Kesinliklerin değil olasılıkların bilimi: Kuantum
Ya olur ya olmaz değil, hem olur hem olmaz. 922 yılında Hallac-ı Mansur "Enel Hak-Ben Hakkım" dediğinde bu birlik halini idrak etmişti. Bugün Kuantum da aynı şeyi söylüyor.
Gözlemleyen ile gözlemlenen birdir.
Amerikalı fizikçi Dr. Fred Alan Wolf, "Kuantum fiziği ile tasavvuf şaşırtıcı biçimde benzer." Demişti. Evrendeki herşey bir, ayrılık ise bir illüzyon.
Doç.Dr.Haluk Berkmen, ODTÜ de fizik hocasıyken kuantumu anlatıyordu. Emekli olunca tekkelere girip şu soruya cevap aradı: Kuantum ve tasavvuf aynı hakikati mi anlatıyor?
1927 yılında yapılan çift yarık deneyinde elektron hem iki yarıktan geçti, hem de geçmedi. Gözlem cihazı konulduğunda ise tek yarıktan geçti. Yani madde kendisine bakıldığını anladı, gözlenince "parçacık" gözlenmeyince "dalga" oldu.
İnsan dünyayı gözlemiyle etkiler. Herşey birbiriyle bağlantılıdır. Maddeye şeklini veren ona bakan gözdür.
Tasavvufta buna "niyet" denir. Sen ne niyet ile bakarsan alem senin için o şekle bürünür. Bu kadim tasavvuf cümlesi bir Kuantumda yasasıdır.
Tek gerçek gözlemci vardır, o da Hak'tır. Hadid Suresinde de dediği gibi; "Nereye olursanız O sizinle beraberdir."
Dr.Wolf konferanslarda Mevlana'ya da atıf yapar. "Seher vakti gökyüzünde bir ay göründü. Kendime baktım göremedim. Çünkü o ayın lütfuyla bedenim can kesildi"
Tıpkı Kuantumun dediği gibi; madde, ışık, enerji ve bilinç-aynı dalganın farklı halleri.
Yani Kuantum fiziği Aristo'nun "Birşey ya vardır ya yoktur"mantığını tuzla buz etti.
Tasavvufta buna "hayret makamı" denir.
By makama yaklaştıkça yargı azalır, kabulleniş, affediş ve şükür artar.
Hızır ile Hz. Musa'nın yolculuğuna da Kuantum perspektifinden bakarsak, Hz. Musa'nın anlayamadığı herşeyin ardında bir "hikmet" gizlidir.
Kuantum da der ki; "Hayır ve şer birdir"
Görünene takılırsam bütünü kaçırırım.
Kuantum, bir atomun içinde evren gizlidir diyerek, Niyazi Mısri'nin "Hakk ilmine bu alem bir nüsha imiş ancak, o nüshada Adem bir nokta imiş ancak." Sözlerini destekler.
Yani sözün özü; madde yok, bilinç var.
Ve bilin bakalım tüm bunları tecrübe ile idrâk edebilmenin tek yolu ne?
Cevap o küçük ama büyük kelime: AŞK!