çak bi selâm canım baksana.
TVSTRANGERTHINGS
Keni
trying on a metaphor
No title available
Jules of Nature

JBB: An Artblog!
DEAR READER
Lint Roller? I Barely Know Her
Acquired Stardust

No title available
art blog(derogatory)
Today's Document

pixel skylines
Monterey Bay Aquarium
Claire Keane
tumblr dot com
I'd rather be in outer space 🛸

Kaledo Art
RMH
Three Goblin Art
seen from United States

seen from Türkiye
seen from France

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from Ireland
seen from Canada
seen from United States
seen from India

seen from Oman

seen from France

seen from Ireland
seen from Japan

seen from Netherlands
seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from Germany
seen from United States
@karalili
çak bi selâm canım baksana.
‘’doğan güneşle bu, batan güneşin sesi.’’
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
iki yaz-iki kış yokmuşum buralarda.
bir diploma, bir de nikâh cüzdanım varmış. bir de minik kızımı beklermişim.
sessiz oturabilir miyiz seninle? aramızda yaprakların hışırtısından, ve ceylanların hayata çıkışından başka bir ses olmadan. beni sessiz de sevebilir misin? yağmur almış toprağı ve üşüyen kainatı dinlerken araya dünya sözleri karışmadan. biliyor musun çekirgelerin, unutulmuş ülkelerin, kahrından kuruyan nehirlerin diliyle konuşabilirim seninle. duyabilirim seni hiç konuşmadan. kalbinin atışlarını duyabilirim. içinde bir yaz gezmesine çıkan çocuğu ve dudağın en uzak sokağında biriken dilini hayatın sökebilirim, öğrenebilirim sözcükler bağırtılar klaksonlar ona karışmadan. ay sesiyle, gün sesiyle, gül sesiyle tırmanırım kalbinin tepesine ve işte zakkumların diliyle konuşabilirim seninle. rüzgarın ve acının bildiği dilde acelesiz, hiç yarışmadan, sessiz oturabilir miyiz seninle?
Bir beyaz ay kondu balkonumun üstüne ve oturduk/Biz, özgürlüğüm ve ben, sessizce dikkatli izleyerek gecemizi.
''bu gece göklerin zirvesindeyim/gökte mahşer uyandırıyorum.''
kapıları açan bir Allah.
Kimseye uğramam ben sana uğramadan Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana Takvim sorup hudut çizdirme bana Ben sana çiçeklerle geleceğim -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
biz senle. http://www.youtube.com/watch?v=V9iVjlugUYU
moriarty & fireday: http://youtu.be/YuYiqIm4IPM
İnsanın annesi ölünce evi ölüyor babası ölünce çocukluğu ölüyor kedisi ölünce de sanki kalmıyor ölecek başka kimsesi.
vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi.
bu pencerenin arkasında gece titremede ve yeryüzü giderek durmada bu pencerenin arkasında bir bilinmez seni ve beni merak ediyor ey baştan aşağı yeşil! yakıcı anılar gibi ellerini, bırak benim aşık ellerime ve dudaklarını varlığın sıcak duygusunu benim sevdalı dudaklarımın okşayışına bırak rüzgâr bizi götürecek rüzgâr bizi götürecek.
aşka inanıyordu. çaya ve tütüne.
sadece tütün değil. sadece yol.
1990'lı yıllarda Avrupa'nın göbeğinde, Bosno-Hersek'te yaşanan acı dolu savaş yıllarına ayna tutan film, savaş sonrasında yakınlarını arayan insanların dramatik öyküsünü konu alıyor. Bünyamin çocukluğunda kıskançlığı nedeniyle kardeşinin ölümüne sebep olmuş ve bu travmadan yıllarca kurtulamamıştır. Ailesinden kaçma ve insanlara iyilik yapma üzerine kurulu bir hayat yaşayan Bünyamin, bir süredir Bosna'da toplu mezarlardan ceset çıkaran bir kuruluşta çalışmaktadır. Türkiye'ye dönmesine günler kala Mostar Köprüsü'nde intihar etmeye çalışan Zrinka ile tanışır. Genç kadın savaş sırasında tüm yakınları kaybetmiş bir psikologtur. Bünyamin onu hayata geri döndürür ve Zrinka da onun psikolojik travmalarını çözmeye yardımcı olmaya başlar. İkisi arasında başlayan ve birbirlerine açıklamadıkları aşk, Bünyamin'i Hasankeyf'e dönüp ailesiyle yüzleşmeye iter. Bünyamin'den haber alamayan Zrinka da onu bulabilmek için Hasankeyf'e gittiğinde kendilerini ilginç gelişmeler içerisinde bulurlar. Bosna ve Türkiye ortak yapımı olan film, pek çok kısa filmiyle yerli ve yabancı festivallerden övgüyle dönen Faysal Soysal’ın ilk uzun metrajlı işi.