KIROKAZE
wallacepolsom

roma★
Jules of Nature
Peter Solarz
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

No title available
NASA
Sweet Seals For You, Always
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
we're not kids anymore.

titsay
No title available
occasionally subtle

pixel skylines

Andulka

❣ Chile in a Photography ❣

tannertan36

No title available
styofa doing anything
seen from Malaysia

seen from Armenia
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States
seen from Canada

seen from Germany

seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Germany
seen from United States
@yoncimer
İnşa ettiğimiz duvarların, şeffaf olması çok geçirgen olduğu anlamına mı gelir? Herkes için aynı mıdır sınırı? Kimi daha yakın kimi daha uzak mesafede çarpmaz mı çok iyi temizlenmiş o cam duvara yüzünü? İçerde kalan benliğini acıyan yerlerinden öpmek, yalnızlığını sevmekle başlamaz mı aslında?
Belki de bu yalın alemde insan formu haricinde bir varlıkla hemdem olmak; kendimizin en iyi, en kötü, en vahşi en sevgidolu ve en duyugörülü halini bulmamızı sağlayacak muazzam bir keşfi olacaktır.
Seni geri getirmeye derdim yetmiyor Düşleyemiyorum kendimi Karanlık sokaklarında Oysa ne adım saymıştım ardından Gel zaman git zaman Derdim çokken güzel adamdın vesselam
Hatalar Şerefine
Yaz parmaklarım, kış gözlerim.
Durma!
Yaz!
Parmak uçlarım.
-Kışları karartmalı.
-Yazları dondurmalı.
-Dünyayı da böylece biz kişilik yapmalı..
Göz karardı, yazdı parmaklar.
Olmadı biz kişilik dünya!
Etkisi çabuk geçti AN’ın.
Güzelim zaman ...
Bir bardağın şerefli gölgesinde;
"öylesine yudumda”
Kayboluverdi
Gitti!
Ses bulursun önce, ışıkların arasını ellerinle araladığında gözler bulursun. Biraz 'AMAN' biraz 'NEYSE' biraz 'BELKİ' der gibi gülümsemeler çekersin. Hayal edip istersin. Işıksızlık can acıtır. Ses, umut ve güven verir. Zaman geçer, uyanırsın -uyandırılırsın- gecelerini kendi ellerinle teslim eder susarsın.
Farzet
...
Hava yumuşacık, yürüyoruz kordon boyunca. Yolumuz her adımda geçtiğimiz yıllara akıyor usul usul. Boğaz, muazzam ışıklı gemilerle süslü yine ve toyluğumuz gülümsüyor giden her ışıklının ardından. Yaklaşıyoruz tahta iskeleye, çaydan öteye bakıyoruz. Buyur ediyor ham bıraktığımız, oturuyoruz ürkütmeden sırtsırta. Çok pişmiş, canına yandığım..
Başlıyor anlatmaya geçip gidenlerini, birgün dosdoğru ona akıp gidecek yolları bekleyişini
...
Gelişim başladığında, ayrım mı başlıyor? Elinden tutsak mesela aklın, kalpteki kelimeler geçerken köşelerden. Tekrar aynı dilden konuşsak, mümkün mü? Hayatı basitleştirmek mi iyi? Sıradan işlerle meşgul etmek mi benliği? Peki ya o pırıl pırıl cevher olan, baştaki akıl? Nereye götürüyor seni biliyor musun?
Yollar diyorum ayrılıyor farkında mısın?
Sen-Ben
Sen gideli; Denizlerin mavisi kırık, Gecelerin sesi kısık. Ben hala aynıyım, ovaların düzlüğünde.
Bir şarkı hatırnazlık yapmış meğer, her an okşuyor kulağımdan ruhuma gittiğin yerden itibaren.
