Bazı haksızlıklar oldu ama, kimbilir belki bigün 🌼

Discoholic 🪩
Monterey Bay Aquarium
hello vonnie

if i look back, i am lost
macklin celebrini has autism
Mike Driver
Keni
Three Goblin Art
Not today Justin

tannertan36

Kaledo Art
Alisa U Zemlji Chuda
dirt enthusiast
Game of Thrones Daily
Claire Keane

⁂

JBB: An Artblog!

shark vs the universe
$LAYYYTER
noise dept.
seen from Dominican Republic

seen from Belgium
seen from Spain

seen from Norway
seen from United States

seen from Portugal

seen from United States

seen from Indonesia

seen from Spain
seen from United States
seen from France
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
@gloomywitchsworld
Bazı haksızlıklar oldu ama, kimbilir belki bigün 🌼
İçimdeki alevi söndürmüyordu gözyaşlarım,
Aksine her damla gözyaşı bir odun misali göğsümde...
Hissettiğin acı ne kadar derinse kendini anlatmakta o kadar zorlanırsın; Suskunluğumun sebebi budur.
Tanrım merhaba, yine ben. Uzun zaman oldu sana yazmayı bırakalı. Gökyüzünde bir yerlerde varsan lütfen beni yanına al ve sarıl. Hiçbir sarılış yaralarımı iyileştiremedi. Hiçbir dokunuş gözyaşlarıma ulaşamadı. Bir mucize yarat Tanrım. Benim artık umut etmeye gücüm yetmiyor, hayal kurmaya yetecek kadar yaşam isteğim kalmadı. Ben sığamıyorum. Ne bu eve, ne bu şehre, ne bu ülkeye, ne de bu dünyaya. Ben buraya ait bir parça değilim. Ben eksik kalmış bir yapbozun kaybolmuş ve unutulmuş parçasıyım. Beni kurtarman gerek, ben artık kendime yetmediğim bir dönemdeyim.
Senden önce de böyleydim ben, yine kimsem yoktu. Üzülme, sıkma yüreğini. Su akıyor ve yatağını buluyor. Bulmasa bile akıp gidiyor işte. Sen geldin, izledin ve gidiyorsun. Sadece bana biraz da olsa gülebileceğimi gösterdin. Çokça teşekkür ediyorum.
İyi biri olma çabamın bedelini ödedim. İnsan kalan son yanımı da o masada bıraktım. Ben iyi biriydim, iyiydim.
Ve sevgisiz büyüyen her çocuk, seni seviyorum diyen herkese inanabilecek kadar çocuk..
Kimyasal kullanma dedi kimyamı bozan adam...
Tam diyorum "tamam bitti artık" sonra iç sesim konuşuyor " he yarın görücez o bittileri"
Kızına bir mektup yazar mısın? Bunu çok istiyorum. Kızınmış gibi okuyacağım çünkü.
güzel kızım, ilk adımlarını bir o yana bir bu yana sallanarak attın diliyorum ki bu hayat adımlarını hep kendinden emin bir şekilde attırır sana. düşe kalka büyüyeceksin evet ama bil ki ben her adımında arkanda olacağım. seni tutmak için hep bir adım arkanda duracağım. hiçbir şey kolay olmayacak, bazen mücadele etmekten yorulup dizimde ağlayacaksın. sana o zaman anneannenin bana her yorulduğumda söylediği o sözü tekrarlayacağım ‘şartlar uygun olmayabilir ama o şartları uygun duruma getirebilecek bir kişi varsa o da sensin, sen istersen yapabilirsin’. sonra biraz büyüyeceksin. babanı tanıyacaksın. eminim ki baban bana ve sana aşkla bakan bir adam olacaktır güzel kızım. beni ve seni tüm kötülüklerden çekip çıkarabilecek kadar özel bir adam olacaktır. gök gürültüsünden korktuğumuzda ikimize de koskocaman sarılabilecek kadar güçlü bir adam olacaktır. azıcık sesini yükseltse ona darılacağından korkacak kadar da naif bir adam. seninle konserlere gideceğiz. daha küçük yaşta özgür olmayı öğreteceğim sana. özgürlüğünü kimsenin kısıtlayamayacağını öğreteceğim. markette dans etmenin sana nasıl bir özgüven getirdiğini birlikte dans ederken öğreteceğim. en önemlisi ise senin ne kadar özel bir kız olduğunu