Deneme
deneme Read the full article
trying on a metaphor

tannertan36
Sweet Seals For You, Always

No title available

JVL
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Show & Tell
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
will byers stan first human second

No title available
Cosmic Funnies
Not today Justin
todays bird
RMH
ojovivo

Love Begins
wallacepolsom
YOU ARE THE REASON

titsay
TVSTRANGERTHINGS

seen from United Kingdom

seen from Germany
seen from Peru

seen from Netherlands
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Türkiye

seen from India

seen from United States

seen from France

seen from Malaysia
seen from Switzerland

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States
seen from Switzerland
seen from United States

seen from Germany

seen from France
@yakintarihcom
Deneme
deneme Read the full article
İbb Basitlik yaptı ! #ibb #basitlik #ekremimamoğlu #istanbul #haber. https://www.instagram.com/p/B8buq-ZHHZb/?igshid=k24omntg884s
Esed rejiminin helikopteri düşürüldü 🇹🇷🔥 #suriye #idlib #haber #sondakika (Syria) https://www.instagram.com/p/B8btkZWHnKX/?igshid=cvlog1rjj2ie
Mısır'da trafik kazası: 13 ölü
Asvan Güvenlik Müdür Hişam Faruk, en-Necde Polis Karakolu’na Asvan-Kahire karayolunda bir kamyon ve dolmuşun çarpıştığı bilgisinin ulaştığını söyledi. Güvenlik görevlilerinin derhal olay yerine intikal ettiğini söyleyen Faruk, yaralıların hastaneye kaldırılması için 14 ambulansın görevlendirildiğini belirtti. Kazayla ilgili soruşturma açıldığı ifade edildi. Read the full article
Çin’de salgın nedeniyle ölü sayısı 563’
Alman haber ajansı DPA'ya göre, Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, yeni korona virüsü nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 563’e yükseldiğini açıkladı. Komisyon, çarşamba günü 73 ölüm vakası ve 3 bin 694 yeni vaka görüldüğünü, ülke genelindeki toplam kesinleşmiş vaka sayısının ise 28 bin 18’e ulaştığını belirtti. Komisyon, ayrıca bin 153 hastanın da iyileşerek taburcu edildiğini aktardı. Filipinler ve Hong Kong’da görülen can kayıplarıyla birlikte dünya genelinde hastalık nedeniyle ölenlerin sayısı ise 565’e yükselmiş oldu. Öte yandan Japonya’nın Yokohama Limanı’na demirleyen Diamond Princess’te 10 yolcunun daha yeni korona virüsünü taşıdığı tespit edilirken, toplam vaka sayısı 20’ye çıktı. Kyodo News'e göre Yolcu ve mürettebat dâhil 3 bin 700 kişi, gemide karantina altında tutuluyor. Japonya’daki toplam kesinleşmiş yeni korona virüsü vakası sayısının ise 45’e çıktığı bildirildi. Tayvan ise bugün, tüm uluslararası yolcu gemilerinin karasularına girişini yasakladığını açıkladı. Yasak kararının derhal yürürlüğe girdiğine dikkat çeken Taipei yönetimi, iki yeni virüs vakası tespit edildiğini ve virüs bulaşmış toplam insan sayısını 13'e ulaştığını aktardı.
Read the full article
Kaş’ta yaralanmış yaban keçisi bulundu
Antalya’nın Kaş ilçesinde yaralı halde bulunan yaban keçisi, Doğa Koruma ve Milli Parklar Finike Şube Müdürlüğüne teslim edildi
İlçenin Gökseki mevkisi Akçagerme plajı yakınında Hasan Altınbüker (45) adlı vatandaş, yol kenarında yasak avlanma sonucu arka ayakları yaralandığı belirlenen bir yaban keçisi gördü. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye giden Kaş Belediyesi Zabıta ekipleri, yaklaşık 3 yaşında ve 30 kilo civarındaki yaralı yaban keçisini koruma altına aldı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Finike Şube Müdürlüğüne teslim edilen yaralı yaban keçisinin tedaviye alındığı öğrenildi. Read the full article
Sivas'ta üretiliyor Amerika'ya satılıyor!
Sivas’ın adeta son dönemlerde atılım gerçekleştiren firması Veragrup bünyesinde faaliyet gösteren Forlife Mobilya ve Verapen tarafından üretilen mobilyalar ABD’ye önümüzdeki günlerde ihraç edilecek.
İsmail Coşar : “Veragrup olarak Sivas’ta Üretip ABD’ye ihraç Ediyoruz”
Geçtiğimiz ay içerisinde gerçekleştirdikleri Libya ziyareti ile de benzer anlaşmaların temelini atan firma yetkilileri önümüzdeki aylarda da Libya’ya ihracat gerçekleştirileceğini belirtti. Veragup Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Coşar yaptığı açıklamada “Sivas’ta üretip Yurt dışına ihraç ediyoruz. Yakında DMO’ya sunacağımız ürünlerle de markamızı ulusal çapta da duyurmuş olacağız. Sivaslı olmaktan gurur duyuyoruz. Onlarca istihdam ile ekonomimize katkı sağlıyoruz. Bize inanan güvenen herkese teşekkür ederiz” dedi. FİRMA HAKKINDA VERAPEN AHŞAP PVC İNŞAAT LTD.ŞTİ. uzun bir geçmiş ve bu sürede kazanılmış tecrübe ve deneyimin verdiği güç ile geleceğe başarılı adımlarla, güven içinde ilerlemektedir. ELEKTRİK ve İNŞAAT firmaları ile birlikte ticari faaliyetine 1987 yılında başlamış ve bu güne kadar büyük projelerde yüklenici konumlarında bulunmuştur. 1995 yılında inşaat, 2000 yılında mobilya ve pvc kapı-pencere sistemleri sektöründe en iyi reklamın müşteri memnuniyeti olduğu bilinciyle 21. yılın sonunda da devam etmektedir. Mobilya üzerinde yaptığımız atılım ile birlikte FORLİFE markamız la birlikte OTEL, HASTANE, DMO ve inşaatlarda MUTFAK işleri ile birlikte mobilya AHŞAP sektöründe hem yurt içi hem yurt dışı ticaretimiz büyük bir emek ve azim le devam etmektedir.
