bu noktaya geleceğimizi kim bilebilirdi ki? su gibi geçen ömrümüzde şimdi eskilerin bi anlamı yok artık. söylesene ne söyleyeceğini, öyle sessiz kalma karşımda. duymak için öldüğüm cümleleri söyle bana, sesini duymak için can atarken bana, asla değişmeyeceğini, hep aynı kalacağını söyledin. kalp kırıklığısın. zalim. en güzel yıllarımı gelip geçici heveslerinle harcadın. yalanlar söylemeyi de beceremedin zaten. güzel sözler de yok artık. öylece sessiz bir şekilde oturuyoruz ki, birbirimizi dinlemek istemiyoruz bile, bilmiyorsun, ben senin için her şeyi yapacak potansiyeldeyken sen, arkanı dönüp kaçtığında, ben, yine de, sen burada değilken bu dört duvar arasında olmaya katlanamıyorum. sanki okyanusun içindeyim, boğuluyorum. gözlerimi kapayıp seni düşünüyorum, ve emin ol kalbimde de seni yaşatmaya devam ediyorum çünkü bildiğim tek şey seni bırakmayacağım. bu kadar kolay olmamalı, seni daima yaşatabilmeli. bir şekilde, bi ömür.












