Seni bana ayırdım, bütün istanbul biliyor...

Jar Jar Binks Fan Club
hello vonnie

Product Placement

#extradirty

Love Begins
untitled

oozey mess

❣ Chile in a Photography ❣
sheepfilms
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Today's Document
Not today Justin
KIROKAZE
EXPECTATIONS
RMH

PR's Tumblrdome
NASA

Kiana Khansmith

titsay
The Stonewall Inn

seen from United States

seen from Germany
seen from Tajikistan
seen from Canada
seen from United Arab Emirates
seen from Indonesia
seen from United States

seen from Bangladesh

seen from Bangladesh
seen from United States
seen from Italy
seen from Brazil
seen from Belarus

seen from United Kingdom

seen from Argentina

seen from Ecuador

seen from Ireland
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from Indonesia
@kaypkzblog
Seni bana ayırdım, bütün istanbul biliyor...
Bütün acılarına, bir sigara yak...
Bana mutluluğu çiz, boyansın ellerin. Her renkten koy, kamaşsın gözlerin. Bozmasın onu, ne gündüz ne de soğuk ve sessiz karanlık gece...
SESSİZ ÇIĞLIKLAR
Bir gün uyandı çocuk, saat gece üç suları...
Ayağa kalktı, pencerenin önüne doğru ilerledi. Perdeyi araladı. O gece nedense uyuyamamıştı. Sanki kapanmamak için yeminliydi gözleri. Ne kadar uyumaya çalışsa da olmuyor, bir türlü uykunun sıcak kollarına bırakamıyordu kendini. Pencereyi açtı. Yüzüne çarpan soğuk havayla irkildi. Bir an için geri adım atsada sonra geri pencereye yaklaştı. Zifiri karanlığa bir güneş gibi doğan aya çevirdi gözlerini. İçinden ‘Ne kadar güzel parlıyor ay, oysa onun ışığı bile sahte. O sadece güneşin aynası.’ diye düşündü çocuk. Bir süre sessizce ayı izledi. Sonra pencereyi kapattı. Camdaki yansımasına baktı. Sanki o yansımadaki kendisi değildi. Bir farklılık vardı, büyük bir farklılık...
Hayatı boyunca hep susmuştu çocuk. Hiç mutlu olmamıştı, olamamıştı. Hiçbir zaman sevilmemiş, hep dışlanmıştı. Ve artık çok yorulmuştu...
Camdaki yansımasından gözlerine baktı. Alev alevdi gözleri, sanki birşeyden kaçıyordu. Bir kurtuluş yolu arıyordu. Sanki, sessiz çığlıklar atıyordu. Çığlıkları da sessizleşmişti aynı kendisi gibi. Kimse duyamaz, göremez olmuştu. O an anladı çocuk, asla vazgeçmeyecekti. Bırakamayacaktı hayatı, savaşıcaktı. Ve en önemlisi, mutlu olacaktı...
Seninle başım dönene kadar vakit geçirmek istiyorum
İÇİMDEN SEVDİM SENİ
Nasıl der ki insan, Hep uzakta olan birine; Yaklaşıp, utangaç bir sesle usulca, “Kalbimde kocaman bir aşksın sen” diye Ve bunca uzaklığa rağmen, Kalbimde nasıl bu kadar büyüdüyse işte. Ben sana, dile düşmemiş sözcüklerden uzun uzun şiirler yazdım aşk diye Senli rüyalar gördüm, senli düşler kurdum geceler boyu Uzaktın bana, Ama ben hep en derinlerime koydum seni, hep en içlerimde sevdim Çünkü sevebileceğim kadar yakındın, Sevildiğimi göremeyecek kadar uzak belki de…
CANN ROMANS 28.07.2020 İZMİR
^^ Su gibi ak bana, nehir ol çağla, deniz ol beni kendine bağla.. ^^
İçimden sevdim seni...
Güzel Adam
Bazen çekilmek istiyorum.‘Benden bu kadar! Artık çok yoruldum...’ demek istiyorum.‘Elveda! Kendine iyi bak, güzel adam...’ demek istiyorum.
