İnsan dünyaya alışmak için gelmiştir.
eksilene alışır,gidene alışır, yas'a alışır, özleme alışır, gurbete alışır.
bir tek vuslatı bilmez. çünkü o beklenendir, yaşanamayandır..
untitled
No title available
Lint Roller? I Barely Know Her
Game of Thrones Daily

izzy's playlists!
art blog(derogatory)
taylor price

gracie abrams
trying on a metaphor

Andulka
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
One Nice Bug Per Day
Sade Olutola
Cosmic Funnies
$LAYYYTER
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
NASA
wallacepolsom
d e v o n

★
seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States
seen from Norway
seen from Australia

seen from United Kingdom
seen from Netherlands
seen from United States

seen from United States
seen from Singapore

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Japan
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
@deneyimlersilsilesi
İnsan dünyaya alışmak için gelmiştir.
eksilene alışır,gidene alışır, yas'a alışır, özleme alışır, gurbete alışır.
bir tek vuslatı bilmez. çünkü o beklenendir, yaşanamayandır..
Bir günde kırk iş halledersem akşam yatağa o kadar hafif girerim, o gün hiçbir şey yapmazsam üzerimde kırk yıllık yorgunluk birikir.
Yorulurken dinlenenler beni anladı.
Bazen çok konuşmak istiyorum bazen de yargılanmamak.
Onda bunca potansiyel olmasaydı da hiçbir şey ummadan, düz ve sürprizsiz geçinilip gidilseydi. İşte o düzlüğün beklentisizliği insana huzur veren şeydir. İşte o potansiyelin kıpırtısı insana hiç rahat vermez.
Edebiyat fakültesindeyken çok sevdiğim bir sınıf arkadaşımla kahve içiyorduk. Biliyordum, o aslında bu bölümü istememişti. Ailesi gizlice tercihlerini değiştirdiği için o kahveyi içebiliyorduk. Tiyatroyla uğraşmak istiyordu. Birkaç kez sahneye çıkmış, o tozu yutmuştu. Yırtıktı, zekiydi, yetenekliydi. Edebiyat okuyorduk ve kahvelerimizi içtiğimiz yer şehir tiyatrosuydu. Bir oyuna gelmiştik. Ben hiçbir oyunu kaçırmaz, bazısını defalarca izlerdim. Genellikle yalnız giderdim, bazen de bana eşlik edenler olurdu. O gün o arkadaşım gelmişti.
Kahvelerimizi içerek oyunu beklerken atmosferin büyüsü onun hayallerini acıttı. "Bir an gelecek, benim içimdeki potansiyel volkan gibi patlayacak, görürsün o an gelecek." dedi. O an çiviyle aklıma kazınmış. Çok realisttim ama hayran kalmıştım. Kendine bu kadar çok inanması beni çok etkiledi. Benim inancımın bir önemi yoktu.
Okul bitince yaratıcı drama öğretmenliği yaptı. Ben, hah başlıyor derken evlendi, evine kapandı, hızla kilo aldı, 170 kilolara dayandı. Eyvah, derken duruma müdahale etti. Boşandı, 70 kiloya indi, şehir değiştirdi, bilmediği bir şehirde yapayalnız baştan başladı. Bir tiyatro ekibi kurdu, başrole geçti, oyunları yönetti, edebiyat öğretmenliğine de devam etti. Ekibi büyüdü, sahne üzerine sahne yaptılar, belediye fark etti, arka çıktı. Arkadaşım volkan gibi patladı, ışığıyla parladı. Gördükçe gurur duyuyorum, işte benim kızım diyorum. Zihnime çiviyle kazınan o anı açıp açıp oynatıyorum.