kaynak:buyuksivas.com
Read the full article
Çinliler Bebek yiyor!
Çin Halkı, Sağlığı İyileştirmek ve Cinsel Performansı Artırmak İçin Bebek Çorbası Yiyor
The Seoul Times'ın Raporuna göre, Ülkenin güneydeki Kanton eyaletindeki (Guangdong) bir kasabada Çinli insanlar, genel sağlığı ve dayanıklılığı ve özellikle cinsel performansın gücünü artırmak için bebek bitkisel çorbasının tadını çıkarıyorlar. diye şok edici bir araştırma paylaştı Kaynak: https://www.pop.org/ Read the full article
Boateng: İbrahim Tatlıses şarkısıyla büyüdüm
Beşiktaş’ın yeni transferi Kevin-Prince Boateng, siyah-beyazlılardan transfer teklifi aldığında çok düşünmediğini ifade ederken, İbrahim Tatlıses’in şarkısını söylemesi ile alakalı, “Şarkıyı çok seviyorum. Çocukken onunla büyüdüm. Benim de en sevdiğim şarkılardan biri” dedi.
Boateng, siyah-beyazlıların Youtube hesabında açıklamalarda bulundu. Beşiktaş'a gelmekten mutluluk duyduğunu söyleyen Boateng, “Dürüst olmak gerekirse Beşiktaş ile iki yıldır görüşüyorduk. Ben he zaman Türkiye'ye ve Beşiktaş'ı bir öncelik olarak görüyordum ve buraya gelmek istiyordum. Berlin'de çevremde çok fazla Türk arkadaşım vardı. Birlikte büyüdük. Pek çok Beşiktaşlı arkadaşım vardı ve haber çıkınca hepsi bana mesaj attı, ‘Nihayet evine gidiyorsun’ dediler. Teklif geldikten sonra çok düşünmedim” diye konuştu. “Taraftardan beklentim bize destek olmaları” Beşiktaş taraftarı ile ilgili konuşan Boateng, “Onların ne kadar çılgın olduğunu herkes biliyor. Tüm dünya biliyor. Birçok Türk arkadaşım bana zaten 'Beşiktaş taraftarı dünyanın en iyi taraftarı' diye anlatıyorlar. Onların benimle ilgili beklentileri çok yüksek. Benim de onlardan bir beklentim var. Bu beklentim de bize destek olmaları” şeklinde konuştu. “İbrahim Tatlıses şarkısıyla büyüdüm” Sosyal medyada İbrahim Tatlıses'in şarkısını söylemesiyle ilgili de 32 yaşındaki futbolcu, “Şarkıyı çok seviyorum. Çocukken onunla büyüdüm. Benim de en sevdiğim şarkılardan biri. Ara ara dinlerim. İbrahim Tatlıses ve Ebru Gündeş en sevdiğim sanatçılar” açıklamasını yaptı.
Read the full article
Akdeniz'de doğalgaz savaşları
Fas asıllı Fransız coğrafyacı ve jeopolitik uzmanı bir yazar, kaleme aldığı bir dizi kitapta, dünyanın jeopolitik değişimini ele aldı. Fransız yazar kitaplarında özellikle Akdeniz’in jeopolitiği üzerinde durdu. O zamanlar dünya gündemini, Mart 2003'te Amerika Birleşik Devletleri tarafından Irak’ın işgal edilmesi meşgul ediyordu. Ondan önce de Afganistan’ın işgali dış habercilerin gündemindeydi. Dolayısıyla az sayıda insan Akdeniz’de çok yakında yaşanacak gelişmelere odaklanmış durumdaydı. On yıl içinde jeopolitik ve coğrafi verilerin netleşmesiyle, Akdeniz bölgesel ve uluslararası düzeyde ilginin merkezi haline geldi. Akdeniz havzasındaki sahnenin gelişmelerini okumak için coğrafi sahneyi tarihi sahneyle ilişkilendirmeliyiz. Zira eğer coğrafya Tanrının yeryüzündeki ‘gölgesi’ ise, tarih de insan iradesinin bu geniş gezegende savaş ve barışla bıraktığı izlerdir. Siyasi güçler arasındaki çatışmaları devletlerin sınırları açısından analiz etmenin yetersiz olduğunu da belirtmekte fayda var. En uzak ülkeler müttefikleri aracılığıyla coğrafi olarak sınırlarının bulunmadığı bölgelere müdahale edebilmektedir. Özellikle zengin doğalgaz yataklarının bulunmasıyla, Akdeniz havzasında yaşananları, bu bağlamda değerlendirmek kaçınılmazdır. Akdeniz gazı ve yeniçağın enerjisi Şüphesiz Akdeniz’deki doğalgaz yatakları bir gecede keşfedilmedi. Büyük devletler, özellikle ABD Akdeniz’deki sismik araştırmaların haritasını elinde bulunduruyordu. Dolayısıyla bu havzadaki doğalgaz keşiflerinin ilan edilmeyen ‘uluslararası çıkar haritalarına’ göre gerçekleştirildiği kesindir. Yakın gelecekte bu anlaşmaların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Özetle ifade etmek gerekirse, Akdeniz havzasındaki doğalgaz rezervleri muazzam seviyelerdedir. Uzmanlara göre: Doğu Akdeniz’de 300 trilyon metreküp doğalgaz rezervi mevcuttur. Bu durum bölge ülkelerinin keşif ve sondaj faaliyetleri için aceleci davranmalarına neden olmuştur. Önemi itibariyle petrolden geri kalır tarafı olmayan doğalgaz serveti için çatışmaların yaşanması da olağandır. Bazıları doğalgazın çıkarılmasının ve kullanımının petrole oranla daha kolay ve daha temiz olduğunu savunmaktadır. Şunu da belirtmekte fayda var, bahsettiğimiz jeopolitik mücadele devletlerle sınırlı değildir, piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda çokuluslu şirketler de bu amansız mücadelede yerini almıştır. Enerji şirketleri yüksek sermayeleri ve sahip oldukları gelişmiş teknolojilerle devletlere rakip olmaktadır. Her ne kadar bu şirketlerin arkasında, kendi çıkarlarını korumak ve nüfuzlarını arttırmak için görünürde devletler olsa da, petrol sektöründe olduğu gibi durum son derece karmaşıktır. Doğalgaz çatışması ve