Annem 30 yaşında oldukça bakımlı, kendisine bakmasını seven, annesi ve babası nedeniyle daha 14 yaşındayken 45 yaşında kasabanın hem parasal olarak hem de fikir olarak danışılan önde gelenlerinden birisiyle evlendirilmiş bir anadolu kasabası kadını.
Göğüsleri 3 çocuk doğurmasına rağmen çok fazla deforme olmamış, kalçaları, normale göre oldukça büyük bir kadındır. Babam ise 45 yaşında kasabanın hem maddi olarak hem de danışılan kişisi olarak önde gelenlerinden.
Evlendikten bir yıl sonra ilk çocuğu olan ablam eylem dünyaya gelmiş. Babam çok hızlıymış. Annem çok fazla yaşlanmadan çok çocukları olsun diye 2. çocukları olan beni ablamdan bir yıl sonra dünyaya getirmişler.
Benden 2 yıl sonrada kız kardeşim Eylül doğmuş. Tabi ailenin tek erkek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek bir çocukluğum oldu. Babam en küçük çocuğu doğduktan 4 yıl sonra da 54 yaşında bir gece geçirdiği kalp krizi sonucu öldü.
Zavallı annem daha 14 yaşında erkek eli değmiş, 15 yaşında ilk çocuğunu eline almış, 18 yaşına geldiğinde ise 3 çocuk doğurmuş bir kadın oldu.
22 yaşında ise dul kalarak en büyük çilesini çekti. Sonrasında ise hiçbir erkeğe dahi bakmadı. Aslında iki de nedeni vardı bakmaması için hem 3 çocuğunu üvey baba eline bırakmamak hem de babamın miras için şart koştuğu evlenirse veya bir erkekle yaşarsa hatırı sayılır mirası alamayacak olmasıydı. Bu nedenlerden dolayı erkeksiz bir yaşam seçti. Ama kasaba hayatı işte.
3 çocukla hayatta kalakalmış bir kadına hemen yakıştırdıkları dedikodular maalesef annemin de başına geldi. Biz üç kardeş kasabanın tek ilkokuluna gidiyorduk.
Okulda çocukların anneme orospu demelerinden ve her gün birkaç çocuğu hırpalamaktan yorulmuştum. Hem kendime hemde kız kardeşlerime göz kulak olma zorunluluğunu da hissediyor. Onlara da dediklerinde ben müdahale ediyordum.
Bir gün yine okulda kavga ettiğim bir gün öğretmen annemi çağırmış ve benim her gün okulda ettiğim kavgalarımı anlatmış. Akşam eve geldiğimde ise annem kavgalarımın nedenini sordu ben cevap veremedim.
Bunun üzerine annem bağırıp çağırmaya başlamıştı ki ablam müdahale etti ve annem için söylenenleri anneme anlattı. Annemde Dedikodulardan bıkmış, şehire taşınma kararını vermiş. O gün bizimde okulda her gün yaşadıklarımızı anlatınca annem bir an duraksamadan;
yarın toparlanmaya başlayın 2 gün içinde şehire yerleşeceğiz dedi.
Biz ne olduğunu anlamadan toparlanmıştık bile. Ne de olsa kasabadan büyük bir şehre taşınacaktık. Şehirde bir emlakçı ile telefonda konuşan annem İzmir e taşınacağımızı söyledi.
Telefonla İzmir de Alsancak ta dubleks bir daire almıştı bile. Bize ise sadece şehre gitmek kalmıştı.
Şehir hayatına çabuk alıştık. Ne de olsa çocukluk var. Hele de İzmir olunca alışmak zor olmuyor.
Annemde alışmıştı. Hele parada olunca alışmak kolay oluyor tabi. Küçük bir kasabadan gelmenin verdiği çekingenliği çabuk atlatmış şehirde yaşayıp gidiyorduk. Oturduğumuz apartmandaki komşularımızda iyiydi. Annem kısa sürede hepsiyle ilişkilerini kurmuş, günler, misafirlikler, gelmeler gitmeler falan olmaya başlamıştı.
Şehir de yaklaşık bir yılımız bitmişti. Hele bir Ceyda abla vardı üst kat komşumuz tam bir seks objesi.
Bakımlı, sürekli dar ve kısa elbiseler giyen, Kuaförden çıkmayan, Günlük, haftalık, aylık bakımlarını aksatmayan, spor salonlarından ayrılmayan bir hatundu. 40 yaşın üzerinde yaşı vardı ama yaşını göstermiyordu. Annem gibi o da duldu. O kocası yatakta yetersiz geldiği için boşanmıştı kocasından ve Hakan adında bir oğluyla birlikte yaşıyordu.
İş adamı olan eski kocasından hatırı sayılır nafaka da alınca insan böyle oluyor tabi.
Annemle Ceyda abla mükemmel bir uyum sağlamışlardı.
Ama annem onun kadar kendisine ilgi göstermiyordu ama arada sırada birlikte dışarı çıkıyorlar, alışveriş falan yapıyorlardı. Bunun dışında muhabbetleri gelip gitmek,
Ceyda ablanın süslenmeye gitmediği zamanlarda da birlikte oturup sohbet etmekti.
Yaşım artık 14 olmuş ergenliğe girmiştim. Yani uçan dişi sinekten erekte olduğum zamanlardı. Yine bir gün okuldan geldim eve girdim baktım annemle Ceyda abla balkonda oturmuşlar hem bira içiyor hem de muhabbet ediyorlar.
Annemin ara sıra akşamları evde tv izlerken bira içtiğini biliyordum ama Ceyda abla ile muhabbet ederken bira içmeleri bana garip gelmişti. Perdeler çekildi zaten yani beni görmemişlerdi.
Aralık olan Bende sohbetlerini bölmemek için balkon kapısının yanındaki koltuğa oturdum onları dinlemeye başladım.
Ceyda abla, anneme;
-Gençsin güzelsin ve çok uzun zamandır hayatında bir erkek yok. Nasıl rahibe hayatı yaşayabiliyorsun
-Ben rahibe hayatı yaşamıyorum. Hem bana diyene bak sende benim gibisin hayatında bir erkek yok. Çok bakımlı ve seksin ama hayatın boş
-Benim hayatımda erkek olmadığını nereden çıkartıyorsun Benim hayatımda bir tane erkek var o yetiyor bana hem de her şeyiyle yetiyor
-Nasıl yani, senin hayatında hiç erkek yok ki
-Evet var hem de dünyanın en yakışıklı erkeği. Hem genç hem yakışıklı ve çokta enerji dolu.
-Söylesene kızım çok merak ettim kim bu hayatındaki erkek.
-Hakan kızım. Kendimi oğluma adadım ben. Bütün hayatımı işgal ediyor. Ondan başka erkekte tanımamam ihtiyacım yok zaten. O da istemez annesini başka erkeklerle paylaşmayı
-Onu biliyorum kızım. Benimde bir oğlum var. Eğer hayatımızdaki erkeklerden kastın oysa ergenliğe yeni girmiş, yakışıklı, sorumluluklarını bilen, enerjik bir oğlanda bende var unuttun galiba.
-Sorumluluklarını bilen mi Senin oğlun mu Yo senin oğlun sorumluluklarını bilmiyor.
Ben ise bu sohbeti bölmemek için içeriye selam bile vermemiştim balkon kapısından geldiğimi belli etmeden gizlice sohbeti dinlemeye devam ediyordum.
Ceyda abla;
-Kızım senin oğlunda sorumluluk yok. Bak benim Hakan a sorumluluklarını biliyor. Annesini ele güne, yabancı erkeklere mahkum etmiyor.
-Nasıl yani. Anlamadım kızım nasıl annesini yabancı erkelere mahkum etmiyor.
-Nasılı var mı Ben seksi seven dul bir kadınım. Seks her insan gibi benim içinde ihtiyaç. Bu ihtiyacımı oğlum biliyor, ve gideriyor.
