i don't do bad sauce passes
wallacepolsom
will byers stan first human second
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
trying on a metaphor
AnasAbdin
Keni

Product Placement

shark vs the universe
Peter Solarz
🪼
cherry valley forever
Cosimo Galluzzi
he wasn't even looking at me and he found me
Jules of Nature

blake kathryn

titsay
Monterey Bay Aquarium
we're not kids anymore.

seen from Italy
seen from Brazil
seen from Saudi Arabia
seen from United States

seen from Switzerland

seen from United States

seen from France
seen from Ukraine

seen from United States

seen from Germany

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Germany
seen from Spain

seen from Poland

seen from Austria
seen from Singapore

seen from United States
seen from T1

seen from United Kingdom
@cikmazyol
600 sene padişahın kuluydunuz, 300 sene de halifeye kul oldunuz. Cumhuriyet sayesinde Allah'a kul olmayı öğrendiniz. Cumhuriyet'den ve Cumhuriyet'in kurucusu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'den rahatsız olan varsa eğer, ülkeden defolup gidebilir. Sınır kapıları açık.
Yaz sezonu açıldı
Yıllar boyunca kadınsın sus dediniz, içinizdeki bastırılmışlığı kustunuz durdunuz, Peygamber “cennet anaların ayakları altındadır” derken siz ananı da al git dediniz, kadına şiddetin abartıldığından bahsettiniz. “Bir tane kız mıdır, kadın mıdır bilemem.“ cümlelerini salyalarınızla beraber köpürdettiniz.
Kadın erkek eşitliğine inanmıyorum derken yüzünüz kızarmadı, tecavüze uğrayan ölsün dediniz, çocuğa devlet bakardı nasılsa. Her vahşette tecavüzcüyü kolladınız. Şeytana uyan da, evliyim çocuklarım var diyen de sayenizde yırttı. Açık giyinen tacize uğramayı hak ediyordu size göre zaten.
Kadına olan zulme ses çıkarmadınız. Üç çocuk doğurmalıydı kadınlar ve o çocuklara bakmalıydı sadece. Tek misyonları hayata geliş amaçları bu olmalıydı. Ülkede eski eşinden, sevgilisinden ailesinden şiddet gören kadınları kollayamadınız bir türlü, ya da korumak işinize gelmedi.
Yandaş ve yalakalarınız boş durur mu? Çok eşlilikten bahsettiler, dayağın faziletlerinden, kadının evden dışarı çıkmamasından. Senelerce siz ve şakşakçılarınız kadınlarla uğraşmaktan ne hikmetse bir türlü vazgeçmedi.
Doğru ya kadın suçluydu bir tek, hem yalnız bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya kaçardı ne olursa olsun aileler kızlarına sahip çıkmalıydı. Zaten kadın dediğin hamile sokağa çıkmamalıydı, kara çarşaflara bürünüp evde sekiz on çocuk bakmalıydı. Mini şort mu zinhar terk sebebiydi iş bulup çalışmak ne hadlerindeydi ev işleri yetmiyor muydu ki?
Belki de tüm o hadiselerin başlangıç sebebi saydığınız kahkaha. Doğru ya kadınlar asla kahkaha atmamalıydı.
Bu topraklarda bugün son 15 yılda kadına şiddet yüzde 1400 artarken sizin zerre suçunuz yoktu zaten. Her şey kaderdi. Başı kesilerek çöp konteynırına atılan Münevver'in ne işi vardı erkek arkadaşının evinde. Minibüse akşamın 8'inde neden tek başına biniyordu ki Özgecan. Gece yarısı Bağdat Caddesi'nde genç bir kadının dışarıda tacize uğramasyla değil o saate orada ne işi olduğuyla ilgilendiniz.
Daha nicesi neden öldüyse muhakkak bir cevabınız oldutabi. Öz abisinin tecavüzünü kaldıramayıp intihar eden Aysun'un ailesine dedikleriniz gibi. Öğretmeninin tecavüzüne uğrayan Cansel için düşündükleriniz gibi.
Din güdümlü politikanızla ülkeyi böldünüz cehenneme çevirirken en çok zararı kadınlara verdiniz. Malları, şehirleri hatta koca ülkeyi mideye indiriyor olmanız bir yana, kadınları gittikçe insan statüsünden çıkarıyor olmanız daha korkunçtu; kadınların insanca bile değil, doğrudan yaşama haklarını ellerinden almaya çıkardınız bütün yolları.
