TELEPATİNİN DİZGİNLENEMEMESİ
Enerji, kontrol edilebildiği gibi, bizlere sunduğu gücü, kendi prangalarını haberimiz yada iznimiz olmadan çıkarır. Yani, onu kültürleyip yeni şekillere sokmamız için duygularımızdan nemalanıp, yeteri kadar güçlendiğinde özgürlüğünü ilan etmeyecek kadar umursamaz tavırlar sergiler. Dizginlere sığmayacak akımlar halinde serbestçe dolaşır evrende.
Bu akıma kapıldığımızda, anlam veremediğimiz duygu karmaşaları, fikir sürçmeleri ve paranoyalarla göğüs göğüse buluruz zihnimizi. Enerji bu evrede kontrol edilmekten hiç haz etmez ve sürekli yer değiştirerek (zihin değiştirerek) yeni anlamsal karmaşalarla oyalar bizi. Çözüme gitmemizi engellemek için aklımıza dolanır anlayacağınız. Çünkü konu hakkındaki herhangi bir çözüm, bize enerjinin kontrolü özgürlüğünü verir. Kontrol edilebilir enerji kültürlenmemiş, nemalanmamış enerji demektir. Nihayetinde hayati fonksiyonlarımızı ve yaşam döngüsünü sürdürmekten öte pek de işe yaramaz.
Enerjinin duygulanımı, ancak paranoyak denklemlerle mantık sınırları içerisinde tutulabilir. Fakat bu şekilde enerjiyi sadece yeni formlara kültürleyip gücünün dengesiz yapısının tecrübesini deneyimleyebiliriz. Bu durumda enerji için; bize sadece günden güne zenginleşen türünü taşıyıp aktarabilme rolünü yüklediğini söyleyebiliriz. Çünkü enerji insan zihninde hapsolmuş vaziyetteyken kültürlenemez, sadece aktarılırken sarf edilen olgu, ortam veya kişinin algı algoritmasına göre nemalanır ve kültürlenir. Bu kimi zaman zehirlidir, kimi zaman hayat sunar yeni zihindaşına.
Telepatide buradan gelir. Enerjinin özgürlüğündeki provakatif paranoyanın şeffaflığı da denebilir buna. Karşı çıkmak, sadece taraflara ikinci paragraftaki zihinsel karmaşalardan pay verebilir. Enerjinin buradaki amacı yine kültürlenmek ve dizginlenemeyen telepatiyi, kontrol ediliyormuş havası vererek zihindaşının aklının odalarına yerleşmektir. Sonrası çorap söküğü gibi gelir. Tabi burada kişinin yada toplumun, kültürel yapısından konuştuğu dile kadar farklı etkenlerin rolü olduğunu belirtmemiz gerekir.
Örnek vermek gerekirse; ani duygu değişimleri, daha önce iletişimde bulunduğun biriyle tekrar iletişim halindeyken daha önce hissetmediğin gibi iyi yada kötü hissetme.
Bunlar farklı kültürlerde türeyen enerjinin, algısal çeşitlilik sonucu özgürce biçimlenmesine ve gücüne örnektir. Burada enerjinin ihtiyacı kontrol veya otorite değil, sadece sıçramak ve hedefsizce büründüğü her kalıbı kendince kontamine etmektir.
Düşünceler enerjinin kültürlenme aşamasına göre kalıplaşır ve kimi zaman değiştirmek için telepatinin yetersiz kaldığı görülür. Telepati yetersizse yani işe yaramıyorsa, enerjinin kültürlenmesi yetersiz kalmış demektir. Nemalanmak için gezinen enerjiyi depolamak yerine, yanlış bir şekilde aktarıp kaybetmiş ve kontrol evresini enerjinin prangalarını kırmak için biz kendimiz, farkında olmadan sarf etmiş oluruz.
Yinede hiç bir şekilde telepatiyi dizginleyemeyiz. Sadece yolunu değiştirir, zaman zaman yerinde bir soruyla ani bilinçlenmeler yaratır, zaman zamansa algının şeffaf camını ıslatır görüntüleri kırarız.