-aaaaaaaaaa nasıl yani sen şimdi oğlunla yatıyor musun
-Buna yatmak demeyelim de
-ihtiyaç gidermek diyelim
-Şimdi feci şekilde azdım. Hormonlarım tavan yaptı. bu durumda mutlaka bir erkek bulmam lazım değil mi Dışarı çıkacağım. Bir erkek arayacağım. Bulduğum erkek hırlı mı hırsız mı Bulaşıcı hastalık taşıyor mu Bilmiyorum. Birde tanıdık birileri olmaması lazım. Ve beni de tanıdıklarımın görmemesi lazım ki adım orospuya çıkmasın. Yani normal bir ihtiyacım için bu kadar riske gireceğim.
Annem Ceyda ablanın anlattıklarını ağzı açık dinliyordu. Hayretler içerisinde kalmıştı. Ceyda abla devam etti.
-Basit bir ihtiyacım için bu kadar riske gireceğime Hakan ile yatıyorum. Hem ben bu kadar riski üzerimden atıyorum.
Hem de genç, enerji dolu bir gencin hormonlarını azaltıyorum. Benim oğlan açısından düşün birde. Genç, yeni ergen, hormonları hep zirvede, hep 31 çekiyor. Dışarıda bir kıza gitse bulaşıcı hastalık kapma riski var. Kızın ne mal olduğu belli değil. Oğullarımız şimdi ergenlik döneminde ilk yattığı kıza aşık olacak.
Eğer kız birde yollu ise düşün oğlumun düşeceği arkadaş kurbanlığını, uyuşturucuya mı alışacak, kötü huylar mı edinecek Belli değil. Genel eve gitse oradaki kadınların davranışları belli değil. Belki genel evdeki kadın oğluma kötü davranacak ve iktidarsız olmasına neden olacak.
Buda oğlumun bütün hayatını etkileyecek. Bu kadar kötü örnek varken bildiği, tanıdığı bir kadın olması ve seksi ondan öğrenmesi daha iyi değil mi Hem ergenliğe giren erkekler ilk önce annelerini arzularlarmış.
Eee en çok arzuladığı kadın ile yatması, seksi ondan öğrenmesi daha iyi değil mi valla ben yaklaşık 6 ay oldu Hakanla yatıyorum çokta mutluyum.
Değil babası, jigolo olsa bu kadar memnun olamazdım yani.
Hem neden saçma sapan toplum dedikodusu bir durum için bütün bunlarla hem kendimi hem oğlumu riske atayım. Toplum bir orospu yaftası vuracak kadın arıyor. O kadın ben olmadım hepsi budur.
Annem Ceyda ablanın anlattıklarını dinlerken ağzı açık kalmıştı. Ceyda ablanın söylediklerine cevap vermeye çalışıyordu.
Ama söyledikleri doğruydu nasıl karşı tez ortaya atabilirdi.
Sadece
-Oğluna çıktığı yeri sunmak sen buradan çıktın şimdi buranın sana ihtiyacı var gel ve sok demek ya ne bileyim işte
Diyebildi.
Annemin Ceyda ablanın anlattıklarıyla kafası karışmıştı. Karşı tezde sunamıyordu çünkü söylediklerinin hepsi doğruydu.
Tam annem başlayacaktı söze ablam eve geldi. Kapıdan girer girmez de bana sardı.
-Hayırdır anne kuzusu. Ne işin var erkenden evde. Ne o gene annenin dizinin dibine mi ilişmeye gidiyorsun
diyerek
O sırada seslere annemlerde balkon kapısından içeriye yöneldiler.
Annem;
-çocuklar ne oluyor burada ne yapıyorsunuz Bizimi dinliyorsunuz siz
Ben;
-yok anne ya sizi ne dinleyeceğim yeni geldim okuldan. Tam size selam vermeye geliyordum ablam geldi işte yaygara koptu.
Ablam;
-yalan söyleme. Neredeydin. Okuldan çıkınca 15 dakika seni bekledim okulun önünde. Allah tan öğretmenini gördüm son dersiniz boşmuş erken çıkmışsınız. İnsan bir ben gidiyorum der. Hiç değilse bende beklemezdim seni
Annem;
-Cenk sen ne zaman geldin eve Bizi mi dinliyordun sen
Annem panik olmuştu. Konuşmalarını dinlediğimi anlamıştı.
Bende;
-yok anne erken çıktım okuldan biraz dolaştım. Yaygaracıdan hemen önce geldim. Tam size selam vermeye geliyordum yaygaracı kızın gördü.
Ablam;
-Ne selamı be. Tam 20 dakikadır aşağıda Hakanla oturuyoruz kapının önünde baya sohbet ettik. Seni görmedim ben
Bu defa ben panik olmuştum;
-uğraşma benimle yani geldim diyorum. Tam annemlere selam verecekken sen geldin. Uzatma
Ablam;
-tamam tamam yeni gelmiş ol. Hem koltuğa oturup, rahat rahat, geniş geniş gözlerini yummuş uyuyacak kadar yeni gelmiş erkeğimiz.
-erkeğim tabi ne sandın. Bir bas git. Uğraştırma beni. Git üzerini soyun. Eğer meraklıysan giyinme sana erkek göstereyim
Ablam;
-Terbiyesizleşme lan. Anne görüyor musun ettiği lafı. Terbiyesiz sapık
Ben zorlama beni kızım git odana ne yapacaksan yap
Annem;
-çocuklar yeter uğraştırmayın beni. Benim derdim bana yeter herkes odasına
Ceyda abla bu sırada;
Ben gideyim güzelim söylediklerimi bir düşün. Bende gideyim de benim erkeğim ne yapıyor bir bakayım hem açtır bir şeyler hazırlayayım
Diyerek annemin yanından ayrıldı.
Ceyda ablanın gitmesiyle bizde üzerimizi değiştirmek için odalarımıza geçtik.
Tam üzerimi değiştirirken kapı çalındı. Ablam olduğunu düşünerek tersledim ama kapıda bekleyen annemdi
-Üzerimi değiştiriyorum anne, eğer tam soyunmadıysan geleyim. Konuşmam lazım seninle
-Olur anne eğer önemliyse gel
gömleğimi çıkartmıştım üzerimde sadece atletim vardı altımda ise boxer ım vardı
Annem içeri geldi;
-O sen baya soyunmuşsun. Sen üzerini değiştir sonra konuşuruz.
-Yok be anne senden gizlim saklım mı olacak. Gel gel otur şöyle seni dinliyorum.
Annem utana sıkıla lafa başladı;
-Ceyda ile balkondaki konuşmalarımıza sanırım kulak misafiri oldun. Dinledin demiyorum. Sanırım kulak misafiri oldun. Ne kadarını duydun bilemiyorum. Ama düşündüğün gibi değil. Bunu bilmeni istiyorum.
-Biliyorum anne. Dinlemeye gelince tam size selam vermeye geliyordum ki çok güzel sohbet ediyordunuz. Bölmek istemedim. Bende sohbetinizin bitmesini kapının önünde bekledim. Bu gün çok yorulmuşum sizi beklerken de uyuya kalmışım.
Annem;
-Anneciğim burada sadece ikimiz varız yalan söylemek zorunda değilsin bu bir.
İkincisi de sen bu evin erkeğisin ve bu evdeki bütün bayanlar sana güveniyor. Güvenilir erkek olmak ise her zaman her koşulda doğru söylemekten geçer. Şartlar ve sonuçları ne olursa olsun.
Bu sözlerin ardından artık yalan söyleyemezdim;
-anne konuştuklarınızın Ceyda ile Hakan arasındaki ilişki kısmını tamamen duydum.
-Hımm tamam ama benim onların ilişkisini tasvip etmediğimi de duymuşsundur o zaman
-Evet anne duydum ama sana bir şey söyleyeyim mi. Bu tasvip ettiğim anlamına gelmesin ama Ceyda galiba söylediklerinde haklı.
