyircimiz yerini almıştı. Kamil’in sabahtan beri bana sikecek gibi bakışlarından bunu yapacağı belliydi zaten… Kocamla çırılçıplak yatakta sevişiyordum ve yabancı bir erkek benim her yerimi tüm çıplaklığıyla görüyor, belki de bana baka baka kaldırdığı sikiyle mastürbasyon yapıyordu pencerenin dibinde…
Artık iyice ateşlendim, çıldırdım. Kocamı saçlarından tutup kasıklarıma çektim. Kalçalarımla yatağı döve döve, inleye inleye sevişiyor, hem kocamı, hem de pencereden bizi izleyen seyircimizi gaza getiriyordum. Başımı sağa sola çeviriyor, saçlarını yolarcasına kendime çekiyor, bağırıyordum,
- “Yalaa… Yalaa… Parmaklarını da sok amıma… Hem yala, hem parmaklarını sok…”
Kocam bir taraftan amımı yalayıp emerken, bir yandan da çift parmak amıma dalmış, içimde çevirerek dört yanını okşuyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Boşalmak üzere olduğumu anlayınca bırakıverdi. Tutup yatağın üzerinde domalttı, arkamdan amıma saplayıverdi aletini… Bir çığlık kopardım. Belimden kavrayıp ıslak ve kaygan amımda hızlı hızlı gidip gelmeye başladı. Öyle sert hareket ediyordu ki, her girdiğinde taşakları klitorisime çarpıyor, beni bağırtıyordu.
- “Ahhhh… Siikk… Daha sert sik… Vur… Amıma göm yarağını… Hadi vurr… Nasıl erkeksin sen? Daha sert istiyorum… Oohhhh…”
Dakikalarca sikti beni… Sonunda dayanamayıp boşaldı. Döllerini içime, derinlerime fışkırttı soluk soluğa… Bense boşalmamıştım henüz… Yatağa yatırıp parmaklarını amıma gömüp sokup çıkarmaya, memelerimi yalamaya başladı. Biraz sonra ben de haykıra haykıra orgazma ulaştım. Pestilimiz çıkmıştı. O vaziyette, çırılçıplak, banyo bile yapmadan, amımda kocamın dölleriyle uyuduk kaldık.
Sabah erkenden açık büfede kahvaltımızı yapıp plaja indik kimseler yoktu. Büyük bir plajdı zaten. Ben yeni, fakat dünküyle aynı minilikte beyaz bir bikini giyerek her zamanki gibi her yerim meydanda uzandım. Bikinin altı kabarık amımı zor kapatıyordu. Şekilli kestiğim amımın kılları bikiniden çıkıp görünmesin diye ara sıra yukarı çekiştirmek zorunda kalıyordum altını, o kadar minikti bikinim… Tabi yukarı çekince, bikininin ağı dudakların arasına giriyor, bu kez de ağını düzeltiyordum.
Güneş yükselmiş, yakmaya başlamıştı. Yüzüstü uzanıp kocamdan beni yağlamasını istedim. Kitap okuyordu. Beyefendi rahatsız oldu iş buyurduğum için… Tabi gece karısıyla istediği gibi sevişmiş, hevesini almıştı. Şimdiyse vücuduma yağ sürüp okşamak angarya gibi geliyordu sabah mahmurluğuyla… Tam kızmaya başlamıştım ki, Kamil’e döndü,
- “Ya Kamil, kitap okuyorum, ellerim yağlanacak… Gül’e güneş yağı sürebilir misin bir zahmet?” demez mi?
Şaşırıp kaldım. Yüzüne baktım, o da sabit bakışlarla baktı bana… Bir şeyler planlar, ima eder gibiydi. Eh, ben de sesimi çıkarmadım. Kamil de şaşırdı önce ama hiç bozuntuya vermedi.
- “Tabi dostum, ne demek… Seve seve…” diyerek güneş yağını eline alıp şezlonga, yanıma oturdu.
Yağ sürdüğü parmaklarını vücudumda hissettiğim an ürperdim. Gözlerimi kapatıp olayın keyfini çıkarmaya karar verdim. Yabancı bir erkeğin parmakları vücudumda dolaşıyordu. Gece pencereden sevişmesini izlediği vücudumu, kocamın isteği üzerine parmaklarının ucunda bulan Kamil de eminim zevkle yapıyordu bu işi… Ağırdan alıyor, güzel güzel ovalıyordu sırtımı… Parmakları bikinime geldiğinde atlıyor, alt tarafa geçip belime devam ediyordu.
- “Kamilcim, istersen bikinimin fiyongunu çözüver de, güneş yağı bulaşmasın, kirlenmesin…” dedim.
Kocama baktım, güya okuduğu kitabın üzerinden bizi izliyordu heyecanla… Kamil’in titreyen parmakları bikinimin üstünün fiyongunu çözdü. Sırtım boydan boya emrine amadeydi artık… O da bastıra bastıra masaj yapar gibi güneş yağını sürdü. Okşayan parmakları iyice uyardı beni, tahrik olmaya, sık sık nefes almaya başladım.
Sırtımı iyice yağlayan Kamil aşağılara inmeye, kalçalarımda dolaşmaya başladı. Benim rahat tavırlarımın verdiği cesaretle vücudumda dolaşan parmakları kalçalarımın arasına girmiş bikini altının kenarlarında geziniyor, kalçalarımı avuçluyordu.
Bacaklarıma indi. Baldırlarımı yağladı. Hafif bir tereddüt geçiren parmakları bacak arama girmeye çalışınca ben de bacaklarımı aralayıp arasına girmesine izin verdim. Şimdi daha da coşmuştu parmaklar… Amımın kenarında dolaşıyordu. Ben de deli gibi tahrik oldum, bacak aramda dolaşan erkek parmaklarının verdiği zevkle titremeye, ayaklarımı, kalçalarımı oynatıp vajinal kaslarımı, amımı sıkıp sıkıp bırakmaya başladım.
Sanırım o da görüyordu kalçalarımın hareketini… Kocamı unutmuştum bile aldığım zevkten… Baktım, Kamil’i ürkütmemeye çalışarak bizi izlemeye devam ediyordu kitabın üzerinden… Siki mayosunun önünü çadır gibi kabartmıştı. Kamil de ondan farksızdı aslında… Şezlongta oturduğu yerde kıpırdanıp duruyordu. Sonunda dayanamaz hale geldim,
- “Teşekkür ederim Kamilcim… Bu kadar yeter. Benim lavaboya gitmem lazım… Şu üstümü fiyonk yapar mısın?” diyerek bikini üstümü bağlamasını istedim.
- “Benim de gitmem gerek, istersen sana eşlik edeyim Gül…” dedi Kamil.
Bikini üstünü bağlayınca ben doğruldum, terliklerimi giyip tesisin içine, tuvalet ve duşların olduğu bölüme doğru yürüdüm. Kamil de arkamdan fırladı tabi… Tabelalara bakarak tuvaleti buldum. Odalarda duş banyo her şey mevcut olduğundan buraya iki tuvalet ayırmışlar, kadın erkek ayrımı yapmamışlardı. İkisi de boştu.
Birine girip kapıyı kapatacakken Kamil de ne yapıyorsun dememe kalmadan arkamdan aynı kabine dalıverdi. Kapıyı kapatıp sürgüledi. Daracık kabinde karşılıklı duruyorduk. Benim güneş yağına bulanmış kaygan, yuvarlak hatlı vücudum, onun slip mayo giymiş, önündeki çadırla çıplak erkek vücudu…
- “Ne yapıyorsun sen Kamil?” dedim yasak savarcasına… Gözlerimin içine baktı,
- “Ne yaptığımı, ne istediğimi sen de biliyorsun, sormana gerek yok…” dedi boğuk bir sesle… “Dün sabahtan beri beni çıldırttın, delirttin… Seni sikmeden bırakmam… Sen de istiyorsun, biliyorum…” Gözlerimi gözlerinden ayırmadan,
- “Tuvalette sikişeceğimi düşünmüyorsun değil mi? Çık, işemem lazım…”
- “İşe… Hemen, burada, benim yanımda işe… Senin çişini içerim ben…”
Şaşırıp yüzüne baktım, ciddi konuşuyordu adam… Gülümsedim, zaten varla yok arası bikini altımı sıyırıp klozetin kapağını kaldırdım, oturdum. Hala göz gözeydik. İşemeye başladım. Gözünü kırpmadan beni, işememi izliyordu sapık şey…
Eğilip elimi tuttu, mayosunun önündeki kabarıklığa götürdü. Taş gibi olmuş sikini avuçlattı bana… Eh, ben de avuçlayıp okşadım. Gözlerim yarı aralık, elimdeki şeyin boyutunu ölçercesine avuçluyor, kaygan mayo kumaşının üstünden sikini okşuyordum. Sikinin başı mayonun belinden dışarıya fırladı, artık sığmıyordu alet…
- “Yarrağımı yalar mısın Gül?” dedi inleyerek… Gözlerine baktım,
- “Çok mu istiyorsun yalamamı?” dedim.
- “Oh, evet… Çok istiyorum. Hep bunu hayal ettim. Sikimi yalamanı, emmeni… Hadi yap şunu…” dedi kıvranarak…
İşemem bitmişti ama ben hala klozette oturuyordum. Dediğini yaptım. Mayosunu ayaklarına indirip dışarıya fırlayan kalınca sikini dudaklarımın arasına aldım. Yalamaya, emmeye başladım. Kalçalarından tutup kendime çekiyor, sikini alabildiğim kadar, boğazıma değene kadar ağzıma almaya çalışıyordum.
Ojeli tırnaklarımla kabalarını çizercesine okşuyor, oradan alttan taşaklarına iniyor, okşamaya devam ediyordum. Nerdeyse boşalacaktı. Çekti kendini, sikini ağzımdan kurtardı. Omuzlarımdan tutup ayağa kaldırdı. Islak amımı avuçlayarak dudaklarıma yumuldu. Çılgınca öpüşüyorduk.
Yandaki kabine birileri geldi, tuvalete girdiler, çıktılar. Ben duyulmasın diye ses çıkarmamaya çalışıyor, gözlerim kapalı, dudaklarım sömürülürken ona sımsıkı sarılmış, bacaklarımın arasına baskı yapan aletin tadını çıkarıyordum. Sonunda dayanamaz hale geldim,
“Hadi…” dedim hırsla… “Hadi sik beni artık… Burda, tuvalette sik… Amım yanıyor sikilmek için… Hadi artık… Çabuk…”
Kucağında arkama döndüm, ellerimi fayans duvara yaslayıp önünde domaldım. Arzudan titreyerek içime girmesini bekledim. Kamil fazla bekletmedi, taş kesilmiş sikinin başını ıslak amımda hissettim bir an, sonra da hart diye içime gömdü kalın yarağını…
- “Ahhh….” diye inleyip dudaklarımı ısırdım.
Onca sevişmişliğe rağmen dar amcığımı zorlamış, sert girişiyle canımı yakmıştı kalın aleti… Gidip gelmeye başladı arkamda… Hırsla, hızla pompalıyor, o vurdukça kalçalarımın etleri sarsılıyordu. Etraftan duyulma korkusunu unutmuştum bile, zevkten gözlerim kapanıyor, inliyordum. Sonunda boşalmaya başladım, benim arkamdan Kamil de geldi. Ses çıkarmamaya çalışarak, kısık hırıltılarla kasıla kasıla sikini içimden çıkarıp sırtıma, kalçalarıma spermlerini fışkırttı.
Ohhh… Sonunda Kamil’e siktirmiştim kendimi… Ayakta sevişmekten yorgun düşmüştüm, dizlerim titriyordu. Klozetin kapağını kapatıp ata biner gibi çöktüm üstüne… Az önce sikilen ıslak ve kızgın amım soğuk klozet kapağında serinlerken ben de dinlendim, yatıştım biraz… Kamil tuvalet kağıdı koparıp sırtımdaki spermlerini bir güzel temizledi. O mayosunu, ben bikinimi geçirdik, dışarıya çıkıp kocamın yanına döndük.
- “Ne oldu, geç kaldınız, kalabalık mıydı?” dedi soran gözlerle gözlerimin içine baktı. Örselenmiş dudaklarımdan, orgazm yorgunu gözlerimden ne olup bittiğini anladı hemen, dudaklarının kenarı kıvrıldı. Eğilip dudaklarından öperken,
- “Evet aşkım… Çok kalabalıktı, sıra beklemek zorunda kaldık.” dedim.
Öğleye kadar denize girdik, yüzdük, güneşlendik. Restoranda yemeklerimizi yedikten sonra kocam,
- “Para çekmek için merkeze inmem lazım aşkım, gelirmisin?” diye sordu. Kamil gözlerimin içine bakıyor, gitmemem için gözleriyle yalvarıyordu adeta…
- “Ben denize girmek istiyorum kocacım. Sen gelene kadar, biz Kamil’le deniz kenarında vakit geçiririz” diyerek reddettim, kocamı uğurlayıp bungalova girdim.
Duşun altında ılık suyla, parfümlü duş jelleriyle güzel bir duş yaptım, kokulandım. Bornoza sarınıp banyodan çıktığımda kapım çalındı. Kocam on dakika bile olmamıştı gideli, sikicim damlamıştı hemen…
Kapıyı açtım, evet, oydu. Kapıyı arkasından kapatıp bana baktı. Üstümdeki bornozun kuşağını yavaş hareketlerle çözdü, bornozu yere bıraktı. Karşısında çırılçıplaktım. Saçımdan ayak tırnaklarıma kadar süzdü beni… O da duş yapmış, traş olmuştu. Traş jelinin ve sürdüğü erkek parfümünün kokusu içimi gıcıklıyor, bir an önce kollarına atılmak için sabırsızlanıyordum.