Sizin lugatınızda vatan için ya istiklal ya ölüm değil, kadınlar için: Ya tecavüz ya ölüm var!
Doğururken ölmek, çocuk yaşta kadın sayılıp evlendirilmek ve koca tarafından defalarca tecavüz edilerek yaşayan ölüye dönmek, saçının teli göründü diye idam edilmek gibi diğer radikal İslam ülkelerinde yaşananlara gidişatın kapılarını aralamaya götürdünüz gidişatı. Ya benimsin ya kara toprağın zihniyetini hortlattınız.
Haklısınız size göre kadın erkeğin elinin kiridir neticede. Ama tövbe çünkü siz dindarsınız. Tövbe haşa kadın, günahtır. Sizi bir kadın doğurmadı çünkü. Doğru ya, siz erkek erkeğe üreyerek çoğalmıştınız.
“Kime bana davrandığı gibi davranmaya başladıysam onunla aram bozuldu. Siz yaparken iyiydi.. Böyle ağlayacaksanız oynamayalım orospu çocukları”
—
“İnsanlığa hükmetme arzusu, hemen her zaman insanlığı kurtarma arzusu kılığına bürünür.”
— Henry Louis Mencken
“Bir süre sonra insanlar pek de umrunda olmuyor.. Kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun. Kimin ne düşündüğünü, kimin ne yaptığını umursamıyorsun.. Yorulunca kendi kabuğuna çekilip o küçük dünyanda yalnız yaşamayı öğreniyorsun. Anlık mutluluklar yaşayıp derin hüzünleri tek başına atlatmayı öğrendiğin vakit kimseye de ihtiyacın olmuyor.. Siz buna yalnızlık diyorsunuz, ben ise huzur…”
Anlatsam her şeyi, dinler misin ?
#dövme #piercing #küpe #hızma #dovmeci #tattoo #art #dovmeler #arts #art #tattoos #black #dovmemodelleri #piercings #dovmesanatcisi #dövmesanatı #tattooculture #ataköy #sefaköy #istanbul #dövme #piercing #halkalı #atakent #başakşehir #bağcılar #bakırköy #türkiye #parfüm #tattoo #soyak#kartal#bjk1903 (Atakent 1. Etap 1. Bölge)
68 kuşağı 23 Nisan kutluyor… En güzel bayram bu bayram herkese kutlu olsun!
Atatürk İlkeleri
ATATÜRK'ÜN KENDİ İFADESİYLE İLKELERİNİN TANIMI
I.TEMEL İLKELER
1. Cumhuriyetçilik: Türk milletinin karakter ve âdetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (1924) Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. (1933) Cumhuriyet, yüksek ahlâkî değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir…. (1925) Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilâtımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilâtıdır ki, onun adı Cumhuriyet'tir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925)
2. Milliyetçilik: Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkına Türk Milleti denir. (1930) Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir soyun evlâtları ve hep aynı cevherin damarlarıdır. (1932) Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur. (1923)
3. Halkçılık: İç siyasetimizde ilkemiz olan halkçılık, yani milletin bizzat kendi geleceğine sahip olması esası Anayasamız ile tespit edilmiştir. (1921) Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir toplum sistemidir. (1921) Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil fakat kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir. (1923)
4. Devletçilik: Devletçiliğin bizce anlamı şudur: Kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsî faaliyetlerini esas tutmak; fakat büyük bir milletin ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. (1936) Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir. Fakat ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır. (1930) Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz; bununla beraber, hiçbir piyasa da başıboş değildir. (1937)