-Sen deme canımın içi sen böyle konuşma. Yıllardır elime erkek eli değmedi. Zaten yalnızlık hayatıma karabasan oldu. Birde sen böyle konuşunca ben içinden çıkamam ki. Ne olur yapma bana bunu
Annem bunları söylerken ağlıyordu. Hem de duygu yüklü ağlıyordu.
Sonra;
-lütfen bir tanem sen bana bunu sakın yapma. Tam erkeksizliğe alışmaya çalışırken, bazı duygularımı bastırmaya alışmışken uyandırma o duygularımı
Dedi ve odadan koşarak çıktı.
Annemin halini gören ablam yanıma geldi ve;
-Anneme ne yaptın. Seni erkek diye başımıza diktik ama sakın annemin canını yakacak bir şey yapma sakın
diye beni tehdit ederek oda odadan çıktı.
Aylar ayları kovaladı, günler günleri. Yaz tatili geldi çattı.
Annem kız kardeşim ve ablam için dil kursu ayarlamıştı.
İki kız 2 buçuk ay İngiltere ye gideceklerdi.
Bütün işlemleri okul varken ayarlanmıştı. Tatile çıkamadan zavallı kızlar birde dil öğrenmek için İngiltere ye gideceklerdi. Kız kardeşim merak içinde hazırlanmış ama ablam her zaman ki gibi oflaya puflaya eşyalarının hazırlamıştı.
-Ben daha tatile çıkmadım. Bu nereden çıktı şimdi. Cenk neden gelmiyor da kızlar gidiyor falan diyordu
Annemle arabaya bindik kızlar ve bagaj dolusu valizleri de tabi ki.
Soluğu Adnan Menderes Havalananında aldık.
Uçağın kalkmasına 45 dakika vardı. İşlemleri yapmak için doğruca dış hatlara gittik. Pasaport işlemleri, valizler falan derken bayağı zamanımız gitti.
Uçak rötar yapmadan tam zamanında havalanacaktı. Veda vakti geldi. Kardeşim her zaman ki gibi uysaldı ama ablamın yine cazgırlığı tutmuştu.
-yok anneme iyi bak. Yok bana emanet. Kadının kılına zarar gelmesin falan
Neyse uçağa binmek için son anons yapıldı da gidebildiler.
Biz de onları yolcu ettikten sonra güzeller güzeli bir kadın ile sessiz ama içinde fırtınalar kopan ergen delikanlı, tekrar evimize döndük. Ama ne yalan söyleyeyim ergenlikle birlikte havaların sıcaklığı da etkili olunca birde İzmir in sokak ortamları beni azdırmıştı.
Soluğu odamda aldım. Bilgisayarımı açtım. Eskilerden bir porno film açıp mastürbasyon yapmaya başladım.
Gözlerimi kapadım kafamda hiç kimse yoktu ama gözlerimin önüne annem geldi. Çırılçıplak vücudu ile karşımda duruyordu. Hafif hafif dans ediyor. O büyük ama sımsıkı kalçalarını sağa sola sallıyor. Göğüslerini ise salladıkça göğüsleri dairesel hareketler yapıyordu.
Ben bunları düşünürken boşalmıştım. Hem de ne boşalma. Adeta damarlarım çekilmişti. Damarlarımda, taşaklarımda ne var ne yoksa hepsi akmıştı.
Gözlerimi açtığımda oda kapısının açık olduğunu fark ettim. Oysa kapatmıştım kapıyı iyi hatırlıyorum.
Hatta dilini zorlayarak geçirmiştim kapının kasasına.
Hemen üstümü toparlayıp salona çıktım. Anneme baktım annem salonda masayı hazırlamakla meşguldü.
-Anne odaya sen mi geldin.
Annem yüzüme bakmıyordu ama soruma da cevap verdi.
-Hayırdır ne yapıyordun odada neden geleyim
-Yok bir şey yapmıyordum da kapı açılmış acaba sen mi açtın yoksa kendisi mi açıldı merak ettim.
-Yok ben açmadım. Hem neden açayım. Yemeği hazırlamaya çalışıyorum Dedi ama kızgındı. Eve gelirken oldukça neşeliyken ne olmuştu bu kadına da birden sinirlenmişti.
-Ne oldu anne neden bu kadar sinirlisin
-Ama sinirlisin Telefon falan mı geldi yada kızlar mı bir şey yaptı
Çok sinirli olduğunu görebiliyordum. Sonra kapı çaldı ve kapıya bakmaya gittim. Kapıcı gelmişti. Annemin siparişleri vardı onları getirmeye gelmişti. Bir şişe 70 lik rakı, bir şişe kırmızı şarap getirmişti.siparişleri kapıdan bıraktı ve gitti.
-Anne kapıcı geldi. Bir rakı ve kırmızı şarap getirdi siparişi sen mi verdin
-evet ben verdim. Sorun mu var
-yok olur mu sen verdiysen sorun yok tabi de hani karışıklı olmasın diye sordum
-Sorma o zaman şimdiye kadar hiç karıştı mı Kapıcı getirdiyse al içeri getir. Buzluğa koyda soğusunlar yemeğe kadar
-tamam anne koyayım dedim ve koydum.
Yemek hazırlanmıştı. Anneme masayı kurmasında yardım ettim. Ve masayı kurup yemeğe başladık. Yemek bitinceye kadar da konuşmadık.
Yemekten sonra tabakları değiştirdik masayı kaldırmadık içki zamanıydı. Annem rakıyı sevmezdi ve içmezdi de ama şaraba da hayır demezdi. Ama bu gece rakı içeceğim diyerek sadece rakıyı masaya getirdi.
Biz içemeye başladık annemle karşılıklı. Ama o o kadar hızlı gidiyordu ki. Hayatında değil rakıyı içmek kokusuyla sarhoş olan kadın iki defa da bardak rakıyı bitiriyordu. Hem rakıyı sek içiyordu. Belli ki canı fena sıkkındı.
Bardağı bitirdi. Mutfağa gitmek için masadan kalkmaya çalıştı. Ama kalkamadı. Oturduğu yerde rakının çarptığını hissetmemişti ama ayağa kalkınca çakır keyf olduğunu anlamıştı. Onu böyle görünce masayı kaldırdım.
Sonra annemi yatırmaya çalıştım ama o ısrarla
-oturalım seninle konuşacaklarım var. Dinle beni dedi.
Oturarak annemi dinlemeye başladım
-Ceyda ile konuşmalarımızı duymuştun. Orada neler konuştuğumuzu biliyorsun. Bunu sana tekrar etmeyeceğim. Ancak o konuşmadan bu güne kadar hep düşündüm. Bu geceyi de ortama uygun olacağı için hazırladım. Bu konuşacaklarımı sana sağlam ve ayık kafa ile anlatamazdım. Bunları söylerken de ağlıyordu annem
-Evet sevgili oğlum. Seninle bu akşam ciddi ciddi bazı şeyleri konuşacaktım ama kardeşlerini yolcu ettikten sonra eve geldiğimizde karşılaştığım durum beni açıkçası biraz gerdi. Ama gerginliği atlattım. Şimdi rahat rahat konuşabilirim seninle. Ama bir şartım var lafımı hiç kesmeyecek bitirinceye kadar ne bir itiraz ne de bir yorum istemiyorum.
Bu durum benim için çok zor. Ve beni anlayışla karşılamanı istiyorum. Kocam öleli 14 yıl oldu. Bu süre içerisinde elime erkek eli değmedi. Dedikodu olacak korkusuyla hep erkelerden uzak durdum.
