o ev bin kez yıkıldı, bin kez yaptım. şimdi yine yangın yeri fakat bir damla su dökmem. bunu bilmek, ağzımda acı bir tat bıraktı.
No title available
todays bird
official daine visual archive

Origami Around
Sweet Seals For You, Always
Three Goblin Art
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Not today Justin

oozey mess
YOU ARE THE REASON
Sade Olutola
macklin celebrini has autism
cherry valley forever
ojovivo
Jules of Nature
RMH
Lint Roller? I Barely Know Her

JVL

Janaina Medeiros

seen from United States

seen from Palestinian Territories
seen from Italy

seen from United States

seen from Russia
seen from Iraq
seen from Portugal

seen from Qatar
seen from Iraq
seen from Saudi Arabia

seen from Qatar

seen from Italy

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@dinmeyensizim
o ev bin kez yıkıldı, bin kez yaptım. şimdi yine yangın yeri fakat bir damla su dökmem. bunu bilmek, ağzımda acı bir tat bıraktı.
“Babalar ölene kadar çocuksun. …babalar öldükten sonra büyürsün.”
— (via huzunlupollyanna)
size diyo tumbılır kızları. yaşasın kezbanlık!
“Bir zamanlar huzurumdun. Şimdi geçmişe baktığımda tek kusurumsun.”
— (via beklentileruzer)
Yaptığınız kötülüklerin vicdan azabını bastırmak için karşınızdakinin kötü biri olduğuna kendinizi inandırmaya devam edin,kötü insan o olsun hatta dünyanın en karaktersizi olsun siz olacak değilsiniz ya çaresizlik nedir iyi bilirim. Bir de hele ki bazı insanların sanki hiç kötülük yapmıyormuşcasına, asla suçladığınız insanların yaptıklarını hayatınızda hiç ama hiç bir defa bile yapmamışcasına, cenneti sadece siz hakediyormuşcasına ve sanki sütten çıkmış tek ak kaşık sizmişsiniz gibi sığ düşünceleriniz ve tavırlarınız var ki beni benden alıyor. Delicesine empati kurduğundan bahseden,iyilik güzellik konuşan ama özünde empatinin e harfini bile içerisinde bağdaştıramayan insanlar.. Küçük ütopik renksiz kendilerinin kral/kraliçe oldukları dünyaları,ah ne acı.. Evliya değilseniz zaten önce cehennemi göreceksiniz. Benim hakkımı arkadaşlığımı dostluğumu belki evimde yediği bir tabak yemeği sevgimi emeğimi belki de sadece bir sohbetimi ya da ufak bir zamanımı helal etmediğim insanlar var ve sadece bunun için bile cehenneme uğrayıp öyle çıkacaksınız o kapıdan. Bi’kendinize gelin.
“Nasıl oldu, ben de anlamadım. Çocukluğumda herkesten korkardım. Büyüyünce herkesten nefret etmeye başladım. Kimine alçaklığından, kimine bilmem neden ötürü. Ama şimdi öyle değil. Onlara acıyorum sanırım. Nasıl oldu bilmem; insanlarla ilgili bir gerçeğin varlığını, ve yaşamlarındaki olumsuzluklardan sorumlu olmadıklarını öğrenince, yumuşadım.”
— Maksim Gorki (via sokaktakiyazar)
hayatın belli bir dönüm noktaları vardır, mıh gibi tarihi ve saati aklınızın her santimine nakşedersiniz. işte o dönüm noktalarımdan birisi ise uçurumdan atlamak; kanatsız bir şekilde. belki bir intihar ama denemeden uçamayız…
Elimde sadece iyi niyetle yaptığım şeylerin kırgınlıkları kaldı. Sonu güzel sandığım yolların uçuruma çıkmışlığı, o yollardan geri dönmemek üzere gözümü karartmışlığım kaldı. Çabalamış olmanın rahatlığına inanıyorum da bu kadar yenilginin telafi edilebileceğine inanmıyorum.
“ Torino'daki bir otel odasında bütün özel kâğıtlarını yok edip, 21 adet uyku hapı alarak intihar etti. İntiharından önceki gün, “Artık sabahı da kaplıyor acı.” diye kısa bir not düştükten sonra 27 Mayıs'ta günlüğüne şunları yazmıştır: “ ’1948-49′daki mutluluğumun hesabı görüldü. Bu soylu mutluluğun gerisinde şu vardı: Güçsüzlüğüm ve hiçbir şeye bağlanmayışım. Şimdi, kendime göre, girdabın içine girdim; güçsüzlüğümü seyrediyor, onu iliklerimde hissediyorum, beni ezen siyasal sorumluluğu yüklenemiyorum. Bunun tek çözümü var: İntihar.” #CesarePavese – 27.05.1950
“tanrı’nın en büyük hediyesidir, hafıza kaybı. ve en büyük cezasıdır, intiharı yasaklaması.”