Bir yıldız, içi yanmadığı halde dışı parlıyor diye yaşıyor mu sayılır?
• Işığı sönmüş bir yıldız...
Misplaced Lens Cap
will byers stan first human second

titsay
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Stranger Things
Sweet Seals For You, Always
Xuebing Du
wallacepolsom
TVSTRANGERTHINGS
macklin celebrini has autism

tannertan36
Cosmic Funnies
Mike Driver
Sade Olutola

oozey mess
ojovivo
The Bowery Presents
we're not kids anymore.

#extradirty
almost home

seen from United States
seen from Netherlands
seen from United States

seen from Australia

seen from United States
seen from Lithuania
seen from Türkiye

seen from Australia

seen from Egypt

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Malaysia
seen from T1
seen from United States

seen from United States
seen from Thailand
seen from T1

seen from Türkiye
@42020-78
Bir yıldız, içi yanmadığı halde dışı parlıyor diye yaşıyor mu sayılır?
• Işığı sönmüş bir yıldız...
Erken yaşta büyümek zorunda kalanlar kendi ihtiyaçlarına yabancılaşırlar. İhmalin acı yüzü budur; herkesin sevdiği olursun ama kendini sevmeyi beceremezsin.
Hayatın bana karşı ördüğü duvarlara ben bile tırmanamıyorum..
• Işığı sönmüş bir yıldız...
Boğuluyorum ama beni boğan okyanus çok tanıdık..
• Işığı sönmüş bir yıldız...
Bitkisel hayatta ölmeyi bekleyen hasta gibi hissediyorum..
Hiçbir şey olmasa sadece yıldızları izleyip düşüncelere dalsam.
Ve şimdi susuyorum, çünkü bazı yaralar anlatıldıkça değil, ancak içte çürüdükçe anlaşılır.
Siz iyileştirmekten bahsederken, ben çoktan kabuk bağlamayı bile unuttum. Çünkü bazı acılar vardır, ne sarılır, ne sarar… sadece insanın içinde sessizce yaşamaya devam eder.
• Işığı sönmüş bir yıldız...
söyleyemediklerim, tutamadıklarım, yaşayamadıklarım, hepsi aynı anda çöktü boğazıma.
Diri diri mezara gömdüğüm çocukluğumun nelere dönüştüğüne, nasıl elimden kayıp gittiğine mi bakacağım? Lüzumu yoktur, kaybolan bir çocukluğun kesilmiş faturasını vakit geçtikten sonra ödemeye çalışmanın.
• Işığı sönmüş bir yıldız...
Yine ben ve yine kırıldığım yerden bir gece postu..
"Aile", bu kavramın o kadar fazla anlamı, tanımı ne bileyim herkesin söylediği bir şekli var. Aile; bütün kötülüklerin, iyi niyetle yapıldığı yerdir. Aile; belki en güvenilir liman, ama aynı zamanda en şiddetli fırtınadır. Aile, insanın sığınabileceği en güvenli, en sıcak yer — bir liman gibidir. Ama aynı zamanda, en büyük çatışmaların, duygusal fırtınaların da yaşandığı yerdir. Çünkü en çok sevdiklerimizle, en çok iç içe olduklarımızla yaşarız o çarpışmaları. Ama tabi bunlar benim kendi dediklerim, yani bana göre. Ve bu tanımlar böyle gider tabiki.. Ama aile ne kadar iyi güzel bir şey olsa da bazen de pişmanlıklarımızdır, yani benim genelde öyle oluyor gibi. Bu gece de samimi yazıyorum her şeyi.. Evin en büyük çocuğu olmak hayatın size uyguladığı bir işkencedir. Kırılma noktasıdır, evde ki herkes seni sağlam, yıkılmaz, duvar gibi, acımasız, vicdansız, merhametsiz vs vs sanar bu liste de böyle uzar gider. Ve en çokta artık her şeye dayanamayıp böyle hüngür hüngür ağlayasın geldiği zaman ağlayamazsın. Takarsın kulaklığını, açarsın tekrar edilmeye ayarlanmış bir şarkı, her şey gözünün önünden geçer ama ağlayamazsın. Sen duvar gibi yıkılmaz görününce kuş kadar canına, fil kadar acı yüklerler. Cam gibi kalbini paramparça edip üstünden sanki hiçbir şey olmamış gibi geçip giderler. Seni yaşarken öldürürler ama sonra gene sorup neye öldün derler.. İyi geceler diyeceğim ama iyi mi ki geceler, iyi uykular diyeceğim ama iyi mi ki uykular.. ⏾
N. / 01.03 / 27.03.26
Affetmekten mi bahsedeceksiniz şimdi, gecikmiş bir merhametin gölgesinde… Lüzumu yok, çünkü bazı kapılar içeriden değil, çoktan yıkılarak kapanır.
Zamanla geçer diyeceksiniz belki, her şey unutulur sanırsınız… Oysa bazı izler vardır, zamanın değil, insanın içine kazınır; silinmez, eksilmez, sadece ruha işler.
Ben artık ne eskiyim, ne de yeni bir başlangıcın eşiğinde. Arada kalmış bir yıkıntıyım, kendi sessizliğinde yankılanan.
Ve siz… ancak enkazın başında duran gecikmiş bir pişmanlıksınız.
• Işığı sönmüş bir yıldız...
Dışıma bakan, Ay’ın yansımasındaki ışığı görür; ama içime bakan, gecenin karanlığında ki ıssızlıkta kaybolur.
• Işığı sönmüş bir yıldız...
Karanlıkta kaldıysanız aydınlık aramadan karanlığı sevmeyi deneyin belki de mutluluğu karanlıkta bulursunuz ve sonra karanlık bile aydınlık gelir size..
Yazın, biriken yalnızlığın sessizliğinden doğar.
Çünkü insan konuşamadığı zamanlarda, sessiz sedasız biriktirir o kelimeleri. Gündelik hayatın gürültüsünde söylenemeyen her şey, içte usulca büyür. Bir bakarsın, bir akşamüstü sessizliğinde önce kafanın içinde, sonra da kalemin ucunda yürümeye başlarlar.
Yalnızlık, sanıldığı gibi sadece bir boşluk değildir; bazen düşüncelerin yankı yaptığı dört duvarlı, boş bir oda gibidir. O odada dolaşan anılar, sorular ve yarım kalmış cümleler bir gün kendilerine bir kapı bulur.
Ve insan yazarken fark eder: yalnızlığın sessizliği aslında kelimelerin ana dilidir.
• Işığı sönmüş bir yıldız...
Duvarların Duyduğu
Ölüm kapıyı çaldığında, Her şey gerçekten biter mi? Duvarlar bile feryat ederken, Geride kalan susabilir mi?
Ölüm gidene midir, Yoksa kalana mı? Ölen çoktan susmuştur, Ama yük kalanın omzuna mı?
Öldürdüğünüz gözyaşları, Sizinkilerle bir tutulur mu? Aldığınız onca ahın, Peşinizi bırakacağını sandınız mı?
• Işığı sönmüş bir yıldız...
Kuytuda Kalan Son Nefesler
Gecenin kaybolduğum kuytusunda, Nefesim yüzüme geri çarpıyor. Çatlaklar ise bir deprem misali, İçimi deşmeye ant içmiş.
Ufkumda kendi sönüşüm ağırlaşıyor, Çatlaklarımdan sızan ışık tenimi yakıyor. Kendi karanlığıma zincirliyim, Sönmüş bir yıldızın külleriyim.
• Işığı sönmüş bir yıldız...