Üstündeki tişörtü, altındaki bermuda şortunu çıkarıverdi bir telaşla… Şimdi o da çırılçıplaktı önümde… Bacaklarının arasında, yarım saat önce amıma girip çıkan, beni zevkten bayıltan alet aynı sertlikte havaya dikilmiş duruyordu.
Ona doğru bir adım atıp yaklaştım, beline sarılıp kendime çektim. Başımı yukarıya kaldırıp dudaklarımı uzattım, öpmesini bekledim. Sert dudaklarıyla vahşice öptü, dilini ağzımın içine sokup dilimi okşadı. Çıplak bedenimde onun kaslarını, apış aramda sikinin sertliğini hissettim. Kollarının şişkin pazularını, sırtındaki kasların yumrularını okşadım öpüşürken…
Dayanamaz hale gelince beni kucakladı, götürüp yatağın üstüne fırlatıp attı. Gözlerinin bebekleri koyulaşmış, şehvete bakıyordu bana… Kollarımı uzatıp çağırdım. Geldi, bacaklarımı aralayıp içime girdi yine… Kalınlığı vajinamı tamamen doldurduğunda kulak memesini dişleyip zevkle inledim.
Klasik misyoner pozisyonunda sikmeye başladı beni… Bacaklarımı beline, kollarımı boynuna sımsıkı sarmıştım o amımı pompalarken… Yatağa bastıra bastıra, yarağını amımın içinde kanırta kanırta sikiyordu beni… Ağırlığının altında zevkten nefes alamaz hale gelmiştim. Şehvetle çırpınıyordum altında… Minicik ojeli ayaklarım belinin iki yanında sallanıp duruyordu. Ayaklarımı tutup bacaklarımı omzuna aldı. Daralan amımın içinde gidip geliyordu şimdi…
Kaç kez boşaldığımı şaşırmıştım artık… Her vuruşunda zevkten bağıra bağıra sesim kısılmıştı. Kamil de işi uzattıkça uzatıyor, bir türlü boşalmıyordu. Geciktirici mi aldı bu adam diye düşünmeye başlamıştım. Amımın suları kuruyana kadar sikti beni… Dayanamayıp,
- “Yeter artık… Yalvarırım yeter… Dayanacak halim kalmadı… Bittim ben… Bitirdin beni aşkım…” diye yalvarmaya başlayınca bıraktı sonunda…
Yine de boşalmamış, damarları kabarmış, taş kesilmiş, havaya dikilmiş sikiyle sırt üstü yatıyordu yatakta… Eğilip ağzıma aldım, dilimle yalayarak, dudaklarımla somurarak, ellerimle sıvazlayarak bir güzel mastürbasyon yaptım erkeğime… Parmaklarımı arka deliğinde dolaştırmaya başladığımda dayanamadı o da, spermlerini fışkırtmaya, orgazm olmaya başladı. İlk salvolar uçları parmak gibi olmuş memelerime geldi, sonrakileri sikinin başını ağzımla kapatıp mideme gönderdim. Bir güzel yalayıp yuttum, güzel sikini tertemiz yaptım.
Bir süre yatakta uzanıp kaldık. Birbirimizin çıplak bedenlerini okşadık huzur içinde… Saate baktım. Kocam gideli iki saati geçmişti. Kamil hala sevişmek istiyordu ama ben kocam şimdi gelir diyerek ikna ettim zar zor, gönderdim.
Nitekim o çıktıktan on dakika sonra kocam içeriye girdi. Daha duşa bile girmeye vakit bulamamıştım. Çırılçıplak yatakta yatıyordum. Zorlukla doğrulmaya çalıştım. Yatağın ayak ucunda durup bana, çıplaklığıma, Kamil’le sevişirken altımızda darmadağın olmuş buruşuk çarşaflara baktı. Ben de dirseklerime dayanıp sikiş yorgunu gözlerimle ona baktım.
Gözlerinde okudum her şeyi… Biliyordu… Bilerek, isteyerek beni ona itmiş, sevişmemizi sağlamıştı. Bizi kasten yalnız bırakmıştı.
Ağır ağır soyunup yatağa, yanıma geldi. Çıplak bedenime sarıldı. Elini apış arama atıp parmaklarını amıma soktu. Çıkardığında Kamil’in dölleri vardı parmaklarında… Parmağındaki spermleri dudaklarıma sürdü. Öpülmekten şişmiş, kızarmış dudaklarımı dilimle ıslatıp spermlerin tadını aldım.
- “Mutlu musun aşkım?” diye sordu içimi ısıtan sevgi dolu bir sesle… Boynuna sarıldım,
- “Evet… Evet aşkım… Çok mutluyum… Seni çok seviyorum kocacığım…” dedim. Az önce sperm sürdüğü dudaklarıma öpücükler kondurup,
- “Ben de seni seviyorum karıcığım…” dedi öpücüklerin arasında… “Hem de her şeyden çok… Senin mutlu olman için ne gerekiyorsa yaparım.”
Sımsıkı sarıldık birbirimize… Bir kez de kocamla, ağır ağır, tadını çıkara çıkara seviştim. Sonunda yastıklara sırtımızı yaslayıp konuştuk.
Evet, her şeyi biliyordu kocam… Kamil’in gece biz sikişirken yaptığı röntgen olayını fark etmişti. Tuvaletteki sevişmemizi biliyordu. Para çekme bahanesiyle bizi yalnız bırakıp hemen geri döndüğünü, bizi sevişirken arka pencereden nasıl izlediğini anlattı. Öyle tahrik olmuş ki, nerdeyse gelip aramıza katılacakmış.
- “Keşke gelseydin aşkım” dedim çapkınca gülerek… “İki erkeğin arasında olmak da hoşuma giderdi. Grup seksi hep merak ettim zaten…”
- “Mmmm… Delirtme beni… Belli olmaz. Karısı bu akşam geliyor. Belki bir pundunu bulup ikna edersek dörtlü swinger de yapabiliriz” diyerek öptü beni…
- “Sen de Neşe’yi sikmek istiyorsun yani… Azgın kocam benim…”
Bir daha ateşlendik, bir daha seviştik. Akşam yemeğine kadar yataktan çıkamadık. Kendimi balayına çıkmış ateşli yeni gelin gibi hissettim. Hem seviştik, hem de dörtlü grup yapmanın planlarını kurduk sevgili kocamla…
yazlık
İki sene önceydi. Bir arkadaşım tatilden yeni dönmüştü. Güneyde yazlıkları vardı.Tatile çıkamamaktan yakınıyordum, arkadaşım “istersen bizim yazlığa gidebilirsin iki hafta boş iki hafta kullanabilirsin” dedi. Tam aradığım teklifti, teşekkür ederek teklifi hemen kabul ettim. Ertesi gün eşimle birlikte yola çıktık. Arkadaşımın yazlığı şirindi. Hemen yanında küçük bir havuzu olan komşuları vardı. Çevresi duvarlarla çevrili bu evin sahibi bizi geldiğimiz ilk gün yemeğe davet etti. O kadar hoş ve samimi bir ortam vardı ki, kısa sürede dost olduk.Bu evin sahibi olan Harun Bey 50 yaşlarında bekar yanlız yaşayan biriydi. Yemekten sonra havuza girmeye karar verdik.Hemen karımla gidip mayolarımızı giydik geri dönüp kendimizi suya attık.Biraz yüzüp oyunlar oynadıktan sonra havuzdan çıktık.Ev sahibi havuzdan çıktıktığında karımın gözü Harun Beyin önüne takılmış şaşkın bir vaziyette bakıyordu.Ev sahibinin önüne baktığımda bende şaşırdım,karımın kulağına eğilip tıpkı seyrettiğimiz filimlerdeki gibi değilmi?Dedim.Harun beyin aleti göbeğine doğru uzanmış ıslak mayonun içinde gerçekten azman gibi duruyordu. Gece yatağımıza yattığımızda karımla Harun beyin sikinin ne kadar kalın ve iri göründüğünden konuştuk. Karım çok tahrik olduğunu acaba içime alabilirmiyim diyordu.Nasıl tahrik olmazsın,ben bile tahrik oldum,ne iriydi o öyle,içine alabilirsin ama alışırsan sonra benimkinden zevk alamazsan ne olacak diye konuşarak seviştik.Gerçekten tatilimiz iyi başlamıştı. Sabah kalktık bahçede kahvaltımızı yapmak için hazırlanıyorduk.Havuzdan su sesleri işittik,anlaşılan Harun bey sabah sabah havuza girmişti.Bakmak için çiçeklerin arasına gittik.Harun bey havuzda yüzüyordu.Tam kahvaltıya çağırmak için sesleneceğimiz sırada havuzdan çıktı.Şok olduk çünkü Harun beyin mayosu yoktu çırılçıplaktı ve aleti en az benimkinin iki katı büyük ve kalındı.Kurulanırken iki tarafa sallanıyordu.Harun bey kurulanıp içeri girdi. Kahvaltımızı yapmaya hazırlanmıştık ki, Harun beyin sesini işittik,bizi kahvaltıya davet ediyordu.Biz onu davet ettik.Kahvaltımızı yaptık.Harun bey ,kahvaltımızı burada yaptık,çayımızıda havuz başında içelim dedi. Çaylarımızı içerken sohbet ettik ve Harun bey hadi havuza girelim diyerek mayosunun üzerindeki şortunu çıkardı.Hadi sizde mayolarınızı giyin havuza girelim diyerek havuza daldı.Alış veriş etmek için çarşıya çıkmamız gerek,döndükten sonra gireriz dedim.Eşim istersen sen yanlız git ben havuza girmek istiyorum değince,tamam hayatım sen nasıl istersen diyerek evden ayrıldım.100 metre kadar gitmiştim ki,cüzdanı almayı unuttuğumu fark ettim.Geri dönüp bahçeden içeri girdiğimde havuzdan karımın gülüşme sesleri geliyordu. Çiçeklerin arasından gizlice onları izlemeye başladımHavuzda yüzüyor ve gülüşüyorlardı.Karım havuzdan çıktığında göğüslerinin ucu beyaz mayosundan belli oluyordu.Harun bey karıma öyle ıslak durmamasını gidip başka mayo giymesinin daha iyi olacağını söyledi.Karım haklısın diyerek çantasından bikinisini çıkardı. İçerde giyebilirmiyim diyerek izin aldı ve içeri girdi.Dışarı çıktığında kırmızı bikinisiyle karım çok harika görünüyordu.Havuzun yanına uzandı.Harun bey,karıma çok güzel bir vücudu olduğunu söyledi.Karım güneş kremini alarak sürmeye başladı.Harun bey istersen ver ben keremleyip deyip karımın elindeki kremi alıp sırtına sürmeye başladı.Eli birden bikininin içine kaçtı.Karım irkilip arkasını döndü.Ama Harun bey karıma hiç fırsat vermeyerek dudaklarına yapıştı.Dudaklarını vantuz gibi emerken,bir yandanda eliyle bacaklarının arasına girmeye çalışıyordu.Karım bacaklarını sıkarken Harun bey de kendi bornozunu aralamaya başladı.Karımı omuzlarından tutup yatırdı.Bikininin altını çıkardı.Üstünüde yukarı çekip memelerini yalamaya başladı.İki eliyle sıkıp uçlarını emiyordu.Karımın kurtulma çabaları boşunaydı Harun beyin güçlü kolları karımın kurtulma çabalarını boşa çıkarıyordu. Harun bey kalktı ve karımın bacaklarını ayırdı.Eliyle haşmetli sikini tutup amına sürtmeye başladı.Artık karım dayanamamış kurtulma çabalarını bırakıp zevk almaya başlamıştı ve elini uzatarak Harun beyin sikini kökünden yakalamıştı.Harun beyin siki karımın parmakları arasında kalın bir sopa gibi duruyordu.Karımın korkunç zevk aldığı inlemelerinden belliydi.Harun bey yavaşça karımın yarığının dudaklarını ikiye ayırdı hafifçe yüklendi.Karım bir çığlık atınca geri çekildi. Harun bey keremi eline alıp hem karımın yarığını hemde aletinin başını kremledi.Bu kadar dar olması Harun beyi şaşırtmıştı.Karımın gayretiyle bir iki hamlede Harun beyinki karımın içine girmişti.Karımın canı yandığı belliydi,devamlı Harun beyi durduruyordu.Sonunda Harun bey yanlarındaki plaj çantasını açtı.İçinden ilginç bir şeyler çıkaracağını tahmin ediyordum ama para olacağını hiç ummamıştım.Adam resmen para çıkardı ve karıma atacağın her adım için bir desteyi sana vereceğim dedi. Karımın o kadar canı yanmış olmalıydı ki,ne diyeceğini bilmez vaziyetteydi.Harun beyin para teklifine oda şaşırmış ne yapması gerektiğine karar veremez durumdaydı. Harun bey sırtüstü yattı ve hadi gel diyerek karımın adımlara başlamasını söyledi.Karım şaşkın vaziyette tereddüt ederek yaklaştı ve harun beyin organını eline alarak yalamaya başladı.Sonra iki eliyle tutup başını ağzına soktu.Bunu bana bile ender yapıyordu.