Ama olmuyor. Sen varken hayatımda gidişler gidiş olmuyor. Yok oluyorum sensiz. Artık beni aydınlatıcak bir ışık kalmıyor. Sonuçta ay da güneşe muhtaç değil mi? Bende sana muhtacım. Hiçkimseye, hiçbirşeye olmadığım kadar!
Bazen sırf sen yazmışsındır belki diye giriyorum mesaj kutusuna, geceleri senin profiline girip izliyorum seni. Senin güzel yüzünü izlerken uykuya dalıyorum...
Her gece aynı şarkıyı dinleyerek uyuyorum. En sevdiğin şarkıyı. En sevdiğim şarkıyı. Bizim şarkımızı...
Sensiz olmayacak biliyorum ama olsun.
Sen yinede hep mutlu ol...
Kendine iyi bak, GÜZEL ADAM...
GEL BE N’OLUR
‘Sensiz de döner bu devran...’ Demek isterdim ama olmuyor.
Sensiz dönmüyor bu devran, sensiz atamıyor sol yanım. Güneş bile doğmuyor artık eskisi gibi, çiçeklerim soldu. Yok oldu duygular. Unuttum sevmeyi, mutlu olmayı. Aşkı...
Lütfen gel! Gelde dönsün dünya, gelde atsın kalbim. Güneş yine doğsun eskisi gibi, yeşersin çiçeklerim. Yeniden canlansın duygular. Öğret bana sevmeyi, mutlu olmayı, aşkı...
Gel! Günüme güneş, geceme ay ol... Gel! Aydınlat önümü, ışık ol... Gel! Yaşama sebebim, umudum ol... Gel! Kalbim ol...
Ama gel n’olur...
Geliceksin değil mi?
ACITMIYORMUŞ GİBİ...
Bazen ufacık birşey bile hayatınızı değiştirmeye yetiyor. O hiç önemsemediğiniz, sırf güzellik olsun diye taktığınız kolye bile...
Herşey, bazen içtiğiniz bir kadehte yada bisküvi almak için gittiğiniz o mahalle bakkalında başlayabiliyor. Ve ya bir enkazın altında...
Yanlışlıkla biriyle çarpışabilirsiniz, havaalanında bavullarınız karışabilir bir yabancıyla, aynı taksiyi durdurabilirsiniz mesela, hatta gittiğiniz bir mekanda kadınlar tuvaletine giriyorum diye erkekler tuvaletine de girebilirsiniz...
Gülmeyin!
Kim bilir? Belki de orada tanışırsınız sizin karanlığınızı bir gülüşeyle aydınlatacak olan o kişiyle. Belki de ilk gördüğünüzde olur herşey. Bir gülüşünde erirsiniz. Bir sözünde, bir bakışında, bir düşüncesinde, ona ait olan herşeyinde kaybolursunuz. Ağzından çıkan her kelimeye aşık olursunuz. Elleri ellerinize değince atmaya başlar kalbiniz. Hem de öyle bir atar ki, sanki hiç durmayacakmış gibi, hiç yavaşlamayacakmış gibi. Belki de onun dudaklarında bulursunuz yaşamı. İlacınız olur, ölü ruhunuz onunla canlanır. Ömrünüzün sonuna kadar birlikte olmak istersiniz. Birbirinize görünmez bir iple bağlanıp, o ip hiç kopmasın istersiniz. Sabah uyandığınızda ilk onu görüp, gece yatarken en son onu görmek istersiniz belki...
Kim bilir? Belki de sırıl sıklam aşık olusunuz...
Bizim hayatımız sadece bedel ödemekten ibaretti...
GECE
Öncesinde içimi aydınlatan güneş, içimi karartıyor şimdi. Korkup saklandığım gece arkadaşım oldu sanki. Ama yanılmışım. Gece benim aydınlık yanımmış, karanlık ise ta kendim. Ben içimdeki karanlıkta kaybolmuşum, kayıp bir kız olmuşum. İçimdeki aydınlık yana, geceye sığınmışım...
Altında kalırız deme sakın, yanacak can mı var?
Aaah, şimdi! Sen varmışsın gibi, ağlayam ki omzunda!
Uzatsam, tutar mısın elimi? Açsam, girer misin kalbime? Herşeyimi aldılar benden. Sorsam, olur musun herşeyim?
Ben herşeyimi değil seni istiyorum...