Karanlık bizim aynamızdır...
wallacepolsom
TVSTRANGERTHINGS
Mike Driver
cherry valley forever

roma★
h

Andulka

Love Begins
occasionally subtle
Noah Kahan
d e v o n
Jules of Nature
NASA
One Nice Bug Per Day

PR's Tumblrdome
Lint Roller? I Barely Know Her
Game of Thrones Daily
tumblr dot com
Not today Justin

ellievsbear
seen from Brazil
seen from Ukraine
seen from China

seen from Brazil

seen from United States

seen from Sweden
seen from Nigeria
seen from Ukraine
seen from Ukraine
seen from Canada
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from Colombia
seen from United States
seen from United States

seen from Brazil
@enkazz-altindakiler
Karanlık bizim aynamızdır...
Sen de enkaz altındasın, farkında değil misin?
"Nesiniz siz domates profesörü mü? -889"
“DOMATESLER GÜZELDİ. 747 BUNU BEĞENDİ.”
“URAZ KAYALAR BURADAYDI.”
“Demek hidrolik tarım...” dedi gülerek, “Nesin sen tarım profesörü mü?” Eren'in cümlesine utanarak güldüm.
Unutma, zor olan kaybolmak değildir. Zor olan eve dönmektir...
Kamera tek tek yüzlerimizde dolaşırken ne tepki vereceğimi bilmiyordum.
"356, 482, 533, 747 ve 889." dediler bir kez daha.
O an anladım ki artık Kumru yoktu. Artık 889 vardı.
"Ve sana söz veriyorum 889," dedim kendi kendime, "Sana güzel bir hikaye yazacağım."
Kolaylaştır, kolaylaştır, kolaylaştır...
“Dünya benim dans pistimdi ve ben üzerinde ağlayarak dans etmeyecektim...”
-Kumru SONAT
“Kumru on dokuz yaşına girdi.” Yazdım yavaş yavaş, “Hala mutlu, hala çok heyecanlı.”
Sonra derin bir iç çektim ve başımı kaldırdım. On dokuz yııllık hayatımda ilk defa karşı kaldırımdan küçük kız çocuklarının iki elinden tutmuş güle eğlene giden bir aile gördüğüm an buraya yazdığım cümleyi sorguladım.
“Hala mutlu, hala heyecanlı.”
Gözlerim bu cümlenin üzerinde defalarca gezindi. Kaşlarımı çattım ve içimde meydana gelen hissi sorguladım. Gerçekten mutlu muydum? Gerçekten heyecanlı mıydım? Ne için? Neden? Derin bir iç çektim. Ben şimdi buraya ne yazacaktım? Ne yazarak devam edecektim?
“Kumru annesi tarafından istenmediği için evinden çıkıp gitti fakat geri dönüp orada yaşamaya devam edecek.” mi yazacaktım? Daha da ötesi, ben gerçekten de oraya geri dönmek istiyor muydum? Annemin beni istemeyen bakışları altında o odada kalmaya devam etmek istiyor muydum? Ne istiyordum? Ne yapmak istiyordum?
Hayatta başıma gelen hiçbir şey benim hayata karşı heyecanımı ve hevesimi kaybetmeme neden olamamıştı. Ben yere düşerken kendisine gülen insanlardandım, başıma ne gelirse gelsin gülümsemeye devam etmiştim. Mutsuzluk kapımı zorlarken kapımı defalarca kilitlemiş, önüne bir dolap yaslamış ve mutsuzluğun hayatıma girmesine izin vermemiştim.
Oysa şimdi, on sekiz yaşımı geride bıraktığım bu saatlerde on sekiz yaşım ile ne istediğimi bilme güdümü de geride bırakmıştım. Bu olmamalıydı, hayatım böyle gitmemeliydi. Doğum günüm olduğunu bir gece vakti evimi terk edip sokakta yürürken fark etmemeliydim. Yanlış giden bir şeyler vardı. Başımı günlüğe çevirdim. Yazdığım cümlelerin üzerini sertçe çizdim.
“Kumru on dokuz yaşına girdi.” Yazdım bir kez daha, “Ve galiba mutsuz.”
Tanıtım
“889.” diyor kulaklarımdaki ses. Başımı eğip parmaklarımın ucuyla tuttuğum kağıt parçasına bakıyorum.
“Benim.” diyorum sessizce. Gözlerim kağıdın üzerindeki 889 yazısının üzerinde dolaşıyor, ismimi unutuyorum, kim olduğumu unutuyorum. Bir anlığına sadece bir sayıya dönüşüyorum sanki.
“889 benim.” diyorum. Ve hikayem böyle başlıyor.
İsmimin bir önemi kalmıyor, hikayemin değeri yok. Ben yok oluyorum, önem arz etmekten çıkıyor ve kendi benliğimi yan yana gelmiş üç rakamdan oluşan bir sayıya teslim ediyorum. Kendi hikayemi kendi ardımda bırakıyor ve onun hikayesini yazmaya doğru bir adım atıyorum.
Onun hikayesini yazmaya gidiyorum.
889′ un hikayesini.
Enkaz Altındakiler (on Wattpad) https://my.w.tt/3GMM5dPqWbb Her ülkeden beş yarışmacı. Her bir ülkede yer altına kurulmuş 180 bin metrekarelik birer plato. Tüm dünyada her gün yirmi dört saat yayın. / Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altı olacak. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir plato. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evinizi bulmak. Tüm yarışmacılar evlerini bulduğu an, kazanan belirlenmiş olacak. Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?