Bu bataklıktan beraber çıkacağız diye söz vermiştik birbirimize. Ya beraber çıkacağız, ya da beraber batacağız. O benim omuzlarıma tutunarak, bütün yükünü bana vererek çıktı. Onu çıkartırken kendimi batıracağımı hiç düşünmemiştim.
d e v o n

No title available
Keni

Kiana Khansmith

oozey mess
occasionally subtle

tannertan36

#extradirty
No title available

No title available
Xuebing Du

JBB: An Artblog!

titsay
Show & Tell
🪼
Monterey Bay Aquarium
Stranger Things
Lint Roller? I Barely Know Her

blake kathryn
Sade Olutola
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Germany
seen from Australia
seen from Sweden
seen from Spain

seen from France

seen from United States
seen from Spain

seen from Malaysia
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Germany

seen from Germany

seen from Japan

seen from Singapore
seen from Germany

seen from France
seen from Malaysia
seen from Finland
@birihtimalolsa
Bu bataklıktan beraber çıkacağız diye söz vermiştik birbirimize. Ya beraber çıkacağız, ya da beraber batacağız. O benim omuzlarıma tutunarak, bütün yükünü bana vererek çıktı. Onu çıkartırken kendimi batıracağımı hiç düşünmemiştim.
Ellerin nerede ?
“Kendimi pek sevmem, yapmacığım. Ne sizin düşündüğünüz kişi, ne de olmak istediğim kişiyim. Toplum içinde bir maske takarım ve böylece kimse içimi göremez. Bu benim soytarı yüzümdür. Sizi mutlu eden bir şeyi söyleyebilirim ve sizinle mutlu olurum. Sinirli misiniz? ben de sinirliyim. Bu kadar benzer olmamız ne ilginç değil mi? Ben mutsuzum, ama bunu size söylemeyeceğim. Sadece sizin hislerinizi ölçeceğim bana sempati duyana kadar. Siz de aynı sebepten dolayı mutsuz olana kadar! Zeki misiniz? Güzel, ben de olabilirim. Ben de o kitabı okudum ve o filmi izledim. Ya sizin o sevdiğiniz şarkıya ne demeli? Ben de aynı sebepten dolayı seviyorum. Zeki değil misiniz? Öyleyse ben de değilim. Lisede matematik derslerini çok seyrek geçerdim. Ne kadar aptalız, öyle değil mi? Sizi sokakta görürsem hatırlamayabilirim. Eğer benim için o an önemli değilseniz unutulursunuz. Eğer sizi hatırlarsam saklanabilirim ve böylece konuşmak zorunda kalmam. Eğer planlarımda yoksanız ve benim için bir şey yapamıyorsanız, aklımda sadece boş bir çizgisinizdir. Söyleyecek hiçbir şeyim olmaz. Sizin düşündüğünüz kişi değilim ben! Sizin olduğunuz kişi olmak isterdim. Çok cesur olmak isterdim. Ama siz bunu bilmezsiniz. Yapabildiğiniz her şeyi ben de yapabilirim. Biraz daha vahşice ama! Gülebilirim de… fakat içim korkunçtur ve siz bunu da bilmezsiniz. Sizin düşündüğünüz kişi değilim ben! Sizin yerinizde olsam beni sevmezdim. Sizi içimdeki acıyı hissetmek için kullandım. Sizi benim için iyi şeyler düşünmeniz için… Sizin yerinizde olsam beni sevmezdim. Sizin düşündüğünüz kişi değilim ben! Hiçbir zaman benim yaşadığım hayatı yaşamayacaksınız! Hiçbir zaman beni gecenin ortasında uyandıran hayatı yaşamayacaksınız! Siz savaşmaktan vazgeçmiş gibi gözüktüğümü söyleyeceksiniz!!!…”
Sinirlendin. Duvarlara kızdın. Kendine bağırdın. Kimsen yoktu. Aynalara vurdun. Kendini yok ettin. Yokluğunla kaldın.
Sırtüstü uzanmış, gözlerimiz tavanda yatıyor ve Tanrı’nın, hayatı bu kadar acıklı kılarken ne planladığını düşünüyorduk.
Seçeneklerinizin sadece öfkenizi içinizde tutmak ya da öfkeden patlamak olduğunu düşünebilirsiniz. Ama üçüncü bir seçenek daha var: Bırakmak. Yalnızca bunu yapınca bitmiş oluyor ve her şeyi geride bırakıyorsunuz.
“Hani Ecevit ölürken Ahu'ya ‘İşin garibi ne biliyor musun, hayatımda başıma gelen en güzel şey bu. Ölüyorum ve sen yanımdasın’ demişti. Hani Ezel Eyşan'ı yeniden gördüğünde dengesini kaybetmişti. Hani Ramiz dayı, herkesi yenebilirim ama seni yenemiyorum deyip Selma'nın kapısında diz çökmüştü. Hani Keje, eşkiyayı görene kadar 35 yıl tek kelime etmemişti. Hani İzzet Günay, Türkan Şoray'a 'Sevgi de yetmiyormuş, çok eskiden rastlaşcaktık’ demişti. Hani Esra Savcı, Behzat komisere 'Mutsuz olalım ne var? Biz de mutsuz olalım. Ben seninle mutsuzluğa da varım’ demişti.”
—
Düştün. Kalkmak için yine ona tutunmak istedin. Çünkü düştüğün yerden seni bir tek itenler kaldırabilirmiş gibi geldi.
Bir anneler günü daha bitiyor. Sensiz geçirdiğim anneler günü sayısı artıyor. Daha da artacağından şüphem yok . Ve yine lanetli bir pazar günü. Sanırım pazarlar beni sevmiyor. Senin sevmediğin gibi. Senin gittiğin pazarın üstünden kaç pazar geçti sahi ? Sayamadım,belki de saydım da kendime itiraf edemiyorum. Ama biliyor musun ? Senin o gecelerce gelmen için yalvaran,ağlayan,her gün ölmeyi dileyen Sevmediğin kız çocuğu Seni hala çok seviyor annem 04.02
Her gün biraz daha ölerek yaşıyorsun. Her gün yaşayarak biraz daha ölüyorsun.
Anne gitti ve buruştu sular testilerde Şimdi çamaşırlar yıkansa da kirlidir Herkes salonda toplansa da Kimse evde değildir
Sabah annemin sesiyle uyandığım bir gün diliyorum.
Bir şeyler oldu içimde , ellerimi buz tutturan,sözlerimi anlamsız kılan ,her şeyden vazgeçiren bir şey oldu.İntikam bürüdü dört yanımı...
Yaşayarak intihar etmeyi seçenlere yardım edilemez.
Bazen odandaki her şeyi yıkmak istersin fakat gözlerini kapatıp ruhunu bıçaklarsın.
Ağırdı gece Ve ben Dalınan kopmuş bir yapragın sessizce ölüp gidişini izliyordum Onun için akan Gereksiz gözyaşlarını sildiğini anımsadım parmak uçlarının Gökyüzüm kızıla boyandı. Dalınan kopmuş bir yapragın Sessizce yere düşmesini seyrediyordum Yaprak düşerken ben düşüyordum Yaprak ölürken ben ölüyordum Ağırdı gece Ve ben …