İstediğim hesabın mesaj kutusunu göremeyeceksem bana bilgisayar bilmemnesi okudum demeyin...
Sweet Seals For You, Always
Misplaced Lens Cap

Product Placement

Kiana Khansmith

tannertan36
tumblr dot com

pixel skylines
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

if i look back, i am lost

Janaina Medeiros
Not today Justin
Sade Olutola
taylor price
styofa doing anything
NASA
Stranger Things
hello vonnie

#extradirty
Claire Keane
$LAYYYTER
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Bulgaria
seen from United Kingdom

seen from Italy

seen from Malaysia

seen from United States
@kumgibidertli
İstediğim hesabın mesaj kutusunu göremeyeceksem bana bilgisayar bilmemnesi okudum demeyin...
Şu ‘aşka düşmek’ değimi varya bence çok anlamlı, aşk ve düşmek aynı cümlede bir birini tamamlıyor daha açıklayıcı ne olabilir.
Bir akşamüstü serinde buluşalım seninle…
Nerde o eski tumblr, o bloglar o postlar nerdee nerdeee…
Hayran postasını niye kaldırdılar lan…
Bazı acılar plastik gibi doğamda kaybolmuyor.
Sürekli kendimi yaz okulumla yaz stajım arasında boşluk vardır o zaman tatil yaparım diye teselli ediyordum. Yaz okulunun son haftasıyla yaz stajının ilk haftası çakışıyor.
okulumuzda resim öğretmeni yok dendiğinde o okulu bırakmalıydım belkide…
Düşünüyorum da çevremizdekiler bize yardım edebilselerdi psikologlara ihtiyacımız olmazdı. Derdinizi size yardım edemeyecek insanlara anlatmaktan vazgeçin bu zaman kaybından fazlası değil.
Rüya görmek için uyuyorsanız ve hayatınızdaki tek güzel şey rüyalarınızsa. Hayattan kaçıp rüyalara sığınmaya daha fazla devam ederseniz sığınabilecek rüyalarınız da kalmayacaktır. Bir yanda berbat bi hayat diğer yanda hayattan arta kalan kabuslar… O güzel rüyadan uyan ve berbat hayatını güzelleştirmeye çabala yoksa kabuslar içinde kalacaksın…
Alışıyorsun, öyle bir an geliyor ki hiç istemediğin durumlara alışıyorsun...
Hayaller kuruyor insan hiç durmadan yılmadan… Bir gün hayallerinin gerçek olacağına öyle çok inanıyor ki toz pembe gözlükler takıp deli gibi hayal kuruyor. Başka hiç bir şeyi gözü görmüyor ve bir karınca bir arı edasıyla çalışıyor çabalıyor didiniyor falan filan feşmekan lakin bunları yaparken hala gözlerinde pembik pembik gözlükler! Sonra ne mi oluyor tam hayallerine yaklaşmışken biri geliyor şöyle okkalı bir tokat asılıyor haydaa camlarda biri kırıldı. O güzel tokatla şaşkına dönen bünye hayatın gerçekleriyle ufaktan bir yüzleşmeye başlıyor ama bu hayal kurmaya hala engel değil. Bir taraftan kırık camdan göze batan gerçeklere rağmen çabalamaya devam ediyorsun. Gel zaman git zaman biri daha geliyor ve şöyle kocaman bi’ yumrukla yere seriyor seni. Artık o saatten sonra ne toz pembe gözlükler kalıyor geriye ne de hayaller, hayal kurup kendini kandırmak istiyorsun önce ama yapamıyorsun… İçinden yeri göğü inlete inlete haykırmak geliyor yapamıyorsun, en çok korktuğun şeyi içindeki öfkeyi kontrol edemiyor kalp kırmaya başlıyorsun… Aslında çok da güzel hayallerine yaklaşmışken pat diye elinden alınmasını kendine yediremiyorsun. Ağlanmak sızlanmak istiyorsun hiç kimse göz yaşlarını silmiyor, sanki senin hayalin oymuşcasına sana başka kendilerince güzel yollar gösteriyorlar. Aslında senin hayatını kendi istekleri doğrultusunda alt üst edip bu çok normal çok iyi bir şeymiş gibi davranmaya devam ediyorlar.. Sonrasını hüsran sonrası keder sonrası oksijensiz kalarak ölmek gibi… ya da nefes alıyorsun ama aldığın nefes ciğerlerine gitmiyormuş gibi sürekli boğuluyorsun…