İyice gerilmiş derisini sıvazlıyor,diliyle o kalın başı yalamaya çalışıyordu.Harun bey de dilini karımın yarığına dayamış daracık deliğine sokup çıkarıyordu.Karımın en can alıcı yerini yalıyordu.Karım artık dayanamamış zangır zangır titremeye başladı.Bu arada elindeki organı da sürekli sıvazlıyor kökünden başına kadar santim santim emiyordu.Birden Harun bey de titremeye başladı ve ardından boşaldı.Karımın ağzına yüzüne boynuna fışkırtıyordu.Sonra karımı kucağına alıp uzun uzun öptü.Sonra da beraberce havuza girdiler. Bende cüzdanı alıp alış verişe gittim.Döndüğümde havuz kenarında güneşlenirken buldum onları.Ben alışverişe gidince acaba tekrar yapmışlarmıydı acaba,bilmiyorum ama karımın mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Alışverişten dönünce Harun beyle karımı havuzun kenarında güneşlenirken buldum.Karım,haydi hayatım mayonu giyde gel dedi.Harun bey,isterseniz gelin benim eve taşının ,koca ev,rahat ederseniz buraya taşınabilirsiniz. Nasıl olsa orada da misafirsiniz,gelin benim misafirim olun.Tabi rahat edebileceğinizi düşünüyorsanız.Sakın yanlış anlamayın,karı koca gelmişsiniz,tatilinizi başbaşa geçirmek istersiniz. Evim size açık isterseniz gelebilirsiniz. Teşekkür ediyoruz,hem teklifin için,hemde düşünceli tavrın için diyerek Harun beyin teklifini kabul ettik. Zaten 15 günlük tatilimizi gönlümüzce eğlenerek en iyi şekilde geçirmek istiyoruz.Sizinle de iyi bir dostluk kurduğumuza göre iyi bir zaman geçireceğimize eminiz diyerek gidip bavullarımızı topladık ve Harun beyin villasına yerleştik.Sonra bende mayomu giyip havuz başına geldik.Harun bey içerden bir şişe viski getirdi. Kadehlerimizi yeni başlayan bu samimi dostluğa kaldırdık ve yüzmeye başladık.Havuzda şakalaşıp eğleniyorduk.Harun bey espirili bir adamdı. Havuzdan çıktık güneşlenmeye başladık.Harun bey bu güneş adamı fena yakar,sizi kremleğim diyerek kremi eline alıp yanımıza geldi.Müsade edersen önce eşinden başlayım kremlemeye diyerek müsade aldı ve karımın sırtını kremlemeye başladı.Karımla yüzyüze sırtüstü yatıyorduk.Karımı omuzlarından başlayarak masaj yapar gibi kremliyordu.Karımın bikinisinin sırtından bağlı olan düğümünü çözdü.İp izi kalmasın diyerek kremi sürüyordu.Yanlardan memelerine, koltuk altlarına sürerek aşağılara indi.Belini kremlerken bikinin içine doğru da parmaklarına kaydırarak bütün sırtını kremledi.Bacaklarına geçerek ayak bileklerinden başlayarak masaj yaparak yukarı doğru çıkıyordu.Baldırlarını kremlerken tek eliylede bacakarsaını yokladığına eminim.Karımın yüzünden büyük zevk aldığını görüyordum.Tabi karımın zevk alışı benide zevklendiriyordu. İkimizde zevk aldığımızı belli etmemeye çalışıyorduk.Harun beyinde ne kadar zevk aldığı önündeki kabarıklıktan belli olyordu.Siki mayosunun içinde göbeğine doğru uzanmış karımı kremledikçe,kremlemek bahanesiyle karımın her yanını okşuyordu.Karıma saldırmamak için zor zaptediyordu kendini. Karımın arka kısmını iyice kremledikten sonra benim sırtımı kremlemeye başladı.Elleri gerçekten maharetliydi.Uzman bir masör gibi masaj yaparak ensemden kalçama kadar iyice kremledi.Belimi kremlerken karıma yaptığı gibi benimde mayomun içine ellerini kaydırdı.Ne yapıyorsun? deyince istersen mayonu çıkar kalçalarında yansın,ben yanlızken hep havuza mayosuz girer ve mayosuz güneşlenirim.Onun için bende mayo izi yok dedi.Eşinin yanında ben mayosuz güneşlenemem ama sen güneşlenebilirsin herhalde deyince eşime baktım neden olmasın deyince Harun bey mayomu yavaşça aşağı sıyırdı ve kalçalarıma masaj yaparak kremlemeye başladı.Bakalım bu işin sonu nereye varacaktı.Ama nereye varırsa varsın buraya gönlümüzce eğlenmeye gelmemişmiydik.Bunun içinde ortam kendiliğinden oluşuyordu. Ben böyle düşünürken Harun bey kalçalarımı iyice yoğurdu.Elleri kalçalarımı yoğururken parmağını deliğime kaydırdığını farkettim.Parmağını içine sokmaya çalışıyordu,kendimi sıktım ama deliğimi kurcalarken zevk almıyorda değildim.İnceldiği yerden kopsun diyerek kendimi tamamen gevşettim ve kremli parmağı rahatça deliğimden içeri girdi.Orta parmağını sokup çıkararak deliğimi iyice rahatlatmıştı ,ikinci ve derken üçüncü parmakta içimdeydi.Beni iyice zevke getirip rahatlattıktan sonra,hadi şimdi sırtüstü yat da önünüde kremleyim dedi. Sırtüstü yattım.Boynumdan başlayarak aşağı doğru kremleyerek indi.Şimdi sikimi kremliyordu,kremli eliyle sikimi sıvazlıyor,31 çeker gibi iyice kremliyordu.Taşaklarımıda okşayarak beni kremlemeyi bitirdi.Ayağa kalkınca Harun beyin siki mayosunu delecek gibi mayoyu germiş olduğunu gördüm. Bu arada Harun bey beni bu şekilde kremlerken karımda bikininin üstünü atmış sırtüstü yatarak ön tarafının kremlenmesini bekliyordu.Harun bey karımın yanına gitti boynundan başlayarak kremlemeye başladı.Memelerini avuçlamış, Harun beyin ellerinin hareketi kremlemeden çok okşamaya dönüşmüş mayosuda yırtıldı yırtılacak gibi olmuştu.Ellerini memelerinden göbeğine doğru götürdü.Göbeğini okşayarak kremledi.Elleri bikiniden içeri kayıyor,karıma bikiniyi çıkar demeye cesaret edemiyordu.Harun bey gerçekten kibar ve nazik biriydi.Bizim kabul edemeyeceğimiz bir davranışta bulunmamaya çalışıyor. Kendini zor da olsa tutmaya çalışıyordu.Böyle davranışı bizi rahatlatmış,hiçbir çekingenlik bırakmamıştı. Harun bey çıkarıp çıkarmamakta teredüt ederken ben dayanamadım,hayatım benim mayomu çıkarttırdın istersen sende çıkar,yanmadık yerin kalmasın, üstünü çıkardın altınıda çıkar ne farkeder deyince Harun bey ellerini bikiniden içeri sokarak yavaşça sıyırıp attı.Şimdi karım ve ben Harun beyin önünde çırılçıplak kalmıştık.Harun bey karımın kasıklarına krem dökerek oraları okşayarak kremlemeye başladı..Ellerini karımın bacak arasına kaydırıyor,eminim beni parmakladığı gibi orayıda parmaklıyordu.Karımın ön tarafınıda iyice kremledikten sonra tekrar sırtüstü yattı ve şimdi Harun bey kalçalarına krem döküp orayıda kremlemeye başladı.Kalçalarını iyice yoğuruyor,arasını açıp orayıda kremlerken Harun beyinparmakları karımında deliğine girdiğini,karımın dudaklarını ısırmasından anlıyordum. Bu zevk kremlenmesinden sonra Harun beyin mayosu tam çadır vaziyeti almıştı.Ama yinede Harun bey bizi rahatsız edici bir davranışta bulunmamaya özen gösteriyor, mayonun içinde siki o kadar rahatsız olmasına rağmen çıkarmak için bizden teklif gelmesini bekliyordu fark ediyordum.Artık Harun beyin sikini rahatlatmak gerekiyordu. Harun bey sizde şöyle uzanın sizide ben kremleyim dedim.Harun bey yüzükoyun yattı.Omuzlarından başlayarak kremlemeye başladım.Beline geldim ve bende onun yaptığı gibi mayonun içine ellerimi kaydırıyordum.Harun bey sizide rahatlatalım,madem yanlızken mayosuz güneşleniyordun,üstelik bizde mayosuz olduğumuza göre seninde mayonu çıkaralım diyerek mayosunu sıyırp attım.Kalçalarını onun bize yaptığı gibi yoğurarak kremledim.Klçalarını ikiye ayırıp arasınıda kremleyerek deliğine parmağımı sokmaya çalıştım fakat kendini sıkıyordu.İyice masaj yaparak rahatlattım,kendini serbest bıraktı ve benimde parmağım onun deliğine kaymıştı.Biraz deliğini parmakladıktan sonra sırtüstü yatmasını söyledim ve boynundan başlayarak aşağı doğru kremleyerek indim. Taşaklarını okşayarak iyice kremledim ve sikini bir sopa gibi elime alarak 31 çeker gibi sıvazlayarak kremlemeye devam ettim.O kadar tahrik olmuştu ki,neredeyse patlayacak gibiydi.Patlamasına fırsat vermeyerek kremleme işini bitirdim. Harun bey bu kadar rahat bir ortam oluşmuş olmasına sevindim diyerek ayağa kalktı ve kadehlerimizi doldurdu.Bu kadar yakın bir dostluğun oluşmuş olmasına kadeh kaldırdık.Kadehlerimizi boşaltıktan sonra hep birlikte havuza atladık. Çırılçıplak yüzmek çok zevkliydi.Havuzdan çıktıktan sonra kadehlerimizi doldurup içerken Harun bey sizinle tanışmamış olsaydık şimdi ne yapıyor olurdunuz dedi.Ben de herhalde karımla sevişiyor olurduk diye cevap verdim.O halde ben yokmuşum gibi neden sevişmiyorsunuz değince,haklısın diyerek karımın dudaklarına yapışıp öpmeye başladım.Dudaklarını,memelerini emerek göbeğine oradan da bacakarasına doğru yalayarak indim.Amını yalarken Harun bey dur bir dakika diyerek viski şişesinin ağzını karımın amına sürterek birazını amına soktu ve biraz viski dökerek şimdi yala daha zevk verir dedi.Gerçekten karımın amından viski içmek harikaydı.Ben viskili amı yalarken Harun bey bende size katılabilirmiyim dayanacak gücüm kalmadı dedi.Katılma onayını aldıktan sonra karımın memelerine viski döktü ve kazık gibi olmuş sikini memelerinin arasına sürtmeye başladı karımda memelerini iki eliyle sıkarak Harun beyin sikini memelerinnin arasına aldı.Harun bey memelerin arasında gidip gelirken bende amını yalamaya devam ediyordum.Karımın inlemeleri çığlığa dönüşmüştü.Bu vaziyette kimbilir ne kadar boşaldı amı vıcık vıcık olmuş suları ağzımı dolduruyordu.Harun bey karımın viskili memelerinin arasında gidip gelirken titreyerek boşalmaya başladı.Öyle bir fışkırttı ki,suratıma kadar gelmişti.Harun beyin menileri adeta yüzümü yıkamıştı,menili suratımı karımın amına iyce gömerek Harun beyin menileriyle amın sularını karıştırdım sonrada iştahla yalamaya devam ettim.Amın sularını iyice yaladıktan sonra yalayarak yukarı doğru çıktım Harun beyin menileriyle dolu göbeğini yalayarak memelerine oradanda dudaklarına yapıştım ağzımdaki menileri karımın ağzına boşalttım birlikte yuttuk. Sonra ayağa kalkıp karımın ayaklarını omuzuma alarak sikimi amının derinliklerine gömdüm.Karımda da bende de dayanacak hal kalmamıştı.Son darbeyi vurup bende karımın tüm vücudunu suladım.Ve kalkıp havuza atladım.Karımın ayağa kalkacak hali yoktu.Harun bey karımı kucağına alarak birlikte havuza atladılar. Havuzun serin suları bizi kendimize getirdi.Havuzdan çıkarak viskilerimizi yudumlamaya devam ettik.Harun bey iyiki sizinle tanıştık harikasınız diyor.Bizde aynı şekilde onu onaylıyorduk.Ben+++++++++
+
havuzun kenarına uzandım,Harun beyle karım yan yana oturuyor sohbet ediyorlardı.Harun bey karımın kulağına eğilmiş tatlı sözlerle karımı tahrik etmeye başlamıştı.Kulağına fısıldadığı her söz onu daha da tahrik ediyor elleride memelerine gitmiş okşarken bana dönerek güzel karınla sevişmeme izin varmı dedi.Harun bey hala izin almaya gerek varmı?Birbirimize o kadar alıştık ki,hiç bir şey için çekinme deyince,memelerini öpüp yalamaya başladı.Karım inlemeye ve sağa sola sallanmaya başladı.Harun bey karımın memelerini emdikçe uçları büyüyor ve harun bey ufak ufak ısırıklar atarak yalıyordu.O kadar şiddetli yalıyordu ki memeleri giderek kızarıyor ve üzerinde diş izleri kalıyordu.Karım ise Harun beyin sikini okşuyor iyice kabaran siki sıvazlıyordu.Harun beyin siki semsertti.Karım bu sikin tepesine bir öpücük kondurdu ve sonra diliyle üzerinde dolaşmaya başladı.Dilini gezdirdikçe Harun beyin sikinin başı daha da kalınlaşıyor ve kızarıyordu.Karım Harun beyin sikinin başını ağzına aldı.Sonra onu yalamaya ve ağzının içine sokup çıkarmaya damaklarıyla ezmeye başladı.Tamamını ağzına almak ister gibi boğazına kadar sokuyor ve çıkarıyordu.Harun bey zevkten uçuyordu. Karım artık dayanamıyordu.‘Ohh hadi artık daha fazla bekletme sikini içime istiyorum’ diye inledi.Harun bey önce sikini sokacağı delikleri yalamaya başladı. Yaladıkça karım yerinde duramıyor tatlı tatlı inleyerek kıçını bir sağa bir sola sallıyor ve zevkten dudaklarını ısırıyordu.Onları öyle seyretmek harikaydı.Tatlı karım benim. Harun bey dilini ustaca kullanıyor ve karımın iki deliğine de sokup sokup çıkarıyordu. Karımın amı zevkten sırılsıklam olmuş artık içine her şeyi alabilecek hale gelmişti.Harun bey sikini karımın amının dudakları arasında gezdirmeye başladı.Sokmuyor arasına sürüyor karımı zevkten kudurtuyordu.Yavaşça sikinin baş kısmını içeriye kaydırdı.Karım ‘Ohh daha sok daha sok’ diye inlemeye başladı.Harun bey ısrarla sokmuyordu. Fısıldayarak şimdi seni daha değişik sikeceğim dedi.Karım hadi beni bekletme, nasıl sikersen öyle sik diye bağırdı.Harun bey birden hızla kökledi.Karım bir çığlık attı.