bana yalan söyleme ama bazı doğruları da söyleme nolur, sırtım yere yapıştı.
Xuebing Du
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

izzy's playlists!
official daine visual archive
noise dept.

Kaledo Art
tumblr dot com
art blog(derogatory)
wallacepolsom
No title available

@theartofmadeline

JVL
I'd rather be in outer space 🛸
h
No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Sweet Seals For You, Always
d e v o n
Not today Justin
Stranger Things
seen from T1
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Poland
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Bangladesh
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Russia

seen from Malaysia
seen from United States
@dismorfobikk
bana yalan söyleme ama bazı doğruları da söyleme nolur, sırtım yere yapıştı.
o kadar anlaşılmıyorum ki. sessiz gecelerin sabahlarında dünyaya küsmüş sekiz yaşında bir kıza dönüşüyorum. beni sevmiyor, onu çok seviyorum.
hiçbir şeyim yoktu ama her şeyimi aldın. ben savaşmadım ama sen kazandın. bir kez olsun karşılıklı oturmadık ama bin evim varmış gibi hepsinin kapısından bir bir çıktın. sen adını bilmediğin bir kadının alnına elinin karasını çaldın. nedenlerin beni avutmaz, söyle nasıl yaptın.
acının içinden geçmezsen dışına çıkamazsın
neyse ya biz parlama isine devam
say sikerler and keep shining
neyse ya biz parlama isine devam
hepinizden usandım ama biliyorum siz de bana bayılmıyorsunuz
bundan yıllar öncesinden bir tarih atılsa önüme o gün yanımdan öylece geçen birinin eskaza gözümün takıldığı bir mimiğini bile hatırlıyorken ben, bana bir şey söylerken keşke iki kere düşünseydiniz.
şu hayatta beni en çok üzen şey ben fısıldayarak ve usul usul yaklaşarak bir şeyler yapmaya çalışırken dinlenmemem ama ayağa kalkıp asıp kesip yıkıp döktüğümde herkesin annem dahil herkesin gözümün içine tek bir harfimi kaçırmamak için dikkatle bakması ne istiyorsunuz sahiden bilmiyorum
oturduğum hiçbir masadan, ziyan olsam bile zarar vermeden kalkmadım. ki iyi bilirsin, kazanmasına da kazanırım. ama ben artık oynamak istemiyorum. istediğini düşünebilir, başlamamış bi savaşın galibi sayabilirsin kendini. inan, yıllar ellerimden kan kan akıyor. çekeceğim her rulet, belki yarına kalmaz and içeceğim her meydan eceliniz olmadan, hazır ben de el çekmişken yani, usanmışken bu kadar; siktirin gidin.
dursun şurada da iftardan sonra beş sigara ile okuyayım.
beni ilk kırdığınız günü genelde unutmam ama beni son kırdığınız günü size unutturmam. çünkü sondu, şimdi tekrar bu defa yenilerden, ben Sevde, tanıştığımıza memnun oldum.
kendinize olan saygınız duygularınızdan daha güçlü olmalıdır
kendimi senden kurtardım. bir aşktan ve bir adamdan. kendimi bu hayatta sadece senin bir şeyin olarak kalma ihtimalimden kurtardım. bu ne demek bilemezsin. yirmi, yirmi bir yaşındaydım, sadece ağlayarak seninle öpüşmek istiyordum, beni öp istiyordum, çok istiyordum, çok, çok, allah kahretsin. kendimi kendimden kurtardım. senin gözünde bir şeytanım ama aynaya bakınca peygamber görüyorum.
benim yaşadığım her şeyin bir kabustan ibaret oluşunun yanında, senin seneler sonra bile dönüp baktığında anımsayacağın bir şey olmam hakkında birkaç kötü ıslık; ben hep yalan olduğuna inanılan bir gerçeğim galiba. sen gerçekliği korkunç bir yalan gibisin daha çok. hayat ne tuhaf değil mi. sen gözlerimin önünde bir yabancıya dönüştün. dönüşebildin. puf. yitirdi bir anda manasını gözü karalığın. efsun bozuldu kötü bir dua mırıldanmışlar gibi. ama ben hep sanki bir yerden birini andırıyor gibi kaldım değil mi. ne yaparsam yapayım, hep sevdiğin o kıza benzedim. sen benim sevdiğim adama, ben seni seviyorken bile benzemezdin oysa. kendimi her aradığımda senin bir şeyin olan o kızla aynalarda çarpıştım, nankörlük değil hainlik denir buna. piç olan da sendin nereden öğrendim böyle alçaklıkları. nasıl oldu da bir yanım sana çaşıt kesildi. nasıl bozuştum böyle, nasıl senden yüz çevirdim diye kendime de döndüm sırtımı. insan durduk yere derisini yüzmüyormuş değil mi. zamanın rüzgarında eritmiyormuş boş yere göğüs kafesini. var bir bildiğim amma vaktinde sandıklarıma yetmiyor. karıştırdım eski çekmeceleri; başka bir ben yok, ben sen gibi dönüşemiyorum aslandan bir kediye. siz gibi öyle abrakadabra, birini çıkarıp diğerini giyemiyorum. dilersen küs dilersen barış. anladım ne yaparsam yapayım ben benim. kurt da benim kuş da ben, dağ da benim gök de ben. meğer sevdiğim de benmişim bak şu işe ki yazık, terk ettiğim de senden önce ben.
bir zamanlar bir çocuk aklıyla sana inanmanın diyetini senelerdir kendimden bile şüphe ederek ödüyorum. seninle her defteri kapattım, kendime bu hesabı veremiyorum.
Tüm o acıyı tatmış olanın ben olduğum gerçeğini tamamen gizleyen harika bir ifadem var
ilk pişman ben değilim son düşmanda olamam