gelme !!!
zaten görmezden geliyorsun..
Xuebing Du
Peter Solarz
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

@theartofmadeline
KIROKAZE
🪼

blake kathryn
almost home
styofa doing anything

pixel skylines

Kiana Khansmith
Claire Keane

Love Begins
hello vonnie
Misplaced Lens Cap
we're not kids anymore.

shark vs the universe

No title available
Monterey Bay Aquarium
trying on a metaphor
seen from Malaysia
seen from United Kingdom
seen from Maldives

seen from United States

seen from United States
seen from Germany

seen from Türkiye

seen from T1

seen from Brazil

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Switzerland

seen from Malaysia

seen from Japan
seen from Brazil

seen from United Kingdom
seen from United States
@258noisee
gelme !!!
zaten görmezden geliyorsun..
sensiz uyuduğumdandır uykusuzluğum.
sıkı giyin kokunu kimseler almasın.
günaydın sevgilim,
gece, bütün yıldızlarını toplayıp çekildi; geriye sadece seni düşünen bir kalbin sessizliği kaldı. umarım günün, saçlarına ilişen bir rüzgâr kadar hafif, içini ısıtan bir güneş kadar güzel geçer. dünyanın telaşı ne kadar büyük olursa olsun, bil ki günün en güzel düşüncesi yine sensin, yine senin gözlerin.
gözlerin huzura, kalbin mutluluğa uyansın..
soğuktan üşüyen ellerimi seni yazarak ısıttım…
canıma canan, can kadın…
kalbim, adını duyduğu anda eski bir şiiri hatırlar gibi ürperiyor.
senin varlığın, uzun bir kıştan sonra gelen ilk bahar sabahı gibi.
“ben seni bir ihtimal gibi değil, içimde yıllardır eksik duran bir cümle gibi sevdim.” 🖤
kardiyoloğum azalt şu illeti dokunuyor sana diyor.
azarlıyorum doktorumu, sus; ne anlarsın sen ondan diyorum.
lavinianın, kalbimin derinliklerindeki ellerinden ne anlarsın doktorum sen.
ruhumu delip geçen bakışlarından ne anlar eller.
bir evim olsun istedim.
dört duvar kapalı kapılardan oluşan bir ev değil.
sana ev diye bakmak istedim.
göğüs kafesinin içinde çiçek bahçeleri yetiştirmek.
her gece seni öperek dudaklarındaki ışığı kapatıp.
her sabah güneşi gülümsemenden izlemek.
mavinin ağlamalarıyla gecelerimi bölmek.
bir gün olucak, inanıyorum sevgili.
bir gün ayacağız, günaydın sevgili.
aylardan mayıs, ay da bitmek üzere zaten.
denize gidiyorum yağmur yağıyor her yer toprak kokuyor. buram buram memleketim kokuyor,
sen kokuyorsun. aklıma düşüyorsun.
her sabah pencereme konan kuşlar var benim. seni ötüyorlar bana. kıpır kıpır oluyorum her uyandığımda.
ilkbaharda seni sevmek ne güzel şey.
bu bloğu açarken aklımda büyük cümleler yoktu aslında.
sadece sana söylemek istediğim şeylerin bir yere sığmasını istedim. gün içinde aklıma gelip de söyleyemediğim, geceleri durup dururken içimi ısıtan ya da seni özlediğim anlarda zihnimde dolaşıp duran şeylerin…
belki burada sana dair küçük anılar birikecek. bir fotoğrafın altında kalan birkaç cümle, gecenin bir vakti yazılmış özlemler, sana bakarken fark ettiğim ama o an söyleyemediğim detaylar…
bir gün dönüp baktığımızda, bu blog sadece yazılardan oluşmayacak. seni sevmenin farklı zamanlarda bıraktığı izlerden oluşacak.
ve ben, her satırın arasında biraz daha sana rastlayacağım.
aynı gökyüzünün altında birbirinden habersiz büyüyen iki yalnızlıktık biz…
sonra bir gün, attığın fotoğrafın içindeki akşamla benim içimdeki sessizlik aynı yerde buluştu.
şimdi ne zaman kalabalık bir sofraya baksam, herkesin arasında sana ait bir huzur görüyorum.
ve ne zaman perdelerin arasından sızan o solgun gün batımı düşse gözlerine, içimden sadece sen geçiyorsun.
dünya ne kadar gürültülü böyle, oysa gözlerin öyle mi;
ne güzel susuyorlar benimle. ne güzel susturuyorlar beni.
sanki bütün karmaşanın içinde sadece sana yaslanınca susabilen bir yanım var.
belki de aşk tam olarak buydu sevgili;
aynı manzaraya farklı yerlerden bakıp, birbirinin içindeki boşluğu tamamlayabilmek.
yada manzara olabilmek, gözlerin gibi…
oy ne çok seviyorum seni,
dolu dolu sana yüreğim.
çırpınıp duruyorsun içimde,
korkuyorum sevginde kalacağım..