İmkansız o kocaman sik taşaklarına kadar girmişti. Harun beyin sikini hiç çıkarmadan çalkalamaya başladı.Siki karımın amında değmedik nokta bırakmıyor ve karım zevkten ölüyordu.Ohh daha sok daha sok diye inliyor Harun beyin saçlarını yoluyor yerinde duramıyordu.Amı tamamen doluydu. Harun bey kökledikçe köklüyor ve karımın amının en dibine ulaşıp onu delirtiyordu.Harun bey şiddetle gidip geliyor karımın amını parçalıyordu.Karım kendini kasıyor ve amıyla Harun beyin sikini eziyordu.Harun bey, Ohh geliyorum, Ahh boşalıyorum diye inleyerek gelmeye başladı.İçi boşaldıkça karnını kasıyor ve zevkten titriyordu.Bir müddet sonra Harun beyin siki bir yılan gibi kayarak dışarıya çıktı.Güzel karımı böyle seyretmek benide delirtmişti.Karım yanıma gelerek sikime bir öpücük kondurarak,hayatım bu yıl tatili hayal bile edemiyorduk,şimdi hayatımızın en güzel tatilini yaşıyoruz dedi. Karım mutluluktan uçuyordu.Karar vermiştik bu 15 gün içinde her türlü çılgınlığı yaşayacaktık.Harun bey karımı zevkten uçurduktan sonra birlikte havuza girdiler.Havuzun serin suyu onları rahatlattı ama benim sikim hala kazık gibiydi… Bende havuza girdim.Havuzda her türlü şakaları yapıyorduk.Sarmaş dolaş birbirimizi yalıyor,birbirimizin götüne tokat atıyor,parmaklıyor,o kadar rahattık ki,dünya umrumuzda değildi.Bir müddet sonra havuzdan çıktık yine viskilerimizi yudumlamaya başladık.İçtiklerimiz bizi çakır keyif yapmıştı,onunda rahatlığı vardı.Viskilerimizi içip sohbet ederken Harun beyin sikini elime alıp karıma uff be bu koca siki nasıl içine aldın,için parçalanmadımı dedim.Karım bende korkuyordum ama o zevk içinde acı falan duymuyor insan derken Harun beye dönerek ,biraz dinlendikten sonra yine yaparmısın dedi.Harun bey tabiki hayatım sen iste yeterki, iyi ama ben ne olacağım karıcığım bakıyorum beni unuttun,karım,seni unuturmuyum hayatım,ama bırakta bu tatili doyasıya yaşayım,nasıl olsa ben seninim.Tamam hayatım sen istediğin gibi yaşa diyerek viskimi yudumlamaya devam ederken bir elimde Harun beyin sikiyle oynuyordu ve yeniden sertleşmeye başlamıştı.Harun beyin bir elide benim kalçamı okşamaktaydı. Şişedeki viskiyi bitirmiştik.Karım bir şişe daha almaya gidince Harun bey ,ya Mete madem bütün sınırları kaldırdık,biliyorum sikimi ağzına almak için can atıyorsun,neden almıyorsun diyerek başımdan tuttuğu gibi önune getirdi. Karımın amını parçalayan o koca sik tam karşımda ağzıma girmek için hazır duruyordu.Başına bir öpücük kondurarak yalamaya başladım,hala ateşi sönmemişti.Harun beyin sikini emmek harikaydı.Neden durmuştum ki şimdiye kadar.Ben emmeye devam ederken karım geldi.Beni o şekilde görünce çok şaşırdı.Ama şaşkınlığı fazla uzun sürmedi,devam et hayatım sende zevkini yaşa,bu seferde ben sizi seyredeyim diyerek oturdu. Ben Harun beyin sikini epey yaladıktan sonra,Harun bey içinede girmesini istermisin diye sordu.İsterim ama o kadar kalın ki,deliğimi parçalar.Harun bey bir şey olmaz ben ustalıkla yavaşça içine kaydırırım dedi.Tamam deyip önüne domaldım.Harun bey hem sikini hemde göt deliğimi tükürükleyerek kayganlaştırdı.Parmaklarıyla biraz alıştırdıktan sonra sikinin başını sokmaya çalıştı ama imkansız girmiyordu.Başı girer gibi oluyor ama boğumu bir türlü girmiyordu.Harun bey beni bırakıp karıma yöneldi.Amını yalamaya başladı karımın amı kısa zamanda sulandı.Tükürük ve am sularıyla karışık amına sikinin başını sürmeye ve yavaşça sokmaya başladı.Karımın amı rahat alıyordu,ne de olsa alışmış üstelik amının suları girmesini kolaylaştırıyordu.Harun bey bana, Seda’nın amının sularıyla iyice sulandırayım sonra götüne daha kolay girer diyordu. Karım, Harun beye bu kez ben senin sikinin üzerine oturmak istiyorum, Harun bey,Ohh evet senin yumuşak götün taşaklarımı ezerken seni daha iyi sikeceğim diyordu.Karım arkasını Harun beye döndü ve bacaklarını ayırdı.Şimdi Harun bey onun bacaklarının arasındaydı.Karım Harun beyin sikini kavrayıp amının deliğine göre ayarlayıp üzerine oturdu.Götü Harun beyin taşaklarını eziyordu.Harun bey bu pozisyondan büyük zevk alıyordu.Karım iyice Harun beyin üzerine abandı.Harun beyin sikinin tamamı karımın amında kaybolmuştu. Karım yavaş yavaş çalkalamaya başlamıştı.Çalkaladıkça Harun beyin siki karımın amına girip girip çıkıyordu. Karım kendini iyice geriye yasladı.Harun bey hemen dilini karımın semsert taş gibi memelerinin üzerinde dolaştırmaya başladı.Memeleri iştahla yalanan karım ise sanki bir ata biniyormuş gibi bir aşağı bir yukarı sallanıyor zevk çığlıkları atıyordu.Harun bey ise alttan kalçasını sallayarak karımın amının içini karıştırıyordu. Karım böyle sikilmekten son derece memnun , beni unutmuşlar ağzından zevk sözcükleri dökülüyor ve çığlıklar atıyordu.Bende hiç durumu bozmadan onları büyük bir zevkle izliyordum. Harun bey aniden sikini dışarı çıkardı.Karım,ohh çıkarma daha sok daha sok diye inliyordu.Harun bey, hayır yeter, Mete’yi unuttuk,şimdi onu sikeceğim diyerek yanıma geldi.Haydi Mete domal şimdi önüme,artık girer dedi.Ben Harun beyin önüne domaldım.Artık ne olursa olsun onu içime alacaktım.Çünkü onları öyle seyrederken yeteri kadar iştahım artmıştı.Harun bey dilini göt deliğime dayayıp yalamaya başladı.Dil darbeleriyle büyük zevk almış,ne olacağını sabırsızlıkla bekliyordum.Harun bey orta parmağını deliğime dayayıp bastırdı. Parmağı yavaşça içime kaymıştı.O kadar zevk aldımki zevkten kısık kısık inlemeye başladım.Şimdi seyretme sırası karımdaydı.O bizi seyrederken amını parmaklamaya başlamıştı. Harun bey götümün içini karıştırmaya başladı.Sonra iki parmağını tükürükleyip içeriye soktu.Sonra iki işaret parmağını sokup göt deliğimi iki yana doğru çekmeye başladı.Herhalde göt deliğim en az iki santim açılmıştı.Karımda yaklaşmış göt deliğimin içinin göründüğünü söyledi.Harun bey karıma nasıl hayatım zevk alıyormusun,kocanın bakir göt deliğini bozmaya kararlıyım,hele bir hazırlayalım nasıl bozacağım diyordu.Sonra şu kremide ver bir güzel kremleyelim tam hazır olsun,rahat girsin kocanın canı fazla yanmasın diyerek deliğimi kremlemeye başladı.Bir parçada sikine sürerek bana haydi götünü biraz kaldır dedi.Ben götümü iyice havaya kaldırdım.Harun bey karıma hadi gel sen sikimi tutarak kocanın deliğine sok dedi.Karım Harun beyin sikini tutarak göt deliğimin üzerinde gezdirmeye başladı.Bi yandan da Harun bey bastırıyordu.Fakat göt deliğim o kadar dardı ki bir türlü girmiyor kenara kayıyordu.Bu sefer Harun bey sikini iyice kavrayarak yavaş yavaş bastırmaya başladı.Harun bey götümün bakirliğini bozacaktı kaçar yolu yoktu.Ama nasıl dayanacaktım o acıya,karım bile amına girdiği halde avaz avaz bağırmıştı.Hiç çaresi yoktu deliğim yırtılacaktı.Harun bey bastırdıkça acı arttı elimdeki havluyu yırtacak gibi sıkıyordum.Harun bey bir müddet bekledi ve tekrar bastırdı,sikinin başının yarısı girmişti.Karımda dayan kocacığım sikinin başının yarısı girdi,az daha dayan kafası girdimi rahatlarsın zevk almaya başlarsın diyordu. Harun bey biraz daha bekledi,sonra tekrar bastırdı.Götümün deliği parçalanıyordu. Karım Ohh be nihayet başı girdi deyince acı biraz azalır gibi oldu ve biraz rahatlamıştım.Harun bey tekrar bastırdı.AHH götümün deliğine bıçak girmişti sanki acıdan götüm sağa sola kıvranmaya başladı.Harun bey bastırıyor ikinci engelide aşmaya çalışıyordu.Benimde içim parçalanıyordu.İkinci engel giderek açılıyordu.İkinci engelde açıldığında Harun beyin siki hızla içime girdi.Duyduğum acıdan büyük bir çığlık atarak kaçmaya çalıştım.Fakat Harun bey beni sıkı sıkı tutuyordu.Karıma dönerek hayatım içerden viskiyi aldığın yerdeki plaj çantasını getirirmisin dedi.Karım çantayı getirdiğinde sabahleyin karıma verdiği desteden önüme atarak dayan bu senin dedi.Şaşırdım ,ama sevinmedim desem yalan olur,hiç olmazsa götüm bedavaya bozulmuyordu. Harun bey sikinin yarısı içerde bir müddet daha bekledi.Sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı.İlk gidip gelmeleri çok zor oldu.Sonra acı azalıp kendimi serbest bırakınca gidip gelmeler kolaylaştı.Sanki içim parçalanıyormuş gibi bağırmamak için kendimi zor tutuyor yerimde duramıyor kıvrandıkça kıvranıyordum.Harun bey gidip gelmelerini sürdürdü.Artık acı yerini zevke bırakmıştı duyduğum zevkten inim inim inliyor ve kıçımı bir o yana bir bu yana sallıyordum.Harika bir zevkti.Götüm artık Harun beyin sikine alışmıştı. Olduğumuz yerden kalkarak Harun beyi şezlonga oturttum.Şimdi ben senin sikinin üzerine oturacağım diyerek,Harun beyi şezlonga iyice ittim ve Harun beyin bacaklarını kendi bacaklarımın arasına aldım.Harun beyin sikini elimle kavrayarak göt deliğimin üzerinde gezdirmeye başladım.Kafasını içine sokunca yavaşça üzerine abandım.Zavallı götüm yırtılmış epey kan akmıştı ama şimdi alışmıştı artık.Harun beyin siki girdikçe giriyordu.Sonunda Harun beyin taşakları götümün altında kalmıştı.Harun beyin sikinin tamamını almıştım.Harun beyin taşakları göt deliğimi gıdıklıyordu ve çalkalamaya başladım. Artık Harun beyin sikinin üzerinde dans ediyordum.OHH karıcığım neden beni daha önce siktirtmedin.Ahh ne kadar zevkliymiş,ağzının tadınıda nasıl biliyormuşsun ,diye inliyordum.Harun beyin sikinin üzerinde hızla gidip geliyordum. Harun beyde çok memnun Ohh Mete o desteyi doyasıya hakediyorsun,harikasın diyordu,karımda çok memnundu.Kendisini her gece siken adam başkası tarafından sikiliyordu,hemde para alıyordu tıpkı bir fahişe gibi.Harun bey bir yandan sikimi okşuyor onu uyarıyordu.Harun beyin sikinin içimden çıkmasını hiç istemiyordum.Zevkten adeta kudurmuş gibiydim.Harun bey şöyle yana doğru eğil,götüne girip çıkan sikimi,nasıl girip çıktığını görmek istiyorum diye inledi.İçimden sikin çıkmamasına özen göstererek hafifçe yana yattım.Şimdi Harun bey deliğime sikinin giriş çıkışlarını görebiliyordu.Siki tamamen dışarıya çıktığında karım da , kapanmayan göt deliğimin içi gözüktüğünü söylüyordu.Ben abandıkça Harun beyin siki bu deliği tamamen tıkıyordu. Göt deliğim Harun beyin sikine öyle alışmıştı ki pozisyon üstüne pozisyon deniyorduk.Karımda bizi zevkle izliyordu. Öne eğiliyor,üstüne oturuyor,arkamı dönüyor ve her pozisyonda Harun beyin sikinin tamamını içime alıyordum.Harun beyde alttan bastırarak adeta götümü dağıtıyordu.Götüm darmadağınık olmuştu. Harun bey bir yandan karımın amını okşuyordu.Ben bitmiştim artık ama Harun bey hala alttan çalışmaya devam ediyordu.Harun bey her gidiş gelişinde taşaklarım bir aşağı bir yukarı sallanıyordu. Gözlerimi kapayıp kendimden geçtim.Sanki götümün içinde sıcak kalın bir şey dolaşıyor ve götümün içini okşuyordu.Götüm öyle kaşınıyordu ki götümün ağzı ve içi alev gibi yanıyordu.