Herkesin vücudunda var TIKLA GÖR
Herkesin vücudunda var TIKLA GÖRBunların hepsi insan vücudunda var…
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Herkesin vücudunda var TIKLA GÖR

izzy's playlists!
sheepfilms
cherry valley forever
Three Goblin Art
I'd rather be in outer space 🛸
Stranger Things

pixel skylines

JVL

#extradirty
Claire Keane
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Not today Justin
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Andulka

ellievsbear

祝日 / Permanent Vacation
we're not kids anymore.
will byers stan first human second

tannertan36
i don't do bad sauce passes

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from Australia
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Türkiye
@hakkindaco
Herkesin vücudunda var TIKLA GÖR
Herkesin vücudunda var TIKLA GÖRBunların hepsi insan vücudunda var…
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Herkesin vücudunda var TIKLA GÖR
Kemoterapide tümörü hızla yok eden keşif
ABD’li biliminsanları kemoterapi sırasında yüksek oranda C vitamini alan kanser hastalarının vücutlarındaki tümörlerin çok daha hızlı yok olduğunu keşfettiklerini açıkladı.
“Science Translational Medicine” isimli dergide yayınlanan araştırma Kansas Üniversitesi bilimcilerince laboratuvar ortamında farelere ve ileri seviyede yumurtalık kanseri geçiren 27 hasta üzerinde yapıldı. Buna göre C vitamini kanserli hücreleri öldürmeye yardımcı oluyor.
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Kemoterapide tümörü hızla yok eden keşif
Hangi hastalığa hangi yiyecekler yasak?
Hangi hastalığa hangi yiyecekler yasak?Sağlıklı yaşam için yedikleriniz kadar, ‘yememeniz gerekenler’ de önemlidir. Özellikle kronik rahatsızlıklarınız varsa… Dr. Ayşe Gürel hastalıklara göre yasaklı besinleri anlatıyor.
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Hangi hastalığa hangi yiyecekler yasak?
Kefirin 75 faydası!
Kefirin 75 faydası!Kefir, zayıflamadan, alerjiye, Safra kesesi taşından, mantara kadar, yetmiş beş hastalığa şifa oluyor.
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Kefirin 75 faydası!
Hastane randevu telefon alo 182 MHRS
Hastane randevusu almak için hangi numarayı aramanız gerekiyor? MHRS telefon ile alınabiliyor mu? Alo 182 hastane randevu hattı ücretli mi? Hastane randevusunu yakınlarınız için de telefonla alabilir misiniz? İşte tüm sorularınız yanıtları HASTANE RANDEVU TELEFON NUMARASI : 182
Ev, iş, ankesör ve cep telefonlarından ALO 182 aranır.Çağrıyı karşılayan operatöre hastanın T.C. Kimlik Numarası verilir.Randevu talep edilen hastane, poliklinik ve varsa hekim tercihleri operatöre bildirilir.Operatör uygun tarih ve saat dilimlerini vatandaşa bildirir.Vatandaş seçimini yaparak randevusunu alır.
ALO 182 MHRS RANDEVU EN ERKEN NE ZAMANA RANDEVU ALABİLİRİM?
Aradığınız tarihten itibaren en erken 1 gün sonrası için randevu alabilirsiniz. Dilerseniz 15 gün sonrasına kadar herhangi bir güne randevu talep edebilirsiniz.
ALO 182 MHRS’DEN KAÇ RANDEVU ALABİLİRİM, YAKINLARIM İÇİN RANDEVU ALABİLİR MİYİM?
Kendinize ve yakınlarınıza her aramada en fazla dört randevu alabilirsiniz. Aynı güne kendinize farklı polikliniklerden en fazla iki randevu alabilirsiniz.
ALO 182 MHRS RANDEVU HATTI ÜCRETLİ Mİ?
ALO 182 Randevu Hattı acil aramalar kapsamında olmadığından ücretlidir. Hem sabit hatlardan hem de cep telefonlarından 182′ yi aramak sabit bir telefon hattını aramakla eşdeğerdir. BTK’ ya göre Türkiye’ de sabit hatları aramak 01.04.2013 tarihinden itibaren dakikası en fazla 43,89 kuruştur. Türk-Telekom dakikası 7-15 kr. arası ücretlendirme yapmakta olup, tarifeler değişebilmektedir.
İnternet ve akıllı cihazlar (cep telefonu, tablet vs.) üzerinden alınan randevular ise ücretsizdir.
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Hastane randevu telefon alo 182 MHRS
Uzun yaşamın sırrı onda gizli
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Uzun yaşamın sırrı onda gizli
'Hissedebilen' protez el hayali gerçek oldu
Kolun üst kısımlarındaki sinirlere bağlanan biyonik kol, İtalya’daki bir ameliyatla on yıl önceki bir havai fişek kazasında sol elini kaybeden Danimarkalı Deniz Aabo’ya takıldı. BBC’nin haberine göre, Aabo, laboratuvar testlerinde gözleri bağlıyken bile biyonik kolla kaldırdığı nesnelerin şeklini ve yumuşaklığını ayırt edebildi. Science Translasyonel Tıp dergisinde yayımlanan araştırmayı uluslararası bir ekip yürüttü. Çalışmaya İtalyan, İsviçreli ve Alman robotik firmalarından uzmanlar katıldı. Lozan Federal Politeknik Okulu ve Pisa’daki Sant’ Anna Yüksekokulu’nda çalışan Profesör Silvestro Micera “Bir ampüte ilk kez bir protezle gerçek zamanlı dokunma hissi tecrübe etti” dedi. Araştırmadaki asıl bilimsel ilerleme biyonik elin kendisi değil, beyine his uyarıcılarını ileten elektronik sistem ve yazılım. BEYNE HİS İLETEN SİSTEM Micera ve ekibi, yapay ele dokunmayla ilgili bilgileri tespit edip ölçebilen alıcılar ekledi. Uzmanlar bilgisayar algoritmaları kullanarak, elde ettikleri elektrik sinyallerini sinirlerin algılayabileceği dürtülere dönüştürdü. Roma’da yapılan ameliyatta hastanın kolunun üst tarafındaki sinirlere dört elektrot yerleştirildi. Daha sonra elektrotlar biyonik elin parmaklarındaki yapay alıcılara bağlandı. Böylece dokunma ve baskı hisleri doğrudan beyne gönderilebildi. Dennis Aabo bir ay süren laboratuvar testlerinde önce elektrotların çalışıp çalışmadığını denedi. Ardından da, elektrotlar biyonik ele bağlı haldeyken deneyler yapıldı. BAKMADAN HİDDEDEBİLMEK… Aabo, “En büyük fark, bir şeyi kavradığımda bakmak zorunda kalmadan hissetmemdi. Eli karanlıkta da kullanabiliyordum. Nesnelerin yumuşak, sert, yuvarlak ya da kare olduğunu hissetmek müthişti” dedi.
Roma’daki Agostino Gemelli Üniversite Hastanesi’nden Profesör Paolo Rossini, operasyonu Aabo üzerinde gerçekleştirmeden önce kolun üst kısmındaki küçük sinirlere elektrotların bağlanmasının önce domuzlar, sonra kadavralar üzerinde denendiğini belirtti. Uluslararası araştırma ekibi, hala bir prototip olan biyonik kolun ev ortamında kullanılabilecek kadar küçültülmesi üzerinde çalışıyor.Uzmanlar bu tür biyonik ellerin on yıl içinde ticari satışa uygun hale getirilebileceğini tahmin ediyor. Böylece gelecekte nesnelerin dokusunu ve sıcaklığını da hissettirebilen biyonik ellerin yapımı yolunun da açılabileceğine inanılıyor.Ancak şüphesiz bu teknolojiler çok pahalı olacak ve pek çok hastanın imkânlarını aşacak.
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi 'Hissedebilen' protez el hayali gerçek oldu
Ateşi yükselen çocuklara ne yapmalı?
Doğru bildiğimiz bir yanlış daha ortaya çıktı. Uzmanlar ateşi yükselen çocuklara kesinlikle sirkeli pansuman yapılmaması uyarısında bulundu. Sirkeli su ya da alkol ile yapılan bu uygulamalarda o an için ateş düşse de alkol damarları önce genişletip sonra daralttığı için ateş daha da yükselebiliyor.
Özel Medline Antalya Hastanesi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fuat Bigat, ateşlenen çocuğun tedavisinde yapılması gerekenler ve takip edilmesi gereken ateş hastalığı hakkında bilgi verdi. Ateş hakkında bilgi veren Fuat Bigat, çocuklarda vücut ısısının 38 derece olması durumunda ateşli olarak kabul edilebileceğini dile getirdi. Ateşin çocuk hastalıklarında özellikle enfeksiyonlarda görülen bir bulgu olduğunu hatırlatan Bigat, “Soğuk algınlığı grip gibi enfeksiyonlar ateşin sık görülen nedenleridir. Soğuk algınlığında ilk 24 saat tek bulgu ateş olabilir, diğer belirtiler daha sonra meydana gelir.” dedi.
MUTLAKA DOKTORA GİDİN Anjin, orta kulak iltihabı, ishal, idrar yolu enfeksiyonunun da ateşe yol açtığını kaydeden Fuat Bigat, nadiren zatürre, menenjit, tüberküloz gibi ciddi enfeksiyonlar da ateşin nedenleri arasında sıralanabileceğini vurguladı. Ateşi değerlendirirken ateşin yüksekliği ve çocuğun durumu göz önünde bulundurulması gerektiğini açıklayan Bigat, “38-38,5 derece ateş normal kabul ediliyor. Ancak çocuğunuzun ateşi 39 dereceyi buluyorsa ve buna öksürük, kusma ve ishal de ekleniyorsa, hemen doktora başvurulmalıdır. Aynı zamanda uyku hali, huzursuzluk, solunum zorluğu varsa, yeme içmeyi reddediyorsa, şiddetli başağrısı varsa, ateşi düşse de genel durumu düzelmiyorsa veya ateş 24-48 saatten uzun sürerse yine doktora ulaşmak gerekir.” diye konuştu.
Ateşli hastalığın bebeklerde farklı olacağının altını çizen Bigat, 0-3 ay arası bebeklerde ise durum biraz daha farklı olduğunu, bebeklerde normalin üstünde ölçülen bir vücut ısısı oldukça önemli ve hemen doktora gidilmesi gerektiğini hatırlattı.
ATEŞ YÜKSELMESİ DURUMUNDA NELER YAPILMALI
Ateşlenen çocuğun tedavisinde yapılması gerekenler; öncelikle çocuğun ateşini ölçün ve acil bir müdahaleye gerek olmadığından emin olun. Çocuğunuzun üzerindeki fazla giysileri çıkartın, ince ve bol bir pijama giydirin. Çocuğunuz üşüse bile üstünü örtmeyin. Bol miktarda su ve sulu gıdalar tüketmesine özen gösterin. Bulunduğu ortamın çok sıcak ya da çok soğuk olmamasını sağlayın. Ilık bir duş almasını sağlayın. Ilık bezleri eklemlerine yerleştirin. Sirkeli su ya da alkol ile pansuman yapmayın. Bu uygulamalar o an için ateşi düşürse de alkol damarları önce genişletip sonra daraltacağı için ateşin daha da yükselmesine yol açabilir. Doktoru ile görüşmeden ilaç vermeyin. Virüsün nedenini bilmediğiniz için verdiğiniz ilaç tedavi sağlamayabilir. Aynı zamanda bilinçsizce verilen ilaç, zehirlenmesine de neden olabilir.
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Ateşi yükselen çocuklara ne yapmalı?
Anti-aging etkisi sağlayan 45 besin!
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Anti-aging etkisi sağlayan 45 besin!
Dikkat! Fazla meyve sizi şişmanlatır!
http://www.internethaber.com/fazla-meyve-yemek-neden-zararlidir-foto-galerisi-30930.htm
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Dikkat! Fazla meyve sizi şişmanlatır!
Korkunç gerçek! 6 sigara çernobile eşit
Doç. Dr. İrfan Çiçin, “Günde 6 adet sigara, Trakya ve Karadeniz’in Çernobil’den etkilendiği kadar insanları kanser yapıyor” dedi.
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi’nde İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. İrfan Çiçin, ’4 Şubat Dünya Kanser Günü’ dolayısıyla TÜ Balkan Onkoloji Hastanesi’nde düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. KANSERLERDEN ÜÇTE BİRİ SİGARADAN Sigaranın kanser üzerindeki etkisine değinen Çiçin, bütün kanserlerin üçtü birinin nedeninin sigara olduğunu vurgulayarak, kanserden ölümlerin ise yüzde 50′sinin nedeninin sigara olduğunu kaydetti. Kanserin halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Çiçin, “Her 10 ölen kişiden 3′ü kanserden ölüyor. Her 2 veya 3 ailede bir kanserli neredeyse var. Her 8-10 kadından biri meme kanseri oluyor. Bu bir halk sağlığı problemi; şeker hastalığı gibi, tansiyon gibi diyebiliriz” diye konuştu. Kanserin yeterli hekim üretilmesi açısından da geç kalınmış bir alan olduğunu dile getiren Çiçin, “Türkiye bu anlamda Onkoloji Bilim Dalı olarak hekim yetiştirmesi açısından öncü ülkelerden biridir. Ama diğer yönüyle de birey için, aile için, toplum için yıkıcı bir hastalık olması nedeniyle sömürüye son derece açık bir alandır. Bir örnek vermek gerekirse; kanserle ilgili onlarca, yüzlerce, beslenmeyle ilgili, diyetle ilgili makale okursunuz. Fakat hiç sigarayla ilgili bu kadar yaygın bir propaganda gördünüz mü? Bütün kanserlerin üçtü birinin nedeni sigaradır. Kanserden ölümlerin yüzde 50′sinin nedeni sigaradır. Her iki kanserli hastadan biri sigaraya bağlı kanserden ölür. Beslenmeyle ilgili yüz tane yayın vardır, röportaj vardır, program vardır, sigarayla ilgili Sağlık Bakanlığı’nın çalışmaları dışında hiç bir şey bulamazsınız” şeklinde konuştu. KANSERİN ASIL MÜCADELESİ Çiçin, şöyle devam etti: “Bugün 2013 yılı itibariyle Amerika’da 50-70 yaş grubu arasında ölüm nedeni olarak birinci sıklık, genel ölüm nedenleri arasında ikinci sıklıktadır. Tedavisi oldukça pahalı, oldukça sancılı bir hastalıktır. Kanserin asıl mücadelesi aslında kanseri tedavi etmekten ziyade kanserden korunmaktır. İşte Ergene, sigara, çevre kirliliği bu açıdan çok çok önemlidir. Sigara ağızdan anüse kadar sindirim sistemi, yemek borusu, baş, boyun, mide, pankreas, anüs, kadınlarda rahim ağzı kanserinin tek kanıtlı nedenidir. Sigara ayrıca böbrek kanserinin nedenlerinden bir tanesidir. Her üç kanserli kişiden bir tanesinde sigaraya bağlı kanser gelişiyor, her iki kişiden birinde sigaraya bağlı gelişen kanserden ölüyor. Sigara Çernobil’den daha tehlikeli dersem hiç yanlış bir şey değil. Günde 6 adet sigara Trakya ve Karadeniz’in Çernobil’den etkilendiği kadar insanları kanser yapıyor.” Nikotinin, bağımlılığın yanında kanserojen olduğunu ifade eden Doç. Dr. Çiçin, sigaranın içerisinde 55 çeşit kanserojen maddeyi barındırdığını söyledi. Çiçin ayrıca, kanser konusunda test yaptırmak isteyen kişilerin onkoloji hastanelerine başvurmaları gerektiğini sözlerine ekledi.
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Korkunç gerçek! 6 sigara çernobile eşit
Yaşlı diyabetlilerde yürüyüş çok önemli
Şeker hastası olan yaşlılarda hareketsizlik, kalp ve damar yapısını daha da olumsuz etkilemekle birlikte kandaki istenmeyen yağların artışına ve kan şeker düzeyinin kontrolünün zorlaşmasına neden olduğu bilinen bir gerçek. Prof. Dr. Gülten Kaptan, kasları ve bedeni zorlamadan yapılan sağlıklı yürüyüşler ile diyabetli yaşlıların yaşam kalitesini artırabileceğine dikkat çekiyor.
Teknoloji ve sağlık alanındaki gelişmelerle 80’li yaşlara daha kolay gelinen günümüzde, yaşam beklentileri de arttı. Öyle ki yaşlı insanların sağlığı, bağımsızlığı daha bir önemli hale geldi. Ancak, ilerleyen yaşın getirdiği, hareketlerde yavaşlama ve kronik hastalıkların varlığı yaşlılarda zaman zaman hareketliliği azaltabilmekte. Buna yaşanan düşme ve maruz kalınan kazalar da eklenince yaşlılarda eve kapanma eğilimi artıyor.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Gülten Kaptan diyabetli yaşlılarda yürüyüşün önemli olduğuna dikkat çekiyor. Şeker hastası olan yaşlılarda hareketsizliğin, kalp ve damar yapısını daha olumsuz etkilediğini ifade eden Kaptan, bu hareketsizliğin kandaki istenmeyen yağların artışına ve kan şeker düzeyinin kontrolünün zorlaşmasına da neden olabildiğini belirtiyor.
Yaşlı ve diyabetli olmak, ağır egzersizlerin yapılmamasını gerektirir diyen Prof. Dr. Kaptan, kasları ve bedeni zorlamadan yapılan sağlıklı yürüyüşler ile diyabetli yaşlıların yaşam kalitesinin artırabileceğine vurgu yapıyor. Kaptan, bu yürüyüşlerin kişiye birçok fayda da sağlayacağını kaydediyor.
- Yavaş, uzun yürüyüşler, ağızdan alınan şeker ilaçlarının miktarını azaltır, az ilaç kullanılmış olur.
- Kan şekerinizi daha dikkatli takip edersiniz.
- Kanda kötü yağların miktarı azalır.
- Bir miktar kilo vermenize yardım eder.
- Kan dolaşımınız hızlanır, enerjiniz artar, kendinizi daha mutlu hissedersiniz.
- Stresiniz azalır ve gevşemeniz sağlanır.
Prof. Dr. Gülten Kaptan yürüyüş öncesi ve yürüyüşte dikkat edilmesi gereken konulara da dikkat çekiyor.
Yürüyüşte dikkat etmeniz gerekenler!
- Ayaklarınıza özel ilgi gösterin.
- Yumuşak, ayağınızı tam saran, terletmeyen spor ayakkabıları giyinin.
- Ayağınızdaki teri emen pamuklu, yünlü çoraplar giyinin.
- Yürüyüş öncesi ve sonrası ayaklarınızı, çizik, darbe, kızarıklık yönünden kontrol edin.
- Ayaklarınızın altına bir ayna ile bakarak, ayakaltını mutlaka kontrol edin.
- Yürüyüş öncesi ve sonrası, uygun beslenerek, kan şeker dengenizi kontrol edin.
- Şeker ilaçlarınızı düzenli kullanın.
- Susuz kalmamak için yürüyüş öncesi ve sonrası su içmeye özen gösterin.
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Yaşlı diyabetlilerde yürüyüş çok önemli
Yemeyi unuttuğumuz kıymetli besinler
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Yemeyi unuttuğumuz kıymetli besinler
Bakanlıktan Dünya Kanser günü mesajı
Sağlık Bakanlığından, kansere karşı gerekli önlemlerin alınmaması halinde 2030′da yıllık 22 milyon yeni vakanın ortaya çıkacağı, böylece 2008 ile kıyaslandığında yeni vakalarda yüzde 75 artış olacağının tahmin edildiği bildirildi.
Bakanlıktan, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yapılan açıklamaya göre, Kanser Günü’nde insanların bilinç düzeyinin artırılması, kansere ilişkin farkındalık oluşturulması için dünyada ve Türkiye’de çeşitli etkinlikler düzenleniyor.
Kanser, dünyada ve Türkiye’de kalp-damar hastalıklarından sonra ikinci ölüm sebebi oldu. Dünyada, 2012′de toplam 14,1 milyon yeni kanser vakası ortaya çıktı. Bu vakalardan 8,2 milyonu kanser nedeniyle hayatını kaybetti.
Dünyada en çok yüzde 13 ile akciğer, yüzde 11,9 ile meme ve yüzde 9,7 ile kolon kanserleri görülüyor. Kanser nedeniyle gerçekleşen ölümler arasında ilk sırada yüzde 19,4 ile akciğer, yüzde 9,1 ile karaciğer ve yüzde 8,8 ile mide kanseri yer alıyor.
Kansere karşı gerekli önlemler alınmazsa 2030′da yıllık 22 milyon yeni vakanın ortaya çıkacağı tahmin ediliyor. Bu da 2008 ile kıyaslandığında yeni vakalarda yüzde 75 artış olacağı anlamına geliyor. Dünya genelindeki kanserlerin üçte biri önlenebilir, üçte biri de erken teşhis edildiğinde tedavi edilebiliyor.
Türkiye’de yılda yaklaşık 162 bin kişi kansere yakalanıyor. Kanser görülme sıklığı erkeklerde yüz binde 269,7, kadınlarda ise yüz binde 173,3′tür. Erkeklerde en sık yüzde 28 ile akciğer, kadınlarda ise yüzde 24 ile meme kanseri görülüyor. Türkiye’de bölgeler arasında farklı kanserler görülmekle birlikte kanser görülme sıklığı açısından anlamlı bir fark bulunmuyor.
“DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR” Bu yıl Dünya Kanser Günü için kampanya başlığı “Doğru Bilinen Yanlışlar” olarak belirlendi. Buna göre, doğru bilinen yanlışlar şunlar:
-”Kanser hakkında konuşmamıza gerek yok.” Kanser, bazı kültür ve çevrelerde hakkında konuşulması çok zor bir konudur. Ancak bu hastalıkla açık bir şekilde mücadele etmek, hem hasta hem de kanserle mücadele politikaları açısından daha sağlıklı sonuçlar elde edilmesini sağlayacak.
-”Kanserin hiçbir belirti ya da bulgusu yoktur”. Pek çok kanser için uyarıcı belirti ve bulgular vardır. Bu işaretleri izleyerek erken teşhis mümkün olabilir.
-”Kanser için yapabileceğim hiçbir şey yok.” Hem kişi hem de toplum ve politika bazında doğru strateji ile yapılabilecek çok şey mevcuttur. En sık görülen kanserlerin en az üçte biri önlenebilir niteliktedir.
-”Kanser tedavisi alma hakkım yok.” İnsanlar kanıtlanmış ve etkin kanser tedavisini eşit koşullarda ve herhangi bir bedel ödemek zorunda kalmadan alma hakkına sahiptir.
Dünyada ve Türkiye’de kanserlerin önemli bir kısmı önlenebilen kanserlerden oluşuyor. Özellikle ülke verileri değerlendirildiğinde, tütün ve obezite ile mücadele kanser kontrolünün en önemli yapı taşını oluşturuyor. Bunlarla birlikte alkolle mücadele, fiziksel aktivitenin arttırılması, tuzun kısıtlı kullanılması, enfeksiyonlarla mücadele de kanseri önlemede çok önemli unsurlar olarak yer alıyor.
PALYATİF BAKIM ÜRÜNLERİ YURT GENELİNE YAYGINLAŞACAK
Bakanlık bünyesinde, her ilde en az 1 tane olmak üzere toplam 134 kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezi (KETEM) bulunuyor. Bu merkezlerde meme, kolon ve rahim ağzı kanserlerine karşı tarama hizmetleri ücretsiz veriliyor. Bu hizmetler aile hekimleri ve toplum sağlığı merkezleri vasıtasıyla köylere kadar ulaştırılıyor. Ayrıca vatandaşların kanser taramalarına daha kolay ulaşabilmeleri için 130 mobil KETEM aracı yakın zamanda hizmete girecek.
Kanser hastaları için yerli ağrı kesici ilaç üretimi çalışmaları tamamlandı. Yine ilk defa yerli kemoterapi ilaçları üretilmeye ve hatta ihraç edilmeye başlandı. 2013′te yerli tam otomatik ilaç hazırlama cihazlarının üretimi de yapıldı.
Ayrıca, ileri evredeki kanser hastalarını fiziksel, ruhsal ve psikososyal yönden destekleyebilmek için 2013′te pilot olarak uygulamaya koyulan palyatif bakım üniteleri yurt geneline yaygınlaştırılacak.
Türkiye’de uluslararası standartlara göre uygulanan tedavilere bütün vatandaşlar kolayca ve ücret ödemeden ulaşabiliyor.
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Bakanlıktan Dünya Kanser günü mesajı
Günde en az 2 litre için, öyle faydalı ki...
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Günde en az 2 litre için, öyle faydalı ki...
Balın az bilinen mucizesi ne? TIKLA GÖR
Bal binlerce çiçeğin besleyici değerlerini içinde taşır. Antioksidan ve antibakteriyel özelliği ile vücudun direncini artırır. Kahvaltıların vazgeçilmezlerinden olan bal kalori ve protein deposudur. Bal tüketmek öksürük, kabızlık, nezle, grip gibi hastalıklardan korumasının yanında mideye diğer bütün organlara faydalıdır. Bal tüketmek ayrıca kansızlığı önlüyor ve dammar tıkanıklığını gideriyor. Balarısı’nın bal’ı büyükler için olduğu kadar çocuklar içinde çok önemlidir. İçeriğindeki vitamin, mineral, enzim ve aminoasitler çocukların gelişiminde büyük rol oynarlar. Çocuklar balı güvenle tüketebilirler.
Ancak 0-1 yaş arasındaki bebeklere bal yedirilmemelidir.
KUR’AN’DA BAL ARISINDAN BAHSEDİLİYOR Türkiye’nin önemli ve iddialı Bal firmalarından Balarısı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Salih Ertürk mucize gıda bal’ı anlatırken Kur’an dan Nahl Suresi’ni okumamız ve anlamamız gerektiğine dikkat çekiyor. Bu iddasının kanıtı da Nahl Suresi’nin 69. Ayeti: “Rabbin balarısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin. Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır.” BAL ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Her alanda olduğu gibi bal konusunda da bazı kurnazlıklar söz konusudur. Türkiye’nin önemli Bal firmalarından Balarısı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Salih Ertürk tv,radyo ve internet gibi yerlerden bal satışının doğru olmadığını, doğrudan satış yöntemi ile satılan balların kalitesinin tartışmalı olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte açıkta üretilen, satılan, güvenilir olduğundan şüphe duyulan ürünler alınmaması tavsiyesinde bulunuyor.
DÜZCE’DEN YEMEN’E İHRACAT Balarısı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Salih Ertürk Düzce’deki bal dolum tesislerinden dünyanın her tarafına özellikle Yemen’e büyük ihracat yaptıklarını söylüyor. Salih Ertük, “şu anda bal konusunda en çok tüketimi olan Yemen’e ihracat yapmaktayız.İç pazarda birçok ciddi yerel ve ulusal firmalara markamız balarısıyla veya private label olarak hizmet vermekteyiz.Düzcede bulunan bal dolum tesisimiz 12.000 metrekare alan içinde 7000 metrekare kapalı alanda en son teknolojiye sahip laboratuvar ve dolum tesisiyle iddalı bir şekilde iç ve dünya pazarlarına yurdumuzun en kaliteli ürünlerini sunmak için çalışmaktadır.Günümüz rekabet koşullarında her insanı müşteri görerek ürünümüzle mutfaklarına misafir olmak için gayret etmekteyiz.” dedi.
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Balın az bilinen mucizesi ne? TIKLA GÖR
Sigara tiryakiliğinin nedeni belli oldu
İltihabi bir bağırsak hastalığı olan Crohn hastalığı, Tip 2 diyabet ve tuhaf bir şekilde sigara tiryakiliğini de Neandertal genlerin taşıdığı düşünülüyor. Genom haritası Homosapien insanın Afrika’dan ayrıldıktan sonra Neandertaller ile beraber olduğuna işaret ediyor. Bugüne kadar Neandertal DNA’sının etkileri ve insan sağlığı üzerinde nasıl bir iz bıraktığı konusu açıklık kazanmamıştı. Afrikalı olmayan insanların genetik yapılarının yüzde 2 ila 4 arasında bir oranının Neandertallerden geldiği tahmin ediliyor. SOĞUK İKLİMLERE UYUM Harvard Tıp Fakültesi’nden genetik bilimci Sriram Sankararaman ve meslektaşları 1004 kişinin genomunu inceleyerek farklı genlerin Neandertal versiyonlarına sahip olan bölgelerini belirledi. Bunlar arasında sigara bırakma zorluğuyla ilişkilendirilen bir gen varyantının Neandertal kökenli olduğunu öğrenmek epey sürpriz yarattı. Bu keşif Neandertal atalarımızın mağaralarda zincirleme sigara içtiği anlamına gelmiyor tabii. Araştırmacılar bu mutasyonun başka işlevleri de olması gerektiğini söylüyor. Modern insanın sigara içme alışkanlığını ilgilendiren özellik başka bir dizi genetik etkiden sadece biri olsa gerek. Araştırmacılar ayrıca Neandertal DNA’sının insan genomuna eşit biçimde dağılmadığını, daha ziyade gen haritasının cilt ve saçı etkileyen bölgelerinde yoğunlaşmış olduğunu gördü. Bu veri, bazı gen varyantları sayesinde Avrasya’nın serin iklimlerine doğru ilerleyen modern insanın çevreye daha kolay uyum sağlama imkanı bulduğunu gösteriyor. İNGİLTERE’DEN SİBİRYA’YA İki tür birbiriyle karşılaştığı zaman, Neandertaller birkaç yüz bin yıldır soğuk iklim koşullarına ayak uydurarak yaşayagelmişti. Neandertaller, İngiltere’den Sibirya’ya kadar uzanan bir coğrafyaya yayılmış, bodur ve sağlam yapılı avcılardı.
Fakat yaklaşık 30 bin yıl önce Homosapienler Afrika’dan çıkıp dünyaya yayılmaya başladığında Neandertallerin de türü sona erdi. Modern insanın genomunda ciltteki pigmentasyonu belirleyen bölgelerin Neandertal izleri taşıması boşuna değil. Science dergisinde ayrıntıları yayımlanan başka bir araştırmanın yazarlarından olan Washington Ünivesitesi öğretim görevlisi Benjamin Vernot, Neandertal gen ile cilt rengi değişen Avrupalı ve Doğu Asyalı modern insan nüfusunun evrimsel bir üstünlük kazandığını söylüyor. GEN MUTASYONLARI Fakat öte yandan Neandertal kökenli başka gen varyantları Tip 2 diyabet, uzun süreli depresyon, lupus olarak bilinen deri veremi ve Crohn hastalığı gibi sağlık sorunlarının altında yatan etken. Neandertal atalarımız da bu hastalıklardan mustarip miydi yoksa gen mutasyonları sadece modern insanın genetik yapısında mı hastalık riski doğurmaya başladı sorusunun henüz kesin bir yanıtı yok. Harvard’lı araştırmacı Sriram Sankararaman, Neandertallerin genetiği konusunda elde ayrıntılı bulguların olmadığını, ama ileride yeni keşiflerin bu konuda daha fazla bilgi sahibi olmamızı sağlayabileceğini söylüyor.
Hakkinda.co Herşey Hakkında Bilgi Sigara tiryakiliğinin nedeni belli oldu