"Şimdi de kendi kendime şu lüzumsuz soruyu soruyorum: Kolay elde edilmiş bir saadet mi, yoksa insanı yücelten ıstırap mı daha iyidir? Evet, hangisi daha iyi?"
Yeraltından Notlar
The Stonewall Inn

bliss lane
Cookie Run:Kingdom Official!

No title available
Mike Driver

PR's Tumblrdome
🩵 avery cochrane 🩵
YOU ARE THE REASON

izzy's playlists!

❣ Chile in a Photography ❣

titsay
sheepfilms

blake kathryn
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
No title available

tannertan36
No title available
occasionally subtle

@theartofmadeline
No title available

seen from Paraguay

seen from Singapore

seen from United States
seen from Germany

seen from Ukraine
seen from France

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Saudi Arabia
seen from United Kingdom
seen from Venezuela
seen from Türkiye

seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States
@birmatemdamlasi
"Şimdi de kendi kendime şu lüzumsuz soruyu soruyorum: Kolay elde edilmiş bir saadet mi, yoksa insanı yücelten ıstırap mı daha iyidir? Evet, hangisi daha iyi?"
Yeraltından Notlar
"Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. İçimdeki sıkıntı eridi."
Aylak Adam
"Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegane tesellidir."
Bir Delikanlının Hikayesi
"Bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum."
İçimizdeki Şeytan
Bana Bir İsim Ver, Varlığım Olsun
Öyle bir çığlıkla attı ki kendini Âdem uykusundan, gerçekte çığlık atıp atmadığını bile bilmedi. Ama iki uyku arasında rüyasının bölündüğü gün gibi gerçekti. Ve başına bir şey gelmiş gibiydi.
O zamansızlık zamanında, cennet ırmağının kıyısında Âdem onunla göz göze geldi. Kuşları, tüyleri ürkütmekten korkarcasına elini uzattı yavaşça. Parmaklarının ucundan dökülen yaseminleri gösterdi. İçine dolan ses ve ışığa, sevince sarmaşığa, usulca, sen kimsin, dedi. Bildiğini bir kez daha bilmek, kelimesini bir de ondan duymak istedi.
Ben kadınım, dedi Havva, ama bu benim sıfatım. Adımı henüz bilmiyorum.
Sonra döndü Âdem’e, aklına bir şey gelmişti.
Sesi, bengisular gibiydi.
Bana, dedi, bir isim ver, varlığım olsun.
Durdu, aklından yeni bir şey geçti. Bana, dedi, sen isim ver, varlığım senin olsun.
Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun.
Seni anan beni de ansın. Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın.
Bir “ile” koy aramıza bizi birbirimize bağlasın. … Âdem’in ismini Yaratıcı vermişti. Havva’yı Âdem adlandırdı. Havva’nın adı adına, ruhu ruhuna, varlığı varlığına katıldı. Bedeni? Zaten kaburgası kadar Âdem’e yakındı.
Cennetin elmas taçlı güneşleri bahçeleri doldurdukça. Âdem, suya, ışığa ve parıltıya, renge, kokuya ve buğuya bu denli yakışanın kim olduğunu fark etti. Havva. İsmini tekrar etti.
Ama aynı anda o kadar aydınlık ve o kadar kapalıydı ki bir isme sığmazdı bu güzellik. Belli ki onu tanımak için bir isim yetmeyecekti. Elinden gelse Âdem bildiği bütün isimleri Havva’ya verecekti.
Cennet cennet, dedikleri bir bahçeydi nihayetinde. Âlemlerin Rabbi kendi güzelliğinin yansıması olarak orada görünmeseydi, cennete kim kıymet verirdi?
Nazan Bekiroğlu ~ Lâ -Sonsuzluk Hecesi
Cennet Azığı
Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için: Bir: Kelimeler. İki: Aşk. Üç: Annelik duygusu. Kelimeleri Âdem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva’ya kaldı. Ama aşk çok ağırdı. İkisinin de, aşkı tek başına taşımasi mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. Yarısıni Âdem sırtlandı, aşkın yarısı Havva’ya kaldı. Öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, Âdem’in dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. Nutku tutuldu. Üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. Sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu. Aşk? Daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. Kabına sığmamıştı. Bir yarısı yollarda kayboldu. Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı. O gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu. Annelik duygusu? Havva’nın cennet duygusu. Gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.
"Âlemlerin Rabbi. Sığdığı yer sadece inanan bir kalp kadardı."
Nazan Bekiroğlu ~ Lâ -Sonsuzluk Hecesi-
"Gülün adıyla varlığı arasına mesafe girmediği, dünyanın o en saf zamanında. Aşk da sadece aşktı. Bunca bulanmışlıkla daha karşılaşmamıştı."
Nazan Bekiroğlu ~ Lâ -Sonsuzluk Hecesi-
"Gel neredeysen. Cennet olsun yeniden."
Nazan Bekiroğlu ~ Lâ -Sonsuzluk Hecesi-
"Âdem, Havva ile yüz yüze geldi. Dünya, nihayet "cennet gibi" değil, ilk kez cennetti."
Nazan Bekiroğlu ~ Lâ -Sonsuzluk Hecesi-
"Ve düşmez kalkmaz bir Allah'mış. İnsan düşermiş ve kalkarmış."
Nazan Bekiroğlu ~ Lâ -Sonsuzluk Hecesi-
Keşke seninle geçirebileceğim birkaç dakikayı bana verseler de sonra canımı alsalar.
İskender Pala ~ Od -Bir Yunus Romanı-
"Her ne ki arıyorsun; aradığın ancak sensin... İyinin de, kötünün de fidanı senin içinde büyür..."
İskender Pala ~ Od -Bir Yunus Romanı-
"Kalbini ferah tut; kimsesizlerin de bir kimsesi vardır...'
İskender Pala ~ Od -Bir Yunus Romanı-
"En uzaktaki en yakın hatıram!"
İskender Pala ~ Od -Bir Yunus Romanı-
"Biliyorsun." "Neyi biliyorum?" "Gözlerimin sadece seni gördüğünü."
Khaled Hosseini ~ Bin Muhteşem Güneş