Böyle biri daha var hayatımda. Onun magması oldukça öfkeli. Bir şey olacak, olacak bekliyoruz. Sıradan olmanın güzelliği burada işte. Keşke istenince sıradan olunsa, memur gibi yaşansa ama bu insanların içindeki kıpırtı hiç durmuyor, dürtü sönmüyor. Başarı tutkusu değil bu, bir itki. Yaradılış ya da varoluştan, ne denirse. Onunla doğuyor ve hep o kayıp parçalarını arıyorlar. Bulamayan, ararken kaybolan, vazgeçen de ya bohem ya tutunamayan oluyor. Bu insanlar senin benim gibi yaşayamıyor.
Ne olur olsa. Ne olur ruhu özel yetenekle mühürlenmişlerin yolu hep açık olsa.
1. Niyet ettim beni geliştirecek kitaplar okumaya.
Alıntı.
Sabahattin Ali özetlemiş;
Tahammül sınırım çoktan aşıldığından beri insanlarla daha az görüşmeye, hislerimi açmamaya ve tuğla tuğla duvar örmeye başladım. Beni sıkıntıya sokacak insanları ve durumları elimin tersiyle ittim, pişman değilim.
Çok isterdim gamsız biri olmayı lakin banada detaylarda boğulmak nasip oldu..🫧
Küçük yaşamaya inanırım. Çekirdek kutlamalara, öylesine yapılmış pastalara ve tek dal çiçeklere. Kendi küçük dünyamı, hayat penceremi ve ihtiyaç sıralamamı tanırım.
Sürekli yeni şeyler giymeye, her yere yeni bir görünümle gitmeye, eskimeyen şeyleri değiştirmeye veda edeli çok oldu. Kahveyi kendimiz yaparız, evi de süpürür sileriz. Vaktimiz yoksa yapmayız. Bizim için ciddi bir sorun değil. Hayatımı kolaylaştırmak için zamanımın tümünü, paraya cevirip. Aybaşları uzun hesaplara yapmaya inanmam.
Robotlar, cihazlar, aman onda da varcılar hiç sarmaz beni. Analog kalmak rahatsız etmiyor. Yapmaya gönlünüz varsa tavsiye ederim.
Bilmiyorum hiç bir şey bilmiyorum, bildiğim tek şey; bilmediğim. Bir şeyi artık biliyorum sanıyorum ama bir zaman sonra bakıyorum ki o bilgi sandığım uçucu bir öğreti imiş.
Öyle heybetlice söylüyorsun diye haklısın anlamına gelmiyor, sadece bu, kendi düşüncen.
Herkesin bir hayali çat diye kucağına düşüp onu delice sevindirsin, mutluluktan ağlatsın. Çok içe sinsin, uğurlu gelsin. Ferahlatsın. Ne zamandır coşkuyla sevinmedi iki bin yirmiler insanı. Hadi olsun çok amin.
Günaydın Hayat..🌞
Ne güzel söylemiş Mevlana;:
Düne dair ne varsa, dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni bir gün, yeni şeyler söylemek lazım...🧚♀️
Bol bol güleceğimiz, gönlümüzden geçen her isteğimizin olacağı, sağlık, huzur ve güzelliklerle dolu bereketli bir hafta olması dileğiyle.💞🍀💫🌸🌈🧿
Yolun üzerindeyken çok panik, çok endişe, çok içe sinmezlik olmuş ama yol bitip de şöyle geriye bakınca her şey ne de olması gerektiği gibi olmuş. Ne güzel yaşanmış hepsi, kutla.
İçimdeki boşluk, kara delik gibi beni içine çekti durdu. (Çünkü) Kendimi o boşluğa, adeta kollarımı açıp geriye doğru bıraktım. Korkusuzca yaptım bunu hiç düşünmeden, kolayıma gitti, konforlu geldi.
Şimdi bu konfor alanı (tırnak işareti içinde) beni kölesi yapmış durumda, esareti iyice burnuma kadar yükseldi, nefesim ağrıyor artık. Peşinden sürüklenip gidiyorum. Kaçış yolları kapalı, mı ?
Değil elbette. Bakalım bulacağız bir çözüm.
19.04.2024