“Aynı çiçeği, farklı yerlerde farklı hislerle büyütelim istedim. Bu kafede, bu sandalyede, tam da güvendiğin insanın seni hayal kırıklığına uğrattığı bu yerde. Sana kırılan yerlerin de yeniden çiçek açabileceğini göstermek istedim.”
wallacepolsom
TVSTRANGERTHINGS
Mike Driver
cherry valley forever

roma★
h

Andulka

Love Begins
occasionally subtle
Noah Kahan
d e v o n
Jules of Nature
NASA
One Nice Bug Per Day

PR's Tumblrdome
Lint Roller? I Barely Know Her
Game of Thrones Daily
tumblr dot com
Not today Justin

ellievsbear

seen from United States
seen from Colombia
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Ukraine

seen from Bangladesh
seen from Singapore
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Sweden
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@yasaklisarkilar
“Aynı çiçeği, farklı yerlerde farklı hislerle büyütelim istedim. Bu kafede, bu sandalyede, tam da güvendiğin insanın seni hayal kırıklığına uğrattığı bu yerde. Sana kırılan yerlerin de yeniden çiçek açabileceğini göstermek istedim.”
bloguna girdiğimde kalbinin sıcaklığını hissettim🖤
🖤🖤🖤
o yara iyi ki var.
“temmuz tam bu işe göredir bana kalırsa, gel bağışlayalım birbirimizi.”
parçalanmış kozanın içinde kanatlarım yapışık, titrek ve buruş buruş kaldım.
sevgilim,
yeniden delirmek üzere olduğumdan eminim. o korkunç dönemlerden birine daha göğüs gerebileceğimizi sanmıyorum. ve bu sefer toparlanamayacağım da.
sesler duymaya başladım. dikkatimi bir şey üzerinde toplayamıyorum. ben de yapılabileceklerin en iyisi gibi görünen şeyi yapıyorum.
sen bana mümkün olan en büyük mutluluğu verdin. birisi başkası için ne yapabilirse, hepsini yaptın. sanmam ki başka iki kişi bizden mutlu olmuş olsun, bu korkunç hastalık gelene kadar. artık onunla mücadele edemiyorum, hayatını zehir ettiğimi biliyorum, ben olmasam çalışabilirdin ve biliyorum ki çalışacaksın. görüyorsun ya, bunu bile doğru dürüst yazamıyorum. okuyamıyorum.
söylemek istediğim şu, hayatımın bütün mutluluğunu sana borçluyum. bana karşı hep sabır gösterdin ve inanılmayacak kadar iyiydin. bunu söylemek istiyorum-bunu herkes biliyor-biri beni kurtarabilseydi eğer, o sen olurdun.
senin iyiliğinin kesinliği dışında her şey benden gitti artık. hayatını daha fazla zehir edemem. sanmam ki başka iki kişi bizim olduğumuz kadar mutlu olsun.
- daha önce hiç gelmemiştim buraya.
- ben de. seninle yaptığımız her şey, gittiğimiz her yer ilk benim için.
bu şarkı birilerine çok geç artık, bu şarkı kirlenmiş bir çığlık.
Çok güzel bir blog :)
Çook teşekkürleer 🐛
parçalanmış kozanın içinde kanatlarım yapışık, titrek ve buruş buruş kaldım.
Aslında benim hiç yakın arkadaşım yoktur. Olmasını da istemem. Arkadaşlarım bunun farkında değil ama ben bu bağlantıların üstünde ya da dışındayım. Onlar gibi davranmaya, onlara benzemeye çalışıyorum, lakin içim farklı.
Ben ağaçların soyundanım. Ve bu bayat havayı solumak kederlendiriyor beni. Ölen bir kuş, uçuşu unutmamayı öğütledi bana.
“İçimin tünellerine girer girmez bir fener alıyorum elime. Buralar çok karışık. Kaç defa geldim, yine de kayboluyorum.”
Zygmunt Bauman'a göre, şehrin kalabalık ortamında fiziksel yakınlık ile manevi uzaklık doğru orantılıdır.