Ne güz ne güller ister bu kalp bir sende titrer. V🤍

izzy's playlists!
Show & Tell

Janaina Medeiros

No title available
Monterey Bay Aquarium
Stranger Things
$LAYYYTER
noise dept.
Cosimo Galluzzi
Sweet Seals For You, Always
Misplaced Lens Cap

Product Placement

Kiana Khansmith

tannertan36
tumblr dot com

pixel skylines
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

if i look back, i am lost
Not today Justin
Sade Olutola
seen from United States
seen from T1

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from Philippines
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Paraguay
seen from United States
seen from United States
seen from Brazil
seen from Brazil

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
@dusungecsblog
Ne güz ne güller ister bu kalp bir sende titrer. V🤍
Aklımdakilerle yaşadıklarım uyuşmadıkça ben beynim kalbim arasında sıkıştıkça sıkıştım. İstediğim yani on sene sonra ki istedğim ben asla olmadım ve bu gidişatla olamayacağım galiba. Ve bu beni o kadar derin bir şeyin içine çekiyor ki bazen anlatamıyorum. Anlatamayacağım da..
Ne alttan alıacağım jenga mı oynuyoruz dememe rağmen alttan ala ala parkur bitirdim. Ve bittiği an seninle olan versiyonum ölür, son hakkın ..
Bu kadar saygısızlığı ilk başta içimde ki çocuğu hunharca güldüren adam için mi kabul ediyorum? Ama ikisini de hissettiren aynı adam değil mi? İlk başta uzun zaman sonra canlı hissettiren biri o canlılığı yavaş yavaş söke söke acıta acıta geri alabilir mi eğer geri alıyorsa ilk başta ki sadece heyecan mıydı sanmak mıydı? Tartışmalarda her şey konuşulabilir ama karaktere saldırmak bir kadını ölümden ölüme sürüklemek değil de ne? Sahi söylesene adam bana ben seni gerçekten hiç tanıyamamış mıyım yoksa gerçekliğin kendisi mi bu.. Hep ne için seversen birini onunla sınanırsın derlerdi. Merhametine aşık olduğum adamın acımazsızlığıyla sınanıyorum. Peki kazanan olsa da gerçekten kazanan olacak mı, bu ikimizinde bizim kaybetmemiz değil mi, biz ekip olmalıydık neden rakipmişiz gibi güç savaşının içinden çıkamadık.
Gözlerimi parlatan içimi ışıkla dolduran beni dirilten biri ilk sevilmeyi gerçekten hissettiren biri nasıl yüzümü soldurur kör kuyularda bırakır bu nasıl olabilir? Söylesine ne benim en büyük hatam kırmızı çizgilerimi esnetmem mi çok sevmek istemem mi her an müsait olmam mı kendimi toplayamazken karşımdakinin sorununu kendi sorunlarımın üstüne koyup her şartta yanında olmaya çalışmam mı. Kendime saygımı bir kenara bıraktım artık ben kendimi sevmeyi unuttum. O kadar değersiz o kadar yetersis hissediyorum ki sen severek düzeltebilicekken elimi tutuyormuş gibi beni daha da derine çekiyorsun kelimelerinle. Ama kelimelerin çok kötü bir huyu vardır. Soğuk söz duymuş gönül kırk güz kırgınlığını kapatamaz zihnimde döne döne zihnimi dönme dolap yaptım da gene de seviyorum diyen biri nasıl bu kadar acıtabilir sevdiğini hala çözemedim.
Bazen o kadar çok öfkelenirsin ki kaygı dolu zihninde bile kaygıya yer kalmaz. Kriz geçirebilicek durumdayken öfken o kadar ağır basar ki fazla öfkenin getirdiği aşırı sakinlikle sadece oturursun. Şimdi söylesene bir şeyleri açıklamaya çalışıp hala çabalayan ben mi suçluyum yoksa bir sorudan savunmaya geçip iletişimi kesen sen mi? Emek sadece somut mu olmalı duygusal emek hiç mi? Alttan almak susmak kendini sınırlarını esnetmekte sevdiğin için bir emek değil mi? Ya da ne ilişki nasıl olmalı doğrusu ne ya da doğrusu var mı? Kaçıngan bağlanan olup her şeyde hemen kaçmak mı, kaygılı bağlanan olup her şeyde kaygılarla, terkedilme, kaybetme korkusuyla dolup taşmak mı hangisi? İlla birbirini bulmalı bunlar yada neden ilişkilerimiz en cok aşamadığımız travmalarımızı tetikler durur. Çözmeye çalıştıkça düğüm düğüm olur. Sahi söylesene sevgilim kendimden vere vere, ben böyleyim demeden seni değiştirmeden kabul ettiğim için mi bu terkedişlerin.. Anlamaya çalışırken kendimi kaybedecek kadar sevmem mi yanlış, sevdiğim için sınırlarımı esnetip sana göre davranmam mı yanlış ? İlk zamanlarda ki bizi o kadar özlüyorum ki sana hem ben degiştim hep anlamaz oldum peki sen anladın mı sustuklarımı konuştuklarımı.. Ya da senin savaşını anlamaya çalıştıkça hayatla alttan aldıkça ben mi çıkmaza soktum bizi?