5. Lâiklik: Lâiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir. (1930) Lâiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkânını temin etmiştir. (1930) Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. (1926)
6. Devrimcilik: Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların, (devrimlerin) gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görüşleriyle uygar bir toplum haline ulaştırmaktır. (1925) Biz büyük bir inkılâp yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. (1925)
IL BÜTÜNLEYİCİ İLKELER:
1. Millî Egemenlik: Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu millî egemenliktir. Milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir. (1923) Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin sağlanması, istikrarı ve korunması ancak ve ancak tam ve kesin anlamıyla millî egemenliği sağlamış bulunması ile devamlılık kazanır. Bundan dolayı; hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası millî egemenliktir. (1923)
2. Millî Bağımsızlık: Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasî, malî, İktisadî, adlî, askerî, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam seferberlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. (1921) Türkiye devletinin bağımsızlığı mukaddestir. O, ebediyen sağlanmış ve korunmuş olmalıdır. (1923)
3. Millî Birlik ve Beraberlik: Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz. (1919) Biz millî varlığın temelini,millî şuurda ve millî birlikte görnıekteyiz.(1936) Toplu bir milleti istilâ etmek, daima dağınık bir milleti istilâ etmek gibi kolay değildir. (1919)
4. Yurtta Barış Dünyada Barış: Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz.(1931) Türkiye Cumhuriyeti'nin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta sulh, cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve terakkisinde en esaslı âmil olsa gerektir. (1933) Sulh, milletleri refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur. (1938)
5. Çağdaşlaşma: Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz. (1925) Biz Batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz. (1926)
6. Bilimsellik ve Akılcılık:
a) Bilimsellik: Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir. (1924) Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet bilimdir. (1933)
b) Akılcılık : Bizim; akıl, mantık, zekâ ile hareket etmek en belirgin özelliği-mizdir. (1925) Bu dünyada her şey insan kafasından çıkar. (1926)
7. İnsan ve İnsanlık Sevgisi: İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzülünecek bir sistemdir. İnsanları mesut edecek yegâne vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddî ve manevî ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir. (1931) Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız. (1936)
Hayata güzel bakmak için ;
"Education First adlı uluslararası eğitim kurumunda görev alan ve Shangai’da yaşayan Mauricio Estrella’nın bir bilgisayar şifresi ile değişen hayatını siz Uplifers okuyucularına kendi kaleminden aktarmak istedik; Her şey, Estrella’nın birkaç yıl önce tatsız bir boşanma yaşamasıyla başlamış… “Bunu bana nasıl yapar?” diye düşünüyordum. Sürekli. Her gün… 2011’de, yani telefon ekranındaki ikonların bir anlam ifade ettiği ve insanların deodoran kullandığı zamanlarda, boşanma davam yüzünden ağır bir depresyondaydım. Neyse ki kafam kendimi bu durumdan kurtaracak kadar çalışıyordu ve etrafım harika insanlarla çevriliydi. Bir gün ofise girip bilgisayarımı açtığımda, bilindik bir mesajla karşılaştım: [quote_box_center] “Şifrenizin kullanım süresi dolmuştur. Lütfen şifrenizi değiştirmek için Şifre Değiştir butonuna basınız.”