İkimizde ter içinde kalmıştık.Gerçekten bu sikiş çok değişik zevkler tattırmıştı.Harun beyin sikini yemeye doyamıyordum.Hiç içimden çıkmasını istemiyordum. Harun beyde ısrarla alttan çalışıyor sikini kılıç gibi kullanıyordu.Sürtünmekten neredeyse siki tutuşacak gibiydi.Boşalmamak için kendini zor tutuyordu. Harun bey sikini götümden çıkardı.Hemen ağzıma alıp emmeye başladım.Büyük zevk almıştım.Gerçi götüm sızlıyordu,canım yanmıştı ama duyduğum zevk bunları çoktan unutturmuştu. Aldığım para da cabasıydı.. Bir müddet Harun beyin sikini emdikten sonra boşalmadan bıraktım .Yeniden başlamak ve enerji toplamak için havuza atladık.Şimdi sıra karımdaydı.Hayret burada karımı sikmekten çok Harun bey tarafından sikilmeyi arzu eder olmuştum. Sanki karımla ben Harun beyin karısı gibi olmuştuk.Bir tesadüf harika zevkler keşfetmemizi sağlamıştı. Havuzdan çıktık,artık sıra karımdaydı.Harun bey viski servisi yaptı.Karıma da bana da iltifatlar yağdırıyordu.Hayatında hayal edemiyeceği zevkler yaşattığımızı söylüyordu.Aynı şeyleri bizde ona söylüyorduk. Karım ve ben Harun beyin sikini elimize almış hem konuşuyor hemde oynuyorduk.Bu sefer karım bu koca siki ben amıma zor aldım sen götüne nasıl aldın diyordu.Aldım ama birde bana sor götümün içi parçalandı.Ama gerçekten çok zevkliydi.Her gece sikimden nasıl zevk aldığını şimdi anlıyorum karıcığım ,sende götünün bakireliğini Harun beye bozdursana dedim firsat bu fırsat.Karım yaa! götüm parçalanır be derken Harun bey karımın morluklarla dolu memelerine el atmış okşuyordu.Bende amını kurcalamaya başladım,tekrar tahrik olmaya başlamıştık. Harun bey karımı sırt üstü yatırdı amını yalamaya başladı.Dilini içine sokup sokup çıkarıyordu.Göt deliğini de yalamaya başladı.Göt deliğine de dilini sokup çıkarırken sanki orayı da parçalamaya hazırlanır gibiydi.Anlaşılan karımın göt deliğide parçalanacaktı bu sefer.Karım göt deliğinin emilmesinden,Harun beyin dilinin oraya girmesinden büyük zevk alıyor inlemeye başlamıştı. 69 pozisyonuna geçip birbirlerini yalamaya başladılar.Harun bey göt deliğini iyice yalayıp sikinin girmesi için hazırlıyordu.Karım birazdan göt deliğinin delineceğinden habersiz zevkten inim inim inliyordu.Harun bey karımı kaldırdı domalmış vaziyete getirdi.Hem amını hem göt deliğini büyük bir iştahla yalıyordu. Karımın önüne gelip sikimide ağzına verdim oda benim sikimi yalıyordu. Harun bey kazık gibi olmuş sikini iyice kavradı amına yavaşça soktu karımı iyice zevke getirdikten sonra sikinin başını göt deliğinde gezindirmeye başladı.Karım birazdan olacakları anlamış götünden yapmamasını acı duymak istemediğini söylüyor,Harun beyin sikinden kaçmaya çalışıyordu.Harun bey karımı belinden iyice kavramış kıpırdamasına bile izin vermiyordu.Dayanırsa büyük bir zevk alacağını söylüyordu.Harun bey yine çantasına el attı ve bir destede karımın önüne atarak dayan acıyı zevke dönüştürelim diyordu.Bende tasdik ederek karıcığım korkma ben dayandıysam sende dayanırsın,hemde götü bedavaya bozdurmuyorsun diyordum.Zavallı karıcığım dudaklarını ısırmış az sonra götüne girecek sikin acısına hazırlanıyordu.Hiç kaçar yolu olmadığını oda biliyordu.En sonunda hadi ama fazla yakmadan alıştırarak sok diyordu. Harun bey aynı bana yaptığı gibi karımın belinden sıkıca tutup götünü havaya kaldırdı.Sikini de eliyle kavrayarak göt deliğinin üzerinde gezdirmeye başladı.Bir yandan da bastırıyordu.Fakat karımın götü o kadar dardı ki,bir türlü girmiyor kenara kayıyor ve hatta amından içeri giriyordu.İşte karım o anda zevk çığlıkları atıyordu.Harun bey sikini tutup yavaş yavaş bastırmaya başladı. Nihayet sikinin başının yarısı girmiş karımsa dudaklarını ısırıyor bağırmamak için zor dayanıyordu.Harun bey bana yaptığı gibi yavaş yavaş alıştırarak sokmaya çalışıyordu.Nihayet karımın çığlıkları inlemelere döndü başı girmişti.Harun bey biraz bekleyip hızla kökledi karım bir çığlık attı gözünden yaşlar gelmişti. Harun bey önce yavaş yavaş sonra normal ritimle gidip gelmeye başladı.Artık karım zevkten götünü çalkalamaya başlamıştı.Oh nihayet karımın götüde delinmişti,o koca sikten sonra artık bana da götünü siktirebilirdi. Harun bey sikini çıkardı.Ben sırt üst yattım karımda 69 vaziyetinde üzerime yattı.Harun beyde karımın arkasına geçip tekrar götüne soktu ve gidip gelmeye başladı bende karımın amını yalıyor zevkten amının suları adeta damlıyordu. Harun bey karımın bir götüne bir amına sokmaya başladı.Bende hem karımın amını hemde Harun beyin taşaklarını yalıyordum.Ohh harika bir tat.Bir ara Harun bey sikini karımın amından çıkarır çıkarmaz açık olan ağzıma bir daldırdı ki,gırtlağıma kadar gitti boğulacğım sandım.Şimdi hem ama hem göte hemde ağzıma giriyordu.Üçümüzde zevkten deli gibiydik. Artık Harun beyin dayanacak gücü kalmamıştı.Karımın götüne zangır zangır titreyerek boşaldı.Sikini karımın götünden çıkardığında menileri göt deliğinden amına ve amındanda altta açık olan ağzıma akmaya başlamıştı.Büyük bir iştahla karımın amına götüne bulaşan menileri emerken karımda boşalıyordu ve ağzında olan sikimi sanki bir vantuz gibi emiyordu.Benimde kasıklarım şişmiş menilerim fışkırmaya hazırdı.ve karımın ağzına yüzüne fışkırttım karımda benimkileri yalayıp yuttu.Üçümüzde külçe gibi yığılıp kaldık.Sonra tekrar havuza girerek o günü akşam ettik.Daha bizi bekleyen çılgınlar gibi 13 gün vardı.O gün akşam Harun bey bizi bir bara götürdü.Günün yorgunluğunu orada eğlenerek geçirdik.Eve döndüğümüzde kılımızı kıpırdatacak halimiz kalmamıştı.Üçümüz birlikte duş aldık ve yine gündüzden yerleştiğimiz odada kalmadık üçümüz birlikte Harun beyin yatağında çırılçıplak yattık ve birbirimize sarılarak deliksiz bir uyku çektik.Anlatacak daha çok şey var..
KARISINI BİRLİKTE SİKTİK, SONRA BENİ SİKTİ
Öncelikle selamlar. Adımı Arda olarak yazmak durumundayım. Yaşım 30 ve oldukça atletik bir fiziğe sahibim. Yaşamış olduğum olay geçen yılbaşında başımdan gecti. Daha önce çalışmış olduğum bir şirkette Eda diye bir sekreterimiz vardı. Güzel ve sexy ölçüleri olan, hoş bir kızdı. Kendisi evlendikten sonra görüşmelerimiz sadece telefonda devam ediyordu. Yılbaşından bir gün önce Eda beni aradı, “Naber? Ne var, ne yok?” gibi klasik muhabbetlerimizi etmeye başladık. Eda bana, “Yılbaşında ne yapacaksın?” diye sorunca, ben de bir proğramım olmadığını söyledim. O da kendisinin kocası (Kenan) ile konuşarak, benimde içinde bulunacağım bir proğram yapacağını söyledi ve telefonları kapattık.
Akşam saat 17:00 civarlarında Eda beni arayarak “Ardacım, Kenanla konuştum bu akşam için, yılbaşını beraber kutlayacağız. Neredesin?” dedi. Edanın kocasını daha önceleri (nişanlılık dönemlerinde Edayı almaya geldiği zamanlarda görmüştüm, 35 yaşlarında düzgün bir adama benziyordu). Yerimi tarif ederek beni alacakları saatte buluşma noktasına gittim. Fazla beklemeden geldiler. Uzun zamandır görüşmemenin vermiş olduğu özlemle Edaya çok sıkı sarıldım herhalde ki, kocasının bakışlarına mahrum kaldım. Taksim civarlarında bir Gece Clubünde güzel bir proğram yapmışlar, yılbaşını orda kutlayacakmışız. Saat 23:30 civarlarında onların bahsettiği Gece Clubüne girdik. Derken eğlence başladı, alkoller alınıyor, kutlamalar yapılıyor.
Saat tam 24:00 olduğunda, ortamda bulunan çiftlerin birbirine sarıldıklarını ve deliler gibi öpüştüklerini fark ettim. Kafamı Edalara çevirdiğimde, Eda kocasına sarılmış ve çok dikkatli bir şekilde bana bakıyordu. Ortamda yanlızlığın vermiş olduğu eziklikle ben de Edaya baktım. Eğlenmemize devam ettik. Saat gece 03:00 civarlarında sıkıldığımı anlayan Eda, “İstersen çıkalım bize gidelim, içmeye evde devam ederiz.” dedi. Clübden ayrıldık. Kenan alkolü fazla aldığı için arabanın anahtarını bana verdi ve kendisi sağ ön koltuğa geçti. Arabayı benim kullanmamı istedi. Eda arkamdaki koltuğa geçti. Taksim kalabalığından çıkmamız baya bir zaman almıştı. Ben adres tarifini Edadan alarak evlerinin yolunu tuttum. Eda bu arada almış olduğu alkolün rahatlığıyla bana kız arkadaşımın olup olmadığını falan soruyordu. Biryandan Edanın sorularını cevaplandırırken, bir yandan da aynadan Edayı keser olmuştum. Eda da gözlerini benden hiç ayırmıyordu.
Evlerine geldik. Ben Kenanın koluna girerek asansöre kadar yardımcı oldum ve daireye çıktık. Salona geçtik oturduk. Eda, “Bana iki dakika müsade edin, hemen geliyorum.” dedi ve odasına gitti. Biz de Kenanla muhabbet etmeye çalışıyorduk, ama ne olduysa Kenan kendine gelmeye başladı. Eda üzerini değiştirmiş, göbek üstü beyaz bir badi ve altında diz kapaklarına kadar gelen ince bir etek giymiş, elinde bir şişe viski ile yanımıza geldi. O anda Edanın sütyen ve külot giymediğini farkettim. Meme uçları dikleşmiş, etekten de amının yarığı belli oluyordu. İster istemez sikim kalktı ve pantolonumdan bariz bir şekilde belli olmaya başladı. İçimden, ne yapsamda Edayı bu gece siksem diyordum, ama Kenan olayı anlayacak diye korkuyordum da. Meğer benim Kenandan korkmam boşunaymış…
Viskilerimizi yudumlarken, Eda bana bir şey söyleyeceğini, ama bunun bir sır olarak kalacağını, ve bana bir sürprizleri olduğunu söyledi. Kocası Kenan ile olan seks ilişkilerinin gayet iyi olduğunu, ama değişiklik olsun diye bir çılgınlık yapmak istediklerini anlattı. Bunu yapmayı uzun zaman önce kafalarına koyduklarını, fakat kime güveneceklerini bilmedikleri için hep ertelediklerini söyledi. Son zamanlarda acaba Arda ile olur mu falan demişler ve bu planı benim üzerime kurmuşlar. Ben bunları dinlerken aynı zamanda olayın şokunu yaşıyordum. Az önce hem çok isterik bir şekilde Edayı sikmek istiyordum, oysa şimdi ‘Neden olmasın?’ bile diyemedim. Şokun etkisiyle sadece kafamı sallayabildim. Eda bunun üzerine kocasının yanından kalkarak benim yanıma geldi. “Ne oldu? Kabul etmiyormusun yoksa?” derken, bir yandan da kırmızı ojeli parmakları çoktan pantolonumun üzerinden sikimi okşamaya başlamıştı bile.
Ben konuya çok çekingen kaldım, halbuki baştan beri ben de Edayı arzuluyordum. Olay benim kontrolümden çıkmış onların kontrolüne geçmişti. Eda bir hışımla birden dudaklarıma saldırdı. Kocası bizi izlerken, ikili koltuğun üzerinde biz eda ile işi baya ilerletmiş çırılçıplak kalmıştık. Kocası bizim koltukta yer olmadığı için yerinden kalktı ve “Bu çok anlamsız ve bencilce bir sevişme oluyor, yatak odasına geçelim, ben de katılayım!” dedi. Her ne kadar oradan kalkmakta zorlansakta kalktık. Edayı kucağıma aldım ve yatakodasına geçtik. Ben Edayı yatak üzerine yatırdım. Edanın o kılsız, kaymak gibi amını yalarken, Kenan da sikini çıkartıp Edanın ağzına verdi. Eda Kenanın sikini öylesine hoyratça yalıyordu ki, inanın bir an önce Kenanın yerini almak istedim. Nihayet öyle de oldu, Kenan sikini karısının ağzından çekti ve benim zaten yalayarak sırılsıklam ettiğim amcığına hiç bir müdahale etmeden, (14 bilemediniz 15 santimlik) sikini direkt yerleştirdi. Ben de Edanın boş kalan ağzına verdim.