Hem de deli gibi sekse ihtiyacım olduğu zamanlarda bile uzak durdum. Hep kendi kendine yetmeye çalıştım. Bende sağlıklı her kadın gibi ihtiyaçlarım olmasına rağmen uzak durdum. Çünkü benim bir anlayışım vardı. Ancak son yıllarda bu anlayışımın bir şekilde bana zarar vermeye başladığını fark ettim.
Ceyda nın anlattıkları da kendime verdiğim zarara tuz biber ekti.
O günden bu yana Ceyda nın anlattıklarını düşünüyorum. Ve bir karar vermem gerekiyordu. Son zamanlarda yaşadıklarım da üzerine tuz biber ekti ve kararımı verdim.
Ben nefesimi tutmuş ve annemin konuşmasını dinliyordum. Ya hayallerimin kadını benim olacaktı, ya da ben hayallerimi, rüyalarımı süsleyen kadına yine uzaktan bakacaktım. Gerçi son zamanlarda aramızdaki ilişkiden bir şeyler seziyordum ama tam adını koyamıyordum.
Önceleri oğulcuğum, canım oğlum diyen kadın gitmiş yerine komşumuz gibi, yada mahalleden tanıdığım bir kadın gibi. Ama ihtimal vermiyordum tabi.
Annem konuşmasına devam etti.
-Düşünme zamanı içerisinde yakından incelediğim de oldu ve bir karar verdim aşkım. Sana o muhabbetten bu yana mesafe koyduğumu fark etmişsindir. Bu mesafeyi koymamın nedeni senin sevgilin olacaksam buna kendimi ve seni psikolojik olarak hazırlamaya çalışmaktı.
Görüyorum ki bu zemini hazırlamışım. Evet Ceyda haklıydı hormonları zirve yapmış bir delikanlıyı; ya kurtların, çakalların arasına atacaktım ya da alıp kendi elimle büyütecektim.
Tabi o gençte beni kurtların, çakalların arasına atmak istemezdi. En azından bana böyle geliyor. Tam bu akşam için bir karar vermişken senin odanda beni düşünerek mastürbasyon yapmana da şahit olunca kararımın ne kadar doğru olacağını düşündüm. Bütün bu nedenlerle sevgilim seninle ilişki yaşamaya karar verdim.
Ama bazı şartlarım var. Öncelikle bu aramızda kalacak. 3. kişiler hele Ceyda da dahil hiç kimse bilmeyecek. Aramızdaki mesafe 3. kişiler yanında, nerede olursa olsun korunacak. Sevgili diyalogları sadece ikimiz varken olacak. Anlaştık mı Eğer bu şartlarımı ihlal edecek olursan soluğu yurt dışında bir yerlerde alacağını da bilmeni isterim Dedi.
Kulaklarıma inanamıyordum. Rüyalarımın kadını hatta hayatımdaki tek kadın sevgilim olacaktı. Dünya durmuştu benim için.
Hiç konuşmadım. Sadece gözlerine baktım ve önünde diz çökerek buna pişman olmayacağını söyledim.
Gözlerini gözlerinden alamıyordum.
Diz çöktüm ve ellerini centilmence öperek;
-teşekkür ederim. İnan bana buna pişman olmayacaksın. Seni hayatımın orta yerine koyacağım senin mutsuz olmana, ve keşke dememen için hayatımla çalışacağım. Çok teşekkür ederim dedim.
Ve dudaklarına öpücük kondurarak;
-hayatıma hoş geldin kalbimin bundan sonraki yarısı dedim.
Annem resmen sevgilim olmuştu. Ve artık hayatımda başka kadına, kıza yer yoktu.
-şimdiye kadar bana hiçbir erkek bu sözleri söylemedi. Bun sözler bir kadının erkekten duyacağı en güzel sözler, bu sözlerle mutlu oldum dedi....
Üst komşumuz Ceyda nın konuşmasından belirli bir süre sonra Annem hayatımın aşkı bana erkeğim olmanı istiyorum teklifi getirmişti.
Annemle o günkü konuşmamızın ardından benim hayatım tamamen değişti.
Annemle aramızdaki sevgili ilişkisini hiç ama hiç kimse bilmeyecek ben ona yatakta erkek olacak ada bana ileri ki hayatımda lazım olacak bütün sex olayını yaşatarak öğretecek hem de ikimizde yabancılara muhtaç olmayacaktık.
Ablam ve kardeşimi de yurtdışına göndermişken ev artık ikimizin, iki çiçeği burnunda sevgilinindi.
Annemde bende heyecanlıydık. Benim daha önce sevgilim olmamıştı ve sevgiliye nasıl davranılır hele de bu sevgili annemse neler yapacağımı bilemez halde evde kalmıştım. Hem üstelik sarhoştu da.
Ben annemi yatağına kadar taşıdım.
Üstünü çıkartmaya başladım. Gömleğini çıkarttım. Kırmızı ve memelerini zor tutan dantelli sutyeni ile karşımdaydı. Karmakarışıktı aklım.
Bir zamanlar beni büyütmek için süt içtiğim o muhteşem memeler karşımdaydı ve artık annem olarak değil sadece kadınlığını unutmak üzere olan bir kadına yeniden kadın olduğunu hatırlatacaktım.
Sonra eteğini çıkartmak için elimi arkasında kalan fermuarına attım. Fermuarını indirirken annem;
aşkım ilk geceden çok hızlısın. Bu gece yılların yıpratmışlığını üzerimden alacaksın herhalde diyordu.
Bense sadece üzerini değiştirme derdindeydim. Ne de olsa hayatımın aşkına kavuşmuştum ve o sarhoştu. Aşkımla ilk geceme bilinçsizce yatakta yatan sevgilimi memnun ederek başlamayacaktım.
Eğer sevişeceksek tadını çıkartarak olmalı ve iki tarafta zevkin doruklarını zorlamalıydı. Oysa kadınım yatakta sarhoş yatıyordu. Siksem bile o zevki alamayacak, uzun zamandır aşık olduğum kadına duygularımı hissettiremeyecektim.
O nedenle sadece üzerini çıkartmaya odaklanmıştım.
Eteğinin fermuarını indirdim artık aşkım, biricik sevgilim, annem çamaşırları ile duruyordu.
Kırmızı, dantelli göğüslerini zor tutan sutyeni ve yine kırmızı ve dantelli sadece amını kapatan slip kilodu vardı. Muhteşem tablo karşımdaydı ama ben sadece üzerini değiştirecektim.
Sutyenini çıkarttım. Memeleri özgürlüğüne kavuşmanın ihtişamıyla sallanmaya, dalgalanmaya başladılar. Üzerinden sutyenini çıkarttım. Kilodu da dantelli olduğu için gece amını tahriş etmesin diye onu da çıkarttım ve yorganı açıp içine yatırdım.
Bende üzerimi çıkarttım sadece boxerımla yanına iliştim. Çıldıracaktım, aşkım, hayallerimin kadını yanımda yatıyor bense ona dokunmuyordum bile.
Annem sarhoşluğun verdiği rahatlıkla;
sevgilim hayırdır ne çabuk soğudun aşkından.
Hani beni seviyordun, delice istiyordun. Böylemi senin sevgin. Sevişsene benimle, doyursana beni falan diyordu.
Bu gece sarhoşsun. Yarın ayılınca nasılsa benimsin sabırlı ol diyerek sırtımı döndüm ve uyumaya çalıştım.
Böyle konuşurken annem sızdı kaldı.
Sabah olduğunda dünya daha bir başka aydınlıktı, güneş ışıklarını dünyaya daha başka gönderiyordu sanki. Mutluydum hem de çok mutluydum. Hemen yataktan usulca kalktım.
Banyoda elimi yüzümü yıkayıp mutfağa geçtim. Kahvaltı tepsisi hazırlamaya koyuldum. Bir taraftan annemin çok sevdiği rafadan yumurta hazırlıyor bir taraftan da kahvaltılıkları tepsiye diziyordum. Yarım saat içersinde çayda dahil herşey hazırlanmıştı.
