kaburgamı kırdın, ben yine dik durdum. annem bile anlamadı.
Game of Thrones Daily
noise dept.
Cosmic Funnies
occasionally subtle
Color Me Curious

Origami Around

No title available
No title available
KIROKAZE

PR's Tumblrdome
No title available
hello vonnie
No title available
Claire Keane
untitled
The Bowery Presents
EXPECTATIONS
Sade Olutola
ojovivo
macklin celebrini has autism

seen from Venezuela

seen from Australia
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Albania

seen from Indonesia
seen from United States
seen from Colombia
seen from Bolivia
seen from Italy
seen from Chile
seen from United States
seen from Brazil

seen from Italy
seen from United States

seen from United States

seen from Ireland

seen from Colombia
seen from United States

seen from Malaysia
@gidiptegelmeyesimvar
kaburgamı kırdın, ben yine dik durdum. annem bile anlamadı.
"Umut içimde bir yerde ama içimde her yer, her yerde... "
kusurlarım varmış gibi hissetmiyorum, kusurmuşum gibi hissediyorum.
sen sormadın ama o işi hallettim. arada halledemediğim meseleler oldu, seni aramak istedim arayamadım, onun ağırlığını da hallettim.
"Misal bugün çok zor bir gündü. insan istiyor ki biri zorunu alsın, avucunda şekil versin, küçültsün, desin ki sorun yok ."
Alıntı
“enkazdan kurtar demiyorum da, taşın birini kaldır işte.”
"Yazık olmuştu, olay bundan ibaretti. İğrenç hissediyordum. Elime bir sopa alıp hayatımı tuzla buz etsem yeriydi. "
Alıntı
"o kum fırtınası bittiğinde, nasıl olup da onun içinden geçebildiğini, nasıl hayatta kalabildiğini anlamayacaksın. Hayır, o fırtına gerçekten bitti mi bunun bile farkına varamayacaksın. Yalnız, tek şeyden emin olacaksın. O fırtınanın içinden geçtikten sonra, fırtınanın içine ayak attığındaki kişi olmayacaksın artık, aynı kişi olmayacaksın. Evet, işte kum fırtınasının anlamı bu."
Alıntı
"Bazı insanlar çok fazla şey yaşardı, kaldıramayacağı kadar. Sorunları yaşlarına böldüğünüzde bölüm ne kadar büyükse, öyle bir şiddette depreme maruz kalırdı hayat bağları. Bazıları dans ederdi. Bazıları okurdu. Bazıları izlerdi. Bazıları yazardı. Bazıları uyurdu. Bazıları ise... İntihar ederdi. "
İçin boş sanıyorlar. Duygusuz, soğuk biliyorlar. Hatta kalbinin olmadığını söylüyorlar. Bilmiyorlar. Bilemezler. Yaşadıklarının, tesadüf ettiklerinin yarısını bile görmediler. İçin boş sanıyorlar. Sanıyorlar da, diyelim ki öyle, hakikaten öyle. Ama bilmiyorlar ki o boşlukta nasıl bir keder taşıdığını. Olmayan duygularında, atmayan kalbinde nasıl bir kederle yaşadığını. Bil ki, ben biliyorum. Yalnızsın ama bil ki yalnızlığın ne benden ne de senden ötürü. İyi gecelerin, tatlı rüyaların olsun arkadaş.
leylâ, içimdeki bu ağırlığı taşıyacak tek bir kelime bile yok lügatta.
"Benim sevipte toprağa emanet ettiğim kimsem yok o halde ne bu içimin öksüzlüğü. Neden yasımdan kurtulamıyorum. "
“ama sonsuza kadar oturup yaralarımıza bakamayız.”
camı çerçeveyi indirecek duygularla boğuşursun ama dışarıya karşı gıkın bile çıkmaz
mark twain “hayatınızın en önemli iki günü: doğduğunuz gün ve niye doğduğunuzu bulduğunuz gündür” der. muazzam haklı.
Benim viranelerimi anlatmayın bana, o yıkık dökük şehri ben kurdum zamanında.
"Ne zaman bitecek içime olan yolculuğum, daha kaç kat deşmem gerek acımı. "