Eda benim sikimi her ne kadar almakta zorlansada, ağzına alıyor, ara sıra taşşaklarımı o kadar şehvetle yalıyordu ki, neredeyse o dakika boşalacaktım. Fakat boşalmamam lazımdı, gece bizim için daha yeni başlamıştı. Her ne kadar boşalmak istemesemde sonunda dayanamayıp Edanın ağzına boşaldım. Ben çok fazla spermi olan biriyim. Eda benim spermlerimi yutacak diye beklerken, o kafasını sağa sola çekmeye başladı. Ben de ağzındaki spermleri çıkartmaması için, kafasını daha çok sikime bastırıyordum, dudaklarının kenarlarından spermlerim taşıyordu. Boşalmam bitince sikimi ağzından çektim. Kenanda az sonra Edanın amından anda çıktı ve koşarak Edanın suratına gelerek, bütün spermlerini Edanın yüzüne boşalttı. Kenanın sikinden son damlalar çıkarken bana döndü ve, “Arda ben tam 6 senedir karımın ağzına boşalmaya çalışıyorum, 6 senede bir sefer belli etmeden boşaldım, benimle 1 hafta konuşmadı. Sen 1 günde bunu başardın ya, helal olsun!” dedi.
Birer duble viski daha içtikten sonra, bu sefer ben az önce Kenanın siktiği Edanın amını yalamaya başladım. Biraz yaladıktan sonra, tekrar kalkmakta olan sikimi daha tam anlamı ile kalkmadan Edanın amına yerleştirdim ve içinde git gellere başladım. Sikim amın içinde iyice sertleşmişti. Eda bana, “Ben üste çıkayım, sen alta geç!” dedi. Denileni yaparak yatağıa sırtüstü uzandım. Edayı üstüme oturttum ve alttan yukarı git gellere başladım. Bu arada Kenan Edayı, göğüsleri benim vücuduma değene kadar üzerime yatırdı. Ben alttan karısının amına sokup çıkarırken, Kenan da arkasına geçti ve Edanın göt deliğini yalamaya başladı. Sikim Edanın amından kayarak çıkınca Kenanın çenesine değdi ve Kenanın bana bakmasına sebep oldu. Kısa biran gözgöze geldikten sonra, Kenan sikimi tutarak kendi elleriyle karısının amına soktu ve karısının göt deliğini yalamaya devam etti.
Az sonra Kenan ayağa kalkarak, sikini Edanın göt deliğine dayadı. Eda hiç tepki vermiyordu, demekki Kenan daha öncede Edayı götünden sikmişti. Kenan hiç zorlanmadan sikinin kafasını soktuktan sonra devamı için git gellere başlamıştı. Bu arada ben alttan amını sikmeye devam ediyordum. Edayı bu şekilde nekadar süre siktik hatırlamıyorum, ama bir süre sonra Kenan sikini Edanın götünden çıkartarak, yukarıdan aşşağı doğru Edanın sırtına ve saçlarına boşalmaya başladı. Edanın saçlarından süzülen birkaç damla sperm de benim saçıma ve yüzüme geldi. Eda doğrularak hızlanmıştı. Edaya gelmek üzere olduğumu belirttim ve O da, “Ben de geliyorum…” diyerek, birlikte sarsılarak boşaldık. Kafamı kaldırdığımda Kenan yoktu, duş almaya gitmiş. Kenan duştan geldikten sonra ben duşa gittim ve benimle beraber Eda da geldi. Banyoda birbirimizi yıkadıktan sonra tekrar yatak odasına geldik.
Kenan yatağın ortasına yüzüstü uzanmıştı. Yatağın kenarına geldiğimizde Eda dudaklarıma yapıştı ve fısıldayarak bana kocasının göt deliğini yalamamı söyledi. Ben de, “Nasıl olacak? Senin kocan gay değil ki?” diye fısıldadım. Eda, “Sen dediğimi yap bak!” dedi. Kenanın bacak arasında yerimi aldım. Bu pozisyonda ben her ne kadar Kenanın göt deliğine tam anlamı ile ulaşamasamda yalamaya başladım. Eda da kafasını benim dizlerimin arasından sokmuş, benim sikimi taşşaklarımı, oradan yukarı doğru göt deliğimi yalıyordu. Kenan bir anda dönünce, siki direk ağzımın hizasına geldi. O anda ne yapacağımı bilemedim ve gözümün önünde duran Kenanın kazık gibi sikini yalamaya başladım. Eda beni o kadar şevk ve arzu ile yalıyordu ki, ben de Kenanın sikini öyle yalamaya devam ettim.
Kenan ani bir hareketle altımdan kalkarak arkama geçti ve Edanın yalayarak hazırladığı göt deliğime parmaklarını sokmaya başladı. Zaten domalmış bir pozisyondayım. Parmaklarıyla alıştırdığı göt deliğime sonra sikinin kafasını dayadı. Aslında sikilmeyi hiç istemiyordum, fakat Kenanın sikini götüme yerleştirmesine de nedense engel olmuyordum. Kenan Edanın götünü sikmekten dolayı tecrübeli olduğu için, çok fazla canımı yakmadan, ufak hareketlerle, sikinin tamamını götüme sokmayı başardı. Birkaç dakika git gelden sonra titreyerek götüme boşaldı. Sikini götümden çıkardıktan sonra, üzerimden indi ve yorulmuş birşekilde yatağa uzandı. Daha sonra karısı Eda da yatağa geldi ve olayın vermiş olduğu yorgunlukla üçümüz birbirimize sarılarak uyuduk.
Sabah kalktığımızda Eda kahvaltıyı hazırlamıştı. Kahvaltıda, geceden konuşmaya başladık. Meğer akşam benim yaşadıklarım hep planlıymış. Kenanın beni sikmesi onlar için bir güven olayı imiş, yani kimseye anlatmamam içinmiş ve sadece bir seferliğine mahsusmuş. O günden sonra her haftasonu üçlü sevişmelerimizi tekrarlıyoruz. Daha sonraki buluşmalarımızda hep ben Kenanı siktim ve sonra da birlikte karısını siktik. İkisine de bana bu zevkli anları yaşattığı için teşekkür ediyorum.
Kocamın yanında benimle Sikişti
sexi hikayeler sex hikayesexsex hikayehikayesex hikayelerhadi hikayemizi okumaya Ben Ayla, 35 yaşında seks esnasında defalarca orgazm olan olay ve kolay doymayan, saatlerce sevişmeyi seven, kocasını çok seven evli bir kadınım. Eşimle hemen hemen her gece saatlerce sevişiyoruz. Her gün seks yapma isteğim oluyor, bunu engelleyemiyorum.. Daha önce hiç grup deneyimi yaşamamıştık ama kocam eşim sürekli porno sitelerinde eşler bölümünde hikayeleri okuyarak karısını başka erkeklerle seviştirenler veya eş değiştirerek sevişen çiftlerin hikayelerini okuyarak kuduruyordu. Başka bir zevki de beni telefonda başka erkeklerle konuştururken sikmekti.Bu sadece fantezimizdi asla kendimi başka bir erkeğe vermeyi düşünmezdim,ama Doğan!la tanışıncaya kadar.Doğan,daha önce internette tanıştığı bir çiftle başka bir şehirde birlikte olan, bu anısını saniyesi saniyesine yazarak hikaye sitelerine yolladığı için birçok yeni kişiyle tanışan eşinden boşanmış bir adamdı.Onunla önce telefonda sohbetlere başlayıp, msn de birbirimizi gördük,kısa sürede çok iyi dost olduk ve artık karar vermiştim onun kalın aletini ağzıma almak,emmek, sonra da içime yerleştirmek istiyordum.Kocam zaten çok istiyordu.Güveilir bir insan olduğuna iyice kanaat getirdikten sonra buluşmaya karar verdik. Daha sonra beklenen gün geldi bizi arabayla aldı ve doğruca otele gittik, sanki başka şehirden gelmişiz gibi yapıp, 2 tane oda tuttuk ve odalarımıza yerleştik.Daha sonra telefonlaşarak aynı odada buluştuk. Kocam koltukta ben de yatağın üzerinde oturuyorduk,Kalbim heyecandan çarpıyordu, çok heyecanlıydım,o içeriye girdi, gülümsedi yatakta benim yanıma oturdu, düşünebiliyor musunuz kocamın yanında yatakta başka erkekle birlikteydik, müthiş heyecan verici bir duyguydu. Uzanıp dudaklarımdan öpmeye başladı, uzun süre dudaklarımızı ayıramadık, sanki yıllardır birbirimiz bekliyormuş gibi öpüşüyorduk, beni elleriyle soydu, önce bluzümü, sonra sütyenimi, parçalarcasına çıkarttım, sonra yatağa uzandı bir yandan memelerini öperken eteğimi sıyırıyordu, bembeyaz kar gibi ve balık eti bir vücudum vardır. Siki hemen taş gibi olmuştu, ben de onu soydukça sikinden gözümü ayıramıyordum. Boyu aynı kocamınki kadar fakat kalın beyaz bir aletti. En son kilotunu indirerek aleti serbest bıraktım, ellerimle yarağına dokunduğum an müthişti… O da elini amıma uzattı, sırılsıklamdı, zaten amımın sürekli ıslandığını,sürekli seksi düşündüğümü doyumsuz olduğumu söylemiştim. Kalçalarımı ona dönerek sikini ağzıma aldım, aletin başından süzülen ilk kayganlık sıvılarını dilimle alıyor, sikini ağzıma sokuyor çıkartıyor, bazen de yandan dilimle dondurma yalar gibi yalıyordum,kocam bir ara gözümüze ilişti ,kalakalmıştı heyecandan Doğan bizi seyrederek 31 çekmesini söyledi, o da heyecanından kurtulup, koltukta sikini çıkartarak 31 çekmeye başladı,ben uzun süre aleti yaladım,yalamayı çok severim,Doğan da aynı anda kalçalarımı okşuyoramımı yalıyordu, bir an önce içime girsin istiyordum kendimi zor tutuyordum, Beni çevirerek yatağa bastırdı bacaklarımı araladı ve aleti amcığın önüne yerleştirdi, sanki bir mıknatıs siki içeri giriyordu, alet kendiliğinden kaydı ve içeri girdi, o an müthişti inanılmaz bir durumdu, kocamın yanında beni sikiyordu. Kocamdan farklı olarak Doğanın siki çok sıcaktı ateşi amımı kor gibi yakmıştı.Bu kadar sıcak bir sik olabileceğini hiç düşünmemiştim. ikimiz de zevkten ölüyorduk, en dibe girdi,orada bekledi yarrak en dipte içindeyken dudakları dudaklarımda dilini istedim ve dilini vantuz gibi emiyordum. O sırada amımı sıkıp bırakmamı istedi, dediğini yaptım. sikim sanki bir mengeneyle sıkıp bırakıyordum,uzun süre içimde böylece kaldı, daha sonra ritmik olarak hızlı vuruşlar yaptı, bu sırada taşakları iri olduğundan kalçalarıma vuruyor slap şlap diye sesler çıkıyordu.uzunca süre böyle siktikten sonra sikini sadece kafası içeride kalacak şekilde çekti, bir müddet sadece kafasını sokup çıkararak pompaladı,8-10 defa sadece kafasını sokup çıkartıyor sonra tek bir vuruş en dibe yapıyordu,böyle yapınca her vuruşta çığlık atıyordum, ikimiz de çıldıracaktık, en az 3 saat bu şekilde sikiştik ama hala doyamamıştık, ikimizde de büyük açlık vardı, sonra ben sanki onun karısıymışım gibi kocamı da yanımıza yatağa davet etti.Kocam heyecandan tutulmuş kalmıştı, daha sonra anlatıığına göre; önce pişman olmuş, bunu nasıl yapabildiğini kendine sorgulamış,daha sonra karısının tanımadığı bu adamın altımda müthiş zevk aldığını görünce de mutlu olmuş, içinden nereye kadar gidecekse gitsin diyerek seyrediyormuş. Zaten pantalonu çıkarmıştı sadece üstü giyinikti onları da hızla çıkartarak yanımıza geldi, Ben Ayla yani karısı ortada çırılçıplak vaziyette iki tarafında 2 erkek yaraklarını bana dayamış vaziyette bacaklarını benim bacaklarıma sürtüyorlardı. Ben de aletleri ellerimle tutup, okşuyordum. Sanki Doğan benim kocam Ahmet misafirdi, daha sonra sanki kendi karısını misafire sunar gibi benim bacaklarımı ayırarak kocama sundu, kocam yavaşça amcığıma girmeye başladı bacak omuza yapıyordu. Doğan da saçlarımı okşayarak dizlerinmin üzerinde yarağı ağzımna yerleştirdi,müthişti aynı anda bir erkeğin yarağını emiyor diğerini içime alıyordum bir müddet sonra dudaklarımdan öpmeye başladı, kocam öylece bir süre sikti,Doğan dışarıda kalmaktan sıkılmış olacaktı ki,Ahmet ben yine sikmek istiyorum sen nasıl olsa hergün sikiyorsun, karının tadına doyamadım çekil yine ben sikeceğim dedi,kocam ona hak vererek tekrar yan tarafa çekildi.Kocamın yarağı henüz çıkardığı ıslak amcığa tekrar o sıcacık yarağı yerleştirdi. Ten uyuşmamız mükemmeldi , içeriye her girdiğinde sanki yanan bir şömineye su boşaltınca coooozzz etmesi gibiydi, ikincisi de birbirimizi çeken mıknatıs gibiydik,asla birbirimizi bırakamıyorduk, sanki ikimiz tek kişi olmuştuk. Uzun süre bu şekilde neredeyse her poziyonda sikiştik, defalarca orgazm olmuştum,sayısını hatırlayamıyordum daha sonra hayatında hiç bu kadar çok sayıda orgazm olmadığımı ona söyledim.Seviştikten sonra üçümüz birlikte yatakta yattık, sohbet ettik, müthiş bir duyguydu. Daha sonra giyindik ve yemek yemek üzere otelden ayrıldık, bir hafta kendime gelemedim , sanki rüya görmüş gibiydim, içimden iyi ki bunu yaşadım diyordum,hayatım boyunca unutamayacaktım, hayatımın en mutlu günüydü diyebilirim, o da aynı duygular içindeydi, bu inanılmazı yaşamaktı. Kocam beni daha çok seviyordu,çok mutlu olmuştu. Bu olay 1 sene kadar önceydi ve yazdıklarım tamamen eksiksiz olarak yaşandı.Daha sonraki günlerde defalarca birlikte olduk, şu anda da birlikteyiz, istediğim zaman Doğan beni alıp otele götürüyor ve sevişebiliyoruz.Kocamdan sonsuz izinimiz var. Bazen de akşamları üçümüz buluşuyoruz, arabanın arka koltuğunda beni sikerken kocam da ön koltukta bizi seyrederek ve dinleyerek 31 çekiyor.Onu kudurtmak için Ahmet karına yerleştiriyorum, karını sikeyimmi, sikimi çok güzel yalıyor, gibi cümleler kuruyor.Onda ayrıldıktan sonra da evimize giderek sabaha kadar sevişiyoruz.
