yaşanmış şeylerin hatırına vefayı bilip, elinden geleni yapmış olmanın huzuru var ya muhteşem bi’ şey. sonrası olmuyorsa da önemli değil, nasip değilmiş deyip arkana “rahat” yaslanmak mesele.
wallacepolsom

izzy's playlists!
tumblr dot com
d e v o n

PR's Tumblrdome
sheepfilms
dirt enthusiast
Show & Tell
Today's Document
h
Lint Roller? I Barely Know Her
todays bird

ellievsbear

★

No title available
Not today Justin
Sade Olutola

No title available
Xuebing Du

@theartofmadeline
seen from Nigeria
seen from Argentina
seen from Zimbabwe
seen from Türkiye

seen from United States
seen from Brazil

seen from Italy
seen from Burkina Faso
seen from Malaysia

seen from Morocco
seen from Ukraine
seen from United States
seen from Mexico

seen from Mexico

seen from United States
seen from Mexico
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
@boylebirseyolabilir
yaşanmış şeylerin hatırına vefayı bilip, elinden geleni yapmış olmanın huzuru var ya muhteşem bi’ şey. sonrası olmuyorsa da önemli değil, nasip değilmiş deyip arkana “rahat” yaslanmak mesele.
Allah'ım kaderimi sen yazdın sen bilirsin.
kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor?
'deplasmandır bu dünya' diyor albino şeyhim,
plasebo yutturuyor bana depresif doktor.
İçin yangın yeri, içinde bin şiddetinde deprem, içinde sel, fırtına.. içinde hiç sönmeyen bir yangın..
ben beynimdekilerle nasıl başa çıkacağım? ben senin özleminle nasıl savaşacağım?
“Yanında çocuk olarak kaldıkların gittiğinde, büyüyorsun işte…”
—
iyi ya da kötü bir şey oluyor, sana anlatmak istiyorum. seninle konuşmak, akıl almak istiyorum. muhabbetini sohbetini özlüyorum. espri yapışını, bana bakışını, beni sevişini özlüyorum. canımı yaktığını anladığında küçük bir çocuk gibi gözlerin dolu dolu yanıma gelip “çak da barışalım” deyip elimi tutuşunu özlüyorum. seni çok özlüyorum.
keşke hayatta olsaydın baba. keşke yanımda olsaydın şu an. şimdi.
Nasıl unutucaz be
“unutmak kelimesi undan çıkmış. bildiğimiz un yani, hamur işi, öyleymiş. unutmak için un ufak etmek gerekiyomuş. birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. gözleri, kaşı, burnu ile kulağı, sesini yavaş yavaş. unuttuğun zaman da o kişi olmazmış. hatırlamazmış. sonra unuttuğunu unuturmuş. ben unutmak istiyorum la. her gün ne zaman unutcam diye soruyorum kendime. her sorduğum zaman da her şeyi yeniden hatırlıyorum ben, daha net. unutamıyorum ben.”
Ne zaman paspal giyinip çıksan dışarı, herkes bayramlıklarını giymiş gibidir. Ne zaman yalnız kalmak istesen, herkes başına dikilir. Ne zaman birini aramaya ihtiyacın olsa, o an sarjın tükenir. Ve ne zaman birini sevmeye başlarsın o zaman, o gitmeye karar verir.
sevdiğinizi iddia ettiğiniz insanları boka sürüklemekten başka hiçbir şeye yaramıyorsunuz ne yazık ki.
bir binanın 37. katından düşseydim, kafama kurşun yeseydim ya da sırtımdan defalarca kez bıçaklansaydım bu kadar acıtmazdı.
bugünün laneti; olur olmadık zamanlarda saçma sapan yerlerden çıkan tüm anılara.
Bak ben günlerdir senden gelecek tek bir harf için burada bekledim, belki ararsın dedim telefona bakıp durdum. Belli ki yüreğin tam değil bana, ben bu eksikliği de kabul ettim, gerektiği kadar olamamışım sende. Bunda senin suçun yok ki, ben kimsenin kimseyi sevme zorunluluğu yok olayının tam ortasına düştüm. Yani benim senin için gereğim yok. Ben bunu kabul ettim, anladım. Aradığımda açmamana zaten alışmıştım, aradığımda meşgule almanla da yeni tanıştım. Yazdıklarıma cevap vermemen benim sana gönderdiğim her mesajın doğası oldu. İşte, anlarsın sende, ümit kalmıştı biraz içimde, onu da ben kendim öldürdüm. Gideyim ben, kendimi sensiz bir hayata kapatıp bir daha dışarı çıkmayayım.. Olur ya, unuturum, şimdiden bunun için senden özür dilerim. Olur ya, unutmam, en fazla ölmeye kaldığım yerden devam ederim. Yalnızlıktan kemikleri üşür insanın, bilmezsin sen.. Ben alıştım, sen her kim ile ne ile meşgulsen mutlu kal. Ben bir şarkı aldım yanıma, bir de sigaram var,
senin güzel ellerin sağ olsun canımın içi, hoşça kal..
size gereksiz ne varsa öğretmişler de koşulsuz şartsız sevmeyi bir türlü öğretememişler.