tarihi petrol deneyimi Ülkelerin ve çokuluslu enerji şirketlerinin Akdeniz’de keşfedilen ve henüz keşfedilmeyen doğalgaz yatakları üzerindeki rekabeti, 20. Yüzyıldaki özellikle Arap Körfezi ve Ortadoğu’daki petrol rezervleri üzerindeki tarihi çatışmaları hatırlamamızı gerekli kılıyor. Tarihsel olarak, söz konusu dönemin asıl belirleyicisinin silahlı kuvvetler olduğu açıktır. Dolayısıyla sömürgecilik, petrol üzerinde de kendini göstermiştir. Ancak günümüz şartlarında bu modelin uygulanabilirliği söz konusu değildir. Uluslararası hukuk açısından, silahlı kuvvetler aracılığıyla doğalgaz alanlarının kontrol edilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Çağımızda büyük sermayeleri ve gelişmiş keşif araçlarına sahip olan büyük enerji şirketleriyle devletlerin ortak hareket etmesi yaygındır. Böylelikle bu şirketler keşif ve sondaj faaliyetlerini gerçekleştirerek ‘pastanın’ ciddi bir kısmına sahip olabilmektedir. Bunun da ötesinde, bu şirketler, bazen aleni bazen de perde arkasından olmak üzere, devletlerarası deniz sınırlarının belirlenmesinde etkin rol almaktadır. Her şirket pragmatist yaklaşımlarıyla daha fazla pay kapmaya ve küresel borsadaki değerlerini en üst seviyeye çıkarmaya çalışmaktadır. Uluslararası hukuk ve ekonomik bölgeler Doğalgaz sondaj çalışmaları nasıl yapılır, kıyıdaş ülkelerin Akdeniz’den gaz çıkarma hususunu düzenleyen kurallar nelerdi? Özet geçmek gerekirse, Uluslararası Deniz Hukuku, deniz alanları tanımlarını, kıyıdan başlayarak; iç sular, karasuları, bitişik bölge, açık deniz, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge şeklinde sınıflandırmaktadır. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi 1982’de Jamaika’da imzalanmış ve 1994 yılında yürürlüğe girmiştir. Kıyıdaş ülkeler bu sözleşmenin şartları uyarınca, bahsi geçen bölgelerde faaliyetlerde bulunabilir. Örnek vermek gerekirse, iç sular; karasularının ölçülmeye başlandığı esas hattın kara tarafında kalan deniz alanlarıdır. Karasuları 12 mili geçmeyecek şekilde sahildar ülkelerinin belirlediği alanlardır. Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ise 200 deniz miline kadar uzanabilir. Sahildar ülkeler bu sular üzerinde, yapay adalar ve tesisler kurmanın yanı sıra, tüm kaynaklardan yararlanabilir. Ancak projelerini diğer ülkelere duyurmak ve diğer ülkelerin bilimsel araştırma ve avlanma haklarını korumak şartıyla faaliyet gösterebilirler. Kıta sahanlığı ise, herhangi bir kıyı devletinin, jeolojik olarak ülkeyi oluşturan kara parçasının deniz altındaki uzantısıdır ve kıtasal çizgiye kadardır. Bu uzantı 200 mili geçiyorsa, sözleşmeye göre bu mesafe 350 mil ile sınırlandırılır. Kıta sahanlığı, kara platformu olarak da bilinir, bir kıtayı ya da kara parçasını çevreleyen görece sığ ve eğimli deniz tabanına verilen addır. Belki de şöyle bir soru sorulacaktır: bu uluslararası sözleşmeden bahsedilmesinin anlamı nedir? Türkiye'nin coğrafi arzuları ve tarihsel yaklaşımı Bu sorunun cevabı, bizi jeopolitik çatışmalara, dolayısıyla Kuzey Akdeniz bölgelerindeki Osmanlı sömürge mirasına götürüyor. Türkler Avrupalı muadillerine nazaran nispeten ‘gerici’ uygulama gerçekleştirmişlerdi. Avrupalı sömürgecilerin aksine, sömürdüğü bölgelerde teknik ve kültürel ilerlemeyi sağlamakta başarısız olmuştular. Tarihin hiçbir evresinde Avrupalıların sömürdükleri halklarla kurdukları ilişkilere benzer ilişkiler kuramadılar. Bir anlamda, 19. Yüzyıl boyunca sömürge ilişkisi kurdukları ülkelerde, kapitalist ya da sanayi devrimini gerçekleştirmekte başarısız oldular. Osmanlı Devleti’nin kendi içinde de bu dönüşümü gerçekleştirememiş olması, Avrupalı devletlerin de kışkırtmasıyla egemen olduğu halkların başkaldırmasına neden oldu. Önce Balkanlar ardından Ortadoğu’daki halklar başkaldırdı. Avrupa’da yaygın olan ulusçuluk akımları uyarınca bu bölgelerdeki düşünür ve aydınlar, bağımsızlık mücadelesini başlattı. Arap milliyetçiliği, yirminci yüzyılın başlarında Şam’da doğduğunda, Araplar Osmanlı’dan bağımsızlık uğruna kan akıttılar. Osmanlı tarihi, bölge haklarının bu başkaldırıların ana müsebbiplerinden biriydi. Dolayısıyla Osmanlı’nın yeniden canlandırılması projesi hala bölge halklarında endişeye neden olmaktadır. Akdeniz’deki doğalgaz mücadelesi jeopolitikle sınırlı değildir. Erdoğan-Serrac anlaşması Libya-Türkiye ilişkileri oldukça eskiye dayanmaktadır. Osmanlı Devleti uzun süre Libya’da egemenlik kurmuştur. Osmanlılar bugün başkent olan Trablus’u, Trablusgarp vilayeti diye adlandırmaktaydı. Libya’dan bağımsız olarak değerlendirirsek, Türkiye yanlış ekonomi politikaları dolayısıyla şu anda ciddi bir ekonomik kriz yaşamaktadır. Dış borcu 250 milyar doların üzerindedir, enflasyon yükselmiş, işsizlik artmış ve alım gücü düşmüştür. Derin devlet dahi bu durumdan rahatsız olmuştur. Bu nedenlerden ötürü Türkiye’nin acil bir şekilde Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti ile anlaşma yapması gerekiyordu. Zira Akdeniz’de kendi kıta sahanlığında olan bölgelerde doğalgaz rezervleri olmadığından, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz rezervlerine ihtiyaç duyuyordu. Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım'da imzalanan deniz yetki alanları sınırlandırmasına dair mutabakat muhtırasına göre Türkiye, büyük alanlar elde etti. Avrupa Birliği ve Yunanistan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki payını 41 bin km ile sınırlandırmak isterken, bu alan 189 bin km olarak bariz bir artış gösterdi. Libya da nüfuz alanını 16 bin km arttırmış oldu. Sözleşme bununla da yetinmedi, Nordic Monitor sitesinin sızdırdığı belgelere göre; iki ülke ayrıca Münhasır Ekonomik Bölge ve kıta sahanlıklarını da yeniden tanımladı. Türkiye için mesele, sadece ekonomik koşulların düzeltilmesiyle ilgili değildir. Erdoğan İkinci Abdülhamit’in son evrelerinde olduğu gibi, ülkesini içinde bulunduğu çıkmazlardan kurtarmaya çalışmaktadır. Vehimler ve gerçekler Mısırlılar 30 Haziran 2013'te Müslüman Kardeşler yönetimine isyan ettiğinde, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bel bağladığı domino taşları birbiri peşi sıra devrilmeye başladı. Türkiye dış politikada, Mısır’ın yanı sıra Sudan, Fas ve Nijer’de Müslüman Kardeşler’in egemen olmasını umuyordu. Libya Türkiye için Aşil’in topuğunu temsil etmektedir. Türkiye’nin Libya’ya yönelmesinin birkaç sebebi vardır: Öncelikle Libya’da ideolojik bir vilayet kurgulanmak istenmektedir. Suriye savaşında kullanıldıktan sonra, milislerin buraya gönderilmiş olması da bunu kanıtlar niteliktedir. İkinci olarak: Akdeniz’deki servetlerden birden fazla pay edinilmesi hedefi söz konusudur. Üçüncü sebep ise, kendisini kabul etmeyen Avrupa Birliği’nden intikam alınması isteğidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avrupa Birliği arasındaki tartışma zımnen şunu içermektedir: Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ın karasularında doğalgaz aramalarına engel olmayın, yoksa Avrupa’yı aralarında teröristlerin de olduğu göçmenlerle doldururum. Libya’yla yapılan anlaşmaların iptal edilmesinden söz etmeyin yoksa Libya’daki Suriyeli savaşçıların Avrupa’ya geçişini gerçekleştiririm. Nitekim Türkiye’nin Libya’ya götürdüğü bu Suriyeli militanların bir kısmı İtalya’ya geçmiştir. Uluslararası toplum ve Akdeniz jeopolitiği Akdeniz'deki gerginlikleri takip eden okuyucu şunu sormaktadır: Uluslararası toplumun Akdeniz havzasında yaşananlara dair vizyonu nedir? Şüphesiz, Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nda bazı olumlu gelişmeler olmuştur, bu hususa daha sonra değineceğiz. Türkiye’nin Libya’ya müdahalesi şu an gündemdeki öncelikli meselelerdendir. Özellikle de Türkiye’nin bu ülkeye Suriyeli milisleri göndermesi ve askeri destek sağlaması tepki çekmektedir. Bu husustaki tartışma iki yönlüdür: Türkiye’nin engellenememesi ki bu makul değildir. 16. Yüzyıldaki Lepanto (İnebahtı) Savaşı’nda Osmanlı donanması neredeyse tamamen imha olmuştu. Avrupa elbette gelişmiş silah teknolojisiyle Türkiye’ye bu savaşı hatırlatıp caydırıcı güç kullanabilir. Diğer ihtimal ise, şu ana kadar içeriği belli olmayan bir plan uyarınca Erdoğan’ın yönlendirilmiş olmasıdır. Belki de bazıları Erdoğan’ı özellikle Libya bataklığına çekmek istemektedir. Doğu Akdeniz Gaz Forumu Bu değişken jeopolitik mücadelenin aydınlık tarafları da yok değildir. Bunlardan biri de Kahire’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Doğu Akdeniz Gaz Forumu’dur. Ortadoğu ve Kuzey Afrika Doğal Kaynak Yönetimi Enstitüsü Direktörü Lori Haitian forumun amacının, üye ülkelerin çıkarılacak doğalgaz için ihracat pazarı bulmak üzere yardımlaşması olduğunu söylüyor. Aynı zamanda doğalgaz sondaj çalışmaları için müşterek bir altyapı kurulmasının hedeflendiğini belirtiyor. Foruma katılan ülkeler, Mısır başta olmak üzere, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Filistin ve Ürdün’dür. Fransa da ilk toplantısını Ocak ayında Kahire’de gerçekleştiren foruma katılım için resmi olarak başvurmuş durumdadır. ABD Enerji Bakanı Yardımcısı da ülkesinin gözlemci olarak foruma iştirak etme arzusunu dile getirmiştir. Dolayısıyla Akdeniz havzası için vizyon sahibi bir jeopolitik ortaklığın söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’nin oluşturmak istediği sisli ortamın aksine, taraflar kararlı bir şekilde çıkarlarını savunmaktadır. Sonuç olarak; Akdeniz havzası yeni bir evreye girmiş bulunmaktadır. Read the full article
Nihat Özdemir: Herkesin şikayetci ama kimsenin çözüm önerisi yok