[/quote_box_center] Sanki “Şifre Değiştir” butonu başka bir şey yapacakmış gibi… 30 günde bir aynı işlemi yapmaya alıştığım halde, içimden nedensizce bilgisayara homurdanıyordum. Bu kadar sık şifre değiştirecek ne vardı? Bir büyük harf, bir küçük harf, bir rakam ve bir noktalama işareti, en az sekiz karakter olmalı, ama son 3 şifreyle aynı olmamasına dikkat edilecek. Tam da sırasıydı şifre değiştirmenin! Boş boş ekrana bakıp yeni şifremi belirlemeye çalışırken, eski müdürümün bir sözü aklıma geldi: Bir şifre değiştireceğim ve hayatım değişecek! O dönemdeki yaşam tarzım ve ruh halimle hiçbir işin doğru düzgün altından kalkmam mümkün değildi. Elbette her zaman olduğu gibi ne yapmam ya da neleri değiştirmem gerektiği gün gibi ortadaydı ama ben bu ipuçlarını görmezden geliyordum. O yüzden, müdürümün bu sözü aklıma geldiğinde bir kez olsun bu öğüde kulak vermeye karar verdim. Şifrem, beni yaşadığım boşanmanın kurbanı olmaktan kurtaracaktı ve bana güçlü olmam gerektiğini hatırlatacaktı. Şifremi Forgive@h3r (“onu affet”) olarak değiştirdim. Bu şifreyi her gün, defalarca kez girmem gerekiyordu. Kafamda, ben bu şifreyi girmiyor, bir ay boyunca her gün defalarca kez “onu affet” yazıyordum. Şifreyi girmenin otomatik bir davranış haline gelmesine hiç izin vermiyor, her seferinde yazdığım şeyin farkında oluyordum. Bu basit eylem bile, eski karıma bakış açımı değiştirdi. Evliliğimizin sona eriş biçimini kabullenmem ve depresyonumla başa çıkabilmem kolaylaştı. İlerleyen günlerde ruh halim gözle görülür şekilde iyileşmişti. Bir ayın sonunda bilgisayarımda yine şifre değiştirme uyarısıyla karşılaştım. Bu kez neyi değiştirmek istediğimi düşündüm ve şifre kutucuğuna Quit@smoking4ever(“sigarayı sonsuza kadar bırak”) yazdım. Ne oldu dersiniz? Sigarayı bıraktım. Kolay olmadı, ama şifremi değiştirdiğim günden itibaren ağzıma sigara koymadım ve her gün, şifremi içimden tekrarlamak beni hedefime ulaşmak konusunda motive etti. Sonraki ay şifrem Save4trip@thailand(“Tayland’a gitmek için para biriktir”) oldu.3 ay sonra Tayland’taydım. Cebimde fazladan harçlık ile üstelik… İşe yaradığını gördüğüm bu yönteme devam ettim ve kafama koyduğum daha pek çok şeyi başardım. Son iki yılda kullandığım şifrelerden bazılarını örnek olarak yazıyorum: Eat2times@day (“günde 2 öğün ye”) ← bu işe yaramadı, hala şişmanım. Sleep@before12(“12’den önce uyu”) ← işe yaradı. Ask@her4date(“ona çıkma teklif et”) ← sonunda yeniden aşık oldum! No@drinking2months(“2 ay boyunca içki içme”) ← kendimi daha iyi ve sağlıklı hissettim. Get@c4t!(“bir kedi al”) ← artık güzel bir kedinin sahibiyim. Facetime2mom@sunday(“Pazar günü annenle konuş”) ← annemi her hafta arıyorum. ve son olarak; Save4@ring(“yüzük için para biriktir”) ← Evet, hayat umarım çok yakında yeniden değişecek! Hala her ay, bir sonraki hedefime göre şifremi belirlediğim günü iple çekiyorum. Bu çok küçük bir şey gibi görünebilir, ama benim hayatıma iki yıl boyunca büyük etkisi oldu; bu yüzden yakın arkadaşlarım ve akrabalarımla paylaştığım bu anımı herkese anlatmak istedim. Kendiniz de deneyin! Olmasını istediklerinizi belirleyin, buna göre davranın ve hayatınızı değiştirin. Sonra da işe yarayıp yaramadığıyla ilgili bana Twitter’dan haber verin: @manicho Son olarak, bu öyküyü işine yarayacağını düşündüğünüz herkesle paylaşın. (21 Haziran tarihli not: Evet dedi!) """""""
Tüm şehitlerimizi saygıyla ve rahmetle anıyoruz, ruhları şad olsun.