🎯 İktidar Olmak Devlet Oldum Demek Değildir 🎯
Devlet toplumun tümünün ortak aklıdır. İktidar ise bir siyasi ideolojinin çoğunluğu ele geçirerek yürütme görevi elde etmesidir.
Bu ayrım üzerinde daha detaylı irdeleyecek olursak devlet ve hükümet veya iktidar arasında ki farkı daha iyi anlayabiliriz.
Bir toprak parçası üzerinde egemenlik kuran bir ulus yararına sosyal, hukuki, ekonomik ve siyasi bir yapıyla teşkilat kurmuş yapıya devlet denir.
Yasama, yürütme ve yargı gibi temel güçleri toplum yararına bünyesinde barındıran sürekliliği olan bir yapıdır devlet.
Siyasi niyetlere göre ilkelerinden vazgeçmeyen bir yapıdır devlet.
Dil, kültür birliği içinde ayrım yapmadan ulus birliğini ve bütünlüğünü koruyan yapıya devlet denir.
Devlet Anayasal düzen ile toplum yararına yönetilen hukuk düzenidir.
Devlet üstünlüğü reddeden, sınıf ayrımcılığı yapmayan ve buna izin vermeyen bir yapıya denir.
Bütün bu tanımlar devletin olmazsa olmaz tanımlarıdır.
Hükümet veya iktidar ise yürütme organını oluşturan belli bir süre için toplum iradesi ile geçici yetkilendirilmiş sınırları Anayasa ile belirlenmiş görev yapan kadrolara denir.
Hükümet ve iktidar sadece yürütme organı görevi olduğu için devletin içinde bir görev ifa eden hesap veren gerektiğinde verilen görevin geri alınması mümkün yapıdır.
Yasama ve yargı erki hükümet veya iktidarın görevi değildir.
Yasama görevi ortak akıl mevlisin görevidir.
Yargı erki hepsinin üstünde toplumun geneli yararına denetim yapan gerektiğinde toplum adına yargılayan ceza veren görevden almanın önünü bağımsız yapan güce denir.
Yasama, yürütme ve yargı erki hükümet, iktidar veya tek bir kişide olursa o zihniyet kendini devlet zanneder ve devlete topluma büyük zarar verir.
Devlet bu sayede çıkarcı güçlerin hizmetine giren bir organizasyona dönüşür.
Çok tanıdık geldi değildi mi?
2018 tarihinde Türk ulusu yasama yürütme ve yargı erklerini bir kişiye vererek adeta intihar etti.
Bugün tek bir kişi kendisini devlet zannederek yönetmeye çalışıyor ve her gün iş iyice çıkmaza giriyor.
Ortak akıl olmadığı zaman devlet aklı yok olur.
Zorbalık veya dayatma devlet aklı gibi dayatılır.
Toplum verdiği yetkiyi geri almakta dirençle karşı karşıya gelir.
Bu tür yetkiler verildiği gibi kolay kolay geri alınamaz.
Bu yetkileri birileri çıkarına alan istese bile o arka niyet gücün emrinde topluma karşı bir sopaya toplumun verdiği güç ile dönüşür.
Anayasal haklarını bile kullanmaya tahammül etmez.
Yetki, etki ve tepki süreci ülkeyi çıkmaza bu yolla sürükler.
Şer güçler hemen toplum hazır ikiye bölünmüş iken desteği oyuncu değişikliği yapmaktan yana medya aracılığıyla destek vererek toplumu aldatarak bu düzeni sürdürülebilir hale getirmek isterler.
Bugün yaşanan bundan ibarettir.
Kullanılan kullanılıp atılmak istemiyor sahaya sürülen yeni rakip ise beni kullanın diye kolları sıvıyor.
Sömürge toplumların yönetim rejimi ükkemize bir elbise gibi giydiriliyor.
Toplumun ne kadarı bundan haberdar diye soruyorsanız?
Düşüncesini aptal kutusu kitle imha silahı ikiye bölünmüş medya ile oluşturuyor ise tuzağın birinden kurulmadan diğer tuzağın içine gönüllü düşüyor.