TFF Başkanı Nihat Özdemir, "Liglerimizde ikinci yarı daha yeni başladı ve inanılmaz bir tartışma ortamı yaşanıyor. Herkesin futbol ortamından bir şikayeti var ancak çözüm önerisi yok" dedi.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, bugün TFF'nin Riva'daki merkezinde basın toplantısı düzenledi. Özdemir, basın toplantısında 2019-2020 sezonuna ilişkin kamuoyunu meşgul eden konular başta olmak üzere gündeme dair değerlendirmede bulunarak, gerçekleştirilen projeler ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri Orhan Saka Salonu'nda gerçekleşen toplantıya TFF Yönetim Kurulu üyeleri de katıldı. Özdemir, sözlerine Van'da yaşanan çığ felaketi ve Sabiha Gökçen Havalimanı'nda yaşanan uçak kazasında hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyerek sözlerine başladı. "Şikayet var, çözüm önerisi yok" 1 Haziran 2019’da yapılan Seçimli Genel Kurul’da göreve geldiklerini hatırlatan Özdemir, "Üzerinden 8 aylık bir süreç geçti. Federasyon Başkanı olarak ilk kez gündemle ilgili bir basın toplantısı düzenliyorum. Üzülerek söylüyorum, bugün konuşacağımız konular yerine A Milli Takımımızın Avrupa Şampiyonası finallerinde nasıl başarılı olacağını tartışmayı, Türkiye’nin paha biçilmez boyutta tanıtım yapacağı, 30 Mayıs’ta İstanbul’da oynanacak Şampiyonlar Ligi finaliyle ilgili hazırlıkları konuşmayı isterdim. Ancak liglerimizde ikinci yarı daha yeni başladı ve inanılmaz bir tartışma ortamı yaşanıyor. Herkesin futbol ortamından bir şikayeti var ancak çözüm önerisi yok. Bu konuda birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum. Bu sezon şu ana dek kulüplerimizin Federasyonumuzu ilgilendiren konularda resmi sitelerinden yaptıkları 50’ye yakın açıklama var. Yine Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor takımlarımızın sadece ve sadece başkanlarının Federasyonumuz, kurullarımız, hakemlerimiz ve kararlarımızla ilgili 90’ın üzerinde basın açıklaması bulunuyor. Yani 18 kulübümüz de yakınıyor! Neden? Federasyondan, hakemlerden, kurullardan, kararlardan Konu hep benzer, ‘O hakemi istemeyiz, bu hakemi istemeyiz. Bu MHK olmaz, gitsin, şu gelsin.’ Arkadaşlar, son bir yılda 3 MHK gördü bu ülke... Hepsi birbirinden saygın MHK Başkanımız görev yaptı. Bir karar alıyoruz veya bir kurulumuz karar veriyor, 18 kulübümüzden farklı ses çıkıyor. Ama hepsinin ortak dili aynı, ‘Federasyon bizi engelliyor. Hakemler önümüzü kesiyor. Kurullar yanlı karar alıyor' Sorarım size; TFF, Kurullar ve MHK, 18 kulübü birden nasıl hedef alabilir" diye konuştu. "Saygı bekledik ama hiçbir gün o saygıyı göremedik" Özdemir, kimsenin çıkıp 'hata yaptım' demediğini vurgulayarak, "Aynaya bakan yok. Hata olacaktır, düzeltilecektir de. Eleştiri de yapılacaktır. Yeter ki ölçülü, saygılı olsun. Yeter ki hakka hukuka uygun, adil olsun. Biz x kulübün, y kulübün Federasyonu değiliz, sadece 18 kulübün de değiliz, ülkemizdeki profesyonel ve amatör 6 bin kulübün, yüz binlerce futbolcunun, futbolun tüm paydaşlarının federasyonuyuz. Bu süreçte yaşadıklarımızı düşününce futbol camiasının tüm unsurlarıyla şapkasını önüne koyup düşünme vakti geldiği kanaatindeyim. Çünkü baktığımızda bu tablonun futbolumuza zarar vermekten başka bir yansıması olmadı. Kirli düzen, şaibe, masa başı oyunlar, masaya vurma, masa kırma gibi sorumluluktan uzak söylemlerin Türk futboluna ne faydası olabilir ki? Oysa biz eleştirildiğimiz bu süreçte usulsüz, haksız, hukuksuz hiçbir iş yapmadık. Hiçbir kulübü diğerinden ayırt etmedik. Talimatları, kuralları, protokolleri eşit uyguladık. Kulüplerin çıkarlarını değil, Türk futbolunun menfaatini gözettik. Kimsenin hakkını ziyan etmedik. Her hakem hatasının, organize şekilde kamuoyu oluşturarak, daha ilk haftadan şampiyonluk kaybetmişçesine feryat figan gündeme taşınmasını üzülerek izledik. Tarafsız kurullarımızın aldığı her karara saygı bekledik ama hiçbir gün o saygıyı göremedik. Bilakis, kurulların bağımsız kararlarına art niyetle yaklaşıldığını, algı operasyonları yürütüldüğünü gördük. Ama futbolun üst amir kurumu olarak ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ misali, sustuk, sessiz kaldık. Her eleştiriyi sineye çektik, kendimizde hata aradık, düzeltme yoluna gittik. Polemiklerin içinde kaldık ama kulüplerimizle polemiğe girmedik, cevap yetiştirme yolunu seçmedik. Her açıklamayı kamuoyunun takdirine bıraktık" şeklinde konuştu. "Türk futbolunun geçmişte yaşadığı sorunları gelecekte de yaşamaması için..." En iyi şekilde görevlerini yapmaya çalıştıklarını dile getiren Nihat Özdemir, "Bununla birlikte; paydaşlarımızın sürekli kendi oluşturdukları stratejiler çerçevesinde yönetimimiz ve kurullarımızı etkilemeye yönelik tavır sergileme, birbirlerine karşı sahada vermeleri gereken mücadelenin yanı sıra federasyonumuz üstünden de planlı bir şekilde yürütülen sezon içerisinde veya devamında oluşan ya da oluşabilecek muhtemel teknik ve yönetimsel sorunları örtüleme çabalarını net olarak görmekteyiz. TFF Yönetim Kurulu olarak bugüne kadar tarafımızdan atanan bağımsız görev yapma yeteneğine sahip olan kurullarımız aynı şekilde görevlerinin başında bulunuyor. Zira kurullarımız; görev alanları ile ilgili her türlü görüşme ve toplantı yapmak ve daha iyi olmak için her türlü tedbiri almak konusunda özgürce hareket etmek yetki ve yeteneğine de sahip bulunuyor. Yine Başkan ve Yönetim Kurulu olarak bizlerin de aynı hareket kabiliyetine sahip olduğumuzun bilinmesinde fayda olduğunu düşünmekteyiz. Her adımda, her gelişmede farklı kesimlerden farklı zamanlarda birbirinin kopyası tepkilerin ortaya konulmasını da manidar buluyoruz. Bir kez daha ifade etmek isterim ki, Türk futbolunun geçmişte yaşadığı sorunları gelecekte de yaşamaması için karar ve uygulamalarımızda gereken kararlılığı bizi göreve getiren genel kurulumuza karşı en önemli görev olarak görmeye devam edeceğiz. Bunu yaparken de hiçbir kesim ya da grubun bugüne kadar olduğu gibi sonrasında da etki oluşturma çabalarına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Read the full article
