Zamanında konuşulmayan şeyler susulmaya mahkumdur.
will byers stan first human second
he wasn't even looking at me and he found me
wallacepolsom

❣ Chile in a Photography ❣

Origami Around

⁂

if i look back, i am lost

izzy's playlists!
I'd rather be in outer space 🛸
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Jules of Nature
Monterey Bay Aquarium

★
trying on a metaphor
taylor price

pixel skylines
noise dept.
h
macklin celebrini has autism

#extradirty
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Spain

seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Australia

seen from Brazil

seen from Singapore
seen from Saudi Arabia

seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from Philippines

seen from United States
seen from United States
@banacandiyin
Zamanında konuşulmayan şeyler susulmaya mahkumdur.
Bir gezgin tanıdım, çok uzaklardan gelen, bana kalmaktan bahseden.
Yollarda buldu beni ve yola koyulduk geceleyin.
Bir denizin peşine, katlandık taşlı yolların pisine.
Yolun sapağını kaçırdık, ucumuz yükseklere,
Vardık köpeklerin kaybolduğu yere.
Taşlarda çamurlarımız vardı, iki kişinin izi vardı,
Gezginin ve kaybolmuşun.
Gece çöktü üzerimize, aldı sendeki tüm ışığı.
Ve bir çalı birikintisinin yanında,
Kulaklarımızı doldurdu dalgaların çığlığı.
İçim alev alevdi o an,
Yanımda sen, ayaklarımın altında soğuk kumlar.
Ve karşımda bir deniz, gecenin gölgesini çalan.
Uzanıyor çok uzaklara, ta ki benim kaybolduğum onun geldiği yere, düşlerin yarasına.
Sesin kulaklarımda kaldı, dokunmak istedim tenine.
Gel, suda kaybolalım dedim, olmaz şimdi dedin, hava çok karanlık.
O zaman anladım, sen duramazsın yanımda, benim karanlığım çöker senin sarı saçlarına.
Gökyüzü temiz, yıldızlar çekingen,
Yanımda sen, yıldızlara yön veren.
Kaderi peşini takan, yollara hayran.
Geri dönmek acıttı, içimdeki ümidin ölüsü haykırdı tüm yol boyunca.
Veda edemedim hiç sana, oyalandım oradan buraya.
Sen de istemedin öyle çekip gitmek, gezgin de olsan vardı içinde tanıdık bir karanlık özlemi.
Hayattan bahsettim sana, ölümü anlattım ve yaralarımı.
Gözlerin gölgeli bir deniz kadar öngörülmezdi
Ve benim boğularak ölme hayallerim arzuyla titreşti.
Kaybolmuşların evi her yerdir derler, oysa hiçbir yer ev değildi bana.
Ama bakınca senin gözlerine bir yuvanın sıcaklığını hissettim.
Ve ölümün kıyısında hayatta kalmak için bir ateş doğdu içimde.
Yaşamak istedim ilk defa, beraber yollara düşelim istedim.
İki avare dolaşalım tüm dağları ve çölleri.
Ve ayak basalım hiç girilmemiş topraklara, sularda yüzelim.
Ama gözler kapandı ve anladım bu rüya bana fazlaydı.
Alacakaranlıkta veda ettik birbirimize.
Çok başkaydı bizim gözlerimizin gördükleri.
Bir gezgin tanıdım, hemen yanıbaşımda duran, ruhu amaçlarla dolup taşan.
bana kızacaksın biliyorum. yanında gülerken, yalnız başıma ağlayışlarıma; sana dayan diye diretirken, dayanamayıp bir köşede sızlanışlarıma; sana sabret derken, hayatın bize beklemek için yeteri kadar vakit tanımayacağını düşünüyor oluşuma; sana umut derken, içimde umuda dair bir şeylerin kalmamış oluşuna.. umutsuz cümleler kurmaktan nefret ederken, bütün bir hayatı umuttan yoksun yaşıyor oluşuma.. çok, çok önce yitirmişiz bazı şeyleri. bunları hiç bilmemelisin belki de. bana kızma, bu hayatın ellerime tutuşturduğu kırıklara daha fazla katlanamıyorum sadece. kimsenin suçu değil. hiçbir gecenin, hiçbir gündüzün de suçu değil. sadece bazı geceler sokak lambaları yeterince yanmıyorlar, yıldızlar şu aralar çoğalmamaya yemin etmiş gibiler ve kediler uğramıyorlar kapıma. sorun bu. artık istediğin kadar kızabilirsin. sen güzel günleri gör ve o gün beni affet.
14 şubat mı o ne ?
Çok sukur atlattik
Her yıl bugünü yalnız geçirme şeyi yapalım ben 17 yıldır aksatmadım 👍🏻👍🏻
18 oldu devam ediyoruz di mi gencler
19 dan devam ediyoruz sizde durumlar nasıl
Devam ediyoruz 20
14 şubat mı o ne ?
Çok sukur atlattik
Her yıl bugünü yalnız geçirme şeyi yapalım ben 17 yıldır aksatmadım 👍🏻👍🏻
18 oldu devam ediyoruz di mi gencler
