2020... Zor bir yıl oldu. Benim için güzel de bir yıldı. Pandemi öncesi Amsterdam. Pandemi döneminde esnek mesai ve kendine ait zaman. Tatiller: Alaçatı ve Kaş. Aile, Sanem,Tuğba, Elif. Düğünler, Berkan. Ege Acile alışmam, Uğur, Funda ve diğerleri. Yılın son günü araba almam...
Sonunda yurtdışına çıkabildim. İlk seçeneğim Amsterdam olmazdı tabii. Ama hazır plan, güvendiğim insanlar daha çekici hale getirdi planı. Şimdi düşününce daha çok şey yapabilirdim. Yine tutuk kaldım. Ama spontan kalmak bana zevk veriyor yine de.
Alaçatı: fazla planlı biraz beni gerip pişman etse de güzeldi. Alaçatı’yı seviyorum. Üstelik pandemi sırasında yıllık izinsiz bunu başarmak mükemmel bir fırsattı.
Kaş: hep güzel anılar... Tuğba ve arkadaşlarıyla takılmak her zaman eğlenceli. Tuğba’yla eski benliğimizi ve “biz”liğimizi kaybediyor olmamız beni üzse de onun yeri hep ayrı olacak. Kaş’a önceki gidişimdeki anıları tazelemek çok iyi geldi. Tam anlamıyla güneşe yatıp tatil yapmak da harika oldu. Yeni keşifler de yapıldı. Yeni yılda yeniden o taraflara yolum düşer belki.
Ege acilde 2. yılımın dolmasıyla artık benimsedim galiba. Önce Samet sonra Mert derken eş kıdem düğünleri bizi en çok Ferdi’yle kaynaştırdı. Kader ortağı olduk. Mert’le düğün dönemi, Samet’le şimdilerde yakınlaşmamız beni sevindirdi.
Pandemi döneminde Funda’ya evi açmamla. Hayatımda beklemediğim ve farkında olmadığım bir yer edindi. En güzeli Uğur ve Şeyma’yı hayatıma kattı. Yeni bir yakın kız arkadaş istemiyor oluşumu anlamasa da Funda konusunda şanslıyım.bunun dışında eş kıdemim, alt kıdemim ve en kıdemlilerle olan ilişkiler konusunda mutluyum.
Galiba abimle aralar biraz düzeliyor gibi bilemiyorum. Ama annemle babamın hala hiç birşey olmamış gibi durmaya çalışması saçma geliyor. Ablam ve sorunlarında biraz uzak kalmak bana çok iyi geldi doğrusu. Berkan’ın düğünü benim de hatam yüzünden hayal kırıklığı oldu gerçekten. Anıl’dan yediğim kazığı da unutmayalım.
Bu yıl pandemiye rağmen sporu hayatıma kattığım yıldı. Kaan hayatıma saçma bir şekilde girse de. İyi ki girdi. Hayatımda benimle benzer şeyleri düşünen, sorunlarla uğraşan birinin olması gerçekten bu yılki en güzel şeydi.
Ve sonunda ege acilde maruz kaldığım yatırım muhabbetine, iyi kötü bir araba alarak son verdim. Çok sancılı bir süreçti. Beni hırpaladı. Hiç ilgimi çekmeyen araba kullanmak fikri artık zorunlu. Artık büyümek zorundayım. Ama pandemide ihtiyacım olduğunu anladım. Üstelik kamp yapmak için gerekiyordu. Umarım kazasız belasız kullanmayı öğrenebilirim.
Yıl sonu depresyonumda Elif’in beni toparması yeni kapılar açtı. İyi ki var.
Doktor olarak yeni yılı 2 kateter ve 2 entübasyonla sonlandırdım. Bu konuda Enes ve Mevlüt’e minnettarım. Şimdi sırada mekanik ventilatör ve defibrilatör var. Mutluyum. Aday memurluk sınavını geçtim. Mg2 sözlüsünü geçtim.
Pandemi sayesinde yeniden kitap okumaya ve film izlemeye başladım. Podcast dinlemeye başladım. Doğanın hayatımdaki önemini daha iyi anladım. Kendime zaman ayırmanın önemini anladım. Artık pilav yapabiliyorum.
Bu yıl beni sarsan şeyler de oldu tabii Naya Rivera’nın ölümü, Jesy’nin Little Mix’ten ayrılması, kredi çekmem. The O.a. ‘nın iptali. Ama en çok Naya üzdü. Çok erken ve saçma bir şekilde ölmüş olması beni şok etti. Jesy beklediğim etkiyi yapmadı. Ama aldatılmış hissediyorum. Kredi çekme beni çok zorladı. Minimalist olmaya çalışırken böyle birşey yapmak gerçekten üzdü ama başka çarem yoktu.
Yeni yılda yine yeni kararlar aldım. Spor, araba, aile ve eğitime daha çok zaman ayırmalıyım.
Haftada bir film ve bir post.
Ayda bir kitap.
Hadi, inşallah.