ABD, Türkiye ile istihbarat işbirliğini durdurdu
Reuters haber ajansının dört ABD'li yetkiliye dayandırdığı habere göre, Washington yönetimi Türkiye'nin yıllardır PKK operasyonlarında yararlandığı gizli askeri ishitbarat işbirliği programının süresiz olarak askıya alındığı ifade edildi.
Reuters haber ajansının dört ABD'li yetkiliye dayandırdığı habere göre, Washington yönetimi Türkiye'nin yıllardır PKK operasyonlarında yararlandığı gizli askeri ishitbarat işbirliği programının süresiz olarak askıya alındığı ifade edildi. Yetkililer söz konusu karara gerekçe olarak Türkiye'nin geçen yılın Ekim ayında başlattığı Barış Pınarı Harekatı'nı gösterdi. Haberde "İki NATO müttefiki ülke arasındaki ilişkilerin ne denli hasar gördüğünün kanıtı bu programın durdurulması" ibaresi dikkat çekti. Habere göre ABD ordusu bu misyonları Adana'daki İncirlik üssünden kaldırdığı İnsansız Hava Araçları (İHA) ile yürütüyordu. Yetkililerden biri 2007’den beri devam eden program kapsamında İHA'ların Irak’ın Türkiye sınırındaki dağlık noktalarında uçuş yaptığını söyledi. Haberde Türkiye'deki Savunma Bakanlığı yetkilisinin konuyla ilgili açıklama yapmadığı ancak başka bir Türk yetkilinin söz konusu programın askıya alındığını doğruladığı bilgisine yer verildi.
Read the full article
Sabiha Gökçen'de uçak pistten çıktı: 52 yaralı
Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bir yolcu uçağı pistten çıktı. Uçağın parçalandığı kazada yangının çıktığı görülürken yolcular tahliye edildi. Ekiplerin çalışması devam ediyor.
Pegasus şirketine uçak pistten çıktı: 52 yaralı Sabiha Gökçen Havalimanı’nda İzmir-İstanbul seferini yapan bir yolcu uçağı, iniş yaptıktan sonra pistten çıkarak toprak zemine kaydı. Uçağın parçalandığı kazada ufak çaplı yangın da meydana geldi. Yolcular uçaktan tahliye edilirken, olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerinde ekiplerin çalışması sürüyor. Uçaklar İstanbul Havalimanı'na yönlendiriliyor Sabiha Gökçen Havalimanı'nda bir uçağın pisten çıkmasının ardından iniş için izin bekleyen havadaki uçaklar İstanbul Havalimanı'na yönlendiriliyor. Ulaştırma Bakanı Turhan: ''177 yolcu bulunan uçakta can kaybı yok'' Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda pistten çıkan uçakla ilgili açıklama yaptı. Sert iniş yapan uçağın kırıma uğradığını belirten Bakan Turhan, 177 yolcunun bulunduğu uçakta can kaybı olmadığını ve yaralıların bulunduğunu açıkladı. Bakan Turhan, yolcuların bazılarının kendi imkanlarıyla uçaktan ayrıldığını, bazı yolcuların acil servis birimleri tarafından tahliye edildiğini açıkladı. İstanbul Valiliği: 52 yaralı hastanelere sevk edildi İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yolcu uçağının pistten çıktığı olayda yaralanan 52 kişinin hastanelere sevk edildiğini açıkladı. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan saat 19.40 itibariyle 52 yaralımızı ambulanslarla çevredeki hastanelere sevk ettik. 112 Acil, 110 İtfaiye ve AFAD ekiplerimizce başlatılan tahliye çalışmalarımız devam ediyor. Gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Read the full article
İngiltere'de artık benzinli araç üretilmeyecek!
İngiltere hükümeti kısa bir süre önce 2040'tan 2035'e kadar yeni dizel ve benzinli araba satışlarına bir yasak getirmeyi taahhüt etti. yakıt ve elektrikli bir pil takımı.
Yol kenarlarında verilen gürültü ve dumanları almış olabilirsiniz, ancak yasak, 15 yıl içinde benzinli ve dizel yakıtın yeni binek araçlardan atıldığı anlamına gelecektir . Bunun karbon emisyonlarını azaltmak ve hava kalitesini artırmak için bariz faydaları olacaktır , ancak bu arada İngiltere'nin otomobil endüstrisinin üstesinden gelmesi için önemli engeller vardır. 2019'da, satılan yeni binek araçların sadece% 1.6'sı elektrikli araçlardı , ancak 2035'ten itibaren satışların çoğunluğunu oluşturmaları gerekecek. Peki önümüzdeki on yıl ve bir buçuk yıl sıfır karbonlu araba seyahati için İngiltere'yi nasıl kurabilir? 1. Beceriler ve eğitim Benzinli ve dizel motorlu araçların tasarlanması ve inşası söz konusu olduğunda, İngiltere zengin bir yetenek ve uzmanlığa sahiptir. 2018 yılında İngiltere, 2.72 milyon motor üretti ve üretilen toplam araçlarla AB'nin dördüncü en büyük otomobil üreticisi ülke oldu. Eğer Birleşik Krallık 2035 yılında bu 82 milyar sterlinlik sektörü elinde tutacak veya büyütecekse, mevcut işgücünün çoğunun elektrikli araç yapımında yeniden eğitilmesi gerekecektir. Yeni nesil elektrikli araçların geliştirilmesi için elektrikli ve otonom araçlarda uzman bir mühendislik mezunu dalgasına da ihtiyaç duyulacaktır. 2. Yenilik ve altyapı İyi haber şu ki, Birleşik Krallık'taki üniversiteler ve yeni başlayanlar, yeni pil teknolojileri konusunda dünya lideri araştırmaların arkasındalar . Elektrikli bir araca güç vermenin birden fazla yolu vardır ve bu piller katı hal elektrolit piller, düşük maliyetli sodyum iyon piller ve geleneksel lityum iyondan daha fazla enerji depolayabilen lityum-hava pillerden baş döndürücü bir çeşitlilikte gelir. bataryalar. Hükümet Faraday Mücadelesi yoluyla dört yıl boyunca pil araştırma ve üretimine 274 milyon £ yatırım yapıyor . Ancak, bu teknolojilerin prototipten seri üretime zor geçişi sağlamak için yatırımın bundan sonra da devam etmesi gerekecek. Read the full article