Yasamak isteyen ciftler mesajini bekliyorum
Kocamın borcunu sikişerek ödedim.
Kocam hiç bilmediği bi dal olan gıda işine girdi. Ancak bir süre sonra borçlanmaya başladı,borcu ödeyeceğm diye bankadan kredi çekti, bir süre sonra onları da ödeyemeyince benden habersiz gitmiş tefeciden borç almış.Tabii onu da zamanında ödeyememiş, bir gün eve geç vakitte ağzı burnu kan içinde geldi. İlk başta bişey söylemedi, soruyorum cevap vermiyor, “kavga ettim bişey yok falan” diyor. Derken o esnada cep telefonu çaldı açtı – “Tamam ödicem… Söz verdim…” falan deyince ben anladım. Telefonu kapadıktan sonra – “Ver numarayı bir de ben konuşayım…” deyince kızdı. – “Hayır olmaz, bu adamlar tekin değil. Sen merak etme ben hallederim.” deyip lavaboya elini yüzünü yıkamaya gitti. Ben de cep telefonunu alıp arayan numaralar kısmından numarayı bi kağıda not edip çantama attım. Ertesi gün numarayı çevirdim ve karşıma çıkan kişiye kendimi tanıttım ve durumun ne olduğunu sordum. Karşıdaki kişinin sesi kalın, doğu şivesiyle ve oldukça sert konuşuyordu. Ödeme için bir ay süre verdiklerini söyleyince ben de – “Bu mümkün değil bu meblağı bu kadar zamanda ödeyemeyiz.” dedim. Bana ofisine gelmemi yüzyüze konuşmamızı teklif etti. Adresi alıp bir saat sonra denilen yere gittim. Beş katlı bir bina ve girişinde İkinci el oto galerisi vardı.İçeriye girdiğimde Ahmet beyle görüşeceğimi söyleyince – “Kim arıyor diyelim?” sorusuna – “Ben Alev, kendisi geleceğimi biliyordu.” dedim. Telefonla geldiğimi haber verdiler. Yanımda takım elbiseli kaba saba biriyle asansörle 5.kata çıktım. Kata geldiğimde dar bir koridorun sonunda bir oda, geniş bir kapı fakat kapalı kapının önünde bir masada 2 kişi oturmuş çay içiyorlardı. Yanımda bana eşlik eden kişi, Ahmet beyin beni beklediğini söyleyince birisi kapıyı çaldı ve beni içeri aldılar. Masanın arkasında bir adam beni görünce ayağa kalktı, kalktıkça da uzadı. Nerdeyse 1.95 boylarında kıvırcık saçlı, kalın bıyıklı, çirkin suratlı bir adam, – “Alav hanım hoş geldiniz.” dedi. Hoşbulduk faslından sonra çay söyleyip konuya girdik. Bana eşimin borcu 2 ay evvel ödemesi gerektiğini ama her seferinde söz verip ödemediğini ve bize son olarak bir ay daha mühlet verdiğini söyleyince, itiraz ettim. Bunun mümkün olmadığını, bu şekilde ödeyemeyeceğimizi tekrarladım. Bir süre sustu gözlerime bakıp – “Peki bağyan.. Ben bu konu üzerinde biraz düşüneyim, siz yarın yine bu saatte tekrar gelin konuşalım. Ama siz de düşünün…” deyince izin isteyip eve döndüm. Akşam olunca eşime durumu hiç bahsetmedim, gece kocam yanımda horlayıp dururken, ben yatağımda sabaha kadar ne yapmam gerektiğini düşündüm. O çam yarması gibi herifin “siz de düşünün” derken o bana dik dik bakışı geliyordu gözümün önüne… Ertesi gün öğlen güzel bir duş alırken seksi giyinmeye karar verdim. Zira önceki gün o endişe, korku, öfke nedeniyle evden apar topar çıkmış günlük kıyafet, bakımsız, özensiz bir şekilde oraya gitmiştim. Bu sefer daha kadınsı bi şekilde gitmeliydim, adamı etkilemem gerekiyordu. Banyodan sonra mahallemizin kuaförüne gidip saçlarıma fön çektirdim. Eve dönüp kıyafet seçmeye başladım. Tabi ki erkekler mini eteğe bayılırlar. Ben de pilili kloş süper mini eteğim, siyah yarım balıkçı yaka dar omuzdan kolsuz ipek bluzumu giydim. İçime sütyen giymedim, böylelikle iri göğüslerim ve başları belli oluyordu. Zaten sütyen takmama gerek yoktu pek… İriliklerine rağmen kocama fazla elletmediğimden hala dik duruyorlardı. Geniş gözlü siyah fileli külotlu çorap, içime yine siyah oldukça minik g-string ve siyah dize kadar yüksek topuklu çizmelerimi giyip üstüme de diz altında biten açık gri kabanımı giydim. Güzel bir makyaj yapıp taksiye atladığım gibi tekrar aynı yere gittim. Yine aynı fasıl karşılanma ve nihayet yine Ahmet beyin karşısındaydım. Çay söyledi yine ama bendeki değişikliğin farkındaydı, bu sefer dünkünden daha bir başka bakıyordu bana. Çay geldi. Çaycı servisi yapıp odadan çıkınca ben de kabanımı üzerimden çıkarıp oturduğum koltuğun arkalığına astım. Tekrar koltuğa oturunca adamın gözleri resmen yerinden fırladı. Bacak bacak üstüne atmıştım. Gözünüzde canlandırın ultra mini siyah kloş eteği… Yüksek topuklu, pırıl pırıl parlayan çizmeler nedeniyle dizlerim yüksekte kalmış, alttan görünen manzaranın erkekleri bitirmek için birebir olduğuna emindim. Nitekim, avımın gözleri bir dar kazağımın altındaki sütyensiz göğüslerime, bir kalçalarıma kadar sıyrılmış file çoraplı bacaklarıma bakıyordu. Kendimi Sharon Stone gibi hissetmeye başlamıştım onun bakışlarıyla… Bu sefer oturduğu koltuktan kalkıp beni daha iyi görebilmek için oturduğum koltuğun karşısındaki koltuğa yerleşti. Aramızda bir metre mesafe ve küçük bir sehpa var. Çantamdan sigara çıkarınca uzanıp sigaramı yaktı. Mahsustan konuyu evli olup olmadığını sorarak başladım, konuyu bi yere getirip deşmek için. Evli olduğunu 42 yaşında olduğunu biri liseye biri üniversiteye giden iki oğlu olduğunu söyledi. Ben de 15 yıllık evli olduğumu 14 yaşında oğlum olduğunu söyleyince – “Maşallah Alav hanım, hiç yaşınızı göstermiyonuz, genç kız gibisiniz valla…” dedi. Gülümseyerek teşekkür ettim. – “Sizin gibi güzel bi bağyanı rahat bırakmazlar.” deyince ben de – “Eh, biraz öyle oluyor…” dedim. – “Rahat bırakmayan sadece kocan mı?” dedi manalı manalı… Konuşması değişmiş, az önce siz diye hitap eden adamın yerine beni sikmek için kıvranan bir azgın maço gelmişti. Dikkatli olmalıydım oyunumu oynarken… – “Ne demek istiyorsun? Açık konuşabilirsin.” dedim yumuşakça… Bana bakıp sırıtarak, – “Kocandan başka kaçamakların oldu mu diye merak ettim. Olmadıysa bu güzelliğe yazık edersin…” deyince ben de – “Eh oldu işte biraz bir kaç yaramazlığım… Doğru söyledin, bu güzellik ziyan olmasın diye düşündüm ben de…” diye yanıtladım gülümseyerek. Uzanıp elini daha doğrusu pençelerini bacaklarıma atıp gezdirmeye başladı. Hiç istifimi bozmadım, çıkarıp bir sigara daha yakıp gülümseyerek onu izliyorum. Ama bacaklarımda dolaşan ayının pençeleri de itiraf ederim ki içimi bir hoş etmişti. Kasıklarımdan o tanıdık sıcaklığın yayıldığını hissediyordum. Memelerimin uçları anında tepki vermiş, sütyensiz memelerimin uçları kabarmış, sızlıyor, ipek bluzumdan fındık tanesi gibi görünüyordu. Bu tavrımdan tamamen cesaretlendi, kalkıp benim yanıma geldi. Koltuğun kenarına oturdu, ellerini bluzumun dekoltesinden içine sokup memelerimi avuçlayıp, dudaklarıma yumuldu. Ben hiç istifimi bozmuyor karşılık da vermiyorum. Biraz daha dudaklarımı öptükten sonra memelerimi yoğurmakta olan ellerini nazikçe üzerimden alıp çektim. Tekrar gidip kendi koltuğuna oturdu, o da bir sigara yaktı. Kısa bir sessizlikte karşılıklı sigaralarımızı tüttürürken ben belli ederek özellikle bakışlarımı kabarmış olan pantolonuna indirip sigaramdan bir nefes çektikten sonra tekrar müstehzi şekilde gülümseyerek yüzüne baktım. O da fermuarını indirip kalkmış olan aletini fora etti ve – “Bunun tadına bakmak ister misin yavrum?” dedi. Adamın suratı çirkin, ayı gibi bir şeydi ama aleti çok sağlıklı dimdik, çok uzun değil ama kalındı. Böyle pervasız, hiç bir şeyden, benim tepkimden çekinmeden ulu orta keser sapı gibi penisini gösterip sergilemesi delirtiyor, tahrik ediyordu beni… O keser sapı kalınlığının içime girdiğini, mantar gibi olmuş koca başının dibime dayandığını düşününce delirdim. Ama kendimi tuttum. Bacaklarımı özellikle yer değiştirip, tanga külodumu göstere göstere tekrar bacak bacak üstüne atarak yine gülümseyerek, – “Seçme şansım var mı?” dedim. “Hayır dersem, çıkardığın şeyi geri sokacak mısın?” Güldü… Kalın bıyıklarının altından bembeyaz sağlıklı dişleri parıldadı. – “Doğrusun…” dedi. “Bunu sen kaldırdın. Geri dönüş yok artık. Senin o güzel amına girmeden inmez bu şimdi…” Eğilip elimdeki yarım sigarayı kül tablasına bastırırken, – “Neden olmasın Ahmetçiğim? Ama şu bizim meseleyi konuşalım, önce iş sonra eğlence…” dedim. Ayağa kalkıp aletini tekrar yerine koydu. Kapıya gidip açtı ve ordakilere işinin olduğunu, telefon bağlamamalarını, ziyaretçi almamalarını söyleyip kapattı ve kapıyı kilitledi. Sonra odanın içinde oturduğum koltuğun arkasında bir başka kapıyı açıp – “Gel burası daha rahat, burada konuşalım.” diyerek eliyle işaret ederek buyur etti. Neyi konuşacağımız belli olmuştu artık… Avım bana aitti. Yoksa av ben miydim? Kalkıp kırıta kırıta odaya girdim. İçerde çift kişik çok düzgün bir yatak, bir buzdolabı, bir mini bar, duvarda bir plazma tv ve banyoya açılan başka bir kapı daha vardı. Kendine bir rakı koydu, bana da buzlu bir viski verdi. Gidip dvd ye bir cd yerleştirip televizyonu açtı. Porno film oynamaya başladı. Bana dönüp pis pis sırıtarak – “Sen de bu karılar gibi sevişebiliyor musun?” deyince viskiyi fondip yapıp – “Bir tane daha ver.” dedim. İkinciyi doldurup onu da fondip yaptım, iyice rahatlamıştım, alkol birazdan etkisini gösterirdi. Yatakta oturmuş bacak bacak üstünde bi sigara daha yakıp gülümseyerek ona baktım. – “Eee, cevap vermedin?” deyince gülerek – “Eh, bunca yıllık seks tecrübem var yaşım 36. Beraber olduğum erkekler bana hep tam bir fahişe olduğumu söylerler.” diyerek onu iyice ateşlendirdim. Rakısını bırakarak yanıma oturdu. Bacaklarımı indirip hafifçe araladı, dudaklarıma yumulup elini eteğin altından amıma atıp okşamaya başladı, bu sefer ben de karşılık verip dudaklarımla yiyişmeye başladım. Pala bıyıkları kalın dudaklarıyla bi süre yiyiştik. Dudaklarımın şiştiğini hissediyordum. Pala bıyıkları fırça gibi sürtüne sürtüne tahriş etmişti. Tam beni soymaya kalkıcaktı ki nazikçe itip – “Şu bizim meseleyi konuşmadık daha…” dedim. Çirkin suratını buruşturup o kalın sesiyle sinirli bi şekilde – “Yaa, tamam yavrum… Konuşuruz. O mesele kolay… Hele marifetlerini bi görelim.” dedi. Ayağa kalktım ve ceketini, gömleğini