öğreteceğim. küçücük ellerini ellerime alıp ‘sen benim kızımsın, öyle özel ve güzelsin ki tüm dünya bu sebepten önünde diz çökebilir’ diyeceğim. bazen sözümü dinlemeyip yağmurda ıslanıp hasta olacaksın. kızacağım sana. sonra endişelenip tüm gece başında bekleyeceğim. düşeceksin salıncaktan. salıncağa kızmaman gerektiğini öğreteceğim, ‘evet düştün ama biz bu yaranı birlikte sarabiliriz’ diyeceğim. deden sana ‘çirkin ördek yavrusunun yavrusu’ diye takılıp dalga geçecek. başlarda kızacaksın benim gibi. ama onun sevgisini bu cümleye sığdırdığını öğreneceksin. anneannen kırılgandır. eminim ona çok benziyor olacaksın. seni hep motive eden o olacaktır. daha sonra teyzelerin ve dayıların. onlar ben ve babandan sonra seni en çok seven insanlar olacak. gözüm kapalı emanet edeceğim seni onlara. haluk levent şarkıları ile büyüyeceksin ben gibi. babanla el ele tutuşup dans ederken ‘sevgi buymuş’ diyeceksin. her gece babanın yanına gidip ‘bize masal okur musun?’ diye soracağız. dostların olacak. onlara inan. dostluk her şeyden beş adım öndedir. sıkı sıkı tutun onlara. güzel kızım, sana hiçbir zaman hiçbir şeyi altın tepside sunamam. o altın tepsiyi bul ve sıkı sıkı tut. sen her koşul ve zorlukta benim kızım olacaksın. gücün, iyiliğin ve merhametin ne olduğunu birlikte öğreneceğiz. birlikte büyüyeceğiz. sana söz veriyorum, çocuk yanımdan ve senden hiç vazgeçmeyeceğim. ve son bir şey, gökyüzünün ve sevginin iyileştirici yanına inan. seni seviyorum küçük civcivim.
E ama bu bir melek
bazen annemin eksikliği çok koyuyo da bu baya içime dokundu be
annem, mutlu değilim dediğimde bana inanmadı, kızım bana mutsuzum deseydi ağlardım.
çok acıdı. o kadar acıdı ki ben acısını hissedemedim, yaşayamadım. belli edemedim. bakın şuram, şuram çok acıyor diyemedim. demedim, diyecek kimsem de yoktu zaten. birileri vardı ama birileri hep yok oldu. birisi vardı ama birisi hiç yoktu. ben vardım ama aslında hiç yoktum. kayıptım, kaybolmuştum. kaybolmuştuk. bundan kaçmak mümkün müydü? . imakansızdı. acıyı dindirmek güçtü, zordu, kolay değildi. sol yanımda boşluk, omuzlarım çökük, kanatlarım kırıktı hep. birinizle değil hepinizleydi sorunum. hiç tenezzül etmediniz, beni anlamaya. ben hıçkırmaktan ağlayamaz haldeyken bir el omuzumda ‘geçecek’ tesellisi dahi vermedi bana. ben çok yıldım. ben o yolları çok yıktım.
ben kedimi çok, siz beni çok..
“Sevilmemiş olmanın sancısı her gece biraz daha sızlıyor.”
Çocukken sallandığım salıncaklara
Şimdi kendimi asma planları yapıyorum...
Örselenmiş bir çocukluk işte benim bütün hikâyem. Kaç sevda geçse de üzerinden, bu yıkıntıları onaramazsın.
Babasından yara almış bir çocukluk*
on uçurumun, onundan da kendi isteğinle atlamadın, kabul et. her bir adımda arkana baktın, yalvardın içten içe, biri gelsin, gelmesi bahanem olsun, atlamayayım diye. sen atlamaktan korkmadın, sen, kimsenin umrunda olmadığının gerçeğiyle yüzleşmekten korktun.
“Tam şuradan” dedi kadın hafif bir tebessüm eşliğinde şakağına dokunarak. “Tam şuradan bir mermi girmeli, mutlu olmam adına”. Eli hafifçe boynuna kaydı. “Tam şuraya” dedi gülümseyerek. “Tam şuraya bir ip izi lazım, nefes almamı engelleyen, kurtulmak adına”. Ve derin bir nefesi armağan etti ciğerlerine. “Düşüncelerimin sahibi, fakat korkularımın esiriyim. Ölmek için çırpındığım geceler de, yaşama arzum o kadar ağır basıyordu ki. Ne tam öle biliyordum, ne de yaşaya. Dünya üzerinde arafta gibiyim.”