Kırklarelispor Fenerbahce Maç özeti ( 0-3)
Ziraat Türkiye Kupası Çeyrek Final ilk maçında Kırklarelispor, sahasında karşılaştığı Fenerbahçe’ye 3-0'lık skorla mağlup oldu. Bu sonuçla sarı-lacivertliler, yarı final için büyük avantaj yakaladı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 7. dakikada ceza sahası önü sağ çaprazından kazanılan serbest vuruşu Deniz Türüç kullandı. Bu futbolcunun direkt kaleye gönderdiği sert şutta kaleci İbrahim gole engel oldu. 9. dakikada kazanılan serbest vuruşta topu alan Yüksel, ceza sahası önüne gelip şutunu attı ancak top az farkla auta çıktı. 21. dakikada Mevlüt'ün pasında topla buluşan Ferdi'nin şutunda kaleci İbrahim gole izin vermedi. İbrahim'den seken topu Isla, müsait pozisyondaki Mehmet Ekici'ye çevirdi. Bu futbolcunun şutunda meşin yuvarlak az farkla auta çıktı. 33. dakikada Deniz Türüç'ün sol kanattan ceza sahasına yaptığı ortaya savunmadan Enis elle müdahale etti. Hakem Atilla Karaoğlan penaltı noktasını gösterdi. 34. kazanılan penaltı atışında topun başına geçen Deniz Türüç, aşırtma bir vuruş yapmak istedi ancak topu üstten dışarı gönderdi. 39. dakikada Mevlüt Erdinç soldan ceza sahası içine girip ortasını yaptı. Kale sahası önünde Zajc'ın dönerek vuruşunda top kaleci İbrahim'de kaldı. 43. dakikada topla buluşan Zajc ceza sahası dışından çok sert vurdu, kaleci İbrahim'den seken top Rodrigues'in önünde kaldı. Bu futbolcunun pasında Mevlüt meşin yuvarlağı boş kaleye gönderdi. 0-1 Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 50. dakikada Kırklarelispor savunmasının uzaklaştırdığı top Zajc’ın önünde kaldı. Bu futbolcunun şutunda kaleci İbrahim gole izin vermedi. 52. dakikada Zajc’ın pasıyla ceza sahasının sol tarafından topu kontrol eden Mevlüt, rakibini geçip uzak köşeye şık bir vuruş yaparak topu filelere gönderdi. 0-2 57. dakikada Zajc’ın pasında sağ kanatta topla buluşan Isla, kale sahası önüne çevirdi. Bu noktada Rodrigues’in şutunda kaleci İbrahim’den dönen topa İbrahim Sürgülü ters bir vuruş yaparak kendi ağlarına gönderdi. 0-3 83. dakikada Zajc’ın soldan yaptığı ortada savunmadan seken top yine bu futbolcuda kaldı. Bu kez direkt kaleye yönelen Zajc, ceza sahasına girer girmez şutunu çekti ancak savunma son anda topu kornere attı. 90. dakikada Caner’in savunmanın arkasına attığı pasta topla buluşan Deniz, kaleciyle karşı karşıya kaldı ve şutunu attı. Ancak meşin yuvarlak direğe çarparak oyun alanına geri döndü. Stat: Kırklareli Atatürk Hakemler: Atilla Karaoğlan xx, Kerem Ersoy xx, Mustafa Savranlar xx Kırklarelispor: İbrahim Demir x, Davut Babur xx, İbrahim Sürgülü x, Müslüm Aydoğan xx, Serkan Sözmen x, Emre Keleşoğlu x (Ümit Can Tokcu dk. 72 x), Yüksel Şişman x (Emre Balkı dk. 56 x), Caner Koca x, Enis Çeliksu x (Deniz Ataç dk. 65 x), Mert Sinan Pekesen x, Hacı Ömer Doğru x Yedekler: Umut Kaya, Malik Karaahmet, Görkem Bitin, Yusuf Çelik Teknik Direktör: Bilgin Erdem Fenerbahçe: Harun xxx, Isla xxx (Murat Sağlam dk. 68 xx), Adil Rami xx, Jailson xx (Falette dk. 61 xx), Deniz xxx, Mehmet Ekici xxx, Tolgay xxx, Ferdi xxx, Rodrigues xxx (Dirar dk. 61 xx), Zajc xxx, Mevlüt xxx Yedekler: Erten, Altay, Ozan, Tolga, Allahyar, Vedat Teknik Direktör: Ersun Yanal Goller: Mevlüt (dk. 43 ve dk. 52), İbrahim Sürgülü (dk. 57 kk.) (Fenerbahçe), Sarı kartlar: Hacı Ömer Doğru (Kırklarelispor), Ferdi, Adil Rami, Murat Sağlam (Fenerbahçe) Read the full article
CB Erdoğan: Rejim Şubat ayında çekilmezse gereğini yapacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye'deki son gelişmeleri değerlendirdi. Erdoğan "Sayın Putin’e, rejim gözlem noktaları gerisine çekilmeli dedim. 