Sade Olutola
official daine visual archive
Mike Driver

Origami Around

titsay

No title available

roma★
todays bird
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
KIROKAZE
he wasn't even looking at me and he found me

ellievsbear
Lint Roller? I Barely Know Her
cherry valley forever
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

if i look back, i am lost
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Today's Document

No title available

seen from Malaysia
seen from Mexico
seen from Brazil

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Australia
seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from Bangladesh
seen from Trinidad & Tobago

seen from United States

seen from Australia
seen from Malaysia

seen from T1

seen from Australia

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from Bolivia
@kitapset
Kimsenin bilmediği kuralların işlediği bir felsefedir uykusuzluk. Her uykusuzun kendine ait teorilerle dolu bir evreni vardır. İçinde hiçbir misafir bulundurmayan bir evren. Yaşarken ölmeyi, ölerek yaşamayı sadece uykusuzlar bilir. Gözlerinin altında biriken her küçük torba gördükleri hayallerle doludur. O her torbada ayrı bir hayal saklıdır, uyanıkken görülen.
-Kinyas ve Kayra
Georges Perec, tavsiyeleri olmadan hayatınla ne yapacağını bilemediğin dost gibi. Okumak için fırsat kolladığım “Şeyler” için plansız bir vapur yolculuğu gerekiyormuş meğer.
Nereye varırsa varsın umurumda mı Hiçbir şey tutamaz beni artık. Ne iş ne güç, ne çoluk çocuk Bir su ıslatır, bir sıcak kurutur Denizlerde gemiler göklerde bulutlar Pırıl pırıl sevdalardadır çağım Hiçbir şey tutamaz beni artık Bu bahar, bu ağaçlar, bu rüzgâr Hoşça kalsın en eskisi en yenisi aşklarımın Gitmek mi, gitmek ne demek kaçacağım.
Turgut Uyar | Bahar Hastalığı (via kagittankayiklar)
Kitaplardı her seferinde sarıldığım.
senin adın bir deftere yazıldı eskimez bir mavi deftere adın yazıldı.
turgut uyar (via ruyalarkizi)
4 Saatlik Hafta -Tim Ferris
Yarın, bugünü yaşanabilir hale getiriyordu. Kendimizi bir binanın tepesinden hep beraber boşluğa bırakmayışımızın tek nedeni yarındı.
"Türkiye’de rakı içerken, kadehi önce sofraya vurur sonra diğer kadehlerle tokuştururuz." “Neden?” “İki nedeni var. Öncelikle sağlıklarına içtiğimiz ancak sofrada olmayan ve sevdiğimiz kişileri anmak için. İkinci nedense rakının insanı konuşturmasından kaynaklanır. Kadeh sofraya vurulursa gizlilik yemini edilmiş demektir. O sofrada konuşulacak her konu o sofrada kalacaktır. Rakı insanı soyar. Sarhoş, sofradan çıplak kalkandır. Ama sofranın adı rakı sofrasıdır. Yani çıplaklar kampı. Şerefinize!”
Hakan GÜNDAY (via birazeksikbirazfazla)
Restart.
Belki biraz daha Hakan Günday okumak lazım.