Tepsiyi yatak odasına götürdüm. Kendi tarafımda kıomdinin üzerine koydum ve onu yatakta izlemeye başladım. Annemi izlerken sürenin nasıl geçtiğini hatırlamıyorum bile ama baya süre geçmiş olacak ki annem uyandı.
Kafası bana dönüktü ve gözlerini açınca kendisine bakan gözlerimle birleşti gözleri.
neden öyle bakıyorsun ne oldu
dedi.
O kadar güzelsin ki gözlerimi senden alamıyorum. Hayatımın güneşi artık sen oldun. kainat güneşten ışığını alıyor artık bende senden alacağım.
O nedenle ilk günkü ışığımı alıyorum bakarak;
Dün gece en son konuştuğumuzu hatırlıyorum sonrasını hatırlamıyorum.
Ne oldu anlaşmamızdan başka
Sen sevişmek istedin bense kabul etmedim. Sen bana baya bir kızdın sonrada sızdın kaldın dedim.
Eee normaldir yıllar oldu bir erkekle birlikte olmayalı. Sen kadar benimde hormonlarım var delikanlı. Birde beni düşün. Hazır bulmuşum yakışıklı, genç istekli ve
Ve dedikten sonra durdu annem,
Ve diyerek onun devam etmesini istediğimi göstererek
Ve bana aşık bir erkek. Alkolde var tabi hemen yatağa atayım demişim demek ki.
İyice uyandığına göre sana süprizime bakalım ne diyeceksin sevgilim dedim
cesaretlendirmek isteyerek,
Kahvaltı tepsisini önüne koydum.
Önce çok şaşırdı ama mutlu oldu.
Gözlerinden ve hareketlerinden bunu anlayabiliyordum. Kahvaltısından atıştırmaya başladı. Hem kendisi yiyor hem de bana yediriyordu tere yağından, baldan;
Yemelisin artık senin bir sevgilin var. Hem de yıllardır eline erkek eli değmemiş dul bir sevgilin.
Çok ihtiyacın olacak bunlara diyordu.
Sonra gün boyu neler yapacağımızı planlamaya başladık.
Bana kalsa gün boyu evde kalalım dı ama aşkım kafasında bir dolu plan yapmıştı artık gece uyurken ne ara yaptıysa.
Dışarı çıkalım. Karşıyakaya geçer gezeriz. El ele genç sevgililer gibi bu günü kendimize ayıralım.
Alışverişte yaparız.
Bense ümitleri kırılmışcasına sadece onun planlarına; olur diyordum.
Kahvaltımız bitti. Tepsisini mutfağa götürdü. Sonra duş almak için banyoya girdi. Mutluluktan ayakları yere basmıyordu bunu fark edebiliyordum.
Aşkım bir gelir misin Şu nasıl ayarlanıyordu diye banyodan bağırdı.
Neyi ayarlayamadın. Bakayım
Ya bu kombi bozulmuş galiba ayarlanmıyor
Yanlış yerden ayarlamaya çalışıyorsundur daha dün ben ayarlamıştım. Sapasağlam o dedim ve banyoya girdim.
Aman tanrım o güzellik çırılçıplak karşımdaydı. Nutkum tutulmuştu neredeyse.
Nefes almayı unutmuş resmen kendimden geçmiştim.
Aşkım ne o. Dün gecede bu güzellik karşındaydı ama sen kıçını döndün yattın şimdi mi gördün bu taş vücudu
Dün gece çok sarhoştun ve kendinden geçmiştin. Seni o halde sikersem sadece isterikliğimiz gidecekti.
Hem sana uzun zamandır olan duygularımı da hissedemeyecektin. Oysa benim sadece sevişmek yok aklımda. Sana olan duygularımı da hissettirerek sevişmek var. Ama şimdi dimdik hem de mihrap gibi karşımdasın. Hem de kızlar kadar harika vücudunla.
Bu sözlerim annemi daha da uçurmuştu.
Çok daha şuh bakışlarla ve duygu dolu ses tonuyla;
ee o zaman şimdi seni durduran ne var.
Duygularını göster bakalım bana dedi. Ben yine onu durdurarak
ilk sevişmemiz böyle olmamalı. Daha romantik aşk dolu bir şeklide olmalı dedim.
O yine reddedilmenin verdiği kızgınlıkla,
Sende bokunu çıkartıyorsun ama dedi.
Madem bu isterik kadına istediğini vermeyeceksin defol çık dışarı dedi.
Bir taraftan da söyleniyordu.
Neymiş daha romantik olacakmış. Yok böyle olmazmış. Ya ben anneliğimi bırakmışım senin sevgilin olacağım, istiyorum seni diyorum. Oğlanın dediğine bak. Hata bende tabi. Aşkım sevgilim dersen erkeğe böyle bokunu çıkartır.
Bende seviniyordum artık bir erkeğim oldu bende kurtuldum kendimi parmaklamaktan diye.
Ama bostan erkeği çıktı ben yine parmaklarıma devam edeyim bari.
Avaz avaz söyleniyordu.
Bense söyledikleri gayle almadan akşamki programı halletmeye çalışıyordum.
Akşam çok romantik olmalıydı nede olsa ikimiz içinde ilk olacaktı. Her ne kadar annem için çok uzun zamandan sonra ilk olacaksa da benim ilkti ve ikimiz içinde unutulmaz olmalıydı.
Benim dün gece ve banyoda onu reddetmem nedeniyle bu defa annem beni reddedecekti ama ben riske girmiştim bir defa. Bu akşam, 1 ay önce internetten sipariş verdiğim bembeyaz bir elbise giymesini isteyecektim.
Gelinliğe benzeyen ama sadece memelerinin uçlarını ve amını birde kalçalarının arasını kapatan geri kalanı tamamen transparan (şeffaf), sırtı ve göğüs dekolteli hoş bir elbise. Birde ince topuklu beyaz ayakkabılar. Mum ışığında ve en çok sevdiği sanatçı Farid Farjad müzikleri eşliğinde yemek, dans ve sevişme.
Düzen bu şekilde olacaktı.
Ben bunları ayarlamaya çalışırken annem banyodan çıktı. Halen kızgındı. Ben gözüne gözükmemeye çalışıyordum ama o halen söyleniyordu.
Eee iktidarsız mısın aşkım sen.
Biz sevinelim artık erkek arkadaşımız var diye ama bizim erkek arkadaşımız yıllardır sike muhtaç kadın karşısında dururken onu reddetsin banyodan çıksın gitsin.
Sana yuh diyorum başka bir şey demiyorum. Nerdesin Nereye kayboldun
diye bağırıyordu
Buradayım, odamda. Hem neden bağırıyorsun. Az daha bekleyemez misin Sabırlı ol. Benimle sevişmek için sabırlı olmalısın dedim sana.
Daha lafım bitmeden odamın kapısına dayandı annem, biliyordum benim bu halim onu üzüyordu.
Yıllardır beklediği bir erkeğin sikiydi. Onu buldum diye sevinirken bu defa ben buna engel oluyordum ama bu akşam muradına erecekti. Sadece saatler kalmıştı beklediği sike kavuşmasına.
Madem icabıma bakmayacaksın bari hazırlan çabuk olda dışarı çıkalım. Sabah beni sinirlendirmeden önce yaptığımız planımızı hayata geçirelim
Ben hazırım sen makyajını falan bitirdin mi Çok güzel olmalısın çok dedim.
Neden güzel oluyormuşum. Ben dışarıdan erkek aramıyorum. Bildiğim erkekle sevişmek istiyorum.
Tabi o sevişmek isterse. Şehzademin canı ne zaman cariyesini çekerse cariyesini mutlu edecek.
Ya ne olur az daha bu akşamlık sabret bu akşam istediğin kadar sevişeceğiz söz diyerek sakinleştirmeye çalıştım.
Odamdan çıktım.
