Kimsenin sizden istediği zaman gidip, size istediği zaman gelmesine izin vermeyin.

titsay
Monterey Bay Aquarium

No title available
🪼

Kiana Khansmith
No title available

ellievsbear
Mike Driver
DEAR READER

Origami Around
NASA
I'd rather be in outer space 🛸

Discoholic 🪩
Acquired Stardust
tumblr dot com

pixel skylines
art blog(derogatory)
d e v o n

tannertan36

blake kathryn
seen from United States
seen from China

seen from Canada

seen from South Korea
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Brazil

seen from United States

seen from Singapore

seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@darjagon
Kimsenin sizden istediği zaman gidip, size istediği zaman gelmesine izin vermeyin.
farsça biliyor musun?
Hayır bilmiyorum malesef :c
Natan Vance
howl’s moving castle + opening
by For the easily distracted…
Elena S.
Biz sevmeyi çok iyi biliriz
Ben seni ebemle kuşağımla değil, basbayağı canımla dişimle sevmiştim.. O dişler ki etine saplansalar adamakıllı koparırlardı.. Senden nefret ettiğimden değil bilakis çok sevdiğimden….
1993 yılında okumayı sökmenin hüznünü sen de Madımak haberlerini okurken yaşadın değil mi sevgilim? Öyle aramızda yıllar yok çünkü. Keşke kelli felli bir adamı sevmiş olsaydım da bana kaybettikleri yıllardan ve kazanamadıkları çatışmalardan bahsetseydi.. Oysa biz televizyon darbeleri görmemiş bir nesiliz, belki bu yüzden kendimize güvenimiz…
Sen vicdanlı bir adamdın, nasıl yaktılar insanları diri diri? Ben bilemem ben hiç bir otelde sıkışık kalmadım etrafımı alevler sarmışken… Ne acı değil mi sevgilim ölüm bir çocuğun babasını alırken elinden, bir çocuğun da baba olma hakkını alıyordu elinden…Belki okyanusun öbür tarafında doğmuş olsaydık elimizde lattelerimiz mutluluktan konuşuyor oluyorduk.. Ama biz latteyede küsüz, o kahveyi toplayan insanları o işe mahkum eden düzene de…
1993 yılıydı.. Okullar kapanmıştı.. Her zamanki gibi Ankara'daydık.. Rahmetli ananem çok ağlamış olmalıydı.. Sadece doğduğu toprağı değil insanları yakıyorlardı.. Ananem gibi kaç insan ağlamıştı çıkan yangını söndürmek için ekran karşısında?
Ortadoğulu bir kadının öğrenmesi gereken ilk şey unutmaktı sevgilim. Bunu okumayı söktüğüm yıl anlamıştım. Nasıl yaşayabilirdi ki bir anne 12 yaşındaki evladının diri diri yandığını bilirken? Bunu yazacak bir kitap, sığdıracak bir adalet bulunur muydu en kallavilisini inşa bile etmişken?
Sadece çakmakla oynamayın diye uyarmasalardı da bizi içi hep taşla dolu olan yangın kovalarını nasıl kullanmamız gerektiğini öğretselerdi söndürülmez miydi o yangın? Gözden çıkarılır, zamandan düşer, mahkemeden düşer de vicdanımızdan düşer miydi gerçekten o yangın?
“Otelin dışındaki insanlarımıza bir şey olmadı” diyen siyasetçinin ana olduğuna hala inanıyor musun sen sevgilim? Beni bu kadın değil de taş doğursaydı demiyor mudur o evlatlar sahiden?
Okumayı öğrendiğim ilk gün halamın kitaplarını aldığı beyaz saçlı adamın merdivenden nasıl itildiğini yıllar sonra izlediğim de insana dair umudum da kalmamıştı..Oysa o adam değil miydi bir kere bilye oynadığı için babasından ölesiye dayak yiyen, o adam değil miydi mürekkep alacak parası yokken yazar olan…
O adam bugünleri görse demez miydi “şimdi çocuklar harika” diye…
1993'tü yine.. Işıkları kapatıp açmaya başlamıştık.. Kuzenim “örgüt’‘lemişti bizi.. Onun desteklediği bir şeyi desteklememek olmazdı.. Halamdan sonraki en büyük aktivistti o benim için.. Neden olduğunu bilmiyordum ama elim o düğmeye gidiyordu işte saati geldiğinde.. Yine Ankara'daydık.. Samsun'da olsaydık yapamazdık sanırım, tek başıma aklım ermezdi… Sonra öğrenmiştim Karlı sokağındaki evinden çıkıp, arabasına bindiğinde ölen adamın hikayesini.. Sonra kitaplarını ezberlemiş, yazılarını yalayıp yutmuştum.. Aklım ermemişti o adamın neden öldürüldüğüne…
Biraz daha büyüdüğümde bu ülkeyi sevmeyi milli savunma derslerinden değil, cigaralı bir adamın sesinden öğrenmeye başladım.. Ama içinde nefret yetiştirenler de bitmiyordu bu ülkede.. O sakallı adamı başka bir ülkede ölüme mahkum ettiler.. Ona ilk çatalı atansa milyon dolarlar kazandı…
Hayatta gerçekten hep iyiler mi kaybederdi?
Sonra başka bir adamı öldürdüler. Sırf ermeni diye. Sonra başka çocukları bombaladılar, kürt diye. Sonra başka insanları kurşuna dizdileri sunni diye…Sonra, sonra……….
Sonra bir kaç ağaç çıktı meydana.. Sessiz, sedasız.. Ama o ağaçlar öyle köklü ve öyle güçlüydüler ki sokakları doldurdular…O ağaçlar yıllar sonra birbirlerinin köklerine sarıldılar.. O ağaçlar öyle renkliydi ki görmek istemeyenlerin gözünü aldılar, bakan kör oldu, bakanlar çıldırdı…
Şimdi bizi kurşunla, yangınla, türlü aletle öldüremezler.. Güçleri yeterse kalpleriyle sustururlar..
Çünkü biz biliriz sevgilim..
Biz öldürmeyi değil ama
Sevmeyi çok iyi biliriz….
flşfnkgfd abi yine mi bu post diye hızlı hızlı iniyodum sonunda haykırdım fklsfnkgfd
Shdnsjdndjdjdjsjajjajdjdjdjabavahagagfsbhaffsv
haykırmalı post asdşjaljasldklkansd
Ya of sjbdnsnshajdbejfhsksnfd
Rose’u görünce duygulanmıştım ama sonu beni benden aldı asdgdskfg
Her gördüğümde rb
bu post için yine rb her zaman fdshsghad
G*psy kids react to discriminatory spanish definition of “g*psy”
Video
“BUT THE DICTIONARY SAYS THE MEANING OF THE WORD IS … ”
sound familiar, racists?
legends
this was a shitload of work so it better get some notes
I’m helping