True Love ;-) by © Pim Leijen
NASA
Today's Document
Lint Roller? I Barely Know Her

Jar Jar Binks Fan Club
Cosmic Funnies
we're not kids anymore.

pixel skylines
Not today Justin
Claire Keane
KIROKAZE
trying on a metaphor

blake kathryn

Andulka
icyghini twinkie
No title available

Product Placement
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
tumblr dot com
Mike Driver
Stranger Things
seen from Netherlands

seen from New Zealand

seen from Malaysia
seen from Australia
seen from Argentina
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from Australia
seen from Bangladesh
seen from Brazil
seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from Syria

seen from Iraq

seen from Iraq
seen from Argentina
@aysnsaka
True Love ;-) by © Pim Leijen
Summit Views: Ben Lomond, New Zealand
Herkesin popisi var
Şu meşhur videoyu izlemeyen yoktur herhalde. ‘’Herkesin popisi var’’
işte videonun meşhur olduğu o dönemlerde izleyip izleyip gülüyoruz. Sonra benimle birlikte izleyen arkadaşım dönüp dediki; ‘’bak işte görüyorsun değil mi? Böyle cahil insanlar oy verip başımıza hükümet getirebiliyorlar. Halkımız çok cahil’’
Sonra bende dönüp şöyle dedim;
‘Peki sen popüler kültür hakkında ne düşünüyorsun’
Cevabı sadece gülmek oldu.
Evet sadece güldü...hiç olmazsa ‘herkesin popisi vardır’’ diyebilseydi keşke. Ama cevabı olmadığı için
Sadece güldü....
Bu da böyle günümüz insanlarının eleştrel yapılarının altındaki varoşluğu anlatan acıklı bir anımdır!
Al sana o zaman
Modern ve çağdaş deyince siz ne anlıyorsunuz bilmiyorum. Ama mesela ben kozmopolit tuval çiziyorum kafamda. İçinde kartelalar var ve milyarlarca renk var. Hepside aynı şeyi ifade ediyor. Hepsine RENK diyoruz. Bir renk diğerinden daha değerli değil. Çünkü hepsi birbirine karışınca siyahı oluşturuyor. Hepsinin içinde bir başkasından var.
Şimdi uçağa atlayıp teknolojinin hiçbir noktasının uğramadığı ilkel bir kabilenin yanına gitsek; dinlerine, dillerine, yaşam tarzlarına, kendi içlerinde yoğurdukları spesifik kültürlerine tabiki saygı göstermek durumundayız. Bu çok güzel birşey.
Aynı şeyin kendi yaşadığımız coprafyalarda da olmasını istiyorum. Modern ve çağdaş deyince bu geliyor aklıma. Düşünceleri, inançları ve yaşam tarzları benimkinden ne kadar farklı olursa olsun buna zenginlik olarak bakabilmek geliyor aklıma. Nitekim upuzun yıllar bu hep böyle devam etti. Ama sonra şunu farkettim ki benim hümanist yaklaşımlarım, değerli hissetttirme uğraşlarım karşılksız kalıyor. Adeta bir boşluğa saygı duyuyorum. Umarsızca, kenara itilerek, öteleyerek, küçümseyerek hatta öfkelenerek modern ve çağdaşım zihniyeti türemiş. Belkide vardı ben farkında değildim. Yok kardeşim dedim ben bunlardan değilim. Ben böyle değilim. Sonu -cı -cu -cü ile biten kategorize insanlardan değilim ben. Ben sadece insanım. İlk insanlardaki gibi bir insanım ve herkesi öyle görüyorum. İnatla, azimle öyle görmeye devam edeceğim.
Sonra ne mi oldu? Ben öyle olmaya kendi içimde devam ettim ama suskunluğumu bozdum. İçten içe yobazlık kokan içine yobazlık işlemiş insanlara ' çıplaksın' demeye başladım.
Fikir özgürlüğünü savunurken başkalarının fikirlerini çöpe atanları ifşa etmeyi öğrendim.
Diyarbakırlı bir insanı terörist ilan eden ön yargılı çağdaş insan olurmu? Oluyormuş işte insan görünce duyunca şaşırıyor.