Ve kapının önünde bana bağıran annemin dudaklarına öpücük kondurdum.
Ne olur akşama kadar sabret aşkım.
Akşam sana söz sabaha kadar hem de ben bittim diyene kadar sevişeceğiz, söz.
Annem yine sakinleşmişti. Benimse planlarım tıkır tıkır işliyordu. Evin anahtarını Üst komşumuz Ceyda ya verdim.
Annemin çok istediği kıyafeti buldum bir mağazada. Ona sürpriz yapmak istiyorum diye yalandan bir sürpriz program hazırladım.
Biz evden uzaklaşınca Ceyda ablaya çağrı atacam. Oda, bizim eve, verdiğim anahtarla girip odamdaki eşyaları yatak odasında yatağın üzerine bırakacaktı
Arabaya bindik. Biz bir taraftan yolda gidiyor bir taraftan da ben sakinleşmiş, annemi neşelendiriyordum.
Espriler, şakalar. Evden uzaklaşınca Ceyda ya çağrı atmayı ihmal etmedim tabi.
Derken Karşıyaka ya ulaştık. Arabayı katlı otoparka çekip, gezmeye başladık. Önce tedirgin olsam da elini tuttum. Genç aşıklar gibi olmuştuk.
Annem neredeyse liseli yeni aşık olmuş genç kızlar gibi laylaylom yürüyecekti. Sonra koluma girdi. Mağazalara falan baktık. Gezdik tozduk. Ama ne gezme. Liseli aşıklar gibi.
Pamuk şeker alıyor, bir şekeri birlikte yiyor, birbirimizin kağıt helvalarını birbirimize yediriyorduk. Resmen aşıktık ve aşkımızı yaşamaya başlamıştık.
Saatler o kadar harekette dayanamamış çabukcak geçmişti. Baya bir alışveriş yaptıktan sonra tekrar eve dönüş yoluna çıktık. Annem neler almamıştı ki. Normalde hiç giyemeyeceği iç çamaşırları, jartiyer çoraplar, abiye terlikler, alırken bana da danışmıştı ki en güzel yeri orasıydı.
Hatta çamaşır bakarken, mağaza görevlisi bir kadın gelip
Bunlar çok güzeldir isterseniz erkek arkadaşınıza sorun demesi ise annemin keyfine keyf katmıştı.
Keyifli günün ardından eve girmeyi başardık. Ellerimiz kollarımız dolu kapıdan girdik.
ben aldıklarımızı yerleştireyim. Yiyecek bir şeyler hazırlarım az sonra dedi.
Bende tamam dedim.
Yatağın üzerindeki eşyaları görünce tepkisini merak ediyordum.
Annem yatak odasına girdi.
Çığlığıyla odasına koştum.
Ne oldu ne var bir şey mi oldu
Annem elbiseyi ve ayakkabıları göstererek;
Bunu ne ara aldın ve buraya koydun. Biz çıkarken yoktu bu burada. Nasıl geldi buraya
Bilmem nasıl geldiğini. Hem kim aldı ki bunları. Alla alla sen koymadığına emin misin peki
Ye ben çıkarken bu burada yoktu. Hem benimde böyle elbisem yok. Hiç olmadı. Hem bu gelinlik gibi bembeyaz.
Bunu bir defa giyince başka giyemezsin ki.
Dedikten sonra annem kısa süre durdu devam ediyordu
Gelinlik gibi. Tabi ya sen koydun dimi bunu buraya.
Ne zaman aldın bunları Ne ara aldın. Evde yoktu bu Nerede sakladın Söylesene ne zaman aldın bunu
Hiç nefes almadan sorular soruyordu.
Hem sevinçle hem de mutlulukla;
Ben sana ne dedim. Biraz sabır. Hem senin için uzun yılların bekleyişi hem de benim çok uzun zamandır hayalini kurduğum, aşık olduğum kadına kavuşmamın gecesi olacak bu gece.
Bu gece ikimiz içinde özel olmalı. Artık senin erkeğin benim ve bu gece gerdek gecemiz olacak. İki aşık gibi, iki sevgili gibi.
Bu sözlerin annemi mutlu etmişti.
Hadi sen giyin bende masayı hazırlayayım dedim.
Ben sipariş ettiğim yemekleri kapıdan aldım masaya yerleştirdi.
Farid Farjad ın müzikleri de hazırdı. Soğuttuğum şampanyayı da kovanın içinde masaya yerleştirdim. Masada duran iki şamdandaki mumları yaktım. Masa artık gerdek gecesine hazırdı. Bu sırada annemde hazırlanmış, Bembeyaz elbisenin içinde kuğu gibi odaya girdi. Elbise üzerine tam olmuştu.
Altında topuklu ayakkabılar ve ten rendi çoraplar, muhteşem görünüyordu.
Masaya önce annem oturdu.
Bir centilmen edasıyla sandalyesini çektim ve oturttum. Şampanyayı açtım ve kadehine koydum, sonra da karşısına oturdum. Annem mutluluktan neredeyse kanat takıp uçacaktı.
Söylesene bütün bunları ne ara yaptın, hazırladın Bu elbiseyi ne zaman aldın Sen bütün bunları nasıl ve kiminle planladın Seni dinliyorum delikanlı.
Bense annemin sorularını cevaplandırmak yerine akşamın tadını çıkartmak istiyordum. Nede olsa uzun zamandır hayalimi süsleyen kadın gelinlikle karşımda oturuyordu ve ben bu anın hiç bitmemesini istiyordum.
Masadan kalktım hafif bir Farid Farjad müziği koydum ve masaya yeniden oturdum.
Sen benim için ulaşılmaz dağlardaki periydin. Sana ulaşamasam da bu elbisenin içinde seni hayal ederek çok geceler geçirdim. Sen benim ayım, hayatımı aydınlatan ve bana hayat veren enerji kaynağım, aşkımsın, kalbimin yarısı, hayatımın anlamı, ilk ve tek kadınımsın. Bu gece hayatımın en önemli noktasındaki kadının tadını çıkartmak istiyorum.
Sorularını daha sonra cevaplarım olur mu dedim.
Ben bunları söylerken annemin gözleri buğulanmıştı.
Demek sen beni bu kadar çok seviyordun ama hiçte belli etmiyordun. Senden azıcık ışık alsaydım bu adımı daha erken atardım ama çokta geç olmadı aşkım.
Hem sohbet ediyor hem de yemeklerimizi yiyorduk.
Kollarımızı birleştirip birbirimizin elinden şampanyalarımızı içtik ve ben yerimden kalktım, annemin dizlerine kadar eğilerek;
Bu dansı bana lütfeder misiniz güzel bayan
Dedim.
Annem tabi diyerek beni onaylayınca hemen sandalyesini çektim ve annemi ayağa kaldırdım. Dans etmeye başladık. Konuşmuyorduk ama gözlerimizde birbirine kilitlenmiş ayrılmıyordu.
Uzun süre göz göze geçirdikten sonra annem başını göğsüme yasladı. Ve;
Meğer ben ne körmüşüm. Yıllardır hep hayallerimde erkeklerle birlikte oldum. Oysa beni mutlu edecek erkek yanı başımdaymış. Senden özür diliyorum aşkım. Sana yıllardır aşık olduğun kadınla birlikte olma fırsatı tanımadığım için.
Ama bu aradaki mesafeyi kısa sürede kapatacağız sana söz dedi.
Başı göğsümdeydi ama bende dayanacak güç kalmamıştı. ellerini tuttum,
- Artık hazır mısın Sana ilk gecede unutamayacağın gece yaşatacağım dedim.
Ve kucağıma alarak yatak odasına geçtim. Annemi yatağın üzerine yavaşça bıraktım. Yatağa yatırır yatırmaz da dudaklarımız birleşti, ayrılmıyordu.