Bir gün biri gelir size eviymiş gibi davranır. Sen benim evimsin der ve evi terk eder.
anlatmak istedim...
Yazmak için güzel bir zaman saat sabah 5.51. Aslına bakarsak yazmanın saati olmamalı yani yazmak için uygun bir zaman saçma bir giriş oldu. Belkide şu anki sessizlik ve sakinlik insanı düşünmeye itiyor bu ruh halindeyken yazmak istiyor insan. Her neyse... Sizlere soruyorum bi’ düşünün hiç kendinizi kaybolmuş gibi hissettiniz mi kendi hayatınızın sokaklarında? Ya da ne bulunduğunuz konuma bakıp 'ulan ben burada ne yapıyorum' diye düşündünüz mü? Ben çok düşündüm hatta başka sorular da sordum kendime onları da düşündüm. Bazen içimde öyle bir şey hissediyorum ki tarif edemem. Tabi ki de şimdi ondan bahsedeceğim asjskfn (yersiz esprimden dolayı kusura bakmayın) neyse işte böyle sanki elim kolum bağlanmış sanki ciğerlerime hava dolmuyor da nefes alamıyorum gibi. Gitmek istiyorum ama tek bir adım atamıyorum koşmak, bağırmak içimden ne geliyorsa haykırmak istiyorum ama ağzımı bile açamıyorum. Tuhaf bir çaba içindeyim aslında hiç istemediğim hiç sevmediğim bir işi yapabilmek için çabalıyor üstelik zamanımı hatta yıllarımı bu yolda heba ediyorum! Elimden hiç bir şey gelmiyor bir başkası bana bu halde gelip yardım istese belki de ona saçmaladığını aslında hiç de büyütülecek bir sorunu olmadığını söyler önce gerekeni yapmasını ardından isterse hayallerinin peşinden gitmesini söylerdim. Tabii böyle söyleyince kulağa çok güzel geliyor ohh çözüm ne kadar da basit! Bildiğim bir şey var ki insan ömrü oldukça kısa ve yarına çıkıp çıkamayacağımızı Allah'tan başka kimse bilemez. Hayat bu kadar kısayken hayallerimizi erteleme zorunda olmak... Zor yaşamak gerçekten zor hele ki bir şeylere mecbur yaşamak çok daha zor. Şimdi ne mi yapacağım ayağımdaki prangalardan kurtulacağım günü bekleyeceğim tabi ki de. Ve o gün geldiğinde ayağıma dikenler de batsa koşa koşa belki kan revan içinde hayallerime gideceğim. Denemekten başka şansım yok çünkü beyhude bile olsa vazgeçmenin pişmanlığıyla yaşamak istemiyorum. Ben vazgeçtim demektense denedim çok çalıştım çok çabaladım 'elimden geleni yaptım' ama başaramadım demeyi yeğlerim. Ama ben inanıyorum ki BAŞARACAĞIM. ASLA PES ETME!
10.01.28 - 06.12
geceye not...
Bazen gitmek lazım. Canın yana yana hatta can yaka yaka gitmek lazım. Eğer sonunda birileri mutlu olacaksa yavaş yavaş değil böyle koşar adım gitmek lazım. Ve unutmamalı insan; gördüklerimiz bile bazen bizi yanıltabilir.
Severek ayrılmak… Peki seven gider mi? Gitmez diyenler çıkacak elbet. Ama o iş öyle değil işte gider hem de öyle bir gider ki arkasına bile bakmadan, gider. Arkasına bakamaz çünkü bakarsa gidemez bilir. Ben aşkımdan ölsem de bu aşk sevdiğimi öldürüyorsa bir dakika düşünmem basar giderim. belkide bir elvedadır hastaya deva. Şimdi sende git ki birileri daha fazla acı çekmesin…