“Yerleri ve gökleri emrine boyun eğdiren kudretinin hakkı için, nefsimi bana boyun eğdir ve isteklerimi bana nasip eyle.”
Risale-i Nur - Şualar

PR's Tumblrdome
art blog(derogatory)
No title available

祝日 / Permanent Vacation

Love Begins

Kiana Khansmith
Xuebing Du
wallacepolsom
sheepfilms
Keni

No title available
trying on a metaphor
Monterey Bay Aquarium
DEAR READER

❣ Chile in a Photography ❣
Stranger Things
$LAYYYTER

tannertan36
taylor price
No title available

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Germany
seen from Philippines
seen from France

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Brazil

seen from United States

seen from Argentina

seen from France

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Brazil

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States
@faniyolcuu
“Yerleri ve gökleri emrine boyun eğdiren kudretinin hakkı için, nefsimi bana boyun eğdir ve isteklerimi bana nasip eyle.”
Risale-i Nur - Şualar
"Bir adamın imanını kurtarmak ise, on mü'mini velayet derecesine çıkarmaktan daha mühim ve daha sevablıdır. Çünki iman, saadet-i ebediyeyi kazandırdığı için bir mü'mine, küre-i arz kadar bir saltanat-ı bâkiyeyi temin eder. Velayet ise, mü'minin Cennetini genişlettirir, parlattırır. Bir adamı sultan yapmak, on neferi paşa yapmaktan ne kadar yüksek ise, bir adamın imanını kurtarmak, on adamı veli yapmaktan daha sevablı bir hizmettir."
(Kastamonu Lâhikası - Risale-i Nur)
"Başını kaldır, kendini tanıttırmak isteyen fa'al ve kudretli bir zâtın hârika işlerine bak! Sen başıboş olmadığın gibi, bu hadiseler de başıboş olamazlar. Herbirisi çok hikmetli vazifeler peşinde koşturuluyorlar. Bir Müdebbir-i Hakîm tarafından istihdam olunuyorlar."
Risale-i Nur - Şualar
"Elhâsıl, israf, kanaatsizliği intâc eder. Kanaatsizlik ise, çalışmanın şevkini kırar, tenbelliğe atar, hayatından şekva kapısını açar, mütemâdiyen şekva ettirir. "
Risale-i Nur - Lem'alar
"Evet yolculara seyahat için vesika vermek bir vazife olduğu gibi, ebed tarafına giden yolculara da hem vesika, hem o zulümatlı yolda nur vermek öyle bir vazifedir ki, hiçbir vazife o vazife kadar ehemmiyetli değildir."
Risale-i Nur - Lem'alar
"Evet, Allah'ı tanımayanın, dünya dolusu belâ başında vardır. Allah'ı tanıyanın dünyası nurla ve mânevî sürurla doludur; derecesine göre, îmân kuvvetiyle hisseder. Bu îmândan gelen mânevî sürur ve şifâ ve lezzet altında, cüz'î, maddî hastalıkların elemi erir, ezilir. "
Risale-i Nur - Lem'alar
“Ey bîçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil belki bir nevi dermandır. Çünki ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesi bulunmazsa zayi' olur. Hem rahat ve gafletle olsa, pek çabuk gidiyor.”
Risale-i Nur - Lem'alar - 206
Cenab-ı hakkı bulan neyi kaybeder?Ve onu kaybeden neyi kazanır...
# Horhor medresesi
"Hırs sebeb-i mahrumiyettir; tevekkül ve kanaat ise vesile-i Rahmettir."
Risale-i Nur - Mektubat syf:290
“Evet,hakaldatmaz,hakikatbîn aldanmaz. Hak olan mesleği hileden müstağnîdir. Hakikatbînin gözüne hayâlin ne haddi var ki, hakikat görünsün, aldatsın…”
Risale-i Nur - Sözler - 260
“ Ey nefis! Bil ki dünkü gün senin elinden çıktı. Yarın ise senin elinde sened yok ki, ona mâliksin. Öyle ise hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil. “
Risale-i Nur - Sözler - 272
“Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır. “
Risale-i Nur - Asâ-yı Mûsa - 24
“Tevekkül, esbabı bütün bütün reddetmek değildir. Belki esbabı dest-i kudretin perdesi bilip riâyet ederek ve esbaba teşebbüs ise bir nevi dua-yı fiilî telâkki ederek, müsebbebatı yalnız Cenâb-ı Hakk’dan bilmek, neticeleri O’ndan istemek ve O’na minnettar olmaktan ibarettir.”
Risale-i Nur - Sözler
“Vücudun kemali, hayat iledir. Belki vücudun hakikî vücudu, hayat iledir. Hayat, vücudun nurudur. Şuur, hayatın ziyasıdır.”
Risale-i Nur - Sözler - 506
“Hayat zannettiğin hâlât, yalnız bulunduğun dakikadır.”
Risale-i Nur - Sözler - 473
“İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Tohum olacak bir habbenin kalbi, yani içi delindiği zaman, elbette sünbüllenip neşv ü nema bulamaz; ölür gider. Kezalik, ene ile tâbir edilen enâniyetin kalbi, "Allah Allah" zikrinin şuâ ve hararetiyle yanıp delinirse, büyüyüp gafletle firavunlaşamaz. Ve Hâlık-ı semâvat ve arza isyan edemez. O zikr-i İlâhî sâyesinde ene mahvolur. “
Risale-i Nur - Mesnevi-i Nuriye - 101
Hz. Ali (rah) anlatıyor: "Resûlullah (sav) buyurdular ki:
"Cennette bir takım odalar vardır. Dışları içlerinden, içleri de dışlarından görülür."
Bunu işiten bir bedevi ayağa kalkıp: "Bu odalar kim(ler)e ait ey Allah'ın Resûlü?" diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm: "Sözü güzel yapan, yemek yediren, oruca devam eden, gece herkes uyurken namaz kılan kimse(lere) ait!" buyurdu."
Kütübü Sitte - 13.Cilt - 132