sadece zenciler uyur böyle
çok acı çekince çok mu yaşamış olursun ya da acı çekerek ölünce?
doldurduğun şeyi boşaltabiliyor olman da gerekmez mi?
hayır bazen sadece sıkıştırırsın, bilirsin aslında kabın ağırlığından fazlasını taşıyamayacağını, ama üst üste atarsın işte
biliyorum, sadece üstüne attın öyle rastgele; kapıyı açınca ilk o düşecek biliyorum
senin ondan hoşlandığını düşünüyorum ve bak...
bu benim için gerçekten sorun değil,bunu atlatabilirim
onu sıkıştıramam öylesine,
onu elde etmek istemiyor musun?
son söylediğin mümkün değil(gülerek)
sessiz kalınca anlaşılmaz olacağını zannediyorsun, ama bu düşünce seni bir köze çevirmiş farkında değilsin,dürtülerin o kadar canlı ki ona karşı, o bile bunu anlamış ve benden izin istedi
senin için benden izin istedi
hayır öyle değil, ben de izin verdim, korkma hayallerini bile görebiliyorum Hayyam’ınkiler kadar canlılar, bu işin üstesinden gelebilirsin
sen söylediklerinin farkında mısın?
bu akşam gidiyorum çocuk, sessizliğin dili oldu dürtülerin...
bana çocuk dememen konusunda uyarmıştım seni ve bu saçma konuşmayı burada keselim artık
o seni soğutacak çalacak düşüncelerini senden,eksildiğini üşüdüğünü fark edince gitmek isteyeceksin,ama her şey için çok geç olacak...o vazonun içinde dimdik dururken yaşadığını zannedeceksin,senin yanında kendini güvende hissedecek, aylaklığıyla çekiciliğiyle
peki ya ince bilekleri...
okyanusun ne kadar derin olduğunu unutacaksın maviliğine dalarken
uykun gelecek eksi bilmem kaç santigrat derecede, son bir kez daha diyeceksin kendini onun kollarına atarken
boş kirişlerin altında sarsılacak ürpereceksin,siper ya da çatı her ne dersen de biri olmak zorundasın
düşünceler olmadan ne kadar güzel uyuduğunu hissedecek geceyi yorgan yapacaksın
duyum diyeceksin sadece duyum, hayır özenme ona
harfleri yuttun artık, sor hadi , -dudak hareketleri ile -kime?-
tabiki ona, arthur rimbaud