19 dan devam ediyoruz sizde durumlar nasıl
Oturup ağlamak istiyorum bir gece her şeye. Kendimi kaybedene kadar, nefes alamayacak hale gelene kadar. Unutamadıklarıma, unuttuğum her şeye. Yok ettiğim, öldürdüğüm kendim için. Yaşadıklarıma, yaşayamadıklarıma, en çokta yaşayamayacaklarıma. Bir zamanlar ki hayallerime, asla bitmeyen rüyalarıma. Kimsesizliğime ağlamak istiyorum belki de, unutulduğuma. Ama ağlayamıyorum, yapamıyorum. Akmıyor tek bir damla göz yaşı, olmuyor. Onu da yapamıyorum. Bunu bile.
Haritası ya da pusulası olmadan yabancı denizlere sürüklenmiş gemi gibiyim.
Bir zamanlar cok değerliydin, bir zamanlar. Uzun bir zaman. Sonra parçalandı her şey. Ama yine de oradaydı. Sonra bir şey oldu. Bir fırtına vuku buldu. Ve sonra yok oldun, hiç varolmamışcasına değil hep varolmuşcasına.
Cevapsız sorularla beni karanlığın içinde bırakıp gittin, değil arkana dönüp bakmak varlığını bile unutturdun şimdi bana. Nasıl devam edeyim bu halde, önümü görmezken. Bir başıma.
Merhabalar, bir balon düşünün ve onu iki elinizle sıkıştırdığınızı. Bir süre sonra baskıya dayanamayıp patlaması kaçınılmazdır değil mi? Bizlerde öyleyiz. Birkaç şey hemen sarsmaz, üstesinden de gelinir. Ancak zamanla, milim milim baskının artması patlamayı da beraberinde getirir. Doğal bir sonuçtur bu. Gereğinden fazla etki, gereğinden fazla tepki yaratır. Önemli olan kendinize bu kadar yüklenmemeniz. düşmüş olmanız sizi güçsüz yapmaz, sadece çöktüğünüz o yerde birazcık dinlenmeye ihtiyacınız vardır o kadar. Bodoslama konuyu daldım ama öyle yazmak istedim, sevgiyle :)
Uzunca bir suredir buraya ugramiyordum yazdiginiz degerli seyi de haliyle simdi goruyorum ve tesekkur etmek istiyorum size. Yazdiginiz sey icin sunu soylemek istiyorum inanin anlattiginiz seylerin cok farkinda bir insanim. Hepsini yasadim, neyin olmasi gerektiginide neyin olmamasi gerektigini de biliyorum ama bazi vakitler vardir ki insan her seyi bildigi halde hic bi sey yapamaz ya iste o zamanlarda insan ne yapar bunu arayip bulmali. Bunu yazan adam buldugunu iddia eden ama ariyisini surduren birisi mesela.
Eski bir dostu özledim bir anlığına, tam şu anda.
Bugün annemle hayatımın en büyük kavgasını ettim ki sürekli kavga eden bir iliskimiz var ama bu dereceye asla yükselmemişti. Ben büyüdüğüm aile yüzünden hep kendimi kontrol etmeyi öğrendim ama bu sefer kontrolü mü çok kötü kaybettim. Sinir atağı geçirdim tüm vücudumun titremesine şahit oldum etrafımdaki şeyleri kırdım döktüm duvarlara saldırdım. Gerçekten sorun bunlar değil bunlar yaşanabilir şeyler ama ben kontrolü nasıl kaybettiğimi asla anlamıyorum ben bu kadar delirecek bir insan değilim evet yıllardır boktan bir aile ortamı ve sorunlarım vardı ama asla bu seviyede olmadı. Bugün güçlü durduğum son gündü sanırım artık yıkıldım hem de tüm gerçekliğiyle yıllardır taşıdığım yüklerle bugün ne yapacağımı bilemedim ve ben artık cok yoruldum. Vücudum yorgun zihnim yorgun ruhum hepsinden yorgun. Yıllar geçtikçe hayatta kalmak için tutunduğum şeylerin hepsi yok olmaya başladı özellikle bugün 24 mart günü benim en büyük hayat desteğim olan güçlü duruşum tamamen yıkıldı. Bu saatten sonra teselli bulacağım hiç bir şey yok beklenti bile. Şimdi ise sesssizim o kadar sessiz ki ölüm sessizligi gibi hemde. Sadece başımda korkunç bi uğultu var, onun dışında tamamen boşum.
Ben bu devrin adamı değilim gençler görüşürüz sizlere rastgele
Gözler soğuklaşınca,
Titrer ellerim.
Kalbim ağırlaşınca,
Durur ayaklarım.
Kaybedince kendimi,
Melek hesabını yazmaz deftere.
Borçlanınca güzel yüzlü şeytana,
Kaybolur ruhum.
Tanrı varlığımı unuttuğunda,
Yok olur anılar varlığımın eşliğinde.
Bilir mi aşık ayrılığın acısını,
unutur mu soğuğun ağrısını.
Kollarında yatan huzurun,
nasıl farkına varır ölü olduğunu?
14 şubat mı o ne ?
Çok sukur atlattik
Her yıl bugünü yalnız geçirme şeyi yapalım ben 17 yıldır aksatmadım 👍🏻👍🏻
18 oldu devam ediyoruz di mi gencler
Bazen bitmesin diye uğraştığınız şeylerin bitince yalnızca yük olduğunu farkediyorsunuz