Annemde yılların verdiği özlem bendeyse aşkımı hayal ederek geçirdiğim zamanın hasreti vardı. Uzun süre dudaklarımızı ayıramadık. Adeta duygularımızı, özlemlerimizi, hasretlerimizi gideriyorduk. Gelinime, aşkıma, sevgilime, kadınıma kavuşmuştum ama bu anın bitmesini hiç istemiyordum.
Diğer taraftan ise yaşadığımız aşk yasaktı. Ben çıktığım yere, sikimi sokacaktım, beni dünyaya getiren kadını sikecektim ama aşk işte sınır tanımıyordu ki. Dudaklarımızla uzun süre birbirimizin özlemini aldıktan sonra ellerimi, annemi, kırmamaya özen göstererek ve yavaş hareketlerle, incinmesinden korkarak vücudunda gezdirmeye başladım.
Aman tanrım fantezilerimi süsleyen kadın avuçlarımın arasındaydı artık. Memelerini ellerimle elbisesinin üzerinden avuçluyor, sıkıyor sonra elimi üzerinde gezdiriyordum.
Elbisesinin üzerinden meme uçlarını sıkıyor sonra bırakıyordum. Ayağa kalktı
- Artık gelinliğimi çıkartsam iyi olacak, yoksa iki sevgili arasında kalacak gelinliğim yıpranacak. Dedi
Sırtı dekolteli elbisenin omuzlarından aşağıya indirdi. Vücudu o kadar pürüzsüzdü ki elbise aşağıya kadar kaydı. Artık üzerinde bembeyaz memelerini gösteren kenarları dantelli beyaz sutyeni ve altında ise ten rengi kilotlu çorabıyla yine beyaz vagina dudakları dekolteli kilodu vardı. Üzerindekileri, benim onu reddettiğim günlerin acısını çıkartırcasına yavaş yavaş çıkartıyordu.
Bu beni delirtmeye yetmişti. Üstündekileri çıkarttı ve üzerime yattı.
Artık gözlerim kararmıştı. Delice sevişiyorduk. Ne yasak ilişki, ne de az sonra içine gireceğim kadının annem olması aklımdaydı. Sadece fantezilerimi gerçeğe dönüştürecektim. Hiçbir şey düşünmüyor sadece sevişmemizi akışına bırakıyordum.
Çırılçıplak üzerimdeki annem yavaş yavaş üzerimi çıkarttı. Artık üstümde hiçbir şey yoktu. Beni yalayarak aşağılara doğru inmeye başladı. Pantolonumun düğmelerini çözerek yavaşça bacaklarımdan çekti aldı.
Üzerimde boxerımn kalmıştı. Onu da bir çırpıda çıkarttı. Artık sadece çıplak bedenlerimiz ve birbirini özlemiş ruhlarımız vardı.
Tekrar üzerime yattı. Vücudunun cayır cayır yanan sıcaklığı iliklerime kadar beni de yakmıştı. Yatakta ters döndük. Bu defa o benim altımdaydı. Dudaklarını öpüyor, ufak ısırıklar atarak benim olduğunu hissettiriyordum.
Sonra incinmesinden de korkarak yavaşça boynuna kaydırdım dudaklarımı. Boynunun her yerini öpüyor yalıyordum. Yavaş yavaş aşağılara doğru kaymaya başladım. Gögüslerinin bir tanesini elimle yoğururken bir tanesi ise ağzımın içinde dans ediyordu.
Ben kendimi iyice kaptırmış memesini vakumlarken saçımdan tutarak çekti annem.
- Yavaş ol canımı yakıyorsun. Hem kaçmıyorum ben buradayım senin kadının olacağım. Tadını çıkart ve bana da çıkarttır canımı yakarak bana zevk veremezsin, beni doyuma ulaştırmak için zevk vermelisin Dedi.
- Ama canını yakmak istememiştim özür dilerim sadece güzellikleri görünce kendimi kaybettim. Dedim
- Hadi devam edelim dedi.
Ben bu defa çok daha nazik ve kibar olarak zaten fındık kadar olmuş meme uçlarını biraz daha yaladım ve aşağılara doğru dillimle kaymaya başladım. Göbeğinin üzerini defalarca yaladım.
Ben yaladıkça hem göbeğini dansöz edasıyla kıvırıyor hem de kalçalarını oynatarak aldığı zevki bana da gösteriyordu. Aşağılara doğru dilimle inmeye devam ettiğim esnada dur dedi
- Ya orayı yala ama öpüşmeyelim yada yalama elinle uyar.
- Ben öpüşmek istiyorum senin içine girerken ama orayı yalayarak ta seni uçurmam lazım dedim.
- Yala ama sonra ağızını da ve dudaklarını yakarsın dedi.
- Tamam diyerek ben klitorisine dilimi attım. Amına badana yaptıkça annem ıhhhh ıhhhhh diye inliyordu.
Artık ok yaydan resmen çıkmıştı. Dillemenin yanı sıra klitorisine hafif hafif ısırıklar atıyordum. Isırırken çığlıklar atıyor, kafasını sağa sola atıyordu. Sırtımı tırmıklıyordu. Zevk aldığı belliydi.
Baya yaladıktan sonra klitorisine ısırıklar atarken bir parmağımı da vaginasının içine soktum. Hırıltı ile konuşuyordu.
- Aşkım benim ne kadar zaman oldu başkası girmeyeli unutmuşum ben bu zevki ne olur yavaş yavaş. Çok daralmışım. Yavaş yavaş sok diyerek iniltiyle karışık konuşuyordu.
Bir süre böyle devam ederken birden baş hareketleri hızlandı, bacakları, karnı kasıldı ve ağlayarak boşaldı. Ama devam etmem içinde adeta yalvarıyordu.
Annem birden üste çıktı ve
- Artık sıra bende. Biraz da ben göstereyim maharetlerimi hem körpe jigoloma nasıl sevişilirmiş öğreteyim dedi.
Üstümde önce dudaklarımdan başlayarak yalamaya başladı. Boynuma indi, kulak memelerimi dişleyerek emiyor, bir taraftan da kulaklarımın arkasına dil atıyordu. Aman tanrım çıldıracaktım, dayanamıyordum ama bir şeyde yapamıyordum. Patlayacaktım. Hadi gireyim artık diye yalvarıyordum.
Kafasıyla şimdi olmaz der gibi sağa sola sallayarak işaret etti ve boynumu, göğüs uçlarımı yalamaya başladı. Nasıl bir zevkti tanrım bu iyice kendimden geçmiştim.
- Eee sen bana yaparsında ben biricik erkeğime, sevgilime oğluma yapmam mı dedi,
sikimi ağzına aldı ama alırken de
- Ben bunu ilk defa yapıyorum babana bile yapmamıştım. Eğer yapazsam da artık kusura bakma Diyerek sikimi ağzına aldı. Yalamaya başladı.
Dibinden tuttu kafasını yalıyordu. Arada ağzından çıkartarak çizgi halinde en alta kadar diliyle yalıyor, aynı çizgiden yukarıya doğru çıkıyordu. Taşaklarımdan başlayarak sikimin başına kadar çıkıyordu. Yıllar geçmesine rağmen mükemmel yalıyor neredeyse beni ağzıyla sağıyordu.
Bense iyice dikleşmiş, patlamak üzereydim.
- Artık dayanamıyorum çok güzel yalıyorsun dedim.
- Erkeğimi mutlu etmeliyim hem biraz sonra nasıl bana lazım olacak şimdiden hazırlayayım diyerek şuh bir bakış attı.
Ben artık dayanamayarak koltuk altlarından tuttum ve üzerime doğru çektim. Bir taraftan da nazik davranıyordum canı yansın istemiyordum.
- Anladım aşkım dedi ve dudakları dudaklarıma gelecek şekilde yukarı çıktı. Dudaklarımız yeniden birleşmiş, dillerimiz ortada dans ediyordu.
bir taraftan sevişirken bir taraftan da eliyle sikimi tuttu amının dudakları arasında klitorisinde göt deliğine doğru kaydırarak aşağı yukarı gezdiriyor, amını hazırlıyordu. Sonra başını amının dudakları arasına soktu.