İnsan bazen sadece bu kadar belirsizlik içinde emin olmak istiyor çünkü huzurunda mutluluğunda sonucu emin olmaktan geçiyor. Bir insandan emin olmak hem ruhsal hem bedensel sağlığımızı bile etkiliyor. O kadar belirsiz ailelerde büyümüşüz ki küçük bir şeyde bile o eminli şühpeye dönüşebiliyor. Ama ben ne geçmişimi yoksayıcağım nede geleceğimi belirsislikler üstüne kuracağım ne zaman tamam dersem o zaman hazır olacağım.
İnsan dışındaki yalnızlıktan kurtulabiliyor kalbindeki yalnızlık bile sona erebiliyor ama içimizde ki yalnızlık duygusu tam olarak ne zaman geçiyor? Her şey iyi giderken mutluyken bile yalnız hissetmek doğal mı yoksa bu uzun zamandır hissettiğimiz yalnızlığın bir yansıması mı? Bastırdığımız duygular en güvende hissettiğimiz anlarda mı dışarı vuruyor kendini.. Peki bu bastırdığımız duygular ne zaman başladı ve ne zaman son bulur. Son zamanlarda çok ağlıyorum ve kendime ben bile şaşırıyorum aslında çünkü o kadar zor duygularını dışa vuran biri oldum ki her zaman bu aralar direkt dışarı vurmayı garipsiyorum biraz aslında hissettiğimi hissettiğim saniye yaşamak çok güzel biriktirmiyorum artık ama garipsiyorum da yani bu kadar güvende uzun zamandır hissetmemişim ve hissedecekmişim gibi de gelmiyordu aslında güvensizliklerle bezenmiş hayatımın içinde ucundan kıyısından bile güven bulabiliceğimi düşünmezdim artık ve en karanlık noktamda buldum hiç inanmazken .. Kendimi sevmeyi unuttuğum bir zaman da yeniden kendimi sevmeyi öğrendim tekrar.. Ve bu bana çok iyi geldi kendimde olmak yani insanlara göre değil topluma göre değil gerçekten kendim olabilmek bana çok iyi geldi sizede gelir umarım kendinizle nice yıllara o zaman..
Şöyle gerçek bir kahve içmeyeli ne kadar oldu inanın hatırlamıyorum evet bende insanım benimde halledemediğim şeyler var ama hallettiklerim için kendimle gurur duyuyorum ve kendime sahilde kahve ısmarlıyorum çünkü çoktan hakkettim bile. İyiki varım o zaman 🤭🙋🏻♀️💁🏻♀️
Kimseye yaranamıyoruz bu hayatta o yüzden hep burnumuzun dikine yapacak bi şey yok bu arada şunu da belirtmek isterim hani vicdanımı kaybetmek istemiyorum diyordum ya hep ben onu baya kaybetmişim bugün farkına vardım içimdeki karanlık fazlasıyla ele geçirmiş beni bu gün dank etti şimdi ne farkım kaldı ki insan olmayanlardan bugün buna üzülüceğim..
Söyleyemediğim çok şey bıraktın içimde. O kadar yarım kalmışsın ki dilediğim gibi sevememişim seni. Hep bir mesafe koydun araya, sana uzanmaya çalıştıkça duvarlar ördün. Verdiğin mutluluklar bile hep emanetti bana. Başkasının ceketini giymişim üzerime meğer. Seni kaybetme endişesi, korkusu sen her ne dersen de buna benim eksik mutluluğumdur hepsi.
Bir babanın hırkası üstümde emanet kalmış sevgisi gibi emanetmiş oda farkedememişim eksik mutlulukla gönlümü doyurmuşum ama o boşluk o kadar derinleşmiş ki sadece sevdildiğimi görmek için kaybetmeden ne kadar eksik varsa sana dair içimde bağıra bağıra susmuşum oysa . . En derin çığlıkmış susmak bende onu senle ögrenmişim baba.. Tıpkı varken yokluğu öğrettiğin gibi..
Bazen keşke her şeyi bu kadar derinden hissetmeseydim. Ama hissetmeseydim, ben olmazdım.
sevilmiyordum; sadece işe yarıyordum. bunu fark ettiğimde, içimde bir şey sustu ve bir daha hiç konuşmadı.
on bardak kahve içtikten sonra "içimde kötü bir his var" demeye gidiyorum
bende bu aralar çok garip bi sakinlik var her an delirebilirim sakinliği
Bir odanın içinde kendine her şey kendine ev kendine yuva olmaya çalışmayı ben şimdi size nasıl izah edeyim..
Neredeyim nereye gidiyorum.Dibin dibi olabiliceğini ya da dipsiz bir kuyu olduğunu ispatlamaya mı çalışıyorum kendime.Neden hep aşağıya kayıyor da hayatım hiç yukarıya doğru gitmiyor ya da gitmesin en azından dursun ama oda olmuyor. Sürekli dibe çekilip duruyorum sanki karanlığın görmediğim tonu kalmış gibi bi de.. Ruhumun ne kadarı kaldı ne kadarı gitti içimden bilemem lakin kalan kısmı pek yaşamaya heveslenecek kadar yeterli değil maalesef bi de tabiki bahtsızlığımda ölümle burun buruna gelmem için adeta itekliyor beni.. Ölü bir kadından derdim lakin bu kadın öleli çok oldu zaten. O yüzden cesedi bile çürümüş bir kadının satırlarından..