fly me to the moon 🌑

★
Sade Olutola

ellievsbear

@theartofmadeline
Peter Solarz

shark vs the universe
cherry valley forever

No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

No title available
h
Mike Driver

PR's Tumblrdome
RMH

Kiana Khansmith
Claire Keane
Today's Document
Misplaced Lens Cap
EXPECTATIONS
sheepfilms

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Brazil
seen from Spain
seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Sweden

seen from United States

seen from Israel
seen from United States

seen from United States
seen from Brazil
seen from Netherlands
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Brazil
@vodkaliintihar
fly me to the moon 🌑
Şarapla yıkayıp dudaklarınla kurula tenimi.
O yanda da bu yanada sallaaaa
kıvır çevir evir çevir sallaa
saat 01:52 gecenin başlarında sayılırım biraz alkollüyüm aynaya bakamıyorum, seni özledim.
SAAT 02:27 SİGARA İÇİYORUM SENİ ÖZLEDİM, BİRAZ DA ÖLÜMÜ DÜŞÜNÜYORUM.
Saat 03:03 sol gözüm kanlanmış ilaçlarımı aldım, uykum da yokluyor arada son sigaramda bitti sayılır, seni özledim.
“Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi, Eylül diyorsun, tam da orada başlıyor ayrılık.”
Yüreğine otururdu bazen, ego dediğimiz köpek tahtına kavuşurdu. Annenin değerini anlaman için onun ölmesi mi gerekiyordu ? Mesela… Ama öyle değildi işte, o senin egon, ego seni senden alır ve yerine başka bir mezar koyuverirdi hep. Ve sen bazen bazen sen geceler boyu buraya yakışacak bir kelime cümle bulamazken ben kendin ile yüzleşmenin cezasını alırdın bir aynanın karşısına ve bakardın ağlardın bazen. Annen ölürdü bazen, sen bilmezdin bunları bilemezdin gençtin işte ve kanın kaynıyordu iflah olmaz bir duvarın ya da hegemonyanın altında. Ve annen ölürdü bazen sen bilmezdin.
devrim olurdu çeguverayı ilk defa duyardık tarih sevmezdik ve sigaraya başlardık biz sigara dönerken bir anons geçerdi çeguvera akciğer kanserinden öldü derdi biri leri o çe bu çe değilmiş mahallenin delisiymiş oysa ki işte öyle şeyler devrim olurdu ve biz aşık olurduk sınıfın en güzel kızına sonra bakardık hep söyleyemezdik açılamazdık deniz değil ya bu öyle bir korku öyle sıradanlık devrim olurdu içimizde aşktan sevgiden annemize söyleyemezdik.
çocukken dünyayı anladığımızı sanardık ve bize bisiklet alırdı dedelerimiz çabuk büyüyelim diye büyümek isterdik hep bazı geceler çillerimiz çıkardı karpuz sürerdik suratlarımıza bir aşk şiiri yazardık ilk acımıza ilk aşkımıza sonra şiiri yakardık üst kattaki sobada gelirdi bize o bir kış günü öylesine güzel öyle güzel ki beyaz ve turuncu ben bilmem rica ederdi odadan çıkar mısın sütyenimi çıkartacağım diye çıkardım odadan sütyen nedir bilmem giderdim anneme sorardım anne sütyen nedir gülüşmeler şiir yazardık sobada yakalım diye sütyen nedir bilmezken aşk acısı çekerken hep çocukken büyümek isterken dünyayı anladığımızı zannederken büyürdük hep büyüdük şimdilerde keşke çocuk kalsaydık hep.
çocukken dünyayı anladığımızı sanardık ve bize bisiklet alırdı dedelerimiz çabuk büyüyelim diye büyümek isterdik hep bazı geceler çillerimiz çıkardı karpuz sürerdik suratlarımıza bir aşk şiiri yazardık ilk acımıza ilk aşkımıza sonra şiiri yakardık üst kattaki sobada gelirdi bize o bir kış günü öylesine güzel öyle güzel ki beyaz ve turuncu ben bilmem rica ederdi odadan çıkar mısın sütyenimi çıkartacağım diye çıkardım odadan sütyen nedir bilmem giderdim anneme sorardım anne sütyen nedir gülüşmeler şiir yazardık sobada yakalım diye sütyen nedir bilmezken aşk acısı çekerken hep çocukken büyümek isterken dünyayı anladığımızı zannederken büyürdük hep büyüdük şimdilerde keşke çocuk kalsaydık hep.
çocukken dünyayı anladığımızı sanardık ve bize bisiklet alırdı dedelerimiz çabuk büyüyelim diye büyümek isterdik hep bazı geceler çillerimiz çıkardı karpuz sürerdik suratlarımıza bir aşk şiiri yazardık ilk acımıza ilk aşkımıza sonra şiiri yakardık üst kattaki sobada gelirdi bize o bir kış günü öylesine güzel öyle güzel ki beyaz ve turuncu ben bilmem rica ederdi odadan çıkar mısın sütyenimi çıkartacağım diye çıkardım odadan sütyen nedir bilmem giderdim anneme sorardım anne sütyen nedir gülüşmeler şiir yazardık sobada yakalım diye sütyen nedir bilmezken aşk acısı çekerken hep çocukken büyümek isterken dünyayı anladığımızı zannederken büyürdük hep büyüdük şimdilerde keşke çocuk kalsaydık hep.
devrim olurdu çeguverayı ilk defa duyardık tarih sevmezdik ve sigaraya başlardık biz sigara dönerken bir anons geçerdi çeguvera akciğer kanserinden öldü derdi biri leri o çe bu çe değilmiş mahallenin delisiymiş oysa ki işte öyle şeyler devrim olurdu ve biz aşık olurduk sınıfın en güzel kızına sonra bakardık hep söyleyemezdik açılamazdık deniz değil ya bu öyle bir korku öyle sıradanlık devrim olurdu içimizde aşktan sevgiden annemize söyleyemezdik.
Yüreğine otururdu bazen, ego dediğimiz köpek tahtına kavuşurdu. Annenin değerini anlaman için onun ölmesi mi gerekiyordu ? Mesela… Ama öyle değildi işte, o senin egon, ego seni senden alır ve yerine başka bir mezar koyuverirdi hep. Ve sen bazen bazen sen geceler boyu buraya yakışacak bir kelime cümle bulamazken ben kendin ile yüzleşmenin cezasını alırdın bir aynanın karşısına ve bakardın ağlardın bazen. Annen ölürdü bazen, sen bilmezdin bunları bilemezdin gençtin işte ve kanın kaynıyordu iflah olmaz bir duvarın ya da hegemonyanın altında. Ve annen ölürdü bazen sen bilmezdin.
“Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi, Eylül diyorsun, tam da orada başlıyor ayrılık.”
Her şey gelir geçer önemli olan o zor anlarda yanınızda kimin olduğu. Bir mezarın başında ağlarken sırtını kim sıvazladı mesela, hastane koridorunda seninle kim dua etti, yokluğu kiminle paylaştın, her zorluk atlatılır da bunlar unutulmaz.