Aman tanrım daha amının ağzı cayır cayır yanıyordu ve amı daracıktı. Girmiyordu.
- Uffffff çok daralmışım, canım yanıyor, seninki de bayağı kalınmış, ufffffffff amımın dudaklarını yırtacak zorlarsam ama istiyorum içime girmeli bu diyerek isterikliğini gösteriyordu.
Üzerimden kalktı, makyaj masasının çekmecesinde duran vücut kremini aldı ve önce sikimi sonra da amını bir güzel kremledi.
- Birde böyle deneyelim. Ama aşkım ne olur sen hamle yapma ben yavaş yavaş alışa alışla alayım içime diye tembihlemeyi da ihmal etmedi.
Yeniden sikimi gövdesinde tuttu ve amının dudakları arasına yerleştirdi. Bu defa başı girmişti, hem yanıyor hem de yıllardır erkeğin girmediği amı daralmış sikimi de sıkıyordu.
- Uuuuufffffffff çok daralmışım ya. Yırtılacak amımın dudakları ama istiyorum hem de deli gibi istiyorum içimi de amımın dudaklarını parçalasa da alacağım aşkımın erkekliğini içime diye inliyordu.
Yavaş hareketlerle oturup kalkarak amını sikime alıştırıyordu. Canı yandığında ise durup amının alışmasını bekliyor sonra yeniden oturup kalkarak yavaş yavaş sikimin tamamını amının derinliklerinde kaybetmek istiyordu.
Oturarak kalkarak yaklaşık 10 dakikada sikimin tamamını ancak alabildi amına. Ne kadar güzeldi daracıktı ve amının duvarlarını hissediyordum inip kalktıkça. Üzerimde uffluyor, hırıltıyla karışık inliyordu.
Birkaç git gel ile birlikte titremeye, kasılmaya başladı,
- Ahhhhhhh geliyorum, ben bu kadar kolay boşalmazdım ya ne oldu bana diyerek kasıla kasıla boşalmaya başladı.
Önce kendini geriye doğru itti. Bacaklarıma elleriyle sımsıkı yapışmış halde titriyor, şuursuzca hırıltılar çıkartıyor, başını kendini bilmez halde geriye ileriye atıyordu. Birden kasılması sertleşti ve kendini benim göğsüme doğru bıraktı.
Artık vücutlarımız birleşmişti. Kasılmaları devam ediyor nefes alış verişlerini düzensizce yapıyor, titreyerek nefes almaya çalışıyordu, kalp atışları da değişmişti.
Göğsümde kalp atışlarını duyabiliyordum. Kendinden geçmişti. Bir süre sonra nefesi düzene girdi tabi kalp atışları da. Başını ve vücudunu kaldırdığında gözlerindeki yaşları görebildim. Ağlamıştı, yada ağlayarak orgazm oluyordu.
- Uuuufffffff çok uzun zaman olmuş içime kimseyi almayalı unutmuşum bu hazzı. Gerçi içime babanı aldığımda da orgazm olmadım hiç. Kısmet oğlunaymış derken yaşlı gözleriyle gülümsüyordu bana.
Eğildi dudaklarıma öpücük kondurdu. Kısa sürede boşaldığı için annem bense boşalmamıştım, halen direk gibi dimdiktim. Ve boşalmak için sabırsızlanıyordum. Annemi kendime çektim memeleri göğsümle birleşmişti. Tek hamlede yatağın üzerinde yuvarlandım ve onu altıma aldım bacaklarını tutup iki yana açtım.
Artık amı ortaya çıkmıştı, rahat girip çıkabilirdim. İçi zaten kaygan olan amın içinde gidip geliyordum.
Gidiş gelişlerim hızlanmıştı. Amının derinliklerine girdikçe taşaklarım kalçalarına, kasıklarına çarpıyor şap şap ses çıkıyordu. Annem yine altımda kıvranıyor, inliyor, hırıltılı sesler çıkartıyordu.
Bir taraftan da başını sağa sola şuursuzça savuruyordu.
- Hiç böyle siken olmadı beni. Sen daha önce neredeydin ki, ohhhhh daha derinlere gir. Harika sikiyorsun. Amım senin ohhh muhteşemsin erkeğim, aşkım parçala içimi. Durma daha sıkı vur aaaahhhhh, ohhhhhhh ne güzel giriyorsun içime devam et ne olur oh daha sıkı vur ohhh diye inliyordu.
Onun bu sözleri beni daha çok ateşledi. Gidiş gelişlerim hızlanmıştı. Çok seri şelk**e gidip gelirken ayaklarımdan başlayan bir kasılma hissettim.
- Geliyorum diye bağırarak annemin amından son anda çıkarttığım sikimi, göbeğine getiremeden boşalmaya başladım. Deli gibi boşalıyordum. Annemde bana ayak uydurmuş altımda kıvrana kıvrana boşalıyordu ve yine kendinden geçerek hırıltılar, iniltiler eşliğinde ağlayarak boşalıyordu.
Benim boşalmam çabuk bitmişti ama annemin boşalması ve yeniden kendine gelmesi zaman alıyordu.
Tekrar kendisine geldi, boynumdan tuttu ve kendisine çekti dudaklarıma öpücük kondurdu,
- Teşekkür ederim erkeğim hayatımda ilk defa orgazmı yaşadım. Yıllar sonra oldu ama güzel oldu. Bundan sonra benden bıkıncaya kadar başındayım. Kolayda kurtulamayacaksın benden dedi.
Yanına yattım. Üzerimizi temizledik ben boxerım annemde şeffaf kırmızı geceliğini giyerek yatağa girdik. İkimizde çok yorulmuştuk. Annem kolumu kaldırdı başını göğsümün üzerine koyarak uykuya daldı, bende yorulmuştum ve annemden sonra bende uyuya kalmışım. #Hadi sevgilim öğlen oldu artık artık diye kulağıma fısıldayan bir sesle uyandım. Gözlerimi açtığımda gözlerimin hemen önünde bir karış mesafede annemin bana gülümseyerek bakan gözlerine kilitlenmiştim. Öyle güzel, öyle masum bakıyordu ki,
- Öyle güzel öyle şirin ve sempatiksin ki. İyi ki benim kadımsın, bu gözleri bu bakışları başka bir erkekle paylaşmaya dayanamazdım dedim. Yanağıma masum bir öpücük kondurdu, bir öpücükte dudaklarıma ve;
- Hadi artık koca bebek kalkta kahvaltı yapalım acıktım ben. Hem doğruca banyoya marş marş dedi.
Yataktan kalktım banyoya gidip duşumu aldım. Banyodan çıkınca hemen canım biricik aşkımın hazırladığı muazzam kahvaltı masasına çöktüm.
Kızların yurtdışı dil eğitimleri bana ve anneme yaramıştı. Onlar dil öğrendiler mi bilemiyorum ama ben evlilik hayatını öğrenmeye başlamıştım. Hayatımın en öenmli yerine koyduğum kadını annem karım olmakla kalmamış bana evlilik hayatını öğreten en önemli hocam olmuştu.
Yaşadıklarımız bu kadarla bitmedi tabi evlilik hayatında öğrendiğim diğer yatak odası maceralarını da paylaşmaya devam edeceğim. Kimsenin bizi anne oğul olarak bilmediği yerlerde yaptığımız tatili nasıl yeni evli çift olarak geçirdiğimizi,
Antalya da, Yunan Adası Mekene(mykonos) ta, Rusya da saint Petersburg ve Moskova da, Ukrayna Kiev de nasıl anne oğuldan çıkıp karı koca, iki sevgili olduğumuzu da daha sonraki yazılarımda anlatacağım.