Günler, mora çalar oldu hergün batarken ve bir pür neşe ki, yalınayak koşadurdu o sendin.
Söğüdün dalları o gün eğilmedi, göğe uzanan avuçlarına, sızım sızım yaşlar değdi o bendim.
Oturduk yerden öylece bakakaldım, mavilere Süreti değişir oldu, giden mevsimle ardışık Kırılmadan önceki o müzikli rengi, gittiğin yerden çoğalır oldu.
Ruh Acıkması
Gece kelimelerimiz vardı bizim, özenle sandıklara sakladığımız; naftalin kokulu.
Her gecenin 25. Saatinde çıkarırdık yerlerinden biblo misali, şefkatle.
Yareniyle kelamların, süsler püsler sabahlara kadar ağzımızdan çıkanları avucumuzda biriktirir okşar okşar büyütürdük.
Çok kelimeler uçurduk biz; dalgaları denizlere, fırtınalı günlere, güneşlere, yıldızlara ...
Böylesine dolu, manalı, günler aşırdık yaşlarımızın üzerinden.
Şimdilerde ne yarenler var muhabbetçi ne de biblo gibi kelamlarını barındıran sandıkları...
Halleri mücrim, sebepleri sefil.
İki gözüm,
Varım yokum,
Kelamlarım,
Yarenim;
Sen bizimkilere iyi bak, sımsıkı tut!
Kısa Mesafe
Güzel Olacağız!
İlmek ilmek geçtikçe sevdadan.
-ve- Aşk!
Güzel edecek dokundukça, elleri yüreğimize.
Bir sabah serilecek deniz, kucak açacak güneş
Yitirdiklerimiz gelecek kirpik uçlarımıza
işte o zaman daha çok sarılacağız bir yudum nefese...
Kıyı köşe sakladıkların yok mu? Anımsa!
Korkma!
Usulca gez dar sokaklarında, çocuk saçı okşar gibi... Dokun!
Yüzünde yıllanmış bir gülümsemeyle, muhabbet et çağlayan kelimelerle.
Kalp kaybettiği şey için ağlarken, ruh bulduğu şey için güler.“
Kelimelerimi ezip, unutturmaya çalışıyorlar! Yetmiyor, geleceğimin köşelerini makasla yumuşatmaya çalışıyorlar! Sürüklendikçe yerde defalarca, nasır tutup ruhsuzlaşıyorum. Yanmadıkça canım şaşırıyorum...
#handmade #poetry #reflection #bohemian #soul #tb🔙
Maket Bıçağı
- Gölgesi, eylül ayında çınar ağacının yaprağı gibi olan ulu bir ağaç... Yarısı kırk kadar olan kız çocuklarının, beline kadar uzanan zeytin karası saçları gibi tüm toprağı sarıp sarmalayan kökler... Serininde oturmuş guguk kuşu dinleyen ben. Ne kadar daha inceltmeli fikirleri? Ne kadar daha oymalı ve yapıştırmalı kesilen ve kanayanları ? Hayatı ne kadar tutmalı ? Ya da dur ! Kağıttan yapılmış bir kayık gibi, kökler boyunca açılmış karıklardaki suyun akışına ne kadar salmalı ?
#arizonadreams 🍀🌲🌳🌞
Masal Anlatırım Dinlersen
...
Zaman içlerindeki derdi çözememişti, yaraları yıllandı. Gürültülü sessizliklerinden, her gün yıkılan evleri vardı Her şeye sağır, enkazda gözlerinin sevişmesine izin vermişlerdi...
...
İyi değilsin üstadım! Yaptıkların aslında yapamadıklarının kırıntıları. Üstadım iyi değilsin. Çünkü; elindeki boya kalemleri aslında birer neşter. O ki; sen umut güneşini her çizmeye çalıştığında, senden biraz biraz eşrafını ayırmakta. Üstadım aslında bunların hepsi laf-ı güzaf. Aslında üstadım! Sen hiç "o" olmadın. Vedahi; sadece renkli kalemlerin ve hastalıklı beyin saçmandaki tek atımlık kurşunla onların hayalini çaldın.