Selam karanlık
Sadece bir şeyler yazmak istedim içimi dökmek gibi
Bu uygulamayı 3391 kilometre kitabından gördüm merak edip yükledim çoğu kişinin anonim takıldığı her türden insan gördüm hepsinin ayrı hikayeleri var.
Bir şekilde bu uygulamayı bulmuşlar ve asla tanımadık insanlarla konuşuyorlar kim olduğunu bilmediğimiz insanlara herşeyi anlatırken ve onlar anlar iken gerçek hayattaki hiç bir insan güven vermiyor. Neyse asıl konumuza dönelim sana sormak istediğim. Sen bu uygulamayı nasıl keşif ettin?
Selam @asosyalaso
Söylediğinin altına imzamı atarım, ben burayı bilmiyordum ve böyle bir işlevi olduğunu bilseydim çok daha erken başladım yazmaya. Özellikle yazmaya ihtiyacım olduğu dönemde burası ile tanışmamıştım.
Soruna gelecek olursam, bahsedeceğim kişi hâlâ burada ondan dolayı dikkatli anlatmalıyım, etkilenmemeli: Sanırım 2022 yılıydı, ben hayatıma son vermek için çeşitli yollar deniyordum, çok yalnız hissettiğim bir dönemdeydim. Çocukluk mu diyelim bilmiyorum ama tek başıma gitmekten korkuyordum, burada bahsettiğim gitmek anlayacağın üzere sonsuzluğa gitmek. Tam o dönemde kafa yapımızın aşırı benzediği biriyle tanıştım, o süreçte "İnsanlığımı Yitirirken" adlı kitabı okuyordum, okumak isteyenler için spoiler vermeyeceğim ama oradaki "Birlikte ölüm" kavramı dikkatimi çekti -tabii bu benim kendi kavramlaştırmam- ve bu tanıştığım kişiyle bunu yapabileceğimizi düşündüm. O dönem sosyal medya kullanıyordum ve onunla hep denk gelemeyeceğimiz bir yerde tanıştık, sosyal medyasını istediğimde bana o aceleyle anlamsız gelen bir kullanıcı adı paylaştı. Instagram üzerinden aradığımda böyle bir kullanıcı adına sahip kimse yoktu. Ben de neresi olduğunu sordum. "Tumblr" dedi ve yollarımız ayrıldı.
İndirdim ve geldim buraya, sevmedim açıkçası ve çoğumuzun yaşadığı gibi ilk bakışta bir şey anlamadım. Sadece onunla konuşup gidiyordum, nasıl mesaj atacağıma dair hiçbir bilgim yoktu, ileti kısmını 45 dakika boyunca aradığımı bilirim. O bana hemen cevap vermiyordu ben de ona mesaj atıp çıkıyordum ve arada gelip kontrol ediyordum bana mesaj atıp atmadığını. Bir süre sonra ona mesaj atmak için girdiğimde yavaş yavaş karşıma Türkçe içerikler çıktı. Konuşmaktan çok sessizlik sürecimiz iyice uzamıştı bir süre sonra onunla ve artık birbirimizle konuşmuyorduk, çok nadirleşmişti.
2 kere hesap değiştirdim ama ikisinde de hiçbir şey yazmadım ve artık buranın varlığını unutmuştum. İ ile kötü gidiyordu ve bir sebepten dolayı hastaneye düştüm. Acı içindeydim hem duygusal hem bedensel olarak. Bağırışlarımla hastaneyi inletiyordum ve 8. katta yatmama rağmen hem o koridordaki hem 6. kattaki hastalar kendi ameliyat acılarını unutmuş refakatçilerini bana gönderiyor ve hemşireler çağırmaya gerek kalmadan koridorun sonundan bağırmamı duyup geliyorlardı, başımda çok el hissettim ve hatta bana çok şevkatli yaklaşan oradaki bir ablayı hâlâ arıyorum, sanıyorum babası ameliyat olmuştu ve ondan dolayı oradaydı. Bana en sevdiğim çikolatalardan almıştı bir şekilde öğrenip ve çorba getirmişti, başımdan severek ninni söylüyordu bana, yanlış anlaşılmasın bir yıl öncesinden bahsediyorum, taburcu olduktan sonra onu bulamadım zaten taburcu olduğum gün de o orada değildi yani vedalaşamadım, bulmayı çok istiyorum ve bulursam kaybetmeyeceğim.
Yine ağrıdan bağırdığım için sesimin kısıldığı bir gün bana doktor kontrolü ile morfin verdiler ve inan bana hayatımın en iyi uykusunu uyudum. Uyandıktan sonra o kafada bile İ'ye yazmak için telefonuma uzandım. Hastanede olduğumu ve ne kadar ağır bir şey yaşadığımı biliyordu, gelmedi ona o kafayla ağrılarımdan bahsettim sonra öğrendim ki tatile gitmiş ve ben anlatırken tırnaklarını yaptırıyordu. O bardağı taşıran son damla oldu ama hâlâ seviyordum ve sonra garip bir şekilde burayı hatırladım.
Artık kimseye bir şey anlatmayacaktım ve buraya yazacaktım. Yabancısı olmadığım ve hayatımın merkezinde olan bir kavram ile girdim buraya: Karanlık.
Yani anlayacağın burayı bir hastane odasında açtım. İlk takip ettiğim kişiyi ve ilk gönderimi hatırlıyorum. Buraya kadar geldik işte işin sonunda.
