12 gözlem noktamızın ikisi rejim hattının gerisinde. Şubat ayı içerisinde rejimin gözlem noktalarımızın gerisine çekilme işleminin bitirilmesini umut ediyoruz. Askerimiz gerekirse serbestçe hareket edip operasyon yapacak" dedi. Başkan Erdoğan: Esad Şubat ayında çekilmezse gereğini yapacağız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu. "Askerlerimize yapılan saldırı Türkiye açısından Suriye'de yeni bir dönemin ilanıdır" diyen Erdoğan, "Türk askerinin kanının aktığı yerde hiçbir şeyin aynı şekilde devam etmesine izin veremeyiz" dedi. Türkiye'nin Suriye politikası hakkında değerlendirmede bulunan Erdoğan, "İdlib'ten kontrolümüz altındaki bölgelere ve sınırlarımıza doğru harekete geçen kişi sayısı 1 milyona yaklaştı. Kimsenin böyle bir yükü omuzlarımıza yüklemeye hakkı yoktur" dedi. Erdoğan, "Bundan sonra vardığımız mutabakatların ihlali anlamına gelen hiçbir adıma göz yummayacağız. İdlib'te rejimin biran önce Soçi mutabakatı sınırlarına yani gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesini dün akşam da Putin ile yaptığım görüşmede ifade ettim. Şu anda 12 gözlem noktamızın 2'si rejim hattının gerisinde kalmıştır. Şubat ayı içerisinde rejimin gözlem noktalarımızın gerisine çekilme işleminin bitirilmesini umut ediyoruz. Rejim bu sürede geri çekilmezse Türkiye bu işi bizzat yapmak mecburiyetinde kalacaktır" ifadelerini kullandı. Read the full article
Van Bahçesaray'da çığ felaketi: Ölü sayısı 31'e yükseldi
Van'ın Bahçesaray ilçesinde çığ altındaki 2 kişiyi arayan ekiplerin üzerine çığ düştü. AFAD'dan yapılan açıklamada, "Van'ın Bahçesaray ilçesindeki çığda aralarında güvenlik görevlilerimizin de bulunduğu toplam 26 kişi hayatını kaybetti" denildi. Van'ın Bahçesaray ilçesinde çığ altında kalan minibüsteki iki kişiyi arama çalışmalarını yürüten ekiplerin üzerine çığ düştü. Kurtarma çalışmalarına katılmak üzere bölgeye takviye ekipler gönderildi. AFAD: "Van'ın Bahçesaray ilçesindeki çığda aralarında güvenlik görevlilerimizin de bulunduğu toplam 26 kişi hayatını kaybetti, 30 kişi de sağ kurtarıldı. Çığ altında olduğu değerlendirilen 10-15 kişiyi kurtarma çalışmaları devam ediyor. Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) yapılan açıklamada ise "Van'da yaşanan çığ felaketi nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerimize ait bir uçak, arama-kurtarma çalışmalarına destek verecek olan 75 kişilik AFAD ve Jandarma personeli ile gerekli teçhizatı Ankara'dan Van'a ulaştırmak üzere görevlendirildi" ifadeleri kullanıldı. Dün akşam saat 17.00 sıralarında üzerine çığ düşen minibüste bulunan 5 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, 6 kişi ise sağ olarak kurtarılmıştı. Minibüste olduğu değerlendirilen ve sabah saatlerinden itibaren devam eden 2 kişiyi kurtarma çalışmaları sürdürülürken ikinci defa çığ düştü. İlk bilgilere göre çığ altında araçlar ve kurtarma ekibinin kaldığı bildirildi. Çığ faciasından bazı kurtarma ekibi görevlileri ve bölgeye desteğe giden vatandaşlar kendi imkanlarıyla kurtulurken, arama kurtarma çalışmalarının yoğun şekilde devam ettiği belirtildi. Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, arama kurtarma faaliyeti yürüten ekibin üzerine çığ düştüğünü söyledi. Erdoğan'ın danışmanı yaralı kurtarıldı Van'da meydana gelen ikinci çığ faciasında Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan'ın da çığ altında kaldığı ve yaralı olarak kurtarıldığı bildirildi. Van-Bahçesaray kara yolunun 33. kilometresinde üzerine çığ düşen minibüste bulunduğu değerlendirilen 2 kişiyi arama çalışmaları devam ederken ikinci çığ düştü. Bölgede incelemelerde bulunan ve Bahçesaraylı olan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AK Parti Van eski Milletvekili Gülşen Orhan'ın da çığ altından yaralı olarak kurtarıldığı belirtildi. Hemen Çatan Devlet Hastanesine kaldırılan Gülşen Orhan'a ilk müdahalenin yapıldığı bildirildi. Facianın olduğu bölgede üçüncü çığ uyarısı Van-Bahçesaray kara yolunda meydana gelen ve 26 kişinin hayatını kaybettiği çığ bölgesinde üçüncü çığ uyarısı yapıldı. Bölgede zorlu hava koşulları altında arama kurtarma çalışmaları devam ederken, üçüncü bir çığ uyarısı daha yapıldı. Arama kurtarma çalışmalarına destek vermek için gelen vatandaşlar bölgede uzaklaştırılırken, kurtarma çalışmaları ise aralıksız sürdürülüyor. Van AFAD Müdürü çığ felaketinden yaralı kurtarıldı Van-Bahçesaray kara yolunun 33. kilometresinde meydana gelen ikinci çığ faciasında Van Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürü Usman Uçar yaralı olarak kurtarıldı. Dün akşam saat 17.00 sıralarında üzerine çığ düşen minibüsteki 5 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, 6 kişi ise sağ olarak kurtarılmıştı. Minibüste olduğu değerlendirilen ve sabah saatlerinden itibaren devam eden 2 kişiyi kurtarma çalışmaları sürdürülürken ikinci bir çığ daha düştü. Bölgede arama kurtarma çalışmalarına katılan Van AFAD İl Müdürü Osman Uçar çığ altından yaralı olarak kurtarılarak Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Meteorolojiden ‘Bahçesaray’ açıklaması Meteoroloji Genel Müdürlüğü, çığ bölgesindeki hava durumuyla ilgili açıklama yayınladı. Yapılan açıklamada, “Çığ bölgesinde bugün akşam saatlerine kadar orta ve zamanla hafif kuvvette kar yağışlarının devam edeceği tahmin ediliyor. Yarın (Perşembe) bölgede yağış beklenmiyor. Cuma günü başlayacak kar yağışlarının öğleden sonra etkisini arttırması ve pazar sabah saatlerine kadar kuvvetli rüzgârla birlikte tipi şeklinde yoğun olarak devam edeceği tahmin ediliyor. Bölgede çığ oluşma riskine karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır” denildi. Read the full article