
Discoholic 🪩

tannertan36
ojovivo
almost home
hello vonnie

PR's Tumblrdome

⁂
dirt enthusiast
noise dept.
Game of Thrones Daily

#extradirty
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
I'd rather be in outer space 🛸

JVL
No title available

Kaledo Art
Three Goblin Art

titsay

JBB: An Artblog!
Jules of Nature

seen from United States

seen from Germany

seen from Netherlands
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Germany
seen from Belgium

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Bulgaria
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Indonesia
seen from United States
seen from Türkiye
@jakjako
Karıma Hediye!
Herkese selam. Ben Tuncay, 25 yaşında, 1.70 boyunda 70 kiloda, fit vücutlu, esmer bir erkeğim. Karım Büşra 24 yaşında, 1.68 boyunda, 60 kiloda, biçimli vücutlu, azgın bir afettir. Beş yıllık evliliğimizde ve öncesindeki iki yıllık sevgililik dönemimizde sekste hep uyumlu olduk. Paraya kıyıp 4K video kamera bile almıştık, bazen kendi sikişmelerimizi kaydedip yatak odamızdaki televizyondan izliyorduk. Bu arada bir alışkanlık edinmiştik, dışarıda gördüğümüz kadın ve erkeklere puan veriyorduk. Zamanla monotonlaşan sex hayatımıza renk katmak için birilkte seks hikayeleri okur olduk. Hikayelerden sonra pornolar izlemeye de başlamıştık...
Bir gece yatakta yine porno izlerken, karım, "Aaa, bugün AVM'deki ayakkabı mağzasında puan verdiğimiz kasiyer filmdeki adama ne kadar çok benizyor. Yarağı filmdeki adamınki kadar büyük müdür? Yatakta nasıldır acaba?" diye konuşmaya başladı, ama ben, "Bilmiyorum aşkım!" diyerek konuyu devam ettirmedim. Aslında karımın benimle sevişirken başka erkekler hakkında konuşmasından müthiş tahrik olurdum, ama karımın beni hep denediğinden şüphe ederdim...
Yaz geldiğinde ikimiz de yıllık izinlerimizi evlilik yıl dönümümüze denk gelecek şekilde almış ve yatakta tatil planları yapıyorduk. O akşam biraz da rakı içmiştik ve çakır keyif idik. Sikişmeden önce yine porno izliyorduk. İzlediğimiz konulu pornoda adam karısına doğum gününde başka bir erkek hediye ediyordu. Filmi izlerken elimi karımın amına atmıştım, karım çok azmış, amı vıcık vıcık olmuştu. Bir süre karımın ıslak amını okşayıp porno izlemeye devam ettik.
Bir ara karım derinden bir iç çekerek, "Görüyor musun, adam amma da düşünüyor karısını. Ben doğum günümde böyle bir hediye alamadım!" deyip kahkahayı patlattı. Ben önce hiç tepki vermedim, yatakta her zaman böyle uçuk sözler söylerdik birbirimize. Karım gülümseyip, benden tepki bekleyen gözlerle bakınca, ben de, "Peki, ben sana böyle bir sürpriz yapıp erkek hediye etsem ne yaparsın?" dedim. Karım, "Güldürme beni, o ince ruh nerede sende? Hem sende o cesaret ne gezer!" deyip gülmeye başladı.
Ben de, "Bak birgün yaparım böyle bir sürpriz, ama sonra bana yok gavatsın, yok pezevenksin, yok ne biçim erkeksin filan diye başlayıp kavga çıkarırsın!" diye zarf attım. Karım, "Sen yap hele öyle bir sürpriz, gör bak sana nispet ede ede nasıl sikişiyorum adamla!" deyip tekrar kahkahayla güldü.
Karımın bunları söylerken şaka yapıyormuş gibi gülmesi aslında bunu gerçekten istediğini maskelemek içindi. Ben de, "Sen kaşındın, görürsün yapar mıyım yapamaz mıyım!" dedim ve sikişmeye başladık. Sikişirken bile karım güya işi şakaya verip, "Aşkım, bulacağın adam yakışıklı olsun. Yarağı filmdeki gibi büyük olsun, kalın olsun!" falan deyip durdu. Ben de iyice üzerine gidip, "Merak etme, bulacağım adamda öyle bir yarak olacak ki, bağırta bağırta sikecek senin amını götünü!" dediğimde, karım, "Sen beni öyle bir yarağa siktir, karşılığında amlardan am beğen, ben de sana arkadaşlarımı siktireceğim!" deyip yine güldü. Şaka ayağına birbirimizi dolduruşa getire getire sabaha kadar azgınca sikişip yorgunluktan uyuya kaldık.
Zaman zaman karımın bayan arkadaşlarını gördüğümüzde, karım bana, "Nasıl, güzel mi arkadaşlarım? Hangisine kaç puan verirsin? Hangisini sikmek istersin?" falan diye sorardı. Ben de karımın beni denediğini düşünerek, "Aşkım, güzel olsalar ne yazar, benim gözüm senden başkasını görmez!" derdim. Ama tabii içim giderdi, arkadaşlarının hepsi de güzel ve sikmek isteyeceğim kadar sexy kadınlardı.
Aklımda hep karımın bu söyledikleri ve bu işi istediğine kanaat getirdiğim heyecanlı yüz ifadesi vardı. Kararımı vermiştim, karımı sürpriz ayağına siktirecektim. Bunu karım da istiyordu, işi şakaya vuruyor olsa da sinyal netti! Ayrıca karımın karşılık olarak bana arkadaşlarını siktireceğini söylemesi motivasyonumu iyice yükseltmişti.
Yaklaşan tatil için Bodrum'a gitmeye ve evilik yıl dönümümüzü orda orada kutlamaya karar verdik. Ben de bu arada arayışlara ve plan yapmaya başladım. İnternetten seks oyuncakları satan bir siteye girip, karıma devasa büyüklükte bir Dildo gösterdim ve "Aşkım, sana evlilik yıldönümü hediyesi olarak bu Dildoyu alayım mı? Strapon gibi bele de bağlanıyormuş, içi boşmuş, sikimi içine geçirir seni öyle sikerim. üstelik malzemesi silikonmuş, aynı gerçek yarak hissi veriyormuş!" dediğimde, karım kahkaha atıp, "Eşşek yarağı gibi, amımı yırtar ya bu benim. Yok kalsın!" deyince konu kapandı. Aynı sitede biraz başka seks oyuncaklarına, kelepçelere falan baktık ve laptopu kapattık.
Zaten Dildo falan almayacaktım, öylesine sormuştum. Ama karıma evlilik yıl dönümü hediyesi olarak erkek hediye edecektim. Gizlice internetten, sosyal medyadan karımı siktirebileceğim erkek arıyordum. Belki binlerce erkek vardı am sikmek isteyen, ama ben kriterlerime uygun bir erkek istiyordum. Saatlerce bilgisayar başında karımı altında görmek isteyeceğim cinsten koca yarraklı ve yakışıklı bir adam aradım. Sonunda kriterlerime uygun, Serkan isminde bir aday buldum. Hem de Milas'da oturuyordu, yani Bodrum'a yakındı.
Serkan'ın profilinde, (20 cm ve rakı bardağı kalınlığında! Lütfen erkekler yazmasın, yalnızca Muğla civarından evli veya dul bayanlarla ilgileniyorum!) yazıyordu. Hemen iletişime geçip ona, "Merhaba, ben Tuncay, müsait misiniz?" yazdığımda, kibarca, "Kusura bakmayın beyefendi, erkeklerle ilgilenmiyorum, bunu profilimde de belirtmiştim!" yazdı. Ben de, "Biliyorum, karımla ilgili konuşacaktım!" yazdım. İlgisini çekmişti, karımın fotosunu istedi. Ben de önce karımla birlikte bir fotomuzu gönderdim, ardından karımın geçen sene plajda çektiğim bikinili fotosunu.
Karımı beğenmişti, yazışmaya başladık. Bir süre yazıştıktan sonra ben istediklerimi anlattım. Sonra Serkan da boydan normal bir fotosunu gönderdi. Adamı beğenmiştim, yakışıklı, iri yarı, ama temiz yüzlü, fit vücutlu, bakımlı bir adamdı. 40 yaşındaydı, ama en az 10 yaş genç gösteren, tam bir beyefendiydi.
Karımı Serkan'a siktirmeye karar vermiştim. Ama son bir konu kalmıştı, yarrağı gerçekten profilinde yazdığı gibi miydi? Sıradan bir yarrağı olan birisi karımı mutlu etmezdi. Serkan'a sordum ve o da bana yarrağının bir fotosunu attı. Kocaman, kalın, mantar başlı ve esmer bir yarrağı vardı. Karımın bileği kalınlığındaki yarrağın fotosu altına da, "20 cm, kolay kolay inmez, erken boşalmaz, bir gecede 3 posta garanti!" diye not düşmüştü. Bodrum'da haftalık kiraladığımız havuzlu yazlıkta bu işi yapmak üzere anlaştık. Ona planımı en ince detayına kadar anlattım ve tarih, saat konusunda da okeyleştik.
Nihayet üç gün sonra yazlıktaydık. Yol yorgunluğu, havaların sıcak olması, yüksek nem derken karım minicik bikinisiyle kendini havuza attı. Ben de biraz karıma havuzda eşlik edip sonra planımı işletmeye başladım. Çok ama çok heyecanlıydım. Serkan'a mesaj atıp akşam gideceğimiz lüks restoranın adını yazdım ve akşam saat 8'de restoranda olmasını, beni tanıdığını belli etmemesini istedim.
Ekonomik durumumuz malum, her zaman lüks restorana gidemiyorduk. Karıma, "Evlilik yıl dönümümüz kutlu olsun aşkım!" deyip, bugüne özel lüks bir restorana götüreceğimi söylediğimde çok sevindi. Akşam 7 gibi karımı o lüks restorana yemeğe götürdüm. Karım vücudunu sergileyen ince penye bir elbise giymişti. Altında sadece tanga vardı. Sutyensiz göğüsleri tüm güzelliğiyle ortadaydı. Eğildiğinde dolgun göğüsleri uçlarına kadar açılıyor, oturunca tangası etrafa görsel bir şölen sunuyordu.
Yemek siparişimizi verdik. Lüks restoranlarda yemeğin geç servis edildiğini bildiğimden paraya kıyıp bir şişe şampanya istedim. Çakır keyif olmuş bir halde yemeğimizi yerken diğer masalardaki kadınlara ve erkeklere puan veriyorduk. Derken Serkan girdi restorana ve boş bir masaya oturdu. Tabii karım ona da puan verdi, verdiği puanın yüksek oluşundan karımın Serkan'ı beğendiğini anladım. Benim heyecanlı olduğumu hisseden karım, "Sende birşeyler var, ne oldu?" diye sordu. Ben de, "Kıyafetin beni çok tahrik etti aşkım, seni hemen burada masaya yatırıp sikmek istiyorum!" dedim. Biraz gülüştük ve yemekten sonra hemen eve gidip sikişmeye karar verdik.
Planımıza göre Serkan da restorandan bizi eve kadar çaktırmadan takip edecek, evin önünde benden mesaj bekleyecekti.
Eve varır varmaz havuz başında öpüşmeye başladık. Ellerim karımın göğüslerinde ve götünde gezerken, "Bu akşam sikişirken fantazi yapacağız aşkım!" dedim. Karım merakla, "Nasıl bir fantazi?" diye sordu. Ben de, "Seni yatağa bağlayıp sikeceğim, bunun için internetten peluş kaplı kelepçeler ve göz bandı aldım!" dedim. Bu fantazi karımın da hoşuna gitmiş ve çok heyecanlanmıştı.
İçeriye girdik, yatak odasına geçtik. Karımın üzerindeki elbiseyi çıkarmadan, önce kollarını başının üzerinden yukarı kaldırıp ellerini kelepçelerle yatağın başlığına bağladım. Sonra göz bandıyla gözlerini de bağladım. Tangasını kenara çekip, "Bu akşam restoranda puan verdiğin yakışıklı bir adam vardı, onu hayal et!" deyip biraz amını yaladım. Karım kendinden geçmiş bir şekilde, "Harikasın aşkım, bunu neden daha önce yapmadık, çok zevkli bir fantazi!" diye inliyordu. Amı iyice sulanınca çekildim ve "Az bekle, işemem gerek!" diye odadan çıktım. Serkan'a mesaj attım.
Serkan hemen kapıya geldi, sessizce içeri aldım onu. Yarağı çadırı kurmuştu bile, hemen koridorda soyundu. Yarağı kazık gibi duruyordu ve fotodakinden daha heybetli görünüyordu. Sessizce yatak odasına geçtik. Serkan anlaştığımız gibi önce karımın amını yalayacaktı. Direkt karımın kenara çekilmiş tangasından görünen kaymak gibi amına yumulup yalamaya başladı. Karım birkaç dakika sonra çırpına çırpına, "Tuncay yeter, lütfen sik beni artık!" diye yalvarmaya başladı. Serkan yarrağını okşayarak karımın zevkten vıcık vıcık olmuş amını yalıyor, klitorisini emiyor, arada göt deliğini dilliyordu.
Karım artık resmen ağlayarak ve küfür ederek, "Tuncayyyy delirtme beni, sik beni dedim sana! Orospu çocuğu! Piç! Hadiii, lütfennnn sok sikini amıma!" diye çıldırmıştı. Serkan'a elimle pompalama işareti yaptım. Serkan doğruldu, karımın tangasını çekip çıkardı. Karımın bacaklarını ayırıp bacak arasına yanaştı. Mantar kafalı yarağını birkaç kez karımın sırılsıklam olmuş amının dudakları arasına sürttükten sonra koca yarrağını karımın amının girişine yerleştirdi ve yüklenmeye başladı. Karım anında bu işte bir gariplik olduğunu anladı ve "Ne oluyor aşkım, ne yapıyorsun, ne sokuyorsun amıma, internette gördüğümüz o Dildoyu mu aldın?" diye çırpınmaya başladı.
Ben de, "Yok Dildo değil, sana gerçek yarak aldım!" deyip Serkan'a da elimle yine pompalama işareti yaptım. Karım, "Ne yarağı, neyden bahsediyorsun?" diye sorarken Serkan bir daha yükledi ve üçte ikisi içindeydi. Ben de, "Bu akşam restoranda puan verdiğin yakışıklının yarağı, seni şimdi o sikiyor!" dedim. Karım inanmamıştı ama yine de, "Ciddi misin aşkım, çok güzel, harika, ne yapıyorsan devam et!" diyerek amına giren şeyin ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Serkan yarağını kafasına kadar çekip dibine kadar kökledi. Karım inanılmaz bir çığlık attı ve "Ohhh aşkım, kocacığım, amıma ne sokuyorsan, kimin yarağıyla sikiyorsan sik beni, parçala amımı!" diye inliyor, çırpınıyor, ellerini yatağa bağlayan kelepçelerden kurtulmaya çalışıyordu.
Bir süre sonra artık Serkan'ın kalın yarrağına alışan karım, "Aşkım çöz beni, neyle siktiğini görmek istiyorum!" deyince önce göz bandını çözdüm. Serkan da pompalamasını durdurmuş, yarağını amının içinde hareket ettirmeden karımın tepkisini bekliyordu. Karım kendisini siken kişinin gerçekten restorandaki o adam olduğunu görünce, "Aaaaa!" dedi, bir an şok geçirir gibi sus pus kaldı. Ben de, "Sürprizimi begendin mi karıcığım? Yapamazsın dedin bak yaptım. Senin için herşeyi yaparım aşkım!" deyip kelepçeleri de çözdüm.
Karım şoku atlatınca o orospu yüz ifadesi geri geldi ve "Beğendim aşkım, harika, bu hediyeyi asla unutmayacağım. Ama söyle durmasın, sikmeye devam etsin, hızlı siksin!" dediği anda Serkan inanılmaz bir hızla ve hırsla karıma çakmaya başladı. Karım artık kendinden geçmiş, bileği kalınlığındaki yarrağın altında zevkten bayılacak gibi oluyor, resmen böğürüyordu...
Serkan bu pozisyonda yaklaşık 15 dakika eze eze sikti karımı. Bu sürede karım iki defa orgazm olmuştu. Serkan bir 10 dakiaka kadar daha siktikten sonra karım, "Ay tekrar geliyorum!" diye çığlık atmaya başlayınca Serkan da karımın amına birkaç öldürücü vuruşun ardından kökleyip böğürmeye ve boşalmaya başladı. Serkan'a daha önce herşeyi anlatmıştım, karımın korunduğunu ve içine başalabileceğini falan. Aynı anda gelmişlerdi ve karım yarı baygın haldeydi.
Az sonra Serkan karımın amından çıkıp kendini yana attı. Karım mayışmış haliyle bana sarılıp teşekkür üzerine teşekkür ederken beni öpüyor, "Aşkım sen gerçek bir erkeksin, mükemmel bir kocasın, orospun kölen olurum!" diye bana minnet duygularını ifade ediyordu.
Karımı kucaklayıp banyoya götürdüm ve duşun altında biraz kendine gelmesini sağladım. Amından bacak aralarına akan dölleri temizledim. Kısa bir duşun ardından yatak odamıza döndük. Yarı kalkık sikiyle yataktan kalkan Serkan da duş almak istedi ve banyoya girdi.
Karım halen inanamıyordu bu sürprizime. Yalvaran gözlerle, "Aşkım bir daha yapmak istiyorum!" dedi. Ben de, "Aşkım, bu gece senin gecen, Serkan da tokmakçın, ne istersen yap!" dedim. Karım tekrar teşekkür edip dudaklarıma yapıştı. Biraz öpüştükten sonra kalkıp henüz yerleştirmeye fırsat bulamadığımız valizimizden 4K video kameramızı çıkarıp verdi ve "Her anını kaydet aşkım!" dedi.
Bu arada Serkan duş alıp belinde havluyla içeri girdi. Ona kamerayı gösterip, "Kaydedebilir miyim?" diye sordum. Serkan, "Tabii, sorun değil!" dedi. Okeyleyip yatağı onlara bırakıp ayağa kalktım ve kamerayı çalıştırdım. Karım hemen saldırır gibi yataktan inip Serkan'ın önüne diz çöktü ve havludan kurtardığı yarrağına yumuldu. Alabildiği kadarını ağzına alarak sakso çekmeye başladı. Arada taşaklarını yalıyor, sonra da ağzının sınırlarını zorlayarak sakso çekiyordu. Ben de her saniyesini kaydediyordum.
On dakikalık saksonun ardından karım ayağa kalkıp Serkan'ın dudaklarına yapıştı. Biraz öpüştükten sonra, "Beni tecavüz eder gibi sert sik!" diye emrivaki bir tavırla yarrağından tutup çekerek yatağa götürmek istedi. Ama Serkan birden karımın saçından tutup yerde dört ayak pozisyonuna getirdi. Karımın götünün yanaklarına tokatlar atarak yatağa doğru dört ayak yürüterek götürdü. Karımın ayakları yerde kalacak şekilde yatağın kenarına domaltıp amını götünü yalamaya başladı.
Karım zevkten kudurmuştu, arada bana, "İyi çek gavat, her anını çek!" diye emirler vererek saçlarını savuruyor, titriyor, inleyip çığlık atıyordu. Serkan yalamayı bırakıp karımı yatağın ortasına yüz üstü yatırdı. Götüne yakın bacaklarına oturup üzerine uzandı. Karımın ensesini, boynunu, sırtını öperken yarağını bir anda amına kökleyip karıma inanılmaz bir çığlık attırdı ve anında sikmeye başladı. Ben de her saniyesini kaydediyordum. Karım, "Ohhh, aşkım baksana ne güzel sikiliyorum. Bana bu güzelliği yaptın ya, sana ne amlar siktireceğim. Sen iste, tüm arkadaşlarımı siktiririm sana!" diye teşekkür etmeye başlamıştı ki, gözleri kayıp yine orgazm oldu...
Orgazm sarsıntıları bitince Serkan karımın üzerinden kalktı, kendisi yatağa sırt üstü uzanıp karımı yüzü bana gelecek şekilde kucağına aldı ve alttan sikmeye devam etti. Karım yarağın üstünde zıplıyor, Serkan da alttan çatır çatır sikiyordu, harika bir manzaraydı. Ben her anını büyük bir özenle kaydederken, karım tekrar, "Geliyorum!" diye çığlıklar atarak orgazm oldu ve "Ben bittim!" dedi.
Ama Serkan daha boşalmamıştı, karımın amına alttan pompalamaya devam ediyordu ki, karım, "Dur, amım sızlıyor, götümü sik!" dedi. Ben hemen bir elimde kamerayla diğer elimle valizi karıştırıp kayganlaştırıcı jeli bulup Serkan'a uzattım. Karım da dört ayak pozisyonuna geçti. Serkan karımın göt deliğini ye yarrağının başını yağlayıp arkasına yanaştı. Karım götten sikilmeye alışık olsa da Serkan'ın yarrağı götüne girerken acı acı bağırıyordu. Sonunda Serkan karımın götüne kökledi ve sikmeye başladı. Karımın göğüsleri sallanıyor, bağıra bağıra çarşafı tırmalıyordu. Sonunda Serkan da dayanamayıp son bir kez köklediği gibi karımın götünün içine boşaldı...
Bir süre kımıldamadan o pozisyonda kaldılar ve Serkan karımın götünden çıkıp yana devrildi. Karım nefesi düzelince duş almak için kalktı ve Serkan'a, "Bu kadar yeter, beni bitirdin. Gecenin kalanını kocamla başbaşa geçirmek istesek kabalık etmiş olur muyuz?" dedi. Serkan, "Yok, zaten Milas'a dönmem gerekiyor!" diyerek karımın peşinden banyoya gitti. Birlikte duş alıp geldiler. Sonra Serkan giyinip giderken ikimiz de teşekkür ettik ve uğurladık.
Başbaşa kalınca vıcık vıcık olmuş çarşafı yenileyip yatağa geçtik. Karım elini kalkık sikime atıp, "Aşkım, amım götüm gerçekten çok ağrıyor, seni de ağzımla boşaltayım!" dedi. Güzel bir sakso çekerek beni de boşalttı ve döllerimi yuttu. Unutulmaz bir evlilik yıldönümü yaşamıştık. Uykumuz gelene kadar romantik bir şekilde birbirimize sarıldık, öpüştük, sohbet ettik, yorum yaptık ve bundan sonra tüm tabuları yıkmaya karar verdik. Karıma, "En kötü günümüz böyle olsun!" dediğimde karım bana aşkla bakıyordu :)
(Tuncay)
AH BENİM SAPIK KOCAM.
Adım Gül, kocam Murat 28, ben 27 yaşındayım. Ben ne kadar mazbut bir aile kızıysam kocam da tam tersine o kadar sapık ruhlu biri… Yine de güzel, huzurlu ve mutlu bir evliliğimiz var. Tam beş yıldır evliyiz. Henüz bir çocuk yapmadık.
Eşimle liseyi dışarıdan bitirme sınavları esnasında tanıştık. O zamanlar 18 yaşlarındaydık. 1. 70 boylarında 55-60 kilo arası, belime kadar inen siyah bukleli saçlarım, zeytin karası iri gözlerim, daha kimse tarafından ellenmemiş dipdiri göğüslerim ve hafif geriye doğru çıkık dolgun kalçalarımla eşimin bir anda dikkatini çekmişim.
Benimle tanışmak için zemin hazırlamış, ilk fırsatta da arkadaşlık teklif etti. Ben de onun yakışıklılığına vuruldum, hemen kabul ettim.
Her genç sevgililer gibi bizim de flört devremizde ufak tefek kaçamaklarımız olmuş, kuytu köşelerde öpüşme, elleşme gibi fanteziler yaşamıştık. Bir keresinde evde kimse yokken beni alıp evlerine götürmüştü.
Salonda koltuğun üzerine yatırmış ve külotumun üzerinden erkekliğini sürterek her ikimiz de boşalmıştık. Fakat bunun ardından kendimi kirlenmiş hissetmiş, nasıl böyle bir şey yaptım diye ağlamaya başlamıştım. Bu kadar toy bir bakireydim o dönemde…
Ama daha sonraki günlerde evin her müsait oluşunda evlerine gitmeye beni ikna ediyor, her seferinde daha da ileri giderek benim kılsız, tertemiz amımı ve minik arka deliğimi yalayarak ikimizi de orgazma taşıyordu. Ve her ilişki arkasından gözümden dökülen o masum pişmanlık gözyaşları…
Birbirimizi o kadar çok istiyorduk ki ayrı olduğumuz zaman dilimlerinde bile telefonlaşıyor, telefonda birbirimizi baştan çıkartıyor, am, göt, yarak kelimelerini bol bol kullanarak beni tahrik eden kocam çığlık çığlığa, bense evde bulunan ailemin duymaması için nefes nefese boşalıyorduk.
