THE MANIFESTO ON HOW TO BE INTERESTING- HOLLY BOURNE
Tür: Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 446
Goodreads Puanı: 3.94
Dil: İngilizce
Basım Yılı: 2014
Yayınevi: Usborne
TANITIM
Apparently I'm boring. A nobody. But that's all about to change. Because I am starting a project. Here. Now. For myself. And if you want to come along for the ride then you're very welcome.
Bree is a loser, a wannabe author who hides behind words. Most of the time she hates her life, her school, her never-there parents. So she writes.
But when she’s told she needs to start living a life worth writing about, The Manifesto on How to Be Interesting is born. Six steps on how to be interesting. Six steps that will see her infiltrate the popular set, fall in love with someone forbidden and make the biggest mistake of her life.
From the bestselling author of Soulmates comes a fearlessly frank take on school, cliques and crushes.
YORUMUM
İlk defa Holly Bourne’un bir kitabını okudum. Daha önce okulda bir kişinin elinde gördükten sonra kitap adının ilgimi çekmesiyle aldığım bir kitaptı. “İlginç Olmak Üzerine Bir Manifesto.” Kitap, akıcı ve sıkmayan bir şekilde ilerlese de bence bir çok eski puan alacak yanları vardı.
Bana göre, konusu kitabın son çeyreğine kadar çok klişe ilerlemekteydi. Mean Girls filminin İngiliz, kitap versiyonuydu adeta. Kitabın sonuna doğru bu benzerlikler ortadan kalkıp bazı dersler verse ve beklenmedik olaylar başlasa da kitabın büyük bir bölümü tahmin ettiğim şekilde ilerledi. Yani, hikayenin orijinalliğinden yüksek puan veremeyeceğim.
Diğer bir yanda, eğlendiren, yazımı gayet güzel, içinde beğenimi almış paragraflarla dolu bir kitaptı. Kendine güven sorunları yaşayan lise öğrencileri için ilham verici bir yönü olduğu da inkar edilemez bir gerçek. Fakat daha önce de dediğim gibi, olay örgüsü ve genel olarak kitabın konusu çok klişe ve bu, yazarın eğlenceli dilini biraz da olsun gölgeliyor.
Kitabı tavsiye eder miydim? Zaman geçirmek için, tatilde veya kafa dinlemek için okunulabilecek bir kitap. Zaman kaybı değil ama, çok büyük bir katkısı da yok. Tek söyleyebileceğim, kitabı okurken sıkılmayacaksınız, ama eğer lise konulu filmlere biraz aşina iseniz çok büyük bir şaşkınlıkla da okumayacaksınız.
Bonus: Kitapta en sevdiğim paragraf.
Türkçe çevirisi:
“Eskiden, biri bir şeyler yazmak istediğinde kağıt almak zorundaydı. Kağıt al! Ve de mürekkep. Ve bir kalem. Ayrıca, sayfaları boşuna harcayamazdı çünkü kağıt pahalıydı. Yani yazdığında, yazmaya değer olduğu için yazardı, bir sosyal medya hesabında yarım yamalak fikrini paylaşarak varlığını gereksizce kanıtlamak için değil.”
Puanım: 3.0