çıkardım. Nerdeyse omuzlarına geliyordum, çok iri, göğsü çok kıllı, tam bir azman, ayı gibi, kaba saba bir tip. Offf… Bu çam yarmasının altında ezileceğimi düşündükçe çıldırıyordum. Kırmızı ojeli tırnaklarımı göğsünün kıllarında gezdirip, – “Şimdi banyoya gir ve bi duş al. Ben de bir kadeh daha viski içeyim…” dedim. Uysal bir çocuk gibi acele adımlarla banyoya daldı. Kendime bir duble viski doldurup, soyundum. Üzerimde sadece siyah g-string ve siyah, parlak çizmelerim kalmıştı. Ayakta durmuş viskimi yudumlarken porno filmi izliyordum. Arkamdan banyo kapısının sesi duyuldu. Döndüğümde kıllı ayım tamamen çıplak, organı dimdik, pis pis sırıtarak bana bakıp – “Anam sende ne göt varmış öyle, hay maşallah..” dedi. – “Sadece göt mü var Ahmetçim? Geri kalanı yaramaz mı diyorsun?” diye cilvelenip kendi etrafımda bir tur döndüm. Ellerimle külodumu çekiştirip hazinemi sıvazladım. Gözleri yerinden fırlıyordu. Önündeki keser sapı iyice kabarmış, dimdik ileriye uzanıyor, beni gösteriyordu. Yanına gittim, önünde çömelerek organını elime aldım. Taşaklarından başına doğru yavaş dil hareketleriyle yalamaya başladım. Yalarken o kadar iştahlıydım ki iyice kendinden geçmiş ayakta duruyor, saçlarımı kavramış inliyordu. Dizlerimin üstüne çöktüm. Taş gibi memelerimi, kabarmış uçlarını onun kaslı bacaklarına, kıllarını sürterken, keserin başını ağzıma alıp deli gibi asılmaya başladım. Kafam hızlı hareketlerle ileri geri gidiyor, bir yandan somuruyorum, bir yandan ileri geri yapıp kırk yıl yarak görmemiş kadınlar gibi iştahla saksafon çalıyorum. Adam dayanamadı, – “Ben boşalıcam Alev…” deyip kendi donuna tam uzanacakken, – “Gerek yok Ahmet, ağzım ne güne duruyor?” deyince hayret ve zevk karışımı gözlerle bana bakarken ben de o tanıdık sıcak, ekşimsi, yapışkan benim vazgeçilmez erkek tadım sıvıyı ağzımda patlattım. O kadar çok boşaldı ki, yutamadıklarım ağzımdan çeneme, oradan memelerime aktı. O dev gibi adam sarsıla sarsıla iniltilerle öyle boşaldı ki bacakları titriyordu. Ağzımda boşalttığım bir erkeğin, boşalırken girdiği bu titrek, zayıf haline her zaman bayılmışımdır. Boşalması bitene kadar keser sapını iyice emdim, yalaya yalaya temizledim. Sonra kalkıp banyoya gittim. G-stringimi ve çizmelerimi çıkarıp duşun altına girdim. Saçlarım bozulmasın diye onları ıslatmadan yıkandım. Kurulanıp çırılçıplak bir şekilde odaya döndüm. Yatağa uzanmış sigarasını, rakısını içiyor porno filmi izliyordu. Siki inmişti. Ben de bir duble viski doldurup yanına uzandım, dudaklarından sigarasını alıp bir iki nefes çekip içkimi yudumluyorum. Yataktan kalktım, – “Hadi şimdi sıra sende…” deyip odada bulunan sandalyeye oturup bacaklarımı sandalye kollarına kaldırdım. Amım tamamen kabak gibi ortaya çıkmıştı. Öylece bakıyordu bana… – “Gel bakalım erkeğim.. Şimdi sen çömel beni yala” diye emrettim. Geldi ve başını bacak arama gömüp yalamaya başladı. İyice ıslanmış zevk almaya başlamıştım. Alkol de etkisini göstermiş çakır keyif olmuştum. Bir yandan pabuç gibi koca diliyle amımın dudaklarını, parmak gibi kabarmış klitorisimi yalıyor, bir yandan dolma gibi işaret parmağını amıma sokmuş kurcalarken, ikinci parmağını da arka deliğime sokmuş beni inletiyordu. Baktım siki hala inik, yatağa yatırdım tekrar saksafona başladım. Kısa sürede sikini tekrar kaldırıp, dimdik bir yarrağa dönüştürdüm. Kalktı ve bacaklarımı omzuna alıp amıma yerleşti ve hızlı hızlı sert bir şekilde beni sikmeye başladı. Bir süre öyle devam ettikten sonra onu sırt üstü yatağa yatırıp üstüne oturdum ve zıplamaya başladım. Memelerim zıplamamla hopluyorlar o da kafasını kaldırıp memelerimi koparırcasına emiyor, ısırıyordu. Sonra yeniden pozisyon değiştirdik. Bu sefer yatakta ellerim üzerine domaldım. O da arkama geçip tekrar amıma sokup sikmeye başladı. İyice zevke gelmiştik İkimizin de iniltileri artmıştı. Vurdukça kasıkları popomda şaklıyor, koca siki içimi yara yara gidip geliyor, beni zevkten delirtiyordu. Pozisyonumuzu bozmadan yatağın yanında duran çantama uzanıp el kremimi çıkardım ve ona uzatıp – “Arka deliğimi de kremle…” dedim. Bi yandan beni o vaziyette sikiyor, bir yandan da arka deliğimi kremleyip parmaklarıyla genişletiyordu. Sonra amımdan çıkarıp o kalın yarrağını arkama geçirdi ve kökledi. – “Amına koduğumun orospusu… Sen nasıl bi ev kadınısın, gören paralı orospu zanneder seni. Ulan ben evde karımı siktiğimi zannediyomuşum, meğerse inek sikiyomuşum. O amına kodumun orospu çocuğu kocan amma da şanslıymış.” dedi. Bir süre götümü de siktikten sonra tam boşalacakken beni çevirip tekrar ağzıma verip patladı. Nefes nefese yan yana yatağa uzanıp birer sigara yaktık. Tekrar duşa girdim yıkanıp çıktım tam giyiniyordum uzanıp g-stringimi elimden aldı ve – “Bu bende hatıra kalsın” dedi. Diğer kıyafetlerimi giyerken o da giyindi. Tekrar diğer odaya geçip konuşmaya başladık. Borcumuz olan ana para kadarına yakın bir faiz koyup senet yapmışlar toplam beş adet. 2 adeti faiz senediydi. ”; – “Bunun bir tanesini şimdi sana vericem ve silmiş olucaz, diğer faiz senedini de haftaya yine geliceksin o zaman vericem.” dedi. – “Peki, kalan ana borcumuzu 24 adet senet yapıcaksın, onları taksitle ödicez.” dedim. – “O taksitleri de böyle mi ödeyeceksin?” dedi. – “Evet kocacım.” dedim. Elini tutup eteğimin altından amıma götürdüm, avuçlayıp sıktı… “Bununla ödeyeceğim. Bende daha ne oyunlar var, bilemezsin. Senet vadesi gelsin diye iple çekersin.” dedim. – “Bunu daha sonra düşünürüz.” dedi. Akşam eve döndüğümde sikişerek aldığım senedi kocamın önüne koydum. – “Bu ne?” dedi başını kaldırarak… – “Senin borç senedin aşkım…” dedim. Yüzüme baktı, – “Ne olduğunu biliyorum karıcım. Senin eline nasıl geçti? Ne sende, ne bende para var. Yoksa aklıma gelen şey mi?” diye sordu. Ben de durumu olduğu gibi eşime anlattım. İlk tepkisi köpürdü, bağırdı, çağırdı. Eline ne geçerse yerlere fırlattı. Delirmiş gibiydi. – “Böyle bişeyi nasıl yaparsın bana..?” falan dedi. Kapıyı vurup çıktı. Gece geldiğinde sarhoştu, telefon açıp Ahmet’i aradı. Adama yarın işyerine gelmesini söyledi. Ertesi gün eşimin işyerinde ofisinde otururken Ahmet ve yanında iki adamıyla geldiler. Ahmet akşamki konuşmasından, kocamın suratından olayı anlamıştı. Ağzını açmasına fırsat vermeden – “Bak oğlum, sen olayın ciddiyetinde değilsin. Bize borcun var ve ödeyemiyorsun. Karın da esaslı kadınmış. Bana gelip olayın bi kısmını çözdü. Şimdi o halletmeseydi biz ya sana, ya da ailene zarar verecektik. Ama buna gerek kalmadı. Oğlum şanslı adamsın. Çok güzel bi karın var ve acayip sikişiyo lan… İliğimi kemiğimi kuruttu senin sikişken karın… Ha bu arada külodunu da hatıra aldım.” dedi adamlarının yanında. – “Karın anlattı mı sana geri kalan borcun nasıl ödeneceğini? Bundan sonra senden para istemiyorum. Güzel karın her senette gelecek, senin borcunu bana ödeyecek. Sen de senedi geri alacaksın. Anlaştık mı? İtirazın var mı?” Bunu söylerken belinden çıkardığı kocaman bir silahı masanın üzerine pat diye koymuştu. Çıkan sesten kocam da ben de irkilmiş, kalakalmıştık. Adamları da pis pis sırıtıyor, bana bakıyorlardı. Kocamdan hiç bir ses çıkmadı, önüne bakıyordu. Ter içinde kalmıştı. – “Anlaşıldı, itirazın yok. Hadi bize müsaade…” Tabancasını yerine koyup kalktı, eğilip dudaklarıma sıkı bir öpücük kondurdu. Eze eze emdi dudaklarımı… – “Senetlerin vadesini unutma fıstık…” dedi. “İstersen ara ödeme de yapabilirsin. Ne zaman canın isterse gel, öde… Ben hazırım, yerimi biliyorsun”. Sonra da kalkıp gittiler. Neden sonra birbirimizin yüzüne bakabildik. Yapacak bir şey yoktu aslında… Senet eşimin elinde duruyor, evirip çeviriyordu. Çatal çatal bir sesle, – “Yaptığını gördün mü? Bizi neye bulaştırdın?” diye sordu. Başımı diktim ben de, – “Asıl bizi bulaştıran sensin. Biliyorum, mecbur kaldın ama, bu adamları bulan, borç alan sensin aşkım.” dedim. – “Doğru, haklısın. Ben başlattım. Ama pek şikayetçi değil gibisin karıcım…” dedi. – “Sen de öyle görünüyorsun kocacım…” diye cevap verdim. “Senedimizi aldık. Borcumuzun bir kısmı ödendi. Geri kalanı da sıkılmadan ödenecek. Senin şikayetin var mı?” Gülümsedi, elindeki senedi yırtıp parça parça yaptı, – “Hayır, yok…” dedi. Yanına gittim, kucağına oturup, boynuna sarıldım. Ateşli bir öpücük kondurdum dudaklarına… – “Seni seviyorum aşkım… O sadece iş… Yuvamızı kurtarmak için yaptım bunu…” diye fısıldadım kulağına… O da bana sarıldı. Hırsla, ateşli ateşli öpüyor, dudaklarımı koparacak gibi emiyordu. Koltuktan yerdeki halının üzerine kaydık. Elini eteğimin altına uzatıp külodumu yırtarak çekti aldı. Bir cırt sesi geldi. Pantolonunun fermuarını indirmişti. Anında araladığı bacaklarımın arasına girdi, taş gibi olmuş erkekliğini haşin hareketlerle içime sokuverdi. Hiç soyunmadan, üstümüzdeki giysilerle, vahşiler gibi sevişiyorduk. Üstümde hırsla gidip geliyor, acımasızca sikini köklüyordu içime… – “Böyle mi sikti seni o adam? Söyle bana… Yarrağını böyle mi soktu amcığına? Söyle… Orospu seni… Oohhh… Ona da zevk verdin mi? Amın böyle mi sulandı onun yarağını yerken? Fahişe… Amına soktuğumun karısı… Kalın mıydı siki? Benimkinden büyük müydü? Ha? Cevap ver orospu…” – “Ohhh… Evet kocacım… Kalındı yarağı… Acımadan sikti beni hayvan… Aynı böyle pompaladı beni… Aynı senin gibi sikti… Ohhhh.. Dölledi beni… Amımı haşat etti piç… Hadi sen de pompala… Sik beni… Erkeğim… Bu am senin… Sok… Diple… Aahhh…” Aynı anda dakikalarca kasılmaya başladık, orgazm olduk. İçime sıcak sıcak döllerinin fışkırdığını duyumsayabiliyordum o orgazm anında… Üstüme yığılıp kaldı içimden çıkmadan… Siki nabız gibi atıyordu içimde… Sarıldım kocama… Mutluydum… Kadınlık görevimi yapmıştım… Hem kocamı sıkıntıdan kurtarmıştım, hem de yuvamı korumuştum. İki günde iki değişik yaraktan aldığım doyumsuz zevkler de cabası… Şu senetlerin vadeleri ne zamandı acaba?