şu yakın arkadaş diye adlandırdığımız var ya, hani şey her derdini anlattığın, her derdini dinlediğin ve birçok duyguyu, birçok yıkıntıyı-çöküşü aynı zaman diliminde yaşadığın “kardeşim” dediğin insanla bir sebepten koptuktan sonra hastalığında vefatında ne olursa olsun bir şekilde yanında olmuyorsa;
paylaşılan tüm anların ve anıların amına koyayım.
Bazı şeyler sabırla hallolmuyor.
kaçıp kurtulmak lazım.
12 kez uçağa bindim, 6 otobüs yolculuğu yaptım. farklı şehirler gezdim, farklı denizler, güzel manzaralar izledim. farklı insanlar gördüm, tanımak istemedim. başka hayatlara baktım uzaktan; bazen imrendim, bazen iğrendim. çocukluğuma dönmek istedim hep ama aklımın hiçbir şeye ermediği zamanlara. senden kaçtım, soluğu sende aldım. kapının önünde birkaç kere hıçkırarak ağladım. anılarından kaçtım, yaşattıklarından kaçtım sokakların sonu hep sana çıktı. kaldırımda ağladım, birçok kaldırımda. o küçük çocuğun “anne, abla niye ağlıyor?” sorusunu duydum, ona da ağladım. bazı şeyler geçti, bir şeyler hiç geçmedi. geçmezmiş anladım.
gülmeyi öğrendim, acılar içinde kıvranırken içten gülebildim. daha sesli ağladım, içimdeki kıyameti duyarlar belki sandım. kıvrandım, sancılar içinde kıvrandım.
karanlığın ortasına düştüm. düşündüm, çok düşündüm. sana nasıl aldandığımı, beni nasıl aldattığını düşündüm.
tattırdığın her acıyı ezberledim, yaşattığın her kötülükte büyüdüm.
güzel oyundu; ölen ben oldum ama
s e n k a y b e t t i n
içimdeki boşluğu hiçbir şeyle dolduramıyorum.
Sonra bir gün, seni son gördüğüm yerde medikal açılmış, bense annesi hemşire olan bir adamla evlenme kararı almıştım. Sağlık adına iyi gelişmeler. Üzerimde son gördüğün t-shirt çoktan yer bezi oldu, topuklu siyah ayakkabılarımı daha o yaz, Karadeniz'de bir dağın tepesinden fırlattım. Amcam, iyileşti. Sırası gelmemiş olan birkaç kişi öldü. Sen, çoğaldın bir biçimde. Demografi adına iyi gelişmeler. Ben bu süre zarfında, elimi sayısız kez bir yerlere vurmuşumdur. Yollarda trafik kazaları görmüş, yanından üzülerek geçmişimdir bence. Geçenlerde polisi bile aradım, o sırada çok acıdı, ama şimdi unuttum sebebini. Bebekleri kokladım, onlara çok şey anlattım ve çocuklarıma. Düşen çocukların yaralarına korkmadan bakmaya alıştım. Hayat, bir şeyler koyuyor tabağına, istemem diyemiyorsun. Yaşıyorsun ne gelirse elinden. Bana zimmetli ömür işte, bir yerine bir şey olsa benden sorarlar. Yalan değil, biraz yaşlandım. Ölürüm biraz, dünya adına iyi gelişmeler, yükü azalır.Saçlarımı sayısız kez boyattım. Yeni elbiseler aldım bir sürü, hiçbirini bir kez bile görmedin. Babam odama kocaman bir bambu aldı, onunla çok dertleştim. Beni dinleyen odunlar arasında en iyisi oydu, inkar edemem. Hiç üzmedi beni, hiç gittiğini bilmem. Sanırım, ayakların olmaması bu gibi durumlarda iyidir. Hasret adına iyi bir gelişmeler, hasret sabah erken kalkmak gibidir bence, insanın erteledikçe erteleyesi gelir. Hayat; 5 dk daha, hasret için -hep- çok erken. Çok bayramlar oldu bu arada, ellerini öptüm insanların boynuna sarıldım. Sarılmak hala gündemdeki öne çıkan eylemimdir. Eylem demişken, Taksim'e gittim. Defalarca konsere indiğim sokaklarında, bağırdım, yürüdüm. İnananların gözlerinde, güzel bir dünya gördüm. Bence, oraya düşünmeden gidilir. Bilet, çok kişiliktir, kişiliklidir. Yaşasın bağzı şeyler. Dua ettim çok defa, hiç pişman değilim. Evimden çok uzakta, yollarca yürüyüp bulduğum camilerde. Biriyle iki kişilik fotoğrafsım oldu inanmazsın, hiç ummazdım kendimden bunu. Evinden gidince ben, sokak lambalarının söndüğünü iddia eden bir adamla. Gözlerimi kapatınca gördüğüm. Karanlığı bilirim. Bilirsiniz. bazen yanındayken birinin, karanlıkta kalmamak için gözlerinizi kapatırsınız. Anca, öyle aydınlık olur çünkü. Aşk adına iyi gelişmeler. Bazı sabahlar birinin yanında uyanınca siz, fırınınızdan sıcacık ekmekler çıkar, milyonlarca. Mis. Tahıl piyasası adına iyi gelişmeler. Sonra, ben, birgün, unutmuştum her şeyi. Hiç hatırlamadım. Kendi adıma iyi gelişmeler. Bence hayat, bunu herkese yapmak için fırsat kolluyor. Bana inanın.