Gökyüzünü göremezken kutup yıldızının yol göstermesi ne işe yarar ki.
★
Color Me Curious
Monterey Bay Aquarium
Interview Vampire Daily
Cosimo Galluzzi
almost home

PR's Tumblrdome
untitled
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
todays bird

Kiana Khansmith

tannertan36
Not today Justin
𓃗
No title available
EXPECTATIONS
Fai_Ryy
taylor price
Xuebing Du
No title available

seen from Colombia
seen from United States
seen from Ecuador
seen from Brazil
seen from Germany

seen from Russia
seen from Malaysia

seen from Brazil
seen from Germany
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from Colombia

seen from Colombia
seen from Germany
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Indonesia
seen from United States

seen from Vietnam

seen from Germany
@kardakikardelen
Gökyüzünü göremezken kutup yıldızının yol göstermesi ne işe yarar ki.
Bazen en acısı oymuş gibi hissetiğin an fırtına öncesi sesizlik kadar yavan kalabiliyor.
Kaçabiliceğin kimse olmadığını hissettiğin o an.
Bir uçurumun kenarındaymış gibi hissettiğiniz sayılı anlardan biri bazı acı gerçekleri anladığınız andır.
Hayat tiyatro gibidir herkes rol yapar ama bazıları çok inandırıcıdır ve aşırıya kaçmıştır.Siz oyun bu seyirde devam etsin istiyorsanız tek yapmanız gereken inanmak ancak deyişsin istiyorsanız daha gerçekçi rollerse istediğiniz bir az dram ve karmaşaya katlanmalısınız. Işık görmek için karanlığı bilmelisin.
Başkaları tarafından yaralanmak.Konuşmak isterken sırf üzmemek için susmak, konuşmak isterken konuşamamak, konuşmak isterken susturulmaktır.
Ne kadar aptalsınız?Ben iyi olmadığım halde iyiyim diyicek, kırgınken değil gibi davranacak, içime atıcak kadar ama en önemlisi bunları yaparken kendime zarar vericek kadar.
Eğer biri güzel veya yakışıklıysa uzaktan iyi gözükür, biri içi güzelse veya kendi güzel, yakışıklıysa yakından iyidir.Yakından iyi olan uzaktanda da iyidir. Uzaktan iyi olan her zaman yakından da iyi olmayabilir.
Kimlesin, napıyorsun, hala aynı mısın, yüzün nasıl bilmiyorum sadece bana bıraktığın aptal anılar yüzünden acı çekiyorum seni tekrar duyamıyorum, göremiyorum sadece anılar o kadar çok kötü hissediyorum ilk 4 ay falan hatta bazen hala biri benleymiş boş sırada biri oturuyormuş gibi hissediyorum. Ne kadar denesemde yüzünü hatırlayamıyorum çıldıracak gibi oluyorum.
Ailesi yüzünden intihar eden bir kızla ilgili bir kitap yazsaydınız son cümlesi ne olurdu?
Me:
Onlar bana bakmadı ama ben hep ölüme baktım.
Verdikleri tek şey yaşamadı onu da aldılar.
Hayat vermek mi? Hayır, onlar hayatımı benden aldılar.
Aile, Aile anlamı ne? Bilmediğim yegane kelime, beni ölüme götürenlerin adı bu.
En büyük günahı işlettiniz bana, ben katilsem siz azmettiriciydiniz.
Siz bana hiç bir şey veremediniz bu yüzden ben canımı verdim.
Size bir gece hikayesi anlatıcam.
Altın Yapraklar
