ismi yazılı ve kalbinde asılı, kim çıkaracak barkodu?

shark vs the universe
we're not kids anymore.
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Stranger Things

❣ Chile in a Photography ❣
tumblr dot com
Mike Driver

JVL
🪼
almost home

roma★

No title available

Origami Around
Monterey Bay Aquarium

★
Today's Document
dirt enthusiast
Cosimo Galluzzi
wallacepolsom
Keni
seen from Singapore
seen from United States

seen from France

seen from Slovakia
seen from South Africa

seen from France
seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Côte d’Ivoire
seen from Mexico
seen from Cameroon
seen from South Africa
seen from South Africa
seen from Germany
seen from United States

seen from Netherlands

seen from Russia
seen from United States
seen from United States
@cukurunicinde-blog
ismi yazılı ve kalbinde asılı, kim çıkaracak barkodu?
ben sensiz araftayım, sadece sen varken hayattayım
bugün kırmızı gördüm içinde kan vardı. damarları gözlerimin altında. kimsenin bilmediği kirpikler evlerinde.
sen ağladın canım; ben ise yandım. tüm dünyayı gönlümce olacak sandım.
biraz mutlu
bolca veda
bir anı
bin şiir
sessizce yaşanmalı her şey çünkü söylemek derde, tarif etmek yaraya ihanettir*
düşleri gerçek sanmaya başlarsan onlarda da kusur bulmaya başlarsın.
mutluluğum, yolunun üstüydü
Bildiğim tüm gerçekler söyler bana, senin ve benim ihtimallerimi.
sana çirkin dediler düşmanı oldum güzelin*
kesik, koparık sayfalar
yanlış anılar
eksik ama tam kararında.
ve işte sen anla.
titreyen sokak lambası son duraktır, akabinde aşınmış kaldırımlar zifiri karanlıkla dertleşirken ağır adımlarından rahatsız olmazlar genç kadının…*
İşin komik tarafı sürekli birilerinin sana delirmişsin diye hitap etmesiydi. Gerçekten delirdiğine inanmaya başladığındaysa bundan ısrarla vazgeçememek de başka bir ötekileşme şekliydi. Şimdiye kadar hayatı kuralsız ve doğaçlama yaşadım. Belki de onun delhizlerinde boğulmamak için böyle bir insan oldum. Yaptığım hiçbir şeyden pişmanlık duymadım. Hep aşağıya doğru tırmandım. Dibe vurdum. En sonunda dibin kendisi oldum. Hayat sert bir şekilde estikçe yüzüme, daha da duyarsızlaşmayı öğrendim. Duygularımı bedenimden bir cımbız yardımıyla tek tek çekip kopardım. İyilik, merhamet bunlar sadece birer fiyaskoydu. Sert olmam gerekti her zaman ve taşlarla döve döve nasırlaştırdım kalbimi. Öfke, nefret ve şiddet. İşte sadece bunlardı insanlığa sunmam için geriye kalanlar. Daha fazla duman, daha fazla zift çektim ciğerlerime. İlim, bilim ve sikim yuvalarından uzak durdum. Lakin kitapları kendime yoldaş belledim. Bazı şizofren yazarların babam olmasını düşledim. İsa’yı çarmıha ben germek istedim. Kendimi hiçbir zaman bir yere ait hissedemedim. Hayatı en az yara alarak yaşamaya çalışanlardan olmadım. Aksine, sırf yaralarım olsun diye ölümüne kavga ettim. Sokaklar da ölümüne dövüştüm. Hayatın tarifini cebinde taşıyan ve gerektiğinde çıkarıp okuyan, bu şekilde de insancılık oynayan dallamalar gördüm. Yoruldum ama soluklanmayı bile beceremedim. Ben öfkenin yoğurduğu, şiddete adanan bir piç olarak kabul gördüm…*
dediğini anlıyor ve yapısal olarak parçalanıyorum
ben büyük enkazlardan ve patlamalardan ibaretim. özlenen her şeyin oluşturduğu gözyaşlarıyım. yaşayan ölüyüm. terk edilmiş insanların keşkeleriyim. ölü veya hayatta olan herkesin sigarasıyım. sokağa atılmış hayvanların boş bakışlarıyım. beni nasıl anlayabilirsin, anlasan bile bu acıyı benimle birlikte nasıl hissedebilirsin? benimle baş edebilir misin? acımı nasıl unutturabilirsin? bana bir iyilik yap ve bu konuyu kapatalım. beni özgür bırak. ben de seni. bu gün en azından birbirimiz için bunu yapalım.
Titreyen çenende dünya devrilmiş.*
Bilirsin beni. İçimde fırtınalar kopsa da yüzümde rüzgar esmez benim.
(via beklentileruzer)