
JBB: An Artblog!

@theartofmadeline

PR's Tumblrdome
No title available
art blog(derogatory)
will byers stan first human second

No title available
NASA

oozey mess
Lint Roller? I Barely Know Her
AnasAbdin

Andulka
Misplaced Lens Cap
KIROKAZE
d e v o n
todays bird
tumblr dot com
Mike Driver

shark vs the universe

No title available
seen from El Salvador
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Germany

seen from United States

seen from Ukraine
seen from Slovakia

seen from Singapore
@birprensesannesi
ben söyledikten sonra yaptıklarınızın, ben atlattıktan sonra yanımda olma çabanızın ya da kaybettikten sonra telafi etmeye çalışmanızın hiçbir önemi yok. Her şeyin zamanı vardı, siz onu çoktan kaçırdınız.*
bütün kabukları bir araya getirsen, bir yara etmez zeynep. bu gece dağınık kalsın saçların, toplama.
yüzümüzün geçmişiyiz zeynep. boğazı sıkılmış çiçeklere hayret eder gibi bakabilmeliydik aynalara.
içimizde milyonlarca kez parçalanan insanlar var zeynep. dünya; orta yerinde duruyor cehennemin.
canımız yanana dek hepimiz iyi insanlarız. görüyorum ki hepimiz yanmışız, hepimiz kötü. gidelim zeynep, saçlarını topla.
Bir daha birini affetmeyi düşündüğünüzde sizin kalp kırıklığından uyuyamadığınız gecelerde onun nasıl güzel uyuduğunu aklınıza getirin…
Aklında bulunsun..
her şeyin düzeleceğini düşündüğüm an kafamda şu şarkı çalıyor, “birazdan kudurur deniz”
Milletin ağzı çorba değil ki süzesin
şimdi sizinle biraz konuşmam gerek. eskilerden, yenilerden, gelecekten, gidecekten. ne bulursam onun hakkında konuşmak istiyorum. orda mısınız? başlıyorum.
biliyor musunuz, bu yaşıma kadar iyi insan olmaya çalıştım, sanırım başardım da. çünkü bugüne kadar “sen çok iyi bir insansın” cümlesini çok kez duydum. hala da duyuyorum. fakat geçmişimde çok çok daha iyi insandım. çocukken, ilkokul, lise döneminde gerçekten oldukça iyilik düşünen, iyilik yapan bir insandım. herkese karşı öyleydim, mahallemdeki büyüğüme, küçüğüme. tanımadığım bir amcaya, yüzünü bir daha hiç göremeyeceğim bir teyzeye. bir kediye, bir köpeğe, bir kuşa (bunlar kesinlikle hak ediyor)
şimdi de öyleyim fakat bir şeyler değişti. ne değişti biliyor musunuz? benim iyi niyetimi kullanan insanlar, beni sinir hastası yaptılar. iyilik yapan, ama iyilik bulmadığım zaman ya da iyi niyetim suistimal edildiği zaman deliye dönen bir insan oldum. önceden böyle değildim, herkese, her şeye karşı iyi niyetimle yaklaşırdım. suistimal etseler de yoluma bakar geçip giderdim. artık öyle olamıyorum. insanlara iyi niyetle yaklaşmayı geç, insanlara yaklaşmak dahi istemiyorum. çünkü şu yeryüzünde en nankör yaratık insandır. neden biliyor musunuz? dilim döndüğünce anlatayım.
bir insana sürekli iyilik yaparsınız, size karşı belki mahçup olur ve birçok kez minnettar olur. sizi sever, sizi sayar. ama o insana bir kere ufacık bir kötülüğünüz dokunsa, ya da bir hata yapsanız. ya da onun çıkarına ters düşen bir harekette bulunsanız. yaptığınız tüm iyilikler unutulur, yaptığınız o ufacık hata büyür dağ olur. bir kum tanesi dahi değilken koskoca bir dağ yapar insanoğlu onu. çünkü nankörlük bunu gerektiriyor. ya da şöyle açıklayayım. siz bir kiracısınız ve bir ev sahibiniz var ki, şeker gibi insan. kira gününü bilmez, para verirseniz alır. vermezseniz zorunda kalmadıkça param nerede diye sormaz. ama siz bir süre sonra ne yaparsınız biliyor musunuz? o ev sahibinin iyi niyetini suistimal eder, o parayı sürekli aksatmaya başlarsınız! çünkü nankörsünüz, ama tam tersi tepenize binen bir ev sahibiniz olduğu zaman, paşa paşa gününde parayı hazır eder, koşa koşa gider verirsiniz. ve şeker gibi ev sahibi, birgün unutulur. ama size kök söktüren diğer ev sahibini ömür boyu unutmazsınız, bu böyledir.
kaçınız size yapılan iyilikleri hatırlıyor?
insanoğlu yapılan iyilikler çabuk unutur. iyi insanları bir süre sonra görmezden gelir. hadi hatırlayın, mutlaka hayatınızda size hep iyiliği dokunmuş insanlar olmuştur. lütfen şuan onları görmezden gelmeyin ve gözünüzün önünde canlandırın. sonra düşünün neden unutulmaya terk ettiniz o insanları? bi sorun kendinize! neden hayatınızın odak noktasında hayatınızın içine eden insanlar yerine o insanlar yok. çünkü onlar size iyilik yapıyor, çünkü onlar iyi niyetli. çünkü onlardan zarar gelmiyor. işte insanoğlu bu yüzden kaybediyor. iyiyi bir kenara itip, kötüye köle olduğu için.
lütfen sizin hayatınızdaki iyi niyetli insanların kıymetini bilin, bir köşeye ittiklerinizi de hayatınızın merkezine tekrar alın. çünkü dünyayı iyi niyetli insanların “iyilikle her şeyin çözülebileceğine” olan inancı düzeltecek. ve lütfen o insanların inancını kırmayın. ve kötü insanları bir köşeye bırakıp, iyi insanların kıymetli olduğu bir zamana geçelim. hep birlikte.
Bugün anneme anlattım seni anlatırken anne beni çok seviyor diyemedim beni istemiyor dedim hıçkıra hıçkıra sevmiyor beni dedim. 3 yıl sonra seni anlattım da seviyor diyemedim.
10.01.2016
Bütün emeği yıllar boyunca siz verirsiniz. Nasıl güzel sevildiğini en güzel siz öğretirsiniz.Sonra nolur?Tüm öğrettiğiniz her şeyi gider bir başkasında kullanılır. Siz de uzaktan içinizin yangınıyla kalırsınız...
İnsan dostlarıyla konuşmaya daldığı bir zamanda kendini yoklamalı ve sormalı: - Neden bahsediyoruz, bunların dünyaya veya ahirete bir yararı var mı? O zaman frene basmalı. Hafifçe toslamak ve neşeli havayı dağıtmak pahasına. Ve sözü bilerek, isteyerek yararlı bir mecraya akıtmalı. Bir ayet, bir hadis, bir ibâdet hatırlanmalı ve başkalarına da hatırlatmalı. Ta ki zaman öldürmek yerine zamanı diriltmek, onu en olumlu biçimde kullanmak bir alışkanlık haline gelsin.
/ Bir Değirmendir Bu Dünya, Cahit Zarifoğlu.