Bundan yıllar yıllar önce.Yer altındaki Kötülerin çok güçlü bir kralı varmış,bu kralın da bir oğlu varmış dört bir diyarda nam salmış aynı kendi gibi güçlüymüş. Ancak güçlendikçe güçlenen baş edilemeyen prens daha da güçlenirken bir kehanet ortaya çıkmış. Oldukça yakışıklı olan prens genelde insanları kandırır, oltasına düşürürmüş. Kehanete göre bembeyaz gözlü bir kız prensin vazgeçmesine, güçlerini üstünde kullanmamasına sebebi olacakmış. Kimse inanmasa da prens bunu tehtid olarak görmüş.Kızı aramış ancak bulamamış. Bir gün başkentin sokaklarında dolaşırken ışıl ışıl bembeyaz gözlü kızla karşılaşmış o olduğunu anlamış. Çok güzelmiş, öyle ki sanki bütün ışığı kendine çekiyormuş.Tanışmışlar.Gel zaman git zaman yakınlaşmışlar. Ancak prens yani çocuk herşeyin farkındaymış kızı sevsede kehanet sağlam yerdemiş. Aynı zamanda kız prensin düşmanlarının dikkatini çok çekiyormuş.Her zaman oturmayı çok sevdikleri ağacın altında otururken çocuk kıza onu sevdiğini söylemiş ve ucu gümüşten değerli taşlardan yapılmış çiçekler olan bir toka vermiş.Kız da ona onu sevdiğini söylemiş. Ama zaman geçtikçe çocuk gerçeklerin daha da farkına varmış ona daha da acı veriyorlarmış. Çocuğun başka çaresi yokmuş. Hem kedini hem kızı korumak için. Uzaklara gitmeye karar vermiş. Şöyle demiş"Eğer bu ağaç altın yapraklar dökerse geri döneceğim."Çocuk bunu inkansız bilerek söylemiş. Ancak kız bir şekilde içinde bir şey hissetmemiş.Gözleri gibi bembeyaz bir boşlukmuş şimdilik her şey. Aradan zaman geçmiş. Kız gene bir gece yanlız başına ağacın altında otururken bir süikastçı çetesi prensin değer verdiğini düşündüğü kızı kaçırmaya çalışırken arbede kız öldüş. Ay hilalden, dolunaya dönüştü aynı kızın gözleri gibi bembeyaz ve parlak oldu.Gök yüzüne bakan çocuk,o an çocuk ağaca gitmesi gerektiğini anladı. Olabildiğince hızlı gitti ve kaçan süikastçılara ona hediye ettiği tokayla kızın yerde yatan bedenini ve altın yapraklar döken ağacı gördü. İçinde yanan ateşle süikasçıları yakalayıp öldürdü. Kızı ağacın altına gömdü. Şimdi ay gökten inip, güneş doğuyordu. Günler geçtiğinde dayanamayıp ağacın altında kendini öldürdü. Efsaneye göre ağaç hayla altın yapraklar dökermiş. Ölen ruhlarını çektiği acı bitene kadarda öyle olacakmış. Ebediyen.
Dudaklarımdan dökülen kelimelerdi söylediklerim, ben miydim şu an ben? Tek bildiğim bir az daha çabaladığımdı belki. Hafif esen rüzgar,beni şu an canlı tutan şey. Asık bir suratın arkasında ki yorgunluk. Şanssızlığın yansıması. Bir adım daha atmak. Yaptığım şeyler niyeydi?Anlatamadığım bir şeydi belki olanlar. Kızgınlığım gözlerimdeydi.Ancak daha fazla yaklaşırsam anlardım çarpacağımı. Gözlerim açıktı ama ben kapalıyıdım. Yaptığım sevmiyordum çünkü beni mutsuz ediyor sanırım. Belki sessizliktir tüm anlatmak istediklerim.
Kötü biri ya da geçmişte çok acı çekmiş, sert biri gerçekten masumca bakıyorsa bunu anlarsınız.
Ölüm acıdır evet, hayatımızın sonudur. Beden ölümü acı bir şey olsada ruh'un ölümüyle karşılaştırılamaz. Birinin ruhu öldüyse bedeni ölene dek acı çeker.Mutlu olamaz hep kötü hissederek dolaşır.Kalbinde, gözlerinde acıyla çünkü kalp ve gözler ruha açılan kapılardır.Birinin gözlerine baktığınızda nasıl olduğunu anlarsınız.