Sonra bir tecavüz olayı duyuyorsunuz millet ayağa kalkıyor. Ama onu bile çağdaş arkadaş kendi kafasında ikiye bölüyor. Kime tecavüz? Cumhuriyetçi birinemi? Yoksa muhafazakar birine mi? Ona göre tepki gösterecek ona göre üzülecek. İnsanın aklı almıyor gerçekten. Hani ilkokulda öğrensinler diye hoca heceleyerek okuturya. Bende insanlara şunu öğretmek istiyorum.
OB-jEK-TİF
Evet herkes bir ağızdan hecelesin. Objektif olabilmek diye birşey var. Olabilmek diyorum çünkü mümkün değil çok zor.
Hanım kardeşimiz kendi yemek kültürünü övüyor. Başka bölgeleri çöpe atıyor. Bilmem nerenin yemekleri çok ağır... yani söyleminde bile küçümseme var. Eskiden susar sadece dinlerdim. Şimdi kuduz aşısı yapıyorum. Sonra sakinleşip ; 'tabi tabi doğru söylüyorsun her kültürün yemeği çok özel' diyorlar. Öyle tabiki. Sen köyünden çıkmadın hiç zeytinyağı tatmadın zeytinyağına 'hıyk' de. Bir başkasıda tereyağına, kuyruk yağına 'hıyk' desin. Ben hepsini seviyprum kardeşim. Çünkü benim yaşadığım coğrafyada hepsi var. Ançuezli pilavda var, acılı kebapta, zeytinyağlı dolmada. Büryan'ı Edirne'de de yersin, Urfa'da da.
Kimse bilmez ben bilirim kafası bunlar. En iyisini ben bilirim. Siyaseti, müziği, sanatı herşeyi ben bilirim. Bakkal bütçesini yönetemeyen adam, ülke bütçesini eleştirir. Kendi çocuğuna burnunu karıştırmamayı öğretemeyen kadın, öğretmeni eleştirir. Kendi hayatları başarısızlıklarla dolu anne ve baba çocuklarını eleştirir. Ama sorsan herkes modern ve çağdaş.
İçimde kendi dinimi, kendi siyasi partimi, kendi kültürümü yarattım. Ve kendim inanıyorum. İnsanlardan uzak. Çünkü hırlıyorlar. Kuduz olmuşçasına ve evet kuduz aşısı olmaları gerek bu da eğitim ile mümkün. Nasıl bir eğitim mi ? İnsanın kendi kültürüne sahip çıkma eğitimi.
Hani askıda ekmek, askıda simit diye bir osmanlı adetimiz varya. Onu değiştiriyorum. Askıda insanlık, askıda ahlak, askıda tevazu, askıda anlayış, askıda boy aynası, askıda objektivizm! 😅
Eğer bir masal kahramani olsaydim çakil taşlarimi kaybettiğim için evimin yolunu bulamazdim. Ya da aneannemi ziyarete giderken yolda düşüp kolumu kirdigim için eve geri dönerdim. Yani bi atraksyonu olmazdı masalin.
☺️❤️ kalp ben
?
Personel sıkıntısı yaşıyoruz bir dönem. Ne yaptıysak bir türlü kadroyu oluşturamadık. Bir kadın derneği tesadüf buya yardım istedi. Tabi ekip olarak kadın ağırlıklı olduğumuzdan uçarcasına destekledik. Sonra sığınma evlerinde kalıp iş imkanı bulamadığı için madur durumda olan kadınların varolduğu haberini aldık. Aaa tamam işte dedik. Biz kadromuzu kuralım. Hanım kardeşlerimizde iş sahibi olsun. Onları istihdam etmeyecezde ne yapacaz.
Öyle değilmiş işte. Beş parmak birbirine benzemiyor diyorlarya. Gerçek madurların yardım almasını engelleyen o kadar kalpsiz vicdansız insan varki oralarda. Hiç unutmuyorum bir hanım kardeşimiz geldi. İki gün çalıştı yanlış anlaşılma olmasın cebinde 3 binliralık telefonu var. Bizim genel müdürde yok o telefondan. Neyse sonra işi beğenmedi 'çok yoruluyorum' dedi ve gitti. Bizim ekip öylece baktı kaldı arkasından. Çok zor oldu tabi ekibi tekrar motive etmek. Ekmek alacak param yok diye karşınıza gelip sizin kazandığınız ekmeği beğenmeyip tüküren insanlar görmek üzücü. Asıl konu şu ki; madur edebiyatı ödülünü sığınma evlerinde gerçek madurların haklarını yiyen bedavacı kadınlara veriyoruz. Yazık çok yazık. Bu sadece bir örnekti. Bunun gibi pek çol fazlasına tanık olduk. Kolay yoldan para kazanmak birçoğu insanın gururuna dokunmuyor kardeşim.
Ne bileyim sen sürekli havlayınca sadıksın sandım
👍🏾
YENİ YILDA KABAK TATLISI Bolluğun bereketin simgesi balkabağı. Aslında küçüklüğümde çok sevdiğim bir tat olmamakla birlikte ; büyükannelerin, ananelerin, babannelerin özellikle yılbaşlarında pişirmeye özen gösterdikleri bir tatlıdır. Neden yılbaşı diye birkeresinde sormuştum. Eskiden müslümanı ermenisi rumu bir mahallede yaşadığından, yeni yıla girerken domuz eti pişiren komşularının evinden yükselen et kokusunu bastırmak ve rahatsız olmamak için müslümanlar kabak tatlısı pişirirlermiş. Sonra sanırım bu adet haline dönüşmüş. Bende nacizane bu adeti devam ettirenlerdenim.
😂😂😂
Yarımada
Zaman mı? Değil zaman Akan zaman değil mesafelerdir Güneşin çekici yukarda Suyun bıçağı aşağıda Krom alçakgönüllü, bakır utangaç Ağaç: bir damla iki kıvılcım arasında Rüzgâr bilmiyor nerden eseceğini Sınırlar kesik, Yerleşme yerlerinde balkıma Biz kırıldık daha da kırılırız Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü Hırsız da bilmiyor çaldığını Biz yeni bir hayatın acemileriyiz Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor Şiirimiz, aşkımız yeniden, Son kötü günleri yaşıyoruz belki İlk güzel günleri de yaşarızk belki Kekre bir şey var bu havada Geçmişle gelecek arasında Acıyla sevinç arasında Öfkeyle bağış arasında Biz kırıldık daha da kırılırız Doğudan batıya bütün dünyada Ama kardeşin kardeşe vurduğu hançer İki ciğer arasında bağlantı kurar Büyür, bir gün, zenginleşir orada Çünkü Ali’yi dirilten iksir de saklı Hasan’a sunulmuş ağuda, Granitin de olur bir okyanus diriliği, Nehirler daha uysal akar, Bir çiçek nasıl açıyorsa kendiliğinden Bir kuş nasıl uçuyorsa Öyle sever, çalışır insan, Kıraçlar çarptıkça dağlara Gül göçürür şafağından Doğanın altın şafağından İnsanın altın şafağından Tarihin altın şafağından Biz kırıldık daha da kırılırız Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza. Cemal SÜREYA
Büyülü ülke fas... Evlerinin ortasındaki avluları, kendilerine ait batıl inançları ile bizim kültürümüzle benzeşen yönleri olsada... Şehirler arasındaki uzaklık sıcak ile birleşince seyahati zorlaştırıyor ama bahar ve kış aylarında kesinlikle seyahat listesinde olmalı.
Bizde kuran-ı kerim ilk ev hediyesidir. Ritüel bozulmamış. Annemle babam kendilerinden bir hatıra bırakmak için evime ilk hediyelerini almışlar... Hüzünlü, değerli,veda kokan bir hediye....
@bgardiyanoglu #kadınolmayıhatırlamak ❤️
Şiddete el atıyoruz #kadın a #şiddet e #hayır #morsalkım #bursa #like #accor
SEVGİLİ EN SEVGİLİ EY SEVGİLİ Uzatma dünya sürgünüm benim Ülkendeki kuslardan ne haber vardir Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardir Ask celladindan ne çikar madem ki yar vardir Yoktanda vardan da ötede bir Var vardir Hep suç bende degil beni yakip yikan bir nazar vardir O sarkiya özenip söylenecek misralar vardir Sakin kader deme kaderin üstünde bir kader vardir Ne yapsalar bos göklerden gelen bir karar vardir Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardir Yanmissam külümden yapilan bir hisar vardir Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardir Sirlarin sirrina ermek için sende anahtar vardir Gögsünde sürgününü geri çagiran bir damar vardir Senden umut kesmem kalbinde merhamet adli bir çinar vardir Sevgili En sevgili Ey sevgili