Askerliğini yapıp geldi. Aylar boyunca ayrı kaldık. Birbirimizi çok özlemiştik. Tezkereyi alıp geldiğinde gittiğimiz kafenin tuvaletine gizlice sokup duvara yasladı. Oracıkta, ayakta öpüşüp sevişirken bana sürtüne sürtüne boşaldı.
Ailesinin desteğiyle işini kurup beni ailemden istedi. Nişanlandık. İşini oturtana kadar uzun süren nişanlılık dönemimiz gayet iyi geçti geçmesine fakat bir ilişkiyi uzun süre tutmak iki tarafın da bazı heyecanları yitirmesine sebep oluyor sanırım.
Yine bir gün nişanlımın evine misafirliğe gittim. Baş başa kalmak için mutfağa geçtik. İkimiz de azgın olmamıza rağmen ben kendime hakim olmayı iyi biliyordum. Ama nişanlımın ısrarlarına dayanamıyor, kıramıyordum. Pantolonundan çıkarttığı 18 santimlik normal ölçülerdeki yarrağını elime vererek bana sıvazlatıyor, otuzbir çektiriyordu. İkimiz de mutfak duvarının dibine çöktük.
Ama o gün tüm uğraşıma rağmen nişanlımın boşalması biraz geç olmuştu. Bunun için benden ilk defa farklı bir isteği olduğunu mırın kırın ederek söyledi. Ona fantezi anlatmamı istedi benden. Nedense, sanki onunla değil de bir başkası ile sevişiyormuşum gibi anlatmamı istiyordu.
Ben de dayanamadım. Onu kırmayarak ve buna karşı çıkmayarak belki de hayatımın hatasını yaptım. Kulağına dudaklarımı iyice yaklaştırdım. Ona yine bir başkasıymış gibi canlandırarak, tüm hayal gücümü kullanarak, açık saçık bir fantezi anlattım ve müthiş bir boşalma yaşamasını sağladım.
Bu böyle sık sık devam etti. Sonunda nikahımız kıyıldı ve evlendik. Gerdek gecesi beni sabaha kadar defalarca becerdi. Ben eşim kadar azgın değildim ve yatakta klasik bir şekilde sevişmeyi seviyordum. Sadece bir kere nişanlı iken ağzıma verip boşalmıştı. Ve neye uğradığını şaşırmış bütün dölleri tükürmüştüm.
Ne anal ne de oral seks yapıyordum kocamla… Fakat kendime yapılmasından çok zevk alıyordum. Beni yatırıp saatlerce amımı, götümü yalarken bana da fanteziler anlattırırdı. Anlatmaya başladığım zaman beğenmediği hikayeyi değiştirmemi söyler ve aradığı, istediği fanteziyi anlatmamı sağlardı.
Tahrik olsun, boşalsın diye anlattığım şeylerin bana hiç zevk vermediğini ve sırf o zevk alsın diye anlattığımı ona da söylerdim. Benden koca yarağı olan bir erkekle sikişirken anlatmamı istiyordu çoğunlukla… Hoşuma gitmiyordu bu isteği… Ve çoğu zaman tartışarak seksi yarıda bırakarak yataktan çıkıyorduk.
Yine böyle bir zamandı. Oturma odasındaki çek yatta sevişirken aynı konu yüzünden tartışmıştık. Kocam tekli koltuğa oturmuş, bense çekyatta kalmıştım. İkimiz de çırılçıplak, öfke doluyduk. Birkaç dakikalık suskunluktan sonra yattığım yerde doğrularak kocama,
“Seni aldatmam sana zevk mi veriyor?” diye bir soru yönelttim. “Seni tahrik eden bu mu? Seni boynuzlamam mı?” Cevap vermeden yüzüme bakmaya devam etti. Zaten cevap vermesine de gerek yoktu. Ayan beyan belliydi istediği şey…
“Seni aldatmamı istiyorsan, bu o kadar zor değil. Şurdan rastgele bir telefon açar, birisini çağırırım eve… Eminim o da hemen gelir…” diye sözlerimi sürdürdüm.
Ağzı açık bana bakıyordu. Ve sözlerim öylesine etkiledi ki, az önceki kavganın etkisiyle inen, solucan gibi kalan siki bir anda havaya dikildi, taş gibi oldu. Hemen oturduğu koltuktan koptu geldi, dizlerimin dibinde diz çökerek, girdaba kapılmış sandal gibi amımı yalamaya başladı.
”Seni boynuzlamamı istiyorsun, öyle mi?” diye sorular soruyordum kocama… O da bir yandan beni yalarken,
”Evet karıcığım… Boynuzla beni! Beni aldatmanı istiyorum! Seni sikişirken izlemek istiyorum!” diye cevaplar vermeye başladı.
“Yapacağım ama bunu… Görürsün sen… Bir deliye kırk kere deli dersen deli olur. Sana boynuzlar takayım da gör gününü… Gör bak, karın başka erkeklerle nasıl sikişiyor…” diye konuşmalarıma devam ediyor ve kocamı daha da çok çileden çıkarıyordum.
Amıma dil atarak yalıyor, emiyor, kokluyor oradan göt deliğime inerek dilini içine sokmaya çalışıyordu.
“Yap karıcığım… Aldat beni… Boynuzla beni… Kocaman yaraklar girsin amına… Doya doya sikiş onlarla…” diye mırıldanarak emmeye devam ediyor, adeta dediklerimi gerçekleştirmem için bana cesaret veriyordu.
Kocamın zaafını kullanıp onu aşağılamak, erkekliğini küçük düşürmek ve onun bundan tahrik olması beni de hiç olmadığı kadar inanılmaz biçimde tahrik etmişti… Amım sulanmış, dudakları inanılmaz şekilde kabarmış,
“Oooh! Evet istiyorum! Kocaman yaraklar istiyorum! Siksinler beni! Sana da seyrettireceğim kocacım, merak etme! Ama sen sadece otuzbir çekmekle yetineceksin. İstediğim birileri ile istediğim zaman sikişeceğim artık… Ne güzel… Ne anlayışlı kocam var benim. Ohhhhh. Yala kocacığım. Dilini sok içime.” diyerek aldığım korkunç zevki artık saklamaya gerek duymadan kocama aktarıyordum.
Artık tam onun istediği kıvamdaydım. Normalde tam bir mazbut ev kadını iken yatağa girer girmez tıpkı bir orospu gibi azıyor ve kocama inanılmaz fanteziler anlatıyordum. Neler neler…
Başka erkeklerle, zencilerle grup seks olayları, onların kocaman yaraklarıyla yaşadığım sikişler… Anlattığım her fantezi kocamı inanılmaz şekilde sertleştiriyordu ve dölleri fıskiye gibi fışkırıyordu boşaldığında…
Bu nasıl bir sapıklık, nasıl bir duyguydu bilmiyorum ama adam beni başkaları ile sikişirken izlemekten müthiş zevk alıyordu. Hemen şunu da belirteyim aynı zamanda inanılmaz kıskanç bir kocadır. Daha doğrusu, kıskanç kocaydı…
Eskiden başka erkekler hakkında tek kelime ettirmezdi bana… Fakat şimdi dizginler elden gitmiş “Off… Şu erkek ne kadar yakışıklı” diyecek olsam sesini çıkartmadığı gibi ilgiyle bakıyordu. Başka erkeklerin bana ilgiyle bakması da hoşuna gidiyordu.
Bir akşam gezmeye gittik. Her zamanki gibi dekolte bluz, mini etek giydirmişti bana… Bir kafede karşılıklı oturmuş hem muhabbet ediyor, hem pizzamızı yiyorduk. Arka masada oturan bir gencin sürekli beni süzdüğünü fark ettim.
Gözlerimi kaçırmadan baktım, o da aynı şekilde bakmaya devam etti. Yalnız değildi masada… Arkadaşı da aynı onun gibi esmer, atletik yapılı, zımba gibi delikanlıydı. Dayanamayıp gülümsedim. Kocam da benim rahat durmadığımı fark etti.
”Nereye bakıyorsun karıcığım?” diye sorduğunda çekinmeden durumu anlattım.
Heyecanlandı, tuvalete gitme bahanesi ile kalktığında, pantolonun önündeki kabarıklık görülmeyecek gibi değildi. Masada yalnız kaldığımda iki kafadarı süzmeye ettim. Bakışıyorduk sürekli… Sikecek gibi bakıyorlardı bana… Hoşuma gidiyordu bakışları… Tahrik olmuş, içimde yangın başlamıştı sanki…
Eteğimi düzeltir gibi yapıp biraz daha yukarıya çektim. Bacaklarımın güzelliğini gösterdim. Yerlerinde kıpırdandılar. Biri elini önüne götürmüş oğuşturup duruyordu. Rahatsızlığı meydandaydı. Kocam da biraz sonra yerine dönerek oturdu. Kabarıklığı inmemişti, gözleri parlıyordu. Elini tuttum ve sordum,
”Kocacığım seni boynuzlamamı istiyordun ya… Eğer bunu hala istiyorsan boynuzcuların arka masada oturuyor. Ne dersin?”
Yutkundu. Kıvrandı. Sanki kıskançlık ateşiyle zevk ateşini karşılaştırır gibiydi. Sonra duraksamadan yanıtladı beni,
“Evet karıcığım, onlarla sikişmeni istiyorum” cümlesi dökülüverdi dudaklarından…
”Beni onlarla sikişirken görmeyi çok istiyorsan, onları masaya davet etmen gerekiyor. ” diyerek yol gösterdim.
Daha sonra arka masadaki delikanlılardan tuzu alma bahanesi ile karşılıklı bir diyaloga girdik ve masaya davet ettik. İsimleri Tolga ve Koray olan bu gençler espri anlayışları ile o gece bizi kahkahalara boğdular.
Saat 23:00 civarlarında kafeden çıkarak bize gidip birer kahve içmeyi teklif ettik. Bu daveti sunarken o kadar istekliydim ki çocuklar bizi reddetse oturup ağlayabilirdim. O denli istiyordum onları… Kalkıp hep birlikte eve gittik. İçeriye girdiğimizde,
“Siz salona geçin ben kahveleri hazırlayım” diyerek yatak odamıza geçtim. Benim arkamdan kocam da geldi. Yatak odasına girer girmez elimi sikine atarak
“Birazdan sana öyle bir boynuz takacağım ki ömrün boyunca unutamayacaksın” dedim. Kıvrandı, neredeyse o an boşalacaktı pezevenk kocam.
”Şimdi sen içeri git ve onlar beni sikerken sadece seyret kocacığım” diyerek içeriye gönderdim. Giderken kapıda heyecandan titreyen sesiyle,
“Bu gecenin tadını çıkart karıcığım, doyasıya sikiş onlarla…” diye fısıldadı.
“Bu ilk deneme aşkım… Alışkanlık yaparsa bana, karışmam bak… Bunu sen istedin, devamına da katlanmak zorundasın” diyerek bundan sonra da bu gibi isteklerim olacağını ona ima ettim.
”Sen ne zaman istersen karıcığım” diyerek bana onay verdi.
Gülümseyerek kapıyı arkasından kapattım. Hazırlanmaya başladım. Çok heyecanlıydım. Üzerimdekileri çıkarıp attım. Saten çamaşır takımımı giydim. Kocamın yeni aldığı siyah ipek geceliği üzerine geçirdim. Dantelli siyah ince jartiyer çoraplarımı ve yüksek topuklu lame ev terliklerimi giydim.
Biraz aşırı makyaj yaptım alelacele, parfüm boca ettim. Gardrobun boy aynasında kendime baktım, çeki düzen verdim. Yatak odasından erkeklerimin beni beklediği salona geçtim.
Salonun kapısında durup pervaza kolumu dayadım, seksi bir poz takınarak erkeklerin beni fark etmesini bekledim. Zaten gözleri kapıdaydı. Beni görür görmez gözleri faltaşı gibi açıldı. Hele kocam…
Her zaman mazbut aile kadını olarak misafirlere ikramda bulunan karısı bu gece bir orospu gibi iki yabancı erkeğin önünde poz veriyordu. Oturduğu yerde kıvrandığını görüp gülümsedim. Diğer ikisi de ondan farksızdı aslında… Üçünün de önlerinde çadır kuruluvermişti bir anda…
”Ee, beyler, kahvelerinizi nasıl alırdınız?” Elimi apış arama götürüp önümü okşayarak,
“Şekerli mi?”, Kasıklarımdan yukarıya çıkardığım elimi göğüslerime götürdüm, iri memelerimi avuçlayarak, “Sütlü mü?” diye muzip bir şekilde gülümsedim.
Tolga ve Koray şaşkınlıklarını üzerlerinden atamamış bir bana bir kocama bakarak bu gece kamp yapacakları çadırlarını pantolonlarının önünden okşuyorlardı.
Topuklu terliklerimin üzerinde sekerek gittim, ikisinin ortasına oturdum. İki elimi uzatıp kalkmış sertliklerini okşadım. Şuh bir tavır takınarak,
“Beyler, bu gece beni sabaha kadar sikeceksiniz. Kocam kendisine boynuz takılmasına pek meraklı da… Hem onun, hem benim gönlümü yapıverin olmaz mı?” diyerek hepsini daha da azdırmaya başladım. Tolga
“İstediğiniz bu olsun, zaten en iyi yaptığımız şey bu” diyerek bu konuda çok tecrübesi olduğunu ima etti. Büyük bir sabırsızlıkla iki yarağı da dışarı çıkarttım ve
“Ooo… Ne kadar güzel yarraklar bunlar böyle, tam amıma layık… Öyle değil mi sevgili kocacığım?”diyerek kocamı da tahrik edici sözler söylemeyi ihmal etmiyordum.
Kocam gözlerine inanamıyordu yaptıklarımı izlerken… Büyük bir heyecana kapılmış, pantolonunun önünden sikini dışarıya çıkarmış 31 çekiyordu. İki genç erkeğin önünde diz çöküp kocama yapmadığım oral seksi karşımdaki iki erkeğe büyük bir zevkle yapıyordum. Tam onun hayalini kurduğu gibiydi her şey…
Kocam bizi izlerken ben iki erkeğe oral yapıyordum. İkisi birden ellerimde, iki yarrağı aynı anda yalıyor, taşaklarına kadar inip çıkıyor, hiç yarrak görmemiş gibi büyük bir iştah ile ağzıma sokup çıkarıyordum. Bu güzel aletler kardeş gibi birbirlerine çok benziyorlardı. İkisi de kalın, damarlı 20-22 santim civarlarındaydı.
Bir süre yaladıktan sonra Koray aşağıya eğilip külodumu bir çırpıda çıkartarak zevk sularının ıslattığı amıma parmakları ile masajlar yapmaya başladı. Tolga da ipek geceliğimi ve sütyenimi yırtarcasına çıkarıp çırılçıplak bıraktı beni… Üzerimde sadece jartiyer çorabı ve ayakkabılarım kalmıştı.
Ben Tolga’ya ritmik bir şekilde ağzımı siktirirken Koray da lezzetine doyamadığı bir şey yer gibi amımı yalıyordu. Büyük bir iştahla emiyor, dilini ulaşabildiği kadarıyla amımın en derinliklerine kadar sokup çıkartıyor ve benim daha da azmama neden oluyordu.Arada Tolga’nın sikini ağzımdan çıkarıp
”Oooooh… Koray ne güzel emiyorsun amımı… Hiç bu kadar zevk almamıştım. Oooooh…” diyerek memnuniyetimi dile getiriyordum.
Koray daha sonra doğruldu. Bir çırpıda üstünde ne varsa fırlatıp attı. Onu gören Tolga da aynı şeyi yaptı. Koray beni uzun tüylü halının üzerine sırtüstü yatırıp bacaklarımı araladı. O hayvani büyüklükteki yarağını amının duvarlarına sürttürmeye başladı. Tolga da yanımıza gelmiş, koca sikini ağzıma sokmuştu.
Bu güne kadar hep kocamın yarağının tadına alışmış kadınlığım Koray’ın sikini içine almakta biraz zorlanacağa benziyordu. Koray benim iyice ıslanan, dudakları şişen daracık amcığıma badanaya devam ederken ben zevkten kıvranıyor, Tolga’nın sikini yalarken zevkle inliyordum.
“Hadi sevgilim sok artık içime… Onu köküne kadar içimde istiyorum. Kocacığım, sen de gel daha yakından izle. Bak sevgili karın amcığını nasıl siktirecek şimdi. Sok sevgilim, boynuzla şu kocamı. Ooooooh. ”
Kocam etrafımızda dolaşıp her şeyi daha iyi izleyebileceği bir pozisyon bulmaya çalışıyordu. Bana bütün giriş çıkışları kaçırmak istemiyordu sanki…
Koray biraz daha sürttükten sonra benim istekle yanan daracık amcığıma sikinin kafasını zorlamaya başladı. Yarak amımda yavaş yavaş ilerliyor, amımın duvarlarını genişletiyordu. Ben de vajinal kaslarımı kasıp bırakarak içimdeki yarağa daha çok zevk vermeye çalışıyordum.
Koray sonunda köküne kadar içime sokmuş, giriş çıkışlarını hızlandırmıştı. Koca alet içimde gidip geldikçe sürekli olarak kasılmaya başladım. Bağıra bağıra zevk feryatlarıyla orgazm üzerine orgazm yaşıyordum. Kocama gözüm ilişti, kimbilir kaçıncı kez elleriyle sıvazladığı sikinin ucundan dölleri fışkırıyordu.
Bacaklarımı Koray’ın beline dolamış, içimdeki sertliği en derinlerime alabilmek için inanılmaz kıvrak hareketler yapıyordum. Bu güne kadar kocamla hiç böyle seviştiğimi, bu denli zevk aldığımı hatırlamıyordum.
Ben feryat figan Koray’ın aletinin tadını çıkartırken, bir yandan da Tolga’nın yarağını büyük bir iştahla yalıyor, biraz sonra içime girecek bu güzel aleti kendime hazırlıyordum. Koray ayak bileklerimden tutup bacaklarımı havaya kaldırmış, bir yandan sikiyor, bir yandan zevkle inliyor,
“Nasıl orospu? Beğendin mi benim sikiş tarzımı?” şeklinde sözler sarfediyordu. Zevkten çıldırma noktasına gelmiştim artık,
“Oohhh… Evet sevgilim… Çok güzel sikiyorsun beni. Bu güne kadar kocam beni hiç bu kadar güzel sikemedi. Ohhh… Çok güzelmiş…. Ahhh kocacım… Bilseydim bu kadar güzel olduğunu boynuzları sana çok daha önceden takardım kocacığım…” diye kocama sürekli hakaretler savuruyordum.
Kocamsa bana kızacak yerde zevkten dört köşe olmuş, sikini sıvazlayıp duruyordu sürekli… Biz hareket ettikçe o etrafımızda sürekli dolanarak amıma girip çıkmasını en iyi şekilde görmeye çalışıyordu bir yandan da… Koray’ın hareketleri sertleşmeye başlamıştı. Tüm gücüyle yarağını içime gömüp kalçalarını oynatıyor, aletini vajinamın içinde kanırtıp duruyordu.
Kocamın gözleri fal taşı gibi açılmış, hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istemiyor gibi eğilip yakından amıma girip çıkan Koray’ın sikini izliyordu. Onca zevk çırpınışının arasında içimden gülmek geldi onun bu hareketlerine… Aynı zamanda aldığım zevk de tavan yaptı,
“Mmmm… Nasıl kocacım? Hadi söyle… Güzel sikiyor mu karını? Koca yarak nasıl girip çıkıyor amcığıma? Söyle bana pezevenk kocam… Ahhh… Bilemezsin godoşum… Öyle zevk duyuyorum ki aşkım… Ohhhh…”
“Evet canım.. Evet sevgilim… Çok güzel sikiyor seni… Piston gibi yarağı… Sokup çıkardıkça içinden sular akıyor aşkım… Kocaman taşakları var… Arkana çarpıp duruyor, hissediyor musun?”
“Delirtme beni pezevenk herif… Evet… Duyuyorum… Arka deliğimi okşuyor taşakları… Ohhhh… Harikaa….”
Biz böyle çılgınca birbirimize bağırıp dururken Koray’ın hareketleri iyice hızlanmış, hırıltılar çıkarmaya başlamış, içimdeki yarak sanki daha da büyümüştü. Gelmek üzereydi. Tolga’nın ağzımda emdiğim, yaladığım sikini bırakmadan ona seslendim,
“İçime boşal sevgilim… Fışkırt içime… Amımın ateşini söndür…. Ohhhh… Pompala beni… Döllerinin sıcaklığını içimde hissedeyim… Böyle işte… Böyle… Ahhhh…”
Bacaklarımın arasında sanki tekme atar gibi bel hareketleriyle sikini vurup durdu amıma Koray… Böğürerek bütün döllerini boşalttı son bir darbeyle… Nefes nefese kaldı, içimden bir flop sesiyle çıkardığı yarağıyla kenara serilip kaldı.
Kocam yanıbaşımda, eli sikini sıvazlaya sıvazlaya, gözleri pırıl pırıl, az önce içimden koca sikin çıktığı, sulanmış amıma bakıyordu…
“Ahh, çok güzel aşkım… Amcığın döllere bulaşmış. İçinden beyaz spermler akıyor… Senin zevk sularınla karışmış… Öyle güzel görünüyor ki amcığın… Ohhh… İşte görmek istediğim buydu benim… Beni mutlu ettin şimdi…”
Sanki yalamak ister gibi yaklaşmıştı iyice… Bir an yalayacak zannettim hatta… Ama Tolga fırsat vermedi. Sırt üstü yatıp beni elimden tutup kendine çekti. Dimdik havaya dikilmiş sikinin üstüne oturmamı istiyordu.
“Yoo… Bittim ben aşkım, biraz dinleneyim ne olur… Hiç alışık değilim böyle sikilmeye…”
Kalkıp kendimi üçlü koltuğun üzerine attım. Tolga bir yanıma, kocam diğer yanıma geldi. Çırılçıplak kaykılıp oturduk. Güya dinlenecektim ama ne mümkün… İki erkek iki yandan memelerime kapandılar.
Bir yandan yoğurup bir yandan yalıyorlardı. Dakikalarca yaladılar, uçlarını emdiler. Gözlerim kapalı, başımı geriye atmış durumda oturduğum yerde zevkten kıvranıyordum iki erkeğimin arasında… Kocama,
“Kalk bize içki getir sevgilim… Susadım ben…” dedim.
Kocam kalkıp içerden viski şişesini, bardakları getirdi. O içkilerimizi hazırlarken onun yerini Koray almıştı. Şimdi Tolga ile Koray’ın, iki sikici erkeğin arasında her tarafım yalanıp okşanırken kocam da bize hizmet ediyordu.
Bardaklarımızı uzattı. Doğrulup kendi bardağımı aldım. Kadehlerimizi tokuşturup içtik. Kadehlerimizi iki üç yudumda bitirdik aceleyle…
Kocama tekrar doldurmasını işaret ettim, tekrar doldurdu. Yanında çikolata ikram etmişti bize… Kadehimi fondip yaptım, bir parça çikolatayı ağzımda eritip yanımda oturan Tolga’nın kucağına eğildim. Ağzımdaki erimiş çikolatayı yarı sert sikinin başına akıttım, dilimle yalayarak skinin her tarafına bulaştırdım. Sonra da dakikalarca o erimiş çikolataları sikinin gövdesini yalaya yalaya bitirdim. Elimdeki yarak taş gibi olmuştu.
Dinlenmiş, kendime gelmiştim. İki kadeh viski de damarlarımda dolaşmaya başlayınca ben yine coştum. Koltuktan aşağıya, halının üzerine kaydım. Tolga’nın sert sikini tutup yanıma çektim. O da sırt üstü uzandı az önceki gibi…
Dizlerimin üzerine kalkıp sikinin üstüne hizalandım. Bacaklarım ikiye açılınca az önce Koray’ın amıma bıraktığı döller süzülmeye başlamıştı yine… Elimle alıp kocama uzattım, yaklaştı yanıma… Sikini tutup elimdeki bir avuç suyumla karışık dölü sikine sürdüm, birkaç kez sıvazladım kaygan kaygan…
“Hadi sen devam et aşkım… Ortağının spermleriyle otuzbir çek bizi izlerken…” diyerek ilgimi altımda yatan Tolga’nın sikine verdim.
Elimle tutup amımın dudakları arasına kaydırdım başını… Ve bir hamlede oturdum. Koca siki hart diye gömüldü amcığıma… Dudaklarımı ısırıp zorlaya zorlaya dibime kadar soktum, kasıklarımız birbirine değdi.
Ellerimi onun kaslı göğsüne dayayıp bekledim bir an… İçim dolmuştu kalınlığıyla… Sonra vahşi, hızlı bir tempoyla oturup kalkmaya başladım. Sonsuz bir zevk dalgasının üzerinde yaşıyordum sanki… Kocama,
“Ohhh… Kocam… Nasıl, hoşuna gidiyor mu beni sikmeleri? Güzel sikiyorlar mı karıcığını? Ahhh… Net görüyor musun? Nasıl giriyor di mi yarağı? Yara yara… Hissediyorum… Ohhhh…”
“Evet aşkım.. Evet karıcım… Çok güzel sikiyor seni… Sen onu sikiyorsun hatta… Harika sikişiyorsun… Oh benim orospu karım… Fahişemm… Ben istememiş olsam bu zevki yaşayamazdın işte… Ohhh… Çok güzel… Öyle değil mi?”
“Evet… Evet kocacım…” diye inleyerek eğildim, Tolga’nın dudaklarına yumuldum. Hırsla, şehvetle öpüşüyorduk. Memelerim onun göğüslerinde eziliyordu adeta… Dudaklarımı bir ara kurtarıp hem Tolga’ya, hem de arkaya, kocama seslendim,
“Tolgacım, çok güzel sikiyorsun aşkım… Sok… Köküne kadar geçir amcığıma… Pompala alttan alttan… Ohhhh… Doyamıyorum sikini yemeye… Hadi hızlan aşkım, kocam da görsün kadın nasıl sikiliyor… Ohhh… Kadına nasıl zevk verilir öğrensin…”
Bir an durup kalçalarımı sallayıp kocamı davet ettim, “Gel aşkım… Sen de götümü yala kocacım… Deliğimi yala… Her yerimden zevk verin bana… Hadi dedim sana… Çabuk…”
Kocam da bekletmeden isteğimi yerine getirdi. Minik deliğimde dilinin sıcaklığını, ıslaklığını hissetmek aldığım zevki zirveye taşıdı. Böyle zevk olamaz diye düşündüm. Kıvrandım… Kalçalarımı indirip kaldırıyor, deli gibi çırpınıyordum. Sürekli bir orgazm yaşıyor gibiydim. Yorulunca kendimi bırakıyor, dinlenmeye çalışırken Tolga alttan pompalamaya başlıyor, kocamın göt deliğimi yalayan diliyse durmak bilmiyordu.
“Yala kocacım… Pezevengim benim… Yala… Sen beni mutlu ettin bu gece… Sikilmeye doyurdun… Götümü yalamak senin hakkın… Sen buna layıksın godoş kocam benim… Yala… Yalaa…”
Sanki ben yalamasını emretmemişim gibi bıraktı beni… Hırsla başımı kaldırıp baktım. Az önce içime boşalıp kendini koltuğa atan Koray’ın siki yine sertleşmiş, sikini sıvazlayarak bizi izliyordu oturduğu yerden. Kocam onun yanına gidip elinden tuttu, yanımıza getirdi. Ne yaptığını merak ettim, fazla sürmedi, istediği şeyi anladım.
Arka deliğimi yine dileyen kocam çekilip yerini Koray’a bırakmış olmalı ki, onun sikinin başını arkamda hissettim. İçim ürperdi. Kocama vermediğim götümü bu gece başkasına verecektim ve istiyordum bunu… İlk tepkim kendimi biraz kasmak oldu… Korkuyordum canımın yanmasından… Koray zorlamadı, sikinin başını deliğimin çevresinde gezdirdi. Kocama seslendi,
“Krem falan var mı abi? Yengenin canı yanmasın…”
Kocam hemen fırladı gitti, banyodan vazelini getirdi. Dört parmağını kavanoza daldırıp aldığı vazelini götümün deliğine sürmeye başladı. Ben hareketsiz durup onun işini bitirmesini beklerken Tolga altımda yavaş yavaş kıpırdanıp sikini içimde oynatıyordu.
Kocam parmaklarındaki vazelini deliğimin her yanına, parmaklarını minik deliğime daldırıp içlerime sürüyor, beni götümden sikecek erkeğe hazırlıyordu resmen…
Vazelinli parmakları zevk veriyordu arkama… Önce biri, sonra ikisi, üçü deliğimin içinde dans etmeye başlamıştı. Alışmıştım artık… Acımıyordu, zevk alıyordum.
Sonunda parmaklar çıktı, yerini Koray’ın sikinin kocaman başı aldı. Tolga altımda sikini amımın içine kökleyip hareketsiz durdu. Koray da götümün deliğini zorlaya zorlaya girmeye başladı. Ben de elimi kalçalarıma götürüp sonuna kadar ayırıp içime rahat girmesini sağlamaya, yol açmaya çalışıyordum.
Sonunda o koca şey köküne kadar götüme girebildi, kasıkları kalçalarıma dayandı. Dudaklarımı ısırıp bir çığlık attım. Yanıyordu arkam, vazelinin tüm kayganlığına rağmen arkamda sanki bir sopa vardı, geriyordu deliğimi…
Bir an bekledi, sonra gidip gelmeye başladı. O hareketlenince Tolga da alttan pompalamaya devam etti. Ritmik bir tempo tutturup beni düzmeye başladı sikicilerim…
Zevkten inliyor, deliriyordum adeta… Çığlıklar atıyor, iki erkeğin arasında kendimi delicesine siktiriyordum. Koray’ın belimi mengene gibi kavrayan parmakları beni kendine çekti, hareketsiz durdu bir an, köklemişti içime… Siki içimde şişmişti sanki… Butlarımı sıkıp gevşeterek içimde masaj yaptım zevk aletine…
Koray sikine yaptığım masaja dayanamadı, inleyerek sırtıma kapandı, seri bir şekilde götüme girip çıkmaya devam etti. Tolga da alttan pompalıyor, beni delirtiyorlardı.
Orgazm üstüne orgazm yaşıyordum. Hiç bitmeyecek gibi gelen bir şehvet fırtınasına kapılmış, yaprak gibi savruluyordum aralarında… Kocam da bizi izleyerek, inlemelerimizi, feryatlarımı dinleyerek sikine asılıp duruyordu yanımızda…
Sanki daha önce hep beraber bu işi yapıyormuşuz gibi ahenk içinde sikişiyorduk. Dördümüz de boşalmak üzereydik. Koray sikini hızla götümden çıkarttı.
Arkamda şimdi kocaman bir delik vardı sanki… Bir boşluk oluştuğunu hissettim. Koray böğürerek sıcak menilerini arkama, belime, sırtıma fışkırtırken Tolga da altımda kadınlığımın derinliklerine fışkırtmaya başlamıştı.
İçime dışıma yağmur gibi yağan sıcak döllerin, erkeklerimin zevk çığlıkları beni de kendimden geçirdi. Tolga’nın kalın siki içimdeyken kasılmaya, son ve en müthiş orgazmımı yaşamaya başladım.
Kocam geri kalır mı? O da yanıma gelmiş, bir eliyle saçlarımdan kavrayarak diğer eliyle tuttuğu sikini ağzıma yanaştırmış, menilerini yüzüme, ağzıma, her yerime attırıyordu.
O gece sabahın ilk ışıklarına kadar dinlene dinlene, doyasıya, değiştire değiştire siktiler beni… Her boşalmalarında ağzıma verdiler, hepsini ziyan etmeden yuttum.
Kocam da bizi izledi bütün gece… Daha önce ağzıma kazara boşalttığında iğrenerek tükürdüğüm dölleri bu iki delikanlıdan afiyetle yutmam karşısında ne düşünüyordu bilmem…
Sabah gün ağarırken, kimseler görmeden misafirlerimizi uğurladık. Kaşla göz arasında ikisinin de telefonlarını aldım. Bu muhteşem zevk gecesi bir defada kalmamalıydı. Kapıyı arkalarından kaparken kocama dönüp baktım. Harika bir gece, harika bir grup seks yaşamıştım.
“Nasıl kocacım, hoşuna gitti mi?” diye sordum gülümseyerek.
“Evet aşkım, harikaydı. Bayıldım.” Diye yanıtladı.
“Ama bu yeni imajın da çok yakıştı, boynuzların harika görünüyor pezevenk kocacım…” dedim.
Pezevenk lafım yine azdırdı kocamı… Zaten çıplaktık, beni mağara adamı gibi kucaklayarak yatak odasına götürdü hızla… Yatağa fırlattı. Bacaklarımı aralayıp hala içimde tuttuğum iki yabancı erkeğin amımdan süzülen döllerini büyük bir zevkle yaladı, yuttu.
Kocamın dili, dudakları amımın dudaklarında makine gibi gidip gelirken ben saçlarını yolarcasına asılarak zevkten kıvranıyordum… Başını bacaklarımın arasına kıstırıp kalktım, içimden daha çok döl gelmesini sağlayıp kocamın ağzının üstüne oturdum. O delice amımı yalarken,
“Ah benim sapık kocam… Madem döl yalamayı seviyordun, beni sikenlerin yanında isteseydin ya… Sana kaynağından yalatırlardı döllerini… O güzel yaraklarını sen de yalardın, zevkine varırdın” diyerek alay ettim kocamla…
O günden sonra alışmış kudurmuştan beterdir misali rahat durmadım. Kocamdan sürekli yeni yaraklar istedim.
Kocam da kendisinin istediği bu yeni duruma adapte oldu, hayır diyemedi hiç bana… Her istediğimde eve yabancı erkekler getirip siktirdi beni…
Her seferinde finali amımdaki dölleri yalayarak kapattık.
Şimdi de evli çift bulup onlarla sevişmek istiyoruz. Lezbiyen ilişkiyi de denemek istiyorum.
Kocamı sen de bayram yaparsın, karısını sikersin arada diyerek sıkıştırıyorum. Sanırım yakında bir kadınla sevişmenin de tadına bakabilirim.
Kocamın Patronu
💕 Kocam telefonda patrona eğilip bükülürken, ben de adamın aletini emiyor, yalayıp duruyordum. Karı koca olarak iki taraflı yıkama yağlama yapıyorduk yani… 💕
Adım Gül. 25 Yaşında iki senelik evli genç bir kadınım. Düz ve uzun sarı saçlara, ince bir bele, dolgun kalçalara sahibim. Pembe ve geniş meme uçlarıyla göğüslerim büyük ve şekillidir. Bembeyaz vücudum, uzun bacaklarım ve küçük bakımlı ayaklarımla yolda erkeklerin dönüp tekrar tekrar baktığı güzellerden birisiyim.
Benden on yaş büyük olan eşimin iyi bir işi var ve iyi kazanıyor. Oldukça konforlu bir evde lüks içerisinde yaşıyoruz. Ancak tam bir işkolik kocam… Ve çok çalıştığı için kocalık görevlerini yerine getiremiyor ve akşamları yorgunluktan sızıp kalıyor.
Kocamın beni zar zor becerdiği en son gecenin üzerinden haftalar geçmiş, vücudum alev alev yanmaya başlamıştı. Evde çırılçıplak dolaşıyor, internette yüzümü gizleyerek erkeklere çıplak şovlar düzenliyordum. Kameranın karşısındaki irili ufaklı penislerin benim için boşalmasını büyülenerek izliyordum.
Bazen çok azdığımda dayanamayıp gizli numaradan tanımadığım adamlarla konuşup telefonda bellerini getiriyordum. Hemen hepsi de buluşmak için yalvarıyor. Bazıları yüksek ücretler teklif ediyor, bazıları beni bekar evlerinde grup olarak becermek istiyor ama hepsi de ekranda gördüklerine sahip olmak için yarışıyorlardı.
Bense dayanamayacak kadar azıyor ama bütün vücudumun yanmasına ve bacaklarımın titremesine rağmen evli bir kadın olduğum için kendimi tutuyordum. Ancak ekranda izlediğim koca koca erkeklik organlarının geceleri rüyama girmesine engel olamıyordum.
Yine böyle bir günde bacaklarımı ayırmış, ıslanmış bacak aramı karşımdaki adam için parmaklıyordum. Herifin öyle büyük, öyle güzel ve sert bir aleti vardı ki büyülenmiş bir şekilde ne isterse yapıyordum. Azgınlıktan karşımda sıvazlanan büyük aletin kölesi olmuştum.
Herifin istediği şekilde domalıyor, arka deliğimle ya da amımla oynuyor, büyük göğüslerimi dimdik olmuş meme uçlarımı sıkarak yoğuruyordum. Aniden çalan cep telefonumun sesiyle irkildim. Arayan kocamdı. Merhabalaştıktan sonra sesimdeki titremeyi fark etti.
“Hayrola aşkım? Sesin tuhaf geliyor hasta mısın yoksa?“ diye sordu.
“Hayır hayatım temizlik yapıyordum da nefes nefese kalmışım…” diye cevapladım. Bu arada iki parmağımla pembe amımı dudaklarından ayırmış karşımdaki adama ıslak amcığımın içini göstermeye çalışıyordum.
“Aşkım sana zahmet olacak ama akşam yemeğe patronumuz Mahmut Bey gelecek. Biliyorsun bu benim, bizim için çok önemli… Şöyle içkili, güzel bir sofra hazırlamamız mümkün mü?“ diye sordu.
Sesinden oldukça heyecanlandığı belli oluyordu. Eşim patronundan çok çekinir, ona çok saygı duyardı.
“Tabi aşkım ne demek… Hemen şimdi mutfağa girip bir şeyler hazırlarım… Sen hiç merak etme aşkım… Mahmut Bey bu akşamdan çok memnun kalacak.” dedim.
Canım sıkılmıştı. Kendi kendime “durduk yerde iş çıkarıyorsun başıma vallahi” dedim. Karşımdaki adamı boşalttıktan sonra bilgisayardan ayrılırken kameradaki herif telefonumu ya da adresimi öğrenmek için yalvarıyordu.
Böyle durumlarda her zaman yaptığım gibi kocamın kredi kartıyla yakındaki pahalı restorandan yemekler ve mezeler ısmarladım. Ayrıca rakı ve bira da sipariş ettim. Bu restoran siparişleri sayesinde eşim benim çok iyi yemek yaptığımı zannediyor.
Banyoya girdim ve sıcak suyla uzun bir banyo yaptım. Koltuk altlarımı, bacak aramı iyice temizledim. Azgınlıktan yanan vücuduma dokunmaya doyamıyordum. Banyodan sonra düz saçlarımı kurutarak uzun uzun taradım.
Küçük ve bakımlı ayaklarımın tırnaklarına sadece cila sürmeye karar verdim. Yüksek topuklu bir terlik giyeceğim için ayaklarımın çok güzel görünmesini istiyordum. Bundan önce bütün vücuduma, göğüslerime, bacaklarıma ve ayaklarıma uzun uzun güzel kokulu kremlerle masaj yaptım.
Gece koyu kırmızı elbisemi giymeye karar verdiğim için kırmızı küçücük tangamı giymiştim. Üzerimde sadece tangamla; tırnaklarımı cilalamış, kurumaları için ayaklarıma üflerken aniden kapı çaldı.
Aceleyle üzerime kocamın ortalıkta bıraktığı gömleği giydim ve ortadan bir iki düğmesini ilikleyerek aceleyle kapıya doğru seğirttim. Tırnaklarımın cilası bozulmasın diye sekerken dolgun ve beyaz kalçalarım gömleğin altında sağa sola sallanıyordu.
Kapıyı açtığımda siparişleri getiren çocuğu karşımda buldum. Onsekizinde filan olmalıydı. “Bu da azgının teki herhalde” diye düşündüm. Genç olmasına rağmen iri yarı kıllı ayı gibi bi şeydi. “Bileğim kadar siki vardır bunun” diye düşünmeye başlamıştım ki çocuğun,
"Siparişleri getirdim abla” diyen sesini duydum. Sesi heyecandan titiriyor, gözlerini ince beyaz gömleğin altında belli belirsiz seçilen pembe meme uçlarımdan alamıyordu. Meme uçlarım dimdik olmuş, göğüslerimin büyük bölümü önü açık gömlekten rahatça seyredilebiliyordu.
“Ay canım siparişleri mutfağa bırakıver… Kusura bakma böyle ev haliyle…” diyerek cilveli kıkırdadım.
Mutfağın kapısına arkamı dönerek bahşiş arama bahanesiyle çantamı karıştırıyor, eğilip doğrularak arkamdaki çocuğun küçücük tangamdan taşan kalçalarımı izlemesini sağlıyordum. Bembeyaz ve uzun bacaklarımı bazen ayırıyor bazen birleştiriyordum.
Parayı vermek için arkamı döndüğümde terlemiş gözleri faltaşı gibi açılmış çocuk, gözlerini kalçalarımdan zorla ayırarak şaşkın bana baktı.
“Birazcık cesaretin olsa beni yere yatırır burada çatır çatır sikerdin” diye düşündüm. “Hiç itiraz etmeden bacaklarımı açardım sana”.
“Al aşkım bu da senin için” diyerek çocuğa parayı ve kredi kartını verdim. Ağzımdan yanlışlıkla “aşkım” kelimesi çıkmıştı. Pos makinasına şifreyi girerken yüzüm biraz kızardı utancımdan… Çocuk kekeleyerek teşekkür etti ve gitti.
“Bu akşam sikini yara yapmasa bari” diyerek kıkırdadım.
Yatak odasına geçerek sırıksıklam olmuş tangamı bir diğeriyle değiştirdim. Masayı hazırladıktan sonra aynanın karşısına geçerek hafif bir makyaj yapmaya koyuldum.
Büyük ve yeşil gözlerimi öne çıkaracak bir far sürdüm. Hokka gibi küçücük burnumun altında yarı açık duran etli kalın dudaklarımı koyu kırmızıya boyadım. Hafif bir allık sürdükten sonra kırmızı elbisemi giydim. Uzun topuklu ve bir tek ince kırmızı bant ile ayaklarımda duran terliklerimi de giydikten sonra aynanın karşısına geçtim.
Omuzlarımdan dökülen düz sarı saçlarım, geniş dekolte ile yarısı dışarıda dimdik duran sütyensiz büyük göğüslerim, bacak aramın hemen bir karış altına uzanan ve ince belime yapışmış ama aşağı doğru genişleyen mini etekli elbisem ile düzülmeye hazır bir fahişe gibi duruyordum.
Odayı gerektiği gibi ışıklandırdıktan ve masayı son bir kez gözden geçirdikten hemen sonra kapı çalındı. Gelen kocama sarılarak öperken bir yandan da arkasında duran iri yarı adamı inceliyordum.
Kocamın patronu Mahmut Bey neredeyse kocamın iki katı, kırklı yaşlarda, iri yarı, hafif kel, kıllı bir adamdı. Sonradan görme biri olduğu her halinden belliydi. Ben kocamı öperken arsızca gözlerimin içine bakıyordu. Daha tanışmadan beni ayaküstü gözleriyle sikmeye başlamıştı. Elimi Mahmut Beye uzattım ve ben de gözlerinin içine bakarak,
“Aa, sizin bu kadar genç olduğunuzu bilmiyordum vallahi Mahmut Bey…“ dedim. Yaptığım komplimandan memnun kalan adam sırıtarak her yerimi inceliyordu.
"Siparişleri getiren çocuğun yerinde bu olsaydı, beni çoktan çatır çatır sikmişti” diye düşündüm. Kocam çok heyecanlı, patronunu memnun etmek için etrafında dört dönüyordu. Halbuki herifin neşesi beni gördükten sonra yerine gelmiş görünüyordu. Geniş geniş sırıtarak,
"Böyle güzel bir karın vardı da bizi daha önce niye tanıştırmadın Berk Bey” diyerek küstahça güldü. Kocamın ağzı kulaklarına varıyordu.
“Çok teşekkür ederim Mahmut Bey! Eşim ve ben sizi ağırlamaktan mutluluk duyarız” gibi laflar sarf ediyordu.
Kocam yağın her türlüsünü adama sıvarken, ben de kıvıra kıvıra masaya servis yapıyor, eğilerek herife bembeyaz göğüslerimi uzun uzun seyrettiriyor, adamın yapışkan ve sikici bakışları altında iyice orospulaşıyordum.
Bir kaç kadeh içtikten sonra yanaklarım kıpkırmızı olmuş, bütün vücudum yanmaya başlamıştı. Mahmut Bey yemek boyunca masanın altından ayaklarıyla bacaklarıma dokunmuş hatta bir kaç kere bacak aramı denk getirmeye çalışmıştı.
Bense herife hiç bakmadan, ortamdan gayet memnun gülümsüyordum. Kocam heyecandan hiç bir şey görmüyor, sürekli kendinden bahsederek kendini patronuna sevdirmeye çalışıyordu.
Bir ara adam kravatını gevşetince ister istemez radarlarım adamın kıllı ve erkeksi göğsüne yöneldi. Oraya dikkatle bakmaktan kendimi alamadım. Bakışlarımdaki açlığı hemen anlayan Mahmut Bey,
“Gül Hanım, ayıp olmazsa biraz gömleğimi gevşetecem, çok sıcak oldu içerisi… Malum, rakı…” diyerek arsızca gözlerimin içine baktı. Nasıl olsa kocamın yanında bir şey olmaz diye düşünerek yeşil gözlerimi şehvetle adama dikip,
“Aaa… Lütfen Mahmut Bey! Kendinizi evinizde hissedin, rahat olun canım…“ diyerek cilveyle kıkırdadım. Kocamsa ikimizden de neşeli,
"Burası sizin de eviniz olur Mahmut Bey, lütfen rahatınıza bakınız” diyordu.
Küçük sikli, beceriksiz kocamın yanında bu herife karşı inanılmaz, kadınsı bir istek, şehvet duyuyordum. Kravatını çıkarıp gömleğinin üstten 5-6 düğmesini çözen adamın geniş ve kıllı göğsüne bakmaktan bir türlü kendimi alamıyordum. Alkolün etkisiyle iyice azmış, adama sürekli cilveli bakışlar atıyor, şişkin bacak arasına ve kıllı göğsüne bakarak herifi iyice tahrik ediyordum.
"Nasıl olsa kocam var” diye düşünerek herifi iyice azdırmaya karar verdim. Kocamın lavaboya gittiği anı fırsat bilerek bacaklarımı ayırdım ve umursamazca adamın karşısında rakımdan bir yudum aldım.
Herif sırıtarak kırmızı tangamı izliyor ve eliyle sikini düzeltiyordu. Adamı cilveli bakışlarla azdırmaya devam ediyordum ki kocam içeriye girdi. Patron gözlerini benden ayırmadan kocama,
“Tühh… Yahu Berk Bey” dedi patron. “Bugün çok önemli evrakları Kartal'daki ofiste unuttum… Naapsak yahu” diye sordu. “Yarın da lazımdı evraklar, bu gece incelemem gerekirdi. Nasıl yapacaz bilmem ki…“ diye ekledi. Kocam hemen heyecanlandı,
"Dilerseniz ben hemen alıp geleyim Mahmut Bey…” dedi.
"Yahu sana da ayıp olacak Berk Bey bu saatte… Üzülüyorum vallahi…“ diye ekledi patron.
Herifin niyetini anlamıştım. Karşımdaki ayı gibi görünen bu herif aynı zamanda çok da zekiydi. İşte o anda kararımı verdim. Beni sikmeyi o anda hak etmişti. Amcığım sırılsıklam olmuştu. Eşime ofisin anahtarlarını verirken,
"Eh ben de kalkayım o zaman…” dedi Mahmut Bey “Sen ofise giderken ben burada Gül Hanımı rahatsız etmeyeyim Berk… Sen benim eve getiriver evrakları…” dedi. Gözlerime bakarak adeta beni sikmek için onay almak istiyordu. Hiç düşünmeden onayı verdim kart zamparaya,
"Aaa… Vallahi darılırım Mahmut Bey… Daha size ikram edeceklerim var, onların tadına bakmadan giderseniz çok üzülürüm…“ diye cilveyle kırıttım. Kocam ikimizden de hevesli,
"Lütfen Mahmut Bey…” dedi. “Ben hemen ofise gider gelirim. Eşim sizi en iyi şekilde ağırlayacaktır. Hem burası sizin eviniz sayılır.” dedi. Aceleyle, heyecandan kendini kaybetmiş bir şekilde arabanın anahtarlarını aramaya koyuldu. Patron arsızca yerine yerleşerek,
"Eh, madem öyle… Gül Hanımın ikramının tadına bakmadan gitmek ayıp olur gerçekten…“ diyerek sırıttı.
Herif gözlerini yeşil gözlerimden bir an olsun ayırmıyordu. Mahmut Beye kendimi siktireceğimi iyice anlamıştım. Hafif çakırkeyif, yanaklarım kıpkırmızı, çok azmış durumdaydım, adama bacaklarımı ayırmak için sabırsızlanıyordum. Kocam hiç bir şey anlamadan sevinerek çıktı.
Arabanın sesini dinleyerek, uzaklaştığından emin olana kadar sessizce bakıştık. Bacak bacak üstüne atmış, kıçıma kadar sıyrılmış eteğimle, ayağımın ucunda topuklu terliğimi hızlı hızlı sallıyordum. Herif benim sikilmek için sabırsızlandığımı anlamıştı. Yarım ağız sırıtarak,
"Korkma Gül Hanım… Kocana yanlış anahtarları verdim… Kapıyı açamayıp beni arayınca gece yarısı ona çilingir arattıracam… Daha epey bi vaktimiz var yani…” deyip, rakısından bir yudum daha aldı…
"Ah, siz en iyisini bilirsiniz Mahmut bey… Sizin yanınızdayken hiç korkmam.“ dedim. Gözlerinin içine bakarken gülümseyerek… ”Kale gibi erkeksiniz…Size sırtımı dayamaktan hiç çekinmem.“ diye de ilave ettim. Normalde evli bir kadın olarak herife sinirlenmem gerekirken, elimde olmadan cilvelenip kırıtıyordum… Patron da oyunuma katıldı,
"Tabi canım… Madem yabancı değiliz. Sen bana sırtını dayayacaksın, ben sana dayanacağım… Böyle olur bu işler…”
Lastikli cümleler havada uçuşuyordu. İma ettiği sahne gözümün önüne geldi ister istemez… Arkamdan bana dayanmış, geçiriyor bu kıllı ayı… Offf… Ürperdim.
"Gül Hanım, şöyle oynak bi müzik yok mu sizde gülüm? Rakı böyle eğlencesiz kuru kuru gitmez biliyo musun?“ dedi.
Kalçalarımı sallayarak müzik setine gittim. Radyo kanalı ararken siparişleri getiren çocuğa yaptığım gibi hafif eğilerek adama bembeyaz bacaklarımı ve tangamdan taşan kalçalarımı sergiliyordum.
Oryantal müziği bulunca doğal refleksle kıçımı adama karşı sallamaya başlamıştım. Arkamı döndüğümde herifin gömleğini tamamen çözdüğünü gördüm. Bacaklarını ayırmış karşımda kıllı göğsü ve göbeğiyle yayılmış bir halde şehvetle beni izliyordu.
Mahmut Bey’in karşısında göbek atmaya başlamıştım. Saçlarımı sallıyor, memelerimi öne eğilerek çalkalıyor, kendi etrafımda dönerek açılan eteğimden bembeyaz kalçalarımın tombul ve gergin yanaklarını herife sergiliyordum. Kadınsı bir içgüdüyle kendimi daha iyi siktirmek için adama her türlü orospuluğu yapıyordum.
Neden sonra patron eline kadehi ve meze tabağını alarak kanepeye geçti. Elindekileri sehpaya koyarken,
"Hadi bakalım gülüm, hazırlan da yanıma gel artık… Müziği de kapatma biraz sonra bas bas bağıracaksın, komşulara ayıp olmasın di mi?” diyerek sırıttı.
Biraz sonra bağıracak mıyım? Ohhh.. Deli mi ne bu adam? Kimbilir beni nasıl sikmeyi planlıyor. Sikilme fikri aklımı başımdan aldığı için ne denirse yerine getiriyordum.
"Hemen Mahmut Beyciim…“ diyerek kırıta kırıta banyoya seğirttim.
Suları bacaklarıma kadar akan amcığımı iyice temizledim. Yatak odasına geçerek kasıklarıma, boynuma, göbeğime bacaklarıma parfüm sürdüm. İnce askılı pembe kombinezonumla, pembe tangamı giyerek sabırsızca kocamın patronunun yanına koştum.
Biraz sonra herifin dizinin dibinde oturmuş, patrona elimle meze yediriyordum. Bazen elimle kıllı göğsünü okşuyor, öpüyor ama sürekli olarak kumaş pantolonun üzerinden sikini sıvazlıyordum.
Oldukça kalın olduğunu hissettiğim yarak elimin altında zonkluyordu. Çok erkeksi bir kokusu vardı. Patron kalçalarımı, memelerimi yoğuruyor, her yerimi hoyratça sıkıp acıtıyordu.
Önünde diz çöküp pantolonunu ve iç çamaşırını çıkarttım. Bileğim gibi bir yarak yüzümün dibinde dikilmişti. Her yeri kıllı olan bu adam taşaklarını ve sikini traşlamış pırıl pırıl yapmıştı. Belli ki bütün zamanını orospularla alem yaparak geçiriyordu bu namussuz…
Elimle sikini sıvazlarken bir yandan da taşaklarını emiyor, kokluyordum. Çok garip ama dayanılmaz erkeksi bir kokusu vardı.
Bacak aram sırılsıklam olmuştu. Diğer elimle bacak aramı kurcalıyordum. Patronun taşaklarına tükürdüm ve yalamaya devam ettim. Arada sikinin gövdesini ve başını ağzıma sığdırmaya çalışıyordum. Herifin yarağı dimdik ve parıl parıl parlıyordu. Mahmut Bey zevkten ayı gibi homurdanıyordu.
Bu sırada telefonu çaldı. Arayan kocamdı. Kapıyı açamamış olmalıydı. Patron önce sehpadaki kumandayla müziğin sesini kıstı.
"Alo! Berk Bey, anahtar girmiyor mu? Tüh, yanlış anahtar vermişim sana… Valla bu saatte zor ama bi çilingir bulursan çok iyi olur ya! Yani bu saatte sana da zahmet veriyoruz ama hakikaten şirketimizin çok değerli bi çalışanısınız yani… Siz de olmasanız…”
Mahmut Bey kocamla konuşurken bir yandan saçımdan tutmuş yüzümü sikine ve taşaklarına sürtüyordu.
Kocam telefonda patrona eğilip bükülürken, ben de adamın sikini yalayıp duruyordum. Karı koca olarak iki taraflı yıkama yağlama yapıyorduk yani… Telefonda konuşan kocamın “hiç önemli değil beyefendi” “önemli olan işimiz” gibi sözlerini duyuyordum.
"Tabi Berk bey… Yav, ne kadar memnunum sizden bilemezsin. Sen ta oralara gittin bana yardımcı olmak için… Karın burada bana bir ikramda bulunuyor ki… Ne kadar becerikliymiş, ne kadar tatlı dili varmış karının yav…“
Gülmemek için kendimi zor tuttum. Patronun sikini ağzımdan çıkarıp dilimi ona gösterdim, ne kadar tatlı olduğunu görsün diye… Mahmut Bey telefonu kapattıktan sonra beni kucaklayıp dudaklarıma yumuluverdi…
"Gel ulan buraya namussuz orospu… Bitirdin ulan beni… Çok orospu gördüm ama, senin gibi işvelisini, cilvelisini görmedim. Hadi bakalım. Yatak odanı göster bana da, seni kocanın yatağında sikeyim bir güzel…”
Ayağa kalkıp beni de kuş gibi kucağına almıştı. Göğsüne vurup ayaklarımı salladım cilveli cilveli, tam adamın dediği gibi… Kesik kesik, şuh kahkahalar atarken,
"Ayy… Mahmut beyy… Çok terbiyesizsiniz siz…“ dedim.
"Terbiye mi bıraktın bende gülüm? Deminden beri yarrağımı yalayıp yutuyon yavru kuşum…” diyerek beni doğru yatak odasına götürdü.
Üstümdekileri çabucak çıkardı. Bacaklarımı ayırmış, sırtüstü yatmış dimdik duran göğüslerimle adama bakıyordum. Herif kafasını ıslak amıma gömerek yemeye başladı…
Evet, oral yapmıyor, yalamıyor sanki yiyip yutuyordu amcığımı… Ağzını kocaman açıp yumruk gibi şişmiş amımı ağzına alıyor, yalıyor, ısırıyordu. Canımı acıtıyordu ama yaptıkları da çok hoşuma gidiyordu.
Sonunda ayak bileklerimden tutarak bacaklarımı kaldırdı ve kalın sikini kutuma dayadı. Biraz sonra “şak şuk” sesleri içinde beni güzelce sikiyordu. Sikiyle içimi dolduruyor, kalın aletini çok güzel yerlere değdiriyordu.
Zevkten gözlerim kaymış inliyor, bağırıyordum. Herif bir yandan beni sikerken, bir yandan da yukarıya kaldırdığı ayak tabanlarıma başparmağıyla masaj yapıyor, bembeyaz bakımlı ayaklarımı ısırıyor yalıyordu.
Patronu yatağa yatırıp tekrar sikini emmeye başladım. Eliyle kıçımdan hoyratça çekerek beni 69 pozisyonuna getirdi. Amımı yalaktan su içen bir köpek gibi koca diliyle yalıyor, yalarken de bir yandan ıslattığı orta parmağıyla göt deliğime masaj yapıyordu.
Ben de zevkten kendimden geçmiştim. Herifin sikini, taşaklarını somuruyordum deli gibi… Mahmut Bey orta parmağını, sıkılınca başparmağını arka deliğime sokup çıkarıyordu.
"Kocan seni hiç götten sikmiyor mu lan orospu?“ diye sordu. Artık iyice kabalaşmıştı ama ağzımdaki siki bırakmamak için alttan alıyordum. Zaten kocam beni önden bile sikemiyordu… Nasıl arkadan sikecekti ki?
“Hayır Mahmut Beyciim… Arkamdan hiç almadım daha önce…” dedim “Ayy ayyy” diye de çığlık atmak zorunda kaldım çünkü arka deliğimi iki üç parmağıyla birden zorluyor olmalıydı. "Kocam böyle şeyleri beceremez pek…” diye itiraf ettim.
"Seni götünden sikeyim öyleyse bu gece…“ dedi… "Git krem mrem bi şey getir bakalım” dedi.
Ağzımdaki siki bırakmak istemiyordum, aceleyle çekmeceden bebek yağını getirdim. Beni domaltıp kafamı yatağa bastırdı. Kalçalarımı iyice havaya dikmiş erkeğimin işini kolaylaştırmaya çalışıyordum. Sikine ve arka deliğime bebek yağı sürdükten sonra yavaş yavaş zorlamaya başladı.
"Şimdi deliğini serbest bırak bakalım” “Hah şöyle rahat bırak göt deliğini…” diyerek alıştıra alştıra kocaman yarağını arka deliğime ittirmeye çalışıyordu.
Bir elimle amımı parmaklıyor, bir elimle arka deliğime girmeye çalışan siki tutuyordum. Herifin siki dimdikti. Yavaş yavaş içine kaydıkça garip bir zevk alıyordum.
“Ayy, Mahmut Bey yavaş…“ "Ohh… biraz bekleyin lütfen…” “Mımmm… Devam et Mahmuuut…” gibi şözler ağzımdan ister istemez dökülüyordu.
Biraz sonra kocamın patronu arka deliğimi alıştırmış, hoyratça götümü sikiyordu. Kalçalarımı sıkıyor, tokatlıyor, her yerimi morartıyordu. Taşakları ıslak amcığıma çarptıkça garip bir zevk alıyordum.
"Mahmut Beyciim çok güzel…” “Aaaay… ,Ayy… Çok acıdı…” “Ohh… Aaaaah… Daha hızlı…” gibi çığlıklar atıyordum. Herif dakikalarca götümü siktikten sonra böğürerek götüme boşaldı. Boşalmasına rağmen hala gidip geliyor, belli ki götümü sikmeye doyamıyordu.
Duş alıp temizlendikten sonra patronun sikini tekrar kaldırmış, adamı sırtüstü yatırmış kucağında hopluyordum ki, yine telefonu çaldı. Patronun bir eli telefonda bir eliyle de sertleşmiş pespembe meme uçlarımı sıkıyordu.
Zevkten kilitlenmiş hiç bir şey anlamıyordum. Karşıdaki kocamdı. Kapıyı açtırmış, dosyaları almış geliyordu. Gururlu bir şekilde anlatışını telefondan duyuyordum.
“Aferin Berk Bey” dedi patron “Şu saatte bu işi de hallettin ya! Sana itimadım sonsuz artık bilesin. Ben de eşinizin ikramlarının tadına doyamıyorum, hala evinizdeyim valla…” diye ekleyerek bir yandan da küstahça sırıtıyordu.
Kocamı ve beni aşağılıyordu ama ben kalçalarımı sağa sola oynatarak içimdeki harika sikin tadını çıkartmaktan başka hiç bir şey yapamıyordum.
Kocamın teşekkürlerini, saygılarını, bilmukabelelerini dinlerken, patron telefonu kapattı ve aniden sertçe pompalamaya başladı. Koca kafalı yarak içimde gidip geldikçe çığlığı basıyordum.
“Hadi bakalım Gül Hanım “ "Kocan gelmeden bitirelim senin işini…” diyerek beni yeniden domalttı.
Hoyratça hem kutumu, hem arka deliğimi sikiyordu. Zevkten bacaklarım titriyor, kaç kere boşaldığımın hesabını yapamıyordum.
Mahmut Bey gözlerimden yaş getirene kadar beni sertçe becerdikten sonra sarsılarak boşalmaya başladı. Hemen herifin sikini ağzıma dayayarak bütün tohumlarını yalayıp yuttum. Sonra sikine ağzımla ve dilimle masaj yaparak erkeğimi hem temizledim hem de sakinleştirdim.
Mahmut Bey giyinirken ben bacaklarım tamamen ayrılmış, her yerim yapış yapış, çırılçıplak zevk içinde uzanıyordum. Öyle güzel sikilmiştim ki yerimden kıpırdayamıyordum.
"Kocan da sikiyor mu seni böyle Gül Hanım” diye arsızca sordu patron. Zevkten gözlerim kaymıştı.
“Nerdeee Mahmut Bey, keşke sizin gibi sikebilseee…” diye herife cilvelendim. Herif küstahça bir kahkaha attı,
“Hadi kalk giyin, senin boynuzlu gelir biraz sonra…” dedi. İstemeyerek temizlenip giyindim. Biraz sonra biz içeride kahvelerimizi içerken eşim geldi.
“Hala buradasınız demek Mahmut Bey… Sizi evimizde gördüğüme çok memnun oldum gerçekten…” dedi.
“Valla eşiniz öyle tatlı ki, ona doyamadım Berk Bey” dedi patron. Bana arsız arsız bakarak sırıttı “Bu akşamdan çok memnun kaldım. Seni de yorduk vallahi… Ama Gül Hanıma da söyledim, bir maaş ikramiyeyi hak ettin, yarın ikramiyeni muhasebeden al” diyerek evden ayrıldı.
Kocam çok heyecanlanmış, çok sevinmişti. Hemen eşime sarıldım,
“Kocacığım istediğimiz plazma TV yi alabiliriz artık, değil mi?“ diye sordum.
"Tabi aşkım hemen yarın ikramiyeyi alınca televizyonu evde bil” dedi.
Gece sevinçle beni sikmeye çalıştı. Yarım saate yakın emmeme rağmen küçücük sikini kaldıramayınca derin bir uykuya daldı.
bu hikaye, en sevdiğim hikayelerin başında gelir. Teknede karım ve bana grup girdiler
Karımın patronunun teknesinde geçen 9 gün boyunca yaşananları sizlerle paylaşmak istiyorum. Evet size anlatacağım o kadar çok şey var ki inanın nereden başlasam bilemiyorum. Karım o akşam işten eve çok heyecanlı ve mutlu gelmişti. Sebebini sorduğumda Sedat beyin teknesiyle bir haftalık geziye bizi davet ettiğini söyledi. Bizden başka Sedat beyin kardeşi Vedat ve onun nişanlısı Eda hanımın da olacağını bu pandemi süresince yaşadığımız bütün sıkıntıların ardından harika bir tatil olacağını hepimize iyi geleceğini söyledi sevinçle. Akşam yemeğini yedikten sonra karım ertesi gün çıkacağımız mavi tur için hazırlıklara başladı. Bikinilerini, pareolarını, şeffaf plaj elbiselerini, yazlık mini eteklerini tek tek çıkardı valizine dizmeye koyuldu. Bense karımın heyecanlı halinden gayet memnundum ama Sedat beyin karımı benim yanımda ilk kez sikme olasılığı da içimde garip bir telaşa neden olmuştu. Patron karımı yaklaşık bir buçuk senedir sikiyordu bundan benim haberim vardı.
Zaten fantezilerimiz böyle başlamıştı. Karımla sevişirken Sedat beyi de aramıza aldığımızı hayal ederken günün birinde karımın bunu gerçekleştireceğini hayal etmemiştim.
Evet patronu karımı sikiyordu karım da yaşadıklarını en ince ayrıntısına kadar gelip bana anlatıyordu. Sevişmelerimiz böylelikle daha ateşli oluyordu. Ben de boynuzlanmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyordum. Ama şimdiye kadar ben ne kadar çok istesem de benim yanımda sikmemişti karımı. Karım Sedat beyin benim bildiğimi bilmesini istemiyordu. İlişkilerindeki ve evliliğimizdeki büyünün ve ahengin bozulacağından korkuyordu. Ama artık kaçınılmaz olan ve beklenen an geliyordu. Çünkü bu tekne gezisinde Sedat beyin karımı sikmemesi imkansız gibi bir şeydi. Hele karımın o varla yok arası minik bikinileriyle teknede dolaştığını gözümün önüne getirdiğimde Sedat bey gibi azgın bir adam karımı mutlaka sikecekti. Bunun benden gizli nasıl olacağını ise kestiremiyordum. İçten içe karımın ilk defa patronunun sikini benim yanımda yiyeceğini düşünerek heyecanlanıyor taş gibi kalkan pipime hakim olmaya çalışıyordum.
Neyse beklenen an geldi karımla teknenin bulunduğu marinaya doğru yola çıktık. Karım her zamanki gibi adeta “Sikin Beni” diye bağıran mini yazlık elbiselerinden birini giymişti. Nasıl olsa bikini giyeceğim diye içine de ne sütyen ne külot giymişti. O incecik yazlık elbisenin içinde çırılçıplak olduğu o kadar belliydi ki. Yolda giderken karıma Sedat beyin onu teknede sikmek istediğinde benim haberim olmadan nasıl olacağını, yoksa patronun bundan sonra artık kendisini benim yanımda mı sikeceğini merak ettiğimi söyledim. Karım da bu konuda hala kararsız olduğunu ama her şeyi akışına bırakmak istediğini söyledi. Ben de eğer ortam olursa onlara katılmamın harika olacağını, hayallerimin gerçek olacağını söyledim. Bunları söylerken bile pipim anında taş gibi olmuştu. Karım da bunu anladı hemen elini şortumdan içeri daldırıp benim ufaklığı dışarı çıkardı. “ “Demek benim boynuzlu kocacım artık karısının sikilişini izlemek istiyor. Benim anlatmam ona yetmiyor” diyerek pipimi ağzına alıp emmeye başladı. Araç sürerken karımın saksosuna fazla dayanamayıp ağzına boşaldım.
Marinaya vardığımızda Sedat beyin teknesini bulmamız zor olmadı. Gerçekten görkemli bir tekneydi. Sedat bey bizi teknenin pasarellasının başında karşıladı. Karımın elini tutarak tekneye binmesine yardımcı oldu. Karım son basamağı atlayarak tekneye binince Sedat beyle adeta vücutları birbirine kavuşmuş gibi çarpıştılar. Bir anlık bu temas bile beni heyecanlandırmaya yetti. Karımın mini yazlık elbisesi biraz yukarı sıyrıldı ve külotsuz kalçalarının alt kısmı gözler önüne seriliverdi. Sıcak bir selamlaşmanın ardından karımla zaten tanıştıkları için Sedat bey beni teknedeki kardeşi Vedat bey ve nişanlısı Eda hanımla tanışırdı. Vedat bey de abisi Sedat gibi oldukça fit ve yakışıklıydı. Nişanlısı Eda hanım da bikinisinin içinde muhteşem görünüyordu. Karımla beraber seksilikte girecekleri ve teknedeki erkekleri etkileme konusunda bir rekabete girecekleri şimdiden belli oluyordu. Kamaramıza yerleşirken teknemiz de demir alıyordu. Karım bir çırpıda mini elbisesini çıkardı. Hemen yine varla yok arası beyaz ipli bikinisini giydi. Bikininin üstü orta boydaki göğüslerinin ön kısmını ancak kapatıyordu.
Bikininin alt kısmı ise karımın sadece amını kaplıyor ipi ise kalçalarının arasında kayboluyordu. Arkadan bakınca çırılçıplak gibiydi karım. Şeffaf pareosunu da beline bağlayınca seksiliği bir kat daha artmıştı. Ben de deniz şortumu giydim birlikte güverteye çıktık.
Teknede bizden başka Uğur kaptan ve bir de yardımcısı İbrahim isimli bir genç vardı. Sedat bey elinde içkisi kaptanla sohbet ediyor, Vedat beyle nişanlısı Eda hanım da ön tarafta minderlere uzanmışlar güneşleniyordu. Patron bizi görünce sohbeti bırakıp yanımıza geldi karımın elini tutup yukarı kaldırdı karımı kendi etrafında döndürdü ve;
-İşte prensesimiz ve sevgili eşi de bizlere katıldı. Harika görünüyorsunuz Kübra hanım dedi.
Karım bu iltifata teşekkür ederken Sedat bey kaptanla birlikte karımı baştan süzdüler. İkisinin de ağzının suları aktı desem yeridir. Sedat bey bana da viski doldurdu birlikte içmeye başladık.
Karım güneşin tadını çıkarmak istediğini söyleyerek Vedat beyle Eda hanımın yanına doğru yöneldi.
Pareosunu çıkarıp Eda’nın yanındaki mindere yüzüstü uzandı. Ben ise Sedat bey ve kaptanla birlikte kaldım. Bulunduğumuz yerdeki ön camdan ön tarafta güneşlenen karım ve Eda’nın kalçaları gözlerimizin önündeydi. Karımın kalçalarından bikinisinin ipinin kapatamadığı göt deliğinden ve amından Sedat bey ve kaptan büyülenmiş gibi gözlerini ayıramıyorlardı. Benim de yanlarında olduğumu unutmuş gibi karımın güzelliklerini dikizlerken olduğum yerden Sedat beyin sikinin şortundan belli olacak şekilde kalktığını görebiliyordum. Onları rahat bırakıp ben de ön tarafa geçip karımın yanındaki mindere uzandım. Yüzüstü uzanan karım ben yanına gelince bana güneş kremini uzattı. Bikinisinin üstünü çözmemi sırtını komple kremlememi istedi. Dediğini yapıp karımın bikinisinin üstünü çözdüm sırtını güzelce kremledim. Bu arada Sedat beyle kaptan sohbetlerine devam ediyorlar ama yine de benim her hareketimi çaktırmadan izliyorlardı. Karımın kalçalarını da kremlemeye başladım. Adeta karımın tüm güzelliklerini bu iki erkeğe kendi elimle teşhir ettim. Sonrasında ben de karımın yanına uzanıp kendimi güneşin kollarına bıraktım.
Güneşin ve viskinin etkisiyle uyuyakalmışım. Uyandığımda karım yanımda yoktu. Vedat beyle Eda da yoktu. Güvertede yalnız kalmıştım. Karımın bikinisinin üstü minderde gözüme çarptı. Teknemiz demirlemişti. Denizden gülüşmeler gelince kenardan baktığımda herkesin suda olduğunu gördüm. Karım üstü olmadan denize girmişti. Bir süre onları seyrettim. Sedat bey dibe dalıyor karımın kalçalarını mıncıklıyor, karım da çığlık ve işveli kahkahalar atıyordu. Karımla oynaşıyorlardı. Vedat bey de nişanlısıyla sarmaş dolaş öpüşüyorlardı. Ben onları izlerken kaptan bana bir bardak viski uzatarak yanıma geldi. Eda’nın Vedat beyle yiyişmelerini karımın da patronuyla oynaşmalarını birlikte izlemeye başladık. Kaptan benim çok şanslı biri olduğumu, karımın çok seksi ve güzel bir kadın olduğunu, hiç bir erkeğin bu güzellik karşısında kayıtsız kalamayacağını, ona sahip olmak isteyeceğini, Sedat beyin karıma olan bu ilgisine de şaşırmamak gerektiği, işimin çok zor olduğunu, karıma sahip çıkmam gerektiğini, böyle bir kadını kimsenin rahat bırakmayacağını filan söyledi. Başımla onu onayladım.
Acaba kaptan Sedat beyin karımı yaklaşık bir buçuk senedir siktiğini biliyor muydu? Bu sorunun cevabını düşünürken denizdeki dörtlü tekneden çıkmak için merdivene yönelmişlerdi. Karım önde Sedat bey arkasında merdivene doğru yüzerken üstsüz olan karım bikinisinin ipi kalçalarının arasında kaybolduğu için sanki çırılçıplak yüzüyor gibiydi. Karım merdivenin ilk basamağına tırmanırken zorlanınca Sedat bey fırsatı kaçırmadı ve karımın götünü avuçlayarak merdivene çıkmasına sözde yardım etti. Karım bu Sedat beyin bu hareketine kıkırdayarak cevap verdi. Her basamakta karımın götü Sedat beyin burnunun dibinde bu şekilde tekneye çıktılar. Eda hanım da merdivene geldiğinde onun da üstsüz olduğunu farkettim. Sürekli karıma bakmaktan ona dikkat etmemiştim. Onun vücudu da harika görünüyordu. Göğüsleri karımınkilerden biraz daha iriceydi. Ama onun kadar diri gözükmüyorlardı. Tekneye çıkınca karım bana bir öpücük verdi ve;
- Demek benim uykucu kocam uyanmış
dedikten sonra bir bira alıp güneşlendiği yere yöneldi bu kez sırt üstü mindere uzandı.
Sedat bey de hemen yanındaki mindere uzandı. Diğer su kuşları Vedat beyle Eda hanım da onları takip ettiler. Karım dizlerini kırmış bacaklarını aralamış şekilde sırtüstü uzanırken kaptan köşkünde duran bana kaptanımıza mükemmel bir manzara sunuyordu. Amını ancak kapatan beyaz bikinisi ıslanınca şeffaflaşmış amını gözlerimizin önüne sermiş, bacaklarının arasından gözüken çıplak göğüsleriyle bir heykel gibi önümüzde uzanıyordu. Karım güneş kremini eline alınca hemen onun olduğu tarafa doğru hareketlendim ama Sedat bey benden önce davranmış kremi karımın elinden alarak karımın göbeğine ve göğüslerine doğru dökmeye başlamıştı. Olduğum yerde dona kalarak Sedat beyin karımı kremlemesini seyretmeye başladım. Önce boynundan ve omuzlarından başlayarak göğüslerine doğru geldi. Karımın orta büyüklükteki göğüslerini yavaş yavaş masaj yapar gibi iri elleriyle avuçlamaya başladı. Karımın göğüslerinden çok tahrik olurdu. Karımı bir buçuk senedir siktiğini bildiğim Sedat bey o muhteşem göğüslere ilk kez dokunmadığını biliyordum
ama benim gözlerim önünde ilk defa olduğu için heyecandan ağzım kurumuştu. Viskimden bir yudum aldım. Yan tarafta da benzer bir durum vardı. Vedat bey de yüzüstü uzanan Eda’ya krem sürüyordu. Ama ben tamamen karımın durumuna odaklanmıştım. Karımın göğüslerini güzelce kremledikten sonra Sedat beyin elleri göbeğine oradan da kasıklarına ve bacaklarına doğru ilerledi. Kalçalarının yan taraflarını bacaklarını kremi sürerken bacaklarının arasını ve amını bikinisinin üstünden kremlemeyi sürdürdü. Arada elini bikinin içine sokarak karımın tüysüz pırıl pırıl amını avuçluyordu. Karımın yüzünü göremiyordum ama çok zevk aldığı belli oluyordu. Sedat bu karımın amını her avuçladığında kalçalarını hafifçe kaldırmasından belli oluyordu. Bu anları kaptanla birlikte soluk almadan izliyordum.
Bir kaç dakika sonra karıma uygulanan bu seksi kremleme seansı sona erdi. Sedat bey de sırtüstü karımın yanına uzandı birlikte güneşlenmeye başladılar. Şortundan sikinin ne kadar sertleştiği belli oluyordu. Benim de pipim taş gibi olmuş elimi sürsem boşalacak gibiydim.
Kaptan da benimle aynı durumdaydı. Sedat beyin karımı kremleme sahnesinin bir saniyesini bile kaçırmamış, sürekli şortundan kalktığı belli olan sikini ellemiş durmuştu. Sedat bey karımı kremlemeyi bitirince kaptan bana dönüp;
- “Patron kremleme bahanesiyle senin hatunu fena yoğurdu. Her yerini elledi mıncıkladı senin karı da tam yolluymuş hiç sesini çıkarmadı aksine iyice kıvama geldi.”
Bu sözlere çok bozuldum ama belli etmemeye çalıştım. Bozulduğumu anlayan kaptan bu kez gönlümü almaya çalışarak;
- “Kızma hemen dostum sohbet ediyoruz şurada. Ayrıca kızmana da gerek yok bence çünkü karını kendi elinle bu geziye getirmişsin. Sedat bey gibi sikici bir adamın yanında üstsüz ve neredeyse çırılçıplak olmasına izin vermişsin. Adam karını kremleme bahanesiyle memelerini amını götünü ellerken gıkını çıkartmamışsın şimdi benim söylediklerime mi kızıyorsun? Yapma böyle hadi çek bir yudum daha.” Diyerek kadehini benim kadehime vurdu.
Bu sözlere verecek hiç bir cevabım yoktu. Kaptan sonuna kadar haklıydı. Karımı kendi elimle getirmiştim bu geziye. Üstelik bir buçuk senedir karımı kendi karısı gibi her türlü siken bir adamın teknesine. Bütün bunların hatta daha fazlasının yaşanacağını bilerek ve bunu isteyerek yapmıştım bunu. Üstelik bu beni fena şekilde heyecanlandırmıştı. Başka ne bekliyordum ki?
Karım ve diğerleri ön tarafta güneşlenirken ben de kaptanı dümenin başında ön camın önünde üstsüz bir şekilde uzanan karımı ve Eda’yı dikizleyip şortunun üstünden sikiyle oynar halde bırakıp içkimi alıp arka taraftaki gölgedeki kanepeye uzandım. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum müzik sesiyle irkildim. Kaptan güneşlenenleri hareketlendirmek için oyun havası açmıştı. Çok geçmeden teknenin ön tarafındaki dörtlü karım ve Eda önde erkekler de hemen arkalarında müzik eşliğinde arka tarafa geldiler. İki kadın da güneş kremi sayesinde pırıl pırıl parlayan heykel gibi vücutları çıplak göğüsleri seksi bikini altlarıyla oyun havasına ayak uydurmaya başladılar.
Karımın kıçının arasında kaybolmuş ipli bikini altı ile kalçalarını kıvırtarak oynaması Sedat beyin de ona dokunarak sürtünerek dans etmeye başlaması pipimi anında kazık gibi yapmıştı. Eda da götünü Vedat’ın önüne yaslamış adeta ayakta sikişiyor gibi görünüyorlardı. Sedat bey de karıma iyice sokulmuş ellemeler dokunmalar sürtünmeler eşliğinde dansın keyfini çıkarıyordu. Karım birden Sedat beyin bu sıkı markajından kurtulup büyük yemek masasının üstüne çıktı. Eda’dan daha seksi ve güzel olduğunu herkese kanıtlamaya çalışıyor gibiydi. Masanın üstüne oryantale dönen müzik eşliğinde kırk yıllık dansözlere taş çıkartırcasına figürlerini sergilemeye başladı. Diğerleri de hemen masanın etrafına toplanıp karıma alkışlarıyla eşlik etmeye başladılar. Kaptan da masanın bir kenarına oturmuş alttan karımın dansını ve ve bikinisinin altının kapatamadığı güzellikleri seyrediyordu. Manzara gerçekten müthişti. Karım oynadıkça harika göğüsleri kalçaları sallanıyor bütün erkekleri kendinden geçiriyordu. Kaptanın yardımcısının da bir köşeden bu manzarayı seyrettiğini gördüm. Biraz sonra Eda da masanın üstüne çıktı.
Şimdi hepimiz bu iki seksi kadının dansını taş gibi olmuş siklerimizle seyrediyorduk. Aklıma karımın şeffaf pareosuyla bu dansın çok daha seksi ve çekici olacağı geldi. Hemen ön tarafa güneşlendikleri tarafa gidip minderin kenarında duran beyaz şeffaf pareoyu aldım. Geri geldiğimde Vedat beyin Eda’nın bikini altının yan tarafındaki ipine dolar sıkıştırdığını gördüm. Karım bunu görünce kıskanmış gibi yaparak Sedat beye doğru kıçını daha fazla sallamaya başladı. Sedat bey de bu fırsatı kaçırmadı tabi. O ana kadar şehvetle karımı seyreden kaptana işaret etti. Kaptan tekne dümeninin olduğu yerdeki dolaptan Sedat beyin çantasını getirdi. Sedat bey çantasından bir miktar dolar çıkardı. Masanın üstünde dansözlere taş çıkartırcasına oynayan karıma yöneldi. Masanın üstündeyken karımın çıplak kalçaları Sedat beyin tam başının hizasına geliyordu. Elindeki para demetinden bir tane dolar çıkardı avucunun içine alıp karımın bikinisinin amını örten kısmına doğru yan taraftan elini soktu. Elindeki parayı karımın direk amına yapıştırarak karımın amını avuçladı. Bu arada karım kalçalarını daha bir şehvetli kıvırmaya başlamıştı.
Sedat beyin karımın amını avuçlayarak para takması Vedat beyi de gaza getirmiş o da Eda’ya para takarken aynı şeyi yapıp amını avuçladı. Ben elimde karımın pareosu taş gibi olmuş pipimle bu şehvetli anları seyrediyordum. Telefonumu denize düşürmüş ve bu olağanüstü anları kayıt altına alamıyor olmamın üzüntüsünü yaşıyordum. Sedat bey karımın minicik bikini altına adeta kalçalarını yoğurarak bir kaç dolar daha sıkıştırdı. Benim yanımda bunların yaşandığına inanamıyordum. Ben yokmuşum gibi davranmaları beni daha da çıldırtıyor şehvet kıskançlık karmaşık duygular içerisindeydim. O sırada Sedat bey bana baktı elimdeki pareoyu gördü. Geldi elimden şeffaf beyaz pareoyu aldı. “Bunu giydirelim tam dansöz gibi olsun Kübra hanım diyerek karıma yöneldi. Karım da onu pareoyla görmek istediğimiz anlamış Sedat beyin onu kalçalarına sarması için dansını durdurmuştu. Sedat bey ellerini karımın kalçalarına doğru uzattı. Pareoyu beline doğru dolayacakken birden bikinisine yöneldi. Yan taraftaki bağcıkları bir anda çözdü. Amını bile zor kapatan ipli bikinisini çıkarıp masanın üstündeki karımı çırılçıplak bıraktı.
Minicik bikiniyi de daha önce karımı her yerini elleyerek içine sıkıştırdığı dolarla birlikte bana doğru fırlattı. Bu sahneyi izleyen kaptanla Vedat bey de alkışlamaya başladılar.
Sonra “Böyle daha çok yakışır” diyerek masanın üstünde çırılçıplak kalan karımın kalçalarına beyaz şeffaf pareoyu bağladı. O sırada Vedat bey Eda’yı kucaklayıp masadan indirdi. Müzik devam ederken karım bu şekilde dansına devam etti. Masanın etrafındaki herkes karıma alkışları ile eşlik ettiler. Bir taraftan içkiler su gibi akıyor ben de sessizce karımın üstündeki tek giysisiyle amını götünü sergileyerek izleyenlere bu sofrada meze oluşunu izliyordum. Sonra yere saçılan karıma takılmış olan paraları topladım, bikiniyi elime alıp kanepeye oturdum ve izlemeye devam ettim. Pipim taş gibi olmuş neredeyse boşalmak üzereydim. Karım beyaz şeffaf pareosu dışında çırılçıplak olarak bir süre daha seksi dansına devam etti. Sonra “Off çok yoruldum” diyerek masadan inmeye yeltendi. Bu fırsatı da kaçırmayan Sedat bey tıpkı Vedat beyin Eda’yı kucakladığı gibi karımı kucaklayıp masadan indirdi. Bir süre öyle sarmaş dolaş kaldılar.
Sonra karım bir içki alıp bana doğru geldi.
“Nasıldım ama kocacım diyerek?” dudağıma bir öpücük kondurdu, cevap vermemi bile beklemeden kucağıma uzandı. İçkisini yudumlamaya başladı. Karımın ayakucuna da Sedat bey oturdu. Karşımızdaki kanepeye de Vedat beyle Eda yerleşti. Hep birlikte sohbete etmeye başladık. Sedat bey;
- Kübra hanım bu kadar güzel dans ettiğinizi bilseydim sizi her gün ofiste bu müziklerle karşılardım. Vallahi bizi mest ettiniz. Teşekkür ederim. dedi.
Karım da kıkırdayarak patronun bu iltifatlarına teşekkür etti. Patron bunları söylerken gözlerini kanepede kucağıma uzanmış bacaklar hafif aralık duran karımın bacak arasından alamıyordu. Karım az önceki dans performansı yüzünden hal nefes nefese çıplak göğüsleri inip kalkıyor ter içindeki vücudu seksiliğine başka bir boyut katıyordu. Sedat bey az önce karıma yaptığı onca şeyi sanki ben görmemişim ya da yapan kendisi değilmiş gibi arada beni sohbete katarak konuşuyor, fıkralar anlatıyor hepimizi güldürüyor sohbetimiz bu şekilde devam ediyordu.
Sıcak iyiden iyiye kendini hissettirirken karım kucağımdan kalktı “Hadi denize girelim” diyerek tek giysisi olan pareosunu çıkardı. Çırılçıplak bir şekilde götünü sallaya sallaya merdivene doğru gitti balıklama denize atladı. Bizler de onu takip ettik. İçki dans şehvet sıcak derken hepimizi hararet basmıştı. Serin su herkese iyi gelmişti. Sedat beyin karımı tacizleri ellemeleri su şakaları denizde benim yanımda da devam etti. Onlar ben yokmuşum gibi davrandıkça ben daha fazla tahrik oluyor serin suya rağmen pipim taş gibi olmuş zonkluyordu. Epey yüzüp eğlendikten sonra yine karım önde Sedat bey arkasında Eda ile Vedat bey ve en sonda ben denizden çıktık. Yavaş yavaş akşam oluyordu. Havlularımızla kurulandıktan sonra hepimiz kamaralarımızın yolunu tuttuk. Karım çırılçıplak bir şekilde önümde, bense elimde pareosu ve minik bikini altı şortumun cebinde Sedat beyin karıma taktığı 400 dolar kamaramıza girdik. Bugün yaşananlar sanki hayal gibiydi ve bunları sevgili karımla hiç yalnız başımıza kalamadığımız için konuşamamıştık. Ayrıca bugün o kadar çok tahrik olmuştum ki karımı hemen sikmek için sabırsızlanıyordum.
Odaya girdiğimizde hemen karıma saldırdım. Artık dayanamayacak duruma gelmiştim. Karım hemen başımı amına dayadı. Büyük bir iştahla sulanmış deniz tuzuyla karışmış tadıyla amını yalamaya başladım. Sonra 69 olduk. Karım saatlerdir taş gibi zonklayan pipimi bir anda ağzının içine alıp emmeye başladı. O saate kadar yaşananlar yüzünden o kadar çok dolmuştum gibi bir anda karımın ağzına boşalmaya başladım. Karım içimden fışkıranların hepsini yutarak pipimi yalamaya emmeye devam etse de pipimin sertliği çok sürmedi. İyice yumuşayıp küçülünce karım sinirle pipimi ağzından çıkardı. Bu kadar çabuk boşalmama çok kızarak;
- Madem daha sikmeye bile başlamadan hemencecik boşalıyorsun karının da Sedat’ın koca yarağını yemesi an meselesi. Hemen boşalt beni çabuk!!
Diyerek kafamı amına bastırdı. Karımın amını deliler gibi yalamaya onu boşaltmaya çalışmaya başladım. Bir kaç dakika geçmeden karım “Off olmuyor olmuyor işte. Gerçek bir yarak olmadan olmuyor çekil şurdan”diyerek saçımdan tutup beni amından uzaklaştırdı.
Yatakta ayağıyla beni üstünden itekleyen karım ayağa kalktı yerdeki şeffaf beyaz pareosunu beline sardı. Bana dönüp;
- Ben şimdi Sedat’ın kamarasına gidiyorum sen burada kal ve kalkmayan pipinle oynamaya devam et! Bunu hakettin!
Dedikten sonra beni o şekilde bırakıp şeffaf pareosundan çıplak götünü sallaya sallaya çıktı. Sedat beyin kamarası hemen yan tarafımızdaydı. İki kamarayı ayıran sadece ince ahşap bir duvardan ibaretti. Karımın Sedat beyin kamarasının kapısını tıklattığını duydum. Çok geçmedi kapı açıldı ve saniyeler içinde kapandı. Odamızdan pareosu dışında çırılçıplak çıkan karım artık Sedat beyin kamarasındaydı. Acaba Sedat beyin durumu nasıldı? Duşa girmiş miydi? O da karım gibi çırılçıplak mıydı? Bunları düşünürken konuşmalarını anlamaya çalışıyordum. Hepsini tam anlayamasam da karımın “Erkan uyudu kaldı” dediğini net bir şekilde anlamıştım. Ayağa kalktım ince ahşap duvara iyice yaklaşıp kulak kabarttım ama konuşmaları sanki bıçak gibi kesildi. Ama hemen ardından Sedat beyin “Ohhh harikasın” dediğini duydum.
Karımın sesini duyamıyor sadece Sedat beyin inlemesini ve “Ohhh” seslerini duyabiliyordum. Herhalde karım Sedat beyin birazdan kendisini sikecek olan yarağını ağzına almış marifetlerini sergiliyordu. Çok geçmeden nihayet karımın;
- Ohhh evet yala amımı ohhh harika!!!
Dediğini duydum. Ardından ikisinin karşılıklı inlemelerini duyuyordum. Sanırım 69 pozisyonundaydılar. Gözüm önünde karımın Sedat beyin yarağını, onun da karımın amını ve göt deliğini yaladığını canlandı. Az önce karımın ağzına boşalmış karımın ağzını kullanarak o kadar uğraşmasına rağmen bir türlü kalkmayan pipim bir anda canlandı. Karımın Sedat beyin kamarasına giderken bana kızarak dediği gibi pipimle oynamaya başladım.
Karımı Sedat beyle sevişirken ilk defa dinlemiyordum. Bir kaç defa karımla telefonda konuştuktan sonra karım telefonu ya bilerek ya da o anın heyecanıyla açık bırakmış, ben de karımın sikilmesini telefondan canlı olarak dinlemiştim. Üstelik telefondaki sesler şu an kamaradan gelen seslere nazaran daha net anlaşılıyordu.
Yan taraftan gelen seslere şimdi yatağın sesi de eklenmişti. Yatağın başlığı üstündeki sevişen iki bedenin hareketlerinden dolayı arada benim bulunduğum kamaranın ince duvarına çarpıyordu. Sonra sesler ritmik bir hal aldığında karımın o an Sedat bey tarafından sikilmeye başladığını anladım. Karımın sakso çekerken az duyulan inlemeleri artmış hafiften çığlık atmaya doğru gidiyordu. Ayrıca iki bedenin birbirlerine çarptıklarını bana anlatan “ŞAK ŞAK” sesleri bu sikiş korosuna katılmıştı. Sedat bey benim nerdeyse bir metre uzağımda karımı sikiyordu ve ben bu anları ne yazık ki göremiyordum. Sanırım Sedat bey karımın üstündeydi karımı altında inim inim inletiyordu. Her darbede karım artık çığlık atıyor ağzından anlamsız boğuk sözler dökülüyordu. Karımın burnumun dibinde sikilmesinden duyduğum haz, hiç bir zaman karımı böyle çığlık attıracak şekilde sikemeyecek olmamın kıskançlığının önüne geçmiş taş gibi olmuş pipimi sıvazlamaya başlamıştım. Sedat beyin karıma;
- Off orospu bütün gün kudurttun beni! Sana denizde söylemiştim seni çok kötü sikeceğim diye! Şimdi cezanı çek bakalım!
dediğini duyduğum anda boşalmaya başladım.
Karım yan tarafta vahşice sikiliyor bense seslerini dinleyerek boşalıyordum. Yan odadan gelen yatak sesi, Sedat beyin karımın amına her soktuğunda gelen “şak” sesi, karımın artık iyice boğuklaşan çığlıkları, sikicisinin inlemesi karıma “Ohh harikasın orospu” sözleri eşliğinde kendimi tatmin etmekten azıcık utansam da o hala pipimle oynamaya devam ediyordum. Biraz sonra Sedat beyin karıma vuruşları sertleşmeye ve hızlanmaya başlamıştı. Sedat beyin de boşalmaya yaklaştığını anladım. Sesler iyice hızlandı ve Sedat bey karımın boğuk çığlıklarına eşlik edercesine adeta böğürmeye başladı. Muhtemelen karımın amına boşalıyordu.
İnce ahşap duvarın hemen dibindeki ben avucuma boşalırken karımın patronu karımın amına boşalıyordu. Sesler yavaş yavaş kesildi. Ölümcül bir sessizlik etrafı kaplamıştı. Aklıma karımın sikildiğinin teknedeki diğerleri tarafından duyulmuş olabileceği ihtimali geldi. Sedat beyin karımı siktiğini anlamış olabilirler miydi? Kaptanın alaycı sözleri aklıma geldi. Sesleri duydularsa ki duymamaları imkansızdı belki benim karımı siktiğimi sanmışlardır diye kendimi rahatlatmaya çalıştım.
Biraz sonra yandaki kamaranın kapısının açıldığını duydum. Kendimi hemen yatağa atıp uyuyormuş gibi yapmaya başladım. Kısık gözle kapıyı gözetliyordum. Az önce yan tarafta vahşice sikilmiş olan benim okşamaya kıyamadığım sevgili karım giderken kalçalarına sardığı şeffaf pareosunu eline almış çırılçıplak bir şekilde bizim kamaranın kapısını açıp içeri girdi. Elindekini bana doğru fırlattı. “Sen daha uyu bakalım. Yan tarafta elin herifi senin karını evire çevire siksin sen burada uyu” diyerek üstüme geldi. Uyanmış gibi yapsamda karım uyamadığımı anlamıştı. Üstüme çıktı dizlerinin üzerinde amını başımın hizasına getirdi. Karımın sikilmekten kızarmış amının dudaklarının arasından karımın zevk sularıyla karışmış Sedat beyin dölleri sızıyordu. “Bak sana hediye getirdim kocacım. Tam ağzına layık” diyerek amını ağzımın üstüne getirip ağzıma oturdu. Ağzımı açıp hemen karımın az önce güzelce sikilip döllenmiş amını emmeye yalamaya başladım. Ağzıma akan hafif tuzlu bu garip çeşninin tadı ağzımı kapladı. Sedat beyin karımın üstüne sinen erkek kokusu karımın bedeninden tüm kamaraya yayılmıştı.
Karımsa amını ağzıma iyice bastırıyor inliyordu
Ben de karımın zevk sularının ve Sedat beyin döllerinin kekremsi tadını daha fazla almaya çalışarak daha bir iştahla yalıyordum karımın amını. O anda karımın bacakları titremeye kasılmaya başladı. Az önce Sedat bey tarafından vahşice sikilerek boşalmasına rağmen şu an ben yalarken boşalıyordu. Kasılmaları devam etti. Başımı bacaklarının arasında sıkıştırdı. Derin derin inledi sonra birden yüzümden kalkıp kendini yanıma yatağa baygın gibi bıraktı karım. Sedat bey gibi sikerek boşaltamasam da karımı ağzımla boşaltmış olmanın gururunu yaşadım bir an. Biraz önceki vahşi sevişmenin etkilerini görmek için çırılçıplak yanımda yatan karımın vücudunu incelemeye başladım. Dudakları, boynu kızarmıştı. Ayrıca göğüslerinin de sertçe emildiği sıkıldığı belli oluyordu. Az önce benim yalamamdan dolayı sırılsıklam parlayan amının dudakları kızarmış hırpalanmış gibi duruyordu. Amından hala sızmaya devam eden sıvılar karımın tüm ısrarlarıma rağmen bana bir kere bile siktirmediği ama Sedat beyin siktiğini bildiğim göt deliğine doğru süzülüyordu. Sağ göğsünün hemen altında ve karnında birkaç tane kapkara kıl dikkatimi çekti.
Karımın ısrarıyla yaptırdığım lazer seansları yüzünden tamamen kılsız bir koca olduğum için bana ait olmayan bu kıllar Sedat beyin karımın vücudunun gerçek sahibi olduğunun kanıtı gibiydi. Biraz sonra karımın solukları biraz düzelince yataktan kalktı elimi tutup beni de kaldırdı. Birlikte kamaramızda biraz küçükçe olan duşa kabine girdik. Sıcak suyu hiç açmadan bedenlerimizi duştan akan soğuk suyun ayıltıcı canlandırıcı etkisine bıraktık. Az önce yan kamarada sikilen karımı sanki bütün kirlenmişliğini yoketmek istercesine güzelce köpük köpük yıkadım. Sonra karım da beni köpüklemeye başladı. Banyo lifini soğuk suyun da etkisiyle iyice küçülmüş ölü gibi duran pipimde taşaklarımda göt deliğimde kalçalarımda gezdiriyor. Sanki beni yeniden ateşlemeye çalışıyor gibi davranıyordu.
Beni duşa kabinin camına doğru döndürdü. Banyo lifiyle sırtımı ve kalçalarımı iyice köpükledi. Diğer eli de pipimi ve taşaklarımı okşuyordu. Sonra birden okşamalarından bir sonuç alamayacağını düşünmüş olmalı ki iyice parmağını birden iyice köpüklediği götüme sokmaya başladı. İşte o anda içimi sanki bir ateş basmıştı.
Karım beni parmaklarıyla adeta sikmeye başlamıştı. Parmakları içimde bir yerlere dokundukça duyduğum gaz doruklara ulaşıyor çok tahrik olmama rağmen biraz önce iki kere boşaldığım için pipim kalkmıyor ama zevk sularım ucundan akıp duştan akan suya karışıyordu. Göğsümü duşa kabinin camına iyice yaslayıp dar alanın müsade ettiği kadar karımın önünde domaldım. Karım diğer elini de pipime dolamış onu kaldırmaya çalışıyordu. Karım parmaklarını gerçekten mükemmel kullanıyordu. Sanki biri arkama geçmiş beni beceriyor gibiydi. Pipim yavaş yavaş kalkmaya ve ben de aldığım zevkten inlemeye başlayınca karım;
- İşte senin anladığın dil bu ibne kocacım! Sikinin kalkması için ya seni orospu gibi domaltıp götüne girmek lazım ya da karını gözünün önünde sikmeleri lazım! Başka türlü olmuyor!
Bu sözler beni daha da ateşlemiş pipim taş gibi olmuştu ki karım parmaklarını içimden çıkarıp daracık kabinde bu kez o domaldı. Hiç vakit kaybetmeden az önce Sedat beyin vahşice sikip içine boşaldığı karımın amına girip sikmeye başladım.
Yaklaşık on beş yirmi dakika boyunca karımı duştan akan soğuk suyun altında arada kucağıma da alarak siktim. Kucağıma alıp sırtını duvara yasladığımda ikimiz aynı anda boşaldık. Duştan çıkıp kendimizi tekrar yatağa atıp bir süre dinlendik. Saat akşam 7 ye geliyordu. Demek ki iki saat içinde ben üç kez boşalmıştım. Karımın Sedat bey sikerken kaç kez boşaldığını bilemiyordum ama kamaramıza geri geldiğinden beri o da iki kez boşalmıştı. Teknedeki ilk günümüz için oldukça hızlı bir başlangıç olmuştu.
Ben bu hesapları yaparken karım kalktı saçlarını kuruladı ve akşam yemeği için hazırlanmak için bavulumuzu açtı. İncecik beyaz askısız straplez mini elbisesini çıkardı. Elbisenin üstü dar etek tarafına doğru bollaşıyordu. Ama önemli olan etek o kadar kısaydı ki karım elbiseyi giydiğinde eteği götünün hemen altında bitiyordu. Biraz eğilince kalçaları tüm güzelliği ile gözler önüne seriliyordu. Üst tarafı ise bir başkal tahrik unsuruydu. Göğüsleri üst kısmı dar elbiseden fışkıracakmış gibi duruyor, göğüslerinin uçları ise fındık gibi olmuş sanki kumaşı delmeye çalışıyor gibiydiler.
Ben elbisenin kısalığı konusunda çok cüretkar olduğunu söylemeye yeltendiğim anda karım beni susturdu ve;
- Yahu bütün gün yukarda çırılçıplak dolaştım denize girdim. Herkes her yerimi zaten gördü. Hatta görmekle kalmadı Sedat bey sana duyura duyura sikti bile. Şimdi bu neyin kıskançlığı oluyor acaba? Bu gayet güzel oldu bunu giyiyorum ve itiraz istemiyorum tamam mı kocacım?
Haklıydı rüya gibiydi ama hepsi yaşanmıştı. Ben de şimdi kalkmış bu elbise kısa çok açık diye itiraz ediyordum. Karımı duşta bir posta sikebilmiştim ya tekrar sahiplenme egom ortaya çıkmıştı herhalde. “Peki sen bilirsin karıcığım” diyerek durumu kabullendim. Ben de şort ve tişört giyerek güvertenin yolunu tuttuk. Karımı ilk gören kaptan oldu güverteye çıkan merdivenlerde karımın elini tutarak ona yardımcı oldu. Basamakları çıkarken karımın arkasından baktığımda her yerini son derece net bir şekilde görmüştüm. Acaba diğerleri tüm akşam ve gece boyunca neler göreceklerdi? Bunu çok merak ediyordum.
Güverteye çıktığımızda yanan mangalın ve pişen balıkların kokusu bize ne kadar acıkmış olduğumuzu hatırlattı. Sedat bey ve kaptan dışında bir de yardımcı İbrahim vardı. Vedat bey ile Eda ortalarda gözükmüyordu. Yemek masası şahane görünüyordu. Sedat bey hemen karımın elini tutup öptü “Hoşgeldiniz çifte kumrular” dedi. Eşim kıkırdayarak “Hoşbulduk” dedi. Sedat bey eşimin elini tutmaya devam ederek başının üzerine kaldırıp eşimi kendi etrafında biraz hızlıca döndürdü. Karımın zaten hemen götünün altında biten eteği bu dönüşün etkisiyle havalanıverdi. Külotsuz kalçaları bir anda tekrar gözler önündeydi. Kaptan ve yardımcısı bu anları hafızalarına kaydetmek için gözlerini bir an bile ayırmamışlardı. Sedat bey “ Her zamanki gibi muhteşem gözüküyorsunuz Kübra hanım” dedi. O da sanki karımın tüm vücudunu en ince ayrıntısına kadar ezbere bilmiyormuş hatta daha bir kaç saat önce karımı delirmiş gibi sikip amına boşalan kendisi değilmiş gibi karımın kalçalarından gözünü ayırmamıştı. Sedat bey centilmence bir hareketle yemek masasından sandalyeyi çekti karımın oturması için arkasına yanaştırdı.
Karım yine teşekkür ederek oturdu. Ben de tam karımın yanındaki sandalyeye yönelmiştim ki Sedat bey karımın o sandalyeye de kendisi oturuverdi. Karımın yanına benim yerime oturmasına biraz bozulsam da belli etmedim. Bunlar olurken Vedat bey ve Eda da gelmiş onlar da hemen masaya yanaştıkları için karıma yakın oturma pozisyonumu kaybetmiş masanın diğer tarafında karıma tarafta en baş köşeye ben oturmak zorunda kalmıştım. Sedat bey bu durumu “Tüh bak çifte kumrular ayrı düştüler. Ama zaten saatlerdir kamarada birliktelerdi. Hem azıcık birbirlerini özlemiş olurlar” diyerek espriye vurdu. Bu arada Eda’nın da oldukça seksi giyindiği kimsenin gözünden kaçmamıştı. Sadece kot şort ve büstiyer ile seks abidesi gibi duruyordu. Altındaki neredeyse külot kadar kot şortu güzel kalçalarını ortaya çıkarmış, karıma nazaran biraz daha irice olan göğüslerini de bir büstiyer ile kapatmasına rağmen onun da fındık gibi irileşmiş uçları büstiyerini delmek istiyor izlenimi veriyordu. Yemek faslı böylelikle başladı. Mangalda pişen balık eşliğinde şarap ve rakı Sedat beyin sulu esprileri fıkralarıyla su gibi aktı.
Kafalar iyice güzelleşti. Samimiyet gittikçe arttı. Sedat bey ile karım yan yana oldukları için her espride kahkahalar eşliğinde el şakaları gırla gidiyordu. Vedat bey ile Eda’nın da samimiyeti onlardan daha az değildi. Masanın diğer tarafında yalnız kalmış, sanki bu iki çiftin arasında kalmış bir yabancı gibi hissediyordum. O sırada ateşli ateşli bir şeyler anlatan Sedat beyin eli masadaki boşalmış olan şarap şişesine çarptı. Devrilen şarap şişesi bir tur döndükten sonra ucu karıma doğru dönünce Sedat bey diyerek elini şişeye uzattı ve sevinçle haykırdı;
- Aklıma harika bir fikir geldi! Şişe çevirmece oynayacağız! Doğruluk mu? Cesaret mi? Ne diyorsunuz gençler?
Masadakiler en başta karım olmak üzere Sedat beyin bu teklifini alkışlayarak “Harika!” “Mükemmel bir fikir” diyerek onun gibi sevinçle kabul ettiler. Mecburen ben de kabul etmiş oldum. Kaptan yardımcısı İbo ile birlikte masayı hemen toparladılar. Şarap şişesi biraz büyük gibi durunca Sedat bey boş olan bir soda şişesini eline aldı. “Fikir benden çıktığı için şişeyi de ilk ben çevireceğim” diyerek şişeyi çevirdi.
Şişe biraz döndükten sonra yavaşladı ve Eda’yı göstererek durdu. Hepimiz alkışlarken Sedat bey sorusunu Eda’ya yöneltti;
- Doğruluk mu? Cesaret mi?
Eda biraz düşünüp “Cesaret” diye cevap verdi.
Oyun kuralları gereği cesaret dediğinizde cesurca bir şey yapmanız gerekiyordu. Sedat beyin ona ne yaptıracağı hepimiz için merak konusuydu. Sedat bey bizi fazla bekletmedi. Ama istediği şey başta karım olmak üzere hepimizi şoke etmişti.
- Hemen kalk ve Kübra hanıma ateşli bir Fransız öpücüğü ver bakalım.
Karım bunu duyunca çok şaşırdı. Gay ilişkileri çekici ya da normal karşılayan karım nedense lezbiyen ilişkilerden hoşlanmıyordu. Film izlerken bile bu tür sahneler geldiğinde mide bulandırıcı buluyordu. Ben karımın Sedat beyin bu talebine tepki göstereceğini düşünürken o oturduğu yerden ayağa kalkarak tıpkı onun gibi hiç itiraz etmeden şaşırmadan kalkıp kendisine doğru yönelen Eda’ya doğru döndü. İki seksi kadın birbirilerine sokuldular. Dudakları birbirlerine yaklaştı sonra birden dudakları kenetlendi. Öpüşmeye başladılar.
Eda dilini kullanarak sanki bir erkek gibi karımı öpmeye başladı. Aslında öpmüyor sanki karımı yiyor gibi görünüyordu. Elleri de boş durmuyor karıma sarılmış onu okşuyordu. Karım ona karşılık vermeye başlamıştı. O da Eda’yı okşuyor elleri külot gibi kot şortunun üzerinden kalçalarını okşuyordu. Sonra Eda da aynı şekilde karıma karşılık vermeye başladığında bu öpüşme sahnesi masadakiler için gerçek bir görsel şölene dönüşmeye başladı.
Eda karımın arkasını bize doğru döndürerek götünün hemen altında biten minicik bol eteğini kaldırdı. Karımın götünü okşamaya avuçlamaya hatta ayırıp karımın deliğini bize göstermeye çalışır gibi aralamaya başladı. Sonra elinin bir tanesini dudaklarını karımınkilerden ayırıp sanki bir sik yalıyormuş gibi kendi ağzına sokup güzelce yaladı ve hiç vakit kaybetmeden ıslak parmağını karımın bize sergilediği çıplak kalçalarına götürdü. Bir taraftan karımı iştahla öpmeye devam ederken ıslattığı parmağını karımın göt deliğine bir anda sokuverdi. Karım “Ay!” diye bir çığlık atsa da dudakları Eda’nın dudakları tarafından hapsedildiği için boğuk bir inilti şeklinde duyuldu.
Masada oturan biz üç erkek, kenarda duran kaptan ve yardımcısı bu iki kadının yiyişmesini heyacanla izliyorduk. Benim dışımdaki diğer 4 erkeğin de izlerken sikleriyle oynadıklarını gördüm. Benim pipim de taş gibi olmuş karımı ilk defa bu şekilde izliyordum. Karım kendini aniden Eda’nın ellerinden kurtardı. “Sanırım bu kadar yeterli” diyerek Sedat beyin yanındaki yerine geri döndü. Eda da yerine oturduğunda Sedat bey “Harikaydınız hanımlar” diyerek alkışlamaya başladı. Hepimiz kaptan ve yardımcısı da dahil onun alkışlarına katıldık. Şişeyi çevirme sırası şimdi karımdaydı. Şişe bu kez bana döndüğünde ben de nedendir bilmem “Cesaret” demiştim. Karım hemen;
- O zaman sen de Eda’ya ateşli bir öpücük ver bakalım!
Karımın böyle bir şey isteyeceğini rüyamda görsem inanmazdım. Ama içten içe mutlu olmadım desem yalan olurdu. Sevincimi yüzüme yansıtmamaya çalıştım. Karım neden böyle bir şey istemişti? Eda’nın kendisini bir erkek gibi öpmesinin rövanşını mı istiyordu? Vedat bey nişanlısını öpmeme izin verecek miydi? Peki Eda ne diyecekti? Saniyeler içinde aklımdan bunlar geçiyordu.
Vedat bey karımın bu isteği karşısında homurdanmaya başlamıştı ki Eda tüm seksiliğiyle ayağa kalktı bana doğru geldi. Ben de hemen ayağa kalkıp ona yaklaştım. Başını ellerimin arasına alıp dudaklarına yapıştım. Ağzından içtiği şarabın tadını alabiliyordum. Dudaklarının tadı çileğe benziyordu. O da bana karşılık veriyor ellerini vücudumda gezdiriyordu. Tıpkı karıma yaptığı gibi şortumun üstünden kalçalarımı ellemeye sıkmaya başladığında ben de aynısını ona yapmaya başladım. Külot gibi kıçının arasına girmiş el kadar minicik kot şortunun üzerinden Eda’nın kalçalarını okşamaya sıkmaya başladım. O anda Vedat bey “Tamam bu kadar yeterli!” diyerek sinirlenmiş bir şekilde masadan kalkıp Eda’yı kolundan tutup çekerek bizi ayırdı. Tekrar masaya oturduk. Karım Vedat beyin bu hareketine tepki göstererek
“Ama oyun bozanlık yapıyorsunuz. Öyle değil mi Sedat bey?” dedi. Sedat bey de karımı onaylayarak oynamak istemiyorlarsa masadan kalkabileceklerini söyledi. Vedat bey bu tepkiye biraz bozulsa da Eda’nın devam etme ısrarı üzerine kıskandığı kendini tutamadığını oynamaya devam edeceklerini söyledi.
Benden de böyle davrandığı için özür diledi.
Sedat bey hepimize dönerek;
- Şunun şurasında biraz eğleniyoruz. Bu akşam ne olursa olsun burada kalacağından herkes emin olsun. Gereksiz tepkiler gösterecek kimse varsa lütfen şimdi oyundan çıksın. Eğer oynamayı kabul ettiyseniz oyun esnasında hiç bir tatsızlık istemiyorum anlaşıldı mı? Bir de şöyle bir değişiklik yapalım. Doğruluk mu cesaret mi diye sormayı kaldıralım. Şişenin ucu kime dönerse dönsün çeviren kişinin istediğini yerine getirsin. İster soru sorsun ister bir şey yapmasını istesin. Tamam mı?
Sedat beyin otoriter sesi karşısında kardeşi Vedat bey dahil kimse itiraz etmeye cesaret edemedi. Hepimiz onu onayladık. Oyunu oynamaya devam edecektik ama oyunun gittikçe sertleşeceği karşılıklı rövanşa dönüşeceği kesindi. Şişeyi çevirme sırası az önce nişanlısını şehvetle öpüp ayakta yiyiştiğim Vedat beye gelmişti. Şişenin bana ya da karıma dönmemesi için içimden dua ediyordum. Çünkü nişanlısını öpmemin intikamını alacağından emindim.
Bu oyun hepimizin sınırlarını zorlayacaktı bu çok belli oluyordu. Ben ve karım için herhangi bir sınır zaten kalmamıştı. Teknedeki ilk günümüzde karım her yerini hepimize teşhir etmiş, Sedat bey tarafından kremleme ve oynarken para takma bahanesiyle gözümün önünde amı götü her yeri ellenmiş, çırılçıplak denize girmiş, akşamüstü de Sedat bey tarafından hemen yan kamaramızda bana duyura duyura vahşice sikilmişti. Bizim açımızdan kaybedecek bir şey yoktu. Ya da ben öyle sanıyordum. Şişenin karıma ya da bana dönmemesi için içimden dua etsem de garip bir şekilde bize neler yaptırabileceklerini merak ediyor, içimdeki şehvet duygusunun önüne geçemiyordum. Ben bunları düşünürken Vedat bey şişeyi çevirdi. Şişe döndü döndü ve Sedat beyi göstererek durdu. Vedat bey bu anı bekliyormuş gibi hemen atıldı ve “Şimdi de sen Erkan’ın karısını öp bakalım” diyerek Sedat beyden karıma ateşli bir Fransız öpücüğü vermesini istedi. Karımla Sedat bey bir an tepkimi ölçmek için bana baktılar. Ne diyebilirdim ki? Daha az önce hepimiz söz vermiştik. Hiç itiraz edemedim. Aksine başımla bu isteği onayladım.
Karımla Sedat bey ayağa kalktılar. Az önce karımı bir erkek gibi öpen Eda’nın yerini şimdi gerçek bir erkek almıştı. Sedat bey iri yarı oldukça fit sportmen bir adamdı. Hepimiz üzerindeki otoritesinin önemli bir kısmı da sanırım bu yüzdendi. Karım Sedat beyin yanında küçücük kalıyordu. Bu iri yarı adam benim küçücük karımı bir kaç saat önce yan kamaramızda vahşice sikmişti. Şimdi ilk defa benim gözümün önünde yiyişeceklerdi. Karımla ilişkileri bir buçuk senedir sürse de ben gözlerimle buna hiç şahit olmamıştım. Az önce Eda ile öpüşürken taş gibi olan pipim yaşanan ufak gerginlik esnasında sönmüştü. Ama şimdi tekrar canlanmış taş gibi olmuş zonkluyordu. Heyecandan kalbim neredeyse duracaktı.
Karımla Sedat bey ayakta öpüşmeye başladılar. Sedat bey de tıpkı Eda gibi karımı öpmüyor resmen yiyordu. Elleri de boş durmuyor karımın eteğinin altından çıplak kalçalarını okşuyordu. Bir eli amında geziniyor bir eli ile götünü okşuyor bunu da bize izlettirmek için özel çaba gösteriyordu. Amında gezen elinin parmaklarını karımın sırılsıklam olmuş amından içeri sokunca karım “Ohhh” diye inledi.
İlk defa gözümün önünde karım bir başka adamla öpüşüyor adam onun amını parmaklıyor karımla ayakta sevişiyordu. Neredeyse şortuma boşalmak üzereydim. Rakımdan yudumlamak istediğimde kadehimin boş olduğunu farkettim. Kaptan hemen masaya yanaşıp rakımı tazelerken kulağıma doğru eğilip Sedat beyin karımı ayakta götürdüğünü fısıldadı. Gerçekten Sedat bey bizleri unutmuş gibi parmaklarıyla resmen siktiği karımı neredeyse oracıkta gerçekten sikmeye başlayacaktı. Bu arada parmakları karımı iyice kendinden geçirmeye başlamış inlemeleri demirlediğimiz koyda yankılanır olmuştu. O esnada Vedat bey ile Eda’nın da oturdukları yerde sarmaş dolaş olup öpüşmeye başladılar. Eda elini Vedat beyin şortundan içeri sokmuştu. Aynı manzara ayakta yiyişen karımla Sedat beyde de vardı. Karımın elleri de Sedat beyin şortunun içindeydi. Vedat bey “Ben daha fazla dayanamıyorum” diyerek Eda’yı kaldırdı. Koluna girdiği gibi içeri kamaraya doğru gittiler. Kaptanla birlikte Eda’nın orospu gibi kalçalarını sallayarak sikilmeye gidişine baktık. Onlar kalkınca da tekrar karımla Sedat beye odaklandık.
Sedat bey bir eli amında gidip gelirken karımın dudaklarını bırakmış karımın askıları olmayan elbisesinden göğsünün birini çıkarmış ağzına almış deli gibi öpüyor emiyordu. Karımın göğüslerinden ne kadar tahrik olduğunu bildiğim için yavaş yavaş boşalmaya yaklaştığını anlayabiliyordum. Bu ateşli öpüşme yerini sevişmeye bırakmıştı. Artık taş gibi olan pipime hakim olamıyordum. Elimi pipime atar atmaz şortuma boşalmaya başladım. Her zaman azıcık gelen sıvılarım bu kez önümü batırmıştı. Yerimden kalktım karımla Sedat beyi ayakta sevişir halde kaptanla İbo’yu da onları izleyip sikleriyle oynarken bırakıp hemen kamaramıza koştum. Şortumu aceleyle çıkarıp duşa girip belden aşağımı yıkayıp diğer şortumu giyecektim. Yukarıda olan hiç bir şeyi kaçırmak istemiyordum. Aceleyle duşa girdim sıvılarımla batmış pipimi kasıklarımı ve götümü de güzelce yıkadım. Ardından şortumu değiştirip güverteye koştum. Güverteye geri geldiğimde şok geçirdim. Kamarada o kadar oyalanmamış olmama rağmen manzaraya inanamadım. Güvertede karımdan, Sedat beyden ve kaptanla yardımcısı İbo’dan eser yoktu.
Taş çatlasa 10 dakikadır yoktum ve bir anda herkes sanki bunu bekliyorlarmış gibi ortadan kaybolmuştu. Telaşla güvertede arandım. Ön tarafta da kimsecikler yoktu. Tam içeri girerken koridorun sonunda kaptanı sondaki kamaraya girdiğini gördüm. Hemen koşup tam kapıyı kapatırken ona yetiştim. Kapıyı kapatmaması için elimi kapıya uzattım. Nefes nefese herkesin nereye kaybolduğunu sordum. Kaptan bir eliyle benim ağzımı kapattı diğer elini dudaklarına götürüp “Sus” işareti yaptı. Fısıldayarak sessiz olursam bana yerlerini göstereceğini söyledi. Tamam anlamında başımı salladım. Kaptan beni içeri aldı.
Burası kaptanla İbo’nun kaldığı kamaraydı. Tıpkı bizim kamaramız gibi onun kamarası da Sedat beyin kamarasına komşuydu. Sedat bey en büyük kamarada kalıyor, kaptanın ve bizim karımla kaldığımız kamaranın ortasında yer alıyordu. Kaptanın kamarası ile Sedat beyin kamarasını bizimki gibi ince bir duvar yerine boydan boya bir cam bölme ayırıyordu. Cam bölmenin hemen önünde geniş bir yatak, onun yanında da tek kişilik küçük bir yatak yer alıyordu. Cam bölmeden görünen manzarayı ise hayatım boyunca unutmam imkansızdı.
Karşımdaki manzaranın gerçekliğine bir an için inanmak zor geldi. Zira karım yüzü bize doğru dönük, elbisesi belinde toplanmış, göğüsleri ve götü açıkta kalmış bir şekilde Sedat beyin önünde domalmış, Sedat bey de önünde domalmış haldeki karımı sert bir şekilde sikiyordu. Ama asıl ilginç olan şey ise Vedat bey ve Eda da yatağın üstündeydiler. Sırt üstü yatan Vedat beyin benimkine oranla hayli büyük gözüken siki karım ve Eda’nın dudakları arasındaki. Eda ve karım Vedat beyin sikini yalamak için yarışıyor gibiydiler. Koca sik bir Eda’nın bir karımın ağzında kayboluyordu. Karım Sedat beyin sikini içine alırken kardeşi Vedat beyin sikini de yemek için adeta Eda’yla kapışıyordu. Kalbim heyecandan duracak gibiydi. Gözlerimi camdan ayırmayarak geniş yatağa oturdum. Sanki dev bir ekrandan karımın başrol oyuncusu olduğu bir porno film izliyorduk. O an yan yatakta oturan İbo’nun sikini dışarı çıkardığını karşısında çılgınlar gibi sevişenleri izleyerek sikini sıvaladığını gördüm. Siki oldukça kara, biraz uzunca tıpkı bir zenci yarağına benziyordu. İbo’nun sikine biraz uzunca baktığımı gören kaptanın “Biraz da buna bak canım” dediğini duydum.
Başımı çevirdiğimde kaptanın sikiyle burun buruna geldim. Olanlara inanamıyordum karım tam karşımda gözlerimin önünde biri arkasında bir ağzında olmak üzere iki adam tarafından sikiliyor, ben de iki tane kalkmış kocaman yarakla karşılarındaki odada oturmuş televizyonda porno film izler gibi onları seyrediyordum. Burnumun dibinde neredeyse dudaklarıma değmek üzere olan kaptanın sikini görünce bir an üniversite yıllarım aklıma geldi. Eskişehir’de okurken ev arkadaşım Erdal’ı hatırladım. Biseksüelliğimi ilk o zaman keşfetmiştim. Ya da Erdal tarafından bu hislerim ortaya çıkarılmıştı. Ev arkadaşlığımızın ilk yılında evde porno izlerken 31 çeken Erdal da onun sikine uzunca baktığımı görmüş ve Pandora’nın kutusu ilk o zaman açılmıştı. Erdal bana o gün hayatımın ilklerini yaşatmıştı. İlk defa bir erkeğin sikini ağzıma almış onu boşaltmış, ilk defa bir erkeğe kendimi teslim etmiş bir anlamda bekaretimi vermiştim. Sonraki 4 yıl boyunca Erdal’la yapmadığımız şey kalmamıştı. Erdal beni evde kadın gibi giydiriyor bana karısı ya da sevgilisi gibi davranıyor, gece de koynuna alıp sabaha kadar beni kadın gibi inletiyordu.
Ben üniversite yıllarımı Erdal’ın kadınlığını yapmakla geçirirken ne tesadüftür ki o zaman varlığından bile habersiz olduğum sevgili karım da tıpkı benim gibi üniversitedeki ev arkadaşı Sinan’la aynı şeyleri yaşıyormuş. Bunca yıl sonra şimdi karım tam karşımda iki adam tarafından beceriliyor ben de camın diğer tarafında başka iki adam tarafından becerilmek üzereydim. Birden camın diğer tarafında neredeyse tecavüze uğruyormuş gibi sikilen karımla göz göze geldik. O an paniğe kapıldım ayakta koca sikini yüzüme dayamış kaptana baktım. Kaptan paniğimi anlamış olacak ki sikini sıvazlamaya devam ederek merak etmememi, camın diğer tarafının ayna olduğunu, o taraftan bizi göremeyeceklerini söyledi. İçim o an biraz rahatlamıştı. Bunu gören kaptan sikini dudaklarıma doğru yaklaştırdı. Dudaklarım kendiliğinden aralandı kaptanın koca sikinin başı yavaşça ağzımın içine doğru kaydı. Dilimin üstünden kayarak boğazıma kadar dayandı, sonra geri çekildi, sonra tekrar girdi ve kaptan yavaş ve nazikçe karısı karşı odada iki adam tarafından çığlık çığlığa sikilen bu pasif kocanın ağzını sikmeye başladı.
Sanki hayal aleminde gibiydim. Alkolün de etkisiyle içinde bulunduğum durumun gerçekliğine inanmakta zorluk çekiyordum. Hem camdaki karımın başrol oynadığı canlı pornoyu izliyor hem de benimle aynı şeyi izleyen bir adamın sikini yalıyordum. Sonra İbo da yerinden kalkıp zenci yarağını andıran sikini bana doğru uzattı. Onunkini de elime alıp sıvazlamaya başladım. Kaptanın sikini ağzımdan çıkarıp İbo’nun sikini yalamaya başladım. İki elimdeki bu iki koca yarağı memnun etmek için daha önce Erdal’la kazandığım tüm hünerlerimi sergilemeye başladım. İştahla bu iki sike saldırdığımı gören kaptan;
- Ohhh ilk geldiğinde senin de karın gibi bir orospu olduğunu anlamıştım. Yala şimdi sikimi seni tüysüz karı kılıklı ibne! Bak Sedat bey karını nasıl sikiyor görüyor musun? Gerçek bir erkek nasıl olurmuş izle de gör! Orospu karın yarağın tadını aldı artık sen ona yetemezsin! Ben sana demiştim bu karıya sahip çıkmak senin gibi pasif bir koca için çok zor diye! Böyle karıları hep böyle elin adamları siker bu böyledir anladın mı ibne?
Bir taraftan sikini artık daha sert bir şekilde ağzıma kökleyen kaptanın bu sözlerine başımı anladığımı belirtecek şekilde sallayarak cevap verdim. Kaptan cevabımı yeterli bulmamış olacak ki sikini ağzımdan çıkarıp yanağıma sert bir tokat attı ve tekrar sordu;
- Duyamadım seni ibne!
- Anladım....
- Neyi anladın amına koyduğumun ibnesi?
- Benim gib karı kılıklı ibnelerin karılarını her zaman başka adamlar siker....
Kaptan bu cevabımı beğendi koca sikini tekrar ağzıma soktu ağzımı sikmeye devam etti.
Bu arada karşı tarafta Sedat bey ayakları bize doğru gelir şekilde yatağa sırtüstü yatmış karım da üstüne çıkmış onun o haşmetli yarağını amında kaybediyordu. Vedat bey de nişanlısı Eda’yı başı karımla Sedat beye dönük şekilde domaltmış ayakta sikmeye devam ediyor Eda’nın elleri de yarağın üstünde zıplayan karımın götünü okşuyor arka deliğine parmağını sokmaya çalışıyordu.
O ana kadar pek sesi çıkmayan kaptanla birlikte sırayla bana sikini yalatan İbo;
- Ohhh Uğur abi bizim patronlar sekreterleri fena sikiyorlar dağıtıyorlar valla.
İbo’nun bu son söyledikleri o ana kadar hiç düşünmemiş olduğum bir şeyi aklıma getirdi. O an ağzımda olan ibo’nun sikini ağzımdan çıkarıp kaptana sordum;
- Sekreterler mi? Eda Vedat beyin nişanlısı değil miydi?
- Ne nişanlısı yavrum? Nişanlısı olsa abisinin yanında sikişir mi? Herkesi kendin gibi godoş mu sandın? Eda orospusu da Vedat beyin sekreteri. Senin karın gibi o da evli. Onun da senin gibi pasif yavşak bir kocası var. Hatta senden bile beterdir eminim. Baksana sen yine karınla birlikte geldin. O ibne evde kalıp karısını tek başına gönderdi bu tatile. Daha doğrusu sikilmeye hahaha! Belki de böylesi daha iyi oluyordur. Göz görmeyince gönül katlanıyordur. Ne dersin hahahaha!
Bir şey dememi beklemeden sikini tekrar ağzıma soktu. Bu iki koca yarağa sakso çekmekten artık dudaklarım yavaş yavaş uyuşmaya başlamıştı. Uğur kaptanın dediğini düşündüm. Ona hak verdim. En azından Eda’nın kocası benim durumumda değildi. Karısı gözünün önünde sikilirken iki koca sike muamele çekmek zorunda kalmamıştı.
Aklımdan bunlar geçerken bir yandan da karımla Eda’nın sikilişlerini adeta dev ekrandan canlı olarak izleyen Uğur kaptanla yardımcısı İbo’ya hünerlerimi sergiliyordum. Sırayla ağzımdaki yerlerini alıyorlar, başımı tutup sertçe ağzımı sikmeye devam ediyorlardı. Ben de zor da olsa karşı kamaradan cama yansıyanları kaçırmamaya çalışıyordum. Bu iki erkek tarafından ucuz bir fahişe gibi kullanılırken resmen içimde alevlenen pasifliğimin esiri olmuştum. Patronun teknesinde karımla ikimiz birer fahişeye dönüştürülmüştük. Terlemeye başlamıştım. Bunu gören kaptan tişörtümü çıkardı. İbo da oturduğum yatakta beni geriye doğru itti. Dengem bozulunca bacaklarım havaya kalktı. Hemen kalçama uzanarak yeni değiştirdiğim şortumu çekip çıkardı. Bir andan bu iki koca yaraklı erkeğin karşısında çırılçıplak kalmıştım. Karımın ısrarı sonucu yaptırdığım lazer seansları yüzünden kız gibi parlak ve tüysüz vücuduma bir an şaşkınlıkla baktılar. Sonra beni ellemeye başladılar. İçimde alevlenen ve beni esir alan pasifliğim yüzünden ufalmış, kabuğuna çekilip minicik pipimi, beni yan döndürerek kalçalarımı incelediler.
Sırtüstü yatakta iki erkek tarafından elleniyor okşanıyor adeta keşfediliyordum. Kaptan pipimi ucundan tuttu ve sıkarak;
- Bu küçük şeyi saymazsak karı gibisin amına koyayım. İşte bu yüzden karını şu an onlar sikiyor! Orospu karından bile güzel götün var amına koyduğumun karı kılıklı ibnesi!
O an aklına bişey gelmiş gibi “Hemen geliyorum bekle” diyerek yarım indirdiği şortunu çekip beni İbo’yla baş başa bırakıp hızla kamaradan çıktı. Nereye gittiğini az sonra öğrenecektim. Kaptan çıkınca yatağa dizlerinin üstünde çıkarak zenci sikine benzeyen koca sikini tekrar ağzıma uzattı. Bir taraftan kalçalarımı okşamaya devam ediyordu. Karşı odadan inlemeyle karışık bir “Ayyy” diye bir ses geldi. İbo; “ Bu seninkinin sesi manzaraya bak amına koyayım ohhh!” deyince ağzımdakini çıkarmadan başımı kaldırıp cama baktım. Sedat bey sırtüstü yatıyor, karım üstünde onu amına konuk ederken bir yandan Eda’yla öpüşüyor, Vedat bey de götü cama doğru dönük olan karımın arka kapısını zorluyordu. Koca sikinin karımın götüne girişini çok net bir şekilde görmüştüm.
Karımın çığlık atma sebebi buydu. Karımı hemen karşımda iki azman erkek tost yapıyorlar ben de ağzımda koca bir yarakla bir yatakta çırılçıplak bunu izliyordum. Kamaramızın kapısı tekrar açıldığında kaptanı elinde karımın pareosu ve bikini üstüyle birlikte gördüm. Yatağa geldi beni ayağa kaldırdı arkamı döndürdü karımın minik bikini üstünü bana giydirdi. Sonra karımın şeffaf pareosunu kalçalarıma tıpkı Sedat beyin güvertede yaptığı gibi dolayıp yan taraftan bağladı. Bir adım geri çekildi kendi etrafımda dönmemi istedi. Dediğini işveli bir kız gibi yaptım. Kaptan;
- İşte şimdi karın gibi bir orospuya dönüştün. Şimdi tam bir karı oldun götünü siktiğimin ibnesi!
Bunu söyledikten sonra yanıma geldi elimden tuttu yatağa çıkartıp kenara doğru beni domalttı. Biraz önce şortumu değiştirirken güzelce yıkadığım götümü yalamaya başladı. Bir eliyle korku ve heyecandan minicik pipimi ve taşaklarımı okşuyordu. Nihayet beni sikeceklerdi. Kaptan hem dili hem de parmaklarıyla götümü sikişe hazırlarken İbo’nun tekrar sikini tekrar ağzımda buldum.
Karımın pareosu ve bikini üstüyle yatağın üstünde domalmış İbo’ya sakso çekerken kaptanın götümü yalamayı bırakıp bir an önce beni sikmeye başlamasını bekliyordum. Kaptan daha fazla beni bekletmedi. Parmaklarıyla alıştırdığı götüme bu kez koca yarağını sokmaya başlamıştı. Başı içime girdiğinde birden sonuna kadar kökledi. Canım yanmış ağzımda İbo’nun siki tıpkı az önce karımın attığı gibi bir çığlık atmıştım. Kaptan kalçalarımı tokatlayarak içimde gidip gelmeye başladı. Bir taraftan da “Bağırma orospu sesimiz onlara gidecek! Sonra sikildiğini herkes öğrenecek ibne!” Diyerek beni susturdu. İnanılmaz anlar yaşıyordum. Karım karşı kamarada iki azman erkek tarafından iki deliğinden birden sikiliyor ben de camın bu tarafında aynı şekilde iki erkek tarafından kıyasıya beceriliyordum. İçimdeki kadın uyanmış, kendimi eşimden farklı görmüyor yataktaki bu iki azgın erkeği memnun etmek için tüm orospuluğumu sergiliyordum. Kaptanın siki içimde bir yerlere dokundukça, beynim uyuşmaya, korkunç bir zevk almaya, küçülmüş pipimden sıvılarım fışkırmaya, ağzımda İbo’nun sikiyle inleyerek boşalmaya başladım.
Sikilirken pipime elimi bile sürmeden boşaldığımı gören kaptan “Vay orospu nasıl boşaldın öyle? diyerek arkamda gittikçe hızını artırdı. Biri ağzımda biri götümde iki koca yarak arasında gidip geliyordum. Çok geçmeden İbo da ağzımda kasılmaya başladı. “Ohhh boşalıyorummm kızzzz! diyerek boşalmaya başladı. İlk damlalar yoğun bir şekilde ağzıma oradan da boğazıma doğru akarken siki birden ağzımdan çıktı. Yüzüme doğru fışkırmaya devam etti. Yüzüm gözüm her yerim İbo’nun bir zencininkine benzeyen sikinden fışkıranlarla kaplandı. Aynı anda Uğur kaptan da arkamda iyice hızlanıp böğürerek boşalmaya başladı. Kasıklarını kalçalarıma daha sert vurarak köklerken yine beynim karıncalanmaya başladı. Aldığım zevkin etkisiyle bir kaç dakika önce boşalmış olmama rağmen elimi bile sürmeden pipimden boşalmaya başladım. Deliğim kasıldıkça arkamdaki siki kavrıyor sanki onu sağıyor gibi tüm sıvılarını emmeye çalışıyor gibiydim. Neredeyse üçümüz aynı anda boşalmıştık. Kaptan içimden çıktığında sanki büyük bir boşluk olmuş gibi hissettim. Deliğim hala kasılıyordu. Yatağa yüzüstü yığılıp kaldım.
Camda ise karımın başrol oynadığı canlı porno film devam ediyordu. Kendimi zevkin kollarına bıraktığım anlarda tost halinde sikilirken izlediğimiz karım şu an tıpkı benim olduğum pozisyondaki gibi yatak üstünde domalmış Eda ile üst üste durumda bu kez arkasındaki Vedat beye kendini veriyor, ağzında da Sedat beyin koca sikiyle iki adam arasında gidip geliyordu. Vedat bey sikini karımın amından çıkarıp karımın hemen altında hazır Eda’nın amına sokuyor biraz gidip geldikten sonra tekrar karımın amına sokarak sikmeye devam ediyordu. Bu sahne uzun sürmedi. Erkekler git gide hızlandılar. Önce karımın ağzını siken Sedat bey boşalmaya başladı. Sikini karımın ağzından çıkarıp Eda ile karımın yüzlerine boşalmaya başladı. İki kadının yüzüne fışkırma esnasında karımla Eda öpüşmeye başladılar. Sedat bey sikini ikisinin dudakları arasına sokarak bir kaç defa daha kasıldı. İki kadının yüzlerindeki menilerle öpüşmeye devam etmesi çok kışkırtıcıydı. Bu arada Vedat bey de böğürerek önünde domalan karımın amına boşalmaya başladı. Vedat bey de karımın derinliklerine döllerini yolladıktan sonra sikini karımın amından çıkardı.
Vedat bey Eda’nın amına da bir kaç kez girip çıktıktan sonra az önce Sedat beyin boşaldıktan sonra yaptığı gibi kendini yatağa bıraktı. Dört vücut sarmaş dolaş yatakta az önceki bol aksiyonlu sevişmenin verdiği yorgunlukla yatıyordu. Bu gerçekliğine inanmanın zor olduğu sahneler beni karımın pareosu ve bikini üstüyle az önce beni deli gibi sikerek kadınlaştırmış koca sikli iki erkekle birlikte gözlerimizin önünde yaşanıyordu.
O an bir an önce kamaramıza gidip normal hale gelmem gerektiğini düşünerek yataktan fırladım. Nedendir bilmem o an karımın beni bu halde görmesini istemedim. Kaptanla İbo’nun soran gözlerle bana bakışları arasında şortumu ve tişörtümü yerden aldım. Kaptan kolumdan tuttu;
- Nereye gidiyorsun yavrum böyle aceleyle? Daha yeni başlamıştık oysa sabaha kadar yolu var yavrum benim. Daha tam tadını alamadık bunun!
Diyerek az önce siktiği götümü avuçladı. Ben de benim de canımın çok istediğini ama karımın bunu bilmesini istemediğimi bunun için hemen kamaraya gidip normal hale gelmek istediğimi kaptana söyledim.
Kaptan;
- Merak etme karın olacak orospu da kesin bu gece sabaha kadar o yatakta sikilecek bundan eminim. İstersen bekle de gör.
Ben;
- Yok bence uyuyup uyumadığımı öğrenmek için kesin beni kontrole gelir. Lütfen bırak gideyim. Eğer gelir ve beni uyurken görüp tekrar onların yanına dönerse ben de sizin geri geleceğim söz veriyorum. dedim.
Kaptan;
- Ama bak söz verdin tamam mı? Sonradan caymak yok ona göre! Yoksa gelir seni sizin kamaranızda sikerim!
Kaptanın bu tehditine “Tamam söz geleceğim”
diyerek kıçımda karımın pareosu ve bikini üstüyle kamaramıza kaçtım. İçimden kaptanın sıvıları bacaklarıma doğru akıyordu. Hemen soyunup çıkardıklarımı eskiden olduğu yere karımın valizinin üstüne bırakıp duşa girdim. Kendimi aceleyle temizleyip çıktım. Şortumu giyip yatağa uzandım. İki dakika geçmeden kamaramızın kapısı açıldı az önce camda sikildiğini izlediğim karım beyaz elbisesiyle yanıma geldi.
Ben sanki uyumuş kalmışım da sanki o gelince uyanmışım gibi yapıp gerinerek yatakta doğruldum. Karım;
- Uykucu kocam benim. Oyunun ortasında beni bırakıp neden kaçtın bakalım? Sedat beyle öpüşmem seni rahatsız etti değil mi? Ben sana söylemiştim benim sana anlatmam ya da sadece dinlemen başka, gözlerinle beni başka erkeğin kollarında görmen başka. Öpüşmeme bile izlemeye dayanamadın. Bir de sevişsek ne yapardın bilmiyorum!
Ne diyeceğimi bilemedim. Az önce kaptanın kamarasında onu iki erkeğin siktiğini sonuna kadar izlediğimi, izlerken de benim de onun kıyafetleriyle iki erkek tarafından kıyasıya sikilerek kadın gibi inletildiğimi karıma söyleyemedim. Bunun yerine karıma haklı olduğunu dayanmamın bu kadar zor olacağını bilemediğimi, ayrıca alkolden başım döndüğü için azıcık uzanmak istediğimi ama uyuya kaldığımı söyleyerek ondan özür diledim. Karım da bana ben odaya gidince zaten oyunu sonlandırdıklarını, sohbet etmeye devam ettiklerini, hiç bir şey kaçırmadığımı merak etmemi söyledi.
Sonra da kendisinin hiç uykusunun olmadığını, müsade edersem güverteye çıkıp sohbete devam etmek istediğini, yoksa çok ayıp olacağını söyledi ve “Sen uyumaya devam et kocacığım. Beni merak etme. Biz sanırım yukarda sohbet ederek sabahı getireceğiz. Sen de uyanırsan tekrar yanımıza gelirsin” diyerek kıçında giydiği beyaz elbisesiyle kamaramızdan çıktı. Beni kandırdığını sanarak Sedat beyin kamarasına sikilmeye gidiyordu.
O çıkarken ben de çok uykumun olduğunu, rakının beni çarptığını, ayılmamın zor olduğunu, sabaha kadar kalkamayacağımı, keyfine bakmasını, diğerlerinden benim adıma özür dilemesini istediğimi söyledim. Karı koca birbirimize nasıl bu kadar rahat yalan söylediğimize hayret ettim. Karım odadan çıkar çıkmaz yataktan fırladım. Karımın valizinden beyaz önü şeffaf tangasını, neredeyse bir karış ekoseli liseli gibi gösteren mini eteğini ve az önce çıkardığım bikini üstünü giyerek genç bir kız gibi kırıtarak tıpkı karım gibi sikilmek için kaptanın kamarasının yolunu tuttum. İşte dostlar karımla patronunun teknesinde geçirdiğimiz 9 günün neredeyse her günü işte böyle geçti.
Bu hayattan beklentim #gavat #pasifkoca
Biraz derdimi anlatmak istedim ama karımın cevabı sert oldu , ne yapayım karım ne derse o 🙈
Yoksa ben evsiz kalıcam ☺️🙈
Berat ben. 30 yaşındayım. 28 yaşındaki karım Rümeysa 1.60 boyunda, 53 kiloda, esmer ve tatlı bir kadın. 5 yıllık evliyiz ve mutlu bir beraberliğimiz var. Seks hayatımız da aktif ve güzel, ama gittikçe monotonlaşıyordu tabii. Henüz daha çocuğumuz yok.
Ergenliğe ulaşıp da cinselliği öğrendiğimden beri ailemin ve yakın akrabalarımın kadınlarını hep başka erkeklerle hayal etmiştim. Annemi başka erkeklerin altında sikilirken, kız kardeşlerimi de arkadaşlarımın siktiğini hayal ediyordum. Utanç verici olsa da bu fantazilerden vaz geçemiyordum.
Evlenince bu durum değişmemişti. Şimdi de karımın yabancı adamların siktiğini hayal etmeye başlamıştım. Ama bunlar sadece bir fantazi, bir hayalden öteye geçmiyordu.
Özellikle yaz aylarında karımı ailesini görmesi için Erzurum'a yollardım. Evde yalnız kaldığım zamanlar da porno sitelerine girer, özellikle karısını siktiren adamların videolarını izlerdim. Özellikle kurgu olmayan amatör filmler beni çok tahrik ediyordu.
Mutaassıp bir aileyiz. Karım kapalı giyinen bir kadındır. Yatakta fantazilerimizi bir yere kadar yaşayabiliyordum. Evde seksi çamaşırlar giyiyordu karım. Karımı o seksi çamaşırlar içindeyken ona bakarak otuzbir çekiyordum.
Ama en çok, karımın başka bir erkeğin altında zevkten inlemesini, başka bir yarak amına girerken bağırmasını izleme isteği bir fantaziden öteye geçemiyordu.
Defalarca bunu karıma anlatmayı istedim, ama ne tepki verecek bilemiyordum. Kaç defa amının içindeyken bana başka bir adamın adıyla seslenmesini istediğimi söylemek geçti kafamdan, ama olmuyor, söyleyemiyordum.
İnternette, benim gibi fantazileri olan erkeklerle tanışıyor, onlarla konuşuyordum. Beni karımla açık açık konuşmam için cesaretlendirenler oluyordu. Bazı adamlar da bana karımı nasıl siktiklerini anlatan hikayeler bile yollamışlardı.
Bir plan yaptım. Önce karımın aklındakileri öğrenmem gerekti. O gece yaptığımız seksin ardından yatakta sarılmış yatıyorduk. Karıma,
"Aşkım..." dedim tüm cesaretimi toplayarak. "Yanlış anlamazsan bir soru sormak istiyorum." dedim.
"Efendim?" diye cevapladı karım.
"Ben ilk erkeğin miyim?" diye sorduğumda, karım yattığı yerden bana döndü ve
"O nasıl soru öyle? Hatırlamıyor musun ilk gecemizi? Bakire olduğumu sen de gördün! Kanlı çarşafı gururla vermiştin annene!" dedi.
"Evet biliyorum bunları. Hiç erkek arkadaşın olmadı mı benden önce?" diye sordum.
"Bunca yıldan sonra böyle bir soruyu neden soruyorsun? Ne var aklında senin?" dedi karım.
"Merak ettim sadece..." dediğimde bağırmaya başlayan karım,
"Beni ne sanıyorsun sen? Orospu muyum ben?" dedi.
"Onu demek istemedim canım...." dedim.
"Ya ne demek istedin? Erkek arkadaşım var mıymış da... Beni başka kadınlarla karıştırma Berat Efendi!" deyip hışımla kalkan karım ışığı yaktı ve
"Çık git salonda yat, istemiyorum yanımda seni!" diye çıkıştı.
Böylece karımın aklındakileri öğrenmiş oldum. Benden önce erkek arkadaşı olup olmadığını sorunca böyle tepki veren karıma, aramıza başka bir adamı alalım desem ne tepki verirdi tahmin bile edemiyordum. O gece salonda uyudum doğal olarak.
Sabah erkenden kalkıp işe gittim. Gün boyu yolladığım özür mesajlarıma cevap bile vermedi karım. Akşam eve varmadan önce sipariş ettiğim orkidelerin işe yaramasını umut ederek yola koyulmuştum.
Zile bastım birkaç defa, açılmadığını görünce anahtarımla kapıyı açmak için cebimden anahtarı çıkartırken kapı açıldı. Karım üzerinde ayak bileklerine kadar uzanan mavi elbisesi, başında da desenli, ipek eşarbıyla karşımda duruyordu. Yapmış olduğu hafif makyajıyla yine çok güzeldi.
"Hoş geldin kocacığım!" dedi. Sanırım orkideler işe yaramıştı.
"Hoş bulduk aşkım!" diyerek içeri girdim. Yemek boyunca çok fazla konuşmadık. Konuştuğumuz birkaç cümle de iş hakkındaydı. Karım masayı topladıktan sonra,
"Kahve içeriz değil mi? Hem de biraz konuşuruz!" dedi. Konuşmak? Ne hakkında olabilir ki acaba diye düşünürken, karım,
"Dün gece biraz aşırı tepki vermiş olabilirim, özür dilerim!" diye devam ederek mutfağa yöneldi.Balkonda oturmuş karımı beklerken ne konuşacağını düşünüyorken, karım yanıma gelip oturdu.
"Dün gece için bir kez daha özür dilerim. Aşırı tepki verdim. Beklemediğim bir soruydu!" dedi.
"Ben özür dilerim canım. Sormamalıydım sana böyle bir soruyu..." diye cevapladım.
"Ama sordun... Kaç yıldan beri evliyiz, neden bugün? Bunun bir sebebi olmalı?"
"Bir sebebi yok aslında. Öylesine sormuştum..." diye kaçamak cevap verdim.
"Evlenmeden önce çok fazla birbirimizi tanıma fırsatımız olmadı. İkimizin de bir geçmişi var elbette. Sana hiç sormadım evlenmeden önceki hayatını. Merak da etmedim. Sen neden merak ediyorsun benim geçmişimi?" diye sordu. Karımın böyle yumuşamış olduğunu görünce içimdekileri anlatmaya karar verdim ve
"Daha birbirimizi tam olarak tanımıyoruz bile. İçimdeki diğer beni bilsen yüzüme bakmaz, hemen terk edersin beni!" dedim.
"O zaman neden birbirimizi tanımaya neden başlamıyoruz. Sırlar olmadan, yalan olmadan. Görünüşe göre başka bir Berat daha var. Mesela neden dün gece o soruyu bana sordun? Bununla başlayabiliriz!" Karımın elini tuttum ve gözlerine bakarak,
"Umarım diğer Berat'tan nefret etmezsin! Nereden ve nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Bunun nasıl başladığını bilmiyorum. Sanırım 16 yaşındaydım, cinsellik nedir yeni öğrenmeye başlamıştım. Bol bol mastürbasyon yapıyordum. Dişi sinek bile aletimi kaldırıyordu.
Çevremizi biliyorsun, malum öyle fazla açık kadın yoktu. Hepsi kapalı. Komşu teyzeleri hayal ediyordum mastürbasyon yaparken. Fantazilerim hep orta yaşlı evli olgun kadınlar hakkındaydı.
Annemle pazara giderdim. Pazarcıların anneme bakışlarını görürdüm. Ağızlarının suyu akardı. Annemi bilirsin güzel kadındır. Hep güzel giyinirdi. Makyajsız hiç çıkmazdı dışarı. Kapalı giyinse bile hep bir çekiciliği olurdu.
Bazı geceler kapılarını dinler, babamla olan sevişmelerine kulak misafiri olurdum. Bu sevişmeler hep o pazardan döndüğümüz günlerde olurdu..."
"Sonra başka erkekler girdi fantazilerime. Annemi onlarla seviştiriyordum. Bildiğim erkekler, bakkal, manav, kasap, tüpçü... Annemin onlarla seks yaptığını hayal edip duruyordum.
Kendimden utanıyordum böyle şeyler düşündüğüm için. Bir daha olmayacak, bir daha düşünmeyeceğim böyle sapıkça şeyleri diyordum kendi kendime. Ama yine de vaz geçemiyordum bu fantazilerden...&
quot;Ben konuştukça sessizce dinleyen karımın şaşkınlığı yüzünden okunuyordu. Devam ettim,
"Seninle evlendim. Aklıma gelmiyordu artık böyle düşünceler. Seninle mutluydum..." dedim ve sustum. Kelimeler boğazıma düğümlenmiş, ağzımdan çıkmıyordu. Karım yardımcı oldu bana ve
"Evet mutluydun. Sonra?" dedi.
"Sen hatırlamıyorsundur bile belki, ama o gün benim halen aklımda!" dedim. Karım şaşkınlıkla,
"Hangi gün?" diye sordu.
"Sana demiştim hatırlamazsın diye. Sanırım iki yıl önceydi. Pazar günü seninle alışverişe çıkmıştık. Manava gitmiştik..." dedim. Karımın yüzünden hatırlamaya çalıştığını anlamıştım.
"Çok güzeldin yine o gün. Manavın çırağı seninle ilgileniyordu. Fakat biraz ötenizde başka bir adam sürekli olarak sana bakıyordu. Kapalıydın, erkekleri tahrik etmiyordun, ama adamın gözleri üzerindeydi.
Adam kırkın biraz üstünde olmalıydı. İnce ve esmerdi. Uzun sakalları vardı. Kısacık kesilmiş, kıvırcık saçları vardı. Gözlerini sana öyle bir dikmişti ki, aklından neler geçiyor diye düşündüm. Belki de aklında seni soyuyordu o anda. Sonra yanına geldi, seninle bizzat ilgilenmeye başladı..."
"Sizden uzakta olduğum için duyamıyordum konuştuklarınızı. Adamın gözleri ise sürekli hareket halindeydi. Vücudunu didik didik ediyordu kapkara gözleriyle. Sanki içine düşmüştü senin.
Bu arada, genç çırak da yanınızdaydı sürekli olarak. Sen adama bir şeyler söylüyor, adam çırağa talimat veriyor ve o da istenen meyveleri poşetlere doldurup tartıyordu. Ama çırağın da gözleri sürekli senin üstündeydi.
Sen farkında mıydın bilmiyorum, ama pek de rahatsız değildin bu bakışlardan. Belki de farkında bile değildin seni gözleriyle soyduklarını.
Bir ara çileklere bakmak için öne eğilmiştin. İkisi de arkanda kalmıştı, ikisinin de gözleri hemen önlerindeki senin o inanılmaz güzel götüne kilitlenmişti. Giydiğin o uzun eteğin altından belli olan çıkık yuvarlak götüne saldıracakmış gibi bakıyorlardı..."
"Birden gözlerim yaşlı adamın pantolonunun önünde meydana gelen kabarıklığa takıldı. Adamın aleti kalkmış kocaman olmuştu. Gözümün önünde yaşanan bu kısacık an içimdeki o fantaziyi yeniden ortaya çıkardı. Gördüğüm manzara beni de tahrik etmişti. Aletim sertleşmeye başlamıştı..." Sözümü bitirmeden, karım,
"Nee? Adamlar resmen orada gözleriyle soymuşlar beni. Sen de ses çıkarmadan öylece izledin olanları ha?" dedi. Sesinde bir kızgınlık yoktu.
"Ne desen haklısın. Hoşuma gitmişti. Ama şunu da unutma, o gece hayatının en güzel seksini yaşadığını söyledin gerdek gecesinden sonraki!"
"Evet öyleydi. Gerdek gecemizden sonraki yaptığımız en güzel seksti. Sebebi demek buymuş!" dedi.
"Aslında o gece seni o yaşlı adamla düşündüm!" diye mırıldandım. Şaşkınlığı daha da artan karım,
"Nasıl yani?" dedi.
"Duydun işte. O gece seninle beraber olan adamın, o manavın olduğunu düşündüm. Kendimi manavın yerine koydum..." dedim. Tabii bunları söylerken utanmış ve başımı öne eğmiştim.
"Başka?" dedi karım.
"Başka ne?" dedim. Karım,
"Başka kimlerle düşündün beni? Kimlerle seviştirdin beni hayallerinde?" dediğinde şaşırma sırası bana gelmişti.
"Gerçekten duymak istiyor musun?" diye sordum.
"Söz verdik. Sırlar yok artık. Söyle, kimler yaptı beni?" diye üsteledi.
"Manav, tüpçü, musluk tamircisi, bakkal..." diye başlayınca, sözümü kesen karım,
"O kadar çok kişiyle mi?" diye sordu. Cevap vermedim. Pantolonumun önündeki kabarıklığı fark eden karım elini uzatıp, pantolonumun üstünden taş gibi olmuş sikimi okşamaya başladı. Yüzündeki şehvetli ifadeyi görebiliyordum. Sanırım konuşmamız onu da tahrik etmişti.
"Demek birilerinin bana bakıp sikini kaldırması, beni gözleriyle sikmesi hoşuna gidiyor ha!" dedi. İlk defa 'Sik' kelimesini kullanıyordu. Muhafazakar karımın ağzından 'Sik' kelimesini duymak beni şaşırtmıştı. Söyleyecek bir şey bulamadım.
Ama gerçekten de tıpkı onun söylediği gibi oluyordu. Müthiş heyecanlanıyordum. Sikim neredeyse patlayacak gibiydi. Karımın parmakları da aklımın başımdan iyice gitmesine neden oluyordu. Karım birden,
"Hadi gel yatağımıza gidelim... Yatağımıza gidip sikişelim, n'olur! Canım sikilmek istiyor kocacığım!" dedi.
Neredeyse koşarak yatak odamıza geçtik. Üstümüzdeki giysileri yırtarcasına çıkarıp, kendimizi geniş yatağın üstüne attık. Beni sırt üstü yatırıp, bir bacağını üstüme attı karım.
Bir eliyle sikimi okşuyor ve gözlerimin içine bakıyordu. Yüzündeki ifadeden azgınlığı belli oluyordu. Boynundan tutup onu kendime çektim ve çılgın gibi öpüşmeye başladık.
Dilimi yakalayıp ağzının içine çekti ve emmeye başladı. Gözlerini kapamış, emiyordu dilimi. Parmakları da sikimin çevresine sımsıkı dolanmış, yukarı aşağı hareket ediyordu. İnanılmaz derecede heyecanlanmıştım yine. Dilimi bırakıp gözlerini açtığında yeniden göz göze geldik. Karım,
"Ohhh, kazık gibi oldun... Daha önce hiç böyle sertleşmemiştin! Demek hoşuna gidiyor, başkalarının beni sikmek istemesi? Hadi söyle bana! Söyle hoşuna gittiğini!"
"Evet!" diye itiraf ettim mırıldanarak. Düşündüğümden daha kolay olmuştu bunu karıma söylemek, "Hoşuma gidiyor... Hem de çok hoşuma gidiyor!" dedim.
Birden hareketlenip ters olarak üstüme çıktı karım. Kalçaları yüzümün hizasında, havadaydı. Belini iyice çukurlaştırdı. Her zaman olduğu gibi amının kıllarını iyice temizlemişti. Bir resim kadar güzel amı şimdi susamış bir ağız gibi açılmıştı. Vıcık vıcık sulanmıştı.
Karım sikimi sıvazlamayı sürdürüyordu. Artık yıllardır içimde tuttuğum, kimseye anlatamadığım duygularımı bundan sonra ortaya çıkarabilirdim.
"Güzel miyim?" diye sordu birden karım.
"Çok güzelsin karıcığım, harikasın!" dedim.
"Amım güzel mi?" diye sordu.
"Hem de çok!" dedim.
Beş yıllık evliliğimiz boyunca karım bir kere bile ağzına almamıştı sikimi. Bunu yapmasını çok arzu ettiğim halde bir kere bile bunu yapmasını istediğimi söyleyememiştim ona. Sanırım benden cesaret alan karım,
"O beni seyredip sikini kaldıran, beni sikmek isteyen, o gün gözleriyle siken manav, senin şimdi gördüklerini görebilseydi ne yapardı acaba?" diye sordu.
"Her halde kimse durduramazdı onu..."
"Yani?" dedi karım.
"Yani onu engellemek mümkün olmazdı..."
"Beni sikerdi değil mi kocacığım? Kocaman olmuş sikini amıma sokardı değil mi? Ohhhhh, sikerdi beni değil mi?" dedi. Karımın ağzından böyle ayıplı lmüstehcen kelimeleri duymak hoşuma gidiyordu.
"Evet karıcığım, sikerdi. O kocaman sikini senin o amına sokardı!"
"Kocaman sikiyle sikerdi beni, ohhhh!" dediğinde neredeyse boşalacaktım.
Normalde kıskançlıktan çıldırmama neden olabilecek şeylerden söz ediyorduk ve ben bundan akıl almaz bir biçimde hoşlanıyordum. Hoşlanmak ne kelime, öylesine tahrik oluyordum ki, kafayı yemek üzereydim,
"Biraz daha böyle konuşursan belim gelecek!" dedim.
"Manavın kıllı, kapkara, sert sikinin amıma girdiğini düşünüyorum, ohhhhhh, ne kadar güzel olurdu değil mi? Amıma girerken sen yapardın kocacığım?" diye devam ediyordu.
"Senin sikilmeni izlerdim. O ayının altında zevkten inlemeni izlerdim!" dedim, ama daha fazla tutamadım kendimi, döllerim gelmeye başladı.
Karım hızlıca sikimi sıvazlıyordu. İnanılmaz bir şekilde boşalıyordum. Döllerim karımın eline bulaşmıştı. Bugün hayatımızın ilkler günüydü.
Sonra karım kalçalarını indirip, amını ağzıma yapıştırdı. Vücudu dalga dalga sarsılıyordu. Am suları ağzıma, hatta boynuma akıyordu. Karım da orgazm olmuştu...
Birbirimize sarılmış olarak yatıyorduk. Karım,
"Hani sormuştun ya ilk erkeğin ben miyim diye? Evet, ilk erkeğim sen oldun, ama benim de sana anlatmadığım şeyler var elbette. Mesela ilk gördüğüm sik seninki değildi!" dedi. Şaşkınlıkla,
"Gerçekten mi?" diye sordum.
"Lise bitmiş üniversiteye hazırlanıyordum. Bir komşumuz vardı, Mehmet abi, 45 yaşlarında evli bir adamdı. Babamın çok samimi arkadaşıydı. Ailecek görüşüyorduk. Oldukça bilgili bir adamdı, özellikle matematik ve fizik derslerinde bana yardımcı oluyordu.
O zamanlar bir erkek arkadaşım vardı. Ailem bilmiyordu. Mehmet abi bizi görmüş öpüşürken, üstüne üstlük resimlerimizi de çekmiş. Sonra bir gün benimle konuşmak istediğini söyleyip çağırdı… Arabasında oturmuş konuşuyorduk. Resimleri gösterdi bana, şok oldum.
"Olur böyle şeyler. Gençsin, güzelsin...' dedi.
'Mehmet abi, ailemin haberi yok, lütfen söyleme bizimkilere!' dedim.
'Merak etme sen. Beni memnun edersen gördüklerim aramızda kalacak!' dedi sırıtarak. Özellikle babam duyarsa bir erkek arkadaşım olduğunu kesinlikle beni döverdi. Mehmet abinin elinde bir koz vardı ve onu kullanmak istiyordu. Ne istediği gayet açıktı.
Ben bunları düşünürken Mehmet abi pantolonun üstünden sikini okşuyordu. Derken bir fermuar sesi duydum, daha da ileri giderek sikini dışarı çıkarmıştı..."
"Bakmamaya çalışsam da Mehmet abinin siki çok büyük ve heybetliydi. Özellikle gövdesi kalın ve başı büyüktü. Elimden tutup elimi sikinin üzerine koydu.
'Abi ben bakireyim!' dedim.
'Merak etme seni sikmek gibi bir düşüncem yok. Sadece ağzına almanı ve beni boşaltmanı istiyorum!' dedi. Ben de,
'Söz ver, ondan sonra sileceksin o resimleri değil mi?' dedim.
'Söz!' dedi ve bir anda göğsümü okşamaya başladı. Kafamı çevirince göz göze geldik. Bana,
'Çok güzelsin Rümeysa!' diye fısıldayarak öpmeye başladı..."
"Erkek arkadaşımdan sonra öpüştüğüm adamdı. Tecrübeliydi ve çok güzel öpüşüyordu. Bir yandan da göğüslerimi de okşamaya devam ediyordu. Hoşuma gitmeye başlamıştı. Dudaklarımdan boynuma doğru indi.
O anda da elini bacaklarımın arasında fark ettim. Bastırıyor ve okşuyordu. Bir an kendimden geçtim ve elimi onun elinin üstüne koyup,
'Dur, yeter bu kadar, lütfen' diye fısıldadım.
'Sakin ol. Bir şey yapmıyorum!' dedi. Tekrar dudaklarımı öpmeye başladı. Göğüslerimi okşuyor, boynuma çeneme küçük küçük nefesler ve öpücükler konduruyordu. Sonra da gömleğimin döğmelerini açtı. Sutyenimden çıkardığı memelerimi yalamaya, başlarını emmeye başlamıştı..."
"Elimi yeniden tutup sikinin üstüne koydu. Kocaman olmuştu siki. Kalın, sert ve kıllıydı. Elimi çekmek istediysem de bırakmadı ve elimi sikinin üzerine bastırdı. Kulağıma,
'Okşa onu!' dedi. Elime aldım, acayip sertti. Avucumla kavradım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Elimi tutarak beni yönlendirdi. Çok sıcacıktı siki. Ben aşağı yukarı sıvazlarken,
'Süpersin Rümeysa!' diyordu. Bir anda, 'Ağzına al!' dedi. Daha önce hiç yapmamıştım. Erkek arkadaşımla öpüşmekten öte gitmemiştik.
'Bu nasıl ağzına alınır ki, ben anlamam öyle şeylerden...' dedim.
'Öğrenirsin işte!' dedi ve kafamı sikine doğru bastırdı. 'Yala dedim sana. Yoksa...!' diyerek resimleri ima etti..."
"Suratıma değen sikin ucunu ağzıma doğru götürdüm. Dilimi çıkardım ve bir kere yaladım, sonra bir daha. İğrenecek bir şey değildi. İyice yalamaya başladım.
Mehmet abi inliyordu. Ağzımı sonuna kadar açtım, sikinin başı ancak ağzımın içindeydi. Dilimle sikinin başını yokluyor, alabildiğim kadar ağzımın içine almaya çalışıyordum.
Ben onun sikini yalarken başını ağzıma soktu. Çok sıcaktı, yumuşacık bir şey ağzımdaydı. Alabildiğim kadarını ağzıma alıp hafifçe sömürdüm. Bir anda kafamı tutup yukarı aşağı çekmeye başladı. Deliler gibi inliyordu.
Sonra bir anda ağzımdaki siki titremeye başladı. Ne olduğunu anlamadan ağzıma bir şeyler fışkırdı. Ağzım sikiyle dolu olduğundan tüküremedim ilk anda. Bir anda sikini çıkarttım ağzımdan. Derin derin nefes alıyordu. Mehmet abinin dölleri ağzımdan akıyordu. Midem bulanmıştı. Hemen tükürdüm..." diye bitirdi anlatacağını karım.
Heyecanla karımı dinlemiştim ve anlattıkları sikimin kalkmasına, sertleşmesine sebep olmuştu. Heyecanla,
“Sonra?” diye sordum. Karım,
“Bu tabii bir seferle kalmadı, haftada bir iki kez buluşup aynı şeyi yapmaya devam ettik. İşin ilginç tarafı ise, birkaç defadan sonra sik yalamaya ve döl yutmaya iyice alışmıştım ve çok hoşuma gidiyordu. Ama dediği gibi beni hiç sikmedi. Belki de bakire bir kızı bozmaktan korkuyordu!” dedi.
“Benimkini hiç ağzına almadın ama?” dediğimde,
“Aslında sikini ağzıma almak, yalamak istedim, ama sana söylemeye çekindim. Beni yanlış anlamandan korktum. Ama sen de hiç teklif etmedin!” dedi.
“Ben de aynı şekilde çekindim. Yapmayı sevmezsin, beni terslersin diye düşündüm!” dedim.
“Ah canım kocacığım. Çok şey kaçırmışız!” dedi ve bacaklarımın arasına girdi. Sonra ilk defa sikimi ağzına aldı.
Karım ilk kez sikimi emiyordu. Sikimi ağzından çıkarmadan bana baktı. Yüzündeki ifade müthişti yine. Gözlerimi kapayıp, kendimi aldığım zevke bıraktım, ellerimi karımın saçlarına götürdüm... Karım sikimi emerken bir sonraki adımı atmaya karar verdim.
“Biliyor musun neyi merak ediyorum?” dedim. Karım sikimi ağzından çıkardı ve
“Neyi?” diye yanıtladı soluk soluğa.
“Başka erkeklerin seni sikmek istemeleri bu kadar tahrik ediciyse...” dedim.
“Eeeee?” dedi karım.
“Bir hayal etsene… Yabancı biri seni gerçekten sikse ne olurdu?” dedim. İçimdekileri döküyordum. Kalbimin atışları hızlanmış, inanılmaz heyecanlanmıştım. Karım da bana uymaya başlamıştı,
“Eminim çok daha fazla tahrik olurdun. Eminim çok zevk alırdın kocacığım!” cümlesi döküldü ağzından.
“Ohhhh!” dedim, sonra da, “Peki ya sen? İstiyor musun?” diyebildim zorlukla. Karım cevap vermeyince devam ettim konuşmaya, onu daha da azdırmak istiyordum.
“Bir düşünsene... Yabancı birinin kocaman olmuş sikini amına soktuğunu... Döllerini amının içine fışkırttığını... Ne harika olurdu, değil mi karıcığım?” dedim. Karım,
“Evet, olabilir… Neden olmasın?” dedi yüzünde şeytanca bir gülümsemeyle… Kalbim yerinden çıkmak üzereydi.
“Gerçekten mi? Olabilir mi diyorsun?” diye fısıldadım heyecanla… Karım da anlamıştı benim halimi,
"Evet… İstiyorum, yabancı biri tarafından sikilmek istiyorum. Yabancı birinin sikini içimde istiyorum!"diye mırıldandı.
Nihayet, karım da kendini başka erkeklere siktirmek istediğini söylemişti. Gözlerime bakarak hareketlendi ve ata biner gibi oturdu üstüme. Amı, sikimi olduğu gibi yutmuştu sanki. Ellerini karnıma dayadı. Kalçaları hareketlendi. Amı ateş gibi yanıyordu.
"Kendimi başka erkeklere siktirmek istiyorum. Ohhhh, kendimi tüm erkeklere siktirmek istiyorum!" dedi. Zevk alıyordu karım, amı sulanmıştı.Ben de karım iyice havaya girsin diye,
“Siktir karıcığım kendini başkalarına. O kalın kıllı siklerini amına soksunlar. Ben de seyretmek istiyorum. Kocaman, kapkara, kıllı bir sikin amına nasıl girip çıktığını seyretmek istiyorum. Senin zevkten çıldırdığını, nasıl inlediğini görmek istiyorum.”
“Ohhh… Devam et… Anlat hadi…” diyerek inledi karım…
“Yabancı erkeklerin döllerini içine attırmasını izlemek istiyorum. Sonra seni sikmek istiyorum. Amının içinde adamın dölleriyle benim döllerim birbirine karışsa ne güzel olurdu, değil mi karıcım?” diyerek motive ediyordum.
Karım iyice havaya girmişti.
“Siktir beni kocacım, tanımadığım, bilmediğim erkeklere siktir. Amıma boşalsınlar. Ağzıma boşalsınlar!” dediği anda tüm vücudu sarsılarak orgazm olmaya başladı karım. Gözleri geri kaymış, yalnızca beyazları görünüyordu. Amının suları bir çeşme gibi akıyordu sanki...
Sonra duruldu. Kalçaları yine yukarı aşağı hareketlere başladı. Zonklamakta olan sikimi hızla amına alıyor, çıkarıyordu. Aldığım hazdan dolayı daha fazla dayanma şansım yoktu.
“Ohhh! Geliyorum karıcığım, dölle doldurdukları amını bir de ben döllüyorum!” diyerek zor tuttuğum döllerimi karımın amına fışkırtmaya başladım.
Karım da sikim amındayken üzerime yattı. Birbirimize sarılıp öylece kaldık bir süre, nefeslendik.
Sonunda karıma açılabilmenin ve gizli fantazilerimi karımla konuşabilmemin inanılmaz rahatlığı ve heyecanı vardı üzerimde...
İşte böyle başlıyor cuckold düşünceler bende eşimle herşeyi sınırsızca konuşuyorum ama sonrasında lafı bile açılmıyor hayalî böyle ise gerçeği nasıl olur
Bir yaz daha bitti. Boynuzlarım otel odasına sığmaz